 |
 AKP HÜKÜMETÝ VE SURÝYE SORUNU (Hükümet Niçin Daha Aktif?)
AKP Hükümeti'nin Suriye sorununda daha aktif olmasýnýn altýnda birbirini besleyen iki dinamik bulunmaktadýr.Bunlardan birincisi dýþ politikanýn dinamikleridir,ikincisi de iç politikanýn dinamikleridir.Ancak her iki dinamik de zaman zaman birbirlerini karþýlýklý olarak beslemekte ve koþullandýrmaktadýr.
AKP Hükümeti'nin Ortadoðu'daki halk ayaklanmalarýndan önce bölgedeki dýþ politikasý pragmatizmin daha çok aðýr bastýðý bir özelliðe sahipti.Bölgedeki diktatör rejimleri (Ýran,Suriye,Libya vs.) ile sýký bir politik iliþki geliþtirip, bu ülkelerin iç piyasalarýnda Türk ekonomisinin piyasa payýný geliþtirmeyi öngörüyordu.
Dünya ekonomisinin büyümesi temelinde ve ona baðlý olarak büyüyen Türk ekonomisi,kendi etrafýndaki ülkelerde nüfuz alanýný geliþtirme sorunu ile karþý karþýya bulunmaktadýr ve ekonominin üretici güçlerinin bu büyümesi ve ulusal sýnýrlarý daha fazla aþan karakteri,onu daha fazla kendi etrafýndaki bölgesel pazarlara doðru itmektedir.Büyüyen Türk ekonomisine yeni pazarlar açma sorunu,AKP Hükümeti'ni bölgedeki diktatör rejimleri ile (ki bu rejimler siyasi yapýlarýndan dolayý belirli bir izolasyona da sahiptiler) daha sýký iliþkiler kurmaya itti.Bu ülkelerin izolasyonist durumlarý ve AKP'nin onlara yaklaþarak bu izolasyonist durumlarýný hafifletmesi yakýnlaþmayý daha da kolaylaþtýrdý.
Ancak baþka faktörler de bu yakýnlaþmayý kolaylaþtýrdý: a-AB'nin Türkiye'nin üyelik cesaretini kýrmasý ve Türkiye'nin AB'ye baský yapmak için Ortadoðu'ya daha fazla aðýrlýðýný koymak istemesi;
b-AKP'nin ideolojik yapýsýndaki Ýslami eðilimin baskýn karakteri ve Ýsrail ile iliþkilerin gerginleþmesi;
c-AKP'nin Orta Asya,Kafkasya ve Ortadoðu'daki petrol ve gaz kaynaklarýnýn Türkiye üzerinden geçmesini saðlayarak ve bu temelde stratejik enerji kavþaðý olma politikasý (Mavi Akým,Nabucco ve Baku-Ceyhan) da Ortadoðu'daki diktatör rejimler ile daha fazla yakýnlaþmasýna neden oluyordu.
Ancak Arap ve Ortadoðu dünyasýndaki halk ayaklanmalarý,AKP Hükümeti'ni stratejik bir tercihe doðru itti.Çünkü bu halk ayaklanmalarý yeni politik girdilere neden oldu ve çeþitli kesimlerin politik planlarýnýn hýzlanmasýna ve yeni koþullardan azami derecede yararlanmak istemelerine neden oldu.Bu durum Ortadoðu'daki çeþitli jeopolitik fay hatlarýný harekete geçirerek, nüfuz mücadelesinin daha da kýzýþmasýna neden olmaktadýr.Bu durum saflarýn ve müttefiklerin test edilmesine ve netleþtirilmesine neden olmaktadýr.
