 |
komunistdunya.org |
 |
|
 |
Son Yazýlar |
 |
|
|
 |
PDK Devrimci Bülten - Sayý 52 (4) |
 |
 |
 “EKÝM DEVRÝMÝ’NÝN ANATOMÝSÝ” ADLI KÝTABA ÖNSÖZ
K.Erdem
Bundan neredeyse yüzyýl önce gerçekleþmesine raðmen Ekim Devrimi ve bu devrimin ortaya çýkarmýþ olduðu teorik ve politik sonuçlar hala daha dünya komünist hareketi içerisinde etkin ve aðýrlýklý bir konumdadýr.Bütün sorun çýkarýlan bu teorik ve politik sonuçlarýn ne kadar doðru ve ne kadar yanlýþ olduðunu belirlemektir.Bu kitapta bir hastalýk teþhisinde bulunmaktayýz ve bu hastalýða karþý tedavi yöntemleri üzerinde durmaktayýz.
Ekim Devrimi eleþtirilirken en önemli güçlük ölçü sorunudur.Bu devrimin olumlu ve olumsuz yanlarý hangi kriterlere göre belirlenecektir?
Dünya Komünist Hareketi (DKH) içerisinde,Lenin dönemi (1917-1922) ile ilgili olarak aðýrlýklý eðilim,resmi Bolþevik anlayýþýn kabul edilmesidir. DKH içerisindeki bütün akýmlar (Troçkist,Stalinist,Maoist vs.) Lenin dönemi noktasýnda neredeyse anlaþýrlar ve uzlaþýrlar.Devrimciliðimin ve teorik faaliyetimin ilk dönemlerinde ben de ayný fikirleri paylaþýrdým.
Ancak 1995-1998 arasý dönemde emperyalizm üzerine yaptýðým teorik çalýþmalar,benim giderek Lenin ve Leninizme karþý daha eleþtiriler bir tutum almama ve teorik olarak kendi kendime bir çok soru sormama neden oldu.
1995 yýlýnda politik grubumuz oluþurken gerekli teorik çalýþmalarýn yapýlmasý için aldýðýmýz bir karar ile emperyalizm ve Türkiye'nin sosyo-ekonomik yapýsý üzerine bazý çalýþmalara baþladým.Bu teorik çalýþmalarýn sonuçlarýný çesitli yazý dizileri þeklinde yayýn organýnda yayýnladým. Ýþte Lenin ve Ekim Devrimi üzerine olan görüþlerim de bu dönemde giderek evrim geçirmeye ve deðiþikliðe uðramaya baþladý.
1998 yýlýnda yayýn organýnýn onüçüncü sayýsýnda kendi emperyalizm teorimi "Genel Hatlarýyla Modern Emperyalizm" baþlýðý altýnda yaynladým.Bu makale çok kýsa bir makaledir ve o zamanlar sadece emperyalizm üzerine görüþlerimin kýsa bir özetini oluþturur ve kapitalist hareketin yüksek biçimlerini ele almamýþtý yani Genel Kar Oraný ve Biçimleri sorununu.
Bir yýl sonra yayýn organýnýn ondokuzuncu sayýsýnda yine kýsaca "Kapitalizmin En Geliþmiþ Biçimi Olarak Modern Emperyalizm" baþlýklý bir makale yazdým ve yine bu makelede de kapitalist hareketin yüksek biçimleri bir kenara býrakýlmýþtý ama bu iki makalede Lenin'in teorisinden farklý olarak emperyalizmin farklý yanlarýna bazý vurgular vardý.
