 |
MARKSÝZM VE "EKONOMÝK ANARÞÝZM" (Tarihsel Kapitalizm Karþýsýnda Marksizm) K.Erdem
I-Giriþ
Marksizm ciddi bir teorik sorunla karþý karþýya kalmýþtýr ve bu sorun karþýsýnda doðru bir teorik tutum almaksýzýn ne politik hareketin saðlýklý bir biçimde partileþmesi ne doðru bir iktidar perspektifinin oluþturulmasý ve ne de dünya sosyalist devriminin çeþitli stratejik aþamalarýnýn gelecekte birbirine baðlanmasý mümkündür.
Bugün Marksizm'in genel olarak tarihsel kapitalizm ve özel olarak da sermayenin uluslararasýlaþmasý yani küreselleþme karþýsýnda en önemli sorunu,bu tarihsel fenomene karþý teorik ve politik olarak nasýl bir tutum alacaðýdýr.
Bu noktada üç temel tutum göze çarpmaktadýr:
1-Kapitalizmi temelde "hemen" reddetme ve onun politik üst kurumlarýný þiddet yolu ile yýkarak "hemen sömürüye" son verme anlayýþýdýr.Þiddet yolu ile iktidarý ele geçiren hareket "hemen bir dizi kamulaþtýrma" yoluyla kapitalistleri mülksüzleþtirecek ve "sosyalist inþaaya" baþlayarak sýnýflarý ortadan kaldýrmaya baþlayacaktýr.Bu anlayýþa göre sosyalist inþaa için tarihsel temel mevcuttur ve tek eksik devrimci irade eksikliðidir vede politik iktidarýn fethi bunu olanaklý kýlacaktýr.Yine bu anlayýþa göre, sanayiinin tarihsel olarak ortaya çýktýðý her yerde sosyalist inþaa için gerekli tarihsel altyapý mevcuttur. Bu makalede eleþtiri konusu olan ve "ekonomik anarþizm" adýný verdiðim eðilim tam da bu eðilimdir vede kökenleri Ekim Devrimi'ne ama özellikle de Lenin'e kadar uzanýr.Aslýnda bir tür "Sol Komünizm"dir ve bu eðilimin altýnda Marksizmin eksik ve yanlýþ yorumlanmasý yatmaktadýr.
2-Ýkinci eðilim, "ekonomik anarþizm"in tam tersi olan bir eðilimdir. Bu eðilim komünizmin çok uzak bir tarihsel hedef olduðunu ileri sürerek daha çok reformlar için mücadelenin esas alýnmasýný ve bu temelde bir politik mücadelenin yürütülmesini savunmaktadýr.Bu eðilim giderek liberalizme evrilerek burjuva demokrasisini kendisine temel bir toplumsal hedef olarak koymaktadýr.Bu eðilimin en geliþmiþ biçimi giderek sosyal demokrasi ile birleþmeye varýr ve bu temelde büyük sermayenin uzantýsý durumuna düþer.Bu eðilim tarihsel konumlanmasýný burjuva demokrasisi perspektifi temelinde oluþturduðu için belirli bir süre sonra büyük sermaye ile uzlaþmasý ve burjuva demokrasisi içerisinde erimesi kaçýnýlmazdýr.Bu noktada bu eðilim için çok önemli bir sorun belirir:burjuva demokrasisinin dünya çapýnda tarihsel bir krizinin belirdiði durumlarda bu eðilim baþarýlý olmaktan uzak kalýr ve genellikle iktidarý elinde tutma yeteneði gösteremez.
3-Üçüncü eðilim ise aslýnda daha ortada yoktur ve giderek önce ideolojik bir eðilim olarak doðmaktadýr. Bu eðilime göre komünist hareket kapitalizmin tarihselliði noktasýnda ciddi hatalar yapmýþtýr ve Marx'ýn teorisinin özünü yeterince kavramamýþtýr.Bundan dolayý kapitalizmin tarihselliði karþýsýnda idealist bir tutum benimsemek durumunda kalmýþtýr.Bu idealist tutumun en belirgin biçimi ise "ekonomik anarþizm"dir. Ekonomik anarþizm kapitalizmin tarihselliðini yadsýdýðý için dogmatik bir biçimde toplumun nesnel eðilimlerine ya engel olmaya çalýþýr ya da zamansýz bir þekilde onu ortadan kaldýrmaya çalýþýr.Bunun sonucu ise her zaman büyük acýlar ve hüsran olmuþtur ve bundan sonra da aynýsý olacaktýr.
