 |
 YEREL SEÇÝMLER VE AKP FENOMENÝ
Yerel seçimler ile birlikte AKP fenomeni çok ilginç bir duruma bürünmeye baþlamýþtýr.AKP yerel seçimlerde oylarýný daha da yükselterek (3 Kasým seçimlerine oranla) ve belediyelerin de yüzde yetmiþini alarak büyük bir güç elde etmiþtir. Þimdi sorulmasý gereken soru þudur: AKP fenomenini ortaya çýkaran gerçek tarihsel nedenler nelerdir? Bu parti nasýl bir tarihsel eðilim üzerinde bulunmaktadýr ve tarihsel açmazlarý ile birlikte gücünün sýnýrlarý nelerdir? AKP gibi bir partinin ortaya çýkmasý ve böyle bir güç elde etmesi çok özel koþullarýn bir ürünü olabilir.Bunun nedenini aþaðýda kýsaca ele almaya çalýþacaðýz.Ancak yukarýdaki sorularýn cevabý hiçbir þekilde kestirme ve hazýr bir cevap olamaz.Bunun nedeni,AKP fenomeninin ortaya çýkmasýna neden olan koþullarýn uluslararasý ve ulusal etkenlerin bileþkesinden kaynaklanmýþ olmasýdýr.Bu uluslararasý ve ulusal etkenler vede bunlarýn karþýlýklý etkileþimi ele alýnmadan,sorunun doðru ele alýnýþý ve çözümü komünist hareket açýsýndan mümkün deðildir. Burjuva yazar ve ideologlarýn “tepki oylarýnýn toplandýðý yer” olarak sorunu çözme anlayýþý hem burjuva yüzeysel düþünce düzeyini göstermektedir hem de onlarýn kafa karýþýklýðýnýn boyutlarýný göstermektedir.Bu noktada sorulacak bir diðer soru da þudur: Peki “bu tepki oylarý” niçin þimdi bu partiyi seçmektedir?Bunun nedenleri nelerdir? Demek ki cevabýn kendisi de bir çok soruya neden olduðu için ve doyurucu olmadýðý için yetersizdir. AKP fenomeninin daha iyi anlaþýlmasý için,herþeyden önce onun toplumsal karakterinin iyi anlaþýlmasý gerekir.AKP iþbirlikçi tekelci burjuvazisinin (ÝTB),bütün toplumsal katmanlarýný kucaklamak isteyen ve ayný anda hepsinin politik sözcülüðünü yapmak isteyen bir partidir.Diðer bir söylem ile ÝTB’nin kendi içerisindeki liberal partisidir.Ama tarihsel yeri itibariyle de ÝTB’nin orta katmaný içerisinde yeralmaktadýr. Zaten ÝTB’nin sað ve sol ucunu ancak bu orta katman içerisinden çýkan bir politik eðilim yapmaya çalýþabilir. AKP,ÝTB’yi oluþturan bütün katmanlarýn kararsýz unsurlarýnýn bir araya gelerek oluþturduklarý ve ÝTB’nin bütün katmanlarýný uzlaþtýrmak isteyen (bunlar arasýndaki nesnel çeliþkileri yok sayarak) bir partidir.Bundan dolayý ideolojik ve politik olarak net ve saðlam deðildir. Ama sorunun anlaþýlmasý için daha baþka teorik unsurlar gerekmektedir.Örneðin ÝTB, baðýmsýz bir sýnýf deðildir ve ancak uluslararasý tekelci burjuvaziye baðýmlý ve onun sayesinde kendisini yeniden üretebilen bir sýnýftýr. Bundan dolayý da,uluslararasý tekelci burjuvalarýn kendi aralarýndaki çeliþkileri de ulusal alanda ve bütün düzlemlerde (ideolojik,politik, ekonomik, askeri,bürokratik vs.) yansýtmakta ve üretmektedir. Ýhracata dönük sanayileþme ile birlikte,ÝTB içerisinde,üç ayrý ideolojik ve politik eðilim oluþmaya baþladý.Bunlarý daha önceki sayýlarda defalarca belirttik.Ama burada kýsaca bunlarý tekrarlamak konu açýsýndan uygun olacaktýr.Bu üç eðlimden birincisi,AB’ye girme yanlýsý olan ve Avrupa tekelci sermayesi ile kaynaþmayý ve birleþmeyi savunun ayný þekilde burjuva-demokratik reformlarý benimseyen,ÝTB’nin küçük ve orta katmanlarýdýr.