[ Kurdî   English   Francais                                 PROLETER DEVRÝMCÝLER KOORDÝNASYONU (PDK)  13-04-2026 ]
{ komunistdunya.org }
   Açýlýþ_sayfanýz_yapýn  Sýk_Kýllanýlanlara_Ekle

 Site Menü
   Ana Sayfa
   Devrimci Bülten
   Yazýlar / Broþürler
   Açýklamalar
   Komünist Hareketten
   Ýlerici / Devrimci       Basýndan
   Kitap - Broþür PDF
   Sanat
   Görüþler

 Arþiv - Ara
   Arþiv
   Sitede Ara

 Ýletiþim
   Baðlantýlar
   Önerileriniz

_ _
{ }


_ _
{ Son Yazýlar }
Devrimci ve Demokrat...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Say...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
EMPERYALÝZM VE TÜRKÝ...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
_ _
{  PDK Devrimci Bülten - Sayý 49 (2) }
| Devrimci BültenGENELKURMAY VE “ERGENEKON”
(“Derin Devlet” Denilenin Yüzeysel Kimliði)
(K. Erdem)


Bugüne kadar sayýsýz bilgi ve belge, devlet içerisinde ama özellikle de ordu içerisinde ve onun en üst komuta kademesinin yani Genelkurmay’ýn kontrol ettiði ve yönettiði, yasadýþý ve gizli bir çok eylemlere kaynaklýk eden bir politik ve askeri yapýnýn olduðuna iþaret ediyordu. Ordunun ana gövdesi içerisine “gömülmüþ” olan bu yapýnýn en ilginç tarafý “yasal” olmasýdýr.
   
Yasadýþý ve meþru olmadýðý belirtilen bu örgütlenme aslýnda yasadýþý deðildir. Bu örgütlenmenin bazý eylemlerinin mevcut hukuk sistemi ile çeliþiyor olmasý, bu örgütlenmenin yasadýþý olduðu anlamýna gelmez. Yasal ve meþru olan bir kurum, politik hedefleri doðrultusunda pekala yasadýþý ve gizli eylemler yapabilir, zaten yapmaktadýr da. Çoðu zaman devletin yasal kurumlarýnýn, gizli bir þekilde gerçekleþtirmiþ olduðu bazý askeri eylemler çeteler tarafýndan yapýldýðý iddia edilmekte ve böylece devletin kendisi ile çete ya da çeteler arasýnda bir ayrým yapýlmasýna çalýþýlmaktadýr. Bu noktada hemen ortaya çýkan soru þudur: Çete ne kadar devlet ve devlet ne kadar çetedir? Soruna böyle bir yaklaþým kýsýr bir döngüye neden olur ve sorunun doðru çözümünü olanaksýz kýlar.
   
Bir politik sistemin aðýrlýk merkezi devlettir ve onun aðýrlýk merkezi ise ordusudur. Ordusunu ayakta tutan bir devlet, kendi politik sistemini de tekrar üretebilir ve sürekliliðini saðlayabilir. Zaten bütün bunlar Türkiye’nin tarihindeki bazý olaylar ile de doðrulanmaktadýr. 12 Eylül öncesinde þu ya da bu þekilde devleti kuþatan ve ordu içerisine de sýzan devrimci hareket, ordu içerisinde bir politik bölünme yaratamadýðý, ordunun alt kademesi ile üst komuta kademesi arasýnda keskin bir bölünme yaratamadýðý için, Ýþbirlikçi Tekelci Burjuvazinin (ÝTB), ordu aracýlýðý ile politik sistemi tekrar restore etmesine engel olamamýþtýr. Bir politik savaþým, hedefi olan politik iktidarýn fethini gerçekleþtiremediði andan itibaren, bütün politik avantajlarýný kaybeder ve politik ve askeri insiyatifi kendi düþmanlarýna býrakmak zorunda kalýr.
   