Diðer her iki eðilimden farklý olarak bu son eðilim gerçek bilimsel Marksist eðilimdir ve temel önermesi þudur: Kapitalizm tarihsel sýnýrlarýna daha varmamýþtýr ve bundan dolayý komünist iktidarlarýn daha uzun süre kapitalist ekonomiyi komünizm sýnýrýna kadar kumanda etmesi kaçýnýlmazdýr.Bu noktada bütün sorun belirli bir dönem,dünya sosyalist devrimi perspektifini kaybetmeden ve emperyalist sistem içersinde erimeden komünist hareket ile kapitalist ekonominin belirli bir süre nasýl baðdaþtýrýlacaðýný bilmektir.
Bu noktanýn ilk bakýþta komünistlerin büyük bir öfkesini çektiðini biliyorum ancak sorunun derinliðine inildiðinde baþka bir seçeneðin olmadýðý görülecektir.
II-"Ekonomik Anarþizm"in Ýdeolojik Kökenleri Bu ideolojiye karþý kendi düþüncelerimizi ortaya koymadan önce bu ideolojinin ne olduðunu ve ideolojik kökenlerinin nereye dayandýðýný ele almamýz gerekmektedir.
Marksizm ilk ortaya çýktýðý andan itibaren Anarþizm ile çok köklü bir ideolojik ve politik mücadeleye giriþmiþti.Bu mücadele kaçýnýlmazdý da. Çünkü Anarþizmin devrimci hareket içerisinde çok güçlü bir ideolojik ve politik etkisi mevcuttu ve bu durum hareketi sürekli yanlýþ yollara saptýrýyordu. Marx daha teorik çalýþmalarýnýn ilk dönemlerinde Anarþizmin babasý sayýlan Proudhon ile ideolojik mücadeleye giriþti ve bu ideolojinin temel ilkelerini köklü bir eleþtiriye tabii tuttu. I.Enternasyonal döneminde de bu mücadele sürdü ama ondokuzuncu yüzyýlýn sonuna gelindiðinde bütün Kýta Avrupa'sýnda Anarþizm ideolojik olarak yenilgiye uðratýlmýþtý ve iþçi sýnýfý hareketi içerisindeki etkisi azaltýlmýþtý.Ekim Devrimi onun dünya çapýnda yenilgisini tamamladý.Ancak bir çok kiþinin gözünden kaçan çok önemli bir þey oldu :Anarþizm biçim deðiþtirmiþti ve Marksizm içerisine sýzmýþtý.
Marksizm içerisinde Anarþizmin etkilerinin güçlü bir þekilde belirmesi Ekim devrimi sýrasýnda olmuþtur. Bolþevik hareketin ideolojik ve politik eksikliklerinin ve hatalarýnýn yerini anarþik düþünce ve politika doldurmuþtur.Anarþizm Bolþevik hareketin oportünist günahlarýnýn bir tür cezasý olmuþtur.Lenin bu tespiti "Sol Komünizm"de Bolþevik hareketin dýþýndaki komünist hareket içerisindeki oportünizmi karakterize etmek için kullanmýþtý ama daha yakýndan bakýldýðýnda bu Bolþevik hareket için de geçerlidir. Aslýnda Bolþevik Parti'nin kendisi özellikle "Savaþ Komünizmi" ile birlikte "Sol Komünist" bir çizgiye kaymýþtý ama baþka biçimde ve baþka bir tarihsel düzeyde.
Lenin "Sol Komünizm"de Enternasyonal içerisinde daha muhalefette olan komünist örgüt ve partilerin stratejik ve taktik yetersizliklerinin bir ürünü olan Solculuðu eleþtiriyordu.Bolþevikler iktidar öncesi olan bu dönemi az çok iyi bir þekilde atlatmýþlardý.Bu noktada deneyimliydiler.Ancak Lenin bu eleþtiriyi yaptýðý sýrada Bolþevik Parti de "Sol Komünizm"in bir baþka biçimi olan bir sapma içerisindeydi.Bu Solculuk iktidardaki komünist hareketin yetersizliðini ve yanlýþlýðýný yansýtan bir özelliðe sahipti. Ýktidardaki bu komünist hareketin yetersizliði ve yanlýþlýðý anarþizmin eðilimleri tarafýndan doldurulmuþtu ve bu durum bir çok kimsenin gözünden kaçtý.Ýktidardaki Bolþevizmin politikalarý da komünizmin bir tür çocukluk hastalýðýydý.
Peki iktidar döneminde komünist hareket saflarýnda beliren bu Sol Komünizm'in ana çizgileri nelerdi?
