[ Kurdî   English   Francais                                 PROLETER DEVRÝMCÝLER KOORDÝNASYONU (PDK)  13-04-2026 ]
{ komunistdunya.org }
   Açýlýþ_sayfanýz_yapýn  Sýk_Kýllanýlanlara_Ekle

 Site Menü
   Ana Sayfa
   Devrimci Bülten
   Yazýlar / Broþürler
   Açýklamalar
   Komünist Hareketten
   Ýlerici / Devrimci       Basýndan
   Kitap - Broþür PDF
   Sanat
   Görüþler

 Arþiv - Ara
   Arþiv
   Sitede Ara

 Ýletiþim
   Baðlantýlar
   Önerileriniz

_ _
{ }


_ _
{ Son Yazýlar }
Devrimci ve Demokrat...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Say...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
EMPERYALÝZM VE TÜRKÝ...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
_ _
{  Devrimci Bülten Sayý 61(5) }
| Devrimci Bülten

SÝYASÝ VE ASKERÝ ÇÝZGÝNÝN BÝRLÝÐÝ NE ANLAMA GELÝR? (III)

K.Erdem 


IV-Partileþme ve "Þehir Gerilla Savaþý"


Partileþme ayný zamanda Þehir Gerilla Savaþý Stratejisi'ne geçtiðimiz dönem de olacaktýr.Partileþmeyi zorunlu olarak Þehir Gerilla Savaþý izleyecektir. Bu savaþ aslýnda, iktidar stratejisinin politik çerçevesiyle  içiçe geçen bir süreçtir.Ancak mantýk serimini ayrý ayrý yapýyoruz ama pratikte içiçe geçen tek bir süreç olduðu unutulmamalýdýr.

Türkiye’de devrimci bir partinin inþasý ancak devletin egemenlik alanýnýn dýþýnda yani legal alandan ziyade illegal (yasadýþý) alanda ve gizli olarak yaratýlabilir. Böylesi bir partinin inþasýyla birlikte devrimci siyasetin kendisini Türkiye’nin büyük metropollerinde ama özellikle de ilk baþlarda Ýstanbul’un büyük emekçi mahallelerinde örgütleyen ve ilk etapta sadece illegal araç ve metodlar kullanan; politik etkisinin büyümesi ile birlikte zamanla devletin mahallelerdeki sabit ve hareketli kolluk güçlerine karþý askeri eylemler düzenleyerek ve buralarda önce devletin otoritesinin aþýnmasýný sonra da zayýflamasýna ve yok olmasýna neden olan bir askeri mücadeleyi verebilecek düzeye çýkarmasý gerekmektedir.

Devrimci bir partinin emekçi mahallelerde “siyasi üsler” kurarak ve zamanla bunlarý “Þehir Gerillasýnýn” desteði yaparak ve devletin otoritesini zayýflatarak halkýn devrimci örgütlenmesine alan açan ya da bu toplumsal çerçeveyi oluþturan siyaseti, devlet karþýsýnda siyasi dayanýklýlýðý ve sürekliliði uzatabildiði ölçüde halkýn geniþ kesimlerine ulaþabilecek ve onlarý büyük yýðýnlar halinde devrimci siyasete kazanma olanaðýný da elde edecektir.

Bu devrimci dayanýklýlýðý ve sürekliliði saðlayan bir devrimci parti, HDP gibi legal ve liberal partiler ile yapacaðý ittifak ile hem partinin “savaþ örgütü”nü yýðýn örgütleri ile çevirerek “derine gömme” olanaðý elde edecek, hem de devrimci siyasetini bu legal kurum ve partiler aracýlýðý ile halkýn geniþ kesimlerine aktarma ve kendisini halkýn bu geniþ kesimleri içerisine sokma olanaðý elde edecektir. Bu dönem ayný zamanda devrimci siyasetin reformist siyaset üzerinde politik hegemonyasýnýn kurulmasý ile el ele yürüyecektir.

Türkiye Devrimci Hareketi'nin iþçi sýnýfýyla birleþmek adýna, çalýþmasýnýn odaðýna koyduðu iþyeri odaklý ve tamamen sendikalist ve de legal bir çalýþmaya sahip olan anlayýþýna son vererek,devrimci çalýþmayý "iþçi ve emekçi mahalleleri" etrafýnda örgütleyen ve genel olarak halkýn bu örgütlenmesini, Þehir Gerilla Savaþý'yla birleþtiren bir siyasal perspektife geçmek gerekmektedir.Bunun için:

a-Devrimci çalýþmanýn daðýlmasýný önlemek için, siyasi ve askeri çalýþmayý tek bir merkeze ya da merkezlere yoðunlaþtýrmak gerekir.Bunun için "Pilot Mahalleler ya da Bölgeler" seçilmelidir. "Silahlý Propaganda ve Ajitasyon Birlikleri" (SPAB) aracýlýðýyla bu bölgeler ya da mahalleler, giderek Þehir Gerilla Savaþý'nýn "siyasi üsleri" olacak bir ideolojik,politik ve örgütsel olgunluða ulaþtýrýlmalýdýrlar. Siyasi üslerin oluþmasý sürecinde SPAB, düþmanýn askeri güçlerini direk hedeflemeden sadece pasif stratejik savunma amaçlý bir anlayýþa sahip olacaktýr.Genellikle gün batýmýnda ve geceleri pilot mahallelerde propaganda ve ajitasyon çalýþmasý yaparak faaliyet göstereceklerdir.SPAB aracýlýðýyla siyasi üslerin oluþtuðu dönem ayný zamanda, Þehir Gerilla Savaþý'nýn plan ve taktik hazýrlýklarýnýn yapýldýðý dönemdir.

