 "1 KASIM DERSLERÝ" ÜZERÝNE K.Erdem
1 Kasým 2015 Genel Seçimleri'ni kazanan "akýllý" olduðu için kazanmýþ ve kaybeden de "akýlsýz" olduðu için kaybetmiþtir.Daha doðrusu kazanan taraf, çýkarlarýnýn nerede olduðunu iyi görüp ona uygun taktikler geliþtirmiþ, kaybeden de çýkarlarýnýn nerede olduðunu göremeyip, bundan dolayý yanlýþ taktikler uygulamýþtýr. 1 Kasým seçimlerinin sonuçlarý kesinlikle tesadüf deðil, eðer doðru analiz edilirse (zaten bütün mesele de bu!) tamamen mantýða uygun geliþtiði görülecektir.
Türkiye demokratik bir devrimin eþiðinden dönmüþtür ve bu devrimin baþarýlý olamamasýnýn altýnda PKK'nin hatalarý yatmaktadýr.1 Kasým felaketinin en büyük nedeni PKK'nin stratejik ve taktik düzeyde yapmýþ olduðu hatalardýr. Ama bu hatalar bazý liberallerin iddia etmiþ olduklarý gibi, PKK'nin 7 Haziran seçimlerinden sonra silaha baþvurmasýndan kaynaklanmamýþtýr.
Ortaya koyduðumuz bu ana fikiri daha da açmaya çalýþalým.Ama bundan önce, HDP yönetimi ve kadrolarýyla ilgili kýsaca bir þeyler söylemek istiyorum.
1 Kasým seçimlerinin kötü sonuçlarý için ne HDP liderleri ne de onun kadrolarý suçlanabilirler.Onlar görevlerini baþarýyla yapmýþlardýr.Gerek Selahattin Demirtaþ gerekse de Figen Yüksekdað hem hitabet tarzý açýsýndan olsun hem de kitleyle iliþki kurarken sempatik tavýrlarý açýsýndan olsun önemli ve baþarýlý iþler yapmýþlardýr.Yine ayný þekilde HDP kadrolarý ve çalýþanlarý da olaðanüstü çalýþmýþlardýr. Onlar daha þimdiden hiç kuþkusuz bizim kahramanlarýmýzdýrlar. 1 Kasým'da HDP liderlerini ve kadrolarýný aþan durumlar sözkonusudur.
HDK ve HDP PKK'nin genel Ortadoðu stratejisi içerisinde, taktik bir ayak olarak iþgörmektedirler ve bundan çýkan sonuç þudur: Bu taktik ayak PKK'nin genel Ortadoðu stratejisine hizmet etmek zorundadýr.HDP'nin siyasetinin biçimi ve içeriði,PKK'nin bu Ortadoðu stratejisiyle uyumlu olmak zorundadýr.Burada bütün mesele, PKK'nin Ortadoðu stratejisinin ne kadar doðru ve ne kadar yanlýþ olduðunu kestirmektir.
Eðer PKK'nin Ortadoðu stratejisi yanlýþ ise,hiçbir olumlu taktik bu stratejik yanlýþlýðýn neden olduðu olumsuzluðun sonuçlarýný ortadan kaldýramaz.Baþka bir ifade ile HDP ne kadar iyi iþler yaparsa yapsýn,PKK eðer Ortadoðu'da sorunlu bir stratejiye sahipse,HDP asýl oynamasý gereken rolü oynayamaz ve kendi tarihsel potansiyelini açýða çýkaramaz.Bundan dolayý yukarýda, HDP'nin Eþbaþkanlarý'nýn ve kadrolarýnýn hakkýný teslim ettim.Bir baþka deyiþle HDP'nin hakkýnýn teslim edilmesi demek,PKK'nin Ortadoðu stratejisinin sorunlu olduðu anlamýna gelmektedir.
PKK'nin sorunlu Ortadoðu stratejisiyle ilgili olarak ve yine bu durumun HDP ile iliþkisi noktasýnda son altý ayda iki önemli makale yazdým ve daha fazla bilgi için bu makalelere bakýlabilir: "PKK ve Ortadoðu Devrimi (Geleceði Nasýl Okumalý?)" ve "Erdoðan Darbesi ve Ergenekon Komplosu".
PKK'nin Ortadoðu stratejisi ve bu stratejinin parametreleri,hiç kuþkusuz küresel ve bölgesel güç iliþkilerinin analizi temelinde elde edilmektedir.Strateji oluþturulmadan önce küresel ve bölgesel ve de bu temelde Kürdistan'daki güçlerin aðýrlýklarýnýn bir bütün olarak "ölçümü" yapýlýr ve bu ölçüm temelinde güçlerin zayýf ve güçlü taraflarý belirlenerek (elbetteki küresel ve bölgesel ölçekte) stratejinin yapýsý ortaya konmaya çalýþýr.Böyle bir ölçümde doðru sonucun elde edilmesi ancak doðru ve yetkin bir felsefi-ideolojik yapý aracýlýðýyla elde edilebilir.
Burada iki þeyi birbirinden ayýrmak gerekmektedir.O da siyasi çizgi ile strateji ve taktik yapýnýn birbirinden mantýksal olarak ayrýlmasý gerektiðidir. PKK'nin sorunu çizgi sorunu deðildir.Bir çok defa da yazdýðým gibi,PKK'nin çizgisi doðrudur ve sorun bu çizginin pratiðe yanlýþ geçirilmesinden kaynaklanmaktadýr.
PKK lideri Abdullah Öcalan 2000'li yýllarýn baþýnda gerçekleþtirmiþ olduðu paradigma deðiþimiyle, PKK'nin stratejik ve taktik çizgisini Stratejik Denge Konumu temelinde modern bir temele oturtmuþtur.Bu Stratejik Denge Konumu çizgisinin pratiðe doðru geçirilebilmesi için ise "somut koþullarýn somut ve doðru" analiz edilmesi gerekmektedir.Ýþte PKK'nin sorunu, bu somut koþullarýn somut analizi noktasýnda olup,buradaki bir yanlýþlýðýn, stratejik önceliklerin yanlýþ seçimine neden olarak, genel bir kargaþalýðýn ortaya çýkmasýna neden olmasýdýr.