Ýkincisi ise özünde AB’ye karþý olan ve faþist devlet iktidarýnýn devamýndan yana olan,AB’den ziyade ABD’ye daha çok kendisini yakýn hisseden vede pantürkist bir eðilime sahip olan ÝTB’nin büyük katmanýdýr.Üçüncüsü ise,bir kýsým Avrupa tekelci burjuvazisi ile çýkarlarý iç içe geçen,panislamist bir temelde hareket eden ama 28 Þubat müdahalesinden sonra sürekli güç kaybeden ve büyük oranda arka plana itilen kesim.Bu kesim daha çok pantürkist kesime yakýn durmaktadýr.Birinciler karþýsýnda ikincileri kendisine daha yakýn bulmaktadýr. Ýþin ilginç tarafý bu üç kesim arasýnda oluþmuþ olan ve dengeli bir þekilde bugüne kadar getirilmiþ olan bir ittifakýn varolmasýdýr.Bu ittifak,devletin çeþitli aygýtlarý içerisine yayýlmýþ olan bir güç blokunun oluþmasýna yolaçmýþtýr.Ama bu güç bloku içerisinde bir hegemonya mücadelesi de söz konusudur ve bu hegemonya mücadelesi dýþ dinamiklerin eðilimlerinin bir tür yansýmasýný oluþturmaktadýr.AB ile ABD arasýndaki iliþkilerin niteliði,kaçýnýlmaz bir þekilde güç blokundaki güçler dengesine yansýmakta ve etkilemektedir.Güç blokunda aslýnda temelde iki eðilim vardýr :ÝTB’nin burjuva-demokratik eðilimi ve faþist pantürkist eðilimi.Panislamizm aslýnda bu ikincisine daha yakýn durarak ona eklemlenmiþtir vede arka plana itilmiþ durumdadýr. Az yukarýda da belirttiðimiz gibi,AKP,ÝTB’nin kendi içerisindeki liberal partisidir.Böyle bir partinin ortaya çýkýþý ve kitleselleþmesi yani ÝTB’nin çeþitli köklü katmanlarý arasýnda kendisine büyük bir açmasý,herhangi bir dönemde de deðil de ancak ÝTB’nin tarihsel geliþiminin belirli bir derecesinde ve uluslararasý ve ulusal bazý koþullarýn kesiþmesi ile mümkündür.Bu özel durum,bir denge durumu ve ayný zamanda da geçici bir durumdur. Bu noktayý biraz açmak gerekir. ÝTB içerisindeki güç blokunda göreceli bir denge sözkonusudur.Ne burjuva-demokratik eðilim faþist eðilimi tamamen bastýrabilmekte ve onun üzerinde toplumsal hakimiyetini kurabilmekte ve iktidarý tamamen ele geçirebilmektetir.Ne de faþist pantürkist eðilim burjuva-demokratik eðilimi bastýrabilmekte vede onun üzerinde hakimiyet kurabilmektedir.Bu iki eðilimin ayný zamanda ittifak durumunu sürdürmekten de çýkarý vardýr.Bunun hem iç hem de dýþ nedenleri vardýr.Uluslararasý alanda,AB ile ABD arasýndaki ittifakýn ,zaman zaman sarsýlsa da varolmasýdýr.Bu durum ister istemez güç blokundaki iliþkilere yansýmakta ve iþbirlikçi unsurlarý hizaya getirmektedir.Bunlarýn dýþýnda Rus,Çin,Ýran tehditi vs. iþbirlikçi unsurlarýn birbirine daha yakýn durmalarýna