Ýktidardaki Sol Komünizm aslýnda öz itibari ile muhalefetteki Solculuðun aynýsýydý ancak burada sorun daha karmaþýktý.Lenin III.Enternasyonal'de muhalefetteki komünistleri daha esnek taktikler kullanmadýklarý için eleþtiriyordu.Burjuvazi ile proletarya arasýnda tayin edici mücadelenin daha ortada olmadýðý bir dönemde ya da baþka þekilde ifade edilirse proletaryanýn toplumsal ölçekte burjuvaziyi devirecek kadar güçlü olmadýðý bir dönemde proletaryanýn halkýn büyük kitleleri ile baðlarýný geliþtirmesi için cepheden mücadeleden kaçýnmasý gerektiðini ve bunun için de esnek mücadele taktiklerine baþvurmasý gerektiðini belirtiyordu. Ama iþin ilginç tarafý ayný durum Bolþevik iktidarýn emperyalistler karþýsýndaki tutumu için de geçerliydi. Anarþik düþüncenin Bolþevik hareket içerisine sýzmasý,Bolþeviklerin ekonomi teorisindeki yetersizliklerinin ve bu yetersizliðin neden olmuþ olduðu politikalarýn sonucudur. Emperyalist ekonominin yeterince bilince çýkarýlamamasý ve Rus ekonomisinin bu emperyalist ekonomi içerisine doðru bir þekilde yerleþtirilememesi,Bolþevikleri aþýrý iradeci ve idealist politikalara sürüklemiþ ve bu temelde komünist hareketin yozlaþmasýna neden olmuþtur. Bu noktayý biraz daha açmak gerekir ve çok önemli bir soru sorarak devam edelim:Ekim Devrimi sýrasýnda Bolþevik iktidarýn en önemli hatasý neydi? Hiç kuþkusuz Ekim Devrimi sýrasýnda Bolþevikler bir çok hata yapmýþlardý ancak bütün diðer hatalarýn tetikleyicisi olan temel önemde bir hatayý emperyalist sermaye karþýsýnda almýþ olduklarý yanlýþ tutumla yaptýlar.Emperyalist sermaye karþýsýnda yanlýþ tarihsel konumlanma, adým adým Bolþevik iktidarý önce uçurumun kenarýna getirdi ve daha sonra da politik ölümüne yolaçtý.
Peki bu temel önemdeki hatanýn genel çizgileri nelerdi?
Bolþevik iktidarýn en önemli hatasý , emperyalist sermayeye dünya ekonomik ve politik güç dengesini hesaba katmadan cepheden saldýrma gafletine düþmüþ olmasýdýr. Bu cepheden saldýrýnýn en önemli ayaklarýný,Rusya'da emperyalist sermayenin kamulaþtýrýlmasý, emperyalistlere olan borçlarýn iptali ve dýþ ticaret tekelinin oluþturulmasý oluþturuyordu.Bolþevik iktidar bu önlemler ile tarihsel açýdan tek baþýna altýndan kalkamayacaðý bir toplumsal yükün altýna girdi.
Partinin ve devletin yapýsý bu tarihsel yüküm altýnda giderek ezilmeye baþladý ve bürokratik merkeziyetçilik bu yapýnýn bozulmasýnýn ifadesi olarak ortaya çýktý.
Bilimsel komünizm ile Anarþizm ideolojik anlamda devlet kavramý etrafýnda uzun bir dönemden beri köklü bir þekilde ayrýþmýþlardý.Neredeyse bu ayrýþmanýn kökenleri Komünist Manifesto'ya kadar uzanýr. Ancak komünist hareket ile Anarþizmin yollarý köklü bir þekilde ekonomik sorunlar etrafýnda kesiþmiþtir. Ekim devriminden sonra Bolþeviklerin ekonomi politikalarýnýn onda dokuzu Marksizmin deðil Anarþizmin ekonomi politikalarýdýr.
Anarþizmin en önemli özelliði zamansýz bir biçimde bazý sosyal önlemlere baþ vurmasý ve bunu da aþýrý iradeci bir þekilde yapmaya çalýþmasýdýr.Bu zamansýz önlemler genellikle küçük-burjuvazinin dar görüþlülüðünü ve aceleci yapýsýný ortaya koyar.
Bolþeviklerin Ekim devrimi sýrasýnda uygulamýþ olduklarý þu politikalar komünist olmaktan ziyade anarþik bir karaktere sahiptir: Emperyalist sermayenin kamulaþtýrýlmasý, yabancý borçlarýn iptali, paranýn kaldýrýlmaya çalýþýlmasý ve bunun için devalüasyonun Ruble'nin toplumsal itibarýný yokedene kadar arttýrýlmasý.Öyle ki çok ilkel deðiþim biçimi olan trampa sistemi devreye sokuldu. Emek zamanýnýn ve bununla birlikte de toplumsal sermayenin iradi bir þekilde sektörler arasýnda komünist ekonomi adý altýnda daðýtma giriþimi. Bütün bu önlemlerin Marksist politika ile uzaktan yakýndan ilgisi yoktu. Küçük-burjuva kafa karýþýklýðýnýn bir sonucundan baþka bir þey deðildi. Bu kafa karýþýklýðý çok kýsa bir zaman sonra Rus ekonomisinde bir anarþik yapýnýn ve bunun neden olduðu korkunç bir toplumsal yýkýmýn ortaya çýkmasýna neden oldu. Ýþte bu andan itibaren anarþik politika onun tam tersi olan bürokratik eðilimin geliþmesine ve güçlenmesine neden oldu. Anarþizmin yýkýcý etkisinin dengelenmesi ve bu etkilerin sýnýrlanmasý ancak bürokratik gücün devasa boyutlarda harekete geçirilmesi ile önlenebilirdi ki bu sefer de Bolþevik siyasete bürokratik anlayýþýn ve pratiðin yoðun bir þekilde egemen olduðu görüldü.