K.Salman'ýn politik grubumuzun ideolojik evrimini konu alan makalesine yazdýðým notta bu dönem ile ilgili olarak söyle yazmýþtým:
"PDK 1994 yýlýnýn sonlarýnda ve 1995 yýlýnýn baþlarýnda, kendi içerisinde kabul ettiði bir kararla, komünist hareketin doðru bir tarihsel doðrultuda politik olarak þekillenebilmesi için varolan ideolojik sorunlarýn doðru bir biçimde çözümlenmesinin hareketin geliþiminde temel bir yere sahip olduðu kararýný aldý. Bu temelde teorik çalýþmalar yapýlacaktý ve bu çalýþmalarýn sonuçlarý bir teorik ve politik yayýn organýnda yayýnlanacaktý. Zaten bu temelde de Devrimci Bülten adýnda bir yayýn organý, 1995 yýlýnýn 1 Mayýs’ýnda yayýn hayatýna baþladý. 1995 ile 1997 yýllarý arasýnda yapýlan teorik çalýþmalarda giderek sezgisel bir biçimde, bütün teorik çalýþmalarýn ana halkasýnýn emperyalizm teorisi olduðu kavranýldý. Bütün diðer teorik sorunlarýn arka planýný bu sorunun oluþturduðu farkedildi. Emperyalizm teorisinin doðru ele alýnýþý ve çözülüþü olmadan ne sosyalizm-komünizm sorunu ne proletarya diktatörlüðü sorunu ne devrimin karakteri ve proletaryanýn strateji ve taktikleri sorunu ne Ekim Devrimi’nin yenilgisi ne SSCB’nin tarihsel gerçekliði ne de Leninizm, Stalinizm , Troçkizm vs. gibi sorunlar doðru bir biçimde çözümlenebilirdi. Ama emperyalizm teorisi sorunu da sýký sýkýya Marx’ýn Kapital’ini anlama sorununa baðlýydý ve eserin felsefi yapýsý çözümlenmeden yani diyalektik materyalizm anlaþýlmadan da eserin mantýk yapýsýnýn çözümlenmesinin de mümkün olmadýðý ortaya çýktý. Ýþte 1996-1997 yýllarýnda, “topallayarak” diyebileceðimiz bir tarzda, Hegel diyalektiði (ama özellikle onun Mantýk Bilimi eserini de kapsayan) ile birlikte bir dizi felsefi çalýþma yapýldý. Bu çalýþmalarda elde edilen felsefi veriler, özellikle de kapitalizmin tarihselliðinin kavranýlmasý açýsýndan verimli oldular. Bu noktada þunu da belirtmek gerekir ki, bu dönemdeki felsefi çalýþmalarda elde edilen sonuçlar öyle ahým-þahým olmaktan uzaktý ve oldukça eksikti. Ama yine de bu elde edilen felsefi veriler, kapitalizmin tarihselliði noktasýnda bazý soyutlamalar yapýlmasýna da engel olmadý. PDK’nýn o zamanlar kendisine sorduðu bazý basit sorularýn bir kaçý þuydu: • Madde kendisini olduðu gibi ortaya koymaz ve hareket maddenin varoluþ biçimidir. Yani madde kendisini hareket biçiminde ortaya koyar. Bu durum genel olarak bir toplum için de geçerlidir. Söz konusu olan burjuva toplum ise, bu burjuva toplumunun özel tarihsel biçimleri nelerdir?Marksizm, serbest rekabetçi kapitalizm ve klasik emperyalizm dönemlerini biliyor. Klasik emperyalizm ile Komünizm arasýnda kalan kapitalizmin bir üçüncü biçimi söz konusu olabilir mi? • Þayet kapitalizmin bir üçüncü biçimi söz konusu ise bunun temel çizgileri nelerdir? • Kapitalizmin tarihsel aþamalarý atlanabilir mi atlanamaz mý? • Tarihin merdivenleri üzerinde Ekim Devrimi ve Rus toplumunun yapýsý nereye tekabül ediyor? • Bolþevik önderler farkýndan olmadan tarihin bir aþamasýný atlama gafletine mi düþmüþlerdi? • Bir ülkenin özelde de Türkiye’nin toplumsal ekonomik ve politik yapýsý, onu koþullandýran emperyalist sistem kavranýlmadan anlaþýlabilir mi? vs.
