[ Kurdî   English   Francais                                 PROLETER DEVRÝMCÝLER KOORDÝNASYONU (PDK)  13-04-2026 ]
{ komunistdunya.org }
   Açýlýþ_sayfanýz_yapýn  Sýk_Kýllanýlanlara_Ekle

 Site Menü
   Ana Sayfa
   Devrimci Bülten
   Yazýlar / Broþürler
   Açýklamalar
   Komünist Hareketten
   Ýlerici / Devrimci       Basýndan
   Kitap - Broþür PDF
   Sanat
   Görüþler

 Arþiv - Ara
   Arþiv
   Sitede Ara

 Ýletiþim
   Baðlantýlar
   Önerileriniz

_ _
{ }


_ _
{ Son Yazýlar }
Devrimci ve Demokrat...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Say...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
EMPERYALÝZM VE TÜRKÝ...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
_ _
{  Devrimci Bülten Sayý 67 (4) }
| Devrimci Bülten

ERDOÐAN'IN "15 TEMMUZ DARBESÝ"  VE  PSÝKOLOJÝK SAVAÞ (II)

K.Erdem 



Bu noktaya biraz daha yakýndan bakalým.

 

Kitlelerin inanç yapýlarýnýn önce sorunlu hale gelmesini ve daha sonra da az çok daðýlmasýný saðlamak öyle sanýldýðý kadar kolay bir iþ deðildir.Zaten bu durumun ne kadar zor olduðunu belirtmek için Albert Einstein, "Ýnsanlarýn önyargýlarýný parçalamak atomu parçalamaktan daha zordur." ifadesini kullanmýþtýr.

 

Bireylerin gerek günlük yaþamlarýnda gerekse de toplumsal yaþamlarýnda neredeyse kalýplaþmýþ diyebileceðimiz bazý tutumlarý vardýr:Bir kiþinin eþine karþý,çocuklarýna karþý, arkadaþlarýna karþý,komþularýna karþý,politikaya karþý, doðaya ve hayvanlara karþý tutumu vs. en genel ifade ile tutum, insanýn doða karþýsýndaki bilinç durumudur.Emek insanýn doða ile mücadelesi olduðuna göre,insanýn genel tutumunu oluþturan davranýþlarýnýn, onun doða karþýsýndaki genel bilincini yansýtmasý zorunludur.

 

Ýnsanlar bilinç durumlarýna göre davranýþlar sergilerler ve tutumlarý bilinç ve davranýþlarýnýn bütünü olarak ortaya çýkar.Bu noktada tutumu, bilinçten davranýþa kadar uzanan ve içiçe geçmiþ bir çok sürecin ya da aþamanýn bir toplamý olarak incelediðimiz zaman, tutum deðiþiminin nelere baðlý olduðunu da anlamýþ oluruz.

 

"...tutumun oluþmasýnda davranýþsal,duygusal ve zihinsel öðelerin birbirleriyle tutarlý bir iliþki içinde olmalarý gerekir." (Prof.Metin Ýnceoðlu,a.g.e.s.10)

 

Zihinsel öðe yani bilinç, tutumun duygusal ve davranýþsal boyutunu belirler ve bu sonuncular nihai temelde bilincin durumuna baðlýdýrlar.Her duygusal ve davranýþsal boyutun, bilincin belirli bir düzeyine tekabül ettiðini ve bilincin tutumun nedenini,davranýþsal ve duygusal boyutun da onun sonucunu oluþturduðunu ileri sürebiliriz. Bilinç davranýþa yön vermeden önce kendi içerisinde bir çok aþamadan geçer.

 

Bir insanýn davranýþýna yön veren iradedir.Ama bu iradenin ortaya çýkabilmesi için karar alma sürecinin gerçekleþmesi gerekmektedir.Karar alma ise düþünme sonucunda ve de özellikle bu düþüncenin akýlsal boyutunda gerçekleþen hesap ve çýkarsamalar sonucunda gerçekleþir.Ama karar almaya götüren düþünme süreci,bilgilenme süreciyle baðlantýlý olduðu için,dýþ dünyanýn etkilerine açýk haldedir.

 

Bir kiþi düþünme sürecinde yeni boyutlarý,sürekli olarak dýþ dünyadan aldýðý bilgiler sayesinde elde eder.Düþünme süreci ile bilgilenme süreci içiçe geçen bir yapýya sahiptir.Kiþi toplumsal sorunlarla iliþkili olan bilgiyi iki þekilde eder. Bunlardan ilki kiþinin baþka bireylerle yüzyüze olan iliþkilerinde elde edilen bilgidir.Buna organik iliþkiden kaynaklanan bilgi de diyebiliriz.Diðeri ise kitle iletiþim araçlarýndan elde edilen bilgidir.Kiþinin bilgilenme sürecinde, birincisi sýnýrlý bir yapýya sahipken, ikincisi daha aðýrlýklý ve ezici bir yere sahiptir. Kiþi dýþ dünyadan sürekli olarak elde ettiði bilgileri düþünme sürecine dahil ederek, karar alma sürecinde kullanýr.