b-SPAB'ýn çalýþmasý sonucunda, pilot mahallelerin gerilla savaþýnýn temelini oluþturacak siyasi düzeye gelmeleriyle birlikte, SPAB'ýn yanýnda giderek Aktif Stratejik Savunma'nýn ana unsurlarý olan, pilot bölgelerde devletin ileri karakollarýný ve sokak aralarýnda  devriye gezen hareketli unsurlarýný iþlemez hale getirecek olan, Öz Savunma Birlikleri'nin (ÖSB) ortaya çýktýðý döneme geçilecektir.ÖSB'nin amacý,tamamen "hareketli savaþ" taktiðine dayalý olarak hareket ederek, geceleri ya da gün batýmýnda pilot bölgede, devletin egemenliðinin ve etkisinin yok edilmesini saðlamaktýr. ÖSB'nin Aktif Stratejik Savunma'da temel askeri stratejisi,günün belirli bir bölümünde (gün batýmý), düþmanýn mahalleye giriþini ve yaklaþmasýný engelleyecek bir askeri güce ve taktik yapýya sahip olmaktýr.Böylece ÖSB'nin güvenli hale getirdiði pilot mahallelerde SPAB, istediði gibi yayýlarak,partinin siyasetini halkýn geniþ kesimleri arasýnda yayma ve onlarý partinin siyasetine kazanma olanaðýna sahip olacaktýr.Bu durum kaçýnýlmaz olarak partinin yedeklerini geliþtirecektir.

c-Devrimci savaþýn ve siyasetin etkisinin geliþmesi sonucunda,mücadele Pilot Bölgeleri aþarak baþka mahallelere taþýnacaktýr.Mücadelenin bu geliþmesi, farklý nitelikte bölgelerin ya da alanlarýn  oluþmasýna neden olarak,bu alanlarýn koordine edilmesini önemli bir stratejik sorun olarak ortaya çýkaracaktýr.

d- Devrimci mücadelenin genel olarak karþýlaþacaðý üç temel alan ve bunlarýn arasýnda yeralacak ara alanlar olacaktýr.Alanlarýn niteliklerindeki farklýlýðýn nedeni,devrimci siyasetin buralardaki nicelik durumudur. Devrimci siyasetin niceliðinin azlýðýndan çokluðuna doðru gittikçe , alanýn siyasal niteliðinde de  deðiþme olacaktýr.Buna göre:

A-Düþman Alan: Devrimci siyasetin etkisinin az yada hiç olmadýðý alan ya da mahallelerdir.Bu alanlar devletin egemen siyasetinin anlayýþý altýndadýrlar. Bu alanlarda devrimcilerin barýnmasý zordur.

B-Tarafsýz Alan: Devletin egemen siyasetinin altýnda olmadýðý ve daha çok sistemin kendi içerisindeki muhaliflerinin etkisi altýnda bulunan ama devrimci ve demokrat bir siyasi aðýrlýðýn da bulunduðu alanlardýr.Bu alanlar ne tam olarak devletin etkisi altýndadýr ne de devrimci siyasetin.

C-Kurtarýlmýþ Alan:Kurtarýlmýþ alandan bahsederken,bu alanlara devletin girememesinden bahsetmiyoruz.Halkýnýn ezici olarak devrimci siyasete verdiði desteði anlatmak istiyoruz.Bu alanlar ÖSB'nin savaþýný destekleyen ve ona her açýdan yardýmcý olan alanlardýr.Bu alanlarda gece hakimiyeti göreceli olarak ÖSB ve Milis Kuvvetleri'ndedir.

Þehir Gerilla Savaþý'nýn  en önemli stratejik problemi,bu üç alan ve bunlar arasýnda yeralan melez alanlardaki askeri çalýþmayý tek bir  askeri strateji olarak birbirine baðlamak olacaktýr.Þehir Gerilla Savaþý'nýn politik amacý,sürekli olarak düþman alanlarýný tarafsýz alanlara ve tarafsýz alanlarý da kurtarýlmýþ alanlara dönüþtürrek, devrimci siyasetin alanýnýn ve derinliðinin geniþletilmesidir.

e-Farklý alanlar üzerindeki devrimci siyasi ve askeri faaliyetlerin örgütlendirilmesinin biçimi, önemli bir stratejik sorundur. Türkiye devrimci hareketinin bu noktada bugüne kadar ki örgüt anlayýþý terkedilerek, daha modern ve devrimci savaþýn koþullarýný karþýlayan bir anlayýþýn getirilmesi zorunludur.Buna göre: Birçok alanýn ülke içerisindeki YATAY iliþkileri yokedilmelidir.Bir ya da bir kaç alan tek bir komuta kademesine baðlanarak, DÝKEY olarak direkt ülke dýþýndaki ÖSB Ana Karargah Komutanlýðý'na baðlanmalýdýr.Her komutanlýk, biri Ana Karargah'ta olan Stratejik Komutanlýk ve diðeri ülkede olan Taktik Komutanlýk olarak örgütlenmelidir.Taktik Komutanlýk tamamen Stratejik Komutanlýða baðlý olmalýdýr. Böylece birçok savaþ alaný, ülke içerisinde yatay bir iliþkiye sahip olmadan dikey olarak farklý yollardan Ana Karargah'a baðlanmalýdýr. 

