[ Kurdî   English   Francais                                 PROLETER DEVRÝMCÝLER KOORDÝNASYONU (PDK)  14-12-2025 ]
{ komunistdunya.org }
   Açýlýþ_sayfanýz_yapýn  Sýk_Kýllanýlanlara_Ekle

 Site Menü
   Ana Sayfa
   Devrimci Bülten
   Yazýlar / Broþürler
   Açýklamalar
   Komünist Hareketten
   Ýlerici / Devrimci       Basýndan
   Kitap - Broþür PDF
   Sanat
   Görüþler

 Arþiv - Ara
   Arþiv
   Sitede Ara

 Ýletiþim
   Baðlantýlar
   Önerileriniz

_ _
{ }


_ _
{ Son Yazýlar }
Devrimci ve Demokrat...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Say...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
EMPERYALÝZM VE TÜRKÝ...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
_ _
{  Devrimci Bülten Sayý 61(2) }
| Devrimci Bülten

SURUÇ KATLÝAMI VE ARKASINDAKÝ GÜÇLER


K.Erdem


"400 milletvekilini verin ve bu iþ huzur içinde çözülsün." (Recep Tayyip Erdoðan-7 Mart 2015)



Türkiye ve Kürdistan halklarý büyük bir psikolojik operasyon ile karþý karþýyadýrlar. Suruç katliamýný planlayanlarýn adresi bellidir ve bu katliamla bir çok politik hedef gütmektedirler.Bu noktada bir çok politik tuzak kurulmuþ durumdadýr ve ne yazýk ki  devrimci ve demokratik hareket,ideolojik ve politik  olarak bu tuzaklara karþý yeterince hazýrlýklý deðildir.


Bu hazýrlýksýzlýðýn en önemli nedenlerinden bir tanesi, gerçekliði algýlamada varolan ideolojik yetersizlik ve de bundan kaynaklanan yanlýþ yargýlardýr. Bu  yanlýþ yargýlar ve uzun zamandan beri ülke,bölge ve dünya gerçekliðinin yanlýþ okunmasý,halklar üzerinde kötü emelleri bulunan güçleri hem cesaretlendirmekte hem de onlarý daha aþýrý hareketlere itmektedir.


Olaylarýn tam bir fotoðrafýný çekmeyi olanaksýz kýlan durum, üç temel baþlýk altýnda toplanabilir,ki çeþitli makalelerde bunlarý aslýnda detaylýca analiz ettik:1-AKP'nin yanlýþ analizi; 2-) IÞÝD'in yanlýþ analizi; 3-) PKK'nin IÞÝD söylemi. 


Daha yakýndan bakýldýðý zaman, bu üç durum ile ilgili olan kamuoyundaki yanlýþ algý probleminin kaynaðý ise, AKP'nin,Batý Emperyalistlerinin ve PKK'nin, savaþýn doðasýna uygun olarak uygulamýþ olduklarý ve kendi gizli stratejik hedefleri ile baðlantýlý olan politik aldatma ve bu aldatma için devreye sokmuþ olduklarý taktik araçlardýr. Bu karmaþýklýk ideolojik yetkinlik aracýlýðýyla giderilmeden, Suruç Katliamý gibi olaylarýn mantýðýný çözmek mümkün olmadýðý gibi, bu tür katliamlar aracýlýðýyla hazýrlanan politik tuzaklardan korunmak da mümkün deðildir.


Uzun zamandan beri devrimci, demokratik,liberal,Kemalist, aþýrý milliyetçi ve hatta politik islamýn AKP'ye karþýt olan kesimleri (Saadet Partisi gibi), býkýp ve usanmadan þu ortak söylemi kullanmaktadýrlar: Erdoðan ve AKP "Batý'nýn iþbirlikçisi", "BOP'un Eþbaþkaný" ve "Batý'lý emperyalistler tarafýndan iktidara taþýnmýþlardýr" vs. Bunlar tamamen yanlýþtýr ve yanlýþ olduðu gibi bu çevreleri yanlýþ politik hareketlere de sürüklemektedir.