Bugün de dünya komünist hareketi içerisinde Bolþeviklerin yanlýþ düþünce ve pratiklerinin ideolojik etkileri yoðun ve hatta egemen konumdadýr ve modern revizyonizminin temel özelliklerini yansýtmaktadýr.Bugün Lenin ve Bolþeviklerin hatalarý günümüz modern revizyonizminin temelini teþkil eder ve buna karþý ideolojik ve politik mücadele bugün komünist hareketin temel görevlerinden bir tanesini oluþturur.
Bolþevik teori ve pratik içerisine sýzan anarþizm ,Bolþevik hareketin ideolojik yetmezliðinin ürünüydü.Bu yetmezliðin en önemli noktalarýndan bir tanesi de kapitalizmin tarihselliði ve genel çerçevesinin yeterince kavranamamasýydý. Bu durum kapitalizmin çeþitli tarihsel aþamalarýnýn atlanmasýna neden oluyordu ve Bolþevik hareketi nesnel tarihsel süreçlerden kopararak tarihsel görev ve hedeflerinin yanlýþ ele alýnmasýna götürüyordu ki bu durum idealist felsefi anlayýþýn ve yabancýlaþmanýn pençesine düþmekle eþanlamlýydý. Gerçi Lenin Ekim devriminden hemen sonra bir kaç makalesinde sorunu görmüþ ve kapitalizmin hangi tarihsel aþamalarýnýn birbirini izlediði sorusunu sormuþ ama bu sorunu çözememiþtir.
Peki Marx sorunu nasýl ele almýþtýr bir de ona bakalým.
III-Marx ve "Ekonomik Anarþizm" Bolþevizm içerisine sýzan Anarþizm,kapitalizmin çeþitli ekonomik aþamalarýnýn atlanmasý ile karakterizeydi. Bu durum komünist hareketin hedeflerinin, görevlerinin ve araçlarýnýn saptýrýlmasýna neden oluyordu ve hareketin unsurlarýnýn birbirleriyle olan doðru orantýlarýný koparýyordu.
Bolþevizm içerisindeki anarþizmin temel tarihsel nedeni komünist bilinç eksikliðinin sonucuydu ki bu eksikliðin temel noktasýný Marx'ýn ekonomi teorisinin yeterince kavranýlmamasý oluþturuyordu. Marx'ýn teorisinin bazý temel noktalarýný anlamadan sorunun doðru ele alýnmasý mümkün deðildir.
Bolþevikler bir çok noktada Marx'ýn ekonomi teorisini tahrif ettiler. Bunlardan bir kaçýný sayarsak: Komünist emek ile kapitalist emek arasýndaki nitelik farkýný anlamadýlar. Bölüþümün yapýsýnýn üretimin yapýsýna baðlý olmasýný;Kamulaþtýrma ile sosyalleþtirme arasýndaki farký; Marx'ýn teorisindeki soyut kapitalizm ile içinden geçilen süreçteki somut kapitalizm arasýndaki tarihsel farký anlamadýlar.
Bolþevik teorinin en önemli zaafý komünist toplumun yapýsýna olan teorik yaklaþýmdaki yanlýþlýktý.Bolþevikler komünist toplumun tam olarak neye benzediðini,kapitalist toplum ile temel ayrým çizgilerinin neler olduðunu bilmiyorlardý.Bu sorunun altýnda yatan en önemli neden ise kapitalizmin mantýðýnýn tam olarak kavranýlmamasýydý. Çünkü komünizmin temel özelliklerini kapitalizmin temel özelliklerinin mantýksal ve tarihsel sýnýrýna kadar götürülmesi verebilirdi ancak. Bu ise Marx'ýn teorisinin tamamýyla içselleþtirilmesi ve bilince çýkarýlmasý ile mümkündü.
Bolþeviklerin bu noktada en önemli yanlýþý Marx'ýn teorisindeki soyut ya da tarihsel sýnýrlara gelmiþ olan kapitalizm ile kendi çaðlarýndaki kapitalizmin tamamen örtüþtüklerini sanmalarýydý.Lenin emperyalizm teorisinde bunu açýkça belirtmiþti ve o zamanki emperyalizmin kapitalizmin en yüksek aþamasý olduðunu belirtmiþti.Bir kere bu ölçüyü koyduktan sonra,mantýðýn diðer bölümlerini buna göre tartmasý ya da "kesmesi" kaçýnýlmazdý.Ölçü doðru olduðunda bütün sonuçlar doðru çýkacaktý ancak yanlýþ olduðunda da bütün sonuçlar yanlýþ çýkacaktý ki bu ikincisi oldu.
