 PKK VE ORTADOÐU DEVRÝMÝ (II) (Geleceði Nasýl Okumalý?) K.Erdem
IÞÝD Komplosu ya da politikasý aracýlýðýyla B.Obama yönetiminin yapmak istediklerini kýsaca þöyle özetleyebiriz: 1-Obama yönetimi, Bush yönetiminin müttefiklerine karþý tek taraflý olan yaklaþýmýný deðiþtirerek,çok tataflý ya da onlarla eþit müttefiklik iliþkisi temelinde küresel bir strateji geliþtirme anlayýþýna döndü.Bush yönetiminin El Kaide'yi, müttefiklerinden baðýmsýz olarak tek taraflý kullanma anlayýþýna son vererek,NATO çatýsý altýnda ve diðer müttefikleriyle konsesüs oluþturarak IÞÝD aracýný oluþturdu.Bütün politik göstergeler, IÞÝD'in bir NATO komplosu olduðunu göstermektedir.NATO zemininde IÞÝD ortak planý çerçevesinde çok taraflý bir politik yaklaþýma geçilmiþtir.
2-NATO'nun IÞÝD komplosunun temel hedefi,Ortadoðu ve dünyanýn baþka yerlerinde (Kafkasya,Ortadoðu ve Afrika gibi),sünni radikalizmini baþýboþ býrakmamak ve bu radikalizmi kullanarak baþta Ortadoðu olmak üzere baþka bölgelerde yýkýcý bir güç oluþturarak,baþta Ýran olmak üzere Þii radikalizmini dengelemek ve yine Batý karþýtý olan bazý güçleri zayýflatmak (PKK gibi) ve de Batý'dan giderek çýkarlarý farklýlaþan güçleri (Suudi Arabistan ve Türkiye gibi) dizginlemektir.
3-Obama yönetimi,Demokrat Parti'nin temel siyasi çizgisi olan,dýþ politikada dolaylý güçleri önplana çýkarma ve direk güçleri ikincil planda destekleyici güç olarak tutma anlayýþýna uygun olarak,Irak'ta direk askeri güçlerini çekerek,bu gücünü dolaylý bir þekilde IÞÝD içerisine,diðer müttefik güçlerle birlikte "gömmüþ"tür.Yani ABD ve müttefiklerinin Irak'tan direk çekilmesi biçimseldir. IÞÝD örtüsü altýnda iþgal daha kapsamlý hale getirilerek,Irak ve Suriye'yi kapsayacak þekilde geniþletilmiþtir.Irak ve Suriye'de IÞÝD'in iktidar olduðu ve kontrol ettiði bölgeler,bizzat Batý'nýn iþgal alanlarýdýrlar.
4-IÞÝD Batý Emperyalistleri tarafýndan,Ortadoðu'da,denge,tehdit ve psikolojik hareket unsuru olarak kullanýlarak,Batý karþýtý güçlerin zayýflatýldýðý,birbirlerine düþürüldükleri ve oluþturulan korkunç terör aracýlýðýyla, "Batý-iþbirlikçiliðinin" geliþtirilmek istendiði bir araç olarak tasarlanmýþtýr.
5-Batý Emperyalistleri, bölge halklarýný IÞÝD aracýlýðýyla sistematik terör altýnda tutarak ve bu acýmasýz terör tehditi aracýlýðýyla,bu halklarýn kendi yönetimlerine alttan baský yapmasýný saðlayarak, bu yönetimlerin kendi aleyhlerine olacak politik adýmlar atmasýný saðlamak istemektedir.Bu adýmlarýn ise Batý'ya daha fazla yanaþmak þeklinde olacaðý kendiliðinden anlaþýlýr.
6-Bush döneminde ve Irak iþgali sýrasýnda El Kaide'nin rolü,Irak'taki Þii etkisini sýnýrlamaktý.ABD Irak'ý iþgal ettiði zaman El Kaide,ABD ve müttefiklerinden ziyade Þiilere savaþ açmýþ ve askeri eylemlerinin yüzde 80-90'nýný neredeyse Þiilere karþý geliþtirmiþtir.Þiilerin Irak'ta direnmeleri ve El Kaide etkisini göreli olarak sýnýrlamalarýndan sonra ve yine ABD ve müttefiklerinin iþgali bir sonuca götürememelerinden dolayý,El Kaide giderek daha fazla Suudi Arabistan ve körfez ülkelerinin denetimine girerek,bu güçlerin bölgede nüfuz elde etme aracýna dönüþmüþtür.Bu devletlerin Batý ile çýkar çatýþmasýna düþmeleri durumunda da El Kaide Batý karþýtý ya da onun planlarýný sulandýran bir taktik araca dönüþmüþtür.Ýþte Batý IÞÝD aracýlýðýyla,bölgede baðýmsýz politika geliþtirmek ya da kendi stratejik önceliklerini Batý'nýn stratejik öncelikleri önüne koymak isteyen devletleri (Suudi Arabistan,Türkiye ve Körfez ülkeleri gibi) de, IÞÝD'in El Kaide'ye saldýrarak zayýflatmasý temelinde sýnýrlamak istemektedir.IÞÝD'in El Kaide içerisinden çýkarak ve onu zayýflatarak büyümesi ilginçtir.IÞÝD büyümek ve geliþmek için önce El Kaide'nin Suriye örgütü olan El Nusra'ya karþý savaþmýþtýr.Daha sonra da Türkiye güdümünde olan Özgür Suriye Ordusu'nu zayýflatmýþtýr.
7-El Kaide'nin zayýflatýlmasý temelinde IÞÝD'in geliþtirilmesi stratejisinin en önemli ayaðý Ben Laden'in öldürülmesi olayýdýr.Arap Baharý'nýn baþlamasýyla birlikte,bölgenin politik olarak daðýlacaðýný ve bu daðýlmanýn bir "tehdit aracýlýðýyla" Batý'ya baðlanmasý gerektiðini öngören Batý, hemen 2 Mayýs 2011 tarihinde Ben Laden'i öldürerek ve El Kaide'yi zayýflatarak,IÞÝD'in önünü açmaya çalýþmýþtýr.Ben Laden'in öldürülmesi IÞÝD'in önünün açýlmasýyla baðlantýlýdýr.
8-Temmuz 2012 devriminden sonra IÞÝD'in hýzlý bir þekilde büyümesi ve bir "Anakonda Yýlaný" gibi Rojava'nýn boynuna dolanmasý ise ilginçtir.Bölgede Batý'dan baðýmsýz bir politikaya yönelen PKK'yi sýnýrlandýrmak için IÞÝD hýzlý bir þekilde güçlendirilerek,PKK sýnýrlandýrýlarak ve tekrar Ýran'ýn zayýflatýlmasý politikasýna kanalize edilmeye çalýþýlmýþtýr.