Erdoðan ve AKP, Batý Emperyalistlerinin kendilerini iþbirlikçilik temelinde kullanma anlayýþlarýna taktik olarak yanaþarak ve geçici olarak onlarýn desteðini alan, Ergenekon Komplosu ve Ordu'nun bastýrýlmasýndan  ve  iktidarýn iplerini tam ele geçirdikten sonra da, giderek Batý'dan stratejik olarak uzaklaþan ya da ondan ayrýþan ve bunu da Tek Adam diktatörlüðü  ve sünni islam temelinde yeni bir faþist rejim inþasýyla birleþtiren bir politika izlemiþlerdir. Bu faþist sünni islam rejimi, bölgede sünni radikalizmin yayýlma aracý olarak kullanýlmasýyla da içiçe geçmiþtir. Bu sünni radikalizm öyle sanýldýðý gibi IÞÝD de deðildir.


Ýþte bu noktada yukarýda ikinci þýkta belirttiðimiz yani IÞÝD'in analizini doðru yapmamýz gerekmektedir.Bununla ilgili bir çok makale yazdým ve okur isterse bu makalelere baþvurabilir: IÞÝD:Batý Emperyalistlerinin Ortadoðu'da Truva Atý; Batý Emperyalistlerinin IÞÝD Komplosu ve PKK'nin Stratejik Durumu; Batý Emperyalistlerinin IÞÝD Aracýlýðýyla Kürt Politikasý; IÞÝD'in Arkasýndaki Güçler ve Stratejik Hedefleri;  PKK ve Ortadoðu Devrimi (Geleceði Nasýl Okumalý?). 


Bütün bu makalelerimin ortak vurgusu,IÞÝD'in denge,tehdit ve psikolojik hareket unsuru olarak Batý Emperyalistleri tarafýndan kurulan ve kontrol edilen bir örgüt olduðudur.Eski El Kaide'nin bölge devletlerinin (Suudi Arabistan,Katar ve Türkiye gibi) etkisine girmesinden sonra,Batý IÞÝD aracýlýðýyla ve onu bir leviye gibi kullanarak,istediði güçleri sýkýþtýrmakta (PKK gibi) , bazý devletleri (Ýran gibi)  zayýflatmak istemekte, kendisinden uzaklaþmak ta olan bazý devletlerin (Türkiye ve Suudi Arabistan gibi)  iþbirlikçi unsurlarýný (Nusra Cephesi,El Kaide,Ahrar El Þam vs. gibi) da sýnýrlayarak bu devletlerin bölgede Batý'dan ayrý strateji geliþtirme olanaklarýný yoketmek istemektedir. Üstelik bunun için asker göndermesine de gerek yoktur ve bu noktada iç kamuoyunda asker kayýplarýndan dolayý bir sýkýntý da yaþamamaktadýr. Bu haliyle IÞÝD yeni türde ve yüksek teknoloji ürünü olan bir atom bombasý deðerindedir.


Ama Rojava devrimi ve deneyiminde de gördüðümüz gibi,emperyalistler ve bölge devletleri PKK gibi her iki kampa düþman olan bir üçüncü güce karþý da taktik olarak zaman zaman beraber hareket etmektedirler.Ama bu birliktelik stratejik olmadan ziyade taktiktir.Çünkü PKK'nin bölgede ötelenmesinden sonra ayrý stratejik hedeflere sahiptirler.


2014'ün Sonbaharý'nda Batý Emperyalistleri ve bölgedeki gerici devletler (Suudi Arabistan, Türkiye vs.) , Rojava'da birlikte hareket ederek ve PKK/PYD'ye karþý birlikte bir kuþatma ve bastýrma hareketi planlayarak,PKK'nin bölgede etki alanýný daraltmaya ve Rojava'yý PKK'den alýp KDP'ye verme politik hedefiyle hareket ettiler.Türkiye'nin de iþine geldiði için,Suudi Arabistan ve Katar ile ortak hareket ederek ve bu güçlerin emrindeki El Kaide unsurlarýný IÞÝD ile ortak hareket etmesini saðlayarak,Rojava'nýn düþmesi hedefi ile hareket etti. Rojava'da PKK, IÞÝD görünümü altýnda aslýnda Batý Emperyalistleriyle savaþtý/savaþmaktadýr. IÞÝD "dizginleri Batý Emperyalistleri tarafýndan tutulmuþ terörizm"dir.


Ýþte bu noktada hassas ve ince bir durum söz konusudur.Bu durum anlaþýlmadan Türkiye'nin IÞÝD ,Suriye ve Batý ile olan politikalarý ve PKK'nin "IÞÝD'in arkasýnda Türkiye var" taktik söylemi anlaþýlmaz.


