[ Kurdî   English   Francais                                 PROLETER DEVRÝMCÝLER KOORDÝNASYONU (PDK)  13-04-2026 ]
{ komunistdunya.org }
   Açýlýþ_sayfanýz_yapýn  Sýk_Kýllanýlanlara_Ekle

 Site Menü
   Ana Sayfa
   Devrimci Bülten
   Yazýlar / Broþürler
   Açýklamalar
   Komünist Hareketten
   Ýlerici / Devrimci       Basýndan
   Kitap - Broþür PDF
   Sanat
   Görüþler

 Arþiv - Ara
   Arþiv
   Sitede Ara

 Ýletiþim
   Baðlantýlar
   Önerileriniz

_ _
{ }


_ _
{ Son Yazýlar }
Devrimci ve Demokrat...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Say...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
EMPERYALÝZM VE TÜRKÝ...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
_ _
{  PDK Devrimci Bülten - Sayý 54 (2) }
| Devrimci Bülten

TAKSÝM GEZÝ PARKI DÝRENÝÞÝ:AKP VE LÝBERALLER ÝTTÝFAKININ SONU

K.Erdem



Taksim Gezi Parký'ndaki eylemcilere þiddetli bir þekilde saldýran polislere karþý halkýn dalga dalga büyüyen öfkesi giderek ülke çapýnda Edoðan ve AKP hükümetine karþý siyasal bir öfke ve gösteriye dönüþtü.

Taksim Gezi Parký direniþi, kitlelerin hýzlý örgütlenmesi,geniþ yýðýnlarý kapsamasý ve sosyal bileþeni açýsýndan vede içinden geçilen ülke ve dünya konjonktürünün yapýsý açýsýndan bir çok düzeyde incelenmesi ve analiz edilmesi gereken bir durumdur.

Bu direniþin ilk göze çarpan durumu,toplumda belirli bir kesimin ama özellikle de liberal bir düþünce yapýsýna sahip olan kitlelerin AKP hükümeti ile olan ideolojik,politik,kültürel ve psikolojik olarak kopuþunu göstermesidir.Bu ayný zamanda AKP hükümetinin toplumsal temelinin giderek daralmaya baþladýðýnýn  ve onun önümüzdeki süreçte bir stratejik tercih ile yüzyüze kalacaðýnýn da göstergesidir.Bu noktada AKP'nin yapacaðý stratejik tercih onun siyasal ömrü üzerinde de belirleyici olacaktýr.Çünkü Gezi Parký direniþi,AKP'nin ittifak politikalarýnýn giderek tersine dönmeye baþladýðýný göstermektedir ve bütün mesele giderek sarsýlan ve bazý kesimler ile yokolmaya baþlayan ittifakýn yerine neyin koyulacaðý ve nasýl bir yol ve yöntemin izleneceði sorunudur.

Bu noktada onun nasýl bir politik yol izleyeceðini ve bundan sonra toplumun farklý kesimleri ile ne tür bir iliþki içerisinde olacaðý ancak AKP'nin ideolojik ve politik yapýsý doðru bir þekilde anlaþýlýrsa mümkündür.Onun için kýsaca da olsa AKP'nin tarihsel ve toplumsal konumuna deðinmek gerekir ve bu konumunun açýða çýkarýlmasý ölçüsünde de bundan sonraki politik yönelimi ile ilgili bazý saptamalar yapmak gerekir.

AKP Turgut Özal'ýn ANAVATAN Partisi'nin (ANAP) kuruluþ ilkelerine ve ideolojik ve politik anlayýþýna çok benzeyen bir anlayýþ temelinde ama farklý bir ülke ve dünya konjonktüründe ortaya çýktý ve hükümete geldi.AKP de ANAP gibi dört temel eðilimi birleþtirdi ve bu eðilimlerin birliðinden bir toplumsal enerji açýða çýkardý: Milli Görüþ tabanlý politik islam,MHP tabanlý aþýrý Türk milliyetçiliði,orta sýnýfýn liberalizmi ve sosyal-demokrat halkçý anlayýþ.