9-IÞÝD tehditinin sivri ucu Ýran rejimine yöneliktir ve amaç,IÞÝD aracýlýðýyla bir "Sünni Tsunamisi" yaratýlarak,Ýran'a vurmasý saðlanmak istenmektedir.IÞÝD ile savaþan Ýran'ýn zaman içerisinde baþka tehditlerle de (Kürt,Azeri,Arap,iç politikadaki rekabet ve demokratik eðilim baskýsý,Uluslararasý ambargo vs.) uðraþmasý saðlanarak zayýflatýlmasý ve rejimin düþürülmesi hedeflenmektedir. Böylece Ýran'da rejimin düþmesi,Ýran'ýn nükleer silah elde etme isteðine de son verecektir.
Ýþte böyle bir Ortadoðu konjonktürü ve güç iliþkileri içerisinde,PKK'nin Kürdistan ve Ortadoðu devrimini geliþtirmesi sorunu bulunmaktadýr.Bu noktada PKK ilginç bir tarihsel kavþakta bulunmaktadýr.Rojava devrimiyle birlikte PKK yeni bir tarihsel aþamaya ulaþmýþtýr ama daha stratejik sonuç elde edememiþtir. Bundan sonra PKK ya Ortadoðu devriminin kapýsýný aralayacaktýr ya da stratejik darbe yiyecektir.Ýkisinin ortasý yoktur.
Batý'lý emperyalistlerin 11 Eylül Komplosu ile Ortadoðu'daki Batý karþýtý devletleri devirme ve bu ülkeleri yoðun bir þekilde Batý'nýn ekonomik sömürüsü içerisine çekme çabalarý,kaçýnýlmaz bir þekilde savaþýn yoðun bir þekilde Kürdistan üzerinde yaþanmasýna neden olmuþtur.Batý'nýn devirmek istediði üç devletin Kürdistan'ý baský altýnda tutan devletler olmasý,Kürt ulusunun önemini küresel güç iliþkileri içerisinde öne çýkarmýþtýr.Sayýn Baþkan'ýn yakalanmasý dahi bu yeni süreç ile iliþkilidir.Zaten yeni sürecin özelliðini ve fýrsatlarýný ilk farkeden o olmuþtur ve de paradigma deðiþimiyle PKK'yi bu yeni sürece adapte eden de o olmuþtur.
Emperyalist paylaþým mücadelesinin sonucunda,2003-2012 arasýnda, Kürdistan'ýn iki parçasý (Güney ve Batý) çok az bir politik çaba sonucunda farklý bir statüye kavuþmuþlardýr.Batý'lý güçlerin Ortadoðu'ya aðýrlýklarýný koymalarýnýn doðal sonucu,merkezi devletlerin zayýflamasý ve merkezkaç güçlerin güçlenmesi olmuþtur.
Bugün içerisinden geçtiðimiz süreç PKK açýsýndan ne ile karakterizedir?
Bugün içerisinden geçtiðimiz süreç ,PKK açýsýndan üç cephede elde edilen ateþkes ve bu ateþkeslerin yönetimi ile karakterizedir.Bu ateþkeslerin doðru yönetimi Ortadoðu devrimine götürecektir,yanlýþ yönetimi de 1999'da olduðu gibi stratejik bir darbenin alýnmasýna götürecektir. Bundan dolayý bu ateþkeslerin tarihsel yapýsýna ve birbirleriyle baðlanýþ biçimlerine yakýndan bakmak gerekmektedir.
2011 yýlýnýn baþlarýnda Arap Baharý patlak verdiði ve Suriye giderek içsavaþa sürüklenmeye baþladýðý zaman,PKK hem Türkiye ile hem de Ýran ile savaþ halindeydi.Ancak 2011 yazýnda Parti þiddetli bir þekilde Ýran'a saldýrdý ve Türkiye'nin Ýran ile ortak askeri cephe arayýþýna ve çabasýna raðmen Ýran buna yanaþmayarak PKK ile ayný yýlýn Sonbaharý'nda ateþkes yaptý.PKK'nin bu taktiðinin nedeni bir yýl sonra belli oldu.Çünkü Parti bu ateþkes ile bütün güçlerini Kuzey'e kaydýrarak Türkiye'ye þiddetli saldýrma imkanýna kavuþtu.Amaç Rojava'da Temmuz 2012 devrimine Türkiye'nin müdahale etmesini engellmekti.Kýsacasý PKK Rojava devrimi sýrasýnda Türkiye'nin "baþýný bastýrarak" Suriye'ye müdahale refleksini zayýflattý.Hem içte hem de dýþta sýkýþan AKP hükümeti,2012 yýlýnýn sonunda geçici olarak PKK ile ateþkes yapmak zorunda kaldý.Ama ayný anda savaþý hiç kesintiye uðratmadan El Kaide ve benzerleri aracýlýðýyla Rojava'ya kaydýrdý.Kuzey'de ateþkes varken Batý Kürdistan'da savaþ vardý.
Hem 2011'de Ýran ile hem de 2012'nin sonunda Türkiye ile elde edilen ateþkeslerin amacý Rojava devrimini korumak ve güçlendirmekti.PKK'nin bu Ortadoðu'da yayýlýþý tek bölgedeki devletlerin deðil emperyalistlerin de çýkarlarýyla çeliþen bir durum yaratýyordu.Farklý çýkarlar temelinde PKK'nin sýnýrlandýrýlmasý herkesin iþine geliyordu.Ancak burada temel sorun,PKK bölgede sýnýrlandýrýlýrken,onun yerine kim geçecekti? PKK'nin býrakacaðý boþluðun doldurulmasý da baþka bir sorundu.
Rojava devriminden sonra Batý'nýn "Anakonda Yýlaný" IÞÝD hýzla büyütülerek Rojava'ya dolanmaya baþladý ve Türkiye ,Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin kullandýðý El Kaide ile ayný anda Rojava'ya saldýrmaya baþladý.Ýþin ilginç tarafý Suriye'nin baþka bölgelerinde birbirleriyle savaþan El Kaide unsurlarýyla IÞÝD, Rojava'da darbelerini ortaklaþtýrýyorlardý.Rojava'da ayrý yürüyorlardý ama ortak vuruyorlardý.