Sayýn Baþkan'ýn 2000'li yýllarýn baþýnda PKK'yi konumlandýrmýþ olduðu Stratejik Denge Konumu çizgisi, stratejik önceliðin doðru belirlenmesinin zorunluluðu ilkesini barýndýrýr ve Denge Konumu'nun sorunsuz iþleyebilmesi için stratejik önceliðin doðru belirlenmesi zorunludur.
Stratejik Denge Konumu çizgisi, PKK'nin aðýrlýk merkezi etrafýnda (ki bu onun gerilladan oluþan askeri gücüdür) ve bütün yönler ile taktik çerçeve ile sýnýrlý olan dinamik bir bütünlük öngörür.Bu dinamik bütünlük, stratejik önceliðin belirlendiði bir genel çerçeve etrafýnda bütün taktik iliþkilerin birbirine baðlandýðý ve dýþ dünyanýn deðiþim ve dönüþümü temelinde de sürekli bu taktik iliþkilerin her seferinde tekrar ayarlandýðý bir yapýya sahiptir. Burada iþin püf noktasý, "dýþ dünya"dýr ve dýþ dünyadaki deðiþimlerin zamanýnda farkedilmesi (ki bu her zaman kolay deðildir) temel bir öneme sahiptir.
Stratejik Denge Konumu, dýþ dünyaya karþý oldukça hassastýr çünkü kendi iç bütünlüðü bu dýþ dünyanýn yapýsý ve bu yapýdaki geliþmeler tarafýndan belirlenmektedir.Baþka bir deyiþle,Denge Konumu, sürekli olarak kendisini dýþ dünyadaki deðiþim ve dönüþümlere "adapte" etmek zorundadýr.Bu adaptasyonda yaþanacak sorunlar, kaçýnýlmaz olarak stratejik önceliklerin belirlenmesinde yanlýþlýklara neden olacak ve bu sonuncusu da taktik yanlýþlýklara kapý aralayacaktýr.
Dýþ dünyadaki deðiþimler ise genelde iki türlüdür: Ýlki yüzeyde görünen ve kolayca farkedilen deðiþikliktir. Ýkincisi ise derinde olan ya da belirli bir perde ile örtülen ve aldatma temelinde gerçekleþen,bundan dolayý da farkedilmesi zor ve uzun zaman alan deðiþikliktir.PKK dýþ dünyanýn yüzeyinde yaþanan deðiþiklikleri erken farkederek,gerekli taktik düzenlemeleri zamanýnda yapmasýna karþýn, dýþ dünyanýn derinliðinde yaþanan deðiþiklikleri ayný yetkinlikle farkedememiþtir/farkedememektedir.
Bu durumlardan ilkine "Arap Baharý" ile Suriye'nin içsavaþa sürüklenmesi ve bu duruma PKK'nin anýnda karþýlýk vermesi örnek gösterilebilir. 2011 yýlýnda Arap Baharý'nýn patlak vermesiyle, Suriye'nin içsavaþa sürükleneceðinin belli olmasýyla, PKK 2011 yýlýnýn yaz aylarýnda PJAK ile Ýran'a þiddetli saldýrarak ateþkes elde etmiþ; bu ateþkesi 2012 yýlýnda Türkiye'ye þiddetli saldýrmak için kullanarak,Rojava devrimi sýrasýnda Türkiye'nin Rojava'ya müdahale etmemesi için "baþýný bastýrmýþ"týr.Ýçte ve dýþta sýkýþan AKP, PKK ile ateþkes yapmak zorunda kalmýþtýr.Burada dikkat edilmesi gereken nokta,PKK'nin sürecin yönünü doðru kestirerek ve bölgesel düzeyde taktiklerini hemen sürece adapte ederek ve mükemmele yakýn bir biçimde Rojava devrimini hazýrlamasýdýr. Sürecin anlaþýlmasý yaratýcýlýðý kamçýlamýþ,bu yaratýcýlýk insiyatifi geliþtirmiþ, bu insiyatif de güçlü bir stratejik konum elde edilmesine yolaçarak,düþmanlarý karþýsýnda PKK'nin sürekli bir adým önde olmasýna yolaçmýþtýr.
Ýkincisine yani dýþ dünyanýn derinliðinde yaþanan geliþmelere,Batý Emperyalistlerinin IÞÝD komplosunu ve AKP-Gülen Cemaati Ýttifaký'nýn Ergenekon Komplosu ile Kemalistleri iktidardan indirmesini örnek olarak verebiliriz. Batý Emperyalistleri PKK'nin Rojava devrimiyle, kendilerinin Ýran rejimini kuþatma ve yýkma stratejisinden ayrýlmasýna ve baðýmsýz hareket etmesine IÞÝD'i hemen güçlendirerek ve Rojava devrimini boðmaya çalýþarak karþýlýk verdi.Ýþte PKK IÞÝD'in bir "Batý imalatý" olduðunu 2014'ün sonlarýnda Kobane direniþi sýrasýnda öðrendi.Batý'nýn IÞÝD planý,Obama 2008 yýlýnda Baþkan seçildiði zaman devreye sokulmuþtu ve iþgal kuvvetlerinin çekilmesinin yerini almasý olarak düþünülmüþtü.Bunun hemen görülememesi doðaldýr.
Bir diðer örnek AKP-Cemaat ittifakýnýn Ergenekon Komplosu darbesidir. Liberal bir örtünün altýnda gerçekleþen bu darbe,sanki Türkiye Cumhuriyeti'nin Batý ile stratejik ittifakýnýn kesintisizliði içerisinde devam ediyormuþ görüntüsünün oluþmasýna neden olmuþtur.Halbu ki, Cemaat'in 2010 - 2011'den itibaren , giderek iktidardan dýþlanmasýyla Erdoðan ve AKP,Batý karþýtý bir pozisyona aldatmaya baþvurarak geçmeye baþlamýþlardýr.Bu "eksen kaymasý" yani Batý'dan bu stratejik kopuþ, yeni bir faþist rejimin inþasýyla içiçe ilerlemektedir.
