[ Kurdî   English   Francais                                 PROLETER DEVRÝMCÝLER KOORDÝNASYONU (PDK)  13-04-2026 ]
{ komunistdunya.org }
   Açýlýþ_sayfanýz_yapýn  Sýk_Kýllanýlanlara_Ekle

 Site Menü
   Ana Sayfa
   Devrimci Bülten
   Yazýlar / Broþürler
   Açýklamalar
   Komünist Hareketten
   Ýlerici / Devrimci       Basýndan
   Kitap - Broþür PDF
   Sanat
   Görüþler

 Arþiv - Ara
   Arþiv
   Sitede Ara

 Ýletiþim
   Baðlantýlar
   Önerileriniz

_ _
{ }


_ _
{ Son Yazýlar }
Devrimci ve Demokrat...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Say...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
EMPERYALÝZM VE TÜRKÝ...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
_ _
{  PDK Devrimci Bülten - Sayý 48 (4) }
| Devrimci BültenSOSYALÝST DEVRÝM VE ULUSLARARASI SERMAYE KARÞISINDA TUTUM SORUNU-1 (IV)

6- Savaþ Komünizmi ve Sosyal Þovenizmin Geliþmesi

Bolþeviklerin hemen Ekim Devrimi’nden sonra, ulusal sorunda sosyal-þoven bir konuma sürüklenmelerine neden olan durum, Rus ekonomisini, uygulamýþ olduklarý yanlýþ politikalar ile içerisine düþürmüþ olduklarý feci ekonomik durumun bir soncudur.
   
Rus ekonomisinin bu feci durumu, Bolþeviklerin bütün esnek politika araçlarýný ellerinden aldý ve onlarý fazla seçeneði olmayan bir durum ile karþý karþýya býraktý. Bu noktada ne demek istediðimizi üç somut örnek aracýlýðý ile kýsaca açýklamaya çalýþacaðýz. Bu örnekler Ukrayna, Uzakdoðu Cumhuriyeti (Sibirya) ve Transkafkasya Cumhuriyetleri olan Gürcistan, Ermenistan ve Azarbeycan ile ilgilidir.  Bu noktada baþka örnekler de verilebilir ancak bu üç örnek konunun çerçevesinin anlaþýlmasý noktasýnda yeterlidir.
   
Ekim Devrimi’nden sonra Bolþevik Parti (BP)’nin karakterinde yaþanan evrim ve deðiþiklik, devrim tarafýndan yýkýma sürüklenen Rus ekonomisinin üstyapýya uygulamýþ olduðu tarihsel baskýnýn ve bu baskýnýn politik parti ve liderleri etki altýna almasýnýn sonucunda ortaya çýkan bir durumdur.  Ama altyapýnýn üstyapýya uygulamýþ olduðu bu tarihsel baský, üstyapýdaki, deolojik ve politik eðilimler tarafýndan ama özellikle de BP  tarafýndan bazen dolaylý bazen dolaysýz  bir þekilde algýlanýrken, dolaylý bir  þekilde de pratik politikaya dönüþtürülüyordu.  Ekonominin uygulamýþ olduðu baský, parti önderleri tarafýndan ideolojik bir yanýlsamaya uðratýlarak yani içeriði deðiþtirilerek, kitlelere deðiþik bir biçimde aktarýlýyordu.  Örneðin daha önce de gördüðümüz gibi, “kýrlarda komünist ekonominin temellerinin atýlmasý” Kulaklar(1)’ýn ellerindeki tahýlýn zor yoluyla ele geçirilmesinde bir taktik manevradan baþka bir þey deðildi. Ayný politik mantýk baþka biçimler içerisinde baþka sorunlara da uyarlandý: Ulusal sorun, Komünist Enternasyonal, Parti içerisindeki muhaliflere karþý vs.
   
Ekonominin acil ihtiyaçlarýnýn hemen karþýlanmasý zorunluluðu ( þehirler için bu tahýl, kýrlar için de sanayi mallarýydý) ama Sovyet hükümetinin  bu acil ihtiyaçlarý karþýlayacak politik araç ve  metodlardan yoksun oluþu ya da yapmýþ olduðu politik hatalardan dolayý bu araçlardan yoksun oluþu (bu araçlardan en önemlisi ekonominin yeniden-üretimi için gerekli olan toplumsal sermayenin boyutlarýný koruyamamýþ olmasý ve yarý-proleterlerin toplumsal ve politik desteðini kaybetmiþ olmasýdýr), BP ve Sovyet hükümetini demogojik, aceleci ve bürokratik bir politik anlayýþa sürükledi.  Artýk BP’nin Marksist biçime uydurarak ortaya koymuþ olduðu politik taktik ve söylemler, Rus ekonomisinin acil ihtiyaçlarýnýn üstünü örten “incir yapraðý”ndan baþka bir þey deðildiler. Ýþte parti ve devletin içerisine sürüklenmiþ olduðu bu durum, BP’nin ulusal sorundaki anlayýþýný da etkisi altýna aldý ve Rus ekonomisinin ama bazen de Sovyet hükümetinin güvenliðini saðlama doðrultusunda sosyal-þoven bir biçime büründü.  
   
Aþaðýdaki üç örnek içerisinde de görüleceði gibi, Çarlýk devletinin çökmesinden sonra, politik baðýmsýzlýðýný elde eden ülkelerde, sosyalist devrimlerin gündeme getirilmesi ve zamanýnýn belirlenmesi, bu ülkelerdeki iþçi ve emekçi yýðýnlarýnýn politik bilinçlerinin geliþimlerinin belirli bir anýnda ortaya çýkan bir köklü politik dönüþümlerin deðil, yani bu ülkelerin kendi iç dinamiklerinin sonucu deðil, Rus ekonomisinin acil ihtiyaçlarý temelinde ve Sovyet Rusya’nýn güvenlik kaygýlarý temelinde, bürokratik zorlama ve aceleci bir þekilde ve de Kýzýl Ordu sayesinde, kitlelerin daha hazýr olmadýðý bir anda zorlama ile dayatýlan sözde sosyalist devrimlerdi.  Lafý fazla gevelemeye gerek yoktur: Sosyalist devrimler adý altýnda Çarlýk Rusya’sýnýn eski klasik sömürgeleri, Bolþevik siyaset altýnda, modern bir biçimde Sovyet Rusya’nýn sömürgeleri haline geliyorlardý.
   
Ýþin ilginç tarafý ayný dönemde ABD de W. Wilson önderliðinde yeni-sömürgeciliði emperyalist dünya siyasetinin merkezine doðru taþýyordu ve bu noktada Sovyet Rusya ABD emperyalizmi ile yarýþýyordu.

Sovyet Hükümeti ve Ukrayna

Ekim Devrimi’nden bir kaç ay sonra, Ukrayna sosyalist devrimi sorununun acil bir þekilde Rus Komünist Partisi (RKP)’nin ve Sovyet hükümetinin gündemine girmesi tesadüf deðildi.
   