Batý IÞÝD aracýlýðýyla Rojava'yý PKK'den alýp KDP'ye vermek istiyordu. IÞÝD'in Rojava'ya saldýrmasýnýn nedeni buydu.PKK Rojava'da IÞÝD görünümü altýnda Batý Emperyalistleriyle savaþtý. 2014'ün Sonbaharý'nda hem Batý Emperyalistlerinin IÞÝD aracýlýðýyla hem de bölge devletlerinin El Kaide aracýlýðýyla gerçekleþtirdiði ortak saldýrýya PKK,Kobane direniþiyle karþýlýk verdi.Kobane direniþi Kürtleri dört parçada tek bir ulus yaptý.Kimse PKK'nin böyle direneceðini hesap etmedi.Çok kýsa bir zaman sonra Batý Emperyalistleri PKK'ye Duhok Anlaþmasý'ný önerdi.Ýlginç bir þekilde IÞÝD saldýrýyordu ama KDP ile anlaþma yapýlýyordu.Duhok Anlaþmasý'ndan sonra, Batý "çaktýrmadan" IÞÝD'i Kobane'den geri çekti ve PKK üçüncü ateþkesi elde etti.Bugün Kobane'ye saldýranlar Türkiye ve Suudi Arabistan'ýn kontrolündeki El Kaide ve benzeri unsurlardýr.IÞÝD geri çekildiði için onlarýn askeri durumlarý da zayýfladý ve YPG'nin ilerlemesi kolay hale geldi.
Þimdi gelelim asýl soruya IÞÝD,hangi politik tavizler karþýlýðýnda geri çekildi?
Hemen þunu belirtelim ki,tavizler ve geri çekilmeler gerekli ve zorunlu taktiklerdir.Bütün mesele bunlarýn yerli yerinde kullanýlmasýdýr.Tavizleri yönetmek bir sanattýr ve mutlak þekilde güçlü bir stratejinin aracý olarak kullanýlmalarý zorunludur.Hiç kuþkusuz PKK de bu taviz politikasý ve taktiklerini, Ortadoðu devrimi temelinde gerçekleþtirmektedir.
Bazý olaylarý alt alta koyduðumuz zaman,Rojava'nýn elde tutulmasý karþýlýðýnda PKK'nin ne tür tavizler verdiðini kestirmek mümkün görünmektedir. Duhok Anlaþmasý'ndan sonra,KCK Eþbaþkaný Sayýn Cemil Bayýk çeþitli aralýklarla üç önemli açýklamada bulundu: 1-Sayýn Bayýk bir röportajýnda Güney Kürdistan petrollerinin Rojava'dan geçebileceðini belirtti. 2-Bir baþka röportajýnda da "Batý bizim müttefikimizdir" açýklamasýnda bulundu 3-Yine bir baþka röportajýnda da Almanya'dan geçmiþ PKK pratiðinden dolayý özür diledi.Ama Almanya PKK'yi terör listesinden çýkarmak için bu açýklamayý yeterli görmedi.
Ama bunlarýn dýþýnda ve de en önemli taviz ise tahminlerimize göre Ýran ile ateþkesin bozulmasý tavizidir.Batý Emperyalistleri PKK'nin tekrar Ýran ile savaþmasý karþýlýðýnda IÞÝD'i Rojava'dan þimdilik çekmiþlerdir.Anlaþýlan odur ki PKK, Ýran ile ateþkesin bozulmasý tavizini kabul etmiþtir.PKK Ýran ile Batý Emperyalistleri arasýndaki çeliþkilerden yararlanarak,Rojava'nýn üzerine Rojhilat'ý da koymak istemektedir.Ýran ile ateþkesin bozulmasý perspektifi,bir yandan Ýran'ýn uluslararasý sýkýþmýþlýðý temelinde geliþirken,öte yandan da Batý'nýn IÞÝD aracýlýðýyla Rojava'ya yaptýðý baskýdan kaynaklanmaktadýr.
Þimdi bütün sorun,bu stratejik yaklaþýmýn ne kadar doðru ve ne kadar yanlýþ olduðunu ortaya koymaktýr.
Bizim teorik hesaplamalarýmýza ve tahminlerimize göre,Ýran ile ateþkesin önce bozulmasý,PKK'nin stratejik bir darbe yemesine ve sonunda Rojava'yý da kaybetmesine götürecektir.Ama önce Türkiye ile ateþkesin bozulmasý ise, Ortadoðu devrimine götürecektir.
Bu teorik akýl yürütmelerimizi neye göre yaptýðýmýzý kýsaca açmaya çalýþalým.
Görünen odur ki,Duhok Anlaþmasý'ndan sonra PKK, 2003 - 2011 stratejisine geri dönerek yani Ýran ile tekrar savaþarak,bir yandan Rojava’daki kazanýmlarý korumak isterken öte yandan Ýran ile Batý arasýndaki çeliþkilerden yararlanarak devrimi ve kazanýmlarý geliþtirmek istemektedir.Burada bütün mesele,Ýran ile ateþkes bozulurken, Türkiye ile ateþkesin nasýl sürdürüleceði sorunudur.Ýleride göreceðimiz gibi aslýnda tek mesele bu da deðildir.
Görebildiðimiz kadarýyla Türkiye ile ateþkes, HDP’nin yüzde on barajýný geçerek güçlü bir þekilde Meclis’e girmesi ve Batý’nýn AB üyeliði ile Türkiye’yi gemlemesi ile saðlanmak istenmektedir.Eðer PKK’nin planý bu ise, bunun yanlýþ olduðunu düþünüyoruz.2003-2011 döneminin stratejik perspektifini önümüzdeki süreçte uygulamak, büyük bir hata olacaða benzemektedir.
Bunun çok önemli iki nedeni vardýr.
Bunlardan ilki,AKP-Cemaat Ýttifaký’nýn 2005 yýlýndan itibaren Ordu’yu bastýrmak için geliþtirdiði ve 2011 yýlýna kadar süren Ergenekon Komplosu’dur. Bu komplonun amacý,bir çok suikast ve sabotaj eylemi gerçekleþtirerek ve sahte deliller üretip Ordu’nun üzerine atarak “kendilerine karþý bir darbe yapýldýðý” izlenimini uyandýrmak ve bu darbeyi bastýrma görünümü altýnda da Ordu’yu bastýrarak iktidarý tam ele geçirmekti.Ordu bastýrýlýrken de “açýlým” süreci ile PKK hareketsiz tutulmak istenmiþtir.Ama bu süreç ayný zamanda PKK’nin kuþatýlmasýna da çevrilmek istenmiþtir.Ordu’nun bastýrýlma süreci PKK’nin kuþatýlma süreci olarak ele alýnmýþ ve Ordu’nun bastýrýlmasý tamamlanýnca hýzla PKK’nin tasfiyesine geçilmek istenen bir strateji oluþturulmuþtur,ki Arap Baharý ile bu strateji büyük darbe yemiþtir ama hala daha baþka biçimlerde yürürlüktedir.