Arap ve Ortadoðu dünyasýndaki halk ayaklanmalarýnýn neden olduðu politik sonuçlar,farklý bir biçimde 11 Eylül 2001 saldýrýlarýndan sonra ortaya çýkan politik ortama benzemektedir.Nasýl 11 Eylül terör saldýrýsýndan sonra ABD-AB emperyalistleri,bölgeye müdahale etme bahanesi buldularsa; þimdi de bölgede yaþanan halk ayaklanmalarý sonucunda mevcut diktatör devletlerin bu ayaklanmalarý kanlý bir þekilde bastýrma bahanelerinin arkasýna sýðýnarak kendi nüfuz alanlarýný geniþletmeye çalýþmaktadýrlar.Bu durum kaçýnýlmaz bir þekilde emperyalist dünya politikasýnda, düþman kamplarýnýn oluþmasýna ve bu kamplarýn dolaylý ve dolaysýz mücadelesine neden olmaktadýr.
AKP hükümetinin Suriye sorunundaki aktif politikasý, 2003 Irak iþgali sýrasýnda ve sonrasýnda ortaya çýkan politik durumun tecrübesi ile de iliþkilidir.
1 Mart 2003'te TBMM'de Irak savaþý ile ilgili olan tezkerenin reddi, ABD'ye Irak'a kuzeyden bir cephe açma olanaðýný tanýmamýþtý ve bu boþluðu ABD, Güney Kürdistan'daki KDP ve YNK güçlerine dayanarak doldurdu. Bu durum Güney Kürdistan'ýn güçlü bir otonomi elde etmesi ile sonuçlandý ve Türkiye'nin Irak iç politikasýndan büyük ölçüde izole olmasýna neden oldu.Bu durum yine PKK'nin manevra alanýnýn geniþlemesine ve kendisini tekrar toparlamasýna da neden oldu.
AKP Hükümeti Suriye sorununda tarafsýz kalamazdý.Çünkü tarafsýzlýk AKP'nin ve Türkiye'nin aleyhine politik sonuçlar üretmesine neden olacaktýr.AKP'nin bugüne kadar uygulamýþ olduðu denge politikasýnýn temelleri giderek yokolmakta ve onu köklü politik tercihlere doðru itmektedir.Bu köklü tercihler de farklý kesimler ile düþmanlýðý daha fazla körüklemektedir. Denge politikasýnýn temellerini daraltan tarihel durum,dünya ekonomisindeki ve politikasýndaki kriz ve bunun neden olduðu empeyalist nüfuz mücadelesinin kýzýþmasý ve keskinleþmesidir.Bu durumun daha da geliþmesi,AKP iktidarýnýn temellerini yakýn gelecekte yokedebilir.Zaten AKP'nin köklü tercihlerinin altýnda kendi iktidarýnýn ömrünü uzatmak yatmaktadýr.AKP'nin Türkiye'nin etrafýndaki bölgelerde, ABD-AB emperyalistlerine dayanarak, Türkiye'nin ekonomik,politik,askeri ve kültürel etkisini geliþtirmek istemesi,içeride iktidarýný daha da saðlamlaþtýrma çabasýyla da baðlantýlýdýr.AKP Türkiye'nin etrafýnda böyle bir etki alaný oluþturamadýðý taktirde, içeride iktidarýnýn temellerini zayýflatýr.
Irak'ta Baas rejiminin yýkýlmasý ve Irak'ýn iþgali sýrasýnda,ortaya çýkan otorite boþluðunu,ABD ve müttefikleri Irak'ýn kuzeyinde yani Güney Kürdistan'da yerel Kürt hareketine dayanarak doldurdular.Bunun sonucunda Güney Kürdistan federatif Irak içerisinde özerk bir statüye kavuþtu.Bu durum Kuzey Kürdistan ve Kürdistan'ýn baþka parçalarýnda ulusal hareketin federasyon ve özerklik taleplerinin daha anlaþýlýr ve meþru bir zemine oturtmasýna neden olmaktadýr.Kürdistan'ýn diðer parçalarýnda bu örneklerin çoðalmasý,içeride uusal hareketin bastýrýlmasýný giderek imkansýz hale getirmektedir.