Bolþevikler uygulamýþ olduklarý yanlýþ politikalar sonucunda, pratikte tarafsýz ve resmiyette Sovyet hükümetine baðlý ve ona daha yakýn olan bir Ukrayna’yý, iki ay gibi kýsa bir zaman zarfýnda, Alman emperyalizminin  egemenliði altýna sokmakla kalmadýlar, Ukrayna’yý ele geçiren Almanya, Ukrayna’ya dayanarak Sovyet Rusya’nýn içlerine kadar sokularak, Sovyet hükümetini Brest-Litovsk’taki feci anlaþmaya zorladý.
   
Brest-Litovsk anlaþmasýna giden yol, Bolþeviklerin yanlýþ ekonomi politikalarýnýn dýþ politikaya yansýmasýnýn ya da onu etkisi altýna almasýnýn bir sonucu olarak ortaya çýktý ve Sovyet hükümetini tek dýþta deðil ama içte de çok zor duruma soktu.  Çünkü Brest-Litovsk anlaþmasýndan sonra, Rusya’da Sol Sosyalist-Devrimciler (SD) hükümetten ayrýlarak rejime karþý muhalefet hareketinin  baþýna geçtiler yani Kulaklar ve sað SD ve sað Menþevikler ile birleþtiler vede Bolþevikleri “Savaþ Komünizmi” politikasýna doðru ittiler.
   
Peki Sovyet hükümetinin Ukrayna sorunu karþýsýndaki hatalarý nasýl baþladý ve buna neler neden oldu?
   
Þubat 1917’de Çarlýðýn yýkýlmasý ve Geçici Hükümet’in  kurulmasýndan sonra, merkezi devlet yapýsýnýn zayýflamasýnýn sonucu olarak, Rusya’da baðýmlý ve ezilen uluslar içerisinde baðýmsýzlýk hareketleri daha da geliþti ve merkezi otoritenin  býrakmýþ olduðu boþluðu doldurmaya baþladýlar. Bu durum Ukrayna’da da ortaya çýktý.
“Bu geliþmemiþ milli hareketi, Þubat Devrimi birdenbire güçlendirdi.  Üç önder buldu kendine:biri Ukrayna’nýn Tarihi adlý kitabýyla hareketi edebi ve tarihi bir temele oturtan geniþ bilgili profesör Hruþevski’ydi; diðeri, 1905 olaylarýna karýþmýþ devrimci aydýn Vinniçenko’ydu; Petliyura ise, kendi kendini yetiþtirmiþti ve sonuncusu gazetecilik olmak üzere çeþitli meslekleri denemiþti. Ýlk ikisi samimi milliyetçilerdi, üçüncüsü de faal bir serüvenci.  Mart 1917’de  Hruþevski’nin baþkanlýðýnda, sosyalist devrimcileri, sosyal-demokratlarý, sosyal-federalistleri (Ukraynalý radikal bir grup) ve milli azýnlýklarý temsil eden merkezi bir Ukrayna Radasý (ya da Sovyeti) kuruldu. Nisan’da milli bir Ukrayna kongresi tarafýndan onaylandýlar. Rada’nýn hiçbir resmi niteliði olmadýðý anlaþýlýyor; ve baþlangýçta, hareketin esasýnda sosyal ve kültürel olan niteliðine uygun olarak, siyasi bir görev üstlenmedi ya da yürütmedi.  Fakat, yavaþ yavaþ ve zamanla Rada, altý yüz üyeli çekirdek bir millet meclisi olarak ortaya çýktý. Petrograd Geçici Hükümeti ile görüþmelerde bulunmak için yaptýðý sonuçsuz giriþimlerden sonra, Rada 13 Haziran 1917’de ‘Rusya’dan ayrýlmamak ve Rus devleti ile iliþkilerini kesmemekle beraber’, ‘Özerk Ukrayna Cumhuriyeti’nin’ kurulduðunu ilan eden bir kararname (“birinci ilke”) yayýmladý ve hýzla bir milli hükümet þekline bürünen, hükümet görevlerini yerine getiren bir ‘genel sekreterlik’ kurarak baþýna Vinniçenko’yu getirdi. O zamana kadar vakit kazanmaktan ibaret bir taktik uygulayan Petrograd Geçici Hükümeti, istemeye istemeye, Kurucu Meclis’in nihai hükmüne baðlý olmak kaydýyla, onlara özerklik tanýdý. Fakat bu sonuç Rada’nýn ve genel sekreterliðin güçlü oluþundan çok Geçici Hükümet’in güçsüzlüðünün bir belirtisiydi.”  
(Sovyet Rusya Tarihi, Bolþevik Devrimi, Cilt-I, E. H. CARR, s. 269-270, Metis Yayýnlarý)
Ekim Devrimi’ne kadar gerek Ukrayna Rada’sý gerekse de Geçici Hükümet, birbirleri karþýsýnda dengeli bir politika izliyorlardý. Bu politikada her ikisinin de çýkarý vardý. Ukrayna’nýn Rusya’dan ayrýlmamasýnýn çeþitli politik, ekonomik ve askeri nedenleri vardý.
   
Ekim Devrimi’nde sonra merkezi otoritenin tam çöküþü ile birlikte  “7/20 Kasým 1917’de Rada, ‘Rus Cumhuriyeti’nden ayrýlmamak, onun birliðini devam ettirmek’, ‘eþit ve özgür halklar federasyonu’ haline gelmesi için ona yardým etmek niyetinde olduðunu tekrarlamakla birlikte, bir Ukrayna Halk Cumhuriyeti ilan etti (“Üçüncü Ýlke”). ”  (E. H. Carr, a. g. e. s. 270)
   
Yeni Ukrayna Cumhuriyeti ekonomik olarak daha çok güçsüzdü.  Öyle ki hükümet, ekonominin çeþitli sektörlerinde devlet için çalýþan iþçi ve memurlarýn maaþýný ödemede zorluk çekiyordu ve bu noktada Rusya’ya baðýmlýydý.  Ama Ekim Devrimi ile birlikte Rus ekonomisi çökünce ve Rusya’dan Ukrayna’ya doðru kaynak akýþý kesilince, Ukrayna daha fazla bir biçimde baðýmsýz bir ekonomik sürece doðru yol almaya baþladý. Bu noktadaki en önemli giriþim de yeni bir Ukrayna parasýnýn tedavüle çýkmasý oldu:
“Daha 29 Kasým/12 Aralýk 1917’ye kadar Rada, demiryolu iþçilerinin ücretlerini ödemek için, Petrograd Devlet Bankasý’ndan  para talep ediyordu. Bu talebin reddedilmesi, Rada’yý Aralýk 1917’de kendi banknotlarýný tedavüle çýkarmak mecburiyetinde býraktý. ” (E. H. Carr, a. g. e. s. 270)
Ukrayna’nýn Sovyet sisteminin yasallýðý içerisinde kalmak istemesinin bir diðer nedeni de, bir yandan yanýbaþýnda olan Alman emperyalizminin iþgal tehditi ve Çarlýk imparatorluðunun restorasyonunu isteyen gerici güçlerin hala daha bir tehdit oluþturmasýydý. Þayet eski rejim tekrar restore edilirse Ukrayna’nýn baðýmsýzlýðý da  kýsa bir süre sonra ortadan kaldýrýlýrdý.  Bu noktada gerek Ukrayna gerekse de Rusya ortak politik çýkarlara sahiptiler.  Yine ayný þekilde Ukrayna’nýn gerek Alman emperyalizminin gerekse de Ýngiliz-Fransýz emperyalizminin boyunduruluðu altýna girmesi, Sovyet Rusya’nýn açýktan tehdit edilmesine yol açacaðý için gerek Geçici Hükümet döneminde gerekse de Sovyet Hükümeti’nin ilk günlerinde Ukrayna’da fiili durumun sürmesi Rusya açýsýndan önemliydi.
   