neden olmaktadýr.Ulusal alanda ise,iþçi sýnýfýnýn potansiyel tehditi ile birlikte Kürt ulusal kurtuluþ hareketinin tehditinin varlýðýdýr. Ama geçmiþteki örnekler(1),Avrupa ve ABD emperyalizmi arasýndaki gerginliklerin ve sürtüþmelerin,güç bloku içerisine yansýmasýnýn,ÝTB’nin tarihsel hassas ve kýrýlgan yapýsýndan dolayý daha þiddetli ve sancýlý olduðunu göstermektedir.Uluslararasý ve ulusal etkenler,güç blokundaki ittifakýn sürdürülmesini zorlaþtýrmaya baþladýðý zaman ama ittifakýn sürdürülmesi de nesnel bir zorunluluk olarak kendisini dayattýðý zaman ve her iki eðilimden birisi de bu ittifaký koparmanýn sorumluluðunu üzerine almadýðý zaman,ÝTB’nin bütün katmanlarýnýn geçici bir süre üzerinde anlaþmak zorunda olduðu bir durum oluþur.Ýþte bu durum AKP gibi politik eðilimlerin oluþmasýna ve ortaya çýkmasýna neden olmaktadýr. Ama bu fenomen ayný zamanda bazý genel eðilimlerin de bir göstergesi olmaktadýr.Bu gösterge,ÝTB içerisinde,içten dýþa doðru bir baskýnýn oluþtuðunu ve gerilimin giderek artmakta olduðunu vede “tarihsel kýrýlma noktasý”nýn da fazla uzak olmadýðýný belirtmektedir.Ama bu durum da baþka bir durumun göstergesidir ayný zamanda: Emperyalistler arasýnda paylaþým ve nüfuz mücadelesinin kýzýþmakta olmasý. AKP’nin kadrolarýnýn ve tabanýnýn politik bileþeni dahi,bize,AKP’nin ÝTB’nin liberal partisi olduðunu göstermektedir.AKP kadrolarý ve tabaný, panislamist, pantürkist,sosyal-demokrat ve liberal (bu sonuncusu özellikle Kürdistan’da liberal DEHAP’ýn tabaný üzerinde etkili olmuþtur) eðilim gösteren tabanlarýn bileþiminden oluþmaktadýr.Tabanýn politik biçimleri hiç kuþkusuz parti yönetimine ve örgütlenmesine de yansýmakta ve buralara rengini vermektedir. AKP,ÝTB’nin bütün katmanlarýnýn politik biçimlerini ve bu temelde de bu katmanlarýn tabanlarýný liberal bir tarzda harmanlarken,üzerinde yükseldiði kitlenin içerisinde barýndýrmýþ olduðu nesnel çeliþkilerden dolayý,ÝTB’nin sað ve sol kanatlarý arasýnda bir sarkaç gibi gidip gelmekte,zaman zaman yalpalamakta,kararsýzlýk geçirmekte ve pragmatist bir yöntem kullanarak,deneme-yanýlma vede çeþitli katmanlarý bu yolla test etme yöntemini kullanmaktadýr. Partinin saðlam bir sosyal temelinin olmamasý ve nesnel-tarihsel olarak kendi içerisinde bölünmüþ olan katmanlarýn bütünü üzerine oturmuþ olmasý,onu, uluslararasý ve ulusal politikanýn gerilim ortamlarý karþýsýnda zayýf kýlmaktadýr.Onun görünürdeki nicel güçlülüðü ile nitel (tarihsel) güçsüzlüðü arasýnda aslýnda muazzam bir açý sözkonusudur. AKP’nin ortaya çýkýþýna neden olan iç ve dýþ etkenlerin ya da dinamiklerin zayýflamasý veya deðiþmesi ile AKP içerisindeki çeliþkilerin de bir ayrýþma biçiminde olgunlaþmasý kaçýnýlmazdýr. Ýþin ilginç tarafý bu haliyle AKP,ne AB’nin ne de ABD’nin iþine yaramamaktadýr.Her iki taraf da kendi paylaþýmcý politikalarý açýsýndan bunu ummaktadýrlar.Yani AKP aracýlýðýyla Türkiye’yi tam olarak kendilerine baðlamak istemektedirler.Ancak bu durum yani AKP’nin kendi iþlerine yaramayan durumu kýsa bir zaman sonra ortaya çýkacaktýr. Bu partinin esneme derecesi bu kadardýr.Kendi içerisindeki ideolojik-politik bölünmüþlüðü,onun daha fazla esnemesini imkansýz kýlmaktadýr.