[ Kurdî   English   Francais                                 PROLETER DEVRÝMCÝLER KOORDÝNASYONU (PDK)  13-04-2026 ]
{ komunistdunya.org }
   Açýlýþ_sayfanýz_yapýn  Sýk_Kýllanýlanlara_Ekle

 Site Menü
   Ana Sayfa
   Devrimci Bülten
   Yazýlar / Broþürler
   Açýklamalar
   Komünist Hareketten
   Ýlerici / Devrimci       Basýndan
   Kitap - Broþür PDF
   Sanat
   Görüþler

 Arþiv - Ara
   Arþiv
   Sitede Ara

 Ýletiþim
   Baðlantýlar
   Önerileriniz

_ _
{ }


_ _
{ Son Yazýlar }
Devrimci ve Demokrat...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Say...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
EMPERYALÝZM VE TÜRKÝ...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
_ _
{  Devrimci Bülten Sayý 63(3) }
| Devrimci Bülten

PKK'NÝN YANLIÞ STRATEJÝK ÖNCELÝÐÝ VE BUNDAN KAYNAKLANAN TAKTÝK SORUNLAR ÜZERÝNE (II)


K.Erdem 


Bu konjonktür ve güç iliþkileri içerisinde, PKK'nin KDP ile olan gerilimli politikasýnda kaybedecek olan PKK'dir.


Peki niçin? 


Bu durumu kýsaca belirtirsek: 


1-KDP Kürdistan'da hemen yenilecek ve tasfiye edilecek bir güç deðildir. Þimdilik bunun tarihsel temeli mevcut deðildir.KDP'nin çok güçlü dýþ baðlantýlarý mevcuttur ve bu güçlü dýþ baðlantýlarý, onun Kürdistan'daki asýl gücünü oluþturmaktadýr.


2-PKK KDP'nin bütün çýkar yollarý üzerinde bulunmaktadýr ve üstelik Kürdistan genelinde gücünün geliþmesi,KDP'nin güvenlik korkularýný arttýrmýþ durumdadýr.PKK'nin KDP karþýsýndaki sert ve tavizsiz politikasý da buna  eklendiði zaman, KDP'nin dýþ destek arayýþý zorunlu hale gelmiþtir.


3-KDP PKK'nin bu sert politikasýna,güçlü dýþ desteðe sahip olduðu için ayný sertlikle karþýlýk vermektedir.Konjonktürün kendi lehine olan avantajlarýný Kürt iç politikasýna taþýyarak, PKK'ye set çekmektedir.KDP'nin dýþ destekçileri (Batý Emperyalistleri,Ýsrail,Türkiye,Ýran vs.) hem onun güvenlik kaygýlarýna hem de petrol aracýlýðýyla ekonomik çýkarlarýna seslenmektedirler. Peki PKK bu noktada KDP'ye ne yapmýþtýr? Hiçbir þey! 


4-Bunlardan çýkan sonuç: Konjonktür ve bölge güç iliþkileri KDP lehineyken, onun gerilim politikasýyla tecrit edilemeyeceðidir.Çünkü mevcut küresel ve bölgesel güç iliþkileri PKK'ye bu olanaðý vermemektedir.Hele de PKK Ýran stratejik önceliðinde ýsrar edip,dengeyi Batý lehine bozduðu zaman, KDP ile olan bu gerilim politikasýndan KDP kazançlý çýkacaktýr.


5-KDP'nin PKK tarafýndan tecriti,onun iliþkili olduðu dýþ güçlerin, güçlü bir bölgesel strateji ve buna uygun taktikler sayesinde zayýflatýldýðý ve bu zayýflamaya uygun olarak KDP'nin Kürdistan'da zayýflamasýyla mümkündür. Dememiz odur ki, bu zamana yayýlan bir politikadýr ve KDP ancak ulus içerisinde tedrici olarak eriyerek tecrit olabilecektir.Bu zaman zarfý içerisinde, yumuþak (ki tavizlere dayanýr) bir politikanýn , kontrollü bir sert güç ile dengelendiði bir politika mantýða daha uygundur.