12 Eylül öncesi ve sonrasýnda ortaya çýkan bazý bilgi ve belgeler, ordunun kendi içerisinde statüsü yasal olan ama bazý eylemlerinin gizli ve yasadýþý olduðu bir kurumu öne çýkarýyordu. Bu kurum eski adýyla Özel Harp Dairesi (1992 yýlýnda adý deðiþti) ve yeni adýyla Özel Kuvvetler Komutanlýðý (ÖKK)’dýr.
   
Bugün hükümetin peþine düþtüðü “Ergenekon Örgütü” aslýnda ana gövdesi ordunun içerisine gömülmüþ olan bu ÖKK’nýn uzantýsýndan baþka bir þey deðildir. Yani bir tarafýndan yakalanmýþ olunan bu “örgüt”ün ana gövdesi ya da merkezi deðildir, sadece ana gövdenin dýþýnda ikincil uzantýlarýdýr. Bunu hükümet çok iyi bilmektedir. Bu gizli örgütün lideri her zaman görevdeki Genelkurmay Baþkaný’dýr ve ana gövdesi ise Kuvvet Komutanlarý’nýn içerisine gömülmüþtür. Ergenekon iliþkileri olsa olsa ordunun politik sisteme müdahalesinin çeþitli noktalarýndan bazýlarýný oluþturur.
   
Bir Komünist Partisi’nin kendi ana gövdesinin dýþýnda legal alanlarda gizli kadrolarý ile çalýþan örgütlenmesi ne ise, ordunun kendi ana gövdesi dýþýnda ama politik sistem içerisinde belirli politik hedefler doðrultusunda (örneðin son dönemlerde bu AKP’nin hükümetten düþürülmesidir) Ergenekon örgütlenmesi ile çalýþmasý odur. Bu kaðýt üzerinde gizli olmayan örgütlenmenin gizli faaliyet alaný, politik sistemin örgütlenme yapýsýndan dolayý uzmanlýk gösterir:

I-Politik Sistemin Ýç ve Dýþ Düþmanlarýna Karþý:

a- Dýþ düþman:TC’ye potansiyel ya da fiiliyatta düþman olan devletlere ve örgütlere karþý mücadele. Bu bölüme sahip olan düþmanlar Türkiye’nin direk iç sorunlarýndan kaynaklanmayan, uluslararasý iliþkilerden kaynaklanan düþmanlardýr ve onlara karþý gizli ve örtülü operasyonlarý içerir. Örnek:Geçmiþte Suriye devleti, Kýbrýs, Asala, günümüzde Güney Kürdistan vs.
b-Ýç Düþman: Bu bölüme daha çok devrimci hareket ve Kürt ulusal sorunundan kaynaklanan baþta PKK olmak üzere örgütler ve yine irticai faaliyetler ile ilgili örgütler girer. Bu bölümdeki düþmanlar Türkiye’nin iç politik sorunlarýnýn sonucudurlar.

II-Politik Sistem Ýçerisinde ama Devlet Dýþýnda Aksayan Unsurlar:

Bu bölümde yeralanlar devletin direkt düþmanlarý deðildirler hatta bazýlarý hiç deðildirler tam tersine bazen ideolojik yönden devlete sadýktýrlar. Bu sonuncularý “Þuursuz Terörizm” çerçevesinde kurban olarak seçilirler: Uður Mumcu, Hablemitoðlu, AçTaner Kýþlalý vs.

III-Aksayan Sivil Devlet Kadrolarýnýn Tasfiyesi:

Buna verilecek en iyi örnek Turgut Özal’ýn öldürülmesidir. Benim tahminlerime göre 22 Temuz 2007 seçimlerinden önce RT Erdoðan'da öldürülmek istenmiþtir ama bunda baþarý saðlanamamýþtýr.

IV-Aksayan Ordu Kadrolarýnýn Tasfiyesi:

Buna verilecek örnek Eþref Bitlis suikastýdýr ve yine bu türden tasfiyelerdir.

V-ÖKK’nýn Aksayan Unsurlarýnýn Tasfiyesi:
   
Buna verilecek örnek de bir zamanlar JÝTEM’in de baþýnda bulunan Cem Ersever’in öldürülmesidir ve yine bu bölümün listesi de hayli kabarýktýr.

