[ Kurdî   English   Francais                                 PROLETER DEVRÝMCÝLER KOORDÝNASYONU (PDK)  13-04-2026 ]
{ komunistdunya.org }
   Açýlýþ_sayfanýz_yapýn  Sýk_Kýllanýlanlara_Ekle

 Site Menü
   Ana Sayfa
   Devrimci Bülten
   Yazýlar / Broþürler
   Açýklamalar
   Komünist Hareketten
   Ýlerici / Devrimci       Basýndan
   Kitap - Broþür PDF
   Sanat
   Görüþler

 Arþiv - Ara
   Arþiv
   Sitede Ara

 Ýletiþim
   Baðlantýlar
   Önerileriniz

_ _
{ }


_ _
{ Son Yazýlar }
Devrimci ve Demokrat...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Say...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
EMPERYALÝZM VE TÜRKÝ...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
_ _
{  Devrimci Bülten Sayý 58 (1) }
| Devrimci Bülten





CUMHURBAÞKANLIÐI SEÇÝMÝ VE AKP'NÝN YENÝ REJÝM ÝNÞASI


Recep Tayyip Erdoðan'ýn 10 Aðustos seçimiyle yüzde 52'ye yakýn bir oy ile Cumhurbaþkaný seçilmesi, Türkiye'de yeni bir dönemin kapýsýnýn aralanmasý anlamýna gelmektedir. 


Aslýnda bu yeni dönemin bütün altyapýsý ,  son oniki yýlda liberal bir maske altýnda  dokunmuþtu. Erdoðan ve AKP, müttefikleri Gülen Cemaati ile birlikte Kemalist rejime karþý, Ergenekon Komplosu aracýlýðý ile üstü örtülü bir içsavaþ ile darbe yapmýþlardýr. AKP'nin yeni faþist rejimi "darbe ile mücadele görünümü altýnda yaptýklarý darbe" ile karakterizedir. 


Ordu ve Kemalistlere karþý uygulamaya konulan Ergenekon Komplosu ve PKK'ye karþý tezgahlanan Entegre Strateji aracýlýðýyla Erdoðan bir çok iðrenç suikastin, katliamýn ve sahteciliðin emrini vermiþ olmasýna karþýn, kuvvetler ayrýlýðý tamamen ortadan kaldýrýldýðý ve yargý tamamen yürütmenin emrine girdiði  için hiçbir kovuþturma ve cezaya uðramamýþtýr. Bugün aslýnda müebbet ile yargýlanmasý ve cezalandýrýlmasý gereken bir kiþinin,  Cumhurbaþkaný olmasý tek Türkiye deðil bölge ve  dünya güvenliði  açýsýndan çok vahim bir durumdur. 


Erdoðan'ýn Cumhurbaþkaný olmasýyla birlikte bugüne kadar iç ve dýþ politik dengelerden dolayý üstükapalý olarak yürüyen yeni rejim inþasý artýk daha açýktan ve liberal maskenin ardýna saklanýlmadan yürütülecektir. Aslýnda bu politikanýn emareleri Ocak 2009'dan itibaren mevcuttu. 


Barack Obama'nýn Ocak 2009'da ABD'de göreve baþlayýp ve   bölgede ABD'nin siyasi profilini düþürmesini,  Erdoðan ve AKP yeni rejimin inþasý için bir fýrsata çevirmeye çalýþmýþlardýr. Bu dönem yani Batý'dan stratejik olarak uzaklaþmanýn baþlatýldýðý dönem ayný zamanda ABD'nin etki alaný içerisinde kalan Gülen Hareketi ile stratejik iliþkinin de çözüldüðü bir dönem olmuþtur. Bütün bunlarýn belirli bir stratejinin ve planlý bir politikanýn  ürünü olduðu açýktýr. 


AKP iktidarýný  iki döneme ayýrmak mümkündür. Birinci dönem Kasým 2002'den Haziran 2013'e kadar olan dönemdir. Bu dönem AKP'nin Milli Görüþ çizgisini liberal bir politika ile örttüðü ve asýl stratejik amacýný ve yönelimini tamamen politik aldatma temelinde hareket ederek gizlediði  dönemdir. Ýkinci dönem ise, Haziran 2013 ile baþlayan ama asýl Cumhurbaþkanlýðý seçimi ile tamamen kurumsallaþacak olan ve açýktan yürütülecek olan Milli Görüþ politikalarý temelinde tamamen faþist bir içeriðe ve biçime sahip olan yeni rejim inþaasýdýr. 