Ýþte PDK’nýn 1995-1997 yýllarý arasýnda teorik çalýþmalarýna yol gösteren sorular ve bunlarýn yolaçtýðý teorik motivasyonlar bunlardý. (...) Teorik çalýþmalarýmýzda emperyalizm teorisini ana çalýþma halkasý olarak belirledik ve kavradýk ve bu ana halkadaki teorik ilerlemeye baðlý olarak teorinin diðer bileþenlerini ele almaya ve bu ölçüte baðlý olarak eleþtiriden geçirmeye çalýþtýk. " (Devrimci Bülten Sayý 47)
Ortaya koyduðumuz Uluslararasý Emperyalizm Teorisi bize Uluslararasý Emperyalizmin özelliklerini vermekle kalmadý ama kapitalizm içerisindeki hangi eðilimlerin komünizme götüreceðinin genel çerçevesini de verdi.Bu noktadan itibaren Lenin ve Bolþevikler'in tarihsel pratiklerini az çok doðru eleþtirebilecek bir teorik nokta elde etmeye baþladýk.
Emperyalizm üzerine olan çalýþmalarýmýzýn ilk dönemlerinde Stalin'in modern kapitalizmin temel ekonomik yasasý azami kar yasasýdýr tespitini paylaþýyorduk.Stalin'in modern kapitalizmin yani emperyalizmin temel ekonomik yasasý olarak belirttiði azami kar yasasý kapitalizmin temel ekonomik yasasýdýr ve onun bütün biçimleri içerisinde temel bir yere sahiptir.Onun için Stalin'in bu tespitine ihtiyatla yaklaþmak gerekir.Bu azami kar yasasýnýn yanlýþ olduðu anlamýna gelmez ancak uluslararasý emperyalizmin bütün çizgilerini vermekten uzaktýr.
1998 ve 1999 yýlýnda Emperyalizm ile ilgili olarak yazdýðým bu her iki makalenin bir özetini bu kitabýn ikinci ve üçüncü bölümüne koyuyorum.
Ama bu dönemdeki teorik düzeyimiz hala daha Ekim devriminin kapsamlý bir eleþtirisini yapmamýza ve Lenin ve Bolþevikler'in hatalarýný tam olarak bilince çýkartmamýza olanak tanýmamaktaydý.
1998-2000 yýllarý arasýnda yazdýðým "Sovyetler Birliði'nde Oportünizm" adlý yazý dizisinde Sovyetler'deki ekonomik yapýnýn devlet kapitalizmi olduðunu ama bu devlet kapitalizminin kaçýnýlmaz ve doðru olduðunu belirtiyordum.
2000'li yýllarýn baþlarýnda Stalin ile ilgili görüþlerim yaptýðým bazý teorik araþtýrmalar sonucunda deðiþmeye baþladý ve Stalin'in çizgisinin küçük-burjuva karaktere sahip olduðu sonucuna ulaþtým ama Stalin'in uyguladýðý bir çok politikanýn da Lenin'den alýndýðý ve onun politikalarýnýn devamý olduðu görüþüne ulaþtým.
1990'lý yýllarýn sonunda ve 2000'li yýllarýn baþýnda okuduðum Tony Cliff'in "Rusya'da Devlet Kapitalizmi" ve "Lenin'in Biyografisi" kitaplarý ile S.N.Prokopoviç'in "SSCB'nin Ekonomik Tarihi" adlý kitaplarý ve yine Marx'ýn Kapital'i üzerine olan teorik çalýþmalarým giderek eleþtiri oklarýnýn Lenin'e çevrilmesi gerektiði sonucuna ulaþmama neden oldu.