Bugün Ergenekon Davasý ve soruþturmasý sonucunda çok önemli bir olgu geniþ halk kitlelerinin bilincine kazýnmýþ durumdadýr: “Derin Devlet” denilen þeyin pek de derin olmadýðý ve aslýnda çok yüzeyde olan bir kurumun yani Genelkurmay Baþkanlýðý’nýn örtülü ve gizli-kapaklý iþlerinin ta kendisi olduðudur.
   
Ordu içerisinde küçük bir ordu olan bu yapýlanma (çünkü Seferberlik Tetkik Kurulu’nun omurgasýný oluþturur ve rejimin çökmesi halinde tekrar ayaða kaldýrýlmasý onun sorumluluðundadýr), ÖKK aracýlýðý ile örgütlenmiþ olup, ülkenin her tarafýna kök salmýþtýr. Faaliyetlerinin gizliliði ve sürekliliði ordunun Anayasal sistem içerisindeki yerinin sonucudur. Ordu pratikte yasama ve yürütme tarafýndan denetlenmediði için ve ona boyun eðmediði için bu kurum aracýlýðý ile ordu bir çok rezil eylemlere imza atmýþtýr: 1 Mayýs 1977 Katliamý, Azarbeycan darbe giriþimi, Gazi Katliamý, Hrant Dink suikastý vs. gibi eylemler onun kozmik odalarýnda gizlidir.
   
Madem ki hukuk suçun somutluluðunu esas alýr ve soyut suçlamalarý bir kenara býrakýr, o zaman bu kurum, suça somut teþkil edecek þeyleri bertaraf etmek için olaðanüstü derecede gizli çalýþýr. Gizlilik onun için suç teþkil edecek somut delilleri yutar ya da yokeder ve ortaya çýkanlar da Anayasa’dan kaynaklanan zýrha çarparak yokolur.

Genelkurmay belirli politik hedefleri doðrultusunda (bir darbe, hükümet düþürme , tasfiye vs. ) elindeki güçleri  yasadýþý ve gizli bir þekilde kullanmakta ve bunu sürekli kýlmaktadýr. Bu örgütlenme aracýlýðý ile politik nüfuz elde etmekte ve politik sistemin yapýsýný ve sýnýrlarýný kendi çýkarlarý ya da temsil ettiði sýnýf ve katmanlarýn çýkarlarý doðrultusunda kurmakta ve sürekli kýlmaktadýr. Onun bu durumu politik sistem içerisinde ordunun özerk yapýsýnýn sonucudur ve bu  özerkliði kaldýrýlmadan yasama ve yürütmeye burjuva-demokratik bir çerçeve içerisinde baðlanmadan düzelmesi mümkün deðildir.

ÝTB içerisindeki iktidar mücadelesi  ordunun politik teþhirini bugüne kadar olmadýk bir biçimde geliþtirmiþtir. Uzun dönemli olarak, ordunun politik ve örgütsel birliðini birarada tutmasý mümkün deðildir .

Ordunun yasama ve yürütmeye pratikte tamamen baðlanmasý , ÝTB içerisindeki güç dengesinin köklü bir biçimde  dönüþümünü gerektirir. Ordunun boyun eðdirilmesi, onun içerisinde çok köklü bir tasfiye ve temizlik hareketini gerektirir. Ama bu ise tek Ordu içersinde deðil , Ordu dýþýnda da çok güçlü bir politik taban ve ittifaklar iliþkisini gerektirir.