Ukrayna’nýn Sovyet sisteminin yasallýðý içerisinde kalmak istemesininin bir diðer nedeni de Rada’da varolan Bolþevik ve Sol SD’lerin Ukrayna’daki uzantýlarýydý. Rada’nýn Rusya’ya karþý düþmanca hareket etmesi Ukrayna iç politikasýný krize sokacaðýndan dolayý, Ukrayna’daki burjuva hükümet Sovyet Rusya karþýsýnda dengeli bir politika izliyordu.
   
Ýþte Bolþevikler bu üç noktadaki politik eðilimleri tersine çevirerek Ukrayna’yý Sovyet Rusya’ya karþý düþmanca bir pozisyona sürükleyerek, onun çok önemli tarafsýzlýðýný yokettiler. O tarafsýzlýk ki Rusya’ya bir çok manevra alaný açýyordu.
   
Ukrayna’nýn Sovyet Rusya’ya karþý düþmanca bir pozisyona sürüklenmesine neden olan olaylara Rus ekonomisinin  hemen Ekim Devrim’inden sonra sürüklenmiþ olduðu feci durum neden olmuþtur.
   
Ekim Devrimi’nin yanlýþ ekonomi politikalarýnýn yýkýma sürüklediði Rus ekonomisinin hemen devrimden sonra en önemli sorunu, sanayi ile tarým arasýndaki meta deðiþimi hacminin dramatik bir þekilde  küçülmesi ve bu temelde de kentleri etkisi altýna alan açlýk tehlikesi ile mücadele etmek olmuþtur.
   
Ekim Devrimi’ne kadar kýrlardan kentlere tahýl akýþý, sanayi ile tarým arasýndaki deðiþime dayanýyordu. Kent merkezlerinde yoðunlaþan sanayi, bir yandan kýrsal alan için gerekli sanayi mallarýný üretiyordu, bir yandan da ülkedeki toplumsal sermaye birikiminin temelini teþkil ediyordu ve bu temelde kýrsal alan ile yapýlan ticaret için gerekli olan sermayeyi saðlýyordu. Bu sermaye birikiminin en önemli özelliði ise, Çarlýk Ruble’sinin göreceli istikrarýný saðlamasýydý ve kýrsal alan ile ticarette köylülerin bu paraya raðbet etmesiydi ve güvenmesiydi. Paraya olan bu güven olmaksýzýn, köylülerin bu para ile ticaret yapmayacaklarý ve bu temelde kentleri beslemeyecekleri açýktý.  Ama ekonominin aðýrlýk merkezi olan sanayinin yapýsý ise emperyalist dünya ekonomisi ile kurulan özel iliþkilerin bir sonucunda oluþmuþtu. Rus sanayisi baðýmlý bir yapýya sahipti ve emperyalist ekonomiye göbekten baðýmlýydý.  Rus sanayisini güçlendirmenin ve ayakta tutmanýn tek yolu, onu emperyalist dünya ekonomisinden tecrit etmemekti. Çarlýk devleti 1897 yýlýnda yapmýþ olduðu büyük ekonomik ve mali reform ile Rus ekonomisini daha fazla dünya ekonomisine baðlamýþtý ve dýþa açýk bir yapýya sokmuþtu. Onun bu özelliðini ortadan kaldýran bir politika, Rusya’nýn bütün toplumsal damarlarýný tek kelimeyle felç ederdi. Çarlýk devleti Rus rublesinin istikrarýný, yabancý sermayenin Rusya’ya çekilmesi temelinde oluþturmuþtu.
   
Ýþte Bolþevikler Ekim Devrimi’nden sonra, yabancý sermayeye “büyük darbe”  vurmakla aslýnda “baltayý kendi ayaklarý”na vurdular.  Yabancý sermaye karþýsýndaki yanlýþ politika sanayinin çöküþüne neden olarak, sanayiyi ve bu temelde de kentleri, tarým ve kýrlar karþýsýnda olanaksýz, ”silahsýz” ve çaresiz býraktý.
   
Rus ekonomisindeki bu köklü bozulma ile birlikte, Bolþeviklerin politikalarý da ani bir þekilde deðiþikliðe uðradý ve müttefikleri ile aralarý bozulmaya baþladý. Bu  durum Ukrayna sorununda da ortaya çýktý. Ekim Devrimi’ne kadar genç Ukrayna Cumhuriyeti devlet memurlarýnýn maaþlarýný merkezden aldýðý ödenekler ile ödüyordu. Ekim Devrimi’nden sonra demiryolu iþçilerinin maaþlarýnýn ödenmesi için yapmýþ olduðu baþvuruya Bolþevik-Sol SD hükümeti olumsuz yanýt verdi. Bunun nedeni Sovyet hükümetinin Hazinesi’nin devrimden sonra çökmüþ olmasýydý. Artýk ekonomik açýdan Rusya, Ukrayna açýsýndan cazibesini de kaybediyordu, ki bu durum Ukrayna burjuvazisini dönüþü olmayan bir yola yani tam baðýmsýzlýða götürecek olan ve kendi ekonomisinin yönetimini ele almaya götürecek olan yeni bir para birimini Ukrayna’da tedavüle sürmesine neden oldu.
   
Hemen devrimden bir ay gibi kýsa bir süre sonra, Sovyet Hükümeti ile Ukrayna Hükümeti arasýndaki iliþkiler, Rusya’da açlýðýn boyutlarýnýn artmaya baþlamasýyla gerginleþmeye baþladý. Ukrayna eskiden beri Rusya için bir tahýl deposuydu ve Ukrayna’nýn tahýlý Rus kent merkezlerini beslemek için zaruriydi.  Ýþte tam da sorun bu noktada ortaya çýkýyordu. Madem Rusya’ya tahýl gerekliydi bunu ticaret yolu ile yani parasýný vererek elde edemez miydi?
   