Suriye'de halk ayaklanmasýnýn daha da geliþmesi ve Baas rejiminin krize girmesiyle birlikte ortaya çýkan otorite boþluðu ve bu boþluðun nasýl doldurulacaðý sorunu,Suriye sorunun kilit noktasýný oluþturmaktadýr. 2003 yýlýnda Irak'taki gibi Türkiye'nin pasif konumda olmasý,ABD ve müttefiklerini "Suriye Kürdistaný"nda (Batý Kürdistan) güçlü olan PKK ile daha sýký iliþkilere doðru itebilir.Bu da PKK'yi tecrit etmek isteyen Türkiye'nin politik ve askeri çabalarýna büyük bir darbe olur.AKP,Suriye'de aktif bir politika izleyerek hem PKK'yi tecrit etmek istemektedir hem de Batý'nýn onunla olasý bir iþbirliðine girmesinin önünü kesmeye çalýþmaktadýr.AKP bunu yapamadýðý taktirde Kuzey Kürdistan'da politik insiyatifi tamamen PKK lehine kaybetmiþ olacaktýr ki,bundan dolayý da iktidarýnýn temelleri de zayýflayacaktýr.
AKP'nin Suriye'deki aktif politikasýný yani Baas rejimini gözden çýkarma ve desteðini muhaliflere doðru (özellikle Özgür Suriye Ordusu'na) kaydýrma politikasýný tek PKK ile savaþa endekslemek de doðru deðildir.Genel resim içerisinde PKK ile mücadele önemli bir yere sahip olsa da baþka politik girdiler de mevcuttur.
Suriye bir çok stratejik çýkarýn kesiþme noktasýdýr.Türkiye'nin Suriye iç politikasýnda elde edeceði güçlü bir nüfuz,onun bir çok devlet üzerinde dolaylý baský kurmasýna ve bölgedeki stratejik gücünü gerçek anlamda,Ýran ve Ýsrail'i de geçerek bölgesel liderlik pozisyonuna taþýmasýna neden olacaktýr. Suriye'de Türkiye'nin istediði bir yönde rejim deðiþikliðinin Türkiye'ye getireceði kazanýmlar kýsaca þunlar olabilir:
1-Batý Kürdistan'da Irak'taki gibi bir özerk oluþumun önüne geçilmiþ olunacaktýr.Türkiye ile iþbirliði halindeki yeni Suriye hükümeti,Batý Kürdistan'da böyle bir oluþumu engelleme cesareti ve gücünü kendisinde bulacaktýr.Böylece PKK'nin Batý Kürdistan'dan izole edilmesi saðlanacaktýr.
2-Batý Kürdistan'nýn Güney Kürdistan ile olasý bir birleþmesinin önüne geçilmiþ olunacaktýr.Böyle bir birlik "Özerk Kürdistan" alanlarýný büyüteceði için PKK'nin izolasyonunu da zorlaþtýracaktýr.
3-Ýran'ýn Ortadoðu'da izolasyonu geliþecek ve Lübnan ve Filistin üzerindeki politik gücü zayýflayacaktýr.Bundan dolayý Hamas ve Hizbullah'ýn Türkiye'ye daha fazla yakýnlaþmasý ve Ýran'dan daha fazla uzaklaþmasýna neden olacaktýr.Bu durum Ýran-Ýsrail güç dengesini Ýsrail lehine bozacaktýr.Ama bununla birlikte Türkiye her ikisi arasýnda yeralan tampon bir güç olarak yeralacaktýr ve diðer ikisinde olmayan çok önemli bir özelliðe sahip olacaktýr:Her ikisine de ayný mesafede olan bir güç. 4-Ýran'ýn Ortadoðu'da yayýlmasý sýnýrlanýrken ve Türkiye'ninki de geliþirken,Türkiye'nin Ýran üzerindeki dolaylý baskýsý da geliþmiþ olacaktýr ve Ýran'ýn Türkiye'ye karþý düþmanca faaliyetlerinin cesareti kýrýlmýþ olacaktýr.
