[ Kurdî   English   Francais                                 PROLETER DEVRÝMCÝLER KOORDÝNASYONU (PDK)  13-04-2026 ]
{ komunistdunya.org }
   Açýlýþ_sayfanýz_yapýn  Sýk_Kýllanýlanlara_Ekle

 Site Menü
   Ana Sayfa
   Devrimci Bülten
   Yazýlar / Broþürler
   Açýklamalar
   Komünist Hareketten
   Ýlerici / Devrimci       Basýndan
   Kitap - Broþür PDF
   Sanat
   Görüþler

 Arþiv - Ara
   Arþiv
   Sitede Ara

 Ýletiþim
   Baðlantýlar
   Önerileriniz

_ _
{ }


_ _
{ Son Yazýlar }
Devrimci ve Demokrat...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Say...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
EMPERYALÝZM VE TÜRKÝ...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
_ _
{  PDK Devrimci Bülten - Sayý 53 (3) }
| Devrimci Bülten

AKP'NÝN PKK'YÝ KUÞATMA VE BASTIRMA STRATEJÝSÝ ÜZERÝNE

("Entegre Strateji"nin Politik,Askeri ve Diplomatik Örgüsü)


K.Erdem



I-Giriþ

    
Türkiye ve Kürdistan halklarý, "politik sahtekarlýðý" kendisine profesyonel meslek edinmiþ, her türlü psikolojik operasyon,yalan,aldatma ve terör yöntemlerini ustaca kullanan "faþist bir politik þebeke" ile karþý karþýyadýr.

9 Ocak 2013'te Paris'te gerçekleþtirilen suikast, AKP'nin PKK'ye karþý hazýrlamýþ olduðu kapsamlý bir kuþatma ve bastýrma planýnýn deþifre olmasýna neden olmuþtur.Denebilir ki AKP son yirmi yýlýn en iddialý ve kapsamlý "PKK'yi Tasfiye Planý"ný devreye koymuþtur.Baþtan aþaðý gerici ve faþist bir karaktere sahip olan bu plan, ayný zamanda mevcut politik sistemin tarihsel dokusunun daha da bozulmasý riski ve tehlikesini barýndýrmakta ve de politik sistemin koyu bir faþist rejime evrilme tehlikesini de içermektedir.

AKP,PKK'ye karþý devreye soktuðu politikaya "Entegre Strateji" adýný vermektedir. Çok þatafatlý görünmesine karþýn bu stratejinin temel özü, PKK'yi önce kuþatma ve daha sonra da öldürücü bir askeri darbe ile yere serme olarak belirtilebilir.Bu strateji ayný zamanda Türkiye Cumhuriyeti devletinin bütün ideolojik,politik,askeri,diplomatik ve ekonomik potansiyelinin tamamen harekete geçirilerek yüksek derecede yýkýcý bir gücün oluþmasý ve PKK üzerine kanalize edilmesi olarak tasarlanmýþtýr. Bu stratejiye "Entegre" yani "bütün" denilmesinin nedeni, yukarýda belirttiðimiz toplumun bütün alanlarýný topyekün bir tek amaç (PKK'yi tasfiye) etrafýnda bir araya getirmesinden dolayýdýr.

Entegre Strateji,üzerine barýþçýl bir biçim geçirilmiþ saldýrgan bir stratejidir. Bu stratejinin özü,aldatma ve sürprizin stratejik unsur olarak kullanýlmalarý olgusuna dayanýr.Kuþatma altýnda olan ve tarihsel temeli kayýp gitmekte olan  bir politik hareketin,sürpriz ve sürati kullanarak bu kuþatmadan çýkmak için baþvurduklarý bir stratejidir ve de tarihte benzerleri mevcuttur.

O halde Entegre Stratejinin ne olduðuna ve de hangi tarihsel koþullarýn ürünü olduðuna biraz daha yakýndan bakmak gerekir.