Marx kapitalizmi analiz edebilmek için onu en genel biçimiyle tasavvur etmek zorundaydý. Zaten öyle de yaptý ve bu durumu þöyle belirtir:
" Bir ulusun, lüks mallarýný, üretim araçlarýna ya da tüketim maddelerine ve bunun tersine aracýlýk eden dýþ ticareti burada hesaba katmýyoruz. Ýnceleme konumuzu, kendi bütünlüðü içersinde, yani bozucu yan etkilerden arýnmýþ olarak incelemek için, bütün dünyayý tek bir ulus gibi ele almak ve kapitalist üretimin her yerde yerleþmiþ ve bütün sanayi kollarýna elatmýþ bulunduðunu varsaymak zorundayýz." (Marx,Kapital,cilt-I,s596,dipnot, Sol Yayýnlarý)
Bu noktada çýkaracaðýmýz en önemli teorik sonuç þudur: Ne Lenin döneminde ne de þimdi içinden geçtiðimiz süreçte nesnel kapitalizm, Marx'ýn teorisindeki soyut kapitalizmin tarihsel sýnýrlarýna kavuþmamýþtýr.Bugünkü kapitalizm dahi tarihsel ömrünü doldurmamýþtýr.Yani önünde daha tarihsel olarak geliþecek önemli bir zaman dilimi mevcuttur.
Madem ki nesnel kapitalizm hala daha tarihsel olarak Marx'ýn soyut kapitalizminin altýnda kalmaktadýr ve ikisi arasýnda bir tarihsel boþluk vardýr,o halde ne yapýlmalý? Kapitalizmin çeþitli tarihsel aþamalarýný atlamak mý gerekir yoksa bu aþamalarýn gereðini baþka biçim altýnda yerine mi getirmek gerekir? Marx Kapital'in birinci cildine önsöz yazdýðýnda gelecekteki komünistlerin hatalarýný sanki görmüþtür ve onlarý þöyle uyarmýþtýr:
"Bir ulus, öteki uluslardan birçok þeyler öðrenebilir ve öðrenmelidir de. Bir toplum, kendi hareketinin doðal yasalarýný ortaya çýkarmak için doðru yola girmiþ olsa bile —bu yapýtýn son amacý da, zaten modern toplumun ekonomik hareket yasasýný ortaya çýkarmaktýr— bu toplum, normal geliþmesinin birbirini izleyen aþamalarýnýn ortaya koyduðu engelleri, ne gözüpek sýçrayýþlarla temizleyebilir, ne de meþru yasalarla ortadan kaldýrabilir. Ancak doðum sancýlarýný kýsaltabilir ve azaltabilir. " (Marx,Kapital cilt-I, Almanca birinci baskýya Önsöz)
Marx bu alýntýda çok açýk bir þekilde kapitalizmin çeþitli tarihsel aþamalarýnýn atlanamayacaðýný belirtmiþtir ki doðrusu da budur. Kapitalizmin çeþitli aþamalarýný atladýklarýný zannedenler aslýnda farkýnda olmadan baþka bir biçin altýnda bu aþamalarýn pençesine düþmüþlerdir.
Marx kapitalist emek ile komünist emek arasýndaki nitel ayrýma da dikkat çekmiþ ve bu ikisi arasýndaki farký teorik olarak þöyle koymuþtur:
“Evrensel emek ile ortaklaþa emek arasýnda bir ayrýmýn yapýlmasý yerinde olur. Her iki tür emekte, üretim sürecinde kendi rollerini oynar, birbiri içerisine geçer, ama her ikisi gene de farklýdýrlar. Evrensel emek, her türlü bilimsel emek, keþifler ve buluþlardýr. Bu emek kýsmen, canlý emeðin elbirliðine, kýsmen de daha önce yaþamýþ kimselerin emeklerinden yararlanmaya dayanýr. Öte yandan, ortaklaþa emek ise, bireylerin doðrudan doðruya elbirliði yapmalarýdýr.” (abç) (Marx, Kapital-III, Sf. 96,Sol Yayýnlarý)
Bu alýntýda Marx'ýn evrensel emek (komünist) ile ortaklaþa emek (burjuva) arasýndaki iliþkiyi dünya çapýnda cereyan eden bir süreç olarak ele aldýðý ve bu süreçleri dünya pazarý olgusuyla birleþtirdiði unutulmamalýdýr. Marx burada o kadar ince bir analiz yapmýþtýr ki, üretim araçlarýnýn sosyalleþmesini "iþçi sýnýfýnýn elinden çýkmasýna" dahi baðlamýþtýr. Yani üretim araçlarý belirli bir süre kamulaþtýrýlsa dahi bu durumun özel mülkiyet iliþkilerine son vermeyeceðini ve iþçi sýnýfýnýn devlet kapitalizmi biçiminde özel mülkiyetinin devam edeceðini belirtmiþtir. Marx üretim araçlarýnýn sosyalizasyonundan iþçi sýnýfýnýn özel mülkiyeti de dahil her türlü özel mülkiyetin ortadan kalkmasýný anlamaktadýr. O zaman Marx'ta sorun açýk ve nettir: Kapitalizmin çeþitli tarihsel aþamalarý atlanamaz ve komünist hareketin tarihsel görevi, komünist toplum perspektifini kaybetmeden,kapitalizmin bu tarihsel aþamalarýnýn gereklerini yerine getirmektir.