Ýþte PKK dýþ dünyanýn derinliðinde yaþanan bu geliþmeleri (özellikle de sonuncusunu) anlayamamaktadýr ve bundan dolayý Rojava devrimi döneminde elde ettiði insiyatifi kaybetmiþ durumdadýr.Derinde yaþanan geliþmelerin zamanýnda farkedilmemesinin terorik sonuçlarýný kýsaca þöyle ifade edebiliriz: 1-Denge Konumu siyaseti izleyen güç farkýnda olmadan kuþatýlma halindedir. 2-Stratejik önceliðini ve buna uygun taktik sistemini zamanýnda deðiþtirmediði için, güçlerinin rasyonel ve ekonomik kullanýmý imkanýndan yoksun durumdadýr.
Bu durumun sonucu olarak,Denge Konumu siyaseti izleyen gücün taktiklerinin isabet derecesi düþer ve stratejik bir daðýnýklýðýn ortaya çýkmasýna neden olur. Bu durum uzadýkça stratejik darbe yemek kaçýnýlmaz hale gelir.
AKP'nin darbe mekaniði üzerinde yükselen iktidarý (ki bu darbe KCK'nin iddia ettiði gibi 1 Kasým'da olmamýþtýr) , ve bu iktidarýn yeni bir faþist rejimin inþasý ile içiçe geçmesi, ayný zamanda Türkiye'nin Batý'dan stratejik kopuþu ile birlikte ilerlemektedir.Bu fenomenin PKK üzerindeki en direk sonucu, onun Ortadoðu'daki stratejik önceliðini iþlemez hale getirmesidir.PKK'nin Ýran ile Batý Emperyalistleri arasýndaki çeliþkiye göre konumlanma ve bu temelde Türkiye ile taktik anlaþma arayarak,güçlü bir þekilde Ýran'a vurma anlayýþý, AKP'nin yeni faþist rejim inþasýyla çýkmaza girmiþ durumdadýr.AKP PKK'ye topyekün savaþ ve tasfiye politikasý dayatýrken, PKK bu siyasete Ýran ile savaþ önceliðinden dolayý, "düþük yoðunluklu" bir savaþ ya da "yarým savaþ" taktiði ile karþýlýk vermektedir.
PKK'nin Ýran'a karþý güçlü bir þekilde seferber olmak için, Türkiye'yi hareketsiz tutma taktiði, ilk baþlarda (2004 - 2012) Batý'nýn Türkiye üzerindeki baskýsýyla saðlanmak istenmiþ,AKP'nin buna gelmediðini gören PKK,HDK ve HDP ile yüzde on barajýný geçerek ve AKP'yi hükümetten düþürerek ve de Türk iç siyasetinde kriz yaratarak AKP'yi anlaþma çizgisine getirmek istemiþ,bu da olmayýnca bu sefer de yarým savaþ ile toplumun canýný acýtarak ve AKP üzerinde baský kurmasýný saðlayarak onu zorla masaya oturtmaya çalýþmýþtýr.Bu yanlýþ politika 1 Kasým felaketinin asýl sorumlusudur.
PKK'nin en büyük hatasý,AKP'yi onun tarihsel karakterine aykýrý bir þekilde, devrilecek deðil taktik olarak anlaþýlacak bir güç görmesidir.Onun bu anlayýþýnýn temel nedeni,yukarýda genel hatlarýný çizdiðimiz yanlýþ Ortadoðu stratejisinin sonucudur.AKP asla PKK'nin beklediði taktik anlaþma çizgisine gelmeyecektir.Bu sorunlu bakýþ açýsý, hem PKK'nin askeri güçlerinin hem de HDP'nin yanlýþ kullanýlmasýna neden olmuþ ve Erdoðan PKK'nin bu yanlýþlýðýný, kendi stratejisinin önemli bileþenlerinden birisi yapmýþtýr.PKK'nin bu yanlýþ stratejik ve taktik yapýsýdýr ki, Erdoðan ve AKP'nin kuþatmadan çýkmasýna neden olmuþtur.
Türkiye'de Kemalist Ordu'nun bastýrýlmasýndan sonra, iki önemli güç gerçek iktidar odaðý gibi hareket edebilir: AKP ve PKK/KCK. Çünkü güç iliþkilerini temelden deðiþtirecek gerçek elemanlara bu iki güç sahiptir.Ýktidar mücadelesinin temel araçlarý olan yumuþak (dolaylý) ve sert (dolaysýz) güçlere sadece bu ikisi sahiptir ve ancak bu iki aracýn doðru kombinezonu iktidarýn kapýlarýný açabilir.Bu iki aracýn birbirini doðru bir diyalektik bütünlük içerisinde desteklemesi ve doðru bir karþýlýklý etkiye sahip olmasý zorunludur.Bu iki aracýn doðru birliðini kuran iktidar mücadelesini kazanacaktýr . Bu noktada Erdoðan, 7 Haziran - 1 Kasým arasýnda, adeta PKK'ye strateji ve taktik dersi vermiþtir.
Þimdi de PKK'nin yanlýþ Ortadoðu stratejisinin, nasýl 1 Kasým seçimlerine giderken yanlýþ taktiklere zemin hazýrladýðýný analiz etmeye çalýþalým.
