[ Kurdî   English   Francais                                 PROLETER DEVRÝMCÝLER KOORDÝNASYONU (PDK)  13-04-2026 ]
{ komunistdunya.org }
   Açýlýþ_sayfanýz_yapýn  Sýk_Kýllanýlanlara_Ekle

 Site Menü
   Ana Sayfa
   Devrimci Bülten
   Yazýlar / Broþürler
   Açýklamalar
   Komünist Hareketten
   Ýlerici / Devrimci       Basýndan
   Kitap - Broþür PDF
   Sanat
   Görüþler

 Arþiv - Ara
   Arþiv
   Sitede Ara

 Ýletiþim
   Baðlantýlar
   Önerileriniz

_ _
{ }


_ _
{ Son Yazýlar }
Devrimci ve Demokrat...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Say...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
EMPERYALÝZM VE TÜRKÝ...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
_ _
{  PDK Devrimci Bülten - Sayý 56 (2) }
| Devrimci Bülten

DÜZ VE BASÝT MANTIKLA TEORÝ ÇÜRÜTÜLEMEZ


Teslim TÖRE



Konuya girmeden belirteyim: ben APO’ yu savunmak için bu tartýþmaya girmedim. Buna ne APO’ nun gereksinimi var ne de benim. Üstelik APO`yu savunacak binlerce hatta milyonlarca Kürt var. O nedenle de benim savunmama hiç bir gereksinimi yoktur.

Bu yazýyý: “bilim adamlýðý” adýna karýþýk bir takým kafalarýn tam da savaþýn ortasýndaki Kürt Halkýnda moral bozukluðu yaratmaya çalýþan bir zihniyeti teþhir etmek için yazýyorum. Kürt Halký bütün parçalarýnda amansýz bir mücadele veriyor. Kimi parçada silahlý mücadele, kiminde sokak mücadelesi, kiminde siyasi mücadele gibi kavganýn bütün yöntemlerini uygulayarak onurlu bir mücadele sürdürüyor.

Kürt Halkýnýn bu çaplý ve onurlu mücadelesinin bir yerlerinden yakalayýp, karýnca kaderince katký yapmak yerine, özellikle de savaþýn en kýzgýn ve yakýcý alanlarýnda kavga eden militanlarýn: kafasýný karýþtýrmak, moralini bozmak, “acaba” diyeceði boþluða düþürmek için çok önemli gayretler gösteriyorlar!...

Söz konusu gayretlerini: "APO’ nun ulus devleti savunmadýðý,`ulusçuluðu ve devleti aþtýðýný söylediðini`, kýrk milyon Kürdün ulus devletsiz olmayacaðý, ulus devlet kurmamýþ olan birisi nasýl olur da ulus devletini aþar, ulus devletini aþmak için önce bir ulus devleti kurmak gerekir, ulus devleti olmayý aþmýþ olanlar bile hala kendi bayraðý, kendi devleti ile devam ediyorlar..." gibi basit ve düz mantýkla APO’ nun “ Demokratik federasyon ve bölge federasyonu” tezini, politikayý ulus ve ulus devlet temelinde deðil de “ halklarýn kardeþliði, eþitliði, birliði, özgürlüðü ” temelinde yapmýþ olmasýný mantýk demagojileri ile çürütmeye çalýþýyorlar.

Marks`ýn: "insanlar kendi tarihlerinin hem senaristi hem oyuncusudurlar, ama bunu tarih için yapmazlar" demiþtir. Ýnsanlýðýn en önemli tarihi olan devrimler de böyledir. Devrim durumu bir devrime iþaret eder, fakat devrimin hangi mecralardan nasýl geçeceðini ve izleyeceði seyri kestirilemez. Ýnsanlýk bu güne kadar evrensel boyutlu dünyanýn bütün dengelerini etkileyen ve deðiþtiren iki toplumsal devrime tanýk oldu. Bunlardan birisi: burjuva devrimleri, diðeri ise proleter devrimleridir.

Sonuncusu; kurmuþ olduðu sistem ve yaratmýþ olduðu sonuçlarla birlikte yýkýlýp, tarihe karýþtý...

Burjuva devrimi ise: devrimin ana hedefi olan “kardeþlik, eþitlik, özgürlük” gibi prensiplerinden vaz geçti. Devrimin çok önemli bir kazanýmý olan “yurttaþlýk” ve “yurt-severlik” ilkelerinin yerine “ulusçuluðu” (milliyet), “kardeþliðin” yerine þovenizm ve faþizmi, “eþitlik” ve “özgürlüðün” yerine ise gerici “ulus devletini” koydu. Ulusçuluk ve ulus devlet üzerine oturtmuþ olduðu milliyetçi þoven, faþist ideoloji ile nice soy-kýrýmlar, dünya savaþlarý, onlarca yüzlerce lokal savaþlar yaptý. Ýnsanlýðý ve doðayý (bu gün net olarak görüldüðü gibi) korkunç bir felaketin içine sürükledi. Ancak burjuvazinin bu felaket harcý ile kurmuþ olduðu sistem ve yaratmýþ olduðu sonuçlarý ile birlikte yaþýyor. Dolayýsý ile ona karþý mücadele de devam ediyor...

Ýnsanlýðýn çok önemli bir bölümü; burjuva kapitalist sistemini "toplumun en son sistemi" olarak kabul etmedi, “baþka bir dünya mümkündür” diyerek mücadele baþlattý ve devam ettiriyor...

Özgürlük Hareketi de “önderliðimiz” dediði APO’ nun kuramý üzerine inþa etmeye çalýþtýðý “baþka bir dünya mümkündür” prensibi ile yola çýktý ve devam ediyor.

Özgürlük Hareketi, "ulusal bir hareket" olarak yola çýkmýþ olsa da yapýsý gereði kýsa bir süre içinde kaçýnýlmaz olarak bölgesel bir nitelik kazandý. Gelinmiþ olan eþik ise bir dünya hareketine büyüme eþiðidir. Dünya hareketine büyümenin birinci nedeni, küresel aktörlerin üzerinde pazarlýk yaptýklarý Ortadoðu bölgesinin etkin bir aktörü konumunda olmasý, diðeri ise Avrupa çapýnda çok önemli bir organize güç durumuna gelerek, Türkiye ve bölge sorunlarýna uluslararasý önemli bir arena olan Avrupa da müdahale etme pozisyonunun bulanmasýdýr...

Çok kutuplu dünya konjonktürü, bölge ve Özgürlük Hareketi`nin jeo-politik ve jeo-dinamik durumu çok özet olarak böyle: Mevcut dünya konjonktürü, bölgenin jeo-politik durumu havzasýnda “ulus devlet” ve “ulusçuluk” temelinde politika yapýlarak amaca varýlabilir mi?...

Bunun en somut örneði liderlik bazýnda Arafat, ülke bazýnda da Filistin dir. Arafat burjuva sýnýfýndandý, ulusal ideoloji temelinde “ulusal devlet” kurmayý hedefliyordu. Ne oldu? Þimdi Filistin`in iki otoritesi var; birisi Batý Þeria, diðeri Gazze dir. Ve bunlar "ulusal" mý dýr? Bu baðlamda, yani “ulusal” ideoloji ve “ulus devlet” temelinde Filistin sorununun ufuklarýnda çözüm falan gözüküyor mu? Kesinlikle hayýr! Somut bir veri olarak, Arafat ýn “ulusçu” politika ve “ulus devlet “ anlayýþý ile ortaya çýkmýþ olan ve Ýsrail in araya hiçbir sýnýr koymamýþ olmasýna raðmen, Batý Þeria ile Gazze “ulusal” bazda bir birinden ne kadar uzaklarsa, araya Barzani`nin tel örgü ve Türkiye`nin “duvar” örmesine raðmen, Rojava hem Kuzey`e hem de Güneye çok önemli ve güçlü ulusal baðlarla baðlýdýr. Demek ki, belirleyici olan politikanýn isminin “ulusal”, amacýnýn ise “ulus devlet” olarak konmasý deðil; önemli ve belirleyici olan izlenen politikanýn dünya konjonktürüne ve bölgenin jeo-politik ve o ulusun sosyolojik yapýsýna uygun olmasýdýr...

Bu somut veri de göstermektedir ki, çaðýmýzda “ulus” temelinde deðil: halklarýn kardeþliði, yasal-anayasal eþitlik, özgürlük, dayanýþma temelinde ve “ulus devlet” deðil, “Demokratik Federasyon” devleti, “demokratik ulus” temelinde yapýlan politika kazandýrýyor. Sadece Kürt Halkýna deðil, bölge halklarýna da…

APO`nun “ulusal modernite” olarak nitelediði, fakat “aþtým” dediði "ulusalcýlýk" ve de "burjuva ulusal devrimleri" yerine: halklarýn kardeþliði, eþitliði, özgürlüðü perspektifini koymasýna itiraz ederek, APO’ ya “ulusal devlet” tezini dayatýyorlar. “Ulus devlet” tezi, Kürt Halkýnýn mevcut yapýsýna denk bir tez olmadýðý gibi, APO “aþtým” dese de demese de, “ulus devletin” mucidi ve kurucusu olan kapitalizmin kendisi ulus devleti aþmýþ durumda...