Son bir buçuk yýl içerisinde üç önemli tarihsel olay AKP'nin üstündeki liberal örtünün kalkmasýna ve altýndaki çürümüþ siyasetin ortaya çýkmasýna neden olmuþtur. Bunlardan ilki PKK'nin Barýþ ve Ateþkes politikasýdýr. Ýkincisi Taksim Gezi Parký direniþidir. Üçüncüsü de Gülen Cemaati'nin Yargý ve Emniyet içerisindeki kadrolarýnýn direkt R.T. Erdoðan'ý hedef alan 17 ve 25 Aralýk 2013 Rüþvet ve Yolsuzluk operasyonudur. Bu üç tarihsel olaya Erdoðan ve AKP'nin vermiþ olduklarý gerici politik tepki, üzerlerine örtmüþ olduklarý liberal örtünün kalkmasý ile sonuçlanmýþtýr. Bugüne kadar sadece herkesin kafasýnýn karýþtýrýlmasýna ve zaman kazanmaya dönük olan liberal maskenin düþmesiyle, Erdoðan ve AKP açýktan ýlýmlý islama dayanan faþist bir rejimin inþasýna yönelmiþlerdir. Ýþte Cumhurbaþkanlýðý seçiminden sonra Erdoðan bu yeni rejimin oturtulmasýný açýktan yürütecektir. 


Yeni dönem kuvvetler ayrýmýnýn tamamen ortadan kaldýrýldýðý ve yargý ve yasamanýn tamamen yürütmenin güdümüne gireceði ve bu kurumlar içerisinde AKP'nin dýþýnndaki bütün politik eðilimlerin tasfiye edileceði bir dönem olacaktýr. Devlet giderek daha fazla "AKP Devleti" olacak ve bu yönlü siyasi merkezileþme oturtulacaktýr. 


Tarihteki sivil faþist siyasal yapýlara baktýðýmýz zaman, toplumu daha fazla baský altýna alan bu tip  yapýlanmalarýn, halkýn direniþini etkili bir þekilde bastýrmak için güçlü  bir siyasi polis örgütlemek zorunda kaldýklarýný görmekteyiz. Toplumun daha geniþ bir kesiminin baský altýna alýnmasý  genellikle etkili bir siyasi polisin örgütlenmesiyle elele gitmektedir, ki AKP'nin de yeni MÝT yasasý ile bu yola girdiðini görmekteyiz. Giderek AKP iktidarý daha fazla Birinci Dünya Savaþý'ndaki Ýttihat ve Terraki Partisi'ne (ÝTP) ,  MÝT de daha fazla Teþkilatý Mahsusa'ya ve Erdoðan da daha fazla Enver Paþa'ya benzemektedir. 


Erdoðan'ýn Enver Paþa ile benzerliði tek biçimsel deðil ama içerik olarak da örtüþmektedir. Enver Paþa gibi Panislamist ve Pantürkizm karýþýmý bir siyaset izlemekte, Enver Paþa'nýn Bab-i Ali darbesi gibi bir darbe ile yani Ergenekon Konplosu Darbesi ile iktidarýn iplerini tamamen ele geçirmiþ ve Enver Paþa'nýn Osmanlý'yý geleneksel (Ýngiltere ve Fransa) müttefiklerinden koparmasýna benzer bir þekilde Erdoðan da Türkiye'yi geleneksel (ABD ve AB) müttefiklerinden stratejik olarak koparmayý baþarmýþtýr. Her ikisi arasýndaki bir baþka benzerlik de iki liderin bir emperyalist paylaþým savaþýndan hemen önce iktidara gelmiþ olmalarýdýr. Görünen o ki sonlarý da ayný olacak ve bu sona ilerlerken bölge ve dünyaya yaþatacaklarý acýlar da ayný olacaktýr. 