6-Böyle bir politika yani onun hem güvenlik  hem de ekonomik çýkar kaygýlarýnýn belirli bir dereceye kadar garanti altýna alýndýðý ikili iliþkilere (tek KDP ile deðil bütün ulusal güçleri kapsayan)  dayanan bir politika, Rojava'dan baþlayarak bütün Kürdistan'a yayýlan ve bütün sorunlarýn birbirine baðlandýðý bir çerçevede kurulmak zorundadýr.Bunun zemininin ise ille de Ulusal Kongre olmasý gerekmez! 


7-PKK'nin KDP'nin güvenlik ve ekonomik çýkarlarýna seslenmeden, onu Ulusal Kongre için sýkýþtýrmasý ve onun da bunu reddetmesi kendi açýsýndan mantýklýdýr ve konjonktürdeki güç iliþkileri onun lehine oldukça da PKK'nin bu politikasýna gelmeyecektir.


8-PKK'nin KDP ile bu gerimli politikasý ve KDP'nin PKK karþýsýnda dengeleyici dýþ unsurlar aramasý, PKK için oldukça tehlikelidir ve mutlak suretle bu politikanýn deðiþtirilmesi gerekmektedir.


9- PKK'nin KDP karþýsýndaki doðru tutumu, ancak bölgesel ve küresel konjonktürün doðru analiz edilmesi temelinde ortaya koyacaðý güçlü bir bölgesel stratejiye baðlandýðý zaman ortaya çýkacaktýr. PKK'nin KDP karþýsýndaki gerilim politikasý,PKK'nin kafa karýþýklýðýndan  ve geleceði öngöremediðinden dolayý geliþtirdiði bir "savunma refleksi"dir.Halbu ki akýllý bir bölgesel politika ve stratejiyle, KDP'nin esnetilmesi ve yumuþatýlmasý mümkündür.PKK'nin KDP karþýsýndaki tutumu,onun bölgesel bir politika ve strateji noktasýnda kafasýnýn ne kadar karýþýk olduðunun da bir tür göstergesini oluþturmaktadýr.


PKK'nin bir baþka hatasý da Ýran'a iliþkindir.


Bilindiði gibi Ýran devleti PKK'ye karþý gerilmiþ durumdadýr ve  bu gerilmenin nedeni de yine PKK'dir. Çünkü Ýran PKK'nin HDP üzerinden Türkiye ile anlaþma arayýþýnýn ve yine Rojava'da Batý ile anlaþma çerçevesinde Kürt Koridoru'nun geliþtirilerek Rojava'nýn güvenli hale getirilmesi politikasýnýn, Ýran ile savaþa hazýrlýk politikasý olduðunu iyi bilmektedir.Bu durum Ýran'ýn PKK'ye karþý gerilmesine ve bölgede çok daha dikkatli siyaset geliþtirmesine neden olmaktadýr.


Ýran'ýn PKK'ye karþý bu gerilmesi,PKK'nin bölgede manevra alanýnýn daralmasýna ve denge siyasetinin kendisine kazandýrmýþ olduðu taktik potansiyelin yeterince kullanamamasýna neden olmaktadýr. Buna en iyi örnek yine Rojava'dýr.Rusya Eylül ayý sonlarýnda Suriye'de hava operasyonlarýna baþlarken, PKK ile organik bir iliþki içerisine girmemesinin nedeni Ýran'dýr. Çünkü Ýran Rojava'nýn güvenli hale gelmesiyle, PKK'nin kendisine saldýracaðý korkusu içerisindedir ve bundan dolayý PKK'nin Rojava'da mümkün olduðunca oyalanmasý taraftarýdýr.Ýran ne Rojava'nýn düþmesini ne de Rojava'nýn fazla güçlenmesini istemektedir.Bu durum Suriye'de farklý amaçlar güden Türkiye ve Ýran arasýnda ilginç bir çýkar birliði oluþmasýna ve bu çýkar birliðinin de taktik çerçevede kalan bir iþbiliðine kapý aralamasýna neden olmaktadýr.Ýran PKK tarafýndan çok sýkýþtýrýldýðý zaman, PKK'ye karþý Türkiye ile bir iþbirliðine girmek zorunda kalacaktýr ve bu iþbirliðinin temel nedeni de PKK'nin yanlýþ stratejik önceliði olacaktýr.


