[ Kurdî   English   Francais                                 PROLETER DEVRÝMCÝLER KOORDÝNASYONU (PDK)  13-04-2026 ]
{ komunistdunya.org }
   Açýlýþ_sayfanýz_yapýn  Sýk_Kýllanýlanlara_Ekle

 Site Menü
   Ana Sayfa
   Devrimci Bülten
   Yazýlar / Broþürler
   Açýklamalar
   Komünist Hareketten
   Ýlerici / Devrimci       Basýndan
   Kitap - Broþür PDF
   Sanat
   Görüþler

 Arþiv - Ara
   Arþiv
   Sitede Ara

 Ýletiþim
   Baðlantýlar
   Önerileriniz

_ _
{ }


_ _
{ Son Yazýlar }
Devrimci ve Demokrat...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Say...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
EMPERYALÝZM VE TÜRKÝ...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
_ _
{  PDK Devrimci Bülten- Sayý 51 (2) }
| Devrimci Bülten
SOSYALÝST DEVRÝM VE ULUSLARARASI SERMAYE KARÞISINDA TUTUM SORUNU (VI)

K.Erdem


7- « Savaþ Komünizmi », III. Enternasyonal’in Revizyonist Kuruluþu ve Avrupa ve Dünya Sosyalist Devriminin Yenilgisi (II)


Bolþeviklerin Enternasyonalist faaliyetlerinin ne kadarýnýn onlarýn uluslararasý yoldaþlýk duygularýnýn sonucu olduðu ve ne kadarýnýn Rusya'nýn iç ekonomik yýkýmýnýn harekete geçirdiði bir duygunun ve mantýðýn ürünü olduðu tartýþmalýdýr.Hiç kuþkusuz her ikisinin de payý vardýr ama hangisinin daha baskýn olduðunu tespit etmek güç olmakla birlikte,ikincisinin daha fazla belirgin hale geldiðini ileri sürmek mümkündür.

Ukrayna nasýl Rusya için bir tahýl deposu olarak görülüyorduysa ve o tahýlý "sosyalist devrim" aracýlýðý ile ele geçirmek nasýl bir strateji haline geldiyse; Batý Avrupa da aslýnda bir tür "sermaye deposu" olarak görülüyordu ve kýrýp geçirilen Rus ekonomisinin toparlanmasý için de "Avrupa sosyalist devrimi" zorunlu görülüyordu.Buradaki sorun, diðer ülkelerdeki sosyalist devrimlerin, Rus ekonomisindeki ve toplumundaki huzursuzluðun ve yýkýmýn ritmine baðlanmasýdýr.Dünya devriminin içiçe geçen halkalarý arasýndaki bu ritim bozukluðu,bizzat Bolþevik hatalarýn sonucudur.

Komintern'in toplandýðý dönem bile aslýnda ibretliktir.Savaþ komünizminin tam ortasýnda Bolþevik politikanýn komünist temelleri kayýp gitmeye baþlarken toplanmýþtýr.Komintern toplantýlarýna katýlanlar Rusya'da olup bitenleri hiç anlamamýþlardýr.

Bolþevikler muhalefetteki komünist hareketlere bir dereceye kadar doðru strateji ve taktikler öneriyorlardý ancak kendileri emperyalizm karþýsýnda yanlýþ strateji ve taktikler uyguluyorlardý.Hiç kimse bu ikisinin birbirini etkilemeyeceðini ya da etkilemediðini iddia edemez.Bu iki eðilim belirli noktada kesiþti ve birbirini olumlu ve olumsuz olarak etkiledi. Bolþeviklerin Komintern üzerindeki etkileri Rus toplumunun dinamikleri ve sorunlarý tarafýndan harekete geçiriliyordu ki Stalin zamanýnda bu bütün dünyaya zaten ilan edildi.

Komintern kurulduðu zaman,Bolþevik Parti,emperyalistler karþýsýnda yanlýþ strateji ve taktikler uyguluyordu ve bu yanlýþlýklar,Komintern aracýlýðý ile diðer ülkelerin komünist hareketleri içerisine farklý biçimlerde yansýyarak onlarýn iç yapýlarý üzerinde olumsuz etkilerde bulunuyordu.

Çok açýk ve çarpýcý bir þekilde görünen odur ki,Sovyet Devleti'ndeki bürokratik geliþmenin ve yoðunlaþmanýn boyutlarýnýn geliþmesi ile Komintern içerisindeki bürokratizmin geliþmesi ve yoðunlaþmasý paralel bir þekilde geliþmiþtir.Komintern Sovyet Devlet'inin kucaðýnda doðduðu ,büyüdüðü ve geliþtiði için onun olumsuz etkilerini de ilk günden itibaren üzerinde taþýyordu.Bu tarihsel gerçeklik kavranýlmadan olumsuzluklarýn kökenine dair bilgi ve analizler eksik kalacaktýr.

III.Enternasyonal'in I.ve II.Enternasyonal'den farklý tarafý,kendi öncellerinden farklý olarak daha merkeziyetçi bir örgüt yapýsýna sahip olmasýdýr. I. ve II.Enternasyonal'in gevþek örgüt yapýlarý sað oportünist ve reformist örgüt yapýsýnýn ve siyasetinin ortaya çýkmasýna neden oluyordu.Onun için daha merkeziyetçi ve disiplinli bir örgüt bu tür unsurlarýn dizginlenmesi için bir önlem olarak düþünüldü.Ancak gözden kaçan baþka bir þey vardý : Komintern'in merkeziyetçi yapýsý ,örgütün tepesindeki olumsuzluklarýn diðer parçalara yayýlmasýnda büyük bir kolaylýða neden oluyordu.

Saðcýlýða karþý önlem alan Komintern,solculara daha yakýn duruyordu.Ama onlara karþý da mücadele ediyordu.Ama ne zamanki Sovyet devletinin tamamýnda bürokratizm oturdu ve klik tamamen deðiþti,Komintern içerisinde sol sekter unsurlar dizginlenemez oldu ve yeni yönetimin sadýk kullarý olarak Komintern'in tam merkezine yerleþti.Bu sol unsurlar da dolaylý olarak sað unsurlarý ve eðilimleri besledi.Sovyet devletinde Lenin ve çevresinin tasfiyesi ile Komintern içersinde sekter unsurlarýn egemenliði neredeyse eþ anlý geliþti ki,bu baþta yapýlan hatalarýn mantýðýnýn kaçýnýlmaz sonucuydu.

Komintern'deki komünist örgüt ve partilerin gerçek anlamda olgun ve komünist kitle partileri haline gelmeleri için belirli bir zaman dilimine ihtiyaç vardý.Belki de 1920'li yýllarýn sonlarý ve 1930'lu yýllarýn baþlarýna kadar sürecek bir zaman dilimine. Ancak Sovyet devletinin bu kadar bekleyecek ne zamaný ne de gücü vardý.Bolþevikler emperyalistler karþýsýnda yaptýklarý hatalar ile kendilerini dünyadan tecrit etmiþlerdi ve bu tecriti yaracak tek umut emperyalist ülkelerin iç politik yapýlarýný sarsmak ya da bir devrim ile politik iktidarý fethederek rahatlamaktý.Bu noktada Sovyet iktidarýnýn öncelikleri ile diðer partilerin öncelikleri arasýnda bir uyumsuzluk sözkonusuydu.Sovyet devletinin acil ekonomik ve güvenlik ihtiyaçlarý özellikle Avrupa'da zorlama komünist partilerin oluþturulmalarýna ve zamanýndan önce muharebeye sokulmalarýna neden oldu.