Türkiye bir yandan Nusra Cephesi,Ahrar El Þam,ÖSO ve onlarca Selefi örgüt aracýlýðýyla Rojava'da PKK'ye karþý savaþýrken, IÞÝD'in de PKK/PYD'ye karþý savaþýný kolaylaþtýran da bir taktik izlemiþtir. AKP bu taktik ile iki hedef gütmüþtür: 

1-PKK'nin zayýflamasýný ve daha büyük oranda güç harcamasýný karþý-devrim cephesini geniþleterek saðlamak istemiþtir.

2-AKP kendi kontrolünde olmayan IÞÝD'in de savaþla sürekli zayýflamasýný saðlayarak , Batý'dan stratejik olarak uzaklaþmakta olan AKP'ye karþý IÞÝD'in Batý tarafýndan olasý bir kullanýmýnda fazla tehlikeli olmasýnýn da  önüne geçmek istemiþtir.


Yani AKP bir yandan PKK'yi zayýflatýrken, öte yandan da IÞÝD'e kolaylýk saðlayarak,onun da savaþarak zayýflamasýný saðlamaya çalýþmýþtýr.Bu noktada Erdoðan savaþýn doðasýna uygun hareket etmektedir.


Batý'nýn amacý "Uluslararasý Koalisyon" görünümü altýnda Türkiye ile IÞÝD'i kafa kafaya çarpýþtýrýp ve bu temelde iç politikada AKP'nin zayýflamasýný saðlayarak,AKP'nin yerine kontrollü bir þekilde  Batý yanlýsý baþka bir gücün geçmesini saðlamaktýr.Bundan dolayý IÞÝD'e karþý Türkiye'yi karada savaþmasý için cesaretlendirmiþ ama tehlikeyi farkeden Erdoðan, IÞÝD'e vurulacak darbenin Esad'a vurulacak darbe ile birleþtirilmesi gerektiðini ileri sürerek IÞÝD ile savaþmaktan kaçýnmýþtýr.


Suriye'de dört ayrý çizgi ve bu  çizgileri hayata geçirmek isteyen dört ayrý güç merkezi sözkonusudur: 

a-Esad Rejimi ve bunu destekleyen bölgesel ve uluslararasý güçler: Rusya, Çin, Ýran, Hizbullah.

b-IÞÝD'i kullanan Batý Emperyalistleri ve onun terörü aracýlýðýyla iþbirlikçi bir hareket oluþturma arayýþý.

c-Türkiye,Suudi Arabistan ve Katar'ýn El Kaide (El Nusra ve Ahrar El Þam gibi) ve Müslüman Kardeþleri destekleyen ve son dönemde Fetih Ordusu etrafýnda birleþen güçler.

d- PKK-PYD'nin  , Burkan El Fýrat gibi oluþumlarý da barýndýran Demokratik Ulus siyaseti. 


Batý Emperyalistleri, bir yandan IÞÝD ile PKK'nin Rojava devrimi etrafýnda geliþtirmek istediði Demokratik Ulus giriþimini IÞÝD ile bastýrýrken ve buna "c"   þýkkýnda olan ülkeri de katarken ama ayný zamanda bu "c" þýkkýndaki grubun da güçlenmemesini istememektedir.Bu grubu da IÞÝD'i kullanarak zayýflatmak istemektedir.Esad Rejiminin zamansýz düþüþü bu grubu güçlendireceði için de, Esad'ýn üzerine ne IÞÝD'i ne de baþka bir gücü salmaktadýr.Batý Esad'ýn yýkýlýþýný, Eðit-Donat programý ile Batý yanlýsý iþbirlikçi unsurlarýn oluþturulmasý ve güçlenmesi tamamlandýktan sonra gerçekleþtirmek istemektedir.Ýþte tam bu noktada Türkiye, Eðit-Donat programýnýn içeriðini sulandýrarak ve Türkiye-Suudi Arabistan blokuna yakýn Selefi ve Ýhvan güçlerini daha çok içerisine çekerek,bu programý asýl hedefinden saptýrmaktadýr.Onun için ABD bu programý fazla ilerletememektedir. 