Bu tür bir örgütlenme yani farklý alanlarýn birbirinden ayrý olarak, dikey bir þekilde ve farklý yollardan Ana Karargah'a baðlanmasý, Stratejik Savunma'nýn karakterine uygun olarak Excentrique (Merkezdýþý) bir hareket tarzýna sahip olmamýzý saðlayarak, devletin Concentrique (Merkezsel) saldýrýlarýný boþa çýkarmamýza imkan verecektir.

f- Her savaþ kaçýnýlmaz olarak, güçlü ve düþmanýn uzanamayacaðý güvenli bir   cephe gerisi örgütlülüðünü gerektirir.Bu geri cephenin çok önemli iki fonksiyonu vardýr.Birincisi, hareketin önderliði için güvenli bir alan olarak iþlev görerek, hareketin devamlýlýðýný saðlar.Ýkincisi, düþman tehlikesinden uzak olarak ve güvenli bir þekilde ve de kesintiye uðramadan hareketin siyasi ve askeri unsurlarýnýn ideolojik,politik,örgütsel ve askeri eðitimini tamamlamasýný saðlar.Ülke içerisindeki politik çalýþma sonucunda ortaya çýkacak yedeklerin eðitimi için, ülke dýþýnda ve güvenli bir yerde bir Savaþ Akademisi'nin kurulmasý ve gerekli savaþ eðitiminin örgütlendirilmesi zorunlu ve stratejik bir önemdedir.

g- Þehir Gerilla Savaþý, "dar ve derin bir cephe düzeni tertibatý" temelinde örgütlenen,gerilla birliklerinin akýcýlýk,sürat ve sürprizi birleþtirdikleri ve vur-kaç temelindeki hareketli savaþa göre savaþtýklarý bir savaþ olacaktýr. Bu tür savaþta , Nispi Merkezi Komuta yapýsý uygulayarak esnek bir yapýnýn elde edilmesi saðlanmalýdýr.Gerilla Savaþý, stratejik olarak belirlenen askeri çizginin dýþýnda bir baþka askeri eylemliliðe asla sahip olmamalýdýr.Askeri alanýn dýþýnda ve özünde terörizm olan hiçbir askeri eyleme izin verilmemelidir. Terörizm elbette ki önemli ve gereklidir ancak onun kullanýlacaðý yerler özeldir ve ileride buna deðinilecektir.

h- Þehir Gerilla Savaþý'nýn belirli bir aþamasýndan sonra, birçok kurtarýlmýþ alanýn (C tipi alanlarýn) güçlerinin birleþtirildiði ve mahallelerdeki merkezi karakollara saldýrýlarýn örgütlendiði yeni bir stratejik aþamaya geçilecektir.Bu aþama legal alanlarda birçok yýðýn örgütünün oluþtuðu ve devrimci savaþ ve illegal çalýþmanýn geniþ legal ve yarý-legal yýðýn örgütleriyle çevrelendiði bir döneme tekabül edecektir.Bu yeni stratejik aþamanýn amacý,devlet karþýsýnda Politik Denge konumu elde edebilmek ve onun toplumsal gücünü dengelemektir.

Teorik olarak "C tipi alanlar"ýn çoðalmasýyla ve bunlarýn stratejik bir temelde birleþtirilmeleriyle,bu alanlarýn arasýnda kalan devletin merkezi karakollarý ve kolluk güçlerinin de halk üzerindeki denetim ve kontrolünün de ortadan kaldýrýlmasý gerekmektedir.Bu dönem ayný zaman da, Gezi tipi büyük kitle eylemlerinin yoðunlaþacaðý, bir tür "Türk Serhildanlarý"nýn sýklýkla yaþanacaðý dönem olacaktýr.

i-Þehir Gerilla Savaþý'nýn Stratejik Denge aþamasý,mahallelerdeki merkezi karakollara karþý askeri eylemlerin , "Gezi tipi Serhildanlar"la birleþtirildiði dönem olacaktýr.Burada gözetilen temel politik amaç,devlet içerisindeki farklý burjuva klikler arasýndaki çeliþkilerin keskinleþmesini saðlamak ve aralarýndaki politik rekabeti kýzýþtýrarak, devletin genel olarak güçten düþmesini saðlamaktýr.Bu dönemedeki siyasi ve askeri eylemlilikler,tek hükümet ile burjuva muhalefet arasýndaki çeliþkileri keskinleþtirmeyecek ama hükümet ile Ordu arasýndaki çeliþkilerin keskinleþmesini de saðlayacaktýr. Hatta bu dönem, Ordu'nun içerisinde de klikleþmelerin arttýðý ve devrimci-demokrat fikirlerin  yoðun bir þekilde yayýldýðý dönem olacaktýr.

j-Burjuva siyasetin ve devletin stratejik denge aþamasýndaki bu bölünmüþlüðü ve parçalanmýþlýðý ortaya çýkmadan, devrimci siyaset Stratejik Saldýrý'nýn karar aþamasýna geçemeyecektir.Stratejik Saldýrý aþamasýna gelindiðinde, "C tipi alanlar" tek çoðalmamýþ ama çoðunda gündüz hakimiyeti de devrimci harekete geçmiþ ve "B tipi alanlar" da ayný oranda çoðalmýþ, "Gezi tipi serhildanlar" Kuzey Kürdistan'daki gibi günlük olaylar haline gelmiþtir.Devrimci hareket, Marmara Bölgesi'ni koruyan 1.Ordu'yu tek dengelemeyecek, ona karþý sayýsal üstünlüðü (kitlelerin alanlarý doldurmalarý anlamýnda) ele geçirmiþ olacaktýr.Koþullar iktidarýn alýnmasý ve bir "Savaþ Hükümeti"nin kurulmasý için olgunlaþmýþtýr.