Ýkinci durum ise, birincisine baðlý olarak yani Ordu’nun bastýrýlýp ve iktidarýn ipleri tam ele geçirilirken,hýzla yeni bir faþist rejimin inþasýna geçerek Türkiye’yi Batý’dan stratejik olarak uzaklaþtýrmak ve Batý ile iliþkileri taktik düzeye indirmektir.Hýzlý bir yeni rejim inþa sürecine giren AKP’nin önündeki en büyük engel PKK’dir ve yeni rejim inþasý ile PKK’nin tasfiyesi iç içe geçirilmek istenmektedir.Bundan dolayý AKP,PKK’yi tasfiye etmek ya da en azýndan ona stratejik bir darbe vurmak için bütün ideolojik, politik, ekonomik, diplomatik ve askeri güçleri,onun tasfiyesine odaklaþtýran ve adýna Entegre Strateji dediði ve özü itibariyle topyekün bir savaþa tekabül eden bir strateji oluþturmuþtur.Bu politikanýn en önemli ayaklarýndan bir tanesi de politik aldatmadýr. AKP Batý’dan stratejik olarak uzaklaþýrken,Batý ile olan stratejik baðlantý noktalarýný (NATO,AB üyelik süreci vs. gibi) taktik aldatma araçlarýna dönüþtürmüþtür.
Bundan çýkan sonuç þudur:Türkiye bir Ýran-PKK savaþýna çok hýzlý bir þekilde dahil olacaktýr.Ne HDP’nin barajý geçmesi ne de Türkiye’nin taktik düzeye indirgediði Batý ile iliþkiler onu durdurabilir.Ýç Güvenlik Yasasý’nýn amaçlarýndan bir tanesi de,ister HDP barajý geçsin ister geçmesin,çok hýzlý bir þekilde HDP ve muhalefeti bastýrarak savaþýn önündeki engelleri kaldýrmaktýr.
AKP PKK’ye karþý topyekün savaþa hazýrlanýrken,bu savaþýn yýkýcý etkisini yükseltmek için de,diplomasiyi etkili bir þekilde kullanmak istemektedir. AKP Türkiye’yi alttan alta stratejik olarak Rusya,Çin ve Ýran’ýn yanýna konumlandýrmak isteyen bir sürece de girmiþ bulunmaktadýr.Özellikle Ýran ile stratejik baðlantý aramak istemektedir.Bu durum onun Suriye,Irak ve Yemen’de Ýran karþýtý Sünni politikasýndan dolayý paradoksal görülebilir ancak daha yakýndan bakýldýðý zaman bunun böyle olduðu görülür.
Türkiye Ýran’ýn etki alaný içerisinde güçlenerek ve koz biriktirerek,bunlarý PKK karþýsýnda Ýran’ý tam yanýna çekmek için kullanmak istemektedir.AKP Ýran’ýn zayýflatýlmasýna taktik olarak katýlarak,zayýf bir Ýran görünümünün oluþmasýný saðlayarak,PKK’nin önce Ýran ile savaþmasýný tahrik etmek istemektedir.Batý’nýn PKK’yi Ýran’a yönlendirme planýný bildiði için,PKK’nin önce Ýran ile savaþmasýný saðlayarak ve bu savaþa sonradan dahil olmak istemektedir.Bu durum hem PKK’nin güçlerinin bölünmesine neden olacak hem de Ýran’ý PKK karþýsýnda kapsamlý bir iliþkiye çekmeye neden olacaktýr.
Bununla birlikte iki cephede savaþ içerisinde olan PKK karþýsýnda, Ulusal Kongre aracýlýðý ile tam baðlanmamýþ olan KDP’yi Türkiye,Batý emperyalistleriyle birlikte Rojava için cesaretlendirebilir.Bu durumda DAÝÞ’in tekrar Rojava’ya saldýrmasý ve KDP’nin “kurtarýcý” olarak Rojava’ya girmesi sözkonusu olabilir.PKK Ýran ve Türkiye cephesinde savaþýrken Batý DAÝÞ sözünü tutmayacaktýr.Böylece Parti kendisini dört cephede savaþ içerisinde bulabilir ve bu durum PKK’nin darbelenmesine neden olarak, stratejik durumunu ve Ortadoðu devrimini zayýflatabilir.
Bir kere Ýran ile savaþ baþlar ve Türkiye dahil olursa,Ýran ile tekrar ateþkes elde etmek mümkün olmayabilir.Çünkü Batý’nýn sýkýþtýrmasý karþýsýnda Türkiye’yi de kaybetmemek için savaþý sürdürebilir.Türkiye PKK’ye karþý topyekün savaþa geçtiði zaman,Ýran’ý savaþ içerisinde tutmayla birlikte,PKK’yi daha da zayýf düþürmek için ve onun saflarýnda karýþýklýk çýkarmak için Sayýn Baþkan’ýn idamýný (ki askýdadýr) Meclis’e getirebilir ve hatta onaylayarak infaz edebilir.Ýçinden geçtiðimiz süreçte,Ýran PKK’yi sýnýrlamak,Türkiye ise tasfiye etmek ya da stratejik darbe vurmak peþindedir.Bundan dolayý ne HDP ne de Batý AKP’yi durdurabilir.
Ýran ile önce ateþkesin bozulmasýnýn bir baþka nedeni de,PKK önderliðinin , Türkiye'nin Batý ile stratejik iliþkilerinin devam ettiði anlayýþýna sahip olmasýndan kaynaklandýðý görülmektedir.Türkiye'nin Batý ile stratejik iliþkilerinin devam ettiði anlayýþý,Ýran rejiminin AKP-Türkiye rejiminden daha zayýf olduðu algýsýnýn oluþmasýna yolaçmaktadýr.
Türkiye’nin Batý ile stratejik iliþkilerinin devam ettiði perspektifinde bakýldýðýnda,bu bakýþ açýsý doðrudur.Ancak Batý’dan stratejik olarak uzaklaþmakta olan ve faþist bir rejimin inþasýna yönelen ve PKK’yi tasfiye politikasýný temel bir politika olarak benimseyen bir Türkiye sözkonusu olunca bu yanlýþ olabilir.Ýran oturmuþ bir rejimdir ve Batý’dan stratejik olarak uzaklaþan bir Türkiye’den direnme gücü daha fazla olabilir (Suriye örneði unutulmamalýdýr!). AKP Türkiye’si daha kýrýlgan ve tekrar toparlanmasý zor bir siyasi yapý ortaya çýkarmýþtýr. Osmanlý Ýmpartatorluðu’nun hemen Birinci Dünya Savaþý öncesi Almanya’nýn emperyalist kampýna dahil olmasýna benzer olarak,AKP de bugün Rusya’nýn baþýný çekmekte olduðu emperyalist kampa geçmeye baþlamýþtýr.