II-AKP'nin "Entegre Strateji”si ve Politik Hedefi


Yeni savaþ konsepti olan bu strateji Milli Güvenlik Kararý (MGK) olarak kabul edilerek devlet politikasý haline getirildi.Yani devletin bütün kurum ve kuruluþlarýnýn uygulamakla yükümlü olduðu ve bu sorumluluktan kaçamayacaðý bir siyasettir.Bu haliyle 1992 yýlýnda Doðan Güreþ'in Genelkurmay Baþkanlýðý dönemde kabul edilip ve onaylanan 1992 "topyekun savaþ" konseptine çok benzemektedir.

Bilindiði gibi 1992 savaþ konsepti,kabul edildiði tarihten  1997-1998 yýlýna kadar süren ve içinde 1992 Güney savaþýný ,1995 yýlýnda otuzbeþ bin askerle gerçekleþtirilen Çelik Hareketi'ni ve onbinlerce failli meçhul cinayeti barýndýrmýþtýr. Ýþte Entegre Strateji de ayný topyekün savaþ eðilimine sahiptir. Ancak bugün tarihsel koþullar bundan yirmi yýl öncesinden çok daha farklýdýr.

Entegre Stratejisi'nin politik iþlevini anlayabilmek için herþeyden önce Entegre Strateji'yi yani "PKK'ye karþý topyekün saldýrý siyasetini" AKP'ye dayatan tarihsel koþullarýn genel çerçevesini anlamak gerekir.

AKP öyle çok iddia edildiði gibi çok güçlü ve kalýcý bir tarihsel temele sahip deðildir.Çok yüksek oranda oy almasý onun tarihsel olarak çok güçlü olduðu ve iktidarýnýn temellerinin çok uzun yýllara yayýlacaðý anlamýna gelmez. AKP iktidarýnýn mevcut toplumsal konumu ile bölge ve dünya dinamiklerinin yönü tezatlýk halindedir ve birbirine karþýt geliþmektedir.

Neredeyse on beþ yýldan beri özellikle de Refayol hükümetinin düþmesinden sonra ve KDP ve YNK'nýn Pax American anlaþmasý ile Washington'ta bir araya getirilmesinden ve AB'nin Aralýk 1997 Luxembourg Zirvesi'nde ABD'nin bastýrmasý ile Türkiye'ye aday adayý statüsü vermesinden (1999 yýlýnda da aday üye statüsü verildi) ve de Abdullah Öcalan'ýn 1999 yýlýnda yakalatýlmasýndan sonra,ABD-AB bloku Türkiye'yi burjuva-demokratik reformlar doðrultusunda köklü adýmlar atmasý için dolaylý ve dolaysýz olarak baský altýna aldý.

Türkiye'yi burjuva demokrasi yoluyla tamamen kendisine baðlamaya çalýþan ABD-AB bloku,böylece onun aracýlýðý ile Kafkaslarda,Orta Asya'da, Ortadoðu'da ve Balkanlar'da güçlü bir tarihsel destek noktasý yaratarak Avrasya üzerine bir tür "zýplama tahtasý" oluþturmak istiyordu.

Abdullah Öcalan'ýn yakalanmasý ile hedeflenen, çatýþmasýz bir politik ortam ile reformlarýn gerçekleþtirilmesinin kolaylaþtýrýlmasýydý.A.Öcalan,bölge ve dünya güç dengesinin PKK'nin ve Kürdistan Ulusal Kurtuluþ Hareketi'nin aleyhine dönmeye baþladýðýný görerek,Demokratik Cumhuriyet Programý temelinde Stratejik Savunma pozisyonuna doðru manevra yaparak,partiyi ve hareketi imhadan koruyarak zaman kazanmaya çalýþmýþtýr.

Türkiye 1999-2004 arasý AB doðrultusunda gerekli olan reformlarý yapamamýþtýr ve adeta süreç kilitlenmiþtir.Son bir defa Türkiye'yi cesaretlendirmek için 2004 yýlýnýn Aralýk ayýndaki zirvede ABD'nin baskýsý ile Türkiye ile  müzakereleri baþlatma kararý alýnmýþtýr.Bu dönemden sonra ABD-AB bloku Türkiye'nin reformlar yaparak PKK ile Demokratik Cumhuriyet temelinde biraraya gelmesini ve anlaþmasýný beklemiþlerdir.Ancak Türkiye reformlarý savsakladýðý gibi 2007'den itibaren giderek Ýran,Suriye ve Irak hükümetleri ile stratejik yakýnlaþma eðilimine girerek PKK'yi önce kuþatma daha sonra da imha etme politikasýna aðýrlýk vermiþtir.