Halbu ki olaylarýn geliþiminin de gösterdiði gibi, Ýran PKK'ye bir tehdit oluþturmamaktadýr ve PKK'ye karþý savaþma taraftarý da deðildir. PKK'nin Ýran'ýn sýkýþmýþlýðýný,Ýran rejimini devirmek için deðil, Türkiye ile kapsamlý bir savaþ sýrasýnda onu daha fazla hareketsiz tutmak için kullanmasý daha mantýklýdýr. Türkiye ile elde edilmek istenen taktik anlaþmanýn Ýran ile elde edilmesi ve Ýran'a karþý yumuþak güçlerin öne çýkarýlarak güven verilmesi, PKK'nin Ortadoðu'daki manevra alanýný daha da geniþletecektir.


Ýran ile yumuþa, KDP ile yumuþama ile koordine edildiði zaman ve bu politika Rojava eksenli yeni bir politika ile birleþtirildiði zaman, PKK'nin Rojava'da sadece yerel güçlere (PYD-YPG) dayanan bir politika ile Rojava'yý elde tutmasý mümkün olacaktýr.PKK'nin Rojava'da en büyük handikapý, emperyalistler arasýndaki genel dengenin Rojava'da oluþamamasý ve bundan dolayý Batý'nýn IÞÝD aracýlýðýyla ve TSK ittifaký ile taktik anlaþma çerçevesinde Rojava'yý baský altýna almýþ olmasýdýr.Rojava'daki bu dengesizlik,PKK'nin Batý'ya fazla taviz vermesine neden olmaktadýr.Rojava'daki bu durum dahi bizim, Ýran'a saldýrarak bölgede genel dengenin Batý lehine bozulmasýnýn, kaçýnýlmaz olarak PKK'nin ezilmesine götürecektir iddiamýzý doðrulamaktadýr. Rojava'daki bu dengesizlik  ve Batý ile taktik anlaþma çerçevesinde Rojava'nýn güvenli hale getirilmesi politikasý, Ýran üzerinde giderek büyüyen bir tehdit oluþturduðu için,Ýran ne Suriye rejiminin ne de Rusya'nýn Rojava'daki bu dengesizlik içerisinde PKK'ye yaklaþmasýna izin vermektedir.


Halbu ki PKK stratejik önceliði Ýran'dan Türkiye'ye kaydýrarak ve eþanlý olarak KDP ile yumuþama politikasýna geçerek, KDP'yi Güney Kürdistan Yönetimi'ndeki diðer güçler (YNK ve Goran Hareketi)  ile ittifak halinde  Rojava'ya çekerek dengeleyebilir.Ama bununla birlikte de Ýran ile yumuþamanýn vermiþ olduðu avantajý da kullanarak,KDP'nin olasý tehlikeli aþýrý hareketlerini de Ýran,Suriye rejimi ve Rusya'nýn taktik desteði yolunu açýk býrakarak gemleyebilir.Kýsacasý Rojava'ya çekilen KDP, YNK,Goran Hareketi,Ýran,Suriye, Merkezi Irak Hükümeti ve Rusya ile olan iliþkiler aracýlýðýyla dengelenmiþ olacaktýr.Böyle bir politika Batý'nýn PKK üzerindeki Ýran ile savaþ baskýsýný da yokedecektir.