Türkiye’nin Batý’dan stratejik olarak koptuðunu Batý da bilmektedir.Hem Türkiye hem de Batý,PKK’den bu gerçeði saklamaktadýrlar.Çünkü her ikisinin de çýkarý,PKK’nin önce Ýran ile savaþmasýdýr.Ama baþka amaçlar için bunu istemektedirler.Örneðin Rojava’da farklý amaçlara sahip olarak taktik olarak bir araya gelmeleri gibi.Batý PKK’yi hem Türkiye’yi hem de Ýran’ý zayýflatma politikasýna angaje ederek ayný zamanda iki cephede savaþacak olan PKK’yi de KDP karþýsýnda zayýflatmýþ olacaktýr.
Batý Ýran’daki rejimi yýkmak ve Türkiye’yi de sýnýrlandýrmak istemektedir.Yine ayný þekilde Türkiye, PKK’yi tasfiye etmek ama Ýran PKK’yi sýnýrlandýrmak istemektedir.Bundan dolayý Ýran sýkýþtýðý için bir PKK-Türkiye savaþýna dahil olmayabilir.Çünkü Türkiye’nin Suriye,Irak ve Yemen’deki Ýran karþýtý politikalarýný dengelemiþ olacaktýr.Ama PKK-Ýran savaþýna Türkiye içeride hýzlý bir ezme hareketi gerçekleþtirerek dahil olacaktýr.
Ýran ile önce ateþkesin bozulmasýnýn sonuçlarý bu kadar olsa iyi ama asýl "turpun büyüðü heybede"dir.
Batý Emperyalistlerinin, Ýran rejiminin zayýflamasý ya da düþmesiyle PKK'nin Rojhilat'ta da iktidarlaþacaðý algýsýný oluþturmasý tek kelimeyle politik tuzaktýr.PKK'yi sürece bu þekilde sokanlar,onu bu þekilde ya da daha güçlenmiþ deðil,daha zayýflamýþ hatta tek Rojava'da deðil,Rojhilat'ta bile iktidarda býrakmayacaklardýr.
Batý'nýn Ortadoðu'daki IÞÝD komplosunun PKK ayaðý,1999 yýlýnda PKK'ye karþý geliþtirilen komplonun tamamlanmasýný öngörmektedir.Bölgeyi tekrar dizayn etmek isteyen Batý,PKK gibi akýþkan,oynak ve baðýmsýz hareket eden ve de bundan dolayý bütün planlarý bozan bir hareketi bölgede asla kabul etmemektedir zaten edemez de.Batý bir yandan PKK'yi bölgede temel stratejik hedefi olan Ýran rejiminin yýkýlmasýna kanalize edip,onun gücünden yararlanmak isterken,rejimin zayýflamasý ya da düþüþünden sonra da PKK'yi hemen zayýflatma ya da mümkünse bölme planýna geçecektir.
Peki bunu nasýl yapacaktýr?
Ýran'ýn zayýflatýlmasý ile IÞÝD'in önünün açýlmasý ve güçlenmesi arasýnda bir iliþki sözkonusudur.Bugün Ortadoðu'da IÞÝD'i tutan en büyük güç Ýran'dýr. Ýran kendi rejiminin güvenlik konseptini,tehlikeyi Ýran dýþýnda durdurma üzerine kurmuþtur.Batý'nýn amacý IÞÝD'in Ýran ile buluþturulmasýdýr ve Irak ile Suriye'nin Sünni bölgelerinde güçlenen örgüt, Ýran'a doðru yönelmektedir.Özellikle Kerkük-Baðdat arasýnda bir delme hareketi yaparak Ýran ile buluþmak istemektedir.
Ýran Irak'taki Þiileri örgütleyerek ve yine Özel Kuvvetleri aracýlýðýyla IÞÝD'i Irak'ta durdurmak istemektedir.Ýþte PKK'nin Ýran'ý zayýflatmasýyla birlikte,Ýran'ýn IÞÝD'i bölgede tutma yeteneði de yokolacaktýr.Zayýflayan Ýran Suriye'ye de yardým edemeyecek ve Esad rejimi de düþme tehlikesiyle karþý karþýya kalacaktýr.Hem Doðu hem Batý ekseninde IÞÝD serbest kalacaktýr ve Batý'nýn stratejik önceliklerine göre hamleler yapacaktýr.
Ýran'ýn zayýflamasýyla ve IÞÝD'i Irak'ta tutma yeteneðinin kaybolmasýyla, Rojhilat'ta Rojava'daki gibi bir özerk yönetim ortaya çýkabilir ve hatta Baas rejiminin yaptýðý gibi,Ýran rejimi de taktik bir þekilde geri çekilerek Rojhilat'ý PKK'ye býrakabilir.Ancak Ýran içsavaþa sürüklendiði andan itibaren,Batý serbest kalmýþ olan IÞÝD'i Rojava'da yaptýðý gibi bu sefer Rojhilat'ýn üzerine sürecek ve PKK'yi kuþatma ve bastýrma planýna geçecektir.PKK ile Ýran'ý zayýflatan ve IÞÝD'i serbest býrakan Batý,bu sefer IÞÝD ve Ý-KDP gibi iþbirlikçi Kürt örgütleriyle birlikte PKK'yi kuþatma ve bastýrma planýna geçecektir.Bu noktada Ý-KDP'nin son günlerdeki Xinere-Kelaþin probakasyonunu iyi okumak gerekmektedir. Rojava'da olduðu gibi Rojhilat'ta da IÞÝD'i PKK'yi zayýflatmak için devreye sokarak,bu sefer de Ý-KDP'nin PKK'nin yerine Rojhilat'ta iktidar olmasý saðlanmaya çalýþýlacaktýr.PKK korkusundan dolayý bu plana zaman zaman Türkiye'de dahil edilerek,PKK'ye stratejik darbe vurulmasý saðlanacaktýr. Ýran ile ateþkesin bozulmasýnýn altýnda tek Ýran rejimi deðil PKK de kalabilir. Rojhilat'ta IÞÝD,Ý-KDP,Ýran ve Türkiye arasýnda kalan PKK'nin Rojava'daki kazanýmlarý elinde tutmasý da artýk mümkün olmayacaktýr.
Strateji baþka güçlerin enerjilerini kendi stratejik amacýnýza kanalize etme sanatýdýr.Bunun yolu ise hile ve aldatmadan geçmektedir.Batý "Kediye ciðer gösterir gibi,PKK'ye Rojhilat'ý göstermektedir" ama bu ciðeri ona da yedirmeyecektir.Sonuçta PKK stratejik bir darbe yemekten kurtulamayacaktýr.