IV- Dünya Komünist Hareketi ve Liberalizm Yukarýda yazdýklarýmýzdan sonra Dünya Komünist Hareketi'nin (DKH) temel sorununun ne olduðu çok açýk bir þekilde ortaya çýkmýþtýr. Komünist hareket kapitalizmin çeþitli tarihsel aþamalarýný atlama hastalýðýna tutulmuþtur ve bu durum onun burjuvazi karþýsýnda yanlýþ konumlanmasýna götürmüþtür. Bu duruma son vermek ancak komünist hareketin kendisini kapitalizmin tarihselliðine adapte etmesi ile mümkündür.
Bu noktada soruna yaklaþýmýmýzýn özünü, Marksizmin devlet sorunu karþýsýndaki ilkesel tutumunun bir benzeri oluþturacaktýr.
Marksistler ile anarþistler arasýndaki temel ilkesel ayrýmýn, sýnýfsýz topluma doðru giderken,geçiþ dönemi olan proletaya diktatörlüðü döneminde devletin varlýðý etrafýnda döndüðünü herkes bilir.Anarþistler geçiþ döneminde devletin zorunluluðunu yadsýyarak ütopik ve maceracý bir duruma düþerler. Marx geçiþ döneminde devletin zorunluluðunu kabul ederken bunun burjuva emeðin kaçýnýlmaz sonucu olduðunu belirtmiþtir. Yani Marx çok doðru olarak emeðin yapýsý ile onun üstyapýdaki tezahürü arasýnda bir iliþki kurmuþtur (Bakýnýz Gotha Programý'nýn Eleþtirisi'ne).
Marx'ýn emeðin yapýsý ile onun üstyapýdaki kaçýnýlmaz tezahürü arasýndaki iliþkinin bir benzerini kapitalizmin kendi içerisindeki çeþitli aþamalara da uygulamak gerekir.
Bu noktayý biraz açmak gerekir.
Yukarýda da belirttiðimiz gibi,komünistlerin en büyük hatasý,üretici güçlerin düzeyi elvermediði halde kapitalizmi kaldýrmaya çalýþmalarý ve bundan dolayý da çok aðýr bir tarihsel yükün altýna girerek hareketin amaç ve araçlarýnýn saptýrýlmasýna ve yozlaþmasýna neden olmalarýdýr.
Komünistler tek ekonomik aþamalarý atlamadýlar ama politik aþamalarý da atladýlar. Ekonomik aþamalarýn atlanmasýnýn bir diðer politik sonucu da burjuva demokrasisinin atlanmasý oldu.Komünistler Komün ve Sovyet sistemi ile burjuva demokrasisinin tarihsel olarak aþýldýðýný ileri sürdüler ve bu politik biçimlerin burjuva demokrasisinden daha üstün bir politik sistem yaratacaðýný iddia ettiler. Soyut ve teorik olarak doðru olmasýna karþýn çok önemli bir nokta eksikti: Hangi ekonomik temel ile?
Üstün bir politik sistem ancak üstün bir ekonomik temel üzerinde yükselebilirdi.Daha burjuva bir ekonomik içeriðe sahip olan bir toplum nasýl burjuva demokrasisinden daha üstün bir politik yapý kurabilirdi? Ekonomik temel ile politik üstyapý arasýndaki bu mantýksal iliþki çoðu zaman yok sayýldý. Rusya'daki bürokratik diktatörlük tekelci devlet kapitalizmi temelinde yükselen ve onun geniþletilmesini öngören bir yapýya sahipti. Burjuva demokrasisinden oldukça geri,kendi içerisine kapalý ve dünya pazarýnýn geliþimine belirli bir andan itibaren ayakbaðý olan bir yapýya sahipti ve bunun sonucunda da yýkýldý zaten.
O zaman dünya ve tarihsel çapta,komünist hareketin ayaða kalkabilmesi,sürekliliðini koruyabilmesi ve dünya burjuvazisi karþýsýnda politik savaþýmýn hegemonyasýný ele geçirebilmesi için çok köklü olarak ne yapmasý gerekmektedir?