2011 yýlýnýn baþlarýnda Ortadoðu'da Arap Baharý baþlayýnca ve diktatör rejimler sallanmaya baþlayýnca ve de Suriye içsavaþa sürüklenince,Türkiye'nin PKK'yi kuþatma stratejisinin önce Suriye ayaðý çökmüþ ve giderek Suriye politikasýndan dolayý da Ýran ayaðý çökmüþtür. Ýran 2011'in sonbaharýnda PJAK ie ateþkes yaparak PKK'nin askeri güçlerinin tamamen Kuzey Kürdistan'a kanalize olmasýna neden olmuþtur.Suriye'de Baas rejiminin çöküþünün uzamasý ise tam tersi sonuçlara neden olmuþtur ve ABD-AB bloku Suriye politikasýnýn insiyatifini Türkiye'den almýþtýr.
    
Böylece 2012'nin bahar ayýnda Türkiye bir bölgesel politik tecrit ile karþý karþýya kalmýþtýr.Bu temelde Suriye ve Ýran olaylarý ile kuþatmadan çýkan PKK saldýrýya geçerek ve Türkiye'yi kýskaca alarak,2012'nin yaz ayýndaki askeri saldýrýlar ile onu müzakerelere zorlamaya çalýþmýþtýr.

Türkiye'nin Demokratik Cumhuriyet temelinde PKK ile Ýmralý'daki Abdullah Öcalan ile masaya oturmasý ve bu temelde mutabakata varmasý,PKK karþýsýnda yenilgiyi kabul etmesiyle birlikte,onu tamamen imha etme seçeneðini de ortadan kaldýrmaktadýr ve bu rejimin iç karýþýklýða düþmesi ile eþanlamlýdýr.

Ýþte Türkiye bu uluslararasý kuþatmadan çýkabilmek ve bölgesel jeopolitik konumunu tekrar güçlendirebilmek için,PKK'yi imha ve tasfiye stratejisini tek kendi imkanlarý ile yapmak seçeneði ile karþý karþýya kalmýþtýr.Ýran,Suriye ve Irak'ýn politik denklemden çýkmasý,Türkiye'yi tek baþýna ve bütün toplumsal olanaklarýný kullanarak PKK'yi tasfiye politikasýna götürmüþtür.Ýþte saldýrgan bir strateji ile bu kuþatmadan çýkma politikasýna Türkiye Entegre Strateji adýný vermektedir.

Uluslararasý kuþatmadan saldýrgan bir strateji aracýlýðý ile çýkma politikasýnýn tarihte en önemli örneði Nazi Almanya'sýnda görülmektedir.Nazi Almanya'sý uluslararasý kuþatmadan çýkmak için önce 10 Mayýs 1940 yýlýnda sürpriz bir þekilde Belçika üzerinden Fransa'ya saldýrarak onu yenmiþtir. Yýldýrým Savaþý adýný verdiði bu savaþ biçimi,ani bir askeri saldýrýya,diplomatik aldatmaya, sürpriz ve sürate dayalý bir savaþ biçimidir.Fransa'dan sonra ayný Yýldýrým Savaþý konsepti 22 Haziran 1941 yýlýnda Barbaros Hareketi kod adýyla Sovyetler Birliði'ne karþý uygulanýlacaktý.

Türkiye'nin Entegre Strateji konsepti de ayný anlayýþa dayanýr ancak asimetrik savaþ niteliði içerisinde ortay çýkmaktadýr yani devletler arasý bir savaþtan ziyade, devlet ve devlet olmayan iki politik güç arasýnda ortaya çýkmaktadýr.