1990'lý yýllardan beri Erdoðan'ý izleyen bir siyasetçinin kolayca farkedeceði ilk þey, Erdoðan'ýn siyasi kuþatmalarda çýkmada bir usta olduðudur. Hele de Erdoðan'a "yarým kuþatma" yapmak , baþtan mücadeleyi kaybetmekle eþanlamlýdýr.Bu noktada devrimci hareketin alacaðý ilk ders, Erdoðan'ý ya devirmek için kuþatmak ya da hiç kuþatmamaktýr.Devirme ile sonuçlanmayan bir kuþatmayý her zaman Erdoðan kazanacaktýr. Bu noktada PKK'nin, Erdoðan ve AKP'yi, yumuþak (HDP) ve sert güçler (yarým savaþ) ile anlaþmaya çekme siyaseti baþtan aþaðý yanlýþtýr.
PKK yumuþak güçleri (HDP) nasýl ve ne zaman sert güçler (gerilla) ile birleþtireceðini bilememektedir.Bunun asýl nedeni de AKP karþýsýndaki yanlýþ konumlanmasýdýr. PKK AKP'yi devirmek için deðil,onu masaya çekmek için kendisini konumlandýrmýþtýr ve bu yanlýþ konumlanma bütün araçlarýn yanlýþ kullanýlmasýna neden olmuþtur.Halbu ki 7 Haziran'dan sonra AKP'yi devirmek onun ile anlaþmaktan çok daha kolaydý. PKK bu yanlýþ taktik sonucunda, Erdoðan ve AKP'nin kuþatmadan çýkmasýna ve büyük bir moral bulmasýna ve PKK'ye stratejik darbe vurmak için karar aný arayýþý içerisine girmesine neden olmuþtur.
PKK'nin AKP karþýsýnda yanlýþ konumlanmasý, her þeyin yanlýþ analiz edilmesine neden olmuþtur.Bu yanlýþ analizin baþýnda da "HDP'nin oy potansiyeli"nin dinamiðinin yanlýþ ele alýnmasý vardýr. HDP'nin 7 Haziran'dan sonra kendisine gelebilecek oylar nerede bulunmaktaydý ve bu oylarý elde edebilmesi için ne yapmasý gerekirdi? Bu soruya doðru cevap verebilirsek,bir çok þeyi çözmüþ olacaðýz.
Hiç kuþkusuz 7 Haziran'dan daha fazla oy alabilmesi için,HDP'nin Kürdistan'da büyük oranda AKP'den ve biraz da CHP'den ve Türkiye'de de büyük oranda CHP'den oy koparmasý gerekiyordu.Hiç kuþkusuz bu tespiti büyük oranda hem PKK hem de HDP yapmýþtýr.Ancak burada ilk bakýþta görünmeyen bir durum söz konusudur. Mevcut koþullar içerisinde HDP asla 1 Kasým'da oylarýný yükseltemezdi ve 7 Haziran'dan daha iyi bir sonuç elde edemezdi.Peki niçin?
AKP'nin siyasal sistemin sýnýrlarýný faþist yöntemler ile sürekli daralttýðý bir durumda yani HDP üzerinde hem legal hem de illegal bir þekilde devlet terörünü azgýnca uyguladýðý bir durumda,HDP'nin 7 Haziran'dan daha iyi bir sonuç elde etmesi mümkün deðildi. HDP 7 Haziran'da mevcut faþist devlet terörü çerçevesinde alacaðý bütün oylarý almýþtý ve alacaðý hiçbir oy kalmamýþtý. Oylarýnýn üzerine oy koymasýnýn da tarihsel koþullarý artýk mevcut deðildi.Çünkü AKP yeni bir faþist rejim inþasýna yönelmiþ durumdadýr ve bu rejim inþasý Ergenekon Darbesi mekaniði üzerinde yükselmektedir ve bu rejimin bütün yapý taþlarý illegal araçlarla dokunmakta ve de seçim sistemi ile meþruiyet görüntüsüne sokulmaktadýr.
HDP'nin iþi 7 Haziran'da bitmiþti ve alacaðý daha fazla oylar ise, faþist rejimin þiddet kalkanýnýn arkasýnda bulunuyordu.Kýsacasý ancak AKP yýkýldýðý zaman, ki bu yýkýlma da KCK tarafýndan gerçekleþtirildiði zaman HDP oy potansiyelini arttýrabilirdi.O zaman bundan çýkan sonuç,HDP'nin oylarýný çoðaltmasý AKP'nin þiddet yoluyla devrilmesine baðlýydý.AKP'nin yýkýlmasýnda Kürdistan'daki AKP tabaný büyük oranda "sahipsiz" kalarak HDP'ye ve CHP'nin sosyal demokrat tabaný da HDP'ye akacaktý.
Bir þeyi akýlda iyi tutmak lazým: AKP HDP karþýsýnda CHP'nin tabanýný da korumaktadýr.Dikkat edilirse eðer,MHP ve HDP'den oy devþirmeye çalýþan AKP, CHP'ye dokunmamaktadýr.Çünkü mevcut koþullarda CHP'nin tabanýnýn HDP karþýsýnda korunmasý, AKP'nin deðirmenine su taþýmaktýr.Bundan dolayý AKP,CHP'nin HDP karþýsýnda istikrarýndan yanadýr. Eðer AKP iktidardan düþerse, bu durum iki yönden HDP'ye oy akýþýna neden olacaktýr.Savaþýn dýþýnda HDP'nin oylarýnýn yükseltilmesi mümkün deðildir.
PKK "ucuz" bir iþ yapmaya çalýþmýþtýr.Mevcut koþullarda yani AKP'nin devlet terörünü azgýnca kullandýðý koþullarda,HDP'nin daha fazla oy alma imkaný yokken,bu yolda ýsrar ederek, kýsaca amaç/araç iliþkisini yanlýþ kurarak bir tür oportünizm örneði sergilemiþtir.Oportünizm ise bilindiði gibi devrimci bünyeye oldukça zararlýdýr! Nasýl ekonomide ucuz üretim kalitesiz malýn ortaya çýkmasýna neden oluyorsa,ayný þekilde siyasette de "ucuz siyaset" kaçýnýlmaz olarak "kalitesiz siyasete" neden olmaktadýr.PKK'nin bu yanlýþ politikasýnýn nedeni de AKP karþýsýndaki yanlýþ konumlanmasýdýr.