Batý Emperyalistlerinin IÞÝD komplosu,"1999 Komplosu"nun devamýdýr ve bu komplonun tamamlanmasýný öngörmektedir.1999 Komplosu Sayýn Baþkan'ýn yakalanmasýna götürdü,þimdiki komplonun amaçlarýndan bir tanesi de , Kandil'deki PKK Önderliði'nin tasfiyesi gibi görünmektedir. Batý'nýn IÞÝD Komplosu sandýðýmýzdan çok daha geniþ çaplý ve derindir.
Erdoðan ve AKP, Batý'nýn Ýran'ý zayýflatmak için önce PKK'yi Ýran'a saldýrtýp,sonra da onu baþka güçler ile kuþatýp ve daha sonra da bastýracaðýný bildiði için,çok saldýrgan hareket etmektedir.AKP PKK ile savaþmak için çok isteklidir ve bu tek iç politika ile açýklanmayacak bir durumdur.AKP'nin savaþ motivasyonunun nedenleri mutlak suretle teorik olarak aydýnlýða kavuþturulmalýdýr.Ýran zayýfladýðý ve Rojhilat'ýn özerkliði gündeme geldiði andan itibaren,Rojava'da olduðu gibi PKK'nin kuþatýlmasýna geçilecek ve Türkiye de kendi çapýnda buna destek verecektir.Bu sefer PKK'nin Rojhilat'ta direnmek için Türkiye ile ateþkes yapma olanaðý olmayacaktýr.Zaten Ýran'ýn zayýflamasýyla PKK ile iþi biten Batý bu sefer de Rojava için bastýracaktýr ve PKK bir çok yönden savaþa sürüklenecektir.
Parti'nin bir çok yönden savaþa sürüklenmesi ve daðýnýk bir siyasetin ortaya çýkmasý,PKK ile sorunu olan bütün güçleri ona karþý serbest býrakacaktýr.Denge politikasý ile bütün güçleri birbirine karþý dengeleyen ve aralarýndaki rekabetten dolayý bütün güçler ile ayný anda karþýlaþmayan PKK,bir çok cephede savaþa sürüklendiði andan itibaren,denge konumu da kaybolacaktýr.Ýþte bu andan itibaren,Erdoðan ve AKP'de PKK'yi tam bitirme ve tasfiye etme anlayýþý doðabilir ve PKK saflarýnda karýþýklýðý ve kararsýzlýðý arttýrmak için Sayýn Baþkan'ýn idamýný gündeme getirerek (bu noktada MHP'yi tam köþeye sýkýþtýrýp,kendisine koltuk deðneði yapacaktýr) infaz politikasýna yönelebilir. Batý AKP'nin böyle bir yönelimine hem göz kýrpacak hem de sessiz kalacaktýr. Bundan sonraki hedefin ise Kandil'deki PKK önderliði olacaðý açýktýr.
Buradaki temel mesele þudur: Ýran'ýn zayýflamasýyla ve PKK'nin Rojhilat'ta kýsmi bir iktidarlaþmasýndan sonra,PKK'nin tamamen düþman güçler ile çevrili olmasýdýr. Böyle bir durumda PKK'nin Rojhilat'ta iktidar olmasýnýn hiçbir stratejik deðeri olmayacaktýr.Çünkü bu iktidarý koruma gücü olmayacaktýr!
Ayný durum tarihte baþka zamanlarda ve baþka sorunlar etrafýnda yine yaþanmýþtýr.Tarihten bir örnek vererek sorunu aydýnlatmaya çalýþalým.
Ýkinci Dünya Savaþý'ndan az önce,Hitler Stalin'e bir teklif götürür.Bu teklifte Hitler,dört devletin Avrasya'yý bölüþmesini önerir.Bu devletler Almanya, Ýtalya, Japonya ve SSCB olacaklardýr.Avrasya'nýn Batý ucundaki Ýngiltere ve Fransa'nýn ezilerek tamamen dört devletin egemen olmasý saðlanacaktýr.Stalin bu planý geri çevirir çünkü zaferden sonra SSCB üç güçlü faþist devletin arasýnda kalacaktý ve sonraki hamlenin bu üç devlet tarafýndan SSCB'nin paylaþýlmasý olacaðý açýktý.Ýngiltere ve Fransa'nýn ezilmesinden sonra SSCB etki alanýný geniþletecek ve sýnýrlarýný ilerletecekti ama bu SSCB için bir zafer olmayacaktý çünkü buralarý koruyamayacaktý ve tam tersine tek elde ettiði yerleri yitirmekle kalmayacaktý,SSCB'nin kendisi de sömürgeleþtirilerek yýkýlacaktý.PKK'nin Ýran seferi biraz buna benzemektedir.
Bu karmaþýk tablo içerisinde þu soruyu soralým: Bu karmaþýk iliþkiler içerisinde PKK'nin en büyük düþmaný kimdir? Batý Emperyalistleri mi,Doðu Emperyalistleri mi,Ýran mý , Türkiye mi,IÞÝD mi,KDP mi? Kanýmýzca bunlarýn hiçbiri deðildir. PKK'nin en büyük düþmaný yine kendisidir!
PKK'yi stratejik bir felakete yine kendi yapacaðý hatalar götürür.Eðer o kendi saygýnlýðýný kendi elleriyle zedelemese kimse onun saygýnlýðýný zedeleyemez. PKK'yi felakete götürecek olan denge kaybý,ancak bir þuur yani bilinç kaybý sonucunda ortaya çýkabilir.Bu ise bir politik harekette, ideolojik eksikliðin sonucunda ortaya çýkan bir þeydir.
Yukarýda az çok ayrýntýlý bir þekilde ortaya koyduðumuz gibi,sorun tek Ýran ile ateþkes bozulurken,Türkiye'nin HDP'nin barajý geçmesiyle ve AKP'nin güçsüz hale getirilmesiyle hareketsiz tutulmasý meselesi deðildir.Bu sorunun bir yanýdýr. Ýran ile savaþýlýrken þu ya da bu þekilde Türkiye hareketsiz tutulsa dahi,Ýran'ýn zayýflamasýndan sonra PKK'nin güçlü bir düþman çemberi içerisinde kalacak olmasý,sorunun diðer yanýdýr ve birinci yanýndan daha önemlidir.Batý Emperyalistlerinin Ýran'ýn zayýflamasýndan sonra,PKK'yi Rojhilat'ta iktidar yapmamak için bir çýkýþ stratejisi mevcuttur.Yani Ýran rejimi düþtükten sonra PKK,IÞÝD (Batý Emperyalistleri) ,Türkiye,El Kaide'ciler,Ý ve I-KDP ve Ýran ile düþmanlýk arttýðý zaman YNK ile kuþatýlýp,bastýrýlacaktýr. Rojava deneyimi asýl sorunun iktidarý almak deðil,onu korumak olduðunu göstermiþtir.PKK'nin Rojava'da iktidarý korumak için harcadýðý çaba,onun alýnmasýndan kat be kat fazladýr.Bundan dolayý asýl stratejik dikkati, Rojhilat'ta iktidarýn alýnmasýna ya da iktidarlaþmaya yöneltmekten ziyade,iktidar alýndýktan sonra korunmaya yöneltmek gerekmektedir.Böyle bir bakýþ açýsý iktidarýn alýþ biçimini de etkileyecektir.