k-Þehir Gerilla Savaþý'nda ÖSB'nin önemli bir bileþeni olarak "Özel Kuvvetler" denilen bir askeri birliðin oluþturulmasý zorunludur. Özel Kuvvetler, istihbarattan, suikast ve sabotaja,sahte belge ve doküman hazýrlamadan,mali sorunlara,silah tedarikinden özel operasyonlara kadar  uzanan geniþ bir alanda görev yapacaklardýr.

l-Özet olarak, Þehir Gerilla Savaþý, ülke dýþýnda güvenli bir alanda konumlandýrýlacak olan, Ana Karargah Komutanlýðý ve Savaþ Akademisi'ni öngörmektedir.Bu sonuncusu bir tür Eðitim ve Doktrin Komutanlýðý olarak iþlev görecektir. Ülke içerisinde de, Öz Savunma Birlikleri'ni konumlandýracaktýr. ÖSB ise üç temel güçten oluþmaktadýr: 1-Þehir Gerilla Birlikleri (ÞGB). Bunlar hareketli savaþýn operasyonel birlikleridir. 2- Silahlý Propaganda ve Ajitasyon Birlikleri (SPAB). 3-Özel Kuvvetler.

m-Þehir Gerilla Savaþý’na paralel olarak, legal alanlardaki çalýþmalarýn da yoðun bir þekilde örgütlenmesi zorunludur.Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, ülke içerisinde hiçbir legal ve illegal iliþki sisteminin olmamasý ve her iki alanýn kendi içerisinde kapalý bir devre gibi iþlemesidir. Legal alanlardaki çalýþmalar ayrý bir alan çalýþmasý olarak, dikey bir þekilde ülke dýþýndaki Merkez Komite’ye baðlanmalýdýr.

ÞGB ve SPAB'nin hareket tarzýný ve iþlevlerini siyasi çizginin ihtiyaçlarý doðrultusunda ortaya koyabilmek için,Lenin'in "Ne Yapmalý?"da geliþtirmiþ olduðu Profesyonel Devrimciler Örgütü (PDÖ) anlayýþýný doðru kavramak gerekmektedir.Lenin'in eserinde tasarladýðý PDÖ aslýnda bir savaþ örgütüydü.Bu örgütün bileþenleri þeklen propagandacý,ajitatör ve örgütleyici olsa da aslýnda ruhen askerdiler.Zaten Lenin eserinde açýkça, bu PDÖ'nün yeri geldiði zaman silahlý ayaklanmayý da örgütleyeceðini belirtmiþti.

Lenin'in eserinde vurgu daha çok profesyonel devrimci kadro ve onun nitelikleri üzerinedir.Bu kadro halk içerisinde partinin çizgisinin geliþtiricisi ve genel olarak "halka siyasi bilincin taþýyýcýsý"dýr.Bundan dolayý onun partinin programý,stratejisi ve taktiklerini uygulayacak düzeyde olmasý zorunludur.Halktan ya da sýnýftan ileri olamayan bir hareketin halký örgütleyemeyeceði açýktýr.Ýþte Marksist literatürdeki Parti Okulu kavramý aslýnda bu profesyonel devrimcinin bu programý, stratejik ve taktik çizgiyi uygulayacak düzeye çýkmasý için oluþturulmuþtur. Bu kurumun tarihsel fonksiyonu budur.Bütün devrimci örgütlerde bu kurum vardýr.Gerek "eðitim çalýþmalarý" biçiminde olsun, gerek bazý ileri kadrolarýn geri kadrolarý eðitmek için geliþtirmiþ olduðu (belirli kitaplarý önerme,kitap ve yazý temin etme, basit silah eðitimi verme vs.) bütün basit yöntemler bu alana girerler.

Lenin profesyonel devrimci kadronunun kitle çalýþmasýný etkili yapabilmesi için, ona bir yardýmcý ya da araç oluþturmuþtur.Bu araç bir politik gazetedir.Bu politik gazete profesyonel devrimci kadronun yardýmcýsý ya da aracýdýr.Ancak oportünizm olgularý çarpýtmaya doymaz ve bu iliþkiyi öylesine tersine çevirmiþtir ki, teorinin bütün içeriðini boþaltmýþtýr.

Leninist örgüt tipinde kadro ve üyenin kitle çalýþmasý,  halk ile kurulan "organik iliþki" yani yüzyüze iliþki üzerine oturur.Halk ile olan bu iliþkinin yerini hiçbir iliþki biçimi tutamaz ve bugün iletiþim araçlarýnýn gelmiþ olan boyutu da buna dahildir.Bu organik iliþkinin yardýmcýsý ve onu tamamlayan unsuru ise politik gazetedir. Bundan hareketle kitleyle iletiþimde "organik iliþki temel ve yayýn aracý ikincildir" diyebiliriz.Ýþte oportünizm bu anlayýþý "yayýn aracý temel ve organik iliþki ikincildir" anlayýþýna çevirerek, devrimci hareket içerisindeki oportünizmin ve felaketin temelini hazýrlamýþtýr.

Profesyonel devrimci kadronun aracýnýn temel  ve kendisinin ise ikincil bir yere oturtulmasýyla birlikte,devrimci pratiðin bütün amacý bu aracýn kitlelere ulaþtýrýlmasý olmaya baþlamýþtýr.Zamanla bu yasadýþý politik gazetenin legal bir gazeteye çevrilmesiyle,bu araca baðýmlý bir þekilde þekillenen kadro da devrimci pratiðini bu alana hapsederek,bütün devrimci özünden boþaltýlmýþtýr.Giderek gövdesi legalde ama sadece bir kaç kadronun gizli olduðu ama devrimci pratiðin kendisinin tamamen  reformist ve oportünist olduðu bir devrimci pratik ortaya çýkmýþtýr.