Erdoðan ve AKP  ýlýmlý islama dayanan faþist sistemlerini,  Türkiye'nin geleneksel müttefikleriyle stratejik iliþki içerisinde kalarak inþa edemeyeceklerini biliyorlardý. Batý ile stratejik iliþkiler devam ettikçe ne yeþil sermaye büyük sermayenin yerine geçebilirdi, ne kuvvetlerin ayrýmý tamamen ortadan kaldýrýlarak toplumu bastýrmak için gerekli bastýrma araçlarý yaratýlabilirdi, ne de dýþ politika Panislamist bir temele oturtulabilirdi. Bundan dolayý AKP'nin ilk dönemi taktik olarak ABD ve AB'ye yanaþarak Türkiye'nin Batý ile stratejik iliþkilerini ayakta tutan Ordu'nun etrafýnýn sarýlmasý ve sonra da öldürücü bir darbe vurulmasý dönemi oldu. Bu dönem hem Batý'nýn hem de içerideki halk ve liberallerin AKP'nin etrafýnda kümelenmesi için Ergenekon Komplosu'nun devlet aygýtlarý aracýlýðý ile örgütlendiði dönemdir. Bu komplo aracýlýðý ile bir çok terör ve suikast gerçekleþtirerek ve "Derin Devlet"in üzerine atarak "darbeciler ile mücadele görünümü" oluþturarak seçim sistemini de manipüle etmiþlerdir. Yasadýþý terör ve suikastler gerçekleþtiren AKP'nin 2007'den itibaren  kazandýðý hiçbir seçim meþru deðildir. 


AKP ve Cemaat, Ergenekon komplosu çerçevesinde bir çok terör ve suikast eylemi gerçekleþtirerek ve bunlarý bir yandan Ordu ile öte yandan da KCK ile iliþkilendirmeye çalýþarak hem devlet içerisinde kadrolaþmaya çalýþmýþlar hem de KCK operasyonlarý ile demokratik muhalefeti týrpanlamak istemiþlerdir. Ergenekon Komplosu soruþturuldukça AKP'nin ve Erdoðan'ýn meþrutiyetinin olmadýðý açýða çýkacaktýr. 


Erdoðan ve AKP'nin ýlýmlý islam toplumu ve bu temeldeki faþist rejiminin kendisine yakýn bulduðu ülke Ýran'dýr. Türkiye Ýran ile stratejik bir baðlantý arayýþý içerisinde olup, Batý'dan stratejik uzaklaþmasýný onun ile bir tür kader birliði yaparak dengelemek istemektedir. Böylece Ýran aracýlýðý ile kendi toplumsal sistemini pek fazla sorgulamayacak olan Doðu emperyalistlerinin oluþturduðu kampa dahil olmak istemektedir. 


Erdoðan ve AKP'nin Batý'dan uzaklaþarak Doðu'ya doðru bu stratejik kayýþýnýn önündeki en büyük engel olarak PKK kalmýþtýr. PKK herþeyiyle AKP'nin tersidir. AKP'nin ideolojisini islam dininden almasýna karþýt olarak PKK ideolojisini materyalist dünya görüþünden alýr. AKP'nin göstermelik seçim yapýsýna ve itiaat kültürüne karþýt olarak,  PKK'nin bütün kurumlarý demokratik katýlým ve seçime dayanýr. Modern toplumun temeli olan kadýn-erkek eþitliði noktasýnda, AKP erkek egemen ve kadýnýn erkeðin hizmetine verildiði  bir toplum anlayýþýný savunurken, PKK Kürdistan devrimini adeta kadýn devrimine çevirerek, kadýn-erkek eþitliðini her alanda egemen kýlmaya çalýþmaktadýr. AKP kesinlikle laik deðilken ve her fýrsatta bu anlayýþý yoketmeye çalýþýrken, PKK laik ve seküler bir anlayýþla hareket etmektedir. PKK ideolojik ve siyasal yapýsýyla ve de hedeflediði toplum yapýsýyla AKP'nin yeni rejim politikalarýnýn önündeki tek engel haline gelmiþtir. Türkiye'de AKP'nin hedeflediði faþist islami rejimin oturmasý ve baþarý kazanmasý için PKK'nin mutlak suretle tasfiye edilmesi gerekmektedir. Bu durum önümüzdeki süreçte AKP'nin PKK'ye karþý topyekün savaþa geçmesinin en önemli nedenini oluþturmaktadýr. 