Tony Cliff'in kitabý deðerli olmasýna karþýn Lenin'in Ekim devrimi dönemindeki hata ve eksiklerine inmediði için beni tatmin etmiyordu.Çünkü bizim Emperyalizm teorimize göre Lenin ve Bolþevikler'in Emperyalizm teorisi eksikti ve bazý tarihsel aþamalarýn atlanmasýna neden olduðu için Ekim devriminin baþýndan itibaren bazý yanlýþ politikalarýnýn olduðu kesindi.Ama bu yanlýþ politikalarýn ne olduðunu bir türlü kestiremiyorduk.
S.N.Prokopoviç'in kitabý da oldukça deðerli bir kitaptý.Çünkü Sovyet ekonomisi ile ilgili olarak bir çok deðerli ve objektif istatistik içermekteydi. Üstelik bu istatistikler Sovyet resmi istatistiklerin dýþýnda ve yine içsavaþ sýrasýnda edinilen istatistiklerin saklanmasýndan oluþmuþtu.
S.N.Prokopoviç Geçici Hükümet'in Menþevik Tarým Bakanýydý ve Rusya'daki geliþmeleri yakýndan takip ediyordu ve devrimden sonra Bolþevik deneyimi yakýndan takip etmiþti.1925 yýllnda Stalin tarafýndan sürgüne gönderildikten sonra bile Ýsviçre'de Sovyet ekonomisi hakkýnda istatistik tutmaya devam etti.
S.N.Prokopoviç'in istatistiklerinin benim mantýk silsilem içerisinde bir anlam kazanmasý,2002 yýlýna doðru benim Marx'ýn Kapital'inin III. cildi üzerine olan çalýþmalarýmýn ama özellikle de "Genel Kar Oranlarýnýn Eþitlenmesi" ile ilgili bölüm üzerine olan bilgimin derinleþmesi sýrasýnda oldu.
Marx bu bölümde , çesitli üretim düzeylerine sahip olan ekonomilerin artý-deðerlerinin gerçek aðýrlýðýný "bütün toplumsal artý-deðerler" üzerinden açýklar. Bunun anlamý dünya piyasasýnýn bir parçasý olan bir ulusal ekonominin gerçek doðasýnýn ancak dünya ekonomisi ile iliþkili olarak ya da onun içerisine yerleþtirilerek anlaþýlabileceðiydi.
Rus ekonomisinin emperyalist ekonomi ile genel kar oranýnýn oluþumu temelinde ele alýnmasý ve incelenmesi beni Bolþeviklerin uluslararasý emperyalist sistem karþýsýnda yanlýþ mevzilendikleri sonucuna götürdü. Genel Kar Oraný bir ülkenin ekonomisinin bütün dünya ekonomisi temelinde ölçülmesi gerektiðini öðretir ve bu ölçümün yanlýþ yapýlmasý,parça ile bütün arasýndaki iliþkilerin yanlýþ ele alýnmasýna götürür.
Bolþevikler Rus ekonomisinin tarihsel aðýrlýðýný yanlýþ ölçmüþlerdi ve bu temelde yanlýþ bir stratejik mevzilenme gerçekleþtirmiþlerdi. Ýþte Prokopoviç'in kitabýndaki istatistikler Bolþevikler'in yanlýþ politikalarýnýn örneklendirilmesi noktasýnda önemli bir iþleve sahip oldular.
Burada okuyucunun dikkatini özellikle , Marx'ýn Kapital'i üzerine olan felsefi ve teorik çalýþmalarýmýzýn derinleþmesi sonucunda Ekim Devrimi'nin gerçek tarihsel doðasýnýn açýða çýkarýlmasý arasýndaki iliþkiye çekmek istiyorum.
2003 yýlýnda yazdýðým "Sovyet Modern Revizyonizminin Toplumsal Ekonomik Temeli" adlý makalede,Sovyet modern revizyonizminin anlaþýlmasý için eleþtirinin Lenin'e kadar götürülmesi gerektiðini belirttim.Bu makaleyi bu kitabýn dördüncü bölümüne koyuyorum.