Bu noktada da PKK TDH'nden ileridedir.

Aslýnda ilk defa Leninist örgüt ve parti tipini bu topraklara taþýyan ve bunu da Kürdistan'ýn özgün koþullarý temelinde yapan PKK'dir. Lenin'in profesyonel devrimci kadrosunun kollektif-propagandacý, kollektif-ajitatör ve kollektif-örgütleyici özelliðinin üçünü birden , Sayýn Abdullah Öcalan gerillaya vermiþtir.Partinin siyasi çizgisinin gerekleri temelinde gerillanýn bu politikleþmesi ve çok yönlü geliþimi (ki akademi aracýlýðýyla gerçekleþtirilmektedir) , siyasi çizginin devrimci niteliðinin korunmasý için zorunludur.

Gerillanýn politikleþmesi olgusunu ilk defa uygulayan Mao'dur. Leninist örgüt tipine uygun bir þekilde gerillayý politikleþtiren Mao, bu politikleþen gerilla aracýlýðýyla,Çin kýrýnda siyasi ve askeri görevleri içiçe geçirerek, Çin halkýnýn politik eðitimini ve bu temelde devrimini gerçekleþtirmiþtir.Bu anlayýþ daha sonra Vietnam devrimine geçmiþ ve Sayýn Baþkan ve PKK ile birlikte de Kürdistan'a taþýnmýþtýr. Ýþte bu anlayýþýn farklý bir versiyonu yani "Þehir Gerilla Savaþý" biçimindeki versiyonu da, PKK ve Kürdistan'dan üzerinden TDH ve Türkiye'ye geçmektedir.

Þehir Gerilla Savaþý'nýn anatomisini kýr gerilla savaþý içerisinden çýkarmak mümkündür.Nasýl kýr gerilla savaþýnda halk içerisinde propaganda,ajitasyon ve örgütlenme faaliyetlerini yapabilmek için gerillanýn düþman üzerinde darbesine ve baskýsýna ve de bu temelde alanýn güvenli hale getirilmesine ihtiyaç varsa,ayný þekilde Þehir Gerilla Savaþý'nda da baþka bir biçimde ayný olacaktýr.Halkýn politik eðitimine yönelmeyen hiçbir gerilla savaþýnýn geleceði yoktur. 

Burjuva iktidar halký ideolojik,ekonomik,politik ve askeri olarak öyle bir þekilde çerçeveler ki, bu çerçeveleme burjuva iktidara karþý her türlü meydan okumanýn sürekli týrpanlanmasýyla sonuçlanýr. Ekonomik iliþkiler zaten iktidarýn (tek devlet anlamýnda deðil) ideolojik,politik ve askeri zýrhýnýn koruyuculuðu altýnda sürekli üretilmektedir ama bu sonuncular da son tahlilde, ekonomik iliþkiler tarafýndan tekrar üretilir ve saðlamlaþtýrýlýrlar.

Ýktidar mücadelesi veren bir hareketin toplumsal bir güç olabilmesi için, halký örgütleyebilmesi ve onunla içiçe geçebilmesi gerekmektedir. Ama halk devletin ideolojik,politik ve askeri zýrhýyla korunmaktadýr ve halka devrimci yani devleti yýkacak bir þekilde her gidiþ,bu zýrh tarafýndan engellenir.Ýþte bir devrimci hareket halka ulaþabilmek için bu devlet zýrhýný delmek durumundadýr.Bunun için de savaþa baþvurur. O zaman halký örgütlemek demek,devletle savaþmak demektir. Halka siyasal bilinç taþýrken,buna engel teþkil eden devleti devre dýþý býrakmak, gerilla savaþýnýn ya da her türlü devrimci savaþýn temel amacýdýr.

Ýþte tam da bu noktada ÞGB ile SPAB arasýndaki iliþki ve bu iliþkinin doðasý açýða çýkmaktadýr.Bu ikisi arasýndaki iliþki bir madalyonun iki yüzü gibidir ve biri kendi varlýðýný diðerinde bulur.Her biri kendisi olabilmesi için,diðeri ile iliþkili olmak zorundadýr.SPAB'ýn herhangi bir alanda halký örgütleyebilmesi için,o alanýn ÞGB tarafýndan güvenli hale getirilmesi yani devlet karþýsýnda perdeleme yapmasý gerekmektedir.Bundan dolayý SPAB'ýn faaliyeti ÞGB'nin faaliyetine baðlýdýr.Ayný þekilde ÞGB'nin kendi baþýna devlet güçlerini baský altýna almasýnýn ya da durdurmasýnýn bir anlamý yoktur ve ancak SPAB'ýn faaliyetini olanaklý hale getirdiði zaman bir anlamý olabilir.O zaman herhangi bir alanda, ÞGB dýþa doðru (ki bu düþmana doðrudur) bir hat çizerken,SPAB içe doðru (ki bu örgütlenecek hedef kitleye yani halka doðrudur) bir hat çizer ve ikisinin bu birliði gerilla savaþýnýn temelini oluþturur.

Savaþta sürekli olarak içiçe geçmiþ biri politik ve diðeri askeri olmak üzere iki soru bulunmaktadýr: Savaþla (politik) ne elde edilecek ve savaþta (askeri) ne elde edilecektir? Ama bu soruna  çok genel bir yaklaþýmdýr ve akýllý bir hareket, bu sorularý daha özel parçalara bölerek ve özellikle onu savaþýn klasik aþamalarý olan savunma,denge ve saldýrý aþamalarýna göre tekrar yapýlandýrarak hedefine yürüyendir.

Bu soru kendi içerisinde çok önemli iki þeyi barýndýrýr: 

1-Düþmanýn gücünün doðru ölçümü.