Çünkü üzerinde yükseldiði tabanýn kendisi,çok büyük gerilim ortamlarýnda uzlaþmaz türdendir. Özellikle de emperyalistler arasý paylaþým savaþýmýnýn kýzýþtýðý durumlarda...Parti politik konjonktüre göre saða ve sola eðilim gösterdiði çeþitli sorunlarda yani yalpaladýðý ve kararsýzlýk geçirdiði durumlarda (Örneðin Kýbrýs sorununda partinin milliyetçi tabaný huzursuz olmuþtur.RT Erdoðan,Kýbrýs sorunundaki politik tutumlarýnýn seçimlerde 5-6 puanlarýnýn MHP’ye gitmesine neden olduðunu belirtmiþtir.Ayrýca AB mevzuatý çerçevesinde Kürt sorununda yapýlacak bazý reformlar ÝTB içerisindeki çeliþkileri daha da keskinleþtirecektir.) tabanýn zýt eðilimleri birbirine köstek olmaya baþlayacaktýr. Unutulmamasý gereken çok önemli bir nokta da,AKP politiksýnýn görüþ ufkunun,burjuva medyada koparýlan yaygaranýn aksine aslýnda dar olmasýdýr.Zaten böyle çeliþkili bir yapýya sahip olan bir politik yapýnýn tersini sergilemesi tuhaf olur.AKP,bütün politik yatýrýmýný AB’den müzakare tarihi alma ve tam üyelik beklentisi temelinde yapmýþtýr.Yani bütün politik geleceðini tam olarak emin olmadýðý bir sürece yatýrmýþtýr.Çeþitli siyasi partilerin,ordunun,bürokrasinin vs. daha fazla AKP’nin üzerine gitmemesi ve tavýrlarý da bu beklenti temelinde þekillenmektedir.Ayrýca elde edilen oylarýn çoðunluðu da,AB üyeliði beklentisi temelinde ve AKP’nin bu politikanýn öncülüðünü yapmasý sonucunda ortaya çýkmýþtýr.Ancak bu politikanýn iflasý yani AB’nin kýsa bir dönemde (ki bunu açýk açýk Avrupalý diplomatlar söylemektedirler.) Türkiye’yi geniþleme sürecine dahil etmemesi,AKP politikasýnýn temelini dinamitlemeye yetecektir.Þu an ki nesnel gerçeklik,Türkiye’nin en az,15-20 yýl boyunca birliðin üyesi olamayacaðýný göstermektedir.Ama asýl sorun emperyalistler arasý paylaþým savaþýmýnýn kýzýþtýðý bir zamanda olaylarýn nasýl bir biçim alacaðýdýr.Bu kadar uzun bir dönem,hiçbir iç karýþýklýk olmadan beklenebilir mi?Bu imkansýz gibi bir þeydir.Bunun için son elli yýllýk tarih oldukça öðreticidir. Sonuç olarak,yerel seçimlerde belediyelerin yüzde yetmiþine yakýnýný kazanan AKP’nin tarihsel temeli çürüktür.AKP fenomeni,yukarýda da kýsaca açýklamaya çalýþtýðýmýz gibi,çok özel koþullarýn ürünü olarak ortaya çýkmýþtýr.Bu özel koþullarýn temel yönü de,dünya politikasýnda her geçen gün biriken patlayýcý maddelerin neden olacaðý olaylarýn yönü ile de tezatlýk oluþturmaktadýr.
DEVRÝMCÝ BÜLTEN
(1)Bunun için bakýnýz DEVRÝMCÝ BÜLTEN sayý 34’deki “Portekiz Devrimi ve Çýkarýlmasý Gereken Dersler” adlý makaleye.
|
 |