Elbette olaylarýn ortaya çýkýþý ve dýþarýdan görünümü böyle olmuyordu.Deðiþik biçimlere bürünüyordu ve tarihsel sunumu farklý bir biçimde oluyordu. Ancak Sovyet toplumunun maddi ihtiyaçlarý ve bu ihtiyaçlarýn acil tedariði her þeyin merkezindeydi.Bu acil ihtiyaçlarýn baskýsýnýn þiddetini ve zaman kýsalýðý sorununu ise bizzat yanlýþ Bolþevik siyaset yaratmýþtýr ve Komintern'in tarihsel temellerinin daralmasýna da neden olmuþtur.

Tony Cliff,Komintern'deki "zaman darlýðý" sorununu ve bundan kaynaklanan ideolojik ve politik eðitim eksikliði sorununu iyi görmüþtür ancak bu zaman darlýðý sorununu saðlam mantýk temelleri üzerine oturtmakta eksik kalmýþtýr. Bu sorun,bir bütün olarak Sovyet Rusya'nýn emperyalist sistem karþýsýndaki tutumu ile yakýndan baðlantýlýydý.

"Tedrici olarak geliþip yayýlan emperyalizmin ve bunun bir yan ürünü olarak iþçilerin genel yaþam standartlarýndaki göreli iyileþmenin bir sonucu olarak onyýllar boyunca reformist bir ruh hali tarafýndan biçimlendirilmiþ bir iþçi sýnýfýnýn liderlerinden,hemen bugünden yarýna gerçek komünist liderler yaratmak olanaksýzdý.Bu yüzden, zamanlama sorunu,yani,tarihin ve Komünist Enternasyonal liderliðinin tek tek ulusal partilerin liderlerine kendi deneyimleriyle öðrenmek için gerekli zamaný bahþedip bahþetmeyeceði sorunu,son derece kritik bir öneme sahipti." (Tony Cliff,Lenin,cilt 4,s.73,Z Yayýnlarý)

Tony Cliff sorunun çok önemli bir yerine parmak basarak sorunu ortaya koymuþtur ama çözememiþtir.Þimdi biz onun býraktýðý yerden sorunu alarak þu soruyu soralým: Komünist Enternasyonal'in diðer parti liderlerinin ve örgütlerinin gerekli politik eðitimi için gerekli zaman yaratýlabilir miydi yani bunun tarihsel imkaný var mýydý yoksa bunun imkaný yok muydu ve de liderlerin tarihsel olarak elleri kollarý baðlýmýydý?

Bu sorun bizi baþka bir soyut soruna "zamanýn stratejik kullanýmý" sorununa yani "zamanýn ekonomik kullanýmý" sorununa götürür.Komünist Enternasyonal muhalefetteki komünist örgüt ve partilerin politik eðitimleri için gerekli zamaný oluþturamamakla kalmamýþ yanlýþ strateji ve taktikler ile varolan zamaný tüketerek zamanýn daha da kýsalmasýna neden olmuþtur.

Zaman darlýðý sorunu Rus Komünist Partisi açýsýndan ortaya çýkan bir sorundu ve onun aracýlýðý ile diðer partilere sirayet ediyordu.Bu durum diðer ülkelerdeki komünist hareket içerisinde varolan ve hatta parti yönetimlerinde bulunan sað ve sol unsurlarla beraber hareket etme zorunluluðuna da neden oluyordu.Büyük muharebeler gelip çattýðýnda bu yönetimlerin yapmýþ olduklarý hatalar feci sonuçlara yolaçtý.Halbuki bu partilerin yönetimlerinin iyi komünist lider ve kadrolarýn eline geçmesi ve yeni bir yönetici kuþaðýnýn oluþmasý için belirli bir zamana ihtiyaç vardý.1920'li yýllarýn ilk yarýsýndan itibaren dünyada devrimci dalga geri çekilmeye baþlarken bu olanak ortaya çýktý ancak Sovyetler Birliði'ndeki bürokratik yapýnýn tamamen oturmasý ve Komintern'i de tamamen eline geçirmesi ile bu olanak da ortadan kalktý.

RKP'nin kendisini korkunç bir iç savaþýn içerisine sürüklemiþ olmasý,onun uluslararasý görevlerini zamanýnda yerine getirmesine engel olmuþtur. Komintern'in 1919'un Mart ayýnda toplanmasý geç bir tarihtir.Eðer BP Savaþ Komünizmi'nden sakýnmýþ olsaydý ve emperyalistler karþýsýnda doðru bir politika benimsemiþ olsaydý Batý Avrupa komünist hareketine daha erken ve olumlu müdahalede bulunabilirdi ve belki Ýtalya'daki faþist trajedi yaþanmayabilirdi.

Komünist hareket için kaybedilen zaman oportünistler ve dolaylý olarak emperyalistler için kazanýlan zamandý ve tarihsel geliþimin belirli bir noktasýnda olumsuz sonuçlar üretmesi kaçýnýlmazdý.Bir þey kesindir: Rus Komünist Partisi'nin Rusya'daki hatalarý dolaylý olarak Komintern'nin iç geliþim ritmini olumsuz etkilemiþtir. Çünkü o zamanlar Rus Komünist Partisi, Komintern'in aðýrlýk merkezini oluþturuyordu ve diðer parçalar onun görevlerine ve hedeflerine göre pozisyon almak zorunda kalýyorlardý.Bu aðýrlýk merkezi ve çevresi arasýndaki genel iliþkilerin kaçýnýlmaz sonucuydu. Komintern'in kaderi RKP'nin kaderine çivilenmisti ve bütün sorun RKP'nin Lenin'le baþlayan hatalarýný ortaya çýkarmak ve genel üzerine yayýlýþ biçimlerini incelemektir. RKP'nin "tarihsel röntgeni" çekilmeden Komintern'inki doðru bir þekilde çekilemez.

RKP'nin Komintern üzerindeki etkisi ideolojik, politik ve örgütsel düzeyleri kapsayan bütünlüklü bir yapýya sahipti.Komintern'in Rusya'da toplanmasý bile baþlý baþýna bu ideolojik ve politik etkinin kabul edilmesi anlamýna geliyordu. Devrimden sonra RKP'nin bu ideolojik ve politik çizgisi, giderek Rus ekonomisinin üretici güçlerinin baskýsý altýna girmeye baþladý ve bu baskýnýn sonucunda iç yapýsýnda ciddi bozulmalar meydana geldi.Bozulan bu ideolojik ve politik çizgi,Komintern'in diðer komünist örgüt ve partileri ile "paylaþýldý" ve onlara kabul ettirildi. Baþlangýçtan itibaren Komintern ideolojik yetmezlikleri olan bir uluslararasý örgüt olarak kuruldu ve bu yetmezlik sürecin ihiyaçlarýný karþýlamada yetersizliðe neden olarak, Komintern'in merkezinde bürokratik örgüt metod ve anlayýþýnýn geliþmesine neden oldu.

Bu soyut analizden sonra RKP ve Komintern arasýndaki iliþkileri, somut örnekler ve organik baðlantýlarý içerisinde kýsaca inceleyelim ve örneklemeye çalýþalým.

RKP'nin Komintern'in seksiyonlarýný kendi politik çizgisinin otoritesi altýna almasýnda en önemli araçlardan bir tanesi, Tony Cliff'in de çok doðru bir þekilde belirtmiþ olduðu gibi finansmandýr:

"Moskova'nýn Enternasyonal seksiyonlarý üzerine kendi otoritesini dayatma araçlarýndan biri de finansman idi." (T.Cliff, a.g.e ,s.79)

Moskova'nýn Komintern'deki örgütlere saðlamýþ olduðu finansman zamanla bu örgütlere bir baský aracýna dönüþtü.Belki direkt olarak hissettirilen bir baský aracý deðildi.Ancak zamanla bu finansmana baðýmlý hale gelinmesi ondan vazgeçilmeyi de zorlaþtýrýyordu.
Zamanla komünist örgüt ve partiler,kendi kitlelerinden güç almaktan ve onlara yaslanmaktan ziyade, mali güç aldýklarý yerlere yaslanmaya ve oralardan güç almaya baþladýlar.Bu durum kaçýnýlmaz bir þekilde bürokratik bir anlayýþa ve çalýþma biçimine yolaçýyordu.Böyle bir durumun kaçýnýlmaz sonucu komünist niteliðin düþmesi olurdu ki zaten bu oldu.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta,Komintern içerisindeki bürokratik eðilimin geliþmesinin, Komintern'in ideolojik ve politik yetmezliðinin sonucunda ortaya çýkmýþ olmasýdýr.Bürokratizm, Komintern'in (özellikle de onun merkezinde yer alan RKP'nin) ideolojik ve politik yetmezliðinin örgütsel düzeydeki yansýmasý ve ortaya çýkýþ biçimidir.

Tony Cliff bu noktada Ýngiliz Komünist Partisi'nin bir tarihçisinin þu sözlerini aktarýr:

"Bu, 1925 yýlýnda Komünist Partisi'nin kendi üyelerinden 1000 , Komintern'den 16000 sterlin gelir elde ettiðine iþaret ediyor.Bunun anlamý, açýkça,örgütün,parti faaliyetlerinin, özellikle full-time parti memurlarýnýn, çeþitli yan-örgütlerin ve bunlarýn yayýn organlarýnýn finansmanýnýn tamamen Komintern'den alýnan ödeneklerle karþýlandýðýdýr.Bu mali baðýmlýlýk,Ýngiliz partisiyle çalýþan Komintern temsilcisine muazzam bir otorite kazandýrýyordu." (T.Cliff,age,s.80)

Ayný durum Almanya'da da ortaya çýkmýþtý.Almanya Komünist Partisi (KPD), Moskova'dan aldýðý ödenek sayesinde,27 günlük gazete çýkarabilmekte ve 200 tam gün çalýþan iþçinin giderlerini karþýlayabilmekteydi.Buna karþýlýk KPD kendi gelirleriyle sadece dört gazete ve 12 tam gün çalýþan iþçinin giderlerini karþýlayabilirdi.

Böyle bir mali olanaðýn barýndýrdýðý tehlike ilk baþlarda farkedilmedi. Bunun nedeni bu partilerin de RKP'nin ideolojik ve politik çizgisini paylaþmalarýndan ve onlardan daha az deneyimli olmalarýndan kaynaklanýyordu. RKP ile ayný ideolojik ve politik çizgiyi paylaþmalarý, örgütsel alanda kaynaklanacak tehlikelerin görülmesine engel teþkil etmiþtir.Daha sonralarý KPD yöneticilerinden Brandler, Moskova'nýn bu mali yardýmlarýnýn yýkýcý sonuçlarý noktasýnda þunlarý yazmýþtýr:

"Komintern'in mali yardýmý olmasaydý çok daha saðlýklý bir yoldan geliþirdik. Daha önce, iþçilerin küçük katkýlarýndan oluþan mali gücümüzle bir kaç gazete çýkarýyorduk.Bu açýdan iþçilere baðýmlýydýk ve onlarla sürekli iliþki içinde olmak zorundaydýk; ayrýca , siyasal gücümüzü aþan iþlere giriþmezdik. Komintern'den para almaya baþlar baþlamaz bu durum tamamen deðiþti. Birden yirmi gazete çýkarýr hale geldik, oysa elimizde yeterli sayýda editör yoktu-saflarýmýzdaki ya okuma yazma bilmeyen iþçiler ya da yazýp çizebilen,ama iþçi hareketiyle çok sýnýrlý müþterekliðe sahip 'okul kaçkýný' öðrencilerdi.Thalheimer bu öðrencileri Die Rote Fahne gazetesinde iþe yerleþtirdi, ama iki ay kadar sonra onlara yol verdi.Mali olanaklarýmýz, sahip olduðumuz siyasal olanaklardan çok daha ilerideydi ve kendi gücümüzü ve önemimizi iþçilerin bize verdikleri destekle deðil,sahip olduðumuz bu olanaklarla ölçmeye baþladýk.Bu durum, yýkýcý sonuçlar doðurmaya mahkumdu." (Aktaran T.Cliff,age,s.81)

Ayný durum Komintern içerisindeki diðer komünist örgüt ve partiler için de geçerliydi.Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, hatanýn mali yardýmýn kendisinde ya da yapýlmasýnda kaynaklanmadýðýdýr.Komintern içerisindeki bir partinin özellikle de iktidarda olan bir partinin,diðer komünist örgüt ve partilere kendi olanaklarý ölçüsünde yardýmda bulunmasý hem doðal hem de olmasý gereken bir durumdur.Bunda bir sorun yoktur.Burada sorun, bu mali yardýmýn veriliþ biçimi ve hangi politik amaç doðrultusunda yapýldýðýdýr.Bu noktada mali yardýmýn fonksiyonu,Komintern'e egemen olan ideolojik ve politik anlayýþ tarafýndan belirleniyordu ki bu anlayýþ giderek oportünist ve revizyonist bir çizgi doðrultusunda geliþen bir anlayýþtý.Bu oportünist anlayýþ, Komintern içerisinde mali araçlarý kendi oportünist politik hedefleri doðrultusunda önemli bir silah olarak kullandý ve onun aracýlýðý ile kendi ideolojik ve politik etkisini geliþtirdi.

RKP'nin Komintern aracýlýðý ile diðer ülkelerin komünist hareketlerini kendi etkisi altýna almasý,öncelikle bu hareketleri ideolojik ve politik olarak kendi çizgisine kazanmasýyla baþladý.Zaten ideolojik olarak bu etki olmaksýzýn onlarý kendi etrafýnda tutmasý ve bir uluslararasý örgüt içerisinde birleþtirmesi mümkün olamazdý.Bu ideolojik ve politik etkinin kaçýnýlmaz sonucu olarak, diðer komünist örgüt ve partiler içerisinde bir iþbirlikçi memur  tabakasý oluþmaya baþladý.Böyle bir iþbirlikçi tabaka olmaksýzýn RKP'nin Komintern gibi dev bir uluslararasý örgütü yönetmesi mümkün olamazdý.

RKP, Komintern aracýlýðý ile bu iþbirlikçi memur tabakasý içerisinden bir Komintern Ajanlar Grubu oluþturdu.Bu ajanlar grubu aracýlýðý ile Komintern örgütleri içerisine organik olarak kendisini baðladý, etkisini korudu ve geliþtirdi.Bu ajanlar özellikle Ýtalya'da ve Almanya'da yýkýcý iþlere imza attýlar.

Bu ajanlar çoðu zaman gönderildikleri ülkelerin komünist partilerinin merkez komiteleri ile iliþki kurup ve onlarla uyumlu bir þekilde çalýþmaktan ziyade, onlarýn arkasýndan ve çoðu zaman onlara karþý faaliyette bulunuyorlardý. KPD'nin liderlerinden Paul Levi bu durumu þöyle belirtir:

"Bu delegelerin Moskova ile doðrudan ve gizli görüþmelerine iþaret etmek istiyorum. Edindiðimiz bilgilere göre, bu tür görevlilerin faaliyet yürüttükleri her ülkede, bunlara yönelik ayný hoþnutsuzluk söz konusu...bunlar hiçbir zaman bulunduklarý ülkenin partisinin merkez komitesiyle birlikte çalýþmýyor, onlarýn arkasýndan ve çoðu zaman onlara karþý faaliyet yürütüyorlar." (Aktaran Tony Cliff,age,s.84)

Ýtalyan Sosyalist Partisi'nin Ocak 1921'deki Livorna'daki konferansýný Komintern Yürütme Komitesi için izlemekle görevlendirilen Bulgar Khristo Kabachiev ve Macar Rakosi, konferanstan haftalar önce Ýtalya'ya gelmelerine karþýn, bundan Komintern Yürütme Komitesi üyesi ve Ýtalyan Sosyalist Partisi'nin Genel Sekreteri olan Serrati'nin haberi yoktu.

Bu ajanlar Ýtalyan Sosyalist Partisi'nin merkez komitesinin ardýnda çeþitli dolaplar çevirerek, yönetimin aslýnda giderek Rus'laþmýþ ve bürokratik Komintern'in çizgisinin altýna girmesi için çalýþýyorlardý.Bu ajanlarýn görevi, bu partilerin daha sýký Komintern'in bürokratik yapýsý altýna girmeye engel teþkil eden kadrolarý gözden düþürmek ve tasfiye etmekti.

Komintern'in baþkaný Zinoviev,Paul Levi gibi otorite sahibi ve KPD'nin önderlerinden birisini Livorno konferansýna göndermeyi reddetmiþtir. Komintern Yürütme Komitesi'nin otorite sahibi liderlerden ziyade, zayýf kiþilikli liderleri bu tür görevlere getirmesi dahi,RKP'nin diðer komünist partilere bakýþ açýsýný açýkça ele vermektedir.Komintern aslýnda ilk kuruluþundan itibaren Sovyet Devleti'nin dýþ politikasýnýn bir uzantýsý konumundaydý.Bu haliyle Komintern Rus sosyal emperyalizminin önemli bir politik ve örgütsel aracý olarak hizmet ediyordu.

Zinoviev ayný þekilde KPD için de August Guralski adlý bir ajaný göndermiþ, bu ajan KPD merkez komitesine seçilmiþ ve Almanya'daki 1921'deki Mart Eylemi'nde önemli hatalara imza atmýþtýr.Ayný þekilde Rakosi,Bela Kun ve yine baþka bir Macar komünist Josef Popper de Mart Eylemi sýrasýnda Almanya'ya gönderilmiþtir.Bu ajanlar özellikle Paul Levi ve KPD merkez komitesi arkasýnda çeþitli dolaplar çevirerek, Alman devriminin yenilgisine büyük "katký" yapmýþlardýr.

Buradaki ilginç ve özellikle göze batan durum þudur: Ýdeolojik ve politik yetmezliði açýða çýkan Komintern yönetimi, kendi niteliklerine uygun kadro seçmeye ve buna uygun metodlar kullanmaya baþlamýþtýr.Bu politik ve örgütsel çürümenin açýkça bir göstergesiydi.

Ýki Komintern tarihçisi,B. Lazitch ve M.M. Drachkovitch, bu ajanlar hakkýnda þu deðerlendirmede bulunmuþlardýr:

"Ýlk Komintern ajanlarýnýn o güne kadar Rus devrimci hareketi içinde oynamýþ olduklarý mütevazi rollerle, bunlarýn 1919 ve 1920 yýllarýnda belirleyici roller arasýnda olaðanüstü bir uyuþmazlýk vardý. 1918 yýlý sonbaharýnda, Y.S. Reich (Thomas), Bern'deki Sovyet elçiliðinde, Russiche Nachrichten (Rus Haberleri) adlý resmi bülteni yayýnlamak gibi sýradan bir göreve sahipti.Bundan bir yýl sonra, Avrupa'daki en önemli komünist partisi olan Alman Komünist Partisi'ni gözaltýnda tutan ve Paul Levi gibi üst düzey komünistlerin faaliyetlerine iliþkin gizli raporlar hazýrlayan Komintern Batý Avrupa Sekreterliði'nin baþýna getirildi.Yine 1918 yýlý sonbaharýnda, Liubarsky ayný elçilikte sýradan bir görevliydi.Bir yýl kadar sonra,Avrupa'nýn Komintern'e katýlacak ilk kitlesel sosyalist partisi olan Ýtalyan partisi içinde etkili bir rol oynayacak, hazýrladýðý raporlar Lenin ve Zinoviev'in Serrati'ye karþý giderek artan düþmansý tavrýný þekillendirecekti.1919-20 yýllarýnda düþük düzeyde birer Bolþevik militan olan Abramovich ve Degot, Ýtalya ve Fransa'da, Moskova ile bu ülkelerin komünist liderleri arasýndaki iliþkilerde anahtar önemde bir yere sahip kiþiler olarak ortaya çýktýlar."(Aktaran T.Cliff,age,s.85)

Bu alýntýdan da açýkça görüldüðü gibi,Komintern içerisinde çok önemli görevlere gelen kiþiler, bu görevlerin düzeyinde ya da çapýnda deðillerdi.Zaten Komintern'in baþkaný olan Zinoviev baþlý baþýna bir ironidir.Ekim Devrimi'ne karþý olan ve bu devrim sýrasýnda kötü bir liderlik sýnavý veren bir kiþi Dünya Devrimi'nin baþýna getirilmiþti.

Komintern'deki yetersiz ve yanlýþ kadro politikasý bizzat Komintern'in ideolojik ve politik yetmezliðinin ürünüydü ve bu yetersizlik ve yanlýþ çizgi, örgütsel yetersizliðin ve darlýðýn temelini oluþturuyordu.

Alman devrimi sýrasýnda bu ideolojik ve politik yetmezlik ve de sapma kendisini açýkça gösterdi.Bu noktaya kýsaca da olsa deðinmek gerekir.

1921 yýlýnýn Mart ayýnda iktidarýn ele alýnmasý için organize edilen "darbe" ve bu darbenin liderliðini bizzat Komintern yaptý. Zinoviev, Buharin ve Bela Kun üçlüsü, sekter ve maceracý bir politika izleyerek 1921'de Alman devriminin yenilgisine yolaçtýlar.

KPD 1921 Mart'ýnda bir ayaklanmaya hazýr deðildi.Komintern KPD'nin  lideri ve Rosa Luxembourg'un öðrencisi olan Paul Levi'nin arkasýndan bir çok dolap çevirdikten sonra, onu liderlikten uzaklaþtýmayý baþarmýþ ve yerine Brandler'i getirmiþti.Ayaklanmaya hazýrlanan KPD (Almanya Komünist Partisi), kendi içerisinde liderlik düzeyinde bölünmüþ,ulusal düzeyde daha saðlam politik ittifaklar kuramamýþ, iþçi kitleleri içerisinde ezici bir üstünlüðe daha ulaþamamýþtý.Ama buna karþýlýk, yeni KPD liderliði Komintern'in sadýk memurlarý haline gelmiþlerdi.

Rosa Luxembourg ve Paul Levi döneminde KPD,  kendi insiyatifi ile politika geliþtirme yeteneðine sahipti ve bu durum,partinin lider kadrolarýnýn politik geliþimlerine muazzam katký yapýyordu.Bu durum ayný zamanda parti içerisinde güçlü liderlerin ortaya çýkmasýna da neden oluyordu. Ancak ne zaman ki Komintern'in kollarý KPD içerisinde güçlü bir þekilde yayýlmaya baþladý ve liderler bürokratik bir yapýya bürünmeye baþladýlar, KPD liderliðinin hem niteliði düþtü hem de zayýf liderler ortaya çýkmaya baþladý. Rosa Luxembourg,Karl Liebknecht, Paul Levi ile Brandler,Arkadi Maslow,Ruth Ficher,Ernst Thalmann karþýlaþtýrýldýðý zaman bile bu sonuncularýn zayýf kiþilikleri rahatça görülebilir.

Paul Levi Komintern'in tarihinde "hain" ilan edilen ilk liderdi.Bu durum daha Lenin yaþarken ve onun onayý ile oluyordu ki o zamanlar Rusya'da bürokratik diktatörlük giderek oturmak üzereydi ve bu bürokratik metodlar Komintern'e kadar artýk ulaþmýþtý.

Paul Levi ne yapmýþtý da "hain" olmuþtu.Geçerken belirtelim ki, Ekim Devrimi dönemindeki Zinoviev kadar "hain" deðildi.Ýþin ilginç tarafý, Komintern daha sonra Paul Levi'nin politikasýnýn doðruluðunu da kabul etti.Peki Paul Levi Komintern liderliðini niçin rahatsýz ediyordu?

Paul Levi,KPD'nin iþçi kitleleri arasýnda daha çok zayýf olduðunu ve bunun için güçlenmesi gerektiðini ve bu noktada da gerçek bir kitle partisi haline gelmesi için yeni taktikler üretmesi gerektiðinin farkýndaydý. Ama KPD içerisindeki "solcular" partinin geniþ kitlelere açýlmasýna engel oluþturuyorlardý.Parti içerisindeki bu solcular mevcut sendikalarda çalýþmaya ve parlamento seçimlerine katýlmaya karþý çýkýyorlardý.Paul Levi bu solcularý partiden uzaklaþtýrdý ve USPD'nin sol kanadý ile baþarýlý bir bütünleþme gerçekleþtirdi.Bununla da yetinmeyen Paul Levi Ocak 1921 yýlýnda partinin günlük gazetesinde bir "Açýk Mektup" kaleme alarak, Sosyal Demokratlarla bir birleþik cephe oluþturulmasý çaðrýsý yaptý.Birleþik cephe taktiðinin partinin geniþ iþçi kitleleri arasýnda politik gücünün geliþmesine yardým edeceðini ve Sosyal Demokratlarýn politik pozisyonunu zayýflatacaðýný düþünüyordu.Bu noktada Paul Levi, Lenin, Troçki ve Radek'in desteðini görüyordu.Ancak bu sonuncular da bazý konularda Levi'nin tutumundan rahatsýzlardý.1920 yýlýnda Sovyet Rusya,Kýzýl Ordu ile  Polonya'ya saldýrarak ve burada Kýzýl Ordu yardýmý ile bir iþbirlikçi "komünist" hükümet kurarak Macaristan Sovyeti ve Almanya'ya ile karasal baðlantý kurmaya çalýþýyordu.Zaten bu dönem,daha önce de gördüðümüz gibi Kýzýl Ordu yardýmý ile "sosyalist devrim"lerin gerçekleþtirildiði dönemlerdi.Ukrayna'da,Transkafkasya'da vs. olan buydu.Ayný þey Polonya'da da gerçekleþtirilmek isteniyordu ama Polonya burjuvazisi buna izin vermedi.

Paul Levi,Kýzýl Ordu'nun Polonya'ya saldýrýsý sýrasýnda,Alman iþçilerinin ayaklanýp Kýzýl Ordu'ya destek vermeyeceðini düþünüyordu.Çünkü bir ayaklanma için parti daha hazýr deðildi ve önce kitleler içerisinde güçlenmesi gerekti ki,bunun için zamana ihtiyaç vardý.Ama ne Lenin ne de Komintern yönetimi bu görüþten hoþlanmamýþlardý ve aslýnda Levi 1920'den beri hedef tahtasýna oturtulmuþtu.Levi'nin Komintern ve RKP'ye mesafeli yaklaþmasý, bürokratik Komintern'in hoþuna gitmemiþti çünkü Sovyet Rusya'nýn acil bir þekilde Almanya'nýn ekonomik desteðine ihtiyacý vardý ve bu ise ancak bir devrim ile saðlanabilirdi.Biçimsel olarak doðru görünmesine karþýn içerik olarak sorunun ele alýnýþý yanlýþtý.

Sovyet Rusya,yanlýþ ekonomi politikalarý uyguladýðý için ve kendisini dünya ekonomisinden tecrit ettiði için acil bir dýþ yardým gereksinimi baskýsý altýna girmiþti.Bu dýþ yardýmýn elde edilmesi için zamanýn kýsaltýlmasýnýn tek yolu ise Kýzýl Ordu ve iþbirlikçi komünist partiler aracýlýðý ile ilerlemekti.Ama bunu yaparken Komintern çok önemli bir þeyi gözardý ediyordu:Diðer ülkelerin komünist  ve iþçi hareketlerinin politik hazýrlýk düzeyi.

Komintern mevcut ülkelerde komünist hareketler hazýr olmasa da, Komintern'in ve Sovyet Rusya'nýn ideolojik,politik,ekonomik ve askeri desteði ile kýsa bir sürede hazýr hale geleceklerine inanýyordu ve bu noktada bir politik zorlama uyguluyordu.Ama bunun sonuçlarý tek kelime ile felaket oldu ve Kýzýl Ordu Polonya'da acý bir yenilgi tattý ve ilerlemesi durdu.Kýzýl Ordu'nun Polonya'daki yenilgisinin altýnda,Polonya'daki politik güç dengelerinin yanlýþ analiz edilmesi yatýyordu.Bu noktada sorun, diðer ülkelerin devrimlerinin ritmi ile Sovyet Rusya'nýn iç dinamiklerinin ritminin üstüste düþmesinden ziyade ayrý ayrý geliþmesiydi.

Paul Levi Alman Komünist hareketinin politik iktidarý ele geçirerek,Kýzýl Ordu'ya yardýmcý olamayacaðýný Komintern liderlerinden daha iyi biliyordu. KPD için sorun,saldýrýya geçmek deðil, güç biriktirmekti ve birleþik cephe taktiði güç biriktirmede önemli bir taktik manivela olarak iþ görecekti.

Paul Levi'nin Almanya'daki "devrimin zamanýný uzatan" taktikleri, Zinoviev'in, Buharin'in ve daha sonra onlara katýlan Radek'in hoþuna gitmedi.Levi'nin KPD'nin liderliðinden uzaklaþtýrýlmasý için fýrsat kollamaya baþladýlar ve aradýklarý fýrsatý,Levi'nin Ýtalyan Sosyalist Partisi'nin Livorno konferansý ile ilgili olarak parti gazetesinde yaptýðý bir deðerlendirmede buldular.

"Levi, yaptýðý çözümlemede, Ýtalyan Sosyalist Partisi'nin Turati liderliðindeki sað kanadýnýn partiden kopmasýnýn kaçýnýlmaz olduðu,partinin çoðunluðunun kazanýlmasýnýn ise mümkün olduðu sonucuna varýyordu.Livorno Konferansý'ndaki KEYK delegeleri Bordiga'yý destekledikleri için,Levi'nin sözkonusu makalesi Komintern liderliðine karþý bir baþkaldýrý gibi görünüyordu. Zinoviev,her ne pahasýna olursa olsun Levi'nin iþini bitirmeye karar vermiþti.O þimdi dönek Radek tarafýndan destek görüyordu.

Duruma uygun olarak,Rakosi br KEYK elçisi olarak (Livorno'dan) Berlin'e gönderildi.Rakosi,Berlin'de KPD'nin Zentralausschuss'un (Merkez Komitesi-o sýralar Merkez Komitesi tüm bölgelerin temsilcileriyle periyodik konferanslar düzenliyordu) üyeleriyle bir toplantýda bir araya geldi.Ateþli tartýþmalardan sonra,Komintern'e baðlýlýk argümanýný kullanan Rakosi,Levi'nin kýnanmasý yolunda bir kararý onaylattý (23'e karþý 28 oyla).Levi,KPD'nin liderliðinden uzaklaþtýrýldý.Merkez Komitesi'nin aralarýnda Clara Zetkin'in de bulunduðu beþ üyesi Levi'nin ardýndan bu organdaki görevlerinden istifa ettiler." (T.Cliff,age,s.98)

Paul Levi'nin partinin yayýn organýnda,Ýtalyan Sosyalist Partisi ile ilgili olarak görüþlerini açýklamasý ve bundan dolayý politik linç edilmesi tek kelimeyle skandal olup,Komintern'deki bürokratlaþmanýn boyutlarýný göstermesi açýsýndan karakteristiktir.Bir komünist partisi düþünün, "disiplin" görünümü altýnda düþünce özgürlüðünü ortadan kaldýrmýþtýr!

Peki Almanya'da bunlar olurken,Rusya'da neler oluyordu?Almanya'daki olanlarý anlamak için Rusya'ya bakmak gerekir.Mart 1921'de Kronþtad'ta rejime karþý bir ayaklanma baþ gösterdi ve þiddetli bir þekilde ezildi.Partide hizipler  ve bütün eleþtiriler yasaklandý.Parti,Politik Büro'nun ve Merkez Komitesi'nin oligarþik diktatörlüðü altýna girmiþti ve ayný anlayýþýn Komintern içerisinde de olmamasýnýn önünde bir engel yoktu.

Peki o zaman Paul Levi'nin "suçu" neydi?
Onun "suçu",Komintern aracýlýðý ile nüfuz kazanmaya çalýþan Rus sosyal emperyalizminin yayýlmasýna engel teþkil etmesi ve baðýmsýz bir politika gütme anlayýþýndan kaynaklanýyordu.

Aslýnda Paul Levi'nin haklýlýðý,Mart 1921'de baþarýsýzlýða uðrayan ayaklanmada açýkça görüldü.Komintern hazýr olmayan bir komünist partisini zamansýz ve maceracý bir þekilde muharebeye sokmuþtu ve devrimin yenilgisinde en büyük paya sahipti.Paul Levi'nin KPD'nin liderliðinden uzaklaþtýrýlmasý ve "hain" ilan edilmesi,Lenin ve Komintern liderliðinin en büyük hatalarýndan birisidir.

Ama her þey bununla kalsa iyi.

Ýki yýl sonra Almanya'da devrim tekrar kapýyý çaldý.1923 yýlýnýn Ocak ayýnda,Fransa, Almanya'nýn ödeyeceði savaþ tazminatlarýnýn karþýlýðý olarak Ruhr bölgesini iþgal etti.Bu iþgal Almanya'da sosyal huzursuzluðu ve politik krizi giderek derinleþtirdi. 1923 yýlýndaki Alman devrimi sýrasýnda Komintern ve KPD saflarýnda çok tuhaf teoriler ortaya çýktý.

A.L. Schlageter adýnda Nazi hareketine mensup bir faþist,Fransýzlarýn denetimindeki Ruhr bölgesinde bir demiryolunu havaya uçurma giriþiminde bulunduðu sýrada yakalanarak,askeri mahkemede yargýlanarak, 26 Mayýs 1923'te kurþuna dizildi. Muhtemelen Schlageter Alman devleti adýna çalýþan bir sabotajcýdýr.Çünkü cenaze törenine General Lüdendortf katýlmýþ ve bir konuþma yapmýþtýr.Schlageter Alman muhafazakarlarýnýn ve milliyetçilerinin bir kahramaný ve sembolü haline gelmiþti.Bu ayný zamanda Almanya'da faþist hareketin politik olarak giderek güçlendiðini de göstermektedir.

Almanya'da faþist hareketin bu güçlenmesi,Komintern ve KPD liderliðinin bu politik güçten devrim için yararlanma anlayýþýnýn geliþmesine neden olmuþtur. Bu oportünist anlayýþýn altýnda yatan neden ise Komintern'in ideolojik olarak kafasýnýn karýþýk olmasý ve faþizmin tarihsel karakterini yeterince anlamamýþ olmasýydý.Bu durum kaçýnýlmaz olarak bir sað oportünist sapmaya neden oluyordu.
    