PKK AKP açýsýndan tek yeni rejimin oturmasý noktasýnda engel teþkil etmemektedir ama Ýran ile stratejik baðlantýnýn oluþturulamamasý ve bölgesel nüfuzun elde edilememesi noktasýnda da engel olarak yeralmaktadýr. 


Ýçeride yeni rejimin inþasýna hýz veren AKP'nin,  bölgede sünni radikalizmini daha fazla politik  kanatlarý altýna alarak nüfuz alanýný geniþletmek isteyeceði açýktýr. AKP Ýran ile stratejik iliþki içerisinde Sünni ve Þii radikalizmini birleþtirerek Batý'yý bölgede sýnýrlandýrmak isteyen bir politikaya yönelmek istemektedir. 


AKP Türkiye'yi Batý'dan stratejik olarak uzaklaþtýrýp, ýlýmlý islam devleti temelinde Doðu'ya demirlemek isterken, bu yeni rejimin büyük bir güvenlik sorunu ile karþýlaþacaðýnýn bilincindedir. Yeni rejimin güvenliðini de Ýran gibi gizli bir askeri nükleer program baþlatarak ve bu programý Ýran'ýn gizli askeri nükleer programýna dayanarak gerçekleþtirmek istemektedir. Erdoðan 2012 yýlýnda "iddialý bir nükleer program" baþlattýklarýný açýkça ilan etmiþtir. Her ne kadar bunu Ýran gibi "barýþcýl amaçlar" söylemiyle gizlese de AKP'nin yeni rejim yönelimi ve bu rejimin bölge ve dünya konumlanmasý bu programýn gizli bir askeri yönünün olduðunu göstermektedir. AKP'nin bu gizli nükleer programýnýn bölge ve dünya güç iliþkilerini kökünden deðiþtireceði ve içeride halkýn bu "nükleer davaya" baðlanarak AKP rejiminin toplumsal temellerini güçlendireceði açýktýr. 


Ýþte Erdoðan'ýn Cumhurbaþkaný seçilmesiyle birlikte, Türkiye'nin içerisine girdiði yeni süreç kýsaca budur. Yeni bir rejim ve toplum yaratmak isteyen bir hareketin, seçimler aracýlýðýyla iktidardan indirileceðini sanmak kadar safça bir durum olamaz. 


AKP iktidarda kalmak için seçim hilesi de dahil herþeye baþvuraracak ve zaten baþvurmaktadýr. Erdoðan yasadýþý bir þekilde bütün devlet olanaklarýný Cumhurbaþkanlýðý seçiminde kullanmýþtýr ve YSK bu usulsüzlükleri görmesine raðmen hiçbir þey yapamamýþtýr. Ayný durum Anayasa Mahkemesi için de geçerlidir. Normal koþullarda bu seçimlerin iptal edilmesi gerekirdi ancak Türkiye'de kuvvetler ayrýmý tamamen ortadan kaldýrýldýðý ve Yargý Yürütme'nin emrine verildiði için artýk bu tür durumlar sözkonusu deðildir. 


Bu anlatýlanlardan önümüzdeki süreçte ne CHP'nin ne de MHP'nin AKP'yi yasal yollardan indiremeyeceði sonucu çýkar. Bu partiler çok fazla sorun çýkardýklarý taktirde kapatýlacaklardýr. Siyasi yöneticilerine ve kadrolarýna da siyasi yasaklar getirilerek zaman içerisinde marjinalleþmeleri saðlanýlacaktýr. 


Bütün bunlardan devrimci hareket için önemli politik sonuçlar ve görevler çýkmaktadýr. AKP rejiminin legal alanlar  içerisindeki politik dinamikler aracýlýðýyla  yýkýlamayacak olmasý, kaçýnýlmaz bir þekilde devrimci siyasetin daha fazla ön plana çýkmasýna neden olacaktýr. Bu noktada devrimci hareketin,  devrimci parti ve savaþ sorununu çok ciddi bir þekilde ele almasý ve bilimsel temeller üzerinde çözümlemesi gerekmektedir. Çünkü artýk Erdoðan ve AKP rejimi ancak devrimci bir savaþ aracýlýðý ile alaþaðý edilebilir. Gerisi sadece liberal yanýlsamalardýr. 


DEVRÝMCÝ BÜLTEN



|
_ _