 |
PDK Devrimci Bülten - Sayý 35 (4) |
 |
 |

BÜYÜK SATRANÇ TAHTASI*
Thomas Gounet
Amerika Birleþik Devletleri, bugün hangi stratejiyle dünya hakimiyetini koruyabilir? Zbigniew Brzezinski, en son kitabý olan Büyük Satranç Tahtasýnda bu soruyu yanýtlamaya çalýþmaktadýr. 1977’den 1981’e kadar baþkan Jimmy Carter’ýn güvenlik danýþmanlýðýný yapan yazar, uzman olarak Stratejik ve Uluslararasý Araþtýrmalar Merkezi’ne baðlýdýr. Bundan dolayýdýr ki, burada, Washington’dakilerin izledikleri politikaya iliþkin kimi varsayýmlarý saða sola saçan bir amatör karþýsýnda deðiliz. Kitabýný okuduðunuzda, Brzezinski’nin ne hakkýnda konuþtuðunu bilen biri olduðunun hemen ayýrtýna varýyorsunuz. O, Birleþik Devletlerdeki hakim sýnýfýn anlayýþýný dile getiriyor. Ýþte, çalýþmasýnýn önemi tam da orada yatýyor: küresel iktidarýný koruma konusunda Amerikan seçkinler katmanýnýn ne düþündüðünün araþtýrýlmasý.
Kitabýn on tezini kýsaca özetliyoruz. Birinci tez. “Birleþik Devletler, 1991’den bu yana, tek gerçek dünya gücü oldu.” Dört kilit alanda (askeri, ekonomik, teknolojik ve kültürel) Birleþik Devletler hakimdir. Hiçbir baþka ulus, küresel düzeyde onunla rekabet edebilecek durumda deðildir. Almanya ve Japonya gibi belirli uluslar, þu ya da bu noktada, örneðin ekonomik düzeyde, onun rakibi olduklarýný iddia edebilirler. Ama, dört kilit alanda birden deðil. 1991’de Sovyetler Birliði’nde sosyalizmin çöküþünden bu yana, Birleþik Devletlerin bu gücü artýk tartýþma konusu deðildir.
Ýkinci tez. “Avrasya, üzerinde dünya hakimiyeti savaþýmýnýn yapýldýðý satranç tahtasý olmaya devam ediyor.” Avrasya kýtasý Asya ile Avrupa arasýnda uzanýr; bu sonuncusu, gerçekte, birincisinin batý uzantýsýndan baþka bir þey deðildir. Zenginliklerin en büyük kýsmý orada üretilir. Dünya nüfusunun %75’i orada yaþar ve dünya ölçeðinde gayri safi ulusal ürünün %60’ýný saðlar. Bu kýtayý kontrol eden, dünyaya hakim olur.
Üçüncü tez. “Amerika Avrasya’da hakem rolünü oynamaktadýr ve hiçbir önemli sorun onun katýlýmý olmaksýzýn çözülemez ya da onun çýkarlarýna aykýrý bir çýkýþ yolu bulamaz.” Burada sorun, Birleþik Devletlerin Avrasya’da olmamasýdýr. Bundan ötürü, bu bölgenin kontrolü için ekonomik, askeri, teknolojik ve kültürel alanlarda sahip olduklarý dört temel güç aracýný kullanmak zorundadýrlar. Amerika bunu baþarabilir; çünkü, “ne þans ki bu kýta (Avrasya) politik birliðini gerçekleþtirebilmek için çok büyüktür.” Ama, dolaysýz olarak varolmadýðý için, Amerika, hakimiyetini dolaysýz kontrol yoluyla uygulamak zorundadýr; o bir oyuncuyu bir diðerine karþý kullanmak zorundadýr. “Birleþik Devletler, büyük Avrasya satranç tahtasý üzerinde, araçlarýný amaçlarý bakýmýndan tam bir bilinç açýklýðýyla kullanmak ve bunu sürekli olarak seçici ve dikkatli biçimde yapmak zorundadýr.”