Türkiye'nin ve bazý bölge devletlerinin Batý'dan ayrý bu politikasý ve bu politikaya dayanarak oluþturulmak istenen "Tampon Bölge", hep Batý tarafýndan bugüne kadar reddedilmiþtir.Mayýs 2013 yýlýnda , Erdoðan'ýn ABD'ye yaptýðý ziyaretten az önce,Suriye'deki Selefi terör örgütlerine sipariþ edilen Reyhanlý terör saldýrýsýnýn amacý da, iþte ABD'ye bu tampon bölgeyi kabul ettirmek içindi. Ama Obama Erdoðan'ýn bu oyununu görmüþ ve onu eli boþ göndermiþtir.


Ýþte tam Kobane düþmek üzereyken PKK,taktik bir manevrayla, KDP üzerinden Batý ile bazý tavizler içeren ve zaman kazanmaya dönük olan Duhok Anlaþmasý'ný kabul etti.IÞÝD baskýsýyla Batý Emperyalistleri PKK'den bazý tavizler kopardý ve Rojava bu tavizler karþýsýnda elde kaldý. (Bu nokta ile ilgili daha fazla bilgi için "PKK ve Ortadoðu Devrimi" adlý makaleme bakýlabilir). 


Ýþte bu noktada yukarýdaki üçüncü þýkka geliyoruz yani PKK'nin IÞÝD söylemine. PKK IÞÝD aracýlýðýyla Batý Emperyalistleriyle savaþtýðýný çok iyi bilmektedir.Peki o zaman niçin IÞÝD'in arkasýnda Batý'nýn deðil de Türkiye'nin olduðunu ýsrarla belirtmektedir? Bu durumu kýsaca þöyle özetlemek mümkündür: 

1-PKK tek baþýna IÞÝD'i durduramayacaðýný bilmektedir.Çünkü tek düþmaný IÞÝD deðildir.Türkiye,Ýran,Suriye,KDP ,  diðer selefi örgütler (El Nusra vb.) ve ÖSO'cular da pusuda beklemektedirler.Batý'nýn bölge politikasýný hemen yokedecek gücü olmadýðý için Batý ile taktik bir uzlaþma arayýp, zaman kazanmak istemektedir.

2-Bu zaman kazanma giriþimini Türkiye ile Batý arasýndaki çeliþkileri keskinleþtiren bir politika ile koordine etmektedir.Suriye'de Batý aleyhine hareket edenin kendisi deðil,Türkiye ve benzeri ülkeler olduðu imajýnýn güçlenmesini saðlamak istemektedir.

3-IÞÝD'e ve diðer terör örgütlerine olan öfkeyi,direk Türkiye üzerine kanalize ederek,Türkiye'nin hem IÞÝD'in iþini kolaylaþtýran hem de diðer Selefi örgütlerine olan desteði üzerinde Batý ile birlikte baský kurmak istemektedir. IÞÝD'ci olmayan güçleri IÞÝD sepetine atarak,genel politikasý üzerinde baský oluþturmak istemektedir.Böylece Batý ile olan taktik anlaþmayý da tehlikeye atmýþ olmamaktadýr.

4-PKK Batý ile taktik bir anlaþma yaptýðý için,IÞÝD'in arkasýnda Batý'nýn olduðunu ileri süremez.Böyle bir politika Batý,Türkiye,KDP ,Ýran ve Suriye ile tek bir cephe oluþturacak þekilde karþý karþýya kalmak olur,ki bu büyük bir darbenin yenilmesi demektir.

5-PKK ýsrarla IÞÝD'in arkasýnda Türkiye var söylemini kullanarak,bir an önce Türkiye'nin IÞÝD ile karþý karþýya gelmesini istemektedir.IÞÝD ile savaþ içerisine çekilen Türkiye,bu savaþý IÞÝD'in dýþýndaki Nusra Cephesi ve benzerlerinin güçlenmesine baðlayacaðý için hem Batý ile arasý açýlacak hem de tek PKK ile deðil Suriye'deki Esad rejimi olmak üzere Ýran ve Rusya ile de arasý daha fazla açýlacaktýr. IÞÝD'e karþý savaþý PKK/PYD ve Esad'a karþý savaþla koordine etmek isteyen AKP ve Erdoðan, geniþ bir düþman cephesiyle de karþý karþýya kalacaktýr.

6- Böyle bir durum yani AKP'nin Suriye savaþýna dahil olmasý ve bu temelde PKK/PYD'ye karþý da seferber olmasý durumunda PKK, Batý'nýn  Ýran ile ateþkesin bozulmasý baskýsýna,Türkiye ile savaþý gerekçe göstererek devam etme olanaðý elde edecektir.Böylece Türkiye'nin durdurulmasý tek PKK'nin deðil Batý'nýn da problemi olacaktýr.