Peki doðru politika nasýl olmalýydý?
Türkiye'de AKP karþýsýnda doðru bir siyaset elde edebilmek,önce Ortadoðu'da doðru bir stratejik konumlanmaya sahip olmakla mümkündür.PKK doðru taktikler ile Rojava ve Rojhilat cephelerini saðlama alýrsa ve stratejik önceliði Ýran'dan ziyade Türkiye'deki AKP rejiminin yýkýmýna verirse ve bu temelde gerekli askeri güç kaydýrýmýný yaparsa ve AKP'yi taktik olarak anlaþýlacak güç deðil, devrilecek güç olarak benimserse,HDP'yi de nasýl kullanacaðýný doðru belirleyebilecektir. PKK 7 Haziran - 1 Kasým arasý dönemde,gerillanýn yapacaðý iþi yanlýþ bir þekilde HDP'ye havale etmiþtir.
Bir an PKK'nin 7 Haziran'da böyle bir konumlanmayý gerçekleþtirdiðini varsayarak,olaylarýn geliþimini doðru bir siyaseti ortaya çýkaracak þekilde tekrar kurmaya çalýþalým.
PKK yumuþak güçler (HDP) ile AKP'nin dengesini 7 Haziran'da bozmuþ ve hem iç politikada hem de dýþ politikada onu iyice sýkýþtýrmýþtýr.HDP'nin AKP'ye vurduðu 7 Haziran darbesi, AKP'nin yýkýlýþýna bir tür giriþti. Bu duruma AKP PKK ile savaþý tekrar baþlatarak karþýlýk verdi ve devlet terörünü de HDP üzerinde daha da yayacaðýnýn sinyalini Suruç Katliamý ile verdi.Bu durumda PKK , AKP'nin tek baþýna hükümetini seçimlerde yokeden HDP'yi, 1 Kasým seçimlerini boykot ederek geri çekerek AKP'yi boþa düþürecekti ve kapsamlý gerilla savaþýný devreye sokarak HDP'nin baþlattýðý yýpratmayý derinleþtirecekti. Ancak kapsamlý gerilla savaþý, AKP'yi daha da zayýflatýrdý.Onun HDP'nin olmadýðý bir seçimde alacaðý oylarýn ve milletvekillerinin hiçbir meþruiyeti olmayacaktý.HDP'nin olmadýðý bir seçimi kazanmasý, 1 Kasým'dan sonraki gibi güçlülük duygusu ve moral de vermeyecekti. Gerilla vurdukça AKP'nin yýpranmasý devam edecekti ve PKK'nin "yarým savaþ" ile elde etmek istediði muhafazakar tabanýnýn AKP'den ayrýlma süreci, iþte o zaman baþlayacaktý. Bu tabanýn ayrýlmasýnýn göstergesi ise AKP'nin oylarýnýn yüzde otuzlarýn baþýna düþmesi ve bölünme sürecine girmesi olacaktý.Kapsamlý gerilla savaþý, AKP'nin bölünmesine , bu olmaz ise kamuoyunda tekrar seçim baskýsýna yolaçacaktý ve meþruiyeti elde etmek ancak HDP'nin seçime girmesiyle mümkün olacaðý için,Erdoðan ve AKP,HDP'nin seçime tekrar girmesi ve savaþýn durmasý için önce Baþkan'ýn , sonra da PKK'nin kapýsýný çalacaklardý.
Ýþte bu noktada bütün insiyatif KCK'ye geçecekti.HDP ile AKP arasýna giren KCK, bir yandan Baþkan'ýn tecritten çýkmasýný saðlayacaktý, öte yandan da HDP üzerinde devlet terörünün olmadýðý bir seçim için "müzakere" yürütecekti ve üstelik bütün bunlarýn hepsini Baþkan üzerinden yürüteceði için,Baþkan doðal olarak tecritten çýkacaktý.Bir seçim durumunda ise en son güne kadar boykot tehditini AKP'nin üzerinde sallandýracaktý ve kapsamlý gerilla savaþý düzeni, "herþeyin sigortasý" olacaktý.Bu durumda , boykot tehditinden dolayý devlet terörünü uygulayamayan AKP, sürekli yýpranan olurdu ve yeni bir seçimde HDP oylarýný daha fazla yükseltirdi ve de AKP'nin düþüþünü gerçekleþtirebilirdi.
Böyle bir durumda ayný kapýya varan iki durum sözkonusu olurdu: 1-AKP HDP'nin olmadýðý 1 Kasým'daki seçimlerde tek baþýna hükümet olurdu ama güçlü bir savaþ ile karþýlaþtýðý ve meþruiyeti olmadýðý için zaman içerisinde kendi içerisinde bölünmeye doðru giderdi. 2-AKP'nin toplumsal düþüþünü durdurmasý ve tekrar güçlenmesi ve de meþruiyet elde etmesi ancak HDP'nin tekrar seçimlere girmesine baðlý olduðu için, Erdoðan önce Baþkan'ýn sonra da PKK'nin kapýsýný çalardý.Ama PKK'nin kapsamlý savaþ stratejisi tehditinden dolayý, HDP daha iyi koþullarda seçime gireceði için daha iyi sonuç alarak AKP'ye ikinci bir darbe vurarak düþüþüne neden olurdu.
AKP'ye karþý kapsamlý bir gerilla savaþý,insiyatifin sürekli PKK'de kalmasýna ve AKP'nin yýkýlýþýna götürecek olaylar zincirinin kontrolünün sürekli PKK'de olmasýna yolaçardý.Böyle bir konumlanmada PKK, hem HDP'nin seçimlere girmediði hem de girdiði bir durumda AKP'yi iktidarda indirme olanaðýna sahiptir.Ýþte PKK ancak kapsamlý gerilla savaþýyla AKP'yi iktidardan düþürdüðü zaman,Türkiye'yi HDP ile hareketsiz tutarak Ýran'a kapsamlý bir þekilde saldýrmak için gerekli stratejik zaman aralýðýný elde edebilir.