Komünist hareketin bu sorunlarýn üzerinden gelebilmesi için çok dikkatli bir þekilde komünizm perspektifini kaybetmeden liberalizmi ekonomik ve politik olarak kendi ekonomik ve politik programý içerisine yerleþtirmelidir.Bugün bütün sorun belirli bir dönem boyunca komünist hareket ile liberal ekonomi ve onun kaçýnýlmaz sonucu olan burjuva demokrasisinin nasýl baðdaþacaðý sorunudur.
Dünya komünist hareketi belirli bir dönem kendisini liberal ekonomi ve burjuva demokrasisine uyarlamadan kesinlikle sorunlarýný çözemeyecek ve ileriye sýçrama gücünden yoksun kalacaktýr.
Bugüne kadar sosyalist devrim anlayýþý hep yanlýþ anlaþýlmýþtýr.Sosyalist devrim ile politik iktidarý ele geçiren proletaryanýn burjuvaziyi mülksüzleþtirecek bir iradeye sahip olacaðý varsayýlýyordu.Ýktidarý ele geçiren proletarya anti-kapitalist önlemler almaya baþlayacaktý ki bunlarýn baþýnda da kamulaþtýrmalar geliyordu.
Ancak yukarýda da gördüðümüz gibi,kapitalizmin ortadan kaldýrýlmasý için tarihsel olanaklar mevcut deðildir.Bundan dolayý sosyalist devrimin anti-kapitalist önlemler almasý da mümkün deðildir. Onun için sosyalist devrim ile anti-kapitalist önlemler arasýndaki baðýn belirli bir süre için koparýlmasý gerekir.Komünist hareket belirli sýnýrlar içerisinde kamulaþtýrmalar yapacak (özellikle de her ülkenin sosyalist devrimi kendi büyük burjuvazisinin mallarýný kamulaþtýracak) ancak bunu kapitalizmi hemen ortadan kaldýrmak için deðil,ülke ekonomisinin dünya ekonomisi içerisindeki yerini saðlamlaþtýrmak ve daha rekabetçi konuma getirmek için yapacaktýr.
Bugün sosyalist devrimden,emperyalistler karþýsýnda belirli bir süre baðýmsýz kalmanýn politik olanaðýný anlamak gerekir.Sosyalist devrimler üretici güçlerin komünizm sýnýrýna gelmesinden kaynaklanmazlar.Belki bir gün (mutlaka) olacaktýr ancak geçmiþte (Ekim devrimi) ve günümüzde sosyalist devrimler,kapitalizmin kendi iç hareket mekanizmalarýnýn ürünü olarak ortaya çýkacaklardýr.Onun için de hedefleri ,görevleri ve araçlarý kapitalizmin varolan düzeyine göbekten baðlý olacaktýr.
Komünizmin maddi güçlerinin daha ortada olmadýðý bir dönemde gerçekleþecek olan sosyalist devrimlerin ekonomi politikalarý, emperyalist dünya ekonomisi ile sýký bir iliþki içerisinde serbest piyasa ekonomisi etrafýnda þekillenmelidir.
Komünizmin maddi güçlerinin daha geliþmediði bir dünya ekonomisinde,hiçbir iradi planlama mümkün deðildir vede piyasa mekanizmalarýndan daha üstün de deðildir.Bunun dýþýnda bir yaklaþým ütopik ve anti bilimseldir. Üretimin anarþik bir yapýya sahip olduðu bir ekonomide ama özellikle de dünya pazarýndaki rekabet tarafýndan belirlenen bir ekonomide, planlama yapmaya kalkýþmak kaçýnýlmaz bir þekilde toplumsal servetin israfýna yolaçacaðý gibi,ortaya çýkacak olumsuz sonuçlarýn ortadan kaldýrýlmasý için de aþýrý bürokratik müdahalelere yolaçacaktýr.
Prensip olarak komünistlerin þunu kabul etmesi gerekmektedir: Burjuva bir emeðin egemen olduðu bir ülke ya da dünya ekonomisinde, komünist iktidar serbest piyasa ekonomisi etrafýnda ekonominin örgütlenmesine katýlacak ve onun en önemli unsuru olan rekabet aracýlýðý ile sosyal güçlerin geliþimini garanti altýna almaya çalýþacaktýr.Ancak rekabet toplumsal sermayenin sektörler arasýnda dengeli bir þekilde daðýtýlmasýný saðlayabilir ve toplumsal geliþimin yönünü gösterebilir.
Ekonomiyi liberal bir temelde ve rekabet aracýlýðý ile örgütlemeye çalýþýrken bu sürecin dünya pazarýnýn geliþimi ile elele ilerdiði ve onun geliþiminin bir yansýmasý olduðunu hiçbir zaman unutmamak gerekir.Her ülkenin ekonomik göstergeleri dünya pazarýnýn göstergeleri aracýlýðý ile üretilmeli ya da kurulmalýdýr.