Rojava'da Ulusal Kongre'nin dýþýnda ikili iliþkiler aracýlýðýyla  geliþtirilecek ama onun fonksiyonlarýna  sahip ulusal birlik politikasý, PKK'nin bütün güçlerin (özellikle KDP ve YNK) niyetlerini ve hýrslarýný test ettiði bir platform da olacaktýr.Bu tecrübe PKK açýsýndan olumlu sonuçlandýðý taktirde, bunun bütün Kürdistan'a yayýlmasýnýn bir tehlikesi olmayacaktýr.Bu Rojava politikasý , KDP'nin PKK'ye karþý geliþtirdiði karþý-devrimci politikanýn düzeyini düþürerek, PKK'nin dýþ güçlere vuracaðý darbeler sýrasýnda onun tarafsýz kalmasýna neden olacaktýr.PKK belirli bir noktaya kadar KDP'nin güvenlik ve ekonomik çýkar problemlerini çözdükçe,KDP'nin buna tepkisi dýþ güçler ile baðlarýný zayýflatmasý þeklinde olacaktýr.Bundan çýkan sonuç, KDP'nin uzun yýllara yayýlacak bir zaman dilimi içerisinde azar azar Kürt Ulusu içerisinde eriyeceðidir ve bu tarihsel durumun mutlak suretle PKK tarafýndan gözönüne bulundurulmasý gerektiðidir.


Stratejik önceliðin Ýran'dan Türkiye'ye kaydýrýlmasý politikasý, bölgede emperyalist dengeyi muhafaza edeceði ve Ýran'ýn korkularýný da yokedeceði için, Ýran'ý tamamen Türkiye'den koparacaktýr.Ayný þekilde yeni Rojava politikasý da KDP'yi Türkiye'den koparacaðý için, Türkiye'nin bölgede tecritini tamamlamýþ olacaktýr.Türkiye'nin bu tecriti, kapsamlý bir gerilla savaþýyla birleþtirildiði zaman, Erdoðan'ýn sýkýþmadan kaynaklý hata katsayýsýný yükseltecek ve daha riskli politikalara yönelerek, kendi saflarýndaki bölünmeleri tetikleyecektir. Zaten AKP'nin düþüþü Türk iç politikasýnda genel bir kargaþanýn ortaya çýkmasý demektir ve bu kargaþa içerisine HDP'nin tekrar sokularak açýlan politik gediðin daha da büyütülmesi olanaklýdýr.Ýþte AKP yýkýldýktan sonra ortaya çýkacak bu kargaþa ortamýnda, HDP Türk iç politikasýný kilitleyerek, PKK'nin  Ýran'a kapsamlý saldýrýsý için gerekli stratejik zaman dilimini gerçekleþtirebilir.


Erdoðan ve AKP ile kapsamlý savaþ zorunludur ve bunun nedeni PKK deðil, AKP ve Türk iç politikasýnda yaþanan tarihsel kýrýlma, ki ayný zamanda emperyalist sistemde bir kýrýlmadýr.Çünkü yeni bir bölgesel emperyalist odaðýn oluþumuna neden olmuþtur.Türk iç politikasýndaki bu kýrýlma, yeni bir faþist rejimin inþasýný zorunlu kýlmaktadýr ve Erdoðan bu yeni faþist rejimi ise PKK ile savaþ aracýlýðýyla oturtmak istemektedir.PKK ile savaþýn dýþýnda bu yeni rejimi oturtmasý mümkün deðildir.


Ýki seçim arasý (7 Haziran-1 Kasým) dönemin de çok iyi gösterdiði gibi, PKK ile savaþ, içerideki muhalefeti bölmek ve bastýrmak için ideal bir yöntemdir ve yeni rejimin oturtulmasýnda da ayný yöntemin izleneceðinden kuþku yoktur. Erdoðan PKK ile savaþýn, muhalefetin bölünmesini ve zayýf düþürülmesini saðladýðýný çok iyi görmüþtür. Böylece Mustafa Kemal'in 1924-1925'te yaptýðýný yani Kürt Ýsyaný'nýn ezimini , iç muhalefetin ezimi ile birleþtirme politikasýný Erdoðan günümüzde uygulamaya çalýþmaktadýr/ çalýþacaktýr. Bu politika çerçevesinde PKK'yi Kuzey Kürdistan'da silmek isteyecektir.AKP'nin PKK'ye dayatacaðý bu savaþý PKK yok sayabilir mi? AKP savaþý PKK'nin kucaðýna býrakmaktadýr ve PKK'nin bu savaþa Hayýr diyecek  durumu yoktur. AKP'nin dayatmýþ olduðu topyekün savaþa PKK'nin "yarým-savaþ" ile karþýlýk verme lüksü yoktur. Erdoðan için PKK ile savaþ, aslýnda dolaylý olarak yeni rejimin inþasýnda içeride muhalefetle savaþtýr.