Ama HDP'nin baþarýlý olmasý için bu da yetmezdi.Niçin?
AKP'nin kapsamlý bir gerilla savaþýyla iktidardan indirilmesinin sonuçlarýnýn HDP'ye yarayabilmesi için, ayný zamanda HDP'nin taktiklerinin de deðiþmesi zorunludur.Aksi taktirde CHP'nin tabanýndan HDP'ye doðru beklenen kopmalar olmaz.Hatta bu durumda PKK tek HDP'ye deðil,CHP'ye de çalýþmýþ olur.
Bu noktayý kýsaca açalým.
HDP CHP'nin tabanýný Özgür Yaþam ve Demokratik Özerklik söylemi ile etkileyemez ve kendi seçmen tabaný haline getiremez.Çünkü bu taban CHP'nin ulusalcý dünya görüþünün etkisi altýndadýr ve bu ulusalcýlýk eðilimi, muhafazakar ve milliyetçi kesimlerden gelen sürekli bölünme korkusu tarafýndan diri tutulmaktadýr.Bundan dolayý CHP'nin tabaný, HDP ve PKK'ye karþý oldukça mesafeli ve gergindir.Bunun nedeni HDP ve PKK'ye güvenmemeleridir.Bu güven sorunu çözülemeyene kadar,HDP'nin CHP'nin tabanýný etkilemesi mümkün deðildir.Bundan dolayý Demokratik Özerklik söyleminin ön plana çýkarýlmasý hatadýr.
HDP'nin CHP'yi çözmesi için çok daha karmaþýk bir siyasi plana ihtiyaç vardýr. Tek CHP tabanýna deðil ama toplumun bir çok deðiþik kesimine güven vermenin ve bu temelde baþta AKP olmak üzere,MHP ve CHP'nin politik dengesini bozabilmenin tek yolu, "AB'ye üyelik" politikasýna kapsamlý el atmaktan geçmektedir.HDP ancak AB'ye üyelik politikasý üzerinden CHP tabanýna ve diðer bir çok toplumsal kesime ulaþabilir ve iç politikada bir çok partinin dengesini bozabilir.AB'ye üyelik politikasý, iç politikada bir çok kesim ile "dolaylý iletiþim" aracý olarak iþlev görecektir.Demokratik Özerklik iþin sonunda güç dengesinin HDP/KCK lehine sonuçlanmasý sonucunda ortaya çýkacak olan doðal bir sonuç olacaktýr.Ama iþin baþýnda onun ileri sürülmesi büyük bir hatadýr.
Ayný þekilde kapsamlý gerilla savaþýný da KCK,Türkiye'yi Demokratik Özerkliðe götüren bir politikanýn aracýsý olarak deðil, Türkiye'yi "AB'ye doðru itme"nin kaldýracý olarak kullandýðýný propaganda etmelidir.Halkýn AKP'nin faþizminden kurtulmak için umut aradýðý bir dönemde, "halkýn daha siyasi bilinç olarak" Demokratik Özerkliðe hazýr olmadýðý bir durumda ona zorla bu yolu dayatmak, sadece "Kendin Piþir Kendi Ye" olmaktadýr. Demokratik Özerklik politikasý "AB'ye üyelik" politikasýnýn altýna kolayca yerleþtirilebilir ve güç dengesi devrimci-demokratik hareket lehine döndüðü zaman kendiliðinden ortaya çýkacaktýr.Buna en iyi örnek Rojava'dýr.Rojava devrimi Demokratik Özerklik sloganýyla mý elde edildi?Hayýr. Suriye devletinin merkezi yapýsý zayýfladýðý için kolayca Rojava devrimi örgütlendi.O zaman AB'ye üyelik politikasýyla devletin merkezi yapýsýný zayýflatýp ve gerekli güç birikimi yapýldýðý zaman,uygun anýn beklenmesi en doðru yol gibi gözükmektedir.
Bu noktada sonuç olarak söylenecek þey,AKP'ye karþý yarým deðil, Türkiye'yi "AB'ye doðru ittiðini" belirten bir propaganda ile birleþtirilen kapsamlý bir gerilla savaþýnýn,HDP'nin "AB'ye üyelik" söylemi politikasýyla birleþtirildiði genel bir politika , CHP tabanýnýn büyük oranda HDP'ye geçmesini saðlayabilir ve HDP ancak bu temelde , AKP'nin yýkýlýþýndan sonra güçlü bir þekilde iç politikada kendisine yeraçabilir. Bunun dýþýnda kapsamlý gerilla savaþýnýn sonuçlarýný büyük oranda HDP deðil, CHP toplayacaktýr.
Bütün bunlara ek olarak,AKP'yi yýkma sürecinde hem PKK'nin hem de HDP'nin, AKP'nin Gülen Cemaati ile birlikte,iktidarý ele geçirme sürecinde, Ergenekon Komplosu ile iþlediði ve Kemalistler'in üzerine attýðý suikast ve terör eylemlerini de geniþ bir propaganda aðýyla sürekli topluma pompalamasý ve AKP'yi tamamen savunmaya itmesi ve de Ergenekon Komplosu temelinde teþhirini geliþtirerek, toplumsal temelini zayýflatmasý gerekliydi.Bu politika, AB'ye üyelik taktiðiyle doðru bir þekilde birleþtirilirse,Kemalist odaðýn daðýlmasý kaçýnýlmazdýr ve bu odaðýn daðýlmasý ulusalcýlýðý zayýflatacaðý için, HDP'nin seçmen tabanýný geniþletecektir.