Ýþte PKK'nin "IÞÝD'in arkasýnda Türkiye var" söylemi bu bölgesel güç iliþkilerinin sonucudur.Ama bu söylem içerisinde büyük bir tehlike de barýndýrmaktadýr: AKP IÞÝD'e karþý harekete geçerse ve bu geçiþini de halk üzerinde terör eylemleriyle koordine ederek,bu eylemleri de "IÞÝD'in misillemesi" olarak lanse ederse ne olacaktýr? Ýþte Suruç Katliamý, "IÞÝD algýsý geçirilmiþ devlet terörüdür". AKP PKK'nin IÞÝD söylemine karþý-aldatma ile karþýlýk vererek geri iade etmiþtir.


Bu noktayý biraz açalým.


Erdoðan'ýn iki temel stratejik hedefi vardýr ve bu hedefleri birbirine baðlayan bir strateji oluþturmuþtur.Bu hedeflerden ilki iç politika ile ilgilidir ve diðeri ise dýþ politika ile ilgilidir.Ama Erdoðan III.Napolyon gibi iç ve dýþ politikayý sýkýca birbirine baðladýðý için,bu iki hedefini de birbirine baðlamýþtýr. Erdoðan içeride 7 Haziran seçimlerinden sonra dahi, Baþkanlýk biçimi altýnda Tek Adam diktatörlüðü hedefinden , Suriye'de ise Esad rejimini devrip,Türkiye-Suudi Arabistan yanlýsý bir iktidar hedefinden vazgeçmemiþtir.


7 Haziran Genel Seçimleri'nde HDP'nin barajý geçmesi ve 80 milletvekili ile Meclis'e girmesiyle büyük bir darbe yiyen Erdoðan ,erken ya da tekrar seçim  ve devletin yaratacaðý kaos ile halk üzerinde terör uygulayarak halkýn sözde huzur karþýlýðýnda AKP'ye tek baþýna hükümete gelecek oy vermesini saðlamak istemektedir.Zaten 7 Haziran seçimlerinden tam üç ay önce, Gaziantep'te yaptýðý bir konuþmada halký tehdit ederek þunlarý söylemiþtir: 

"400 milletvekilini verin ve bu iþ huzur içinde çözülsün. " (7 Mart 2015)


Erdoðan Baþkanlýk biçimi altýnda Tek Adam diktatörlüðüne geçmek için istediði 400 milletvekilinin verilmediði zaman devlet terörüne baþvuracaðýný açýkça ilan etmiþtir.12 Eylül darbesinin yaptýðý gibi,halkýn bilinç altýna seslenerek,  Baþkanlýk rejimi ile huzuru eþit hale getirerek, halký korkutmak, sindirmek ve canýndan bezdirmek isteyerek tamamen esir almak istemektedir.


Suruç Katliamý ile Erdoðan ve AKP'nin hedeflerini kýsaca þöyle özetlemek mümkündür: 

1-Suruç Katliamý ile erken ya da tekrar seçim startý verilmiþtir.

2-Bu seçimde devlet terörü "IÞÝD misillemesi" algýsý yaratýlarak örtülerek (7 Haziran seçimlerinden iki önce yapýlan Diyarbakýr saldýrýsýnda olduðu gibi) HDP üzerinde dolaylý terör estirilerek ve baský altýna alýnarak,müttefikleri ve bileþenlerinin ayrýþmasý saðlanmaya çalýþýlmakta ve onda güvenliksiz yaratýlarak oylarýnýn düþmesi saðlanmak istemektedir.

3-Bu devlet terörüne karþý halkýn ve devrimci hareketin sert karþýlýk vermesini saðlayarak,kapsamlý bir bastýrma hareketi ve PKK ile savaþ durumu yaratarak, MHP'nin milliyetçi oylarýný seçimlere doðru arkasýna alarak, oylarýný þiþirme peþindedir.

4-Reyhanlý saldýrýsý ile nasýl "Tampon Bölge" oluþturulmak istendiyse,Suruç Katliamý'na da "IÞÝD'in yaptýðý" algýsý verilerek,Suriye'nin Türkiye'ye tehlike oluþturduðu algýsý oluþturularak,Suriye'nin sýnýrlarý içerisinde bir tampon bölge oluþturmak istemektedir.