5-Suriye'de Türkiye ile iþbirliði halindeki yeni rejim,Türkiye'nin Ürdün ve Suudi Arabistan ile karasal baðlantý kurmasýna da olanak saðlayarak,aþaðýya doðru yeni ve güçlü bir eksenin oluþmasýna neden olacaktýr.
6-Suriye'de Türkiye'nin elde edeceði stratejik kavþak,Ýsrail üzerinde Türkiye'nin daha fazla baský yapmasýna neden olacaktýr.Türkiye duruma göre Ýsrail ve Ýran arasýnda manevra yapma olanaðýna sahip olarak,birini diðerine karþý kullanma ve dengeleme olanaðýna sahip olacaktýr.
7-Türkiye'nin bu stratejik konumu,ABD ve Avrupa'nýn Türkiye'ye daha fazla yaslanmalarýna ve yakýnlaþmalarýna neden olacaktýr.
Bütün bunlar Suriye'deki rejim hemen yýkýlýnca ve Türkiye'nin istediði bir rejim ortaya çýktýðý taktirde gerçekleþebilecek olasýlýklardýr.Ama yokeðer tersi olursa ve Suriye'deki rejim hemen düþmez ve zaman uzar ise ne olur?
O zaman Türkiye'nin Suriye karþýsýndaki aktif diplomasisi ve saldýrgan politikasý,ona karþý geniþ bir düþman cephesinin oluþmasýna neden olur ve kýsa ve orta vadede Türkiye'nin yýpranmasýna neden olur.Kýsaca þunlar olabilir:
a-Suriye ile Türkiye arasýndaki düþmanlýk bütün alanlara yayýlýr ve Suriye Türkiye'ye karþý en geniþ bir düþman cephesini oluþturmaya çalýþýr. b--Ýran Türkiye'ye karþý daha saldýrgan bir pozisyona sürüklenir.
c-Irak,Ýran etkisinden dolayý,daha sýký bir þekilde Ýran-Suriye eksenine baðlanýr.
d-Suriye'deki Baas rejimi,Batý Kürdistan'ýn muhaliflerin saflarýna katýlmasýný önlemek için ve kendi karþýsýndaki düþman cephesinin geniþlememesi için (Irak'ta 2003'te olduðu gibi) daha fazla PKK'ye yanaþýr ve hatta Kürdistan'ýn bu parçasýna özerk bir statü dahi verebilir.PKK hiç kuþkusuz bölge devletleri arasýndaki bu çeliþkilerden sonuna kadar yararlanacaktýr.Batý Kürdistan'da böyle özerk bir statü,PKK'nin Kuzey Kürdistan'daki savaþý için önemli bir stratejik üs olacaktýr ve onun izolasyonunu imkansýz hale getirecektir.Türkiye'nin bunun önünü kesmesinin tek yolu Suriye'ye savaþ ilan etmesi ve onu iþgal etmesi olabilir.Bunun sonuçlarý Türkiye için felaket olur.
e-Hamas ve Hizbullah Türkiye ile iliþkilerine daha fazla mesafe koyacaklardýr.Ama özellikle de Ýran,Irak,Suriye ve PKK arasýna sýkýþacak olan Güney Kürdistan daha fazla Türkiye'den uzaklaþacaktýr.
f-Türkiye'nin Birleþmiþ Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK)'nin dýþýnda Suriye politikasýndaki aktif tutumu,Rusya ve Çin'in by pass edilmesini ve onlarýn otoritelerinin aþýnmasýný içerdiði için Rusya ve Çin'in artan düþmanlýðýný geliþtirecektir.Bu politika Akdeniz'de (Kýbrýs sorununda),Kafkas'larda (Ermeni sorununda),Kürdistan'da (PKK sorununda),enerji politikasýnda vs.Türkiye'nin karþýsýna çýkacaktýr.
Bütün bu durumlar,Türkiye'nin bölgeden politik tecritini geliþtireceði gibi iç politikada da hükümetin daha sýkýntýlý bir konuma sürüklenmesine neden olacaktýr.