Türkiye'nin Entegre Strateji aracýlýðý ile politik hedefi:
1-PKK'yi önce Ýmralý'daki Abdullah Öcalan ve Kandil olarak ikiye bölmeye çalýþmak;
2-BDP'yi Abdullah Öcalan ile yakýnlaþtýrarak,Kandil merkezli PKK ile cepheleþtirmek.
3-Bölünmüþ harekete KDP ile ortak bir askeri operasyon yaparak tamamen güçten düþmesini saðlamak ve PKK'yi marjinalleþtirmek.

III-"Entegre Strateji"nin Politik-Taktik Ayaklarý


Entegre Strateji'nin dört önemli taktik ayaðý vardýr.Bunlar Ýmralý'da Abdullah Öcalan ile MÝT aracýlýðý ile görüþmeler,BDP ile görüþmeler,PKK ile savaþ ve uluslararasý diplomasi.Ama bütün bunlarýn kendi içerisinde bir mantýðý ve örgüsü vardýr ve de birinin diðerini etkilemesi ya da desteklemesi üzerine kuruludur.

Devletin Ýmralý'da A.Öcalan ile görüþmelere biçtiði rol uzlaþma aradýðý görüntüsü oluþturmak.Ama devlet bu görünümün arkasýna biri politik diðeri de askeri olmak üzere iki tuzak yerleþtirmiþtir.Ýmralý ile görüþmeleri de bu iki tuzaðý perdelemek için kullanmaktadýr.Devlet uzlaþma görünümünün altýna Nazi'lerin yaptýðý gibi korkunç bir imha ve tasfiye planý yerleþtirerek tamamen savaþ taktiðinin doðasýna uygun olan gevþetmek,uyutmak ve oyalamak olan bir politika gütmektedir.Paris suikasti bu planýn deþifre olmasýna neden olmuþtur.

Devlet A.Öcalan'ýn elini tutuyormuþ görünerek ve aslýnda onu kendisine çekiyormuþ gibi yaparak,PKK'nin komuta yapýsýndaki liderlere de terör ve suikastlar ile saldýrarak onlarýn masadan kalkmasýný saðlayarak,Öcalan ile Kandil arasýnda bir bölünme yaratmaya çalýþmakta ve BDP'yi de Öcalan ile yakýnlaþtýrarak,onun Kandil'den baðýmsýz ayrý bir strateji geliþtirmesini saðlamaya çalýþmaktadýr.Böylece hareket içerisinde bir bölünme yaratarak güçten düþmesinin planlarýný yapmaktadýr.

Daha önceleri devletin hareket içerisinde bölünme yaratma taktiði,BDP'yi  Ýmralý-Kandil'den uzaklaþtýrma üzerine kuruluydu.Bunun tutmadýðý görülünce bu sefer,A.Öcalan ile Kandil arasýna oynanmaya baþlandý ve BDP de Öcalan'ýn Kandil karþýsýnda elinin güçlendirilmesi için bir "aðýrlýk" olarak düþünülmektedir. Ancak devlet Öcalan'ýn bu politik tuzaðý yemeyeceðini biliyor ve bu noktadaki önlemi de idam tartýþmalarýný güncelleþtirerek ve gerekirse bunu da yasalaþtýrarak Öcalan'a hiçbir manevra alaný býrakmamaktýr.Devletin amacý Öcalan'ý istemeye istemeye BDP ile birlikte hareket etmeye itmektir.Çünkü bunun zamanla karýþýklýk yaratacaðýný bilmektedir.

Devletin Öcalan ve BDP ile iliþkilere biçtiði rol budur.Ama bu görüþmeleri savaþ alanýndaki bazý savaþ hileleri ve psikolojik harp ve de konvansiyel silahlar ile operasyonlar ile de birleþtirmek istemektedir.