Dördüncü tez. “En ivedi görev, hiçbir devletin ya da devletler gruplaþmasýnýn, Birleþik Devletleri Avrasya’dan kovacak ya da onun hakem rolünü zayýflatacak olanaða sahip olmamasýna dikkat etmektir.” Brzezinski, Birleþik Devletler için bu yönelimi çok açýk olarak tanýmlýyor: “Bize karþý dönebilecek hakim bir Avrasya gücünün geliþmesini nasýl engelleyebiliriz? Dünya hakimiyetini korumak isteyen bir Birleþik Devletler hangi temel sorunlarla karþý karþýyadýr?” Ve ekler: “Bu kitap, Amerika için, Avrasya kýtasýna iliþkin bütünleþmiþ bir jeo-strateji geliþtirmeyi amaçlamaktadýr.”
Beþinci tez. Bu stratejinin temel ilkesi, bölgesel güçlerin varlýklarýný sürdürmelerini saðlamak yoluyla, düþmanca bir politik birliði engellemeyi içermektedir. Baþka sözcüklerle, burada söz konusu olan, “Avrasya haritasýnda varolan çoðulculuðu korumak ve saðlamlaþtýrmaktýr.” Brzezinski, bu yönelimi daha da açýk biçimde tanýmlýyor: “Daha önceki büyük güçlerin katý terminolojisi üç zorlayýcý jeo-stratejik yasayý þöyle özetliyor: vasallarýn (baðýmlýlarýn) komplo kurmalarýný engelle ve güvenliklerini saðlayarak onlarý baðýmlý durumda tut; korunan baðýmlýlarýn itaatkarlýðýný garanti altýna al; barbarlarýn saldýrgan birlikler kurmalarýný engelle.”
Altýncý tez. Avrasya kýtasýnda beþ stratejik oyuncu vardýr: Almanya, Fransa, Rusya, Çin ve Hindistan. “Nüfuz ve güçlerini kendi sýnýrlarý dýþýnda kullanmaya yeterli kapasite ve ulusal istence sahip olan devletler, en önde gelen jeo-stratejik oyunculardýr.” Yukarýda sayýlan beþ ülke için durum böyledir. Büyük Britanya jeo-stratejik bir oyuncu deðildir; çünkü, Büyük Britanya hükümeti, kendini kesinlikle Avrupa’dan uzakta tutmakta ve küresel olarak Amerikan politikasýný desteklemektedir. Japonya da bugün böyle bir oyuncu deðildir: o, bir yandan geçmiþi yeniden anýmsatmak istememektedir (Asya’nýn Japonya tarafýndan iþgali), diðer yandan da Amerikan hakimiyetini kabul etmektedir. Ama, diðer beþ jeo-stratejik oyuncu Washington’un çýkarlarýnýn aleyhine olabilecek projeler oluþturmuþlardýr ve bunu gerçekleþtirebilecek belirli bir kapasiteye sahiptirler. Birleþik Devletlerin amacý, bu ülkelerin bazýlarýna bölgesel rol tanýyarak, onlarýn dünya ölçeðinde gerçek oyuncular ve Birleþik Devletlerin rakipleri durumuna gelmelerini engellemek olacaktýr.
Yedinci tez. Bu stratejinin merkezi düðümü, Avrasya’nýn merkezinde hakim bir ulusun oluþmasýný engellemektir. Bu kýta dört bölüme ayrýlabilir: batý (Avrupa), doðu (Doðu-Asya), merkez (Rusya) ve güney (Ortadoðu). En stratejik nokta olan merkez, Doðu ve Batýnýn birbirleriyle birleþmelerine ve fiili olarak bölgeyi kontrol etmelerine olanak tanýr. Dahasý, dünyanýn bu parçasýnda bulunan ve ölmüþ olan Sovyetler Birliði’nin bir sonucu olan bugünkü devletin sunduðu güvenlik azdýr. Bundan dolayý, bu kýtanýn kalbinde ortaya çýkacak düþman bir güç Washington için en büyük tehlikeyi oluþturmaktadýr: “Merkezin batýyla iliþkilerini kopardýðý ve kendi inisiyatifini geliþtiren dinamik bir bütünün ortaya çýktýðý ve ondan sonra güney üzerinde kontrol saðladýðý ya da en önemli doðu ülkesiyle (Çin kastediliyor) pakt kurduðu zaman Amerika’nýn Avrasya’daki konumu büyük ölçüde zayýflayacaktýr. Bu nedenledir ki, Brzezinski, ayný zamanda, bugünkü Rusya’nýn daðýtýlmasý çaðrýsýnda bulunmaktadýr. “Avrupa Rusya’sýndan, bir Sibirya cumhuriyetinden ve bir Uzakdoðu cumhuriyetinden oluþan daha açýk bir Rusya konfederasyonu, Avrupa’yla, yeni Orta-Asya devletleri ve Doðu ile daha kolay ekonomik baðlar geliþtirebilir. Bu üç bütünün her biri, Moskova’nýn aðýr bürokrasisi tarafýndan yüzyýllarca baský altýnda tutulan kendi yaratýcý potansiyellerinden de yararlanabilir.”