Bu noktada olaylarý bir de iç politika açýsýndan incelemek gerekir.
AKP'nin Suriye noktasýnda aktif dýþ politikasýnýn iç politikada da belirli iz düþümleri vardýr.Suriye noktasýnda pasif kalan bir hükümet,içeride izole etmek istediði Kürt ulusal hareketi ile faþist-milliyetçi güçlerin direniþini bastýrmada da etkisiz kalacaktýr.
Ýçeride PKK-KCK-BDP operasyonlarý ile Kürt ulusal hareketi üzerinde baský kurmayý ve onu pasif bir konuma sürükleyek ve daha sonra da bazý liberal reformlar ile Kürt ulusal cephesini bölmek isteyen hükümet,Suriye'de aktif bir politika izleyerek bölgede PKK üzerinde genel bir baský da kurmak istemektedir.Az yukarýda da belirttiðimiz gibi,Kürdistan'ýn diðer parçalarýnda,bölge devletlerinin çeliþkilerinden dolayý manevra alaný bulan PKK,Kuzey Kürdistan'da daha etkili bir politika geliþtirme olanaðýna kavuþacaktýr.Bu durum içeride PKK'nin baský altýna alýnmasýný zorlaþtýracaktýr.Onun için hükümet PKK'nin Batý Kürdistan'a yerleþmesinin önüne geçmek istemektedir.
Baský altýna alýnamayan ve kendi içerisinde bölünemeyen bir Kürt ulusal hareketi,kýsa ve orta dönemde iç politikada milliyetçi ve militarist unsurlarýn güçlenmesine neden olacaktýr.Hatta bu milliyetçi-faþist unsurlar,uygun uluslararasý bir konjonktürde þu anki izolasyonlarýndan kurtulma ve hükümetin dengesini bozma olanaðýna sahiptirler.Þu anki mevcut siyasal yapý buna olanak tanýmaktadýr.Çünkü faþist politik sistemin köklü burjuva-demokratik reformlar ile tamamen dönüþmesi gerçekleþmemiþtir.
Þu anki AKP hükümeti,faþizm üzerine geçirilen liberal bir örtüden baþka bir þey deðildir.AKP bazý liberal politikalarý faþist politik yapýnýn daraltýlmasý ve iktidarýn saðlamlaþtýrýlmasý için taktik bir araç olarak kullanmýþtýr.Ancak sistemin tam bir dönüþümünü de gerçekleþtirememiþtir.Türkiye'deki þu anki politik sistem,faþizm ile burjuva demokrasisi arasýnda bir yerdedir ve bu durumu ile kararsýz ve dayanaksýz bir yapýya sahiptir.
Arap dünyasýndaki halk ayaklanmalarýndan önce AKP,Suriye,Ýran,Irak ve Güney Kürdistan Özerk Yönetimi ile stratejik iliþkiler geliþtirerek ve ABD-AB'nin de desteðini arkasýna alarak PKK'yi önce kuþatma,sonra da ezme stratejisi izliyordu.Bu noktada bir tür güç biriktirmesi yapýyordu ve bölge sömürgeci devletlerini bu politik çizgiye getirmeye çalýþýyordu.Ama Arap dünyasýndaki halk ayaklanmalarý ama özellikle Suriye'de rejimin krize girmesi,Ýran-Suriye politik eksenini zayýflatmaya baþlayýnca ve Türkiye de bu noktada bu zayýflamaya katký yapmaya baþlayýnca,Ýran ve Suriye PKK'nin kuþatýlmasý siyasetinden vazgeçtiler.