5-Bu tampon bölgeyi bir yandan PKK/PYD'ye karþý kullanmak isterken, öte yandan da Fetih Ordusu'nun yani Nusracý ve benzerlerinin desteklenmesi ve Esad'ýn düþürülmesine baðlamak istemektedir.

6-CHP ile göstermelik koalisyon görüþmeleri yapan AKP,Suruç Katliamý'ndan sonra,IÞÝD'e darbe vurmak için Suriye içlerine girilmesi gerektiði ve mevcut politikaya CHP'nin destek vermesi gerekçesi oluþturarak,bundan kaçan CHP'yi seçim meydanlarýnda teþhir etmek ve koalisyon görüþmelerinin baþarýsýzlýðýný CHP'ye yüklemek ve IÞÝD ile mücadelede muhalefetin samimi olmadýðý imajýný oluþturmak istemektedir.

7-Halkta koalisyon hükümetlerinin istikrarsýzlýðýn kaynaðý olduðu algýsýný oluþturmak ve bundan dolayý tek parti hükümetini tercih etmelerini saðlamak istemektedir.

8-Halka tek baþýna hükümet ve Baþkanlýk rejimine yok demesinde ýsrar etmesinin içsavaþ olacaðý  ve bunun bedelini de aðýr ödeyeceði algýsý oluþturulmak istenmektedir.


AKP ve Erdoðan, IÞÝD'e vurulacak darbeyi PKK'ye vurulacak darbe ile birbirine baðlarken,"kaynaðý belirsiz terörizmi de IÞÝD misillemesi" algýsý ile birkeþtirerek,baþta HDP olmak üzere bütün devrimci ve demokratik hareketi baský altýna alan ve erken seçimle 7 Haziran seçimlerinde yapamadýðý Tek Adam diktatörlüðünün taþlarýný döþemek istemektedir. 7 Haziran seçimlerinden az önceki  bir makalede þöyle yazmýþtým: 


"Erdoðan seçimler yoluyla istediði sonucu alamasa da diktatörlüðünü þu ya da bu þekilde ilan edecektir ve bunun için gerekli iç savaþ koþullarýný da kýsa sürede oluþturacaktýr. Seçimler aracýlýðýyla meþruluk, hiç kuþkusuz iktidarýnýn ömrü ile yakýndan alakalýdýr. Bu meþruluðu elde edemediði zaman hem müttefikler noktasýnda hem de iç ve dýþ politikada büyük sorunlar ile karþý karþýya kalacaktýr. Bundan dolayý Erdoðan’ýn istediði, seçim meþruluðu ile örtülmüþ bir “Bonapartist darbe”dir.

(...) 

Bu ekonomik ve siyasal yapý üzerinde yükselen Erdoðan ve AKP’nin 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri ile iktidardan indirileceðini sanmak, sadece politik saflýk olur. Ama bu seçimlerde onun elinden ideolojik ve siyasal bir hegemonyaya dönüþtürdüðü “demokratlýk” söylemini almak ve onu “açýktan zorbalýklara” sürüklemek önemlidir. Çünkü iktidarýnýn meþruiyetinin temelleri ve bütün demagojik söylemlerinin toplumdaki karþýlýðý yok olacaktýr.


Erdoðan, Haziran seçimlerinden sonra ister kansýz isterse de kanlý olacak bir "Bonapartist darbeye” mecburdur. O, yirmi yýldan fazla bu “Bonapartist darbe” için çalýþtý ve stratejisini de bu temelde kurdu. Bu andan sonra vazgeçmesi mümkün deðildir. Er ya da geç bütün siyasi ve askeri gücü tek elde toplayacaktýr ve bu noktada þimdilik onu durduracak bir güç görünmemektedir. " 

(Kemal Erdem,Erdoðan'ýn "Bonapartist Darbesi"ne Doðru, 27 Mayýs 2015, Yeni Özgür Politika) 


Erdoðan'ýn pervarsýzlýðýnýn en büyük nedeni, Türkiye cephesinde yaptýklarýnýn cezasýz kalmasý ve ona bu tür eylemler sonrasýnda "büyük bir hesap kesecek" ya da "bedel ödetecek"  bir devrimci siyasetin olmamasýdýr.


|
_ _