Daha önceki bölümlerde de belirttiðimiz gibi, devrimden sonra devlet hazinesi çökmüþtü ve elde ticaret yapacak sermaye kalmamýþtý. Bolþeviklerin ticaret yapacaklarý sermayeleri yoktu ve devrimden sonra ele geçirdikleri birikimi de bir iki ay içerisinde harcadýlar.  Ülkenin ekonomik aktivitesi yanlýþ politikalardan dolayý paramparça edildiði için, bu aktivitenin ürünü olan Hazine de çöküþe uðradý. Çünkü Hazine’nin gelirleri þunlardan oluþuyordu:
  • Gelirlerin en büyük kýsmý, yabancý ve yerli sanayi, ticaret ve banka kapitalistlerinden elde edilen vergilerden oluþuyordu.
  • Bunu halktan alýnan vergiler takip ediyordu. 
  • Devlete ait iþletmelerin gelirleri (ki bunlar yerli ve yabancý sermaye ile yakýn iliþkilere sahiptiler)
  • Hazine’nin kýsa dönemli borçlanmasý ve uzun dönemli tahvil  ihraç etmesi. 
  • Devletin sinyoraj hakkýndan yani para basmadan elde ettiði gelir ki bu da bir tür dolaylý vergiydi. 
  • Tüketim mallarýndan almýþ olduðu vergiler vs.
Ýþte devrimden önce devlet, bu kendi ekonomik aktivitesini, yerli ve yabancý sermayeyi de teþvik edecek bir biçimde kullanarak Rus ekonomisini genel çerçevesini oluþturuyordu. Bu ekonomik çerçeve bir bütündü ve birbirleriyle sýký bir þekilde iç içe geçmiþti.
   
Yabancý sermayeye vurulan darbe, onun ile yakýn iliþki içerisinde olan yerli sanayiyi de vurdu ve çok kýsa bir zaman sonra sanayi adeta çöktü ve bunu ticaret ve banka sermayesi izledi. Bu çöküþün devlet hazinesine yansýmasý ve onu çöküþe sürüklemesi kaçýnýlmazdý.
   
Sanayi, ticaret ve bankacýlýk çöküþe uðradýðý için milyonlarca iþçi ve emekçi iþlerini kaybettiler ve onlardan da vergi alýnamaz oldu. Bununla birlikte tüketim mallarýnýn hacmi dramatik bir þekilde düþtü ve devlet dolaylý vergilerden de mahrum kaldý. Kendiliðinden anlaþýlýr ki, hazinesi çöken bir devletin borçlanmasý da imkansýzdýr. Çünkü çýkaracaðý hazine bonolarýna ve tahvillere kimse itibar etmez. Böylece Bolþevikler hazine aracýlýðý ile borçlanmadan da mahrum kaldýlar ve  bu durum onlarýn bütün manevra alanlarýný yoketti. Böylece tek bir çare elde kalmýþtý: Para basma.
   
Bolþevikler çaresizlikten para basmaya yöneldiler. Bastýklarý para kadar halkýn cebindeki paranýn bir kýsmýný çekip aldýlar yani onlarý daha da yoksullaþtýrdýlar ve belli bir sonra da Rus Rublesi’nin toplumsal itibarýný yokettiler.  Ýtibarý yokolan rubleyi kimse kullanmaz oldu ve böylece “ekonominin ayrýþmasý” denen þey ortaya çýktý.  Yani tarým ve sanayi mallarý karþýlýklý olarak karþýt uçlarda deðiþmeden birikmeye baþladý.  Özellikle bu durum tarým da söz konusuydu.  Köylüler tahýlýný pazara artýk satmak için getirmiyorlardý, çünkü paranýn deðeri para basmadan dolayý her gün düþüyordu.
   
Toplumsal ekonominin temel iþbölümünü oluþturan sanayi ile tarým arasýndaki deðiþimin durmasý, kentlerdeki açlýðý þiddetlendirdi ve bu da rejimi tehdit etmeye baþladý. Ýþte bu andan itibaren Bolþevikler yoðun bir þekilde demogojiye baþ vurmaya baþladýlar.
   
Açlýk kentleri ve rejimi tehdit etmeye baþlayýnca, Bolþeviklerin taktik ve metodlarýnda köklü bir deðiþiklik ortaya çýktý. Açlýðýn neden olmuþ olduðu zaman baskýsý yani sorunun aciliyeti ve hemen çözümünün zorunlu olmasý, Bolþevikleri zorlama tedbirlere sürükledi. Bu zorlama ise bürokratik zorun en son haddine kadar geliþtirilmesine ve bürokratik bozulma dediðimiz þeyin ortaya çýkmasýna neden oldu zaten.
   
Toplumsal eðilimlerin kendi doðal seyirlerine uygun olmayan bir þekilde bu zorlanmasý, ona baþka bir sosyal biçimin geçirilmesi demekti. Bu durum Bolþeviklerin Ukrayna polirikasýnda da ortaya çýktý. Açlýk Rusya’yý etkisi altýna almaya baþlayýnca ve Ukrayna’nýn tahýl deposu olduðu düþünülürse, Sovyet devletinin Ukrayna’ya fazla ilgisiz kalmasý düþünülemezdi.  Bolþeviklerin amacý Ukrayna’da sözde bir “sosyalist devrim”  gerçekleþtirmek ve bu “devrim” aracýlýðý ile para vermeden (çünkü paralarý yoktu) Ukrayna köylülerinin  tahýlýna el koymak ve bu tahýlý demiryolu ile Rusya’ya akýtmaký.  Zaten Ukrayna’daki burjuva hükümet ile gerginlik politikasýna geçmeden önce  bunu açýk bir þekilde belirttiler.  Radek Pravda’da Rusya’daki açlýðýn giderilmesinin Ukrayna’da bir sosyalist devrim ile mümkün olacaðýný belirten bir makale yazdý:
“Bu siyasi içerikli kýnamalarýn ardýnda Petrograd ve Moskova’daki açlýk tehlikesi ve Ukrayna’nýn buðdayýna olan ivedi ihtiyaç yatýyordu. Radek Pravda’da þöyle yazýyordu: ‘Yiyecek istiyorsanýz eðer, Rada’ya Ölüm diye baðýrýn. ” (E. H. Carr, a. g. e. s. 273)
Bolþevikler, bütün sorunlarda olduðu gibi bu sorunda da asýl niyetlerini gizlemeyi baþardýlar ve Ukrayna Hükümeti’ni baþka bir sorun üzerinden sýkýþtýrmaya baþladýlar:
“Don bölgesinde “beyaz” generallerden Kornilov ve Don Kazaklarý’nýn atamaný Kaledin tarafýndan anti-Bolþevik bir ordu kurulmasý sonucu, iliþkiler kopma noktasýna geldi.  Sovyet hükümetinin Rada’dan özel þikayetleri, esas itibariyle, askeri bir þekle büründü. Rada, tüm Ukrayna birliklerini Ukrayna’ya geri çaðýrarak, ordularý birbirinden ayýrmaya çalýþýyordu; bu da, mevcut cepheleri biraz daha parçalamaya ve terhis iþleminin yarattýðý karýþýklýðýn artmasýna yol açýyordu; Ukrayna topraklarýndaki Sovyet birliklerini ya da Kýzýl Muhafýz birliklerini silahsýzlandýrýyordu.  Rada, Sovyet birliklerinin “beyaz”lara karþý bir cephe oluþturmak üzere Ukrayna’dan geçmelerine izin vermiyor, buna karþýlýk, Don bölgesinde Kaledin’e katýlmaya giden Kazak birliklerinin geçmesine ses çýkarmýyordu. Brest-Litovsk’ta Ýttifak Devletleri, ile 2/15 Aralýk 1917’de imzalanan ateþkes anlaþmasý, Sovyet hükümetinin yetersiz askeri kaynaklarýnýn yükünü hafifletti.  4/17 Aralýk 1917’de, Ukrayna Rada’sýna, kamuoyuna da açýklanan uzun bir mektup yollandý. Mektup, kendi kaderini tayin hakký ilkesi adýna, “Ukrayna Halk Cumhuriyeti”nin tanýndýðýný bildirerek baþlýyor, fakat Rada’yý, “uzun süredir Sovyetleri ve Ukrayna’da Sovyet iktidarýný tanýmayý reddetmekle ifade edilen kaçamak bir burjuva politikasý izlemekle” suçluyor ve yukarýda sayýlan üç uygulamaya derhal son vermesi isteniyordu.  Mektup olumlu bir talepte de bulunuyordu: Rada’nýn, “karþý-devrimci Kadet-Kaledin ayaklanmasýna karþý mücadele eden devrim kuvvetlerine yardým etmesi” isteniyordu. Kýrk sekiz saat içinde tatmin edici bir cevap vermediði taktirde Rada’nýn “Rusya’da ve Ukrayna’da Sovyet iktidarý ile açýk savaþ halinde olduðu” kabul edilecektir, deniyordu. ” 
(E. H. Carr, a. g. e. s. 271-272)
Sovyet Hükümeti, Ukrayna Hükümeti’ni Beyaz ordulara karþý saflarý bölmek ile suçluyordu ve buna bir son vermesini istiyordu.  Hiç kuþkusuz Ukrayna Hükümeti, Ukrayna’da Sovyetlerin geliþmesi, birleþmesi ve Sovyet Rusya tarafýndan  desteklenmesi karþýsýnda giderek Sovyet Hükümeti’nden uzaklaþýyor yani bir nevi tarafsýzlýðýna son veriyordu ve Kýzýl Ordu’nun Ukrayna’ya müdahale etmemesi için, Sovyet Hükümeti’ni mümkün olduðu kadar çok düþman ile karþý karþýya kalmasýný saðlayarak yýpratmaya çalýþýyordu.  Ama Ukrayna Hükümeti’nin bu tarafsýzlýðýný ortadan kaldýran ve onu zamansýz bir þekilde (yani Ukrayna’da daha iþçi ve emekçilerin politik geliþimi bir sosyalist devrim yapabilme tarihsel düzeyine çýkmadan) emperyalistlere  doðru iten Sovyet Hükümeti’dir.
   