Peki PKK'nin böyle bir düþman çemberi içerisinden bir çýkýþ stratejisi var mýdýr? Bu oldukça þüphelidir.Bölgesel düzeyde böyle bir çýkýþ stratejisine yani yukarýda saydýðýmýz düþman çemberi içerisinden çýkýþ için güçlü bir stratejiye sahip olmadan,Ýran ile ateþkesin bozulmasý,cehennemin kapýsýný aralamakla eþ anlamlý olur.
Okur çok haklý olarak þöyle bir soru soracaktýr: Bu stratejik plana karþý çýkýyorsunuz ama o zaman ne yapýlmalý ya da baþka bir yol ya da stratejik plan mümkün müdür? Biz böyle bir yolun olduðuna inanýyoruz.Burada amacýmýz ne ukalalýk yapmaktýr ne de birilerine akýl vermek ya da yol göstermektir.Sadece sorunlarý tartýþmak ve en iyi çizginin ortaya çýkýþýna kendi çapýmýzda katýlmaktýr.Kaldý ki PKK'liler bizim uluslararasý yoldaþlarýmýz ve dostlarýmýzdýr.Yine bu sorun halk ve ülke olarak hepimizi yakýndan ilgilendirmektedir,çünkü PKK'nin yiyeceði bir stratejik darbenin Türkiye'ye etkisi, AKP'nin faþist rejiminin oturmasý ve uzun yýllara yayýlacak bir diktatörlüðün ortaya çýkmasý olacaktýr.
Ortadoðu devriminin önünde iki devlet engel olarak bulunmaktadýr.Bu devletler Türkiye ve Ýran'dýr.Irak ile Suriye içsavaþa sürüklenerek,PKK için direk engel olmaktan çýkmýþlardýr.Emperyalist zincirin daha da zayýflamasý için,Türkiye ve Ýran'ýn da iç politik karýþýklýða sürüklenmesi gerekmektedir. PKK açýsýndan Türkiye ile mi yoksa Ýran ile mi önce savaþýlacaðý sorunu,ikincil bir sorundur.Konjonktür hangisini zayýf halka haline getirirse,stratejik darbeyi ona vurmak istemektedir.Ama bunun için birisiyle savaþýlýrken ,diðerinin hareketsiz tutulmasý gerekmektedir.
PKK Batý Emperyalistleriyle Ýran arasýndaki çeliþkileri gözönünde bulundurarak ve Batý'nýn Ýran'ý zayýflatma stratejisine taktik olarak dahil olarak,önce Ýran'ý zayýflatýp sonra da Türkiye üzerine dönmek istemektedir.Ama yukarýda gördüðümüz gibi Ýran ile savaþa hem Türkiye direk dahil olacak hem de Ýran'ýn zayýflamasýndan dolayý IÞÝD daha da güçlenerek ve Rojhilat'a da þiddetli saldýrarak Rojava'da yaptýðýnýn aynýsýný yapacak ve de buna Türkiye baþta olmak üzere diðer güçler de (El Kaide,KDP'ler ve YNK vs.) dahil olacaktýr.Yine Ýran ile önce savaþ, Batý'nýn stratejik konumu daha da güçlendirecektir.Bu stratejik konumun güçlenmesi tek Rusya,Çin ve Suriye gibi güçlerin aleyhine deðil PKK'nin de aleyhine olarak,ikinci adýmda onun stratejik durumunun kötüleþmesine götürecektir.Bütün bunlara neden olan durum ise Rojava'nýn elde tutulmasý politikasýdýr.Ýlginç bir þekilde Rojava'nýn elde tutulmasý,PKK'nin bütün bölgesel esnek politikasýný yokederek, onun baðýmsýz stratejik denge konumu çizgisini tehdit etmektedir.Tek denge konumu politikasýný tehdit etmekle kalmamaktadýr,PKK'nin büyük bir stratejik darbe yeme olanaðýný da içinde barýndýrmaktadýr.
Ýran ile önce savaþa tek Türkiye dahil olmayacak ama Ýran'ýn zayýflamasýndan sonra da Batý da kendi araç ve iþbirlikçileriyle buna dahil olacaktýr.Bundan dolayý Ýran ile önce savaþ,PKK için çýkmaz sokaktýr.PKK'ye öyle bir strateji gerekmektedir ki,Ýran zayýfladýðý zaman hem Türkiye hem de Batý ve onun araç (IÞÝD) ve iþbirlikçileri olan Ý ve I-KDP genel olarak zayýflamýþ olsun.Bir parçada iktidarlaþmadan önce bu güçlerin hepsinin zayýflatýlmasý ve genel olarak güçten düþürülmeleri daha önemlidir.Bu tarihsel iþlem yapýlmadan iktidarýn alýnmasýnýn hiçbir stratejik deðeri olmayacaktýr.Rojava bunun en güzel örneðidir.Rojava devriminde devrimci hareket olarak bunlarý bilmiyorduk ama þimdi biliyoruz.Batý'nýn PKK gibi baðýmsýz güçleri nasýl sýnýrlayacaðýný,karþýt kamp ile de zaman zaman anlaþarak onu nasýl zayýflattýðýný,Batý'dan kopsa da Türkiye gibi ülkeler ile zaman zaman nasýl taktik iþbirliði yapacaðýný ve de böylece Kobane savaþýnda olduðu gibi,bütün farklý güçleri tek bir noktada nasýl toplayabildiðini artýk biliyoruz.Rojava devriminin deneyimi ve tecrübesiyle kuþanýlmadan Rojhilat seferine çýkýlmamalýdýr.