Madem bu savaþ kaçýnýlmazdýr,PKK'nin bölgesel ölçekte bu savaþa iyi hazýrlanmasýndan baþka bir yol yoktur,ki stratejik önceliðin deðiþtirilmesi bu hazýrlýðýn en önemli ayaðýný oluþturmaktadýr.


PKK'nin savaþý, AKP'nin iktidardan düþürülmesini ve yýkýmýný hedeflemek zorundadýr ve de iç ve dýþ politikadaki bütün taktikler de bu hedefi gerçekleþtirmeye dönük olmalýdýr. PKK kapsamlý gerilla savaþýný doðru bir politik söylemle birleþtirmesini bilmek zorundadýr.Örneðin kapsamlý gerilla savaþýnýn, Demokratik Özerklik sloganýyla birlikte ele alýnmasý büyük bir hata olur.Bunun nedeni Demokratik Özerkliðin yanlýþ olmasý deðildir ama AKP'yi yýkmak için gerekli olan "siyasi bütünlüðün" oluþmasýný  ve AKP'nin iç politikada tecritini engelleyeceði içindir.


Az yukarýda AKP'nin PKK ile savaþý , iç muhalefet ile  dolaylý savaþa çevirdiðini belirttik.Bunun anlamý  PKK'nin , AKP ile iç muhalefet (ki bu muhalefetin odaðýnda CHP ve Kemalistler vardýr) arasýndaki çeliþkiden mutlak suretle yararlanmak zorunda olduðudur. Bundan dolayý genel taktiði bu ihtiyacýn karþýlanmasýna da dönük olmalýdýr.Bu noktada Demokratik Özerklik bu ihtiyacý karþýlamak þöyle dursun, AKP'nin tecritini zorlaþtýran bir yapýya sahiptir.


Bir devrimci hareketin gücü, onun programýnda deðil, taktik üstünlüðünde yatmaktadýr.Burjuvazinin kendi aralarýndaki çeliþkilerinin keskinleþtirilmesi, devrimci hareketin programýndan daha önemlidir. Baþkan bunun çok güzel bir örneðini ,  Stratejik Denge politikasýyla ortaya koydu. Denge politikasý tamamen burjuvazinin hem küresel hem bölgesel hem de Kürdistan'da kendi içerisinde dilim dilim bölünmesine dayanýr.Onun için Türk iç politikasýnýn da uygun taktikler ile bölünmesi zorunludur, ki politik esneklik bunun en önemli koþuludur.


Bu perspektif ile AKP'nin yýkýlýþýna yaklaþtýðýmýz zaman, en doðru taktiðin, kapsamlý gerilla savaþý ile AB'ye üyelik perspektifine baðlanan Demokratik Cumhuriyet taktiðinin birliði olduðu görülmektedir,ki bu zaten yeni strateji kurulduðu zaman Baþkan'ýn ilk ortaya koyduðu stratejik perspektiftir.Baþkan'ýn 2000'li yýllarýn baþlarýnda 1999 yýlýndaki savunmasý baðlamýnda geliþtirmiþ olduðu Demokratik Cumhuriyet taktiði bugün de geçerlidir.


Demokratik Cumhuriyet programýnýn AB'ye üyelik perspektifiyle ele alýnmasý, iç muhalefetin ezici çoðunluðunu,AKP'nin politik etki çemberi içerisinden çýkaracaktýr. PKK/HDP bloku, CHP'nin tabanýný Özgür Yaþam ve Demokratik Özerklik söylemi ile etkileyemez ve kendi seçmen tabaný haline getiremez.Çünkü bu taban CHP'nin ulusalcý dünya görüþünün etkisi altýndadýr ve bu ulusalcýlýk eðilimi, muhafazakar ve milliyetçi kesimlerden gelen sürekli bölünme korkusu tarafýndan diri tutulmaktadýr.Bundan dolayý CHP'nin tabaný, HDP ve PKK'ye karþý oldukça mesafeli ve gergindir.Bunun nedeni HDP ve PKK'ye güvenmemeleridir.Bu güven sorunu çözülemeyene kadar,HDP'nin CHP'nin tabanýný etkilemesi mümkün deðildir.Bundan dolayý Demokratik Özerklik söyleminin ön plana çýkarýlmasý hatadýr.