Sekizinci tez. Birleþik Devletler, Avrupa’da, Alman korumasý ve Fransýz desteði altýnda gerçekleþen Avrupa’nýn geniþlemesini desteklemelidir. Brzezinski, bu anlayýþýn temellerini ayrýntýlý olarak tanýmlýyor: “Bugün, Avrupa’nýn yeni bir iþlevi vardýr. O, demokrasinin dünyanýn bu bölümünün doðusuna doðru geniþlemesi için bir sýçrama tahtasýdýr.” Sorun, gerçekte, bu Birliði Birleþik Devletlerin lehine olacak bir alet durumuna getirmektir. Ama, Fransa Avrupa’da hakim olduðu zaman bunun gerçekleþmemesi riski vardýr; çünkü, Fransa baðýmsýz olma yönünde güçlü bir istence sahiptir ve Avrupa’yý bu anlamda yönlendirebilir. Bu nedenle, Avrupa’yý Almanya geniþletmelidir. Ama, bunu tek baþýna yapabilecek denli güçlü olmadýðýndan, Paris onu desteklemelidir. Bu birlik, Rusya hükümetinin çanýna ot týkamaksýzýn, Doðuya doðru olabildiðince geniþlemelidir. Bugün öngörülen ülkelerin yaný sýra, Ukrayna da bu birliðin bir parçasý olmalý. Birleþik bir Avrupa’nýn kuruluþunda Almanya’ya böylesi bir merkezi rol vererek, Birleþik Devletler, Brzezinski’ye göre, bu ülkenin rolünü açýkça bölgesel düzeyle sýnýrlamaktadýr: Avrasya kýtasýnýn batý bölümünde hakim olmak. Böylece, Almanya’nýn dünya hakimiyeti için çalýþmasýný engellemiþ olacaklardýr.
Dokuzuncu tez. Çin ve Japonya’nýn varolduðu batý (doðu olmalý-ç.n.) Asya, potansiyel olarak istikrarsýzdýr. Burada, Avrupa’dakine benzer bir örgüt yaratýlmalý ve bunun temelini bu iki ülke oluþturmalýdýr. Dünyanýn bu bölümü en dinamik büyümeyi yaþamaktadýr. Ama, bu, arzular da yaratmaktadýr. Çin büyük bir bölgesel güç olmaktadýr. Onun Rusya’yla iþbirliði yapmasýný engellemek gerekir; çünkü, o durumda, o, bu ittifakta hakim rol oynayabilir ve bu, Washington karþýsýnda düþmanca bir tutumun alýnmasýna neden olabilir. Bu, Birleþik Devletler bakýmýndan, ne pahasýna olursa olsun engellenmelidir.
Onuncu tez. Karadeniz’le Moðolistan arasýnda uzanan bölge Birleþik Devletlerin dünya hakimiyeti için en istikrarsýz ve en tehlikeli bölgedir. Bir bütün olarak bu bölge, devasa petrol, gaz, altýn ve diðer maden rezervlerine sahiptir. Bu durum, açgözlülüðü tahrik etmekte ve bu kaynaklar üzerinde kontrol sahibi olan devlete güç vermektedir. Dünyanýn bu parçasý, Rusya, Türkiye ve Ýran gibi bölgesel güçler için dayanak noktasý olabilecek bir milliyetler kümesidir de. Brzezinski, Amerikan politikasýný o durumda þöyle tanýmlamaktadýr: “Amerikanýn en önde gelen çýkarý, tek baþýna hiçbir gücün bu jeo-politik alanda kontrol sahibi olmamasýný garanti altýna almayý içermektedir; dünya topluluðu bu bölgeye sýnýrsýz ekonomik ve mali giriþ hakkýna sahip olmalýdýr. Bu jeo-politik çoðulculuk, yalnýzca, kara ve deniz taþýmacýlýðý ve Akdeniz’le Oman Denizi arasýndaki boru hatlarý þebekesi bu bölgeyi dünya ekonomisinin en önemli merkezlerine baðladýðý zaman kalýcý bir gerçeklik olacaktýr.” Bunun tamamen Rusya dýþýnda gerçekleþtiðini kaydetmek gerekir. Hiçbir yanlýþ anlamaya olanak vermemek için, Brzezinski þunu ekliyor: “Rusya’nýn (bölgeye) giriþ tekelini koruma çabalarýna karþý direnmek gerekir; çünkü, bu, bölgesel istikrara zarar vermektedir.” Bu nedenle, o, keza, Türkiye’nin de Avrupa’ya katýlmasýný ve Birleþik Devletlerin Ýran’a karþý daha uzlaþýcý bir politika uygulamasýný arzulamaktadýr.