RT Erdoðan Ýmralý'daki görüþmelerde gerillanýn Türkiye dýþýna çýkmasýný diyalogdan müzakereye geçmek için olmazsa olmaz bir madde olarak ileri sürmekte ve gerillanýn geri çekiliþi sýrasýnda da ordunun operasyon yapmayacaðý garantisini vermektedir.Ancak gerek Paris suikastý gerekse de KCK'nýn son zamanda bir çok ajanýn sýzdýðý ve bunlarýn bir çoðunun yakalandýðý haberleri, devletin bu noktada ne yapmak istediðinin ipucunu vermiþtir.Devlet direk saldýrmadan ziyade ajanlarý aracýlýðý ile örgüt içerisinde katliamlar düzenleyerek, örgüt içerisinde "savaþ ve barýþ" yanlýlarý arasýnda çatýþmalarýn baþladýðý izlenimini vermek istemektedir.Paris suikasti sonrasýnda AKP kadrolarýnýn psikolojik yönlendirme metodlarýný kullanarak Paris katliamýný "örgüt içi infaz" biçiminde sunmalarý,nasýl bir terör ve psikolojik operasyon birlikteliði kurduklarýný ve bunu da gerillanýn geri çekiliþi sýrasýnda nasýl uygulayacaklarýný da göstermiþ bulunmaktadýr.Gerillanýn geri çekiliþinin istenmesi,müzakerelere geçmek için deðil,gerillaya askeri darbe indirmenin taktik tuzaðýdýr.Devletin Entegre Strateji'sinin ilk ayaðý PKK'nin azami derece de maddi ve manevi olarak yýpratýlmasýný içermekedir ve bu noktada Erdoðan tamamen savaþ hilesine baþvurmaktadýr.

Entegre Strateji'nin en önemli ayaklarýndan birisini de diplomasi oluþturmaktadýr. Diplomasi PKK'yi kuþatma stratejisinin en önemli ayaklarýndan birisini oluþturmaktadýr ve bu noktada bütün çabalar ve diplomasinin yönü darbelerin PKK üzerine kanalize edilmesi üzerine kurulmaktadýr.Entegre Strateji'nin diplomatik örgüsünü ABD,AB, Ýran,Irak, Güney Kürdistan Federe Yönetimi ve Özgür Suriye Ordusun'daki bazý terörist gruplar ile iliþkiler oluþturmaktadýr.Diplomasi devlet tarafýndan güç biriktirmenin ve PKK'yi bazý güçlerden uzaklaþtýrmanýn önemli bir halkasý olarak düþünülmüþtür ve daha önce sýralanan taktik ayaklarýn önemli bir tamamlayanýdýr.


IV-"Entegre Strateji" ve Diplomasi


ABD ve AB'nin,Türkiye'nin yeni savaþ konseptini 1992'deki gibi destekledikleri þüphelidir ve hatta bu konsepte Ortadoðu'daki geliþmelerden dolayý karþýdýrlar.Bu noktada Türkiye, ABD ve AB'nin Ortadoðu'daki sýkýþmýþlýðýný da görerek onlardan baðýmsýz hareket etmektedir.Bu konsept tamamen "Türk Malý" bir konseptir.

Bu yeni savaþ konsepti ayrýca Türkiye'nin AB'ye artýk üye olmak istemediðinin de bir göstergesidir.Türkiye,Paris suikasti aracýlýðý ile ve üstelik AB'nin lider ülkesi olan Fransa'nýn baþkentinde bütün anlaþmalara aykýrý olarak ve onun egemenlik haklarýný çiðneyek ve adeta Fransa'ya "posta koyarak" AB'yi pek de takmadýðýný göstermiþtir.

Yine ayný günlerde,suikastten yaklaþýk iki hafta sonra,bir televizyon programýnda Erdoðan,Rusya Baþkaný V.Putin'e "Þangay Ýþbirliði Örgütü"ne üye olmak istediklerini söylediðini açýklamýþtýr.AB'nin dýþýnda baþka politik ve askeri paktlar arayýþý,Türkiye'nin farklý emperyalist kamplar arasýnda manevra yaptýðýný göstermektedir ve bu manevra ona bazý baðýmsýz politik adýmlar atma olanaðý saðlamaktadýr.

Yeni savaþ konseptinde göze çarpan en önemli nokta,Türkiye'nin Güney Kürdistan'ý PKK'den uzaklaþtýrma ve ayartma politikasýdýr.Erdoðan þeytanca bir plan ile Barzani ve KDP'yi kendi yanýna çekmiþtir.Bu noktada Merkezi Irak hükümeti ile Güney Kürdistan Hükümeti arasýndaki çeliþkilerden yararlanmýþ ve Barzani'nin aklýný baþýndan almýþtýr.

Türkiye Güney Kürdistan hükümetine direk gitmemiþtir.Bu sonuncular ile Merkezi Irak hükümeti arasýnda çeliþkiler keskinleþmeye baþlayýnca,baþka bir sorun üzerinden Merkezi Irak hükümeti ile taktik bir sertleþme politikasý uygulayarak,Barzani ve KDP ile "ortak kader duygusu"  oluþturmaya çalýþmýþtýr. Ortada hiçbir neden yokken ve Suriye'deki rejimi devirme politikasý devredeyken Türkiye Irak Cumhurbaþkaný Yardýmcýsý Tarýk El Haþimi üzerinden  Irak hükümeti ile sertleþmeye baþladý.Aslýnda bu sertleþmenin amacý,sinsice Barzani'ye yaklaþarak ve onun ile çok yönlü ekonomik,politik ve diplomatik iliþkiler kurarak,onu PKK'ye karþý beraber hareket etmeye ikna etmiþtir.

Türkiye,KDP'ye Suriye'deki boþluðun PKK'den ziyade kendilerinin doldurmasýný istediklerini ve eðer PKK zayýflatýlýrsa Güney Kürdistan'ýn baðýmsýzlýðýna yeþil ýþýk yakacaðý yalanýný yayarak onu kendi dümenine almýþtýr.1992 yýlýnda da Türkiye ayný oyunu bu sefer Federe Devlet'e yeþil ýþýk yakacaðým diye oynadý.Murat Karayýlan "Kürdistan'da Askeri Çizgi"  adlý kitabýnda bu dönem ile ilgili olarak þöyle yazar:
"KDP ve YNK de bu dönemde ortak bir meclis kurma çabasý içerisinde bulunmaktaydýlar.Federatif bir yapýlanmanýn alt yapýsýný geliþtirme istemleri vardý,ama Türk devletinin bunu kabul etmeyeceðini biliyorlardý.ABD'nin de teþvikiyle Güneyli güçlere, "Eðer Türkiye'yle beraber PKK'ye karþý savaþýrsanýz,meclis kuruluþunu ilan edebilir,özerk yönetim oluþturabilirsiniz" denildiði biliniyor.Güneyli güçler bu temelde ikna edilerek,PKK'ye karþý Türk devletiyle ittifak yapmýþlardýr.Ýttifakýn ilk icraatý meclisin kurulmasýdýr.Kurulan meclisin ilk kararý PKK'yi Güney'den çýkarma kararýdýr." (Murat Karayýlan, Kürdistan'da Askeri Çizgi,s.203,Mezopotamya Yayýnlarý)

Türkiye'nin Merkezi Irak hükümeti ile taktik sertleþmesi,KDP'yi PKK karþýsýnda yedekleme manevrasýdýr.Türkiye'nin Güney Kürdistan'ýn baðýmsýzlýðýný iç politikadan dolayý kabul edemeyeceðini herkes bilir.Bu kadar pahalý bir bedel ödeyeceðine,PKK ile Demokratik Cumhuriyet temelinde oturmasý daha mantýklýdýr.Bunu dahi kabul etmeyen bir Türkiye Güney'in baðýmsýzlýðýný kabul edebilir mi?

Türkiye'nin bu noktada samimi olmadýðýný gösteren diðer bir olay da Ýran ile iliþkileridir.Türkiye Ýran ile iliþkilerini oldukça esnek tutmakta ve bunu da uluslararasý yaptýrýmlarý sulandýrarak yapmaktadýr.Bütün bunlar PKK'ye ortak darbe vurduktan sonra Türkiye'nin hýzla Ýran'a ve onun aracýlýðý ile Merkezi Irak'a yanaþarak KDP'yi tekrar dengeleme hesabý yaptýðýný göstermektedir.Bu noktada da Türkiye diplomatik aldatmayý önemli bir araç olarak kullanmaktadýr. Hem milliyetçi oylara göz dikmek hem de Güney'e baðýmsýzlýk ýþýðý yakmak her ikisi birden olacak þey deðildir.Bu noktada Barzani politik kumar oynamaktadýr.