Hiç kuþkusuz bu kadar geniþ ve farklý bir sosyal yapýyý belirli bir politik disiplin altýnda birleþtirmek ancak güçlü bir liderlik ve pragmatizm ile mümkündür. Bunun ise iki yolu vardýr ya bürokratik bir þekilde ya da geniþ bir demokratik konsesüs ile bunu yapabilirsiniz.Güçlü bir liderlik ve pragmatizmi, bürokratik bir anlayýþýn emrine vermek ile demokratik bir anlayýþýn emrine vermenin sosyal ve tarihsel sonuçlarý da farklý olur.Ýþte AKP RT Erdoðan'ýn þahsýnda bu güçlü liderlik ve politik pragmatizmi bir bürokratik politik anlayýþýn emrine vermiþtir.Bunun nedeni ise AKP'nin ideolojik ve politik yapýsýndaki dört eðilimin aðýrlýk durumlarýnýn farklý oluþu ve bu baðlanmanýn hiyerarþisi içerisinde Milli Görüþ'çü ve aþýrý Türk Milliyetçi eðilimlerin,liberal ve sosyal-demokrat eðilimlere baskýn teþkil etmeleri ve ideolojik,politik ve örgütsel hegemonyayý elinde bulundurmalarýdýr.Bu noktada AKP içerisinde bu sonuncular stratejik bir yere sahip olurken,liberal ve sosyal-demokrat eðilimler taktik bir iþleve sahiptirler ve bu durumun deðiþmesi mümkün deðildir.Zaten yanýlsama da tam da bu noktada baþlamýþtýr.AKP hareketi içerisinde taktik bir yere ve konuma sahip olan liberal ve sosyal-demokrat anlayýþýn zamanla stratejik bir konuma yükseleceði (özellikle ABD ve AB baskýlarý sonucunda) beklentisi ve yanýlsamasý oluþmuþtur ve bu yanýlsama AKP'nin bitmez tükenmez istismarýnýn temelini teþkil etmiþtir.Bu öyle bir istismar kaynaðýna dönüþmüþtür ki,ABD,AB ve Kürt sorunundaki bir çok manevranýn vede devlet içerisindeki iki gerici kamp arasýndaki iktidar kapýþmasýnýn önemli bir kaldýracý haline dahi gelmiþtir.AKP'nin bu tarihsel ve toplumsal yapýsý kavranýlmadan,onun bundan sonraki politik yönelimi ve taktikleri kavranýlamaz.

AKP'nin ideolojik ve politik disiplini ve anlayýþý içerisinde liberaller çok önemli bir "politik kavþak" oluþtururlar.Ne politik islam ne de aþýrý Türk milliyetçiliði, toplumsal hakimiyete giden yolda bu liberalleri kendi siyasal hareketlerinin kanatlarý altýna almadan baþarýlý olamazlar.Çünkü liberallerin düþünceleri, yaþam tarzlarý ve kültürlerinin kökenleri küresel kapitalizm içerisinde yatmaktadýr ve Türkiye bu küresel kapitalizme göbekten baðlýdýr ve kaldý ki son on yýlda bu orta kesim Türkiye'nin küresel kapitalizm ile daha fazla entegrasyonu temelinde de geliþme göstermiþtir.Bu orta sýnýfýn ekonomik ve toplumsal geliþimine paralel olarak da Türkiye'nin müttefiklik yapýsý (ABD ve AB) bu liberal eðilimlerin deðerler sistemi temelinde kurulmuþtur ve bu noktada da AKP'ye hakim olan ideolojik ve politik yapý giderek bir kýskacýn içerisine girmiþtir.

Taksim Gezi Parký direniþi, bu noktada politik sistemin baðrýndaki çeliþkilerin ve sosyal güçler arasýndaki karþýlýklý iliþki ve evrimin geliþim düzeyini ve durumunu göstermesi açýsýndan bir tarihsel gösterge oluþturmaktadýr. Bu gösterge AKP ile liberaller arasýndaki ittifaklýk iliþkisinin yokolmakta olduðunu göstermekte ama bununla birlikte de AKP'nin siyasal ömrü üzerinde de bir gösterge oluþturmaktadýr.