PKK ve HDP'nin CHP'yi çözmesi için çok daha karmaþýk bir siyasi plana ihtiyaç vardýr. Tek CHP tabanýna deðil ama toplumun bir çok deðiþik kesimine güven vermenin ve bu temelde baþta AKP olmak üzere,MHP ve CHP'nin politik dengesini bozabilmenin tek yolu, Demokratik Cumhuriyet ve "AB'ye üyelik" politikasýna kapsamlý el atmaktan geçmektedir.HDP ancak Demokratik Cumhuriyet ve AB'ye üyelik politikasý üzerinden CHP tabanýna ve diðer bir çok toplumsal kesime ulaþabilir ve iç politikada bir çok partinin dengesini bozabilir.Demokratik Cumhuriyet ve AB'ye üyelik politikasý, iç politikada bir çok kesim ile "dolaylý iletiþim" aracý olarak iþlev görecektir.Demokratik Özerklik iþin sonunda güç dengesinin HDP/KCK lehine sonuçlanmasý sonucunda ortaya çýkacak olan doðal bir sonuç olacaktýr.Ama iþin baþýnda onun ileri sürülmesi büyük bir hatadýr.


Ayný þekilde kapsamlý gerilla savaþýný da KCK,Türkiye'yi Demokratik Özerkliðe götüren bir politikanýn aracýsý olarak deðil, Türkiye'yi Demokratik Cumhuriyet'e ve "AB'ye doðru itme"nin kaldýracý olarak kullandýðýný propaganda etmelidir.Halkýn AKP'nin faþizminden kurtulmak için umut aradýðý bir dönemde, "halkýn daha siyasi bilinç olarak"  Demokratik Özerkliðe hazýr olmadýðý bir durumda ona zorla bu yolu dayatmak, sadece "Kendin Piþir Kendi Ye" olmaktadýr. Demokratik Özerklik politikasý , Demokratik Cumhuriyet ve "AB'ye üyelik" politikasýnýn altýna kolayca yerleþtirilebilir ve güç dengesi devrimci-demokratik hareket lehine döndüðü zaman kendiliðinden ortaya çýkacaktýr.


Kapsamlý gerilla savaþýnýn Demokratik Özerklik taktiðiyle birleþtirilmesi, PKK'den ziyade AKP'nin iþine yarar.Çünkü AKP Demokratik Özerkliði, bölünmenin baþlangýcý olarak lanse ederek,þoven milliyetçiliði kamçýlamakta ve bu þoven dalga CHP içerisindeki ulusalcý milliyetçiler aracýlýðýyla geniþ bir milliyetçi cephenin oluþmasýna ve HDP ile PKK'nin büyük halk yýðýnlarýndan tecrit olmasýna neden olmaktadýr. Demokratik Özerklik, iþin sonunda kendiliðinden de facto çýkacak bir durumdur. Kapsamlý gerilla savaþýyla Demokratik Cumhuriyet taktiði doðru birleþtirildiði zaman,AKP'nin yýkýmý süresince PKK Kuzey Kürdistan'da zaten iktidarlaþacak kadar büyük bir güce ulaþacaktýr.Bu güç zaten kendiliðinden Demokratik Özerkliði ortaya çýkaracaktýr.Bu fiili durum Demokratik Cumhuriyet'in bütün Türkiye'ye yayýlmasý için geçici bir güç dengesi ve atlama tahtasý olacaktýr.Hatta bu durumu,Türkiye üzerinden  Avrupa'nýn içlerine kadar yayýlacak yeni bir politik dalga þeklinde düþünmek bile mümkündür.