 

Bir kiþinin bilincinin aðýrlýk merkezini onun özbilinci ve bu özbilincinin aðýrlýk merkezini de onun düþüncesinin akýlsal yapýsý oluþturur.Bu akýlsal yapý insan yaþamýnýn genel bilgisinin soyutlanmýþ hali olan yargý ve tasýmlardan (çýkarsamalar) oluþur.Bir çok yargý ve tasým kendi içerisinde karmaþýk bir bütünlük oluþturarak fikirler dünyasýný ya da akýlýn ideolojik yapýsýný oluþtururlar.Ýþte kiþi dýþ dünyadan gelen bilgileri,kendi ideolojik yapýsýnýn yargý ve tasýmlarýyla  iliþkilendirerek bir düþünsel çýkarsama yaparak bir karar aþamasýna ulaþýr.Yargýlar,tasýmlar ve fikirler, kiþinin ideolojik yapýsýnýn sütunlarý gibidirler ve bu unsurlarýn kiþinin bilincinde zayýflamalarý ya da yokolmalarý durumunda ideolojik çözülmeleri ve çöküþleri kaçýnýlmazdýr. Ýþte önce AKP-Cemaat Ýttifaký sonra da tek baþýna AKP'nin Kemalist generalleri kullanarak tezgahladýðý 15 Temmuz Komplosu, psikolojik savaþ aracýlýðýyla, ortalama bir kiþinin ideolojik yapýsýný oluþturan yargý ve tasýmlarýnýn yýkýmýný ya da zayýflatýlmasýný hedef almýþtýr.

 

Komplodaki olaylar ve bu olaylarýn kullanýmlarý öyle oluþturulmaktadýr ki, kiþinin inanç temellerini oluþturan yargýlar zayýflasýn ve kiþinin toplumsal yön duygusunu kaybetmesine yolaçsýn.Komplolarýn neden olmuþ olduðu olaylarýn, kiþinin önceki yargýlarýný zayýflatmasý ve  onun karar alma sürecinde bir gerilime yolaçmasý kaçýnýlmazdýr.Yargýlarýn zayýflamasýyla karar almada zorluk , birbirine baðlý olup,genelde bu durumu "kararsýzlýk" sözcüðü ile açýklarýz.Bu kiþisel bir kaos anýdýr ve kiþinin bu kaos anýnda çýkmasý için güçlü somut bilgi ve kanýtlara ihtiyacý vardýr.Ya kendisine yeni bir yargý oluþturacak ya da eski yargýya geri dönecek ama her halukarda bunun için güçlü bilgilere ve kanýtlara ve de bu temelde yeni olgulara ihtiyacý vardýr.

 

Kiþinin yeni bir yargýya varabilmesi için inanmasý gerekmektedir,ki bu inanma için kiþinin yeni olgulara ihtiyacý vardýr.Bu olgular yeni bir yargý yaratýmý için kiþinin ihtiyaç duyduðu bilgileri içermelidir.Ergenekon ve 15 Temmuz Komplosu'nda her bir olay,ortalama bir insanýn toplumsal yargýlarýný etkilemeye dönüktür.Böylece komplolar aracýlýðýyla dýþ dünyada yaratýlan olaylar ve bu temelde yeni olgular ayný zamanda kiþinin yargý ve tasým  süreçlerinin de tekrar kalýba dökülmesi sürecidir.  Komplodaki olaylar, ortalama bir insanýn AKP'nin düþmanlarý hakkýndaki az çok olumlu ya da tarafsýz olan yargýlarýný, tamamen olumsuza çevirecek  bir yapýya sahiptir.

 

Komplolar bir yandan düþman unsurlarýnýn zinde güçlerinin bastýrýlmasý anlamýna gelirken, öte yandan da kitlelerin yönlendirmelerini içeren "toplumsal bilgiler"dir.Bu noktada toplumsal bilginin "üretimi" ile "daðýtýmý" arasýnda bir iþbölümünden sözedebiliriz.Kitlelerin belirli bir politik hedef temelinde yönlendirilmesi, iþte toplumsal bilginin bu üretimi ile daðýtýmý arasýndaki iliþkilerin bir bütün olarak örgütlenlenmesini gerekli kýlmaktadýr.

 

Psikolojik savaþta, toplumsal bilginin üretimi ile daðýtýmý kopmazcasýna birbirine baðlýdýr ve bunlardan birisinin olmamasý, muharebenin baþarý þansýný zayýflatacaðý gibi bunu imkansýz hale de getirebilir.Ne kadar etkili olursa olsunlar, daðýtým araçlarýnýn yani kitle iletiþim araçlarýnýn kendileri bilgi üretmezler.Bu araçlarýn  içeriðini oluþturan bilgiler, onlarýn dýþýnda üretilen bilgilerdir.Bu bilgiler onlarýn dýþýnda üretilmeden, bu bilgilerin daðýtým sýrasýnda yaratýlmalarý mümkün deðildir.Bu noktada kitlelerin yönlendirilmelerinde büyük bir yere sahip olan daðýtým araçlarý, bu fonksiyonu yerine getirebilmeleri için iþleyecekleri bilgilerin hammaddesine yani bu bilginin üretilmelerine baðýmlýdýrlar.Bu da kendiliðinden komplodaki iþbölümünü açýklar.