Her ne kadar yayýn organýnda kapsamlý olarak ele almasak da bu yýllarda K.Salman ile teorimizin genel çerçevesi ve içeriði üzerine uzun tartýþmalar ve sohbetler yapýyorduk ve her seferinde teorimizi kontrol ederek gözden geçiriyorduk.
2005-2006 yýllarýnda yaptýðýmýz tartýþmalar sýrasýnda K.Salman,Lenin'in bir çok politikasýný eleþtirdikten sonra artýk Leninizm ile iplerin koparýlmasý noktasýnda hem dürüst hem de cesur olmamýz gerektiði eleþtirisinde bulundu.Artýk Leninizm ile ideolojik kopuþ ve onun kapsamlý bir eleþtirisi zorunlu hale gelmiþti.
K.Salman'in da cesaretlendirmesiyle 2006'nýn sonu ve 2007'nin baþýnda yayýn organýnda "Ekim Devrimi ve Uluslararasý Tekelci Sermaye Karþýsýnda Tutum Sorunu" adý altýnda 2012'ye kadar süren bir yazý dizisi yayýnladým ve bu dönem bizim Leninizm ile ipleri kopardýðýmýz ve gemileri tamamen yaktýðýmýz dönem oldu.Ýþte bu kitap bu yazý dizisinin düzenlenmesi ve bir araya getirilmesi sonucunda ortaya çýktý.
Kendiliðinden anlaþýlýr ki,Ekim Devrimi'nin ve Leninizm'in eleþtirisi oldukça büyük bir sorumluluk isteyen,zor ve karmaþýk bir iþtir. Engels'in dediði gibi elma tek ekþi deðil ayný zamanda oldukça iridi de.
Bu kitapta belki de ilk defa komünist hareket içerisinde Marx'ýn teorisinin doruðu yani Genel Kar Oranlarýnýn eþitlenmesi teorisi tarihin özel bir dönemine yani Ekim devrimi dönemine uygulanmaktadýr.Bu haliyle türünün ilk örneðidir diyebilirim.
Bu teorinin geliþtirilecek bir çok yönü vardýr. Engels ölmeden az önce Sombart'a yazdýðý bir mektupta bu noktaya deðinir.Engels Marx'ýn soyut olarak genel kar oranlarýnýn nasýl eþitlendigini gösterdiðini ancak bunun somutta nasýl gerçekleþtiðini Marx ile kendisinin de bilmediðini ve gelecek komünist kuþaklarýn dikkatlerini bu noktaya çevirmeleri gerektiðini belirtmiþtir.Engels aslýnda gelecek komünist kuþaklara bir tür teorik vasiyet býrakmýþtýr. Ama bugüne kadar denebilir ki bu noktada çok az þey yapýlmýþtýr.Belki bizim bu noktadaki çabamýz eksik ve yer yer yanlýþ olabilir ancak doðru teorik ve politik yön bu yoldan ilerlemek ile olacaktýr.
Marx'ýn teorisinin doruk noktasý ve Lenin ve Leninizm’in eleþtirisi noktasýnda bugün Türkiye komünist hareketi bir tür teorik sefalet içerisindedir. Komünist önderler ve teorisyenler Lenin ve Leninizmin eleþtirisi sözkonusu olduðunda oldukça edilgen ve ürkek davranmaktadýrlar. Uzun zamandan beri de bir "moda" sözkonusudur: Revizyonizme ve oportünizme düþmemek için suya ve sabuna dokunmama.
Bu liderler ve teorisyenler için Marksist kalmanýn kriteri Lenin ve Leninizme dokunmamaktýr.Onlara göre Lenin gibi büyük bir tarihsel kiþiliði karþýlarýna almanýn sonucu sadece revizyonizm ve oportünizme düþmek olabilir.Ama hiç kimsenin aklýna bu tarihsel kiþiliðin büyük hatalar yaptýðý gelmemektedir. Aslýnda Marksizmin özündeki eleþtiri unsuru kaldýrýldýðý ve teori dogmalaþtýrýldýðý andan itibaren oportünizm harekete egemen olmaya baþlar. Kaldý ki Lenin'in hatalarý Marksizmin temel ilkelerine dayanýlarak yapýldýðý ölçüde ve Lenin'in doðru teorik ve politik yanlarý yanlýþ yanlarýndan ayrýldýðý ölçüde Lenin'in Marksizme katkýlarýnýn önü daha saðlýklý bir þekilde açýlmýþ olacaktýr.Sorun Lenin'de neyi alacaðýmýz ve neyi almayacaðýmýzý bilmektir.