AKP 1 Kasým'dan önce, kendisi için gerekli olan oy potansiyelinin, MHP,Saadet Partisi,BBP ve HDP içerisinde olduðunu iyi görmüþtü ve kendi "hedef kitlesini" çok doðru olarak tanýmlamýþtý.Bu oylarý elde etmesi de PKK'ye karþý savaþ ile mümkündü.Ama bu da yeterli deðildi,bu savaþta moral üstünlük AKP'de olmalýydý.Çünkü bu moral üstünlük hedef kitlesine gerekli güveni vererek, oylarýn AKP'ye akmasýný saðlayabilirdi.Erdoðan ve AKP'nin bu moral üstünlüðü elde etmesi ve bu muhafazakar tabana bu güveni verebilmesi ise tek bir þeye baðlýydý: PKK'nin siyasi ve askeri olarak yanlýþ stratejik mevzilenmesine. AKP'nin insiyatifi tekrar ele geçirebilmesi ancak PKK'nin hata yapmasýyla mümkündü.
Ýþin ilginç tarafý PKK'nin 7 Haziran'dan sonra bu hatayý yapmasý oldu. Ama daha da ilginci hem Erdoðan'ýn hem de AKP'nin PKK'nin bu hata ve zaafýný çok iyi bilmeleri ve bütün stratejilerini PKK'nin bu hatasý üzerine kurmalarýdýr. Buradan da þu sonuç çýkmaktadýr,Erdoðan daha 7 Haziran seçimlerinden önce, PKK'nin yanlýþ Ortadoðu stratejisinden kaynaklanan yanlýþ "Kuzey Stratejisi"ni çok iyi biliyordu ve bundan dolayý seçimlerden önce bile PKK ile bir savaþa tutuþmaktan çekinmiyordu.
Geçen Mayýs ayýnda "PKK ve Ortadoðu Devrimi (Geleceði Nasýl Okumalý?)" adlý makalemde, Erdoðan'ýn niçin savaþa bu kadar istekli olduðunu sormuþtum ve bu sorunun mutlaka doðru bir þekilde cevaplanmasý noktasýnda ýsrar etmiþtim:
"Erdoðan ve AKP, Batý'nýn Ýran'ý zayýflatmak için önce PKK'yi Ýran'a saldýrtýp,sonra da onu baþka güçler ile kuþatýp ve daha sonra da bastýracaðýný bildiði için,çok saldýrgan hareket etmektedir.AKP PKK ile savaþmak için çok isteklidir ve bu tek iç politika ile açýklanmayacak bir durumdur.AKP'nin savaþ motivasyonunun nedenleri mutlak suretle teorik olarak aydýnlýða kavuþturulmalýdýr." (Kemal Erdem,PKK ve Ortadoðu Devrimi (Geleceði Nasýl Okumalý?)
Bu makaleyi yazdýðým zaman,PKK'nin savaþ stratejisini bilmediðim için, Erdoðan'ýn PKK ile savaþmak için istekli oluþunu, bölgesel bir planýn parçasý görüþü üzerine oturtmuþtum.Ancak 7 Haziran seçimlerinden sonra, PKK'nin savaþ stratejisini gördükten sonra,Erdoðan'ýn aslýnda istihbarat raporlarýndan PKK'nin nasýl bir savaþ düzenine sahip olacaðýný öðrendiði kanaatine ulaþtým.AKP PKK'nin savaþ planlarýný çok iyi bilmektedir ve ne zaman nasýl hareket edeceðini ve de gücünün sýnýrlarýný çok doðru tahmin etmektedir.Bütün bunlara imkan veren ise PKK'dir.
PKK AKP'yi yýkacak güce ve kapasiteye yine onu yukarýda belirttiðimiz gibi, kapsamlý savaþ stratejisiyle ölümcül bir kapana sýkýþtýrma olanaðýna sahipken, þimdi bu kapana kendisi sýkýþmýþtýr.PKK 7 Haziran seçimlerinde HDP ile anlaþmaya çekemediði AKP'yi yarým savaþ taktiði ile masaya çekmeye çalýþmýþ , bu da olmayýnca Demokratik Özerklik blöfünü bazý HDP belediyelerine açýklamalar yaptýrarak devreye sokmaya çalýþmýþtýr.PKK'nin Demokratik Özerkliði askeri olarak destekleyecek güçte olmadýðýný bilen AKP,PKK'yi zamansýz bir ayaklanmaya çekmek için sürekli çocuk öldürmeye baþlamýþtýr. Amaç halký provoke ederek galeyana getirmek ve zamansýz bir ayaklanma ile kapsamlý bir bastýrma gerçekleþtirerek ve bu bastýrmayý da PKK'nin önleyememesini saðlayarak,halk ile PKK arasýna güvensizlik ekmek istemektedir.PKK AKP'ye karþý güç dengesini yanlýþ kurduðu için,ona gerekli caydýrýcý karþýlýðý verememektedir ve AKP de sürekli onun tabanýna terör ile eziyet ederek PKK'yi zayýflatmak istemektedir. Bu durum uzun süre böyle devam edemez ve halk devlet terörünün cezasýný bu terörü durduramadýðý için PKK'ye kesecektir.
1 Kasým seçimlerinden sonra, KCK bir açýklama yaparak,1 Kasým seçimlerinin sonuçlarýný tanýmadýðýný ve kendileri için 7 Haziran seçim sonuçlarýnýn geçerli olduðunu ilan etti.Madem 1 Kasým seçimlerinin sonuçlarýný tanýmayacaktýn, niçin HDP'yi seçime soktun? Erdoðan ve AKP'ye toplumsal ve siyasi meþruiyet verdikten sonra,ben bu sonuçlarý tanýmýyorum demek, halk ile alay etmektir! KCK'nin bu açýklamasý dahi, 1 Kasým seçimlerinin aslýnda boykot edilmesi gerektiðinin açýk bir göstergesidir.Elbette buna uygun bir siyasi ve askeri strateji eþliðinde.
AKP'nin 7 Haziran'dan sonra PKK'nin hatalarý sonucunda ele geçirdiði insiyatif, giderek savaþýn Rojava'ya taþýnacaðý izlenimini vermektedir.IÞÝD ile mücadele görünümü altýnda Rojava'da PKK'ye vurulacak bir darbeye,KDP ve ABD de kendi açýlarýndan farklý bir þekilde katýlabilirler ve yarým kalan 2014 Sonbaharý'ndaki hesap tamamlanabilir.Üstelik ABD bu sefer bu pisliði IÞÝD'e deðil,Türkiye'ye yaptýrabilir.Rusya'nýn Suriye'de hava operasyonlarýna baþlamasýndan sonra, Türkiye,Rusya ve PKK'nin karþý karþýya geldiði ve hepsinin zayýfladýðý bir plana kapý aralayabilir.ABD Suriye Demokratik Ordusu'nun belkemiðini oluþturan YPG'yi IÞÝD ile savaþtýrýrken,onu ayný zamanda Türkiye'ye karþý zayýf hale getirmektedir.Görünen odur ki IÞÝD'in bu seferki rolünü Rojava'da Türkiye ve El Nusra,Ahrar El Þam gibi terör örgütleri oynayacaktýr.AKP'yi Türkiye'de durdurma ve hatta yýkma olanaðý varken,yanlýþ bir strateji nedeniyle bunu yapamayan PKK þimdi savaþýn Rojava'ya taþýnmasýna neden olacaktýr.Akýllara zarar bir durum! PKK'nin bu daðýnýk stratejik yapýsý, Kürdistan tarihinin gelmiþ geçmiþ en büyük katliamýna kapý aralayabilir.
Seçimlerden sonra PKK liderlerinin ve KCK'nin yapmýþ olduklarý bazý açýklamalar, gerekli derslerin alýnmadýðýný göstermiþtir.Yanlýþ bir strateji ile iktidarý AKP'ye adeta "hediye" eden PKK, bu sefer de "Demokrasi Bloku" taktiðini devreye sokmuþtur.Bu taktik ise uygulanan yanlýþ stratejinin sadece bir devamýdýr.Nasýl HDP artý yarým savaþ ile iktidar tamamen AKP'ye kaptýrýldý, bu sefer de "Demokrasi Bloku" artý yarým savaþ ile AKP'nin faþist rejimi oturtmasýna imkan saðlanacaktýr.Anlaþýlan PKK elde avuçta ne varsa, hepsini kaybetmeye niyetli görünmektedir!
Demokrasi Bloku ile amaç , CHP'nin tabanýnýn HDP'ye kaymasýný saðlamaktýr. Yukarýda CHP tabanýný analiz ederken, bu tür taktiklerin iþe yaramayacaðýný ve beyhude çabalar olduðunu belirttik.Demokrasi Bloku'nun , KCK ve HDP'nin mevcut politikalarý devam ettikçe bir baþarý þansý yoktur.
Bu arada kamuoyunda çok yaygýn olan bir baþka görüþü de eleþtirmek gerekmektedir.O da 1 Kasým seçimlerinde alýnan kötü sonucun PKK'nin silaha baþvurmasýndan kaynaklandýðý görüþüdür.Aslýnda bu makalenin ana fikrini anlayanlar, bunun çok saçma bir görüþ olduðunu anlamýþlardýr.Erdoðan ve AKP'nin devlet terörünü, Suruç ve Ankara'da fütursuzca kullandýklarý bir durumda bu görüþü ileri sürmek oldukça saçmadýr.PKK silaha baþvurmasaydý da AKP bu teröre baþvuracaktý,ki 7 Haziran öncesinde , PKK ateþkes pozisyonundayken bir çok defa bunu yaptý.7 Haziran'dan sonra niçin PKK silaha sarýldýdan ziyade, niçin kapsamlý bir þekilde silaha sarýlmadýðý için PKK'yi eleþtirmek gerekir.
Yine PKK'ye olan bir baþka haksýz eleþtiri de, PKK'nin HDP'nin baþarýsýný istemediði eleþtirisidir.Bu dünyada hiç kimse PKK kadar HDP'nin baþarýsýný istememektedir.Çünkü HDP'nin baþarýsý halinde koskoca bir "Kuzey Cephesi"ni PKK için güvenli hale getirmiþ olacaktý ve bu "Kuzey Kuvvetleri"nin Kürdistan'ýn baþka alanlarýnda (örneðin Rojhilat) kullanýlmasýný ve PKK'nin Ortadoðu'da stratejik derinliðini geliþtirmesini saðlayacaktý.Bu eleþtiriyi yapanlar acaba ne dediklerini biliyorlar mý? Ya da baþka bir þekilde sorarsak: bu eleþtiriyi yapanlar siyasi meselelerden bir þey anlýyorlar mý?
Bu makaleyi bir soru sorarak ve bu soruya cevap vermeye çalýþarak sonlandýrmaya çalýþalým. Olaylar nasýl tersine çevrilebilir ya da bunun olanaðý var mýdýr?
Bunun için AKP'nin zayýf noktasýný bulmak gerekmektedir.Son dönemdeki tartýþmalarýn gösterdiði gibi, bu zayýf nokta Erdoðan'ýn Baþkanlýk ýsrarýdýr ve bu ýsrarýn sonucu olarak, Baþkanlýk sistemini referanduma götürme isteðidir. Bu referandum, olaylarýn tersine çevrilmesi için bir fýrsat olabilir ve belki de "felaketten önceki son çýkýþ"týr.
Referandumda boykot deðil,Hayýr için mücadele edip, ama bu zaman zarfýna kadar da kapsamlý savaþ için gerekli düzenlemeleri de yapmak gerekmektedir. Bir Hayýr durumunda hem Erdoðan'ýn hem de hükümetin gayri meþru olduðunu ve istifa etmesi gerektiði noktasýnda bastýrýp; buna yanaþmayan Erdoðan ve AKP'ye karþý kapsamlý savaþa baþvurarak,onun muhafazakar tabanýnýn ondan kopmasýný ve AKP'nin bölünmesini saðlayarak , güç dengesini tekrar devrimci ve demokratik hareket lehine deðiþtirmekten baþka bir yol görünmemektedir.
|