[ Kurdî   English   Francais                                 PROLETER DEVRÝMCÝLER KOORDÝNASYONU (PDK)  13-04-2026 ]
{ komunistdunya.org }
   Açýlýþ_sayfanýz_yapýn  Sýk_Kýllanýlanlara_Ekle

 Site Menü
   Ana Sayfa
   Devrimci Bülten
   Yazýlar / Broþürler
   Açýklamalar
   Komünist Hareketten
   Ýlerici / Devrimci       Basýndan
   Kitap - Broþür PDF
   Sanat
   Görüþler

 Arþiv - Ara
   Arþiv
   Sitede Ara

 Ýletiþim
   Baðlantýlar
   Önerileriniz

_ _
{ }


_ _
{ Son Yazýlar }
Devrimci ve Demokrat...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Say...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
EMPERYALÝZM VE TÜRKÝ...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
_ _
{  PDK Devrimci Bülten - Sayý 56 (3) }
| Devrimci Bülten

AKP VE KDP'NÝN STRATEJÝK AÇMAZI:PKK'NÝN ORTADOÐU'DA ÖNLENEMEYEN YÜKSELÝÞÝ


K.Erdem


I-Giriþ


Belirli bir stratejiye baðlanmayan ya da kötü bir stratejiye baðlanan hesapsýz taktik manevralarýn liderlere hep büyük siyasi bedelleri olmuþtur.Siyasette stratejik deðeri olmayan ya da olsa da kötü bir deðeri olan anlýk parlamalar, liderler için bedeli yüksek olan tutkulardýr.

Bu tespit  Diyarbakýr'da iþbirliklerini herkesin gözleri önünde ilan eden Erdoðan ve Barzani için çok daha geçerlidir.Bu iki  lider siyasal maceralarýnýn nasýl sonuçlanacaðýný kendilerinin de bilmediði bir yolda ilerlemektedirler.

Akýllý bir politik gözlemci,AKP ve KDP'nin iliþkilerini giderek stratejik bir düzeye yükseltme çabalarýnýn altýnda bir panik havasýnýn yattýðýný görebilir.Bu paniðin temel nedeni, Rojava'da PYD'nin stratejik konumunu saðlamlaþtýrmasý ile birlikte, PKK'nin Ortadoðu'da AKP ve KDP'ye raðmen giderek artan bir stratejik derinlik elde etmesi ama daha da önemlisi,bu stratejik derinliðin yakýn gelecekte Doðu Kürdistan (Rojhilat) ile birlikte daha da geliþecek olmasýdýr.

AKP ve KDP yakýnlaþmasý,bir seçim iþbirliðinin daha da ötesinde,çok derin tarihsel korku ve çýkarlarýn neden olduðu stratejik bir yapýya sahiptir.Aslýnda bu yakýnlaþma,uzun zamandan beri, AKP'nin KDP'yi getirmek istediði ancak KDP'nin bugüne kadar reddettiði stratejik iþbirliðinin giderek þekillenmekte olduðunun bir göstergesidir.

Uzun zamandan beri AKP KDP'yi, PKK'ye karþý bir stratejik iþbirliðine çekmek için yoðun bir diplomatik çaba sarfediyordu. KDP ise Kürt ulusal birliðini zedeleyecek ve bundan dolayý Kürdistan'da kitle desteðine büyük darbe vuracak bu tip iþbirliðinden ýsrarla kaçýnýyordu.KDP,Türkiye ve PKK ile iliþkilerini taktik bir çerçevede tutmaya,her ikisiyle de ayný mesafede kalmaya özen göstererek,bir tarafa stratejik baðlanmadan uzak durarak bir çok stratejik seçeneði elinde bulunduruyordu.

KDP'nin kendisini 2003'ten beri Türkiye ile PKK arasýna stratejik olarak konumlandýrmasý ve her ikisi ile taktik iliþki içerisinde olmasý ve de bundan dolayý birini diðerine karþý dengeleme siyaseti,son yýllarda giderek büyük bir darbe yiyerek iþlemez hale geldi ve KDP köklü bir stratejik tercih ile karþý karþýya kaldý.KDP'nin "AKP Türkiyesi" ile stratejik iþbirliðine girmesinin iki önemli nedeni vardýr:
1-ABD'nin Irak'tan çekiliþi;
2-Suriye'de Baas Partisi'nin iktidarda kalmasý ve Rojava'da PYD'nin iktidarlaþmasý.

Giderek oluþmakta olan AKP-KDP stratejik ittifakýnýn içeriðini ve genel çerçevesini kavramak ve bu iliþkinin bölge ve dünya siyaseti üzerindeki etkilerini belirlemek çok önemli bir teorik sorun olarak ortaya çýkmaktadýr.

II-AKP ve KDP'nin Ortadoðu Politikasýndaki Yerleri


AKP ve KDP'yi birbirleriyle stratejik iliþki geliþtirmeye iten durum, Ortadoðu'daki yalnýzlýklarýdýr.Ama bu yalnýzlýk ise bizzat bu siyasi eðilimlerin sýnýf yapýlarýnýn sonucu olan politik karakterlerinin kaçýnýlmaz sonucudur. Bu iki siyasi eðilim kendi elleriyle kendilerini giderek bir stratejik açmaza sürüklemiþlerdir ve bu stratejik açmazý aþmak için de giderek maceracý bir politikaya baþvurmaktadýrlar.

AKP-KDP iliþkisinin doðasýný doðru anlayabilmek için,bu iki siyasi eðilimin Ortadoðu jeopolitiðindeki yerlerini doðru belirlemek ve aðýrlýklarýný da doðru ölçmek gerekmektedir.Ancak bu durum, bu iki siyasi eðilimin sýnýf karakterlerinin doðru belirlenmesine ve emperyalist sistem ile iliþkilerinin doðru ele alýnmasýna baðlýdýr.

Türkiye Transatlantik Emperyalist Ýttifakýna (TAEÝ) göbekten baðlý bir ülkedir ve iç politikasýndaki dengeler de bu temelde oluþmuþtur. Bundan dolayý Türkiye'nin, Batý-Emperyalistleri ile iliþkilerini tamamen gerecek ya da yokedecek bir politik yönelim,onun hemen bir rejim ve iktidar krizi ile yüzyüze gelmesine neden olur.Bugüne kadar Türkiye'de iþbirlikçi tekelci sermayenin politik temsilcileri bu gerçeði kabul ederek siyaset yapmaya dikkat etmiþlerdir.

Türkiye'nin devlet sisteminin Batý-Emperyalist ittifaký ile stratejik iliþkileri temelinde ayakta kalmasý ve saðlamlaþtýrýlmasý,onun baþka güç ve ittifaklar ile iliþkilerinin sýnýrlarýný da belirlemektedir.Bu noktada Türkiye özellikle Ortadoðu'da belirli bir politik çerçeve içerisine hapsolmuþ durumdadýr.Ama Türkiye'yi politik olarak Ortadoðu'da sýnýrlandýran bir baþka durum da, reform yapamamadan dolayý Batý-Emperyalistleri ile ittifakýnýn daha da sorunlu hale gelmesidir.