Bu noktada þöyle bir soru ortaya çýkýyor: Madem Ukrayna Hükümeti ortak düþmana karþý saflarý bölüyor ve Sovyet Rusya’nýn cephe hatlarýný zayýflatýyor, o zaman Ukrayna’yý da düþman ilan ederek bu zayýflayan cephe daha da zayýflatýlmýþ olmuyor muydu?
   
Bir yandan Beyaz Ordular ile savaþýrken, bir yandan Alman emperyalizmi ile savaþ mý barýþ mý yapýlacaðý belli deðilken, Ukrayna’yý da düþman cephesine itmek ve böylece Alman emperyalizmini, burjuva Ukrayna Hükümeti’ni ve Çarlýðýn restorasyonunu kurmak isteyen gerici güçleri tek bir ortak cephe hattýnda birleþtirmek ve bunlarýn hepsini karþýsýna almak  ne kadar akýlcý ve doðru bir politikaydý?
   
Zaten Bolþeviklerin yanlýþ bir politika uyguladýklarý, bölge ve dünya politik güç dengesini yeterince doðru deðerlendirmedikleri çok kýsa bir zaman sonra ortaya çýktý. Zayýf bir Ukrayna (üstelik resmiyette kendisine baðlý) ile anlaþmayan Sovyet Hükümeti, iki ay sonra, Ukrayna’yý ele geçiren ve Rusya’nýn içlerine doðru yayýlan Alman emperyalizmi ile  çok aðýr koþullarda anlaþmak zorunda kaldý.
   
Sovyet Hükümeti, Ukrayna’ya ültimatom vermeden bir gün once, Kiev’de Ukrayna Sovyet Kongresi’ni topladý. Sovyet Hükümeti Ukrayna Hükümeti’ne bir yandan dýþtan baský yaparken bir yandan da içten onu sýkýþtýracak ve devirecek unsurlarý topluyordu. Bu noktada Sovyet Hükümeti’nin ültimatomunun ne anlama geldiði açýktý.  Sovyet Hükümeti hiçbir þart altýnda talepleri kabul edilse de geri çekilmeyecekti ve asýl amacýnýn burjuva Ukrayna Hükümeti’ni devirmek olduðu belliydi.
   
Bunun üzerine Ukrayna Hükümeti köklü bir politika deðiþikliðine yöneldi. Sovyet Hükümeti’nin ültimatomundan sonra emperyalistler ile yoðun bir görüþmelere baþladý. Önce Fransýz emperyalizmi ile görüþmeler yapýldý ancak Fransýzlarýn Ukrayna’yý öyle maddi olarak destekleyecek bir durumlarý yoktu.  Ukrayna  Hükümeti emperyalistler nezdinde  arayýþlarýný sürdürürken, Ukrayna’da sözde bir “sosyalist devrim” için koþullar “zorla” yaratýlýyordu.
   
Sovyet Hükümeti’nin Ukrayna’daki faaliyetleri giderek daha fazla bir “acele”ye ve “zorlama”ya büründü.  Acelecilik ve zorlama giderek Ukrayna’da bütün politik faaliyete egemen oldu. Hiç kuþkusuz bunun altýnda Rusya’daki açlýðýn yayýlmasýnýn ve ekonominin her geçen gün çökmesinin olduðu açýktý.
   
Sovyet Hükümeti açýsýndan Ukrayna’daki sözde “sosyalist devrim”in  (siz boyunduruluk altýna alma diye okuyun) aciliyeti, Ukrayna’da Komünist Partisi’nin kuruluþuna da damgasýný vurdu. Tepeden týrnaða küçük-burjuva bir parti olan sözde bir Komünist Partisi kuruldu:
“Ültimatom yollanmadan önce Kiev’de, Tüm Ukrayna Ýþçi, Köylü ve Asker Temsilcileri Kongresi baþlýyordu. Bu kongreye hazýrlýk amacýyla yerel Bolþevik parti kurulu toplanmýþ ve kendine “Ukrayna Sosyal Demokrasisinin Rusya Sosyal-Demokrat Ýþçi Partisi (Bolþevik)” adýný takmýþtý. Bu melez adda, parti birliðini Ukrayna’daki milliyetçi duygulara verilen bir tavizle baðdaþtýrmak gibi çok acemice bir amaç güdülmüþtü. Ancak bu ad deðiþikliði kongrede Bolþeviklerin Rada taraftarlarýnca yuhalanmalarýný önlemedi. ”  (a. g. e. s. 273-274)
Ukrayna Sovyet Kongresi, halkýn ileri kesimlerinin fiili desteðini almadan ve Rusya’ya özellikle de onun Kýzýl Ordu’suna dayanarak, bir savaþ hükümeti kurdu.  Kendi öz gücünden ve güveninden ziyade Rusya’ya güveniyordu.  B da “sosyalist devrim”in halkýn geniþ kitleleri tarafýndan desteklenmediði, ona yukarýdan  empoze edilmek istendiðinin açýk bir göstergesiydi.
   
