 "SOMA KATLÝAMI" VE DEMOKRATÝKLEÞMENÝN ÖNEMÝ
Manisa'nýn Soma ilçesinde 13 Mayýs'ta yüzlerce iþçinin ölümüne neden olan ve bugüne kadar daha teknik nedeni bilinmeyen maden faciasý, normal bir iþ kazasý deðil herþeyiyle bir devlet katliamýdýr. Bu tür olaylar için genellikle "perþembenin geliþi çarþambadan bellidir" derler. Ancak bu sefer öyle deðil, çünkü perþembe her gün önümüzdeydi ve gözümüzün içine girmiþti.Soma katliamýna gelene kadar bir kaç yýldan beri kaç katliam yaþandý?Saymakla bitmez.Üstelik bu katliamlarýn ve katliam gibi olaylarýn kaynaðý da Erdoðan ve AKP hükümetiydi. Bugün birçok insan Soma'daki devlet katliamýna hayret ediyor.Biz ise hayret edenlere hayret ediyoruz!
AKP ve Cemaat birlikte hareket ettikleri dönemde kaç katliama imza attýlar? Sadece Ergenekon Komplosu ve KCK Komplosu çerçevesinde öldürdükleri insanýn haddi var hesabý yoktur.Ergenekon Komplosu çerçevesinde bir çok katliam "Yeþil Gladio" aracýlýðý ile yapýlýp "Derin Devlet"in üzerine atýlýp Ordu bastýrýldýðý zaman ve yine KCK ve BDP'ye saldýrmak için Diyarbakýr Koþuyolu, Güngören Katliamý,Ankara Kumrular patlamasý,PKK'nin üzerine atýlmak istenen Diyarbakýr Dershane Katliamý ve yine Roboski "birileri" tarafýndan organize edildiði zaman az mý faciaydý?
ABD'yi Suriye'ye girmeye ikna etmek için El Kaide'ye sipariþ edilen ve Erdoðan'ýn Obama ile görüþmesinden bir kaç gün önce gerçekleþtirilen Reyhanlý katliamý ve bundan bir kaç ay sonra Þam yakýnlarýndaki Guta'da arkasýnda Türkiye'nin olduðu artýk açýkça ortaya çýkan kimyasal saldýrý sonucunda ölen yüzlerce insanýn sorumlusu Erdoðan ve AKP hükümetiydi.Bu daha az mý bir faciaydý?
Rojava devrimini boðmak için bütün dünyanýn lanetlediði El Kaideci teröristleri destekleyen ve bu destek sonucunda Rojava'da ve Suriye'de binlerce insanýn ölümüne neden olan ve milyonlarcasýnýn göçetmesine neden olan durum daha az mý bir faciaydý?
Daha birkaç ay önce kendi halkýný aldatarak,MÝT'e Suriye'den Türkiye'ye füze attýrarak bir ülkeyi "Dünya Savaþý"na artýk direkt sokma planlarý yapan bir lider ve hükümet Soma'dan daha büyük bir facia deðil midir?
Bizzat Türk Baþbakaný Erdoðan,sýnýrsýz güç ve oligarþik bir yapýyý oturtmanýn peþinde koþarken hukukun kendisine engel olduðunu ve bu engellerden kurtulmayý "kuvvetlerin tekliði" ilkesi ile ortadan kaldýrmak için mücadele ederken daha az mý bir faciaydý?
Bugün Türkiye'nin temel sorunu bellidir.Ülkedeki bütün ekonomik ve politik sorunlarýnýn kaynaðýnda sistemin anti-demokratik ve faþist yapýsý bulunmaktadýr.Bu faþist yapý halký bastýrdýðý ve onun direnme olanaklarýný elinde aldýðý ölçüde,kendi küçük oligarþik zümresinin çýkarlarýný ve önceliklerini herþeyin önüne koymakta ve bütün halký bu küçük zümrenin çýkarlarýna baðlamaktadýr.Bunu yaparken halkýn bütün direnme olanaklarýný elinde almak için ve her türlü muhalefetin ortaya çýkmasýný engellemek için,zaten önce de sorunlu olan "kuvvetlerin ayrýlýðý" ilkesini tamamen ortadan kaldýrarak yerine "kuvvetlerin tekliði" ilkesini koymuþtur.
Eskisinden daha otoriter ve koyu bir faþist rejim, toplumun her alanýnda giderek oturmaktadýr.Yeni MÝT kanunu ile oluþturulmak istenen eski klasik faþist rejimlerdekine benzer bir "siyasi polis"in inþaa çalýþmalarýnýn baþlamasý; Yeþil Sermaye'nin AKP önderliðinde giderek büyük sermaye haline getirilmesi ve eski büyük sermayenin giderek güçten düþürülerek tasfiye edilmeye çalýþýlmasý ve bu temelde sermaye birikiminin yoðunlaþtýrýlmasý ve merkezileþtirilmesi için yolsuzluðun ve talanýn boyutlarýnýn geliþtirilmesi vs. bunlarýn hiçbiri Soma katliamýndan ayrý düþünülemez.
Demokratik kurum ve yapýlarýn giderek önce biçimsizleþtirilmesi ve sonra da tasfiye edilmesi sürecinin halkýn yaþam kalitesinin düþmesi ve büyük felaketlere kapý aralamasý kaçýnýlmazdýr.Demokrasinin yerleþmesiyle hayat kalitesinin geliþmesi arasýnda direkt bir baðlantý vardýr.Bu gerçek burjuva-demokratik ülkelerin tarihsel tecrübeleri ile sabittir.
Asýl büyük felaketler AKP hükümetinin bu anti-demokratik ve faþist politikalarýna dur denilmediði zaman yaþanacaktýr.Bu anti-demokratik yapý ve politikalar ile birlikte ortaya çýkacak nükleer santraller,Hidroelektrik Santralleri,Üçüncü Köprü ve Üçüncü havaalaný gibi projelerin bir çevre ve bu temelde bir toplum felaketine dönüþmemesi imkansýzdýr.
Türkiye'nin devrimci ve demokratik dönüþümü gerçekleþmeyene kadar, Soma türü devlet katliamlarý kaçýnýlmazdýr ve de Soma katliamý sorunu devletin ve sistemin sorgulanmasýna ve demokratikleþmesi sorununa baðlanmaksýzýn doðru ele alýnamaz.
DEVRÝMCÝ BÜLTEN
|