Türkiye'nin mevcut iç politik dengeleri açýsýndan soruna bakýlýrsa liberallerin büyük oranda kazanýlmadýðý bir politik sistem iþlemez.Askeri darbe ve cunta dönemlerinde liberallerin desteði olmadan vede onlarýn da bastýrýlmasý ile bir toplumsal hakimiyet elde edilebilir ancak günümüzde politik sistemin bazý reformlar ile esnediði ve giderek toplumsal meþrutiyetin seçim sistemi etrafýnda þekillendiði bir politik ortamda liberallerin bastýrýlmasýnýn politik sonuçlarý aðýr olur ve hemen bir rejim krizine dönüþür.

AKP ile liberaller arasýndaki politik iliþkilerin kopma noktasýna geldiði dönemi de iyi kavramak gerekir.Bu kopma herhangi bir dönemde deðil AKP'nin toplumsal geliþiminin belirli bir noktasýnda gerçekleþmiþtir.Bu noktanýn anlaþýlmasý bütünlüklü bir politik çerçevenin elde edilmesi noktasýnda önemlidir.

Her politik parti gibi AKP'nin de bir deðerler sistemi ve bu deðerler sisteminin öngördüðü bir dünya,bölge ve ülke hedefi vardýr.Zaten bütünlüklü bir yapýya sahip olmayan bir hareket baþarýlý ve uzun ömürlü olamaz.AKP baskýn olan Milli Görüþ'çü ve aþýrý Türk Milliyetçi bir dünya görüþünden dolayý pek bir tarihsel karþýlýðý olmayan bir politik yönelime sahiptir.Sonal hedefine "küçük stratejik" aþamalarý birbirine baðlayarak ulaþmaya çalýþmaktadýr.Bu noktada beþ stratejik aþamalýk bir "genel stratejisi" vardýr:

Birinci stratejik aþama:
Hükümet olacak bir güce ve toplumsal desteðe sahip olmak.

Ýkinci Stratejik aþama: Hükümet olma gücünü devlet ve politik sistemi deðiþtirecek yönde bir kaldýraca dönüþtürmek.Yani devletin üç temel organý (yürütme,yargý,yasama) içerisinde ezici bir üstünlüðe ulaþmak.

Üçüncü stratejik aþama:Hükümet ve devlet gücünü kaldýraç olarak kullanarak bütün toplumu muhafazakar ve milliyetçi dünya görüþü ve yaþam tarzý  temelinde dönüþtürmek ve böylece temel gücünü oluþturan bu toplum kesiminin toplum içerisinde daha da güçlenmesini ve geliþmesini saðlamak vede uzun yýllar iktidarýnýn temelerini garanti altýna almaya çalýþmak.ÝÞTE GEZÝ PARKI DÝRENÝÞÝ AKP'NÝN DEVLETTEKÝ KADROLAÞMAYI BÝTÝRDÝÐÝ VE TOPLUMU DÖNÜÞTÜRMEYE GÝRÝÞTÝÐÝ DÖNEMDE PATLAK VERDÝ. Son dönemlerde toplumun muhafazakar dönüþümü için yasalaþtýrdýðý ve yasalaþtýrmaya çalýþtýðý bazý düzenlemeler ve bunu yaparken de devlet gücünü bu düzenlemelere karþý sesini yükseltmeye çalýþan kesimlere karþý otoriter bir þekilde kullanmasý ve bastýrmasý giderek liberal kitlelerin ve onlarýn yanlarýnda bulunan devrimci,sosyalist ve demokrat hatta farklý motivasyonlardan dolayý bazý gerici eðilimlerin de katýldýðý bir ortak cepheye çarptý.Bu çarpma kendisini Gezi Parký direniþi biçiminde ortaya koydu.AKP'nin son dönemlerdeki gerici düzenlemelerinin ve bu çabalarýn yoðunluðu bile dikkat çekicidir: 4+4+4 Ýmam Hatip düzenlemesi,Alkol düzenlemesi,Kürtaj ile ilgili düzenleme,basýn üzerine aðýr baský ve gazetecilerin düþüncelerinden dolayý içeri alýnmalarý,Kürt halký üzerindeki sistematik terör,Öðrenciler üzerindeki aðýr baskýlar,aydýlar ve gazeteciler üzerindeki aðýr baskýlar,Taksim'in 1 Mayýs'a kapatýlmasý,toplantý ve ifade özgürlüðünün pratikte sýfýrlanmasý, farklý azýnlýklar ve dini inançlarýn sürekli örselenmesi,eðitim yolsuzluklarý,hukuk skandallarý,yandaþ medyayý kullanarak insanlarýn toplumsal itibarlarýyla oynama,Taksim'e cami yapma anlayýþý vs. bütün bunlar son bir kaç yýlda ortaya çýkan ve liberal ve demokrat cepheyi giderek baský altýna alan politikalardýr.