Sovyet Kongresi’nin Ukrayna’da iktidarý alacak kadar güçlü olmadýðýnýn en önemli göstergesi, iktidarýn Kiev’de deðil önce Harkov’da alýnmýþ olmasýdýr.  Ýktidarýn alýnmasýndan önce Sovyet Kongresi Kiev’i terk ederek Harkov’a gitmiþ ve orada yeni bir Sovyet Kongresi düzenleyerek iktidarý önce Harkov’da almýþtýr.  Bunun nedeni de zaten bellidir: Harkov’daki savaþ hükümeti Kýzýl Ordu ile desteklenecek ve adým adým Kiev’e yürünecekti ki öyle oldu.
   
Harkov’da yeni bir hükümet kurulurken Rada dördüncü ilkeyi yayýnladý ve resmiyette Rusya’dan da ayrýldý:
“Rada 9/22 Ocak 1918’de, “Ukrayna halkýnýn özgür, baðýmsýz ve egemen devleti” olarak Ukrayna Cumhuriyeti’ni ilan eden bir “dördüncü ilke” yayýmladý ve baðýmsýzlýðý Alman hükümeti tarafýndan on gün sonra tanýndý. Fakat bu formaliteler yerini getirildiði sýrada Sovyet birlikleri Kiev’i kuþatmak üzereydiler ve 26 Ocak/8 Þubat 1918’de Kiev’e girdiler;Rada devrildi; bir kaç gün sonra, yeni Ukrayna Sovyetler Hükümeti orada kuruldu. ” (a. g. e. s. 275)
Rada’nýn devrilmeden önce dördüncü ilkeyi yayýnlamasýnýn anlamý açýktý: Sovyet Rusya’nýn Ukrayna’daki “iþbirlikçileri”ne karþýlýk, burjuva Ukrayna Hükümeti de bir emperyalist devlet ile iþbirliðine gidecek ve onlarý dengeleyecekti.
  
Bolþevikler Kiev’e ilerlerken, Rada da Alman emperyalizmi ile barýþ imzalayarak onlarý yardýma çaðýrdý.  Aslýnda Alman emperyalizmi bu aný yani Ukrayna Cumhuriyeti ile Sovyet Rusya arasýndaki ittifaklýk iliþkisinin çözülmesini uzun zamandan beri bekliyordu. Rusya’nýn içlerine doðru ancak bu ittifaklýk iliþkisi çözüldüðü taktirde kolayca ilerleyebileceðini biliyordu. Bu olmaksýzýn Almanya bu cephede savaþý devam ettiremezdi. Daha ileride göreceðimiz gibi ayný durum Kafkasya’da da gerçekleþti. Almanya Ukrayna’yý direkt iþgal etmekten ziyade oradaki bir gücün kendisini çaðýrmasýný bekliyordu. Bunu yapmamýþ olsaydý Bolþeviklerin düþtüðü durumun aynýsýna kendisi düþmüþ olurdu.  Almanya Rada ile yapmýþ olduðu anlaþma sonrasýnda hýzla Ukrayna’yý iþgal etti.  8 Þubat 1918’de Kiev’i ele geçiren Bolþevikler üç hafta sonra Alman birliklerine dayanamayarak Kiev’i Petliyura komutasýndaki Rada kuvvetlerine tekrar geri býrakarak geri çekildiler.
   
Alman emperyalizmi kýsa bir sonra Ukrayna’da Skoropadski baþkanlýðýnda bir askeri diktatörlük kurdu ve Nisan 1918’de Rada’yý da yani Ukrayna Meclisi’ni de ortadan kaldýrdý.  Böylece Rus Sovyet Hükümeti’nin hayallerini süsleyen Ukrayna’nýn tahýlý tamamen Alman emperyalizminin eline geçti.  Ama bundan baþka Sovyet Rusya bölgede politik ve askeri stratejik üstünlüðünü kaybetti.
   
Bu olaylardan önce resmiyette kendisine baðlý ve Alman emperyalizmi ile Sovyet Rusya arasýnda tarafsýz bir tampon bölge konumunda olan ve bundan dolayý Rusya’ya Ukrayna üzerinden  bir askeri müdahale ihtimali olmayan bir durum sözkonusuyken, þimdi Ukrayna tamamen güçlü bir emperyalist devletin eline geçmiþ durumda ve üstelik onun üzerinden Rusya’nýn içlerine doðru ilerleyen bir Alman ordusu sözkonusuydu.  Bunun sonucunda Bolþevikler feci sonuçlarý olan Mart 1918’deki Brest-Litovsk anlaþmasýný kabul etmek zorunda kaldýlar.  Zayýf Ukrayna burjuvazisi ile anlaþamayanlar, þimdi kendi koþullarýný acýmasýz bir þekilde dayatan Alman emperyalizmi ile anlaþmak zorunda kalmýþlardý.  Üstelik Bolþevikler hem içeride hem de dýþarýda politik ve askeri açýdan  stratejik olarak da kötü bir duruma düþmüþlerdi.  
   
Ukrayna burjuvazisini eski Çarlýk güçlerine karþý cepheyi zayýflattýklarý için devirmeye kalkan Bolþevikler, þimdi üç önemli düþmaný kendi karþýlarýnda tek bir cephe hattý oluþturacak þekilde birleþtirmiþ oldular: Alman emperyalizmi, Ukrayna burjuvazisi ve eski Çarlýk büyük burjuvazisi, liberal ve küçük-burjuva güçleri.
   
Peki þimdi sormak gerekir: akýl ve mantýk bunun neresinde?
   
Üstelik Ukrayna meselesi herhangi bir meseleye de benzemiyordu. Bu sorunda yapýlan hata, Rus proletaryasýný felaketle sonuçlanacak olan ve Parti yönetiminin aslýnda ýsrarla kaçýndýðý Savaþ Komünizmi’ne götüren yolda önemli bir kilometre taþý olmuþtur.
   
Bolþevikler bütün bu olaylar sonucunda Ukrayna sorununda Sol SD’ler ile birbirine düþtüler ve diktatörlüðün üzerine oturmuþ olduðu çok önemli bir sosyal dayanaðý kaybettiler. Yani diktatörlüðün toplumsal temeli daralmýþ oldu.  Aslýnda Bolþevikler ile Sol SD’ler arasýnda daha önceden baþlayan sorunlar Ukrayna sorununda kopma ile sonuçlandý.    
   