Türkiye'nin diplomasi aracýlýðý ile PKK ve PYD'ye karþý harekete geçirdiði bir baþka güçler de Suriye'de (Batý Kürdistan) terörist gruplardýr.Suriye'de Esad'ýn düþüþünün gecikeceði anlaþýlýnca Türkiye yeni konseptin gereði olarak Esad'ý býrakarak PYD'ye karþý terör gruplarý ile birlikte bir cephe açmýþtýr ve burada da bazý güçleri PKK'yi kuþatma stratejisine baðlamýþtýr.

V-"Entegre Strateji"nin Askeri Taktik Ayaklarý


Bu stratejinin askeri taktik ayaklarýný psikolojik operasyon, terör, suikast, ajanlar aracýlýðý ile provakasyon ve en sonunda düzenli ordu birlikleri ile operasyon oluþturmaktadýr.

Psikolojik operasyonda medyanýn rolünün ne olduðu açýkça ortadadýr.Medya üzerindeki aðýr baský ile bir yandan sansür oluþturulmakta bir yandan da kara propaganda yayýlmaktadýr.Bununla birlikte de devletin en üst düzeyinde psikolojik yönlendirme operasyonu çekilmektedir.

Ýmralý ile görüþmelerin yapýlmaya baþlandýðý açýklandýðý andan itibaren, medya aracýlýðý ile devlet "PKK silah býrakacak" propagandasýný yapmaya baþlayarak PKK üzerinde baský oluþturmaya baþladý. Yalçýn Akdoðan "bakalým bu sefer kim görüþmeleri provoke edecek" diyerek devletin psikolojik harbini ortaya koydu.Alçak bir þekilde KCK Baþkaný Murat Karayýlan'ýn açýklamalarýný çarpýtarak "Öcalan'a racon kesiyor" diyerek amaçlarýnýn,Ýmralý-Kandil bölünmesi olduðunu ve bu savaþ konseptinin bunun üzerine oturduðunu itiraf etti.Hüseyin Çelik  Paris katliamý için hemen "örgüt içi infaz" söylemini kullanarak dikkatleri örgüt içine yönlendirerek konseptin amacýnýn ne olduðunu ortaya koydu.Erdoðan iþi çýðrýndan çýkararak adeta Paris katliamýný devletin planladýðýný ortaya koydu.

Devlet Paris suikastinde olduðu gibi yerleþtirdiði ajanlarý harekete geçirerek, hem geri çekilme sýrasýnda provokasyon yaratma peþindedir hem de lider kadrolara suikastler düzenleyerek moral bozma peþindedir.Erdoðan'ýn medya üzerinde ülkeyi terkederken gerillaya operasyon yapýlmayacaðý garantisi savaþ hilesinden baþka bir þey deðildir.

Bütün bunlarýn yanýnda düzenli ordu birlikleri özellikle Güney hükümetinin güçleri ile belirli bir zamandan sonra devreye sokulmaya çalýþýlacaktýr.Bu düzenli ordu birlikleri stratejik saldýrý konsepti etrafýnda biraraya getrilmeye çalýþýlacaktýr.

VI- "Entegre Stateji"nin Zayýf Noktalarý


Entegre Strateji'nin üç temel zayýf noktasý vardýr.Bunlar ulusal hareketin bölünmesi beklentisidir ama özellikle Ýmralý-Kandil bölünmesi beklentisidir. Ýkincisi Güney hükümetinin tamamen seferber edilmesinde yaþanacak zorluk ve üçüncüsü de Oradoðu'daki konjonktürün hassaslýðýdýr.

Ýmralý ile Kandil arasýnda bölünme yaratmak sadece bir hayalden ibarettir. Erdoðan "arka bahçede daha top oynarken" Öcalan ve PKK 1992 yýlýnda üç cephede ve o zamanýn zor koþullarýnda Türkye'yi, KDP ve YNK güçlerini kahramanca durdurmuþlardýr.Bu oynanan oyuna gelmeyecek kadar tecrübe sahibidirler.Erdoðan’ýn yapacaðý tek þey idamý devreye sokmaktýr ki bu da sadece Kürdistan'da intifadaya yolaçarak döner Erdoðan'ý vurur.