Ýran ile PJAK arasýndaki þiddetli çatýþmalardan sonra saðlanan ateþkesten sonra,PKK'ye karþý bir Ýran-Türkiye politik ve askeri ekseni þimdilik olasý olmaktan çýkmýþtýr. Ýran,PKK'ye karþý Türkiye ile bir ortak operasyon yapma politikasýnýn olmadýðýný açýklamýþtýr.Ýran,PKK'nin zayýflatýlmasýyla,Suriye'deki rejimin düþmesi ile Türkiye aracýlýðý ile daha fazla kuþatýlacaðýný anlamýþtýr. Kaldý ki Türkiye Ýran'a karþý olan NATO radar sistemlerinin Kürecik'e yerleþtirilmesini de ayný dönemde kabul etmiþtir.Bütün bunlar PKK'ye karþý geliþtirilmek istenen kuþatma politikasýnýn baþarýsýzlýða uðradýðýný göstermektedir.
Türkiye,Ýran ve Suriye (Irak zaten güçsüz bir durumda), arasýndaki düþmanlýðýn artmasý ve PKK'nin,Suriye ve Ýran ile taktik ateþkes elde etmesi,onun daha fazla Türkiye'ye karþý seferber olmasýna ve Kuzey Kürdistan'daki savaþý geliþtirmesine neden olacaktýr.Þayet Suriye'de rejimin düþmesi uzarsa,Türkiye geniþ bir düþman cephesi ile meþgul olacaktýr ki,bu durum iç politikada,faþist ve milliyetçilerin daha da aktifleþmesine neden olacaktýr. Kuzey Kürdistan'da savaþ halinde olan bir hükümetin devleti daha da demokratikleþtireceði düþünülemez.Suriye'de rejimin düþmesi uzadýðý taktirde Türkiye'de siyasal yapýnýn daha da otoriterleþmesi kaçýnýlmazdýr ve devletin yapýsýndaki faþist ve milliyetçi unsurlarýn daha da aktifleþmesine neden olacaktýr.
Bütün bunlarý burjuva medyadaki yazarlar da görmektedirler.Milliyet gazetesinden Kadri Gürsel,Yüksek Askeri Þura öncesi istifa eden Genelkurmay ve üç kuvvet komutanýnýn istifasýndan sonra,"sivilleþtik" ve "demokratikleþtik" narasý atan bir kýsým medyaya karþý þunlarý yazarken haklýydý:
"Þiddet dilinin konuþulduðu bir Kürt sorunu ortamýnda asker de bir fiil aktör olarak kalmaya devam edecek.Bu haliyle Kürt sorunu AKP'nin yumuþak karnýna vuran bir "pasif direniþ" sahasýdýr; hem de sarpa sardýkça askerin "dönüþ bileti"dir.Þurasý bilinmeli:Kürt sorunu siyasi olarak çözülmedikçe Türkiye'nin demilitarizasyonu tam olarak saðlanamaz." (Kadri Gürsel,Milliyet,4 Aðustos 2011)
AKP buruva-demokratik dönüþümü baþaramadýkça,Kürt ulusal ve demokratik hareketi ile ulusal ve milliyetçi-faþist hareketin yükselen kýskacý arasýnda kalmaya mahkumdur. Ama bunlardan ikincisi daha güçlü ve örgütlü bir yapýdadýr ve AKP'nin yýpranmasýnda ve düþüþünde iktidarý ele geçirmeye en yakýn olan politik eðilimdir.
AKP'nin Suriye baðlamýndaki Ortadoðu politikasý aslýnda kýsa ve orta dönemde AKP'nin iç politikada daha fazla sýkýþmasýna neden olacak riskler taþýmaktadýr.Bugün AKP'nin en önemli avantajý,ekonominin göreceli istikrarýdýr.Ancak Türkiye'nin yüksek cari açýðý ve bunun kýsa dönemli sermaye hareketleri ile finansmaný ve Avrupa borç krizi,ekonomik göstergeleri de tehdit etmektedir.Bir ekonomik kriz ile üst üste düþecek olan bir Ortadoðu krizi,AKP'nin iktidardan düþmesi ile sonuçlanabilir ve Türkiye'nin daha da totaliter bir yapýya kaymasýna neden olabilir.
Devrimci Bülten
|
 |