Bu taktik, içeride burjuvazinin kendi arasýndaki çeliþkileri daha da keskinleþtirmenin dýþýnda, Batý Emperyalistlerini PKK karþýsýnda hareketsiz tutmayý da saðlayacaktýr.


Erdoðan'ýn yeni bir faþist rejim ve Baþkanlýk biçiminde Tek Adam Diktatörlüðü temelinde PKK ile savaþý baþlatmasý, Batý'nýn gözünde PKK'nin buna karþý koyma meþruiyetinin olduðu anlayýþýna da neden olmuþtur.Burada Batý, PKK'nin AKP'ye karþý koyuþunun niteliðini öðrenmek istemektedir.Batý PKK'nin AKP'ye karþý koyuþunun, PKK'nin Batý'dan ayrý bir stratejisinin ürünü mü yoksa onun stratejisini destekleyen yani Türkiye'nin AB'ye doðru yaklaþýmýný kolaylaþtýran bir politikanýn ürünü mü olduðunu anlamaya çalýþacaktýr. PKK'nin Demokratik Özerklik söylemi, PKK'nin Batý'dan ayrý bir stratejisinin olduðu izlenimine yolaçacak ama Demokratik Cumhuriyet ve AB'ye üyelik perspektifi, Batý ile birlikte hareket edildiði ve AKP'nin yýkýlmasýndan sonra PKK'nin hýzla Ýran'a yöneleceði beklentisine yolaçacaktýr ve Batý'nýn bu  beklentisinin yönetilmesi PKK açýsýndan zorunludur. Bundan dolayý böyle bir politikada Demokratik Cumhuriyet taktiði daha doðru bir politika gibi görünmektedir.


Sonuç olarak , PKK'nin stratejik önceliðinin yanlýþ belirlenmesi, hareketin parçalarýnýn uyumlu ve güçlü bir þekilde birbirlerine baðlanmasýný da olumsuz etkilemiþtir. PKK belirlemiþ olduðu Ýran stratejik önceliðine uygun bir þekilde, güçlerini bir tek noktada güçlü bir þekilde toplayamamaktadýr.Bu durum dahi baþlý baþýna stratejik önceliðin sorunlu olduðunun bir göstergesidir.Yanlýþ stratejik öncelik, güçlerin yanlýþ yerde toplanmasýna neden olduðu için, asýl tehdit yönünden (yani Kuzey) gelen darbe karþýsýnda Parti savunmasýz durumda kalmýþ ve iþin kötü tarafý, PKK'nin askeri güçlerinin önemli bir kýsmý stratejinin prensiplerine aykýrý bir þekilde atýl kalarak, kullanýlmaz halde kalmýþtýr. Erdoðan'ýn Kuzey Kürdistan ve Türkiye'deki asýl gücünün kaynaðýný da bu durum oluþturmaktadýr.


PKK'nin stratejik önceliðini deðiþtirmeden ve gerekli güç kaydýrýmý yapmadan Erdoðan ve AKP karþýsýnda ortaya koyacaðý taktiklerin hiçbir baþarý þansý olmayacaktýr. Çünkü gerçek þudur ki, PKK'nin asýl güçlerinin yapacaðý iþi Türkiye ve Kürdistan'da yapacak baþka bir güç yoktur ve olmayan güçleri aramak ya da bazý güçleri abartýlý deðerlendirerek onlarda olmayan gücü onlarda görmek, belirli bir noktadan sonra "politik maceracýlýða" neden olabilir.


Yukarýda kýsaca ortaya koyduðumuz analizlerin ve eleþtirilerin ne kadar doðru olduðunu hiç kuþkusuz zaman gösterecektir.Umarýz bu analizlerimiz ve eleþtirilerimiz yanlýþ çýkar ve bizler bu noktada yanýlmýþ oluruz.Çünkü aksi taktirde PKK'yi bekleyen stratejik darbeyi kimse durduramaz ve bu darbenin 1999 Komplosu'ndan da büyük olacaðý tartýþma götürmezdir. Eðer olaylar bu doðrultuda geliþirse, bu PKK Önderliði'nin "günahlarý"nýn bir tür cezasý olacaktýr!


|
_ _