Türkiye Ortadoðu'da özellikle PKK sorunundan dolayý bir stratejik açmaz ile karþý karþýya kalmýþtýr ve mevcut devlet yapýsý ve anlayýþý ile bu açmazdan kurtulmasý mümkün görünmemektedir.

Türkiye uzun zamandan beri, bir yandan direkt PKK'nin ezilmesi ve tasfiye edilmesinden çýkarý olan devletler ve siyasi hareketler ile yakýnlaþma siyaseti uygularken,öte yandan da Batý-Emperyalistleri ile iliþkilerini stratejik düzeyde tutma anlayýþýný benimsemek zorunda kalmýþtýr.Ancak PKK'ye karþý birlikte hareket etmek zorunda kaldýðý bazý devletlerin (Ýran ve 2011 öncesi Suriye gibi) Batý ile ciddi çeliþkilerinin olmasý,Türkiye'yi ciddi bir stratejik ve bundan kaynaklanan bir politik açmaza sürüklemiþtir.
 
AKP Hükümeti'nin 2003'ten 2011'e kadar olan dönemde manevra alanýný geniþleten en önemli üç tarihsel olay sözkonusudur.Bunlardan birincisi, ABD'nin Ortadoðu'da bataklýða saplanmasý;Ýkincisi Rusya'nýn emperyalist-kapitalist bir güç olarak dünya siyasetine aðýrlðýný koymasý ve Türkiye'yi bölgede cesaretlendiren bir diplomasi izlemesi;Üçüncüsü de AB'nin Türkiye'nin  üyeliðine giderek olumsuz yaklaþmasýdýr.AKP kendisine açýlan bu manevra alanýný,zaman zaman Doðu'ya yaklaþarak Batý'dan daha fazla taviz koparmak için kullanmaktadýr.

AKP özellikle PKK ve Kürt sorununda, Batý'dan daha fazla taviz koparmak için,Þangay Ýþbirliði Örgütü'ne girmek,Çin'den füze almak gibi taktik adýmlar atarak Batý ile iliþkilerini germektedir.Daha sonra Batý'nýn gerek Suriye'de fazla PYD'ye yaklaþmamasý gerekse de Ýran sorununda PJAK'a fazla yaklaþmamasý yine Avrupa'da PKK üzerinde sýký denetim saðlanmasý politikalarý karþýsýnda, bu Doðu'ya doðru atýlan adýmlardan vazgeçme politikasý izlemektedir.Ayný politikayý Türkiye Rojava'da da uygulamaktadýr. El Kaide'cileri desteklemekten vazgeçmeyi Batý'nýn PKK-PYD'ye fazla yanaþmamasýna baðlayacaktýr.

Türkiye,PKK ve Kürt sorunundan dolayý,buruva-demokratik reformlarý yapmamýþtýr. Ancak bu reformlarý savsaklamasýnýn baþka nedenleri de olmuþtur:
1-ABD'nin Afganistan ve Irak savaþlarý ile istenen politik sonucu elde edemeyiþi ve savaþýn uzamasý.Bunun sonucunda ABD Afganistan'a ve Irak'a NATO ittifakýný çaðýrmýþtýr.Irak'ý Ýran'ýn nüfuzuna býrakmak zorunda kalmýþtýr.Bu noktada ABD için Türkiye'nin bölgesel önemi artmýþtýr.
2-2007'nin sonlarýnda ABD'de patlak veren ve  dünyaya yayýlan ekonomik krizin ABD'ye maliyetinin aðýr olmasý ve Irak'tan çekilmek zorunda kalmasý.Bu durum Türkiye'nin elinin güçlenmesine ve reformlar noktasýnda ayak diremesine neden olmuþtur.
3-AB'nin önemli devletlerinin (Fransa ve Almanya gibi) Türkiye'nin tam üyeliðine karþý çýkmalarý ve bu noktada Türkiye'nin cesaretini kýrmalarý, Türkiye'nin reform yapma eðilimini zayýflatmýþtýr.
4-ABD ve müttefiklerinin Ortadoðu'da nüfuzlarýnýn zayýflamasýna karþýlýk, Rus-Çin-Ýran ittifakýnýn güçlenmesi ve Batý-Emperyalistlerini az çok dengeleyecek bir duruma gelmeleri,AKP'ye göreceli olarak her iki kamp arasýnda manevra yapma ve bu temelde reformlarý savsaklama olanaðý vermiþtir.

AKP burjuva-demokratik reformlarý savsakladýkça ve her iki emperyalist kamp arasýnda göreceli olarak manevra yaptýkça giderek tarihsel doðasýndaki temel ideolojik ve politik eðilimler de su yüzüne çýkmaya baþlamýþtýr. AKP baþýndan beri Ýslami yaný aðýr basan ve bunun alt-bileþeni olarak faþist Türk milliyetçiliðinin bu Ýslami yana eklemlendiði ve liberalizmin de bir örtü olarak kullanýldýðý bir hareketti.

AKP'nin liberalizmi taktik olarak temeldeki faþist Ýslam-Türk sentezini saklamak için kullanmasý,Batý-Emperyalistleri de dahil bir çok kesimin kafasýný karýþtýrmýþtýr.Aslýnda AKP "geleneksel devlet anlayýþýnýn faþist yapýsý" ile giderek tam olarak kaynaþmýþ,sadece onlarýn hegemonik yapýsýna son vererek kendi hegemonyasýný onlar üzerinde kurmuþtur.Böylece AKP "Beyaz Türk" faþizminin yerine "Yeþil Türk" faþizmini geçirmiþtir ama devletin temel niteliðini deðiþtirmemiþtir.

Ortadoðu'da Arap Baharý ile birlikte emperyalist paylaþým mücadelesi daha da kýzýþtýðý zaman,AKP'nin her iki emperyalist kamp arasýndaki "ara" konumu, giderek onu stratejik bir felakete sürükleyen bir duruma neden olmuþtur. Üstelik onun bu "ara"  durumu, sosyal-tarihsel süreçleri yanlýþ analiz etmesine ve çeþitli politik güçleri yanlýþ ölçmesine neden olmuþtur.