Ordu politik sistem içerisine ve bundan dolayý da " siviller" içerisine kök saldýðý için , onun yapýsýnda köklü bir deðiþim aslýnda sivil alanda da büyük bir dirence neden olmaktadýr. Çünkü geçmiþte Ordu ile içli-dýþlý olan ve gizli-kapaklý bazý iþler çeviren sözde siviller olmuþtur ve bunlar pisliklerinin açýða çýkmasýný pek istemezler. Buna en güzel örnek, Süleyman Demirel, Tansu Çiller, Hüsamettin Cindoruk ve onlarýn etrafýnda yeralan Mehmet Aðar, Meral Akþener, Sönmez Köksal vs. gibi. kadrolardýr. Örneðin bu grup, 1992-1997 arasý, dönemin  Genelkurmay Baþkanlarý Doðan Güreþ ve Ýsmail Hakký Karadayý ile bugün açýða çýktýðý zaman yer yerinden oynayacak ve bugün de "Devlet Sýrrý" olan çok rezil iþlere imza atmýþlardýr. Kanýmca bu rezil iþlerden en önemlileri þunlardýr: Turgut Özal ve Eþref Bitlis'in öldürülmesi , Azarbeycan'da darbe giriþimi ve bu giriþimin baþarýsýzlýðýný manipule etmek için Gazi Katliamýný organize etmeleri (1), Musa Anter ve bir çok Kürt iþadamýnýn öldürülmesi ve binlerce faili meçhul cinayet.

Kim bu tür rezilliklerin açýða çýkmasýný ister? Hangi asker-sivil kadro bundan sonraki yaþamýný cezaevinde geçirmek ister?  Son dönemlerde Süleyman Demirel ve ekibinin sahneye çýkmasý tesadüf deðildir. Korkularý Ergenekon davasý ve soruþturmasýnýn kendi rezilliklerine kadar inmeleri ve toplum önünde rezil olmalarýdýr.

Bugün Ergenekon davasý ve soruþturmasý ile yakalanan unsurlar, Derin Devlet denilen organizasyonun ikincil unsurlarýdýrlar. Asýl unsurlarý ise sürekli görevde olan Genelkurmay Baþkaný ve Kuvvet Komutanlarý ile ordunun ana gövdesi içerisine gömülmüþ olan unsurlardýr. Böyle bir yapýlanma bir kaç subayýn tasfiyesi ile ortadan kaldýrýlamaz.

Türkiye'de "Derin Devlet" denilen yapýlanma tek bir askeri örgütlenme deðildir aslýnda, ondan önce ideolojik ve politik bir yapýlanmadýr. Bu tür bir ideolojik, politik ve askeri yapýlanma ayný zamanda burjuva-demokratik eðilimlerin  bastýrýlmasý sonucunda (örneðin askeri darbeler bu yapýnýn oluþmasýnda önemli kilometre taþlarý  olmuþtur) ortaya çýktýðý için, onun yapýsýnýn deðiþtirilmesi bütün politik sistemin tekrar yapýlandýrýlmasýna sýký sýkýya baðlýdýr. Ancak yuakarýdan aþaðýya doðru burjuva-demokratik reformlar aracýlýðý ile sistemin tekrar yapýlandýrýlmasý pekala baþarýsýzlýða uðrayabilir ve politik sistemin tam çöküþüne götürebilecek olan unsurlarýn (ki bu devrimci harekettir) uyanýþýna ve güçlenmesine de neden olabilir.

Bugün “Derin Devlet” denilen yapýnýn ortadan kaldýrýlmasý, ÝTB içerisinde bir iktidar mücadelesine ve bu sonuncusu da politik sistemin ve devletin tekrar yapýlandýrýlmasý sorununa baðlanmýþ durumdadýr. Bugün Türkiye’de politik sistem ÝTB içerisindeki politik mücadeleden kaynaklanan güç dengesini yansýtan geçici ve ara bir biçime sahiptir: Ne tam burjuva-demokratiktir ne de tam faþist bir rejimdir. Ama bunun fazla uzun sürmeyeceði ikisinden birisine hýzla evrim geçireceði kesindir.

-----------------------
(1) Bu nokta ile ilgili olarak daha fazla bilgi için bu sayýda yayýnlanan “Azerbaycan Darbesi ve Gazi Katliamý Arasýndaki Baðlantý Üzerine” adlý makaleye bakýnýz.


Devrimci Bülten Sayý 49, Devamý...  


|
_ _