Liberal ekonomi aracýlýðý ile ülke ekonomisinin giderek daha fazla emperyalist dünya ekonomisi ile bütünleþtirilmesi, bir yandan ülke ekonomisindeki geri,zamaný geçmiþ ve üretken olmayan sektörleri ortaya çýkaracak ve bir yandan da bunun üstesinden gelinecek çabalarýn ölçüsünü belirleyecektir. Rekabet ayný zamanda toplumun uyuþuk ve geri kalmýþ sosyal tabakalarýný uyandýracak ve onlarý toplum için daha üretken olmaya itecektir.Rekabet aracýlýðý ile sosyal güçlerin geliþiminin temposunu garanti altýna almak ve sosyalist devrimin ekonomik temelinin sürekliliðini saðlamak komünist hareketin gelecekte en önemli görevlerinden birisi olacaktýr.Demek ki sosyalist devrimden sonra komünist hareketin ekonomik programýnýn içeriði belirli bir dönem liberal ekonomi ve onun gereklerinin uygulanmasý olacaktýr.
Ama bu ekonomik çerçeveye kaçýnýlmaz bir politik çerçeve tekabül eder. Liberal bir ekonominin kaçýnýlmaz politik sonucu burjuva demokrasisidir.Burjuva demokrasisi,bireyin hak ve özgürlüklerini koruyarak ve onu geliþtirerek liberal ekonominin geliþmesine önayak olur.Liberal ekonomi burjuva demokrasisini koþullandýrýr ve bu sonuncusu da onun önünü açar. Kapitalist üretim tarzý içerisine hapsolmuþ bir toplumda iktidarý ele geçiren proletaryanýn politik biçimi burjuva demokrasisinden daha üstün olamaz.Yani sosyalist devrimin içeriði kaçýnýlmaz olarak burjuva demokratik kalýr. Burjuva demokrasisi , ancak komünist üretim tarzýnýn geliþmesi ve güçlenmesi ile tarihsel olarak aþýlabilir.Böyle bir tarihsel durumun ortada olmadýðý bir durumda,komünist hareketin burjuva demokrasisi üzerinden tarihsel eylemini geliþtirmesi tek kaçýnýlmaz deðil ama zorunluluktur.Burada bütün zorluk komünist toplum perspektifini kaybetmeden, burjuva demokrasisinden ara bir aþama olarak nasýl yararlanýlacaðý sorunudur.Bu nokta gelecekte sosyal demokrasi ile komünist hareket arasýndaki temel ayrým noktasýný oluþturacaktýr.
Bu noktada her zaman hatalar ve aþýrýlýklar ortaya çýkacaktýr ancak pratik ihtiyaçlarýn baskýsý doðru oranlarý ortaya çýkaracaktýr. Bugün burjuva demokrasisinin önünde önemli bir geliþme dönemi bulunmaktadýr.Tarihsel olarak burjuva demokrasisinin evrensel dönemi, tamamen birleþik bir dünya pazarýnýn oluþtuðu döneme denk düþer.Bugün yekpare bir dünya pazarý daha oluþmamýþtýr ama emperyalist dünya ekonomisi bu yöne girmiþ durumdadýr. Dünya Komünist Hareketi,politik savaþýmýn insiyatifini kaybetmek istemiyorsa ve dünya çapýnda ayaða kalkmak istiyorsa,liberal ekonominin ve burjuva demokrasisinin evrensel çapta geliþimine katýlmalý ve onun geliþimine katký yapmalýdýr.Bu durum onu kapitalist dünya sisteminin iç yapýsý içerisine sokacak ve zamanla vazgeçilmez bir güce dönüþtürecektir.
Bugünkü uluslararasý politik sistem tam geliþmemiþ bir dünya kapitalizminin görünümünü sunmaktadýr.Burjuva demokrasisinin yanýnda bir dizi diktatörlükler ve sorunlu burjuva politik yapýlar mevcuttur.Evrenselleþen burjuva demokrasisi kaçýnýlmaz bir þekilde Birleþmiþ Milletler etrafýnda bütün uluslarýn biçimsel bir þekilde bir araya geldiði bir tarihsel arenaya dönüþecektir.Bu geliþimin ekonomik ve politik dinamiklerini kavramak ve onun aracýlýðý ile proletaryanýn tarihsel eylemini geliþtirmek gelecek komünist hareketin asli görevleri arasýnda yeralacaktýr.
Dünya Komünist Hareketi,ne evrensel liberal ekonomik dönemi ne de evrensel burjuva demokrasisi dönemini atlayabilir.Tam tersine ancak kendisini bu süreçlere adapte ederek geliþebilir ve insanlýðý komünist toplum eþiðine taþýyabilir.
|
 |