Dördüncü stratejik aþama:Muhafazakar ve milliyetçi temelde dönüþen toplumu Türkiye'nin etrafýndaki bölgelerde oluþturacaðý bölgesel bir ittifaklar sisteminin lideri yapmak.

Beþinci stratejik aþama:Türkiye'nin bölgesel liderliðini,farklý emperyalist güç odaklarý karþýsýnda etkili bir þekilde kullanarak kendisine emperyalist dünya politikasýnda daha fazla bir yer açmak.

Ancak bu politikanýn tarihsel bir karþýlýðý yoktur.Türkiye'nin kendi iç politik dengelerinde dahi karþýlýðý olmayan bir dünya görüþünün ve politikanýn acýmasýz bir yapýya sahip olan dýþ politikada felaket ile sonuçlanmasý büyük bir olasýlýktýr.

Taksim Gezi Parký direniþi, AKP politikasýnda büyük bir "politik boþluðun" oluþtuðunu ortaya koymuþtur ve bu "politik boþluk" kaçýnýlmaz bir þekilde farklý politik iliþkiler üzerine yansýyacaktýr.Bu noktayý kýsaca açarsak eðer:

AKP-ABD Ýliþkileri


ABD uzun zamandan beri AKP'yi burjuva-demokratik reformlar temelinde cesaretlendirmekte ve hatta baský yapmaktadýr.Bu reformlar aracýlýðýyla Türkiye'nin daha fazla ABD-AB blokuna baðlanmasýný istemekte ve reformlarýný yapmýþ Türkiye'yi Ortadoðu,Kafkasya ve Orta Asya'ya yayýlmada güçlü bir "sýçrama tahtasý" yapmaya çalýþmaktadýr.Türkiye'nin uzun dönemli istikrarýný ve bu istikrara dayanarak bölgede yayýlmasýný bu reformlarýn yapýlmasýnda görmektedir.Bu reformlarý yapan Türkiye hem PKK ile bir "uzlaþma" noktasý elde etmiþ olacak hem de Ýran gibi rejimlerden uzaklaþmýþ olacaktýr.Son Obama-Erdoðan zirvesinde, Obama bu reformlara dikkat çekmiþ ancak zirve öncesi gerçekleþen Reyhanlý terör saldýrýsý, reformlardan ziyade Suriye'yi öne çýkaran Erdoðan'a (ki bunun hükümet tarafýndan El Nusra Cephesi'ne ýsmarlanan bir terör eylemi olduðu þüphesi kamuoyunda yoðun bir þekilde oluþmuþtur) yaramýþtýr.Gezi Parký direniþi tekrar ABD'ye Türkiye'deki reformlarýn gerçekleþtirilmesi ve bu noktada AKP hükümetine baský yapýlmasý noktasýnda güçlü bir argüman vermiþtir.

AKP'nin bugüne kadar reformlarý savsaklamasýnýn en büyük gerekçesi, politikalarýnýn toplumda büyük kabul gördüðü ve bu temelde istikrarý elde ettiði savunusuydu.Artýk bu gerekçe yokolmuþtur ve iktidarýnýn temellerinin çok kýrýlgan olduðu ortaya çýkmýþtýr ve ABD bu yeni politik durumu ona reformlarý gerçekleþtirmesi için baský aracý olarak kullanacaktýr vede uzun dönemli olarak AKP'ye politik yatýrým yapmaktan da vazgeçecektir.