AKP kendisini Ortadoðu'da stratejik yalnýzlýða götüren þu hatalarý yapmýþtýr:
1-Suriye'de Baas rejiminin erken düþecek yanýlsamasýna kapýlmýþ, Rus-Çin-Ýran ittifakýnýn,Batý-Emperyalistlerini Suriye'de ne pahasýna olursa olsun durdurma politikasýný anlamamýþtýr.
2-Suriye muhalefetinin,Baas rejiminden daha da geri olan Müslüman Kardeþler-El Kaide'ci güçlerin ortak politik ekseni üzerine oturtulmasýný kabul etmiþ ve bu eksene açýktan destek vererek Baas rejimi karþýsýnda baþarýlý olacaðýný varsaymýþtýr, ki Suriye halkýnýn varolan rejimden daha da kötü bir rejime niçin destek vereceðini anlamamýþtýr.
3-Batý-Emperyalistlerinin ama özellikle de ABD'nin bu gerici muhalefete sonuna kadar destek vereceðini sanmýþtýr ki yanýlmýþtýr.ABD bu gerici muhalefete destek vereceðine,Irak modeli çerçevesinde Rusya ile anlaþmayý daha mantýklý görmüþ ve Türkiye'yi Suriye'de politika deðiþtirmeye zorlamýþtýr.
4-Suriye'deki rejimin düþüþüne önderlik yapmanýn ve Ýran'ýn etki alanýndaki bir rejimi devirmenin ve ona stratejik bir darbe vurmanýn kaçýnýlmaz sonucu olarak Ýran'ýn kendisinden stratejik olarak uzaklaþacaðýný hesaplamamýþtýr. Ýran'ý PKK'ye karþý ortak bir stratejiye çekmek isteyen AKP,Suriye politikasý ile Ýran'ýn kendisinden daha fazla uzaklaþmasýna neden olmuþtur ve Ýran 2011'in Sonbaharý'nda PJAK ile ateþkes yapmýþ ve PKK'ye karþý ortak askeri hareket planýnýn olmadýðýný açýklamýþtýr.
5-AKP, Baas rejiminin zayýflamasýnýn ve kendisini korumak için merkeze çekilmesi sonucunda Rojava'nýn baðýmsýzlýða sürükleneceðini hesaplamamýþtýr. Baas Partisi'nin kitle desteðini ve politik direncini yanlýþ ölçtüðü gibi,Rojava'da PYD'nin kitle desteðini ve politik direncini de yanlýþ ölçerek,El Kaide'ci terör örgütlerinin baþarýlý olacaðýný varsaymýþtýr.Bunun sonucunda Türkiye El Kaide'ye destek veren ülke konumuna düþmüþtür.
Suriye sorununda yaptýðý yanlýþlar ile AKP'nin Suriye,Ýran,Irak,Rusya ve Çin ile arasý açýlmýþ;iç politikada reformlarý yapmadýðý ve üstelik giderek liberal kesimler ile ipleri tamamen kopararak ve Ýslami Muhafazakar bir çizgiye kaydýðý için de, ABD-AB-Ýsrail ittifaký ile arasýnýn açýlmasýna neden olmuþtur.
AKP Suriye içsavaþý karþýsýndaki yanlýþ politikasý ile bugüne kadar emperyalistler karþýsýnda uygulamýþ olduðu ve iç politikada toplumsal temellerini saðlamlaþtýrmasýna ve zaman kazanmasýna neden olan DENGE konumunu kaybetmiþtir.Her iki emperyalist kamp arasýnda kendisini konumlandýrarak kendisini güçlendiren AKP,Suriye politikasýndaki yanlýþlýðý ile bu emperyalist güçlerin bölgede kendisinden daha fazla güçlenmesine neden olarak kendisinin daha da zayýflamasýna neden olmuþtur.AKP'nin denge politikasýnýn temellerini yokeden durum,AKP'nin deðerler sistemi bakýmýndan her iki emperyalist kamptan daha geri olmasýdýr, ki bu iki kamp göreceli olarak Suriye politikasýnda ortak hareket etmeye yönelerek Türkiye'yi bir çok yönden kýskaca almýþlardýr.

Ýþte AKP'nin ,KDP ile iliþkilerini stratejik bir düzeye getirdiði dönem, dünyadan tamamen tecrit olduðu bir sýrada olmaktadýr.

KDP için de durum pek parlak deðildir.

KDP'nin Ortadoðu'da en büyük zaafý ve bundan kaynaklanan stratejik açmazý, ABD-Ýngiltere ittifakýyla stratejik olarak hareket ederek  Güney Kürdistan'da iktidara gelmesidir.2003 yýlýnda ABD'nin Irak iþgali ile çok cazip görünen bu ittifaklýk iliþkisi,on yýldan beri Ortadoðu ve dünya politikasýnda ortaya çýkan yeni politik girdiler sonucunda eski stratejik deðerini kaybetmeye baþlamýþtýr.Bu duruma neden olan geliþmeleri kýsaca belirtirsek:
1-2003 yýlýnda KDP-YNK blokunun,ABD-Ýngiltere blokunun yanýnda Irak'ýn iþgaline katýlarak Güney Kürdistan'ýn özerkliðini elde etmeleri,onlarý stratejik olarak Ýran ve Suriye ile hatta Irak'ta ABD karþýtý Þii ve Sünni gruplar ile karþý karþýya getirmiþtir.KDP-YNK bloku, bu düþman çemberi karþýsýnda ABD-Ýngiltere desteði ile ayakta kalmýþtýr.
2-ABD-Ýngiltere ittfakýnýn amacý,Irak'ta rejimi erken yýkarak ayný model çerçevesinde Ýran ve Suriye rejimlerini yýkarak Ortadoðu'ya köklü bir þekilde yerleþmekti.KDP-YNK bloku ABD-Ýngiltere'nin bölgeye bu temelde aðýrlýðýný koymasý ile Kürdistan'ýn diðer parçalarýnda da etkin olacaklarýný hesaplýyorlardý. Ancak ABD'nin Irak'ta bataklýða saplanmasý ile Irak'ýn Ýran nüfuzu altýna girmesi ve ABD'nin Irak'ta çekilmesi ile KDP-YNK bloku giderek daha fazla ABD karþýtý güçler ile kuþatýlmaya baþlandý.
3-ABD'nin Ortadoðu'da nüfuzunun azalmasýyla stratejik durumularý sarsýlan KDP-YNK blokunun,PKK'nin bölünmesi ve tasfiye edilmesi beklentisi de boþa çýkýnca stratejik durumlarý daha da kötüleþmeye baþladý.
4-Türkiye'nin AB'ye dönük reformlarý yapmamasý ve faþist sistemin tasfiyesini gerçekleþtirememesi,Türkiye ile Güney Kürdistan Özerk Yönetimi arasýnda gerilimli bir iliþkinin oluþmasýna yolaçtý.
5-ABD'nin Ortadoðu'da nüfuzu zayýflarken,Rus-Çin ittifakýnýn Ýran ve Suriye'ye hatta Irak'a desteklerinin artmasý sonucunda bu devletlerin ayakta kalmalarý, KDP-YNK blokunu bölgede yeni müttefik aramaya itmiþtir.
6-PKK'nin ideolojik ve politik birliðini saðlamlaþtýrarak Ortadoðu'da stratejik derinlik elde etmesi ve Rojava ile iktidarlaþmasý,KDP-YNK blokunun stratejik durumunu oldukça kötü bir duruma sürüklemiþ ve PKK'nin giderek kendilerini kuþattýðý korkusuna yolaçmýþtýr.