Türkiye komünist hareketi içerisindeki lider ve teorisyenler,Lenin ve Leninizm karþýsýnda doðru bir teorik tutum alamadýklarý taktirde zamanla oportünizme düþmelerinin ve çok büyük politik sorunlar devrimin yakýcýlýðý içerisinde gelip çattýðý zaman, burjuvazi karþýsýnda pozisyon hatasý yapmalarýnýn kaçýnýlmaz olacaðýný bilmelidirler.Lenin ve Leninizm karþýsýndaki yanlýþ teorik tutumun devrimin pratik süreci içerisinde kaçýnýlmaz olarak olumsuz sonuçlarý olacaktýr ve o gün geldiðinde bu olumsuzluðu giderme ve ortadan kaldýrma olanaðýna kesinlikle sahip olamayacaklardýr.Çünkü bu uzun bir hazýrlýk dönemini gerektirir.
Ekim Devrimi'nin,Lenin'in ve Leninizm'in eleþtirisi aslýnda komünist hareket içerisinde sürekli güncelliðini koruyan bir sorundur.Çünkü bugünkü komünist ve devrimci hareket içerisindeki bir çok olumsuzluðun kaynaðýný teþkil etmektedir.Kendilerine Lenin ve Bolþevikler'in hatalarýný temel alan bir çok örgüt ve çevre doðru bir ideolojik ve politik çizgi oluþturamamaktadýrlar ve bu durum hareketin yanlýþ yollara sapmasýna neden olmaktadýr.Ama bununla birlikte ilginç bir baþka nokta da bu örgüt ve çevrelerin,Lenin'de doðru olaný bile yanlýþ ele almalarýdýr.
Örneðin Lenin'in örgüt ve parti teorisi Marksizme bir katkýdýr ancak komünist ve devrimci hareket Lenin'de doðru olan bu teoriyi Türkiye devrimci hareketinin pratiðine yanlýþ aktarmaktadýr.Bu kitabýn "Savaþ Komünizmi" ve Bürokratizmin Geliþmesi adlý bölümde bu konuya kýsaca deðindim ve Lenin'deki Profesyonel Devrimciler Örgütü'nün ne anlama geldiðini açýk ve anlaþýlýr bir þekilde belirttim.
Lenin hiçbir zaman gizli ve illegal bir partinin temelinin bugünkü devrimci hareketin yapmýþ olduðu gibi,legal politik gazeteler ve kitle örgütlerini çalýþmanýn merkezine koyarak atýlacaðýný belirtmedi.Bu nokta aslýnda Bolþevizm ile Menþevizm arasýndaki temel ayýrým noktalarýndan birisidir. Rusya'da Menþevikler bugünkü Türkiye devrimci hareketi gibi örgütleniyorlardý. Yani bugün Leninist olduðunu iddia eden örgütler onun doðru teorisini bile kavramada ve ele almada yetersizdirler. Bugünkü devrimci hareketin Lenin ve Leninizm karþýsýndaki durumu þudur: O'nda alýnmamasý gerekeni alýyorlar ama alýnmasý gerekeni almýyorlar.
Bu kitabýn beþinci ve altýncý bölümüne koyduðum baþka iki makale de bu kitaptaki mantýk yapýsýný desteklemeye dönüktür ve okurun bu kitabýn mantýk yapýsýný anlamasýna yardýmcý olacak niteliktedirler.Bunlar Komünizm ve Tarihsel Kapitalizm ile Marksizm ve Ekonomik Anarþizm makaleleridir.