AKP-AB Ýliþkileri


Belirli bir süreden beri AB'ye rest çeken ve ona ihtiyacý olmadýðý söylemini kullanarak þantaj yapan AKP hükümeti,Gezi Parký direniþi ile AB'nin þantajýna maruz kalacaktýr ve AB ile müzakerelerin ilerleyememesinin nedeninin AB'den deðil AKP'den kaynaklandýðý imajý giderek yerleþecektir.Bundan sonra AB Türkiye'de hükümetin otoriter politikalarý ile arasýna daha fazla mesafe koyarak desteðini çok güçlü gerekçelere baðlayacaktýr.AB,ABD ile ittifak halinde hareket ettiði için,ABD-AB blokunun AKP'ye daha fazla mesafeli yaklaþmasý ve davranmasý,AKP'nin dýþ politik desteðini kaybetmesi ve uluslararasý alanda tamamen tecrit olmasý anlamýna gelecektir.Bütün bunlar AKP üzerinde reform yapma baskýsýna yolaçacaktýr ancak bu reformlar kendi muhafazakar tabaný ile çeliþtiði için AKP'yi keskin bir tercihe sürükleyecektir.

AKP-Ýsrail Ýliþkileri


AKP'nin 2009'dan itibaren israil karþýsýnda sertleþme politikasýnýn nedeni, Ýran ve Suriye'nin PKK kuþatmasýna güçlü bir þekilde dahil edilmesiydi.Ýsrail'den kýsmi uzaklaþma Ýran ve Suriye'ye yakýnlaþmak için zorunluydu.Üstelik Ýsrail ile cepheleþme politikasý,iç politikada ordunun vesayetinin geriletilmesi ve ekonomik ve politik istikrarýn geliþmesi ile birlikte ilerlediði için AKP'nin güçlü ve oturmuþ imajýnýn oluþmasýna da neden oluyordu.Bundan dolayý Ýsrail AKP hükümetini fazla cepheden karþýsýna almak istemiyordu.Çünkü onu daha fazla karþýsýna almasý bölgedeki baþ düþmaný Ýran ile yakýnlaþmasýna neden oluyordu.Artýk bundan sonra Ýsrail AKP hükmetinin Ýsrail karþýtý söylemlerine fazla prim vermeyecek ve AKP'ye karþý daha fazla agresif hareket edecektir.

AKP-Rusya Ýliþkileri


AKP'nin dýþ politikada en çok "sattýðý" þey ekonomik ve politik istikrarýydý.Bu iki ayaðýn politik istikrar ayaðý büyük darbe yemiþtir.Rusya baþýndan beri Türkiye'nin Suriye politikasýnda büyük rahatsýzlýk duymuþtur. Türkiye'nin Esad rejimini yýkmak isteyen koalisyonun liderliðini yapmasý Rusya'yý baþtan beri rahatsýz etmiþtir.Rusya Gezi Parký direniþi ile iç politikada büyük darbe yiyen AKP'nin Suriye'de cesaretini kýrmak için ve daha ileri gittiði zaman birilerinin de "Türkiye'nin iç iþlerini" kaþýyacaðýný dolaylý olarak gösterecektir.Erdoðan'ýn Suriye politikasýnda Rusya'yý baský altýna alma diplomasisi daha baþlamadan bitmiþtir.Çünkü Rusya artýk AKP'yi dikkate almayacaktýr.

AKP-Ýran-Suriye Ýliþkileri


Gezi Parký direniþi en çok Suriye'de sözde insan haklarý ve demokrasi þampiyonluðu yapan ve bu temelde Suriye içsavaþýna angaje olan AKP'nin Suriye politikasýný olumsuz bir þekilde etkilemiþtir ve bu politikaya darbe indirmiþtir.Türkiye'nin Suriye'de El Kaide'ci terör örgütleri ile kolkola yürüyen politikasýnýn içeride baskýcý politikalarýn sonucunda baþ gösteren Gezi Parký direniþi ile birleþmesi,onun Suriye'de rejimin deðiþtirilmesi ya da hemen yýkýlmasý gerektiði politikasýna büyük darbe vurmuþtur ve Esad rejimine büyük moral olmuþtur.Esad rejimi þimdi daha fazla direnme umuduna sahiptir ve Suriye'de rejimin düþüþünün uzamasý ise AKP'nin daha fazla çamura batmasý anlamýna gelmektedir ki AKP'nin siyasal ömrü üzerinde kýsaltýcý etkide bulunacaktýr.