Son on yýlda Ortadoðu'da KDP'nin stratejik durumu giderek kötüleþirken, PKK'nin stratejik durumu giderek daha olumlu bir noktaya doðru evrilmiþtir. PKK'nin Ortadoðu'da yükselen bir siyasal güç olmasý,KDP'nin onu dengeleme eðilimine yolaçmýþtýr.

KDP tarihsel ve toplumsal yapýsý itibariyle iþbirlikçi Kürt burjuvazisinin ideolojik ve politik örgütlenmesidir.Bu temelde Kürdistan'ýn baðýmsýzlýðýnýn bir emperyalist güce ya da güçlü bir kapitalist devlete dayanarak geliþebileceði anlayýþýný savunur.Kürdistan'ý güçlü bir kapitalist gruba dayanarak burjuva bir þekilde baðýmsýzlýða taþýma anlayýþý,kaçýnýlmaz bir þekilde onu "komisyoncu" bir niteliðe sürüklemektedir.

KDP'nin bu iþbirlikçi komisyoncu yapýsý en çarpýcý bir þekilde onun Kürdistan'ýn tarihsel yapýsýna olan dar ve parçacý yaklaþýmýnda kendisini gösterir.Kürdistan'ýn dört parçadaki genel çýkarlarýnýn önüne tek bir parçanýn özel çýkarlarýný koymasý ve bu temelde kendi iþbirlikçi burjuva tarihsel temelini korumaya çalýþmasý,tipik bir iþbirlikçi burjuva hareket tarzýdýr.

KDP'nin iþbirlikçi burjuva karakterini gösteren bir diðer özelliði de,onun sömürgeci güçlerden ziyade halk hareketinden yani PKK gibi hareketlerden daha fazla korkmasýdýr.KDP'nin Kürdistan'daki halk hareketinden korkmasýnýn temel nedeni, bu hareketin anti-emperyalist ve anti-sömürgeci karakteri ve bu temelde baðýmsýz bir politikaya baþvurmasýndandýr.

PKK'nin anti-emperyalist ve anti-sömürgeci olmasý,  emperyalistler ve sömürgeci güçler ile birlikte kendi toplumsal geliþimini gerçekleþtirmek isteyen KDP gibi hareketleri korkutmaktadýr.Kürdistan'da demokratik devrim tamamlanmadan, KDP gibi iþbirlikçi burjuva hareketlerin,  PKK gibi devrimci hareketleri temel düþman olarak görmeleri ve silahlarýný onlara çevirmeleri, sýnýf karakterlerini en iyi açýða vuran durumdur.Buna örnek olarak 1992-1993 Güney Savaþý verilebilir. Bu dönemde KDP-YNK'nýn PKK ile savaþýnýn temel nedeni, Federe Parlamento'nun ABD ve Türkiye'nin desteði ile PKK'yi Güney Kürdistan'dan atmayý resmi olarak kabul etmesi ve bu temelde saldýrmasýydý.

PKK'nin Demokratik Konfederalizm temelinde Kürdistan'ýn farklý parçalarýnda gittikçe güçlenmesi ve Güney Kürdistan'ýn etrafýný çevirmesini, KDP kendisine yönelik bir tür stratejik kuþatma olarak algýlamakta ve bu temelde PKK'nin güçlenmesinden korkuya kapýlmaktadýr.KDP, PKK'nin Kürdistan'ýn farklý parçalarýnda iktidarlaþma düzeyine yükseldikçe,bu gücün Güney Kürdistan'daki siyasi güç iliþkilerini temelden etkileyecek bir duruma evrilmesinden ve bu temelde iktidarý kaybetmesinden korkmaktadýr.

KDP'nin bu iþbirlikçi yapýsýný ve PKK karþýsýndaki korkusunu en iyi Türkiye anlamaktadýr ve KDP'nin bu toplumsal durumundan PKK karþýsýnda kendi stratejisi temelinde yararlanmak istemektedir. Rojava devriminden yaklaþýk dört ay önce,RT Erdoðan'ýn siyasi baþ danýþmaný Yalçýn Akdoðan, Rojava'daki geliþmeleri gözönünde bulundurarak KDP-PKK iliþkileri noktasýnda þöyle yazmýþtýr:
"Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi’nin PKK’ya bakýþýnýn geçmiþten bu yana konjonktürel deðiþkenlikler taþýdýðý biliniyor. Bir dönem savaþan bu gruplar, zaman içinde adý konulmamýþ bir iþbirliði içine girdiler, en azýndan karþý karþýya gelmemeye özen gösterdiler. Kendisini Kürtlerin hamisi gibi konumlandýran Barzani genelde ‘Kürdü Kürde kýrdýrma politikasýna alet olma’ suçlamasýna muhatap olmaktan kaçýndý. PKK ise Kuzey Irak topraklarýndaki varlýðýný bir ölçüde bölgesel yönetimin göz yummasýna baðlý hissettiðinden daha uyumlu görünmeye çalýþtý. Ancak geliþen þartlar ‘modus vivendi’yi (geçici uzlaþma) deðiþtirir bir görüntü arzediyor. En son Suriye Kürtleri üzerindeki rekabet, bölgedeki inisiyatif mücadelesini açýk þekilde ortaya koydu. Barzani’nin Suriyeli Kürtleri Erbil’de toplamasýna PKK açýktan tepki gösterdi, bunu Kürt birliðine bir darbe olarak nitelendirdi.
Kýsa vadeli adý konulmamýþ iþbirliklerine raðmen Barzani’nin orta ve uzun vadede PKK ile daha net bir karþýtlýk içine girmesi muhtemel görünüyor. Bunun sebepleri olarak þunlar söylenebilir: 1. ABD’nin Irak’tan çekilmesinin ardýndan IKBY’nin konumunu koruyabilmesinde, Türkiye’nin tutumu önem taþýyor. 2. Suriye-Ýran ekseninde yaþanan bölgesel geliþmelerde ve Irak’ýn içindeki yeni geliþmelerde Barzani yönetiminin politikalarý Türkiye’nin duruþuna daha yakýn görünüyor. 3. Türkiye’ye yönelik PKK tehdidini Barzani’nin göðüsleyebilmesi zorlaþýyor. 4. PKK’nýn hem Suriye’de, hem de Kuzey Irak’ta kendi inisiyatifini güçlendirecek hamlelere giriþmesi, doðrudan Barzani’nin nüfuzuna gölge düþürüyor. Nitekim Türkiye’den kaçan KCK’lýlarýn ‘sürgünde kent konseyi’ adý altýnda örgütlenmesine Barzani sadece Türkiye’nin tepkisi sebebiyle deðil, ayný zamanda kendi alanýnda alternatif bir yapýlanmaya geçit vermeme düþüncesiyle karþý çýktý.
Kuzey Irak ile PKK arasýndaki inisiyatif mücadelesi, Suriye zemininde somut politika çatýþmasýna dönüþüyor."
(Y.Akdoðan,Yeni Denklem Yeni Ýttifaklar, Star Gazetesi,06/03/2012)

Özellikle ABD'nin Irak'tan çekilmesinden ve Suriye içsavaþýnda PYD'nin önderliðinde Rojava'nýn özerkleþmesinden sonra,giderek AKP ve KDP'nin bölge politikalarý PKK karþýtlýðý temelinde örtüþmektedir. Jeopolitik çýkarlar temelinde baktýðýmýz zaman,PKK'nin Ortadoðu'da politik  yükselmesi karþýsýnda bu iki gücün onu durdurmak için bir stratejik ittifaka yönelmeye baþlamalarý gayet mantýða uygundur.Kaldý ki bu noktada bölgede  AKP ve KDP'nin birbirlerine yardým etme noktasýnda dayanacaklarý baþka güç ya da güçler de yoktur.