Brzezinski’nin kitabý, dünya sahnesinde olanlarý kavramak ve Amerika’nýn dünya hakimiyeti politikasýna karþý savaþým yürütmek isteyenler için temel bir öneme sahiptir. Ama, bu yazarýn söylediði her þey doðru olarak kabul edilmemeli. Öncelikle, hiçbir sýnýf çözümlemesi yok. Ve, mantýklýdýr bu. Zira, Brzezinski, hakim Amerikan sýnýfýnýn çýkarlarýný temsil etmektedir ve bunun tek bir amacý vardýr: Amerika’nýn dünya hakimiyetinin sürüp gitmesini garanti altýna almak. O, gezegenimizi bugüne dek yöneten Amerikan emperyalizminin stratejik amaçlarýný betimlemektedir. Bundan dolayý, bu kitap oldukça ilginçtir. Brzezinski, devletlere bütün þeyler olarak bakmaktadýr. Kapitalist ya da sosyalist sistemin hiçbir çýkarý yoktur. Her þey ulusal çýkar gözlüðünden görülmektedir. Bundan sonra, ekonomik çýkarlar, onun açýsýndan, ikinci plana kaymaktadýr. Ama, uzun erimde, zengin ülkeleri dünyanýn paylaþýlmasý savaþýmýna kýþkýrtacak olan ekonomik geliþmelerdir. Almanya ve Japonya, Birleþik Devletlerin sadece geçici baðlaþýklarýdýr. Bu iki ülkenin burjuvazisi, dünya hakimiyetine ulaþmak için, yavaþ yavaþ kendi stratejilerini geliþtireceklerdir. Onlarý buna kapitalist ekonomik geliþme zorlamaktadýr. Savaþ, Brzezinski’nin söylediði gibi, “yalnýzca yoksul halklarýn sahip olabilecekleri bir lüks; daha ayrýcýlýklý olanlarýn ise, onlarý öz imhaya götürebilecek olan teknolojik kapasiteleri ve kendi çýkarlarýný savunma istençleri tarafýndan frenlendikleri” bir þey deðildir. Emperyalistler, çýkarlarýný gerçekleþtirmek istedikleri ve diðer araçlar baþarýsýzlýða uðradýklarý zaman savaþa baþvururlar. Birleþik Devletlerin Irak’a karþý saldýrganlýðý bunu göstermektedir. Bu emperyalist savaþtýr; ama, Brzezinski bu konuda tasalanmýyor. Savaþ, kendilerine vurulan boyunduruktan kendilerini kurtarmalarý için, yoksul ülkeler bakýmýndan de ayrýcalýklý bir silahtýr. O zaman, devrimci bir savaþtan ya da bir ulusal kurtuluþ savaþýndan söz ederiz. Brzezinski, ne pahasýna olursa olsun, bu sonuncusunu engellemek istiyor ve kitabý da buna karþý yazýlmýþtýr.
* Bu yazý, Belçika’daki Marksist Çalýþmalar Enstitüsü tarafýndan yayýnlanan “Marksist Çalýþmalar” kitap dizisinin 45.sayýsýnda (Ocak-Mart 1999) yayýmlanan yazýnýn Felemenkçe’den çevirisidir. Önde gelen emperyalist ideologlardan Brzezinski’nin sözü edilen kitabý (“Büyük Satranç Tahtasý, Amerika’nýn Önceliði ve Onun Jeo-stratejik Gerekleri), diðer þeylerin yaný sýra, ABD emperyalizminin dünya egemenliði politikasýna ve Avrasya’nýn bu politikada oynadýðý ve oynamasý gerektiði düþünülen role iliþkin sorunlarý ele alýyor.
|
 |
|
|
|