AKP-PKK iliþkileri


Gezi Parký direniþini iç politikada en ilginç kýlan durum,PKK'nin ateþkes ile birlikte Kuzey Kürdistan'ýn dýþýna çekilirken yani çatýþmasýz bir ortam yaþanýrken gerçekleþmesidir.Bu direniþin hem çatýþmasýz hem de askeri vaseyetin olmadýðý bir konjonktürde gerçekleþmesi,AKP'nin anti-demoratik ve baskýcý karakterini bütün çýplaklýðýyla ortaya koymuþtur.

Bu direniþ PKK'nin politik manevrasýnýn ne kadar doðru olduðunu da ortaya koymuþtur.PKK geri çekilirken en büyük amacý, demokratik reformlarýn yapýlmasý noktasýnda bir ortam oluþturarak AKP üzerinde baský kurmaktý.Bu direniþ ile bu baský AKP üzerinde daha fazla kuruldu ve PKK karþýsýnda AKP'nin eli daha da zayýfladý.

AKP'nin amacý,barýþ süreci ile bir nefes molasý kazanarak özellikle ya seçim öncesi ya da seçim sonrasý hiç reform yapmadan PKK'ye karþý topyekün bir savaþa geçmekti.Bu noktada batýda büyük halk desteðine sahip olduðunu ve savaþý daha uzun yýllar sürdürebileceði yanýlsamasýný yaratmaktý.Ancak Gezi Parký direniþi bu planlara büyük bir darbe vurdu.Ancak bu noktada AKP PKK'ye karþý topyekün savaþ politikasýndan vazgeçmeyecektir tam tersine Gezi Parký direniþinin olumsuzluðunu ancak PKK'ye karþý þoven Türk milliyetçi ve saldýrgan bir politikaya baþvurarak gidermeye çalýþacaktýr.Gezi Parký direniþi reformlarýn ön plana alýnmasýna deðil PKK ile savaþýn daha da þiddetlenmesine büyük oranda neden olacaktýr.Seçimler öncesi AKP'nin BDP ve PKK üzerinde devlet terörüne ve yoðun þoven milliyetçi bir politikaya baþvurmasý þaþýrtýcý olmayacaktýr.

Bu noktada geçmiþ ANAP pratiðine dönmede ve bazý dersler çýkarmada fayda vardýr.ANAP'ý da bitiren liberal reformlar temelinde devlet ve politik sistemin dönüþümüne aðýrlýk vermekten ziyade 1990'lý yýllarýn baþlarýnda savaþa aðýrlýk vermesi oldu.Bu savaþ ANAP'ýn 1980'li yýllarda kazandýðý ve çok övündüðü liberal eðilime sahip olan "orta direk"in tamamen kaybedilmesine ve iktidarýn kaybedilmesine götürdü.

AKP'nin Entegre Strateji temelinde PKK'ye karþý topyekün bir savaþa geçmesi,bu liberal kesimler ile tamamen kopuþmasýna ve daha gerici bir rejimin ortaya çýkmasýna neden olabilir.

Gezi Parký direniþinin bir baþka politik sonucu da AKP'nin kendi içerisinde olacaktýr.AKP içerisinde uzun zamandan beri uygulanan politikalardan dolayý rahatsýz olan ve yine kararsýz olan kesimlerin eskisi gibi sessiz kalmasý söz konusu olmayacaktýr.Uygulanan politikalarý daha fazla eleþtirmeye ve seslerini çýkarmaya vede uzun dönemli olarak da AKP üzerinde fazla hesap yapmamaya çalýþacaklardýr.Farklý lider arayýþý ve fraksion faaliyetleri daha da geliþecektir.Bu direniþ sýrasýnda Abdullah Gül'ün liderlik tarzý ile RT Erdoðan'ýn liderlik tarzýnýn giderek ayrýþmasý ve bu temelde Erdoðan'ýn büyük bir darbe yemesi AKP tabanýnda Erdoðan'ýn liderliðini ve tarzýný hem tartýþmaya açacak hem de bu tarz noktasýnda büyük þüphelerin oluþmasýna neden olacaktýr.