KDP uzun yýllar PKK ile çatýþmasýz bir durumu kabul etti ve onun ile iliþkilerini taktik bir çerçevede tutmaya dikkat etti.Bunun en önemli nedeni, PKK'nin Güney Kürdistan'da KDP'nin iktidarýný tanýmasýydý ve Ýran'ýn Güney Kürdistan'da islami bir temelde güçlenme eðilimini PJAK'ýn durdurmasýydý. Yine ayný þekilde Türkiye'nin Güney Kürdistan'a baský uygulamasýný da PKK ile taktik yakýnlýðý sayesinde göðüsleyebiliyordu. Ancak ABD'nin bölgeden çekilmesi ve Rojava'daki geliþmeler,KDP'yi AKP'ye doðru itmeye baþlamýþtýr.

Ýþin ilginç tarafý,AKP'nin hem dýþ hem de iç politikada giderek tecrit olmaya baþladýðý bir anda KDP'nin AKP'ye yanaþmasýdýr.AKP'nin fazla uzun bir zaman iktidarda kalmayacaðý "herkesin bildiði bir sýr"dýr.Ýktidardan düþme eðilimi içerisine girmiþ bir harekete kendi kaderini baðlamaya çalýþan KDP, hiç kuþkusuz kötü bir stratejik tercih yapmaktadýr ve kýsa ve orta vadede bunun  olumsuz sonuçlarýna maruz kalacaktýr.Bu durum KDP'nin PKK karþýsýnda ne kadar sýkýþtýðýný da göstermektedir. KDP Ortadoðu'daki "stratejik yalnýzlýðýný",AKP'nin "stratejik yalnýzlýðý" ile gidermeye çalýþmaktadýr, ki bu PKK'nin Ortadoðu'daki "çok yanlý taktik iliþkilere" sahip olan stratejik derinliðini dengelemeye yetmemektedir.

III-PKK'nin Realpolitik'i ve Ortadoðu Güç Dengesi'nin Çözülüþü


I.Dünya Savaþý'ndan sonra oluþan ve II.Dünya Savaþý'ndan sonra da pek fazla deðiþikliðe uðramayan Ortadoðu Güç Dengesi bir çok nedenden dolayý çözülmeye baþlamýþtýr ve bütün sorun bu çözülen dengenin yerini nasýl bir dengenin alacak olmasýdýr.

Sovyetler Birliði'nin çöküþünden sonra,Batý-Emperyalist ittifaký nasýl Doðu ve Orta Avrupa'da Rus emperyalizminin aleyhine bir geniþleme ve nüfuz geliþtirme siyaseti izlediyse ayný politikayý Rusya'nýn güçsüzlüðünden dolayý Ortadoðu için de planladý.Bu temelde özellikle 1990'lý yýllarýn ikinci yarýsýndan itibaren, "Büyük Ortadoðu ve Geniþletilmiþ Kuzey Afrika" politikasý çerçevesinde, bu bölgeler tamamen Batý-Emperyalizminin hegemonik iktidarý içerisine kademeli olarak çekilmeye çalýþýldý.Bu noktada bölgede bu emperyalist grup için çok önemli üç dönem söz konusudur:
1-1996-2001: PKK'nin etkisizleþtirilme dönemi.
2-ABD'deki 2001 terör saldýrýlarý ile ABD'nin Afganistan ve Irak'a müdahalesi.
3-2011'deki Arap Baharý temelinde ortaya çýkan halk ayaklanmalarý ile sarsýlan rejimleri, kendi çýkarlarý doðrultusunda etkileme  siyaseti.

Batý-Emperyalist ittifakýnýn 1990'lý yýllarýn ikinci yarýsýndan itibaren Ortadoðu'yu kendi tarihsel çýkarlarý temelinde düzenleme politikasý çok önemli engeller ile karþýlaþtý:
1-Rusya ve Çin'in 2000'li yýllarýn baþlarýnda emperyalist güçler olarak ayaða kalkýþlarý ve Ortadoðu'ya aðýrlýklarýný koymalarý.
2-PKK'nin "Demokratik Modernite" temelinde ve Ortadoðu Demokratik Konfederalizm hedefiyle kendisini yeniden yapýlandýrmasý.

Batý-Emperyalist ittifakýnýn, Ortadoðu'yu kontrollü bir biçimde çözerek kendi hegemonyasý altýna alma giriþimi,Rus-Çin ittifaký ve PKK'nin karþý aðýrlýðý ile dengelendi.Ancak bu dengelenmede ilginç bir nokta sözkonusudur.O da PKK'nin her iki emperyalist kamptan baðýmsýz bir þekilde kendisini konumlandýrmasý ve Bölgesel Devrim stratejsi temelinde her iki kampýn aleyhine Ortadoðu Güç Dengesi'ni çözmesidir.Bunu da Realpolitik'i devrimci bir þekilde kullanarak yapmaktadýr.

    PKK'nin Realpolitik'i, her iki emperyalist kampýn tam ortasýnda stratejik olarak konumlanarak ve çok taraflý bir taktik iliþkiler sistemi oluþturarak politik baðýmsýzlýðýný elde etme ve her iki emperyalist kampýn nüfuzunu bölgede azaltma olarak özetlenebilir.Son dönemlerde bu politik çizgi "Üçüncü Yol" olarak nitelendirilmektedir.

PKK,AKP ve KDP'nin aksine tek bir emperyalist kampýn kýsýr döngüsü içerisine hapsolmak yerine,"çok taraflý taktik iliþki" sayesinde çok geniþ bir stratejik hareket serbestliði elde etmiþ ve bunun somut kazanýmlarý Rojava'da iktidarlaþma ve gelecek savaþýmlar için iyi bir stratejik pozisyon elde etmek olmuþtur.

PKK'nin her iki emperyalist kamp ve bu kamplarýn yerel uzantýlarý ile esnek bir politik iliþki temelinde kendisini konumlandýrmasý, tek emperyalist Ortadoðu Güç Dengesi'ni çözmekle kalmamakta ama bu güç dengesine þu ya da bu þekilde kendisini baðlayan AKP ve KDP'yi de giderek stratejik bir açmaza sürüklemektedir. PKK karþýsýndaki bu stratejik açmazlarýný ortadan kaldýrmak için, bu iki siyasi eðilim giderek ortak bir strateji oluþturmaya yönelmektedirler. Ancak bu iki eðilimin oluþturacaðý stratejik ittifak bölgede PKK'yi dengelemeye yetmeyecektir.Bunun nedeni PKK'nin bu iki gücü çok daha geniþ bir tarihsel temelde kuþatmakta oluþu ve bir çok gücü bir çok yönden bu güçlere karþý serbest býrakmasýdýr.PKK'yi karþýlarýna aldýklarý zaman tek PKK'yi deðil ama ayný anda baþka güçleri de karþýlarýna alma ile karþý karþýya kalacaklardýr.

Ortadoðu'da PKK'nin kendisini stratejik olarak bütün "politik güçlerin kesiþtiði" noktaya göre konumlandýrmasý ve bu temelde her yön ile taktik iliþkiye sahip olmasý,onu bütün güçlerden daha avantajlý bir konuma getirmektedir.2003 yýlýndan beri PKK bu "çok yanlý taktik iliþkiler sistemini" farklý zamanlarda farklý biçimlerde uygulayarak ve hatta kendisine karþý olasý düþman gruplaþmalarýna karþý hazýrlýklý olmasýný saðlayan bir stratejik pozisyona sahiptir.Buna göre PKK'nin hareket tarzý kýsaca þöyle özetlenebilir:
1-1999-2004 arasý PKK Türkiye ile ateþkes halindedir.PKK Batý-Emperyalistlerinin kuþatmasý altýndadýr.ABD-Ýngiltere'nin Irak'a müdahalesine Türkiye'nin destek vermemesi karþýsýnda,KDP-YNK ile stratejik ittifaka girer. PKK,PJAK ile Ýran'a karþý savaþýr ve Ýran'ýn Güney Kürdistan üzerinde nüfuz kazanmasýný önler.Bundan dolayý KDP-YNK PKK'ye yanaþýr ve ABD-AB-Ýsrail Türkiye'den uzaklaþýr.
2-PKK,Türkiye'nin üzerinde Batý'nýn baskýsýný kurmak ve aralarýndaki çeliþkiyi derinleþtirmek için Demokratik Cumhuriyet temelinde Türkiye'ye karþý Haziran 2004'te savaþa tekrar baþlar.PKK'nin bu savaþý baþlatmasý ve Türkiye üzerinde baský kurmasýna ABD-AB ittifaký AB'nin Aralýk 2004 zirvesinde Türkiye ile müzakereleri baþlatmayý kabul etme ile karþýlýk vererek Türkiye'yi reform baskýsý altýna alýr.Türkiye iç politikada reformlar noktasýnda bölünür ve bunun sonucunda AKP reform yapmaktan vazgeçer.Bu durum Türkiye'nin ABD-AB ve Ýsrail ile iliþkilerini sorunlu hale getirir ve bu sonuncular PKK-PJAK karþýsýnda tarafsýz konuma gelirler.
3-Türkiye'nin reform yapamamasý ve PJAK ile savaþan Ýran'a yanaþmasý, Türkiye'nin Batý ile çeliþkilerini derinleþtirir ve bunun sonucunda AKP hükümeti ordu ve milliyetçilerin darbe tehditi karþýsýnda kalýr.Batý'nýn PKK karþýsýndaki tarafsýzlýðý devam eder hatta PJAK'ýn manevra alaný geniþler.
4-PKK Türkiye ile Demokratik Cumhuriyet temelinde savaþýrken ve onun ile ateþkes ararken hem Batý'nýn Türkiye üzerinde baskýsýný arttýrýr hem de Ýran'ýn PJAK'ýn üzerine fazla gelmesini önlemeye çalýþýr.PKK'nin Türkiye ile ateþkes aramasý Ýran'ý sýnýrlandýrmak için  diplomatik bir baskýdýr.
5-PJAK'ýn Ýran ile ateþkes elde etmesi,PKK'nin Türkiye üzerinde baský kurmasý ve Batý'ya diplomatik baský uygulamasý anlamýna gelir.
6-PKK'nin hem Ýran hem de Türkiye ile ateþkes elde etmesi Kürdistan'ýn baþka bir parçasýnda (Rojava) stratejik kazaným elde etmeye dönüktür. Jeopolitik çýkarlar açýsýndan baktýðýmýz zaman hem Türkiye'nin hem de Ýran'ýn PYD'nin Rojava'da iktidarlaþmasýndan çýkarý yoktur.Ancak Türkiye'nin Suriye'deki hatasý,Ýran ile aralarýndaki çeliþkileri derinleþtirmiþ ve kendi aralarýndaki düþmanlýklarý PKK'nin önüne geçmiþtir.Ýlginç bir þekilde bu iki devlet Rojava'da hareketsiz kalmýþlardýr.PKK önce PJAK ile 2011 Sonbaharý'nda þiddetli çatýþmalar ile Ýran'ý ateþkese sürüklemiþ ve bu taktik kazanýmý 2012 yýlýnda Türkiye'ye karþý þiddetli saldýrý için kullanarak Türkiye'yi belirli bir süre ateþkese razý etmiþtir.PKK'nin PJAK ile 2011'de Ýran'a karþý þiddetli saldýrýlarýnýn ve 2012'de Türkiye'ye karþý þiddetli saldýrýlarýnýn amacý,Rojava'ya stratejik olarak yoðunlaþmadan önce bu iki devlet ile ateþkes elde ederek,bütün güçlerini tek bir noktaya kanalize edecek gücü elde ederek Rojava'da stratejik sonuç elde etmekti,ki bunu baþarmýþtýr.Türkiye ile Ýran'ýn yakýnlaþmasýný önleyerek ve her ikisi ile ayrý ayrý ateþkes yaparak üçüncü bir noktada her ikisinin aleyhine bir stratejik kazaným elde etmiþtir, ki bu nokta daha sonralarý her ikisi üzerine stratejik baský yapmak için bir kaldýraç noktasý olacaktýr.Irak'tan sonra Suriye'nin de PKK'nin kuþatýlmasýnda devre dýþý kalmasý,PKK'nin Ortadoðu'da stratejik derinliðini arttýrarak bölgede çok geniþ bir hareket serbestliðine yolaçacaktýr.
7-PYD'nin Rojava'daki kazanýmlarýný güçlendirmesi için kendisine daha fazla taviz veren Rusya,Ýran ve Suriye'ye taktik olarak yaklaþmasý,Batý'ya daha fazla diplomatik bir baský anlamýna gelir.Suriye'de stratejik konumunun zayýflamasýný istemeyen ve PYD'nin karþý kampa fazla yanaþmamasýný isteyen  Batý, Türkiye üzerinde reform baskýsý kurar.
8-PKK'nin hem Ýran hem de Türkiye ile ateþkesi Rojava'da güçlenmesine yolaçtýðý için ve PKK'nin bölge genelinde güçlenmesine neden olduðu için Ýran rahatsýzdýr ve PKK'nin daha fazla güçlenmemesi için Türkiye ile bir an önce savaþmasýný istemektedir. Rojhilat'da PJAK'larýn idamý ile Türkiye'ye PKK'yi beraber kuþatmasý için "mesaj" yollayan Ýran,Türkiye'nin iç politikadaki hassas seçim sürecinden dolayý yalnýz kalmýþtýr.Seçim sürecine giren bir AKP PKK'ye karþý bir savaþý göze alamamýþtýr.
9-Türkiye ve Ýran'ýn PKK'ye karþý olasý bir ortak cephesi karþýsýnda,PKK'nin Ýran'ýn istikrarsýzlaþmasýndan çýkarý olan Ýsrail ve Suudi Arabistan ile taktik yakýnlaþma yolu açýktýr.Bu sonuncular aracýlýðý ile ABD-AB, PKK karþýsýnda hareketsiz kalýr ve Türkiye'den kýsmi bir uzaklaþma içerisine girerler.PKK hem Ýran'a hem de Türkiye'ye karþý aktif savunma temelinde bir yýpratma savaþý uygular ve her iki devleti hem dýþta hem de içte baský altýna alýr.
10-PKK'ye karþý olasý bir Türkiye-KDP-ABD-AB-Ýsrail koalisyonu karþýsýnda PKK'nin Rusya-Ýran-Irak-Suriye ile taktik yakýnlaþma yolu açýktýr ve hatta Rojava'da bunun küçük bir provasý yapýlmýþtýr.
11-PKK Kürdistan'ý baský altýnda tutan devletlerin iç politikalarýnda devrimci ve reformist hareketleri destekleyerek ve bu hareketlerin kendi ülkelerinin iç politikalarýnda etkin olmalarýný saðlayarak ve bu temelde iç politik rekabeti körükleyerek,bölgede devletlerin PKK'yi bastýrma yeteneklerinin zayýflatýlmasýný hedeflemektedir.Örneðin Türkiye'de HDP gibi.
12-AKP ve KDP'nin PKK'ye karþý stratejik bir iliþkiye girmesi,Irak'ý zayýflattýðý için Ýran'ý ve Suriye'yi rahatsýz eder,yine bölgede dengeleri aþýrý sarsacaðý için Batý'yý da rahatsýz eder.PKK'nin bu iliþkiye karþý hem Rusya-Ýran-Suriye hem de ABD-AB-Ýsrail ile taktik iliþki yönü açýktýr.
13-KDP'nin AKP'ye fazla yanaþmasý,Güney Kürdistan iç siyasetinde çatlaklýklarýn oluþmasýna neden olur.KDP'nin YNK ve Goran Hareketi ile iliþkileri daha sorunlu hale gelir.Kuzey Kürdistan'da PKK'yi zayýflatma stratejisi izleyen bir KDP,Güney Kürdistan'da PKK'nin kendisini zayýflatma siyaseti ile karþýlaþýr.