2-Kendi gücümüzü düþmanýn gücüne  adapte ederek,siyasi ve askeri görevlerimizin doðru belirlenmesi.

Bu ayarlamayý politik ve askeri olarak doðru yapamayan bir hareket hiç kuþkusuz stratejik darbe yiyecektir.Her seferinde belirlenen politik hedef,eldeki askeri güçler ve bunun hareket tarzýnýn düzeyi ile uyumlu olmalýdýr.Askeri gücün ortaya çýkaramayacaðý politik hedefler ortaya koyulamayacaðý gibi,askeri gücün gerisinde kalan politik hedefler de ortaya koyulmamalýdýr.Doðru orantýlar ancak doðru bir önderlik ile mümkündür.

Yine savaþýn doðasýnda bulunan üç temel karþýlýklý eylemi de sürekli gözönünde bulundurmak gerekmektedir.Bunlar: 

1-Devrimci hareketin kendisini devletin siyasi ve askeri düzeyine adapte ederek stratejik savunma aþamasýnda belirlediði siyasi ve askeri stratejik hedeflere ulaþmasý için gerekli çabadýr (birinci karþýlýklý eylem).

2-Devlet devrimci hareketin bu üstünlüðünü ortadan kaldýrmak için yeni siyasi ve askeri stratejik hedefler oluþturarak saldýrýr (ikinci karþýlýklý eylem). Devrimci hareket birinci karþýlýklý eylem süresince elde etmiþ olduðu üstünlüðü, stratejik yedeklerin oluþturulma sürecine çevirerek ve bu yedekleri siyasi ve askeri olarak ya doðru kullanarak devletin ikinci karþýlýklý eylem sürecini boþa çýkartýr ya da yanlýþ kullanarak stratejik darbe yer.Savaþ süreci kesintiye uðrar.

3- Devletin ikinci karþýlýklý eylemini boþa çýkartan devrimci hareket, yeni siyasi ve askeri stratejik hedefler oluþturarak (ki bu iktidarýn ele geçirilmesidir) devletin yýkýmýný hedefler (üçüncü karþýlýklý eylem). 

  Þehir Gerilla Savaþý'nýn stratejik savunma,stratejik denge ve stratejik saldýrý aþamalarýna bu ilkeleri uygulamaya çalýþalým. Öncelikle stratejik savunma aþamasýný ele alalým.

Bir bölge "C tipi" bölge yani devrimci hareketi büyük oranda politik olarak destekleyen ya da ona sempati duyan bir bölge konumuna geldiði andan itibaren ÞGB ve SPAB, pasif stratejik savunmadan aktif stratejik savunmaya geçmeye baþlayacaktýr.Pasif stratejik savunma döneminde, ÞGB ve SPAB devletle direk karþý karþýya gelmeden ve zorunlu kalmadýkça devlet güçlerine karþý silah kullanmaz. Ama aktif stratejik savunma ile birlikte siyasi ve askeri hedefler de deðiþir.Artýk siyasi amaç bu bölgenin halkýnýn büyük çoðunluðunun sempatisini kazanmak deðil, bizzat onu örgütlemek ve devrimin maddi bir parçasý haline getirmektir.

Halkýn baðrýnda bu örgütlülüðü oluþturmak ve sürekli kýlmak için, halk ile yoðun bir organik iliþki kurmak gerekmektedir.Ýþte bunun için gün batýmýnda ya da gece ÞGB, SPAB'nin halk ile temas kurduðu bölgelere en azýndan gece boyunca ya da birkaç saat devlet güçlerinin yaklaþmasýný önleyecek bir askeri düzeye çýkmasý gerekmektedir. Bir çok askeri taktiðin birliðinden oluþacak böyle bir askeri stratejik düzey, Parti'nin halk içerisinde serbestçe yayýlabilmesi ve örgütsel iliþkilerini derine gömebilmesi için gerekli tarihsel alaný oluþturacaktýr.

Devletin egemenlik alanýnýn günün belirli bir zaman diliminde bu delinmesi,giderek bütün politik sistemi yutan bir "kara deliðin" baþlangýcýdýr.ÞGB'nin güvenli hale getirdiði ve devletin uzanamadýðý bu alanda Parti ile halkýn bu içiçe geçmesi, yeni siyasi sonuçlar üretmek zorundadýr.Parti bu süreci, mutlak suretle yeni stratejik yedeklerin oluþturulmasý süreci ile koordine ederek, ikinci karþýlýklý eyleme hazýrlanmalýdýr.Savaþýn gidiþatýný bu stratejik yedeklerin oluþturulmasý ve doðru seferber edilmesi belirleyecektir.

Stratejik savunma aþamasýný, stratejik yedeklerin oluþturulmasý ve doðru seferber edilmesiyle birleþtiremeyen bir hareket, stratejik darbe yemekten kurtulamaz ve TDH'nin tarihinde bu durum özellikle görülmektedir. Biz burada savaþýn doðasýna dýþarýdan yapay olarak bir þey dayatmýyoruz.Sadece bugüne kadar kendiliðinden ortaya çýkan bazý siyasi ve askeri eðilimleri, bilinçli ve sistematik bir þekilde genel eðilimlerine doðru uzatýyoruz. 12 Eylül 1980 darbesinden önce, devrimci hareketin, tek  kýrsal alanda deðil ama bir çok þehirde de "kurtarýlmýþ alanlar ya da mahalleler" oluþturduðunu biliyoruz. Bu mahallelere devlet özellikle geceleri giremiyordu ya da olaðanüstü tehlikeli bölgelerdi.Bu durum devrimci hareket tarafýndan bilinçli olarak oluþturulmuþ bir durum deðil,mücadelenin seyri içerisinde kendiliðinden oluþmuþtu.Planlý bir þekilde mücadele örgütlenemediði için,devlet ikinci karþýlýklý eyleme darbe ile geçerek,birinci karþýlýklý eylem boyunca devrimci hareketin elde edilen bütün avantajlarýný geri aldý ve savaþ kesintiye uðradý.