Bu kitap komünist ve devrimci hareket içerisinde bir çok örgütü,çevreyi ve kiþileri þok edebilir.Bu kitapta bu çevreler Lenin'e bir "saldýrý" da bulabilirler.Eðer buradaki eleþtiriler Lenin'e bir "saldýrý" olarak nitelenecekse bu "saldýrýnýn" teorik temellerinin çok iyi dokunduðunu söyleyebilirim.Burada geliþtirdiðim teoriler ve eleþtiriler Marx ve Engels'in düþüncelerine dayanýr ve bundan dolayý "eleþtiri gerçekler ile düþeceði çeliþkiden korkmaz".
Leninizm’in olumsuzluklarýnýn Türkiye ve dünya komünist hareketinin içerisinde etkisinin kýrýlmasý ve sýnýrlandýrýlmasý bir kaç kitap çalýþmasý ile olacak bir iþ deðildir.Ancak Ekim Devrimi gibi tarihsel çapý ve derinliði büyük olan bir baþka devrimin gelecekte atacaðý doðru politik adýmlar sonrasýndadýr ki bu etki uluslararasý alanda kýrýlabilir ve etkisi azaltýlabilir.Birgün Leninizm tarihte Proudhonculuðun ve Baküninciliðin yanýna gönderilecektir ve o düzeyde hatýrlanýlacaktýr.
Bu kitap aslýnda üç ciltlik bir çalýþmanýn ilki olarak düþünülmüþtür.Birinci cilt yani bu kitap Rusya'nýn 1917-1922 yýllarý arasýndaki dönemini ele almaktadýr.Ýkinci cilt 1922-1952 yýllarý arasýný konu alacaktýr.Üçüncü cilt ise 1952-1991 arasýný konu almaya çalýþacaktýr.Umarým son iki cildi bitirecek zamaný ve gücü kendimde bulabilirim.Çünkü örgüt çalýþmalarý ve güncel yaþamýn sorunlarý gözönüne alýndýðýnda bunun hiç de kolay olmadýðýný belirtmem gerekiyor.
Bu kitapta baþka yazarlardan yaptýðým alýntýlar sadece konunun mantýðýný desteklemeye ve örneklendirmeye yönelik olmuþtur.Olaylara yaklaþýrken kendi bakýþ açýmý sürekli korumaya özen gösterdim ve alýntýlarý da bu bakýþ açýsýný güçlendirmek ve örneklendirmek için kullandým.
Bu noktada kitabýn bir olumsuz yanýndan sözetmek istiyorum.O da bazý noktalarýn tekrarýnýn okuyucuya býkkýnlýk verecek düzeyde olmasýdýr Örneðin Bolþeviklerin emperyalizm karþýsýndaki yanlýþ stratejik mevzilenmeleri sorunu defalarca belirtilmiþtir.Bunun nedeni bu kitabýn yazý dizisinin toparlanmasýndan oluþmasýndan kaynaklanýr.
Yayýn organý geç periyodlar ile yayýnlandýðýndan dolayý,diðer bölümleri unutan ya da okumayan bir okura sürekli hatýrlatmalar yapmak gerekliydi.Dikkatli okunursa her bölümün kendi içerisinde ayrý bir bütünlük olduðu görülür ve her bölüm ayrý bir alt-konuyu incelediði için bu alt-konunun ana fikir ile her iliþkilendirilmesinde bu tekrarýn yapýlmasý bazen zorunlu olmaktaydý.
Umarým bu kitap Türkiye devrimci ve komünist hareketi içerisinde doðru bir ideolojik çizginin ortaya çýkmasýna bir katký yapar.Birgün daha akýllý insanlarýn çýkacaðýndan ve bu iþleri daha da ileri götüreceklerinden zerre kadar kuþkum yoktur!
2 Aðustos 2012
|
 |
|
|
|
 |
|
 |
|