PKK'nin kendisini her iki emperyalist kampýn ve onlarýn bölgedeki yerel uzantýlarýnýn tam ortasýna stratejik olarak konumlandýrmasý ve bu temelde çok esnek bir hareket tarzýna sahip olarak, "belirsizliðin stratejik bir güç" olarak kullanýldýðý bir siyaset uygulamasý karþýsýnda,çok sýnýrlý bir iliþkiler sistemine kendisini hapseden AKP ve KDP tek kelime ile zavallý konumdadýrlar. Bu iki siyasi eðilimi  bir araya getiren PKK karþýsýndaki yalnýzlýklarý ve korkularýdýr.

PKK'nin Ortadoðu'daki bu stratejik konumlanmasý,iki emperyalist kamp arasýnda paylaþýlmýþ olan ve halklarýn bastýrýlmasý üzerine oturan Ortadoðu Güç Dengesini ve kendilerini bu dengeye baðlayan AKP ve KDP gibi güçlerin çözülmesini de hedeflemektedir.

IV-AKP-KDP Stratejik Ýttifakýnýn Çerçevesi


AKP ile KDP'nin PKK karþýsýnda, tarihsel zemin kaybýndan dolayý stratejik bir ittifaka girmeleri,her ikisinin tarihsel çýkarlarýnýn ve hedeflerinin yüzde yüz örtüþtüðü anlamýna gelmez.Hatta bu iki siyasi eðilimin birbirine taban tabana zýt hedefleri dahi vardýr.Örneðin KDP'nin asýl amaçlarýndan bir tanesi Güney Kürdistan'ýn baðýmsýz bir devlet haline gelmesidir, ki AKP'nin Türk iç politikasýndan dolayý bunu kabul etmesi mümkün deðildir.

Stratejik bir ittifak temelinde, ortak bir düþmana karþý bir araya gelen güçler, ortak çýkarlarýn dýþýnda birbirlerinin aleyhine olan farklý hedeflerini sýnýrlandýrmak için de birbirlerine karþý önlemler alýrlar.Hiç kuþkusuz hem AKP'nin hem de KDP'nin bu noktada birbirlerine karþý aldýðý ya da alacaðý önlemler vardýr.AKP-KDP stratejik ittifakýnda taraflar açýsýndan bütün sorun,PKK'ye ortak bir darbe indirirken oluþacak olan boþluðu kim daha fazla dolduracaktýr.PKK'nin zayýflatýlmasýný KDP, Güney Kürdistan'ý baðýmsýzlýða götürecek ve Kürdistan'ýn diðer parçalarýnda KDP'nin daha da güçlenmesine yolaçacak bir stratejik hedefe baðlamak istemektedir.

AKP ise PKK'nin zayýflatýlmasýný,Türkiye'nin bölgede daha da güçlenmesine ve bu temelde bölge devletleri ve Batý ile güçlü siyasi iliþkilerin oluþmasýna yolaçan ve hiçbir gücün kendisinden baðýmsýz bir bölge politikasý oluþturamayacaðý bir potansiyeli elde etmeye baðlamak istemektedir.Bu gücü elde ettikten sonra da bu avantajýný  bölgede Kürt baðýmsýzlýk hareketlerini kontrol altýnda tutmak için kullanmak isteyecektir, ki bu noktada  KDP'yi sýnýrlandýrmak için de bunu kullanmak isteyecektir.