Ekim Devrimi’nden sonra kurulan Sovyet Hükümeti, Bolþeviklerin çoðunluðunu oluþturduðu Sol SD’ler ile oluþturulmuþ bir koalisyon hükümetiydi. Lenin, kýr yoksullarýnýn politik temsilcisi olan Sol SD’ler ile ittifaký çok önemsiyordu. Bu ittifak olmaksýzýn Rusya’yý yönetemeyecekleri açýktý. Ama devrimden kýsa bir zaman sonra, ekonomide yapýlan hatalarýn sonucunda halk periþan bir duruma düþünce, þehirlerde huzursuzluk artýnca ve Çeka giderek daha fazla terör eylemlerine baþvurunca, BP ile Sol SD’lerin arasý açýlmaya baþladý.  Sol SD’ler bu durumda hükümette kaldýklarý sürece BP’nin yanlýþ politikalarýnýn cezasýný da ödüyorlardý ve halk önünde giderek daha fazla teþhir oluyorlardý.  Mart 1918’e kadar bu duruma dayandýlar ancak BP’nin yanlýþ politikalarý sonucunda Ukrayna’nýn tamamen kaybedilmesi ve Alman emperyalizmi ile çok kötü koþullar altýnda anlaþýlmasýný kabul etmediler. BP artýk Sol SD’leri kontrol edemiyordu.  Sonunda BP ie Sol SD’ler arasýndaki ittifak koptu ve bu durum BP’yi daha fazla Savaþ Komünizmi’ne yaklaþtýrdý.
   
Ukrayna’da Almanlarýn kurmuþ olduklarý askeri diktatörlük Kasým 1918’e kadar sürdü. Almanya yenilince Ukrayna’daki askeri diktatörlük de yýkýldý ve Vinniçenko ve Petliyura tekrar devletin baþýna geçtiler. Askeri rejimin devrilmesinden sonra bile Bolþevikler iktidarý ele geçiremediler:
“ Alman yenilgisinin ve Skoropadski’nin kaçýþýnýn yarattýðý kaos içinde bile, Bolþeviklerin Ukrayna’da iktidarý doðrudan doðruya ele geçirememiþ olmalarý burada örgütlü bir desteklerinin bulunmadýðýný gösterir. ”  (a. g. e. s. 276)
Çok kýsa bir süre sonra Kursk’ta Piyatakov önderliðinde bir Ukrayna Ýþçi ve Köylü Hükümeti kuruldu. Daha sonra da Kýzýl Ordu yardýmý ile Kiev ele geçirildi.  Yeni Ukrayna Hükümeti’ni temsil eden:
“Rakovski, Piyatakov, Bubnov ve Kriving tanýnmýþ bolþeviklerdi; fakat Ukrayna halkýnýn sözcülüðünü üstlenecek bir nitelikleri yoktu. ” (a. g. e. s. 278)
Eylül 1919’da Ýtilaf devletleri tarafýndan desteklenen Denikin’in “gönüllü ordusu” Kuzey’e doðru ilerlemeye baþladý. Bu durum karþýsýnda Bolþevikler geri çekildi ve Kiev önce Petliyura birliklerinin daha sonra da Denikin’in eline geçti.  Yani eski Çarlýk güçlerinin eline geçti. Hiç kuþkusuz bu durum Bolþevik siyasetin yanlýþlýðýný gösterir. Eðer Denikin burada iktidarý ele geçirdiyse, bu durum, Sovyet Hükümeti ile Ukrayna burjuvazisi arasýndaki müttefiklik iliþkilerinin kopmasýnýn sonucudur ve bu ikisinin arasýnda Denikin karþýsýnda bölünmesi, Bolþeviklerin baþlatmýþ olduðu düþmanlýðýn sonucunda ortaya çýkmýþtýr.  Az ileride ayný durumun Sibirya’da da yaþandýðýný göreceðiz.  Denikin’in kurmuþ olduðu gerici rejim o kadar zalimdi ki bu durum halka Bolþeviklerin yapmýþ olduðu kötü muameleyi unutturdu:
“Köylüler arasýnda Denikin’in iþgal kuvvetlerinin çok daha sert baskýsýna karþý duyulan nefret, Sovyet hakimiyetinin yarattýðý hoþnutsuzluðu unutturmuþtu. ” (a. g. e. s. 279)
Aralýk 1919’da Kýzýl Ordu Denikin’i yenince Kiev tekrar Sovyetlerin kontrolüne geçti.  Ukrayna’da Sovyet otoritesi 1921’in ortalarýndan itibaren saðlamlaþmaya baþladý.
   
Ukrayna’nýn baþýnda olan “siyasi elit”, Rusya’da komünizm ve bolþevik biçim altýnda ortaya çýkan yeni bürokrasinin bir tür iþbirlikçisi konumundaydý.
   
BP, zaman içerisinde kendi bünyesindeki farklý milliyetlerden gelen kadrolar aracýlýðý ile “iþbirlikçi bir kast” yarattý. BP Komünist Parti’den yarý-proleter bir partiye dönüþürken kendi baðrýndaki geri uluslarýn komünistlerinin bir kýsmýný da iþbirlikçi bir tabakaya dönüþtürdü. Aksi taktirde bu geri uluslarý yönetemezdi. Sömürgecilik her zaman bir iþbirlikçi tabaka gerektirir.
   
Ukrayna’nýn Sovyet Rusya’nýn bir yeni-sömürgesi olduðu o kadar çok açýktý ki, Troçki 2 Kasým 1920 tarihinde Lenin ve Politbüro’ya göndermiþ olduðu bir mesajýnda þöyle yazýyordu:
“Ukrayna’daki Sovye rejimi, bugüne kadar, (zayýf da olsa) büyük ölçüde Moskova’daki otoritenin, Büyük Rus komünistlerinin ve Kýzýl Ordusu’nun marifetiyle varlýðýný sürdüregelmiþtir…Ekonomik açýdan, Ukrayna hala Moskova’nýn bürokratik merkeziyetçiliðinin himayesinde anarþik bir yapýya sahiptir. ”
(Troçki, aktaran Tony Cliff, LENÝN cilt 4, s. 240, Z Yay. )
Zaten Ukrayna’daki Sovyet yönetiminin kadrolarýnýn büyük bir çoðunluðu Ukrayna’nýn ulusal özelliklerini yansýtmaktan ziyade, Rus ulusal özelliklerini yansýtýyorlardý ve bu durum da göze batýyordu:
“Ukraynalý burjuva aydýnlara göre yeni rejimin kusuru önderlerinin büyük bir kýsmýnýn, doðuþtan bile deðilse kafaca ve yetiþme tarzý bakýmýndan Büyük Rus olmasýydý. Bu izlenim kolay silinmedi. ” (a. g. e. s. 282)
Ukrayna Komünist hareketi adýna ortaya çýkan “Ukraynalý komünistler”, Ukrayna milliyetçiliðini geliþtirecek korkusuyla Ukrayna’nýn ulusal özelliklerinin geliþmesine karþý çýkýyorlardý. Öyle ki Lenin’in Ukrayna’nýn ulusal özelliklerinin geliþmesi için verdiði bir önergeye karþý dahi direndiler.
   