AKP iç politikada bir kýskaca girerken onu tehdit eden ve tamamen orta sýnýflarý kaybetmesine neden olacak en büyük tehlike yaklaþan ekonomik krizdir.AKP sürdürülemez bir ekonomi politikasý izlemektedir ve Türkiye'nin cari açýðý zamana ayarlý bir saatli bomba gibidir vede ne zaman patlayacaðý belirsizdir.
Türkiye cari açýðýn  finansmanýnýn giderek önemli bir kýsmýný, dünya ekonomik krizinin patlamasýndan bu yana çok niteliksiz bir þekilde yani giderek daha fazla kýsa vadeli bir yapýya sahip olan sýcak paraya dayanarak yapmaktadýr. Özellikle siyasi istikrarýn giderek bozulmaya baþlandýðý bir durumda bu sýcak para akýþý da büyük darbe yiyecektir. Yine bu noktada bir baþka büyük sorun da önmüzdeki bir kaç yýl içerisinde gerek ABD'de gerekse de AB'de "geniþlemeci para politikasýnýn" giderek yerini  "sýký para politikasýna" býrakacak olmasýdýr.Bu durum Türkiye'ye akan kýsa vadeli sermayenin oranýný düþürerek cari açýðý daha fazla baský altýna alacaktýr ve bir ekonomik krizi tetikleyebilecektir.

Gezi Parký direniþinin politik etkisi,Batý Kürdistan'daki (Rojava) devrimin politik etkisi ile ayný aðýrlýktadýr.Rojava devrimi AKP'nin Suriye politikasýnýn sonunu oluþturdu.Ayný þekilde Gezi Parký direniþi de AKP'nin muhafazakar toplum yaratma giriþiminin sonu oldu ve onu ciddi bir stratejik tercih ile karþý karþýya býraktý: ya demokratik reformlarý yapacak ama kendi sosyal ve seçmen tabaný ile çeliþecek ya da bu reformlarý yapmayacak ve daha muhafazakar bir çizgiye kayarak orta sýnýflar ile tamamen kopuþarak daha baskýcý bir politikaya sürüklenecektir ki bu da politik ömrünün daha da kýsalmasý anlamýna gelecektir.

Gezi Parký direniþinde dikkati çeken bir baþka nokta da, kitlelerin hýzlý bir þekilde çoðalmasý ve devlet karþýsýnda stratejik sayýsal üstünlüðü (ki bir devrimin en önemli yasasýdýr) kýsa sürede elde etmesidir.Bu hýzlý çoðalmanýn en önemli nedeni,devlet baskýsýnýn çok geniþ bir sosyal kesime yayýlmýþ olmasý ve þiddetinin yoðun olmasýdýr.Bu baskýnýn geniþliði ve þiddetin yoðunluðu (tek fiziki deðil manevi þiddet de sözkonusudur) kitlelerin hýzlý çoðalmasýnýn en önemli nedenleri arasýndadýr.

Bütün bu durumlar üstüste koyulduðu zaman Gezi Parký direniþi,AKP'nin politik bitiþinin baþlangýcý anlamýna gelmektedir ve bu noktada önemli bir kilometre taþýdýr.Ancak bu tespiti yaptýðýmýz zaman akla ister istemez þu soru gelmektedir:Devrimci ve demokratik cephe bu yeni döneme ne kadar hazýrlýklýdýr.AKP'nin düþüþünde en çok yararlanacak politik eðilimler kimlerdir?
AKP'nin gelecekte iktidardan düþüþü  iktidarýn devrimci ve demokratik cephenin ellerine geçeceði anlamýna gelmez.Devrimci bir öncünün olmadýðý durumlarda genellikle iktidar daha saða kayan bir seyir izlemektedir ki önemle üzerinde düþünülmesi gereken bir durumdur.












|
_ _