PKK'nin karþýsýndaki düþman cephesini genel olarak zayýflatmanýn ve güçten düþürmenin tek yolu,her iki emperyalist kampýn birbiriyle olan savaþýný uzatmaktýr.Bundan dolayý ne Ýran'daki Ýslam faþizminin ne de Suriye'deki Baas faþizminin þu an düþmesinden PKK'nin çýkarý vardýr.PKK Ortadoðu'da bu iki kamp arasýndaki savaþýn uzamasýný saðlayarak,zaman içerisinde her ikisinin giderek zayýflamasýna çalýþmalýdýr.Batý'nýn stratejik lehine olacak bir konjonktür deðiþimi,Rojava devriminde gördüðümüz gibi hýzlý bir þekilde PKK'nin stratejik aleyhine dönmektedir.Bu çok doðal ve eþyanýn tabiatý gereðidir.
Ortadoðu'da Batý Emperyalistlerinin yayýlmasýna taþ koyan ve onlarýn planlarýný bozan asýl güç Ýran'dýr ve bundan dolayý Ýran Batý düþmanlarýnýn aðýrlýk merkezidir ve bu aðýrlýk merkezi,bütün Batý karþýtý güçleri kendi aðýrlýðýyla dengelemekte ve tutmaktadýr.Batý bu aðýrlýk merkezini yokederek,bölgeye derinlemesine girmenin de önünü açacaktýr.Ama bu derinlemesine girme PKK'nin aleyhine olacaktýr.
Madem Ýran ile Batý Emperyalistleri arasýndaki çeliþki,uzlaþmaz bir çeliþkidir (Ýran'ýn Batý ile uzlaþacaðý söylentileri yalandýr) , o zaman Irak ve Suriye'nin geçtiði yoldan Ýran da geçecektir.Yani Batý Ýran'daki rejimi devirmek için her yola baþvuracaktýr.PKK olmadýðý zaman da Batý Ýran'ý zayýflatmaya çalýþacaktýr. Nasýl Batý Irak ve Suriye'yi zayýflattý,Güney ve Batý Kürdistan'ýn sömürgecilik boyunduruðundan kurtulmasýný saðladý,o zaman Ýran devletini kendi çýkarlarý temelinde zayýflatýrken,Doðu Kürdistan'ýn üzerindeki boyunduruluðun kendiliðinden atýlmasýný saðlayacaktýr.O zaman biz niçin Rojhilat'ý almaya gidelim,Rojhilat bize gelsin! Bu emperyalistlerin bölgede temel sorunudur.Bir rejimi devirirken, merkezkaç güçlerin geliþimine engel olamamaktadýrlar. Rojhilat zaten PKK'nindir ve bir insanýn kendisinin olan bir þey için savaþmasý kadar tuhaf bir durum yoktur ! Rojhilat'ta PKK iktidarý sadece zaman meselesidir. PKK'nin kendi ayaðýna gelecek olan bir iktidar için fazladan güç harcamasý yanlýþtýr.Onun harcayacaðý güç kadar,Batý Ýran karþýsýnda güç tasarrufunda bulunacaktýr.
PKK Ýran'ýn zayýflatýlmasýna katýlmadýðý zaman,Batý Ýran için daha fazla güç harcamak zorunda kalacaktýr.Ýran ile ateþkesi uzatan PKK,Ýran'ýn enerjisinin bir kýsmýný IÞÝD'in üzerine kanalize edecektir.Batý ile savaþýndan dolayý fazla güçlü olmayan ve direnen bir Ýran ayný zamanda IÞÝD'i de giderek zayýflatacaktýr.Bu yeniþememe durumunun uzun süre devam etmesi,PKK'nin lehinedir.PKK Rojhilat için ne zaman harekete geçebilir? IÞÝD artýk zayýfladýðý ve Batý için iþgöremez hale geldiði zaman.
Ýran ve iþbirlikçileri,Batý ve iþbirlikçileriyle karþýlýklý savaþarak güçlerini tüketirken, PKK bu zaman zarfýnda Türkiye ile savaþmalýdýr.Ýran önce Türkiye ile savaþa baþlayan bir PKK ile,büyük bir ihtimalle ateþkesi devam ettirecek,ettirmese dahi,bir çok cephede savaþtýðý için PKK'nin üzerine fazla gelmeyecektir.Ýran'ýn amacý PKK'yi tasfiye etmekten ziyade,onu baþka güçler ile meþgul etmektir. Türkiye ile meþgul olan PKK'ye karþý fazla seferber olmak istemeyecektir çünkü Türkiye'nin Suriye,Yemen ve Irak'taki Ýran karþýtý politikalarýný dengelemiþ olacaktýr.AKP Ýran'ýn PKK karþýsýnda kendisini bu yalnýz býrakýþýna daha þiddetli olarak Ýran karþýtý cepheye katýlmayla cevap vererek,her ikisi arasýndaki mesafenin daha da açýlmasýna neden de olabilir.Çünkü AKP Ýran ile iþbirliði politikasýný Ýran'a karþý þantaj üzerine de kurmuþtur.
Tek cephede savaþan PKK, Türkiye'de AKP'nin istediði gibi bir faþist rejim oturtmasýný da zora sokarak,AKP'nin iç politik durumunu da zayýflatacaktýr. PKK ile þiddetli bir savaþa tutuþan AKP, halký kontrol altýnda tutma (Gezi bunu bize gösterdi) yeteneðini de kaybedecektir.Hatta bu durum devlet içerisinde farklý burjuva fraksiyonlar arasýndaki çeliþkileri de derinleþtirecektir ve rejim tek güç kaybetmekle kalmayacak,Türkiye genel bir iç karýþýklýða sürüklenerek, dýþ politik refleksini kaybedecektir.
Türkiye'de bunlar olurken,Batý ile Ýran arasýndaki mücadele ise Ýran'ý zayýflatacak ama Ýran'ýn zayýflamasýyla Batý da bölgede zayýflayacaktýr. Çünkü Ýran hemen düþmediði zaman Suriye'de Esad da direnecektir ve Batý'nýn bölgedeki güçleri sürekli bölünmüþ halde kalarak hiçbir önemli hamleyi sonuna kadar götüremeyecektir.Böylece PKK'nin üç temel düþmaný sürecin sonunda zayýflamýþ olacaktýr ve olasý bir Rojhilat devriminde birlikte kuþatma yapma olanaklarý da kalmayacaktýr.Böyle bir sürecin sonunda Türkiye ve Ýran rejimlerinin düþüþleri arasýndaki zaman dilimi çok daha az olacaktýr ve belki de ayný zamanda düþeceklerdir.Böyle bir bölgeyi emperyalistler bir daha da toparlayamazlar.
Okur doðal olarak þunu soracaktýr:PKK Ýran ile ateþkesi devam ettirirse,IÞÝD tekrar Rojava'ya saldýracaktýr ve Türkiye ile savaþ sýrasýnda Rojava cephesi ne olacaktýr?
|