KPD'nin Sosyal-Demoratlar ile aralarýnýn açýk olmasý ve yine faþistlerin de onlardan nefret etmeleri,komünistler ile faþistlerin bir yakýnlaþmasýna neden ouyordu.Ancak bu yakýnlaþmayý daha çok kýþkýrtan Komintern ve KPD idi. Radek,Schlageter olayý aracýlýðý ile komünistler ile milliyetçiler arasýnda bir ittifakýn tohumlarýný ekmek istiyordu ve milliyetçilere þöyle soruyordu:

"Alman milliyetçileri kime karþý savaþmak istiyor?Antant sermayesine mi yoksa Rus halkýna mý?Kimle ittifak yapmak istiyorlar?Birlikte Antant sermayesinin boyunduruðundan kurtulmak üzere Rus iþçi ve köylüleriyle mi yoksa Alman ve Rus halklarýný köleleþtirmek isteyen Müttefik sermayesiyle mi?" (Aktaran T.Cliff,age,s.207)

Komintern'in ve KPD'nin oportünist sapmasýnýn altýnda giderek belirginleþen halkçýlýk anlayýþý yatýyordu.Radek ayný yerde yine þöyle yazýyordu:

"KPD yalnýzca sanayi iþçilerinin bir dilim ekmeðinin mücadelesini veren bir parti deðil,özgürlükleri için bütün halkýn özgürlüðüyle Almanya'da çalýþan ve acý çeken herkesin özgürlüðüyle özdeþ bir özgürlük için savaþan mücadele halindeki proleterlerin de partisidir." (age,s.207)

Komünistler ile faþistler arasýnda olasý bir ittifakýn teorik çerçevesi çizildikten sonra,sýra bunun pratikte uygulanmasýna gelmiþti.KPD aralarýnda Nazi'lerin de olduðu milliyetçiler ile haftalar süren halka açýk tartýþmalar düzenledi.Amaç milliyetçi tabaný etkilemek ve komünist hareket saflarýna kazanmaktý.Ama bu tartýþmalar sýrasýnda KPD,milliyetçilerin politik düzeyine indikçe giderek yahudi düþmanlýðýnýn bataklýðýna saplandý ve onlarýn politik deðirmenine su taþýdý.Yine bu tartýþmalar sýrasýnda KPD sosyal-demokratlardan da politik olarak uzaklaþtý.KPD giderek Nazi'ler ile ittifaký sosyal-demokratlar ile ittifaktan daha yararlý buluyordu.

Bütün bunlar Komintern'in ve KPD'nin kafasýnýn ne kadar karýþýk olduðunu ve yine ayný þekilde ideolojik ve politik yetersizliðini gösteriyordu. Tony Cliff çok doðru olarak þu sonucu çýkarmýþtýr:

"Schlageter bölümü korkunç bir anekdot gibi görünüyor ama tarihten silinemez;Lenin henüz hayattayken Komintern liderliðinin yozlaþmasý üzerine ýþýk tutan bir ayýptýr." (T.Cliff,age,s.209)

1923 Sonbaharýndaki Alman devriminin yenilgisinden sonra,Komintern'deki küçük-burjuva sapma daha da görünür hale geldi.Komintern Uluslararasý Sosyal-Demokrasi karþýsýnda çok yanlýþ bir sekter pozisyon aldý ve adeta onlarý emperyalistlerin kucaðýna itti.Sosyal-Demokratlar ile "Birleþik Cephe" taktiði, "Tabanda Birlik" taktiði ile deðiþtirildi.Aslýnda Komintern her iki taktiði de yanlýþ uyguluyordu.Birincisini sað oportünist anlayýþ,ikincisini de sol oportünist anlayýþ çerçevesinde uyguluyordu. Komintern bu noktada doðru politik orantýlar tutturamýyordu.Peki neden?

Daha derin ve geniþ bir perspektif ile baktýðýmýz zaman, bu durumun altýnda Sovyet Rusya'nýn emperyalist sistem karþýsýndaki yanlýþ tarihsel ve stratejik pozisyonunun yattýðýný kolayca anlarýz.Komintern'in merkezi partisi RKP olduðu için ve o da iktidarda olduðu için,Rus toplumunun acil ihtiyaçlarýnýn baskýsý,RKP aracýlýðý ile Komintern içerisine yayýlýyordu.Bu durumda diðer ülkelerdeki devrim dinamikleri,bu ülkelerin doðal sosyal ve tarihsel geliþimlerinin ve bu geliþim içerisinde kendi görev ve hedeflerini belirleyen komünist örgüt ve partilerin kendi öz faaliyetlerinin ürünü olmalarýndan ziyade,Komintern'in bürokratik yönetiminin dýþarýdan onlara dayatmýþ olduðu mekanik,eklektik ve zamansýz müdahaleleri üzerine oturtuluyordu.

Diðer ülkelerin öz devrimci dinamiklerinin,Sovyet Rusya'nýn sosyal çýkarlarýna endekslenmesi,bu ülkelerin devrimci dinamiklerinin yapýlarýnýn bozulmasý ile sonuçlanýyordu ki bu kendisini bu ükelerin komünist hareketlerinin sað ve sol oportünist sapmaya düþmesi biçiminde gösteriyordu.

Batý Avrupa'daki komünist örgüt ve partilerin Sosyal Demokrasi karþýsýnda saðlam bir ideolojik ve politik pozisyon alamamasýnýn altýnda,Sovyet Rusya'nýn politik sýkýþtýrmasý,zorlamasý ve aceleci politikasý yatýyordu. Örneðin Sosyal-Demokrasi ile "Birleþik Cephe" taktiði, bir "Ýþçi Hükümeti" perspektifine kadar geniþletildi.Halbu ki bu oportünist bir politikaydý ve iktidarýn sosyal demokrasi ile paylaþýlmasý sosyalist devrim anlayýþýyla baðdaþmadýðý gibi, politik araç ve taktiklerin de yanlýþ ele alýnmasýna götürüyordu.Normal koþullarda bu tür taktikler,komünist hareketin geliþmesine ve gücünün artmasýna  ve sosyal demokrasinin zayýflamasýna  neden olurken,bu taktiðin sonucunda tersi oluyordu.

Sosyal demokrasi ile ya da küçük-burjuvazi ile birleþik cephe taktikleri, çok özel durumlarda,iktidar perspektifinin dýþýnda bazý reformlar için mücadele ya da aðýr baský koþullarýnda,büyük burjuvazi karþýsýnda tek baþýna kalmamak için baþvurulabilecek taktiklerdir.Küçük-burjuvazi ile iktidarýn paylaþýlmasý politikasý,kaçýnýlmaz olarak,komünist niteliðin ortadan kalkmasý ile sonuçlanýr.

Komünist hareket,küçük-burjuvazinin sol kanadý olan yarý-proleterler ile (bunlar proletarya ile küçük-burjuvazi arasýnda yeralýrlar) hegemonya kendisinde olmak þartýyla bir sosyalist devrim eyleminin içerisinde olabilir. Hegemonyanýn proletaryanýn elinde olmasý,yarý-proletaryayý peþinden sürüklemesi için bir destek noktasý oluþturur.Ancak bunun doðru iþleyebilmesi için,proletaryanýn burjuvazi karþýsýnda doðru ve saðlam bir pozisyona sahip olmasý gerekmektedir.

Bolþevikler daha önce de gördüðümüz gibi,emperyalistler karþýsýnda yanlýþ bir pozisyon belirledikleri andan itibaren,Sol Sosyalist-Devrimcileri Mart 1918'den itibaren kaybettiler ve onlara karþý "Savaþ Komünizmi" siyasetine baþvurdular ve sonuçlarý tek Rusya açýsýndan deðil dünya açýsýndan felaket oldu.