Bunun en somut örneði AB’ dir. AB ülkeleri`nin her birinin hala “ulusal” parlamentosu, polisi, partileri, adalet mekanizmasý... vb. var. Ama bir üst devlet yapýsý gibi AB’ nin de parlamentosu, polisi, adalet mekanizmasý... var. APO’ nun ve Özgürlük Hareketi`nin de istediði “demokratik bölge federasyonu” biçimsel olarak bunun benzeri. Ama Halklar tarafýndan kurulaný. Her halkýn ya da ulusun hem kendi meclisi, öz yönetimi, hem de ortak meclis ve yönetimi savunuluyor. Özgürlük Hareketi`nin gündeminde ne eski hali ile “ulus devletler” , ne de proletarya devriminin kurmuþ olduðu devletler mevcut.

Özgürlük Hareketi geçmiþteki devrim ve sonrasýnda oluþan devlet yapýlarýnýn hiç birini taklit etmiyor. O kendi tarzýný topluma sunuyor. Bilime ve bilim insanýna düþen görev; bu yeni modeli geliþtirmek olmalýdýr.

Tarih ve toplum tarafýndan aþýndýrýlmýþ, tarihin sayfalarýnda kalmýþ olan “ulus devlet” modelini son derece silik mantýk oyunlarý ile APO’ ya dayatmak deðil, “Ulus devletin” bizzat yaratýcýsý tarafýndan aþýlmakta olduðu bir yana, dört parçaya bölünmüþ, her parçanýn birlikte kaldýðý ülke halký ile belli ölçüde sosyolojik bir yapý oluþturmuþ olmasý da “ulus devlet” tezini gereksiz kýlýyor. Kürt Halký, bölgede coðrafik sýnýrlarla belirlenecek bir konum arz etmiyor.

Kürt Ulusu, bölgede toprak üzerine konmuþ olan sýnýrlarla deðil; kültürel, sosyal, siyasal, dostluk, dayanýþma vb. gibi sosyolojik olgularla ifade edilen bir fenomene dönüþmüþtür. Bu nedenlerle “ulusalcýlýk” ve “ulusal devlet” Kürt Halkýný büyüten, genleþtiren, güçlü kýlan ideolojik, teorik, politik bir tez olamaz. Tersine Kürt Halkýna büyük zarar verir. APO’ nun belirttiði gibi: bitmez-tükenmez savaþlara neden olur ve bu savaþlarýn kazananý da hiç olmaz.

Bütün bu tarihsel, toplumsal somut gerçekler ve Kürt coðrafyasýnýn özelliði, Kürt Halkýnýn bölge halklarý ile geliþtirmiþ olduðu sosyolojik gerçeklikler nedeni ile, Kürt Halkýna “ ulusçuluk ” ve " ulus devlet " savunuculuðunu önermek; ilericilik, devrimcilik, demokratlýk, hele de bilim insanlýðý asla deðildir ve sapýna kadar çað dýþýlýktýr, gericiliktir, burjuva kafalýlýðý ve karþý devrimciliktir! Doðrudan olarak da Kürt Halkýnýn lehine deðil aleyhine bir tez, bir politikadýr...

Kendilerini APO’ dan daha devrimci, ilerici, demokrat olarak görenlerin, APO’ ya burjuva “ulusçuluðu” ve “burjuva ulus devleti” önermeleri tam bir hilkat garibesidir. Haný ya, “demokratik” bir devlet ya da daha halkçý bir devlet önermeleri söz konusu olsa idi, belki içerik itibarý ile tartýþýlabilirdi.

Devrimcilik, demokratlýk, ilericilik adýna APO’ ya; “burjuva ulusçuluðu” ve “ulus devlet” önerip, neden bunlarý savunmadý diye de APO’ ya eleþtiri yapanlarýn ne kadar çað dýþý bir kafa yapýsýna sahip olduklarýný çok net olarak gösteriyor...

Ýþte, APO ile, APO’ yu eleþtirenlerin arasýnda böylesine kocaman bir çað farký var. APO bu günü ve geleceði gündemine alýrken, " bilim adamlýðý"
ve bilimsellik adýna APO’ yu topa tutanlar, APO`ya üçten fazla çað geride kalmýþ olan “ulus” ve “ulus devleti” dayatýyorlar. " Niye savunmuyor" diye de kýnýyorlar... “Ulus” ve "ulus devlet" tezlerini bilimsellik adýna oyalayýp, boyalayarak, APO ve Özgürlük Hareketi`ne karþý, Kürt milliyetçilerine malzeme temin ediyorlar. "Yazýk" demekten baþka ne denir ki ?!...

15 Ocak 2014

|
_ _