Þehir Gerilla Savaþý'nda stratejik savunmanýn askeri stratejisi, gece SPAB'ýn örgütleme yaptýðý zaman dilimi içerisinde devletin belirli bir bölgeye yaklaþmasýný engellemek ya da onu bu karara sürüklemektir. Parti'nin stratejik yedekler oluþturmak için kullanacaðý bu süreyi devlet, bu güç iliþkisini ortadan kaldýrmak için hazýrlýk yaparak  kullanacaktýr. Devletin ikinci karþýlýklý eyleme geçmeden önce Parti'nin gerekli stratejik yedekleri oluþturmasý gerekmektedir,ki bu yedekler ikinci karþýlýklý eylemde devleti durduracak siyasi ve askeri yapýyý ortaya çýkaracaktýr. 

Peki bu stratejik yedekler nelerden oluþur? Bunlarý kýsaca þöyle belirtmek mümkündür:

1-ÞGB'nin,SPAB'nýn ve Özel Kuvvetlerin ihtiyacý bulunan siyasi ve askeri kadrolarýn nicel olarak artmasý ve bu kadrolarýn ya ihtiyaç bulunan alanlara ya da yeni alanlarýn oluþumu için sevkedilmesi.

2-Öz Savunma Birlikleri'nin (ÖSB) dýþýnda yerel bazda halktan oluþan "Milis Kuvvetleri"nin oluþturulmasý ve ÖSB ile koordineli hale getirilmesi.

3-Diðer devrimci örgütler ile siyasi ve askeri cephe örgütlülüklerinin oluþturulmasý ve karþý-devrim karþýsýnda en geniþ örgütlülüðün elde edilmesi.

4-Legal partinin yani HDP gibi partilerin kitle temeli ve bununla birlikte seçmen tabaný geniþleyeceði için, güçlü bir parlemento grubunun oluþturulmasý ve iktidar bloku içerisindeki çeliþkilerden yararlanarak,devrimci siyasetin halkýn geniþ kesimleri içerisine taþýnmasý.

5-Mahalleler iþçi ve emekçilerin yoðun olduðu bölgeler olduðu için, bu bölgelerde güç olan Parti,kendi devrimci siyasetini ulusal ölçekte fabrikalara, sendikalara, memurlar içerisine, üniversitelere,spor klüplerine, derneklere vs.doðru yayma olanaðýna kavuþacaktýr.Parti mahallelerden kitle örgütlerine doðru devrimci siyasetini « ihraç ederek » bu kitle örgütleri içinde mutlak suretle güçlenmelidir. Herhangi bir stratejik geri çekilme durumunda bu kitle örgütleri, geri çekilmenin destek noktalarý olacaktýr.

6-Parti Þehir Gerilla Savaþý'nýn devleti yýpratan siyasi ve askeri etkisini, gerek uluslararasý alanda gerekse de iç politikada devleti ve hükümeti tecrit edecek gerekli diplomatik manevralarla birleþtirmelidir.

Devlet gece belirli süre giremediði mahallerde,Parti'nin halk içerisindeki yoðun örgütlenmesini durdurmak için yoðun hazýrlýk yapacaktýr ve bu hazýrlýklarýn siyasi ve askeri olarak tamamlandýðýný düþündüðü andan da kuþatma ve bastýrma hareketine geçecektir. Bu bir askeri darbe olabileceði gibi, sivil görünümlü bir darbe ya da saldýrý da olabilir.Ama her halukarda bu saldýrýyý yapacaktýr.Ýþte akýllý bir hareket, devletin bu ikinci karþýlýklý eyleme geçme zamanýný yerinde taktikler ile uzatandýr.Devlet bu aþamaya ne kadar geç geçerse, devrimci hareket gerekli olan stratejik yedekleri de o derece elde etmiþ olacaktýr. Çünkü ikinci karþýlýklý eylem baþladýðý zaman,devleti durduracak tek þey bu stratejik yedeklerin nicel ve nitel durumudur,ki bu ise zamanla elde edebilecek bir durumdur.

Devrimci hareket bu stratejik yedekleri elde ettiði zaman dilimini ne kadar uzatýrsa, güç dengesini de ayný ölçüde kendi lehine deðiþtirmiþ olacaktýr ve bu zamaný elde etmek için neredeyse her yol "mübah"týr: taktik anlaþmalar,savaþ hileleri, devrimci terör, diplomatik manevralar vs.

Devletin ikinci karþýlýklý eyleme baþvururken, baþarýsý iki þeye baðlýdýr: 

1-Parti'nin  müttefikleri ve toplumsal bileþenleriyle ayrýþmasýný baþarmasýna; 

2-Kendisine içte ve dýþta yeni müttefikler bulmasýna ve bu iliþkilerini saðlamlaþtýrmasýna.

Eðer devlet ikinci karþýlýklý eylemi bu temelde baþaramazsa, kaçýnýlmaz olarak bozgun ile karþýlaþacak ve saldýrýnýn bütün avantajlarý yokolarak,karþý darbelere açýk hale gelecektir.Çünkü devrim, devletin bu stratejik saldýrýsýný püskürtmede büyük bir siyasi ve askeri üstünlükle çýkarak, stratejik saldýrý için karar aný aramaya baþlayacaktýr.