PKK KDP'yi hareketsiz tutmak için taktik olarak Merkezi Irak hükümetine yanaþacaktýr ki zaten medyada PKK ile Irak hükümetinin,KDP ve Türkiye ile yakýnlaþmasýna karþýlýk olarak yakýnlaþtýðý haberleri dolaþmaktadýr.Güney hükümeti bir yandan PKK'ye karþý bir yandan da Merkezi Irak hükümetine karþý seferber olamaz.Bu noktada Güney hükümeti Türkiye'nin PKK'yi hýrpalama derecesine bakacak ve kanaat getirmese harekete geçmeyecek.Türkiye belirli bir süre sonra savaþta tek baþýna kalma riski ile karþý karþýya kalacak.

Ortadoðu'nun hassas konjonktüründe Ýran'a bir Ýsrail-ABD saldýrýsý,KDP ve Türkiye'nin PKK operasyonunu tamamen imkansýz hale getirir.

VII-"Entegre Strateji"nin Tarihsel Sonuçlarý


Bu strateji topyekün bir savaþý öngördüðü için bundan sonra Türkiye'nin bütün demokratik reform çabalarýnýn bir kenara itilmesine neden olacaktýr.Bundan sonra daha çok faþist bir milliyetçi politikanýn ön plana geçmesine ve MHP'nin giderek politik tecritten çýkmasýna neden olacaktýr.

Bu konsept CHP ve BDP'nin büyük darbe yemesini beraberinde getirecektir.Çünkü savaþ ortamýnda bu partilerin anlayýþlarýnýn politik zemini giderek zayýflayacaktýr.

1992 konsepti toplumda baský ve terörü giderek geliþtirirken bu dönemde özellikle legal alanlarda bir çok devrimci ve demokrat büyük bedellerle karþý karþýya kaldýlar.2 Mart 1994 DEP darbesi hala daha hafýzalarda tazedir.DEP'in kapatýlmasý 1992 konseptinin ürünüydü.Bugün Erdoðan sürekli BDP'li milletvekillerinin dokunulmazlýklarýný kaldýrmakla tehdit etmekedir. Ýmralý-Kandil arasýnda bölünme yaratamadýðý anda itibaren Erdoðan BDP üzerinde teröre baþlayacaktýr.

1992 konsepti 1997-1998 döneminde giderek tarihin rafýna kalkarken  o zaman ki uluslararasý konjonktür Türkiye'nin AB'ye doðru yönelmesine olanak verecek þekilde geliþiyordu.Ama günümüzde uluslararasý konjonktür bir emperyalist paylaþým savaþýnýn kýzýþtýðý bir döneme evrilmektedir yani bölgesel savaþa doðru evrilmektedir vede bundan dolayý bu konseptin yolaçaðý olaylar döngüsü rejimin daha da faþist bir mecraya sürüklenmesi riskini barýndýrmaktadýr.

VII-Sonuç


Türkiye ve Kürdistan devrimci hareketi içine girdiðimiz sürecin  temel özelliklerini kavramak ve bu temelde mevzilenmek sorunu ile karþý karþýyadýr.Giderek devletin katý ve faþist metodlarýnýn ön plana çýktýðý bir dönemde tasfiyeci ve legalist örgüt metodlarýndan ve siyaset anlayýþýndan devrimci ve gizli örgüt ve siyaset anlayýþýna geçme ve bu geçiþin özelliklerini ve görevlerini kavrama sorunuyla yüzyüzedir.

Devletin PKK özelinde bütün Türkiye ve Kürdistan devrimci hareketine karþý geliþtirmiþ olduðu komplo ve yeni savaþ konseptini deþifre etmek ve bu faþist konsepte karþý mücadele etmek artýk bütün devrimci bireylerin ortak sorumluluðu arasýndadýr.Her iki halkýn ortak mücadelesi bu kirli savaþý boþa çýkaracak ve bu "faþist politik þebekeyi" tarihin çöpüðüne gönderecektir.

|
_ _