AKP-KDP stratejik ittifakýndaki bu noktayý gözönünde bulundurarak, bu iliþkinin çerçevesi hakkýnda kýsaca þu tespitler yapýlabilir:
1-AKP,KDP'nin PKK tarafýndan giderek "Demokratik Özerklik" temelinde kuþatýldýðý korkusunu körükleyerek onu kendi yanýna çekerek PKK'ye karþý KDP üzerinden bir cephe açmak istemektedir.Böylece PKK'yi daha fazla düþman ile meþgul ederek güçten düþürmek istemektedir.
2-KDP PKK'nin kendisini "Demokratik Özerklik" temelinde giderek kuþatmakta olduðu gerçeðini kabul ederek,gelecekte daha kötü bir stratejik pozisyona düþmemek için önlem olarak PKK'yi dengeleyecek bir politikaya el atmaktadýr.Türkiye-Güney Kürdistan eksenini geliþtirerek ve Kuzey Kürdistan'da PKK'yi zayýflatarak PKK'nin Kürdistan genelinde büyük bir güç elde etmesini önlemek istemektedir.Özellikle Türkiye-Güney Kürdistan eksenini güçlü tutarak,PKK'nin Rojhilat'da elde edeceði bir baþka özerkliðin, Rojava ile tam baðlantýsýný kopararak her iki parçanýn kendisi üzerindeki olumsuz etkilerini sýnýrlandýrmak istemektedir.KDP için Türkiye ile stratejik ittifak,Rojava ile Rojhilat'ý dikey olarak bölen ve bu iki parçayý birbirinden tecrit eden bir hat olarak düþünülmektedir.
3-KDP'nin PKK'yi Kuzey Kürdistan'da zayýflatma politikasý,AKP'nin PKK'yi tasfiye etme stratejisi ile örtüþmektedir.Bu temelde AKP "Türkiye KDP"sinin Kuzey Kürdistan'da geliþmesini desteklemektedir.Böylece PKK-KCK-BDP tabanýný bir yandan KDP,Hizbullah,Fetullah Gülen Cemaati ve kendi partisi aracýlýðý ile kuþatmak ve etkisiz hale getirmek istemektedir.Özellikle BDP içerisinde KDP'ye yakýn unsurlarý etkileyek bir bölünme yaratmak istemektedir.
4-KDP Türkiye ile stratejik bir iliþki geliþtirerek bir yandan ABD'nin çekilmesinden sonra özellikle Ýran ve Irak karþýsýnda ortaya çýkan yalnýzlýðýný Türkiye ile dengeleyerek güvenlik sorununu en aza indirgemeye çalýþýrken, öte yandan da Türkiye ile petrol ve gaz anlaþmalarý imzalayarak Irak'a hem alacaklarý noktasýnda baský uygulamakta hem de Irak ve Ýran'ýn fazla üzerine gelmesini önlemeye çalýþmaktadýr.
5-Türkiye bu stratejik ittifak ile Güney Kürdistan petrol ve gazýný daha fazla elde ederek enerji kaynaklarýný çeþitlendirerek, Rusya ve Ýran'a fazla baðlanmamayý elde etmek istemektedir.Böylece enerji kavþaðý ya da koridoru konumunu güçlendirerek hem enerjiyi ucuza elde etmek hem de bu sayede bögede jeopolitik konumunu güçlendirmeye çalýþmaktadýr.
6-KDP Türkiye ile iliþkilerini stratejik bir boyuta taþýyarak iki hedef peþindedir:
a-Petrol ve gaz aracýlýðý ile Türkiye'yi kendisine baðlayarak ve ona yakýn durarak,Ýran ve Irak'ýn iç karýþýklýklardan dolayý zayýfladýðý bir konjonktürde baðýmsýzlýða gitmek.Ýran,Irak ve Suriye iç karýþýklýklardan dolayý baðýmsýzlýk için tehdit olmaktan çýkýnca,Türkiye'nin baðýmsýzlýk önünde engel olmaktan çýkarýlmasýný da petrol ve gaza olan baðýmlýlýðý aracýlýðý ile yapmak istemektedir.
b-Eðer konjonktür baðýmsýzlýk için uygun deðilse,Türkiye ile stratejik iliþkilerini kullanarak,zamanla Irak'ýn federasyonu olmaktan çkarak "Türkiye'nin Federasyonu" haline gelmek ve bu temelde Kürdistan'ýn petrol ve gaz gelirlerini eþit bir þekilde bölüþmek.Böyle bir bölüþümde Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) petrol ve gaz gelirlerinin % 83'ünü Irak'a vermekten kurtulur ve kendi %17'lik payýný % 50 hatta daha fazlasýna yükseltir. Türkiye ise tamamen enerji baðýmsýzlýðýna kavuþur.

AKP ile KDP arasýndaki stratejik iþbirliðinin genel çerçevesini kýsaca bu þekilde  belirtmek mümkündür.

V-Sonuç


AKP ve KDP'nin giderek iliþkilerini stratejik bir düzeye yükseltmeleri, gerek Kürdistan ve Türkiye'nin gerekse de bölgenin kýsa ve orta dönemde önemli tarihsel geliþmelere gebe olduðunun da bir göstergesidir.

Bu iki gücün PKK'yi baský altýna alma giriþimleri ve PKK'nin buna vereceði politik karþýlýk, bölgede baþka politik fay hatlarýný köklü bir þekilde harekete geçirecek bir yapýya sahiptir.Unutmamak gerekir ki Suriye Ýçsavaþýnýn bu kadar þiddetli olmasýnýn nedeni, Türkiye'nin Rojava'da PYD-PKK'yi durdurmak istemesinin ve Kürtlerin Kürdistan'ýn bu parçasýnda statü kazanmasýnýn önlemek istemesinin sonucudur.

Türkiye Suriye'de yanlýþ bir hesap yaparak ve çok hýzlý bir þekilde Esad rejiminden daha gerici olan Müslüman Kardeþler-El Kaide'ci örgütler blokunu destekleyerek Esad rejimini hýzlý düþürerek ve daha sonra bu gerici güçlere dayanarak Rojava'da katliam yapma politikasý hedeflemiþti. Ancak Esad'ýn düþürülememesi ve PYD'nin tarafsýz bir politika izleyerek kendisine saldýrmayan Esad rejimine yönelmemesi, gerici muhalefetin güçlerinin bölünmesine neden olmuþtur. Türkiye'nin bu politikasý Rusya,Ýran,Ýrak ile arasýnýn açýlmasýna neden olmuþtur.

AKP'nin KDP'ye stratejik bir temelde yanaþmasý ve Güney Kürdistan'ý ekonomik,politik ve askeri olarak tamamen Türkiye'ye baðlama giriþimi,Türkiye'nin dýþ politikasýna Suriye'den çok daha kötü bir etkiye yolaçacaktýr. Türkiye-Güney Kürdistan stratejik yakýnlaþmasý tek PKK'yi deðil ama baþta Irak ve Ýran olmak üzere Rusya,Çin ve Suriye'yi de rahatsýz etmekte ama en önemlisi ABD baþta olmak üzere Ýsrail ve Avrupa'yý da rahatsýz etmektedir.

AKP-KDP ittifakýnýn bölgede PKK'nin Realpolitik'ini dengeleme ve de onun Ortadoðu'da politik yükseliþini durdurma kapasitesi yoktur.Tam tersine bölgedeki çeliþkileri daha da keskinleþtirme potansiyeline sahiptir.






|
_ _