Ýkinci karþýlýklý eylemde, devletin stratejik saldýrýsýnýn boþa çýkartýlmasý, tek pasif olarak ve  "þekilsiz" bir biçimde saldýrýlarýn boþa çýkartýlmasýyla mümkün deðildir.Ama özellikle ÖSB ve Milis Kuvvetleri'nin stratejik kombinezonundan oluþan ve Milis Kuvvetleri'nin ÖSB'yi güçlü bir þekilde desteklediði bir savaþ düzeni ile mümkündür.Burada Milis Kuvvetleri Parti'nin etkin olduðu bölgelerin savunmasýyla meþgul olurken,ÖSB sadece devletin askeri güçlerinin darbelenmesi ve baskýlanmasýyla meþgul olacaktýr.Öyle ki bu darbelerden sonra, devletin büyük kuþatma ve bastýrma hareketleri yapma cesareti kýrýlsýn ve iktidar bloku içerisinde çeliþkiler keskinleþsin.Ýkinci karþýlýklý eylemi sona götüremeyen devlet, ülkenin çeþitli bölgelerinin siyasi bölünmüþlüðünü geçici olarak kabul etmek zorunda kalacaktýr.Baþka bir deyiþle devrimci hareket, devleti geçici olarak böyle bir karara sürüklemelidir.

Bu noktada savaþýn insiyatifi devrimci harekete geçecektir ve devrimci hareket stratejik karar aný aramaya baþlayacaktýr yani iktidarý ele geçirmek için gerekli güçleri toplamaya çalýþacaktýr.Bunu yapamayan bir devrimci hareketin stratejik darbe yemesi kaçýnýlmazdýr.

Devletin geçici olarak siyasi bölünmüþlüðü kabul etmesi yani geceleri artýk belirli bölgelere girmemesi ve devrimci harekete terketmesi ve yine gündüzleri de siyasi tansiyonu yükseltmekten çekinmesi, bir tür stratejik denge konumunun oluþmasýna yolaçacaktýr.Bu stratejik denge konumu her iki tarafýn birbirini yoketmesi için bir hazýrlýk dönemidir ve bu hazýrlýðý en iyi yapan stratejik darbe için herþeyi elinde bulunduracaktýr.Bütün siyasi ve askeri hazýrlýklar, karþýlýklý olarak bu stratejik darbeyi indirmeye odaklý olacaktýr.

Bu noktada Parti, müttefikleriyle en sýký iliþkiyi elde ederek, karþý-devrim blokunu ise azami derecede parçalý hale getirerek,özellikle Ordu,polis ve bürokrasi içerisinde güçlü destek noktalarý oluþturarak ve bunlarý kendi silahlý güçlerinin giderek bir parçasý yaparak devletin yýkýmýný ve Savaþ Hükümeti'nin kurulmasýný hedefler.

Bu yukarýda ortaya koyduðumuz içsavaþýn genel çerçevesi, hiç kuþkusuz düz bir çizgide ilerlemez.Burada bütün arýzalarýndan arýndýrýlmýþ soyut ve genel bir model söz konusudur.Gerçeklikte savaþ böyle olmaz,zaman zaman bu modele yaklaþýr ve uzaklaþýr.Ama silahlý mücadelenin diyalektiðini kýsaca bu þekilde koymak mümkündür.

Bir diðer önemli sorun da , bu savaþ biçiminin ne zaman ortaya çýktýðýný teorik olarak doðru belirlemektir.Savaþýn ortaya çýkmasýnýn belirli tarihsel koþullarý vardýr ve bu koþullarý gözardý eden bir hareketin siyasi ve askeri bozgunla karþýlaþmasý kaçýnýlmazdýr.

Þehir Gerilla Savaþý için gerekli tarihsel koþullarý kýsaca þu þekilde belirlemek mümkündür: 

1- Uluslararasý emperyalist sistemin derin bir bunalýmdan geçmesi. Bu bunalým ayný zamanda paylaþým savaþýyla karakterizedir. Emperyalistler birbirleriyle bir ölüm-kalým savaþý içinde olmalýdýrlar.

2-Ýçeride burjuvazinin halký artýk eskisi gibi yönetememesi ve halkýn da eskisi gibi yönetilmek istememesi.

3-Burjuva iktidar bloku içerisinde büyük tarihsel yarýlmalarýn ortaya çýkmasý ve iktidar blokunun restorasyonunun neredeyse imkansýz hale gelmesi.

4-Devletin uluslararasý alanda giderek politik,askeri ve diplomatik olarak tecrit olmaya baþlamasý.

5-Ýktidarýn giderek daha fazla þiddet araçlarý üzerine oturmaya baþlamasý.

6-Gerçek anlamda bir Komünist Partisi'nin bilimsel bir program ve strateji ve taktik plan üzerinde yükselmiþ olmasý.

7-Þehir Gerilla Savaþý için seçilen pilot bölgelerin halkýnýn uzun zamandan beri yapýlan propaganda, ajitasyon ve örgütlenme çalýþmalarýyla büyük oranda, Parti'ye sempati duyar hale gelmiþ olmasý ve bu bölgelerin halkýyla güçlü örgütsel baðlarýn oluþmuþ olmasý.

Böyle bir tarihsel çerçeve içerisinde geliþen bir Þehir Gerilla Savaþý'nýn baþarýlý olmamasý için bir neden yoktur. Bugün Türkiye'de Þehir Gerilla Savaþý temelinde yükselen bir silahlý mücadele için eksik olan, sadece 6. ve 7. þýklardýr.Diðer koþullar oluþmuþ durumdadýr.


|
_ _