Komintern'deki partilerin "Birleþik cephe" taktikleri,bir an önce Batý'da sosyalist devrimin ateþini yakmak için RKP tarafýndan dayatýlan aceleci politikanýn bir sonucuydu.Yukarýda gördüðümüz gibi Almanya'da Paul Levi, birleþik cephe taktiðini,bir iktidar perspektifi temelinde deðil, KPD'nin güçlenmesi için yani güç biriktirmek için ileri sürmüþtü.Bunu ileri sürdüðü sýrada da KPD'nin bir ayaklanma için hazýr olmadýðýný da belirtmiþti ki bu doðruydu.Ama oportünist Komintern yönetimi,birleþik cephe taktiðini , stratejik bir düzeye yükselterek,sosyal demokrasi ile iktidarýn paylaþýlmasý biçiminde ele aldý.Bu aceleci ve zamansýz politika,KPD'nin politik yýkýmý ile sonuçlandý ve sosyal demokrasi ile olan bütün politik orantýlar bozuldu ve de ortaya çýkan boþluðu hýzla Nazi faþistleri doldurmaya baþladý.Ýþte tam da bu noktada Komintern ikinci bir ölümcül hata yaptý ve "tabanda birlik" sekter ve solcu taktiðini benimseyerek,sosyal demokrasiyi faþistlerin kucaðýna itti.

Zinoviev 1923 Alman devriminin yenilgisinden sonra þu deðerlendirmeyi yaptý:
"Alman sosyal demokrasinin lider kesimi,içinde bulunduðumuz þu gün, Alman faþizminin yüzüne sosyalist maske geçirmiþ bir fraksiyonundan baþka bir þey deðildir...Alman sosyal demokrasisinin liderlerinin sermayenin yanýna geçmeleri yeni olan bir þey deðil.Esas olarak, bunlar her zaman proletaryanýn sýnýf düþmanlarýnýn yanýndaydýlar;þimdi,kapitalist demokrasiden kapitalist diktatörlüðe geçiþin tamamlanmasýyla birlikte,bu gerçek kitleler tarafýndan da açýkça görülüyor.Bu durum,bizi,Almanya'daki birleþik cephe taktiðimizi deðiþtirmeye sevk ediyor.Beyaz diktatörlüðün paralý askerleriyle alýþveriþ içinde olunamaz.Bu,tüm Alman komünistleri tarafýndan iyice anlaþýlmalý ve tüm Alman proletaryasýna net,gür bir sesle ilan edilmelidir.SPD'nin saðcý liderlerinden daha tehlikeli olanlar solcu liderlerdir...Almanya'da birleþik cephe taktiði sloganý þimdi , 'tabanda birlik!' olmalýdýr." (Aktaran T.Cliff,a.g.e,s.225)

Zinoviev'in ve Komintern'in kafasýnýn ne kadar karýþýk olduðu Almanya'da "kapitalist demokrasiden kapitalist diktatörlüðe geçiþin tamamlanmýþ" olmasý tespitinde dahi görülebilir.1924 yýlýnda Almanya'da egemen politik biçim burjuva demokrasisiydi ve "kapitalist diktatörlük" gibi ne anlama geldiði belli olmayan bir tanýmlama doðru deðildi.Gerek burjuva demokrasisi gerekse de faþist diktatörlük her ikisi de kapitalist diktatörlüðün deðiþik politik örgütlenme biçimleridir.Komintern'in baþkanýnýn bu teorik sefaleti ve karýþýk kafasý,dünya devriminin baþýndakilerinin niteliðini ele vermesi açýsýndan ilginçtir.

Zinoviev'in ileri sürmüþ olduðu "tabanda birlik" taktiði ise "birleþik cephe" taktiðinden daha tehlikeli bir politikadýr.Bu politika tam bir idealist ve maceracý bir politika olup,bütün politik güç dengesinin yanlýþ analiz edilmesine götürür."Tabanda birlik" taktiði daha önce Bolþevikler'in Rus kýrýnda Sol Sosyalist-Devrimcilere karþý uygulamýþ olduklarý ve "Savaþ Komünizmi"ne neden olan politikanýn "uluslararasý versiyonu"ndan baþka bir þey deðildir.

Bolþevikler kýrlarda Sol Sosyalist-Devrimciler'in tabanýný ele geçirmek için "Yoksul Köylü Komiteleri"ni (YKK) kurarak,bu partiyi tabanýndan ayýrmaya çalýþtýlar.Yani bir bakýma tarihsel olarak onun yerine ikame etmeye çalýþtýlar.Bunu yaparken de parti giderek kendi komünist niteliðinden uzaklaþmaya baþladý. Zaten baþka türlü de olamazdý.RKP giderek proletarya ile yarý-proletayanýn ortak partisi olmaya baþladý ve bu proletaryanýn iradesinin parçalanmasý ve zayýflamasý temelinde oluyordu.Hiçbir zaman bir sýnýf baþka bir sýnýfýn yerine tarihsel olarak ikame edemez çünkü ayný tarihsel çýkara sahip iki sýnýf hiçbir zaman varolmaz/varolamaz.

Bir sýnýf her zaman kendi ideolojik ve politik önderleri tarafýndan ayrý bir örgüt olarak kendi sýnýf çýkarlarýný savunur.Belki bunu dile getirenler yabancýlaþmadan dolayý çýkarlarýný savunduklarý sýnýfýn kimler olduðunu da bilmezler ama bu iþin özünü deðiþtirmez.Onun için bir sýnýfý onun ideolojik ve politik temsilcileri aracýlýðý ile ele almak gerekir."Tabanda birlik" anlayýþý politik zorlamadan ve maceracý bir politikadan baþka bir anlama gelmemektedir.

Nasýl Bolþevikler kýr yoksullarýný karþýlarýna alarak onlarý küçük-burjuvazi ve büyük burjuvazinin kollarýna ittiler ise, Sosyal-Demokrasiye  karþý "tabanda birlik" taktiði uygulayarak da onlarý emperyalist sermayenin kollarýna ittiler ve faþistlerin iktidara gelmelerini kolaylaþtýrdýlar.

1920'li yýllarda Avrupa'da faþistlerin güçlenmeleri ve bir çok yerde iktidara gelmelerinin nedeni, Ekim Devrimi'nin ilk günlerinde yapýlan hatalarýn, dolaylý yollardan ve Komintern aracýlýðý ile Avrupa'ya yansýmasýnýn ürünüdür. Ýtalyan faþizmi ve Nazi Almanya'sý Komintern'in insanlýða en kötü iki hediyesidir.

Avrupa'daki komünist hareketlerin ideolojik ve politik yörüngelerinin kaymalarýnýn altýnda Rus devriminin emperyalist sistem karþýsýndaki yanlýþ stratejik konumlanmasý yatmaktadýr.Geleceðin komünist liderleri bu gerçeðin bilincine varmadan kapitalizm karþýsýnda muzaffer olamayacaklardýr.Bu devrimden çýkarýlmasý gereken en büyük teorik ders ve sonuç budur.

(devam edecek)


|
_ _