Bu kliðin, Lenin ile baþlayan ve Stalin kliði ile zirveye ulaþan Büyük Rus Þovenizmine ve SSCB biçiminde kurulan Rus sosyal emperyalizmine adapte olmada zorlanmadýðý kendiliðinden anlaþýlýr.
   
Buraya kadar Ukrayna meselesinde Bolþeviklerin hatalarýný ortaya koyduk. Ama burada sorun tek yanlýþý belirlemek deðil bunun alternatifi olan politikayý da belirlemektir.
   
Bolþeviklerin hatalarýnýn kökenleri, Sovyet Hükümeti’nin emperyalizm karþýsýndaki yanlýþ  uluslararasý ekonomik ve politik mevzilenmesinden oluþur. Bu genel stratejik düzeyde yapýlan bir hatanýn sonuçlarý hiç bir zaman taktik alanda elde edilecek bir ya da bir kaç baþarý tarafýndan ortadan kaldýrýlamaz.  Yanlýþ stratejik yapýnýn olumsuz sonuçlarý er ya da geç kendisini dayatacaktýr.
   
Yanlýþ ekonomi politikalar Bolþeviklerin stratejik önceliklerini deðiþtirdi ve “zamanýn stratejik kullanýmý” olanaklarýný ellerinden aldý.  Bundan dolayý onlarý aceleci ve zamansýz hareketlere doðru sürükledi ve bu da bir çok hatalar zincirine neden olarak, rejimin içten ve dýþtan kuþatýlmasýna ve tarihsel ve toplumsal temelinin daralmasýna neden oldu. Eðer bu duruma düþmeselerdi hem zamanýn stratejik kullanýmýný hem de stratejik öncelikler noktasýnda daha avantajlý bir konumda olacaklardý ve tarihsel olaylar göstermiþtir ki süreç onlarýn lehine geliþecekti.
   
Eðer Sovyet Hükümeti, emperyalizm karþýsýnda Stratejik Saldýrý deðil Stratejik Savunma pozisyonunda kalsaydý ve bu stratejik biçim altýnda ekonomik, politik ve askeri taktiklerini belirleseydi hiç kuþkusuz sonuç daha farklý olurdu.
   
Stratejik saldýrýnýn taktikleri olan yabancý sermayeyi kamulaþtýrma, dýþ borçlarý iptal etme ve dýþ ticaret tekeli oluþturma yerine, tek yerli büyük sermaye kamulaþtýrýlsaydý ve bu  temelde sanayinin çöküþü engellenseydi ayný zamanda devlet bütçesinin çöküþü de engellenmiþ olacaktý. Yabancý sermaye ile belli bir süre uzlaþma, ona teslim olunduðu anlamýna gelmez.  Devlet bütçesini ayakta tutabilen Bolþevikler, devletin elindeki sermaye birikimine dayanarak ya da onun borçlanma olanaðýna dayanarak halk için gerekli olan tahýlý ticaret yolu ile elde etmiþ olacaklardý. Bu politikada yeni olan bir þey yok. Zaten Geçici Hükümet tarafýndan bu politika uygulanýyordu. Bu noktada sadece onun politikasý devam ettirilecekti.
   
Gerekli tahýlý ticaret yolu ile elde eden Sovyet Hükümeti zamansýz bir þekilde ve zorlama ile ne Ukrayna’da ne de baþka bir yerde “sosyalist devrim” gerçekleþtirme iþine girmemiþ olacaktý ve böylece de ne içeride ne de dýþarýda sýkýþmamýþ olacaktý. Hatta dýþ ticaret yolu ile elde ettiði tahýlý iç piyasaya sürerek içeride spekülatif fiyat oluþumunu da piyasa mekanizmalarýný kullanarak kýrmýþ olacaktý.  Bunun sonucunda ne Sol SD’ler hükümetin dýþýnda bir politik oluþum arama iþine giriþeceklerdi ne de Kulaklar devrime düþman olurlardý. Çünkü rejim onlarý zorlamayacaktý. Böylece Sol SD’ler ile Kulaklar deðil bir ittifak kurmak, aralarý daha da açýlacaktý.
   
Böylece Bolþevikler bu ekonomik manevra ile zaman kazanacaklardý ve Ukrayna’nýn özellikle de onun burjuvazisinin düþmanlýðýný zamansýz bir þekilde üzerlerine çekmeyeceklerdi.  Tam tersine sýkýþmýþ olan Alman emperyalizmi Ukrayna’yý sýkýþtýracak ve ona her seferinde kabul edilemez istekler sürerek Ukrayna burjuvazisini ve hükümetini daha fazla Sovyet Hükümeti’ne yaklaþtýracaklardý. Bu ayný zamanda Ukrayna Hükümeti’nin içeride Ukrayna Komünist Hareketi’ne ve Sol SD’lere daha fazla yaslanmasý anlamýna gelirdi ki bir adým sonrasý iktidarýn bu sonuncular lehine kaybedilmesi olurdu. Bu durum ayný zamanda Ukrayna iþçi ve emekçilerinin politik eðitimi için gerekli zamaný da saðlardý ve devrim dýþ dinamikler üzerine deðil iç dinamikler üzerine otururdu. Ama bütün bunlar Ukrayna burjuvazisinin ve Alman emperyalizminin hatalarý sonucunda ortaya çýkardý ve onlarýn tarihsel teþhirini Ukrayna halký nezdinde tamamlardý.
   
Hatta bu strateji emperyalistler ile Rus iþbirlikçi  burjuvazisinin arasýný da açardý ve Rusya’da ekonomik çýkarlarý korunan emperyalistler Rusya’yý iþgale birleþik bir þekilde yeltenmezlerdi.  Sovyet Hükümeti karþýsýnda yalnýz kalan  eski Çarlýk artýklarýný yoketmek de halk için tek kolay deðil ayný zaman da zevkli bir iþ olurdu.
   
Böyle bir stratejiyi bilinçli deðil ama sezgisel bir þekilde, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluþu sýrasýnda Mustafa Kemal ve arkadaþlarý uygulamýþlardýr. Osmanlý imparatorluðunun borçlarýný devralarak ve  emperyalistlerin Türkiye’de yapmýþ olduklarý yatýrýmlarý güvence altýna alan yeni hükümet bu emperyalistler ile savaþ yapmadan çekilmelerini saðlamýþtýr. Bunun sonucunda Yunanistan savaþ alanýnda yalnýz kalmýþtýr ve yeni hükümet böylece Yunanistan karþýsýnda kolay bir askeri zafer elde etmiþtir.  


Devrimci Bülten Sayý 48, Devamý...  


(1) Aslýnda bu Kulak terimi de tartýþmalýdýr. Burada bunu kullanmamýn nedeni devrimci literatürde yaygýn bir þekilde kullanýldýðý içindir.  Kýrlardaki zenginler için kullanýlan bu terim aslýnda Bolþevikler tarafýndan daha çok küçük ve orta boy iþletmelerinin sahipleri için kullanýlmýþtýr. Bu noktayý akýldan çýkartmamak gerekir.
|
_ _