 

Kitlelerin bilincindeki yerleþik yargýlarý sarsýp zayýflatmak ve yeni yargýlarýn oluþumunu gerçekleþtirebilmek için,belirli mesajlarla yüklü bilgilerin kitlelere gönderilmeleri gerekmektedir.Bu bilgiler ve onlarýn içerisine saklanan mesajlar , yeni olgular aracýlýðý ile yaratýlmadan kiþi ikna olmayacaktýr.Kiþinin ikna olabilmesi için bu somut olgular (ki komplo ile oluþturulmaktadýr) zorunludur. Komplolar ile yaratýlan bu olgular temelinde ortaya çýkan bilgiler ve bunun içerisine gizlenen mesajlar,kiþilerin düþünce süreçlerine dahil olarak onlarýn bilinçlerindeki yerleþik yargýlar üzerinde müthiþ bir aðýrlýk oluþtururlar ve özellikle bu aðýrlýða karþý bilinç direnci zayýf olan kitlelerin yerleþik yargýlarýnýn deðiþimine neden olurlar.Bu yargýlar deðiþtikçe,kiþinin kararlarý da deðiþikliðe uðrayacaktýr.Çünkü karar, kiþinin yargýlar ve tasýmlar üzerinden elde ettiði bilinç durumu olduðu için,bu kararýn biçimi yargýlar ve tasýmlardan  oluþan bilinç dünyasýna baðlýdýr.Ýþte komplolar ile deðiþtirilen yargýlar ve tasýmlar kararlarýn deðiþimine de temel oluþtururlar.

 

"...ikna edici iletiþim konusunu bilimsel olarak inceleyecek olursak beþ ayrý baðýmsýz deðiþkenin etken olduðunu görürüz.Bunlar: kaynak, mesaj, iletiþim aracý,alýcý ve amaçlanan iletiþim etkisidir.

a-Ýletiþim kaynaðý: Ýletiþimde kaynak bilgiyi verendir.(...)

b-Mesaj,bilginin içeriði,bir baþka deyiþle ürünün kendisidir.Bir yere iletilmek istenen bilgi ve fikir mesajý oluþturur.(...)

c-Ýletiþim aracý ya da kanalý,mesajýn gönderilmesinde ya da iletilmesinde kullanýlan araç ve kanaldýr.Bunlar radyo,televizyon,gazete,sinema vs.(...)

d-Alýcý mesajý okuyan,dinleyen ya da izleyen kiþi,grup,topluluk ya da kütledir.(...)

e-Hedefin kendisine gönderilen mesaj ya da enformasyona iliþkin olarak ortaya koyduðu tepki ise iletiþim literatüründe "geri besleme" (feedback) olarak adlandýrýlýr.

(Prof.Metin Ýnceoðlu,a.g.e.s.177-178)

 

Toplumsal daðýtým sürecine giren bilgi,bu daðýtýmdan girdiði gibi çýkmaz. Yani toplumsal  daðýtým sürecinde bilgi, belirli bir baþkalaþýma uðrar ve daðýtýmý bu baþkalaþmýþ biçim içerisinde terkeder.Bu baþkalaþým sýrasýnda bilgi ya yeni bilgilerle desteklenir ya da görüntü,resim ve ses gibi unsurlarla desteklenerek ya da bunlarýn hepsi ayný anda yapýlarak istenilen etkiyi yapmasý için belirli bir biçime sokulur.

 

Bilgi ve onun içerisine yerleþtirilen mesaj,toplumsal daðýtým sürecini terkederken, etkili olabilmesi için belirli bir þiddete de sahip olmalýdýr.Bu þiddet ise toplumsal daðýtým sürecindeki araçlarýn yoðunluðu ile belirlenir.Ayný bilgi ve mesajýn ayný anda ezici bir daðýtým aracý tarafýndan verilmesi ile þiddetli bir etki düzeyi elde edilir.Mesajýn þiddetli ve etki düzeyinin yüksek olabilmesi yani kapsayýcýlýðýnýn ve ikna gücünün toplumsal ölçekte olabilmesi için kitle iletiþim araçlarýnýn büyük oranda ayný zihniyeti temsil eden bir grubun elinde toplanmasý zorunludur.Aksi taktirde bilgi ve mesaj istenilen kitleye etkili bir þekilde iletilmeyecektir.Bu durum Ergenekon komplosunun baþlangýcýnda AKP-Cemaat Ýttifaký'nýn , niçin belirli bir strateji ve plan dahilinde medyanýn ele geçirilmesine yöneldiðini açýklamaktadýr.Yine 15 Temmuz Komplosu'nda da, muhalif televizyonlar sözde darbeciler tarafýndan kesildiði için (ki bu tamamen komplocular tarafýndan bilinçli yapýlmýþ bir kesimdi ) , bütün halk bir kaç kanala yönlendirilmiþ ve bu kanallarý elinde bulunduran komplocularýn da halký yönlendirmesi kolay olmuþtur.Çünkü bilgi tekeli, verilmek istenen mesajýn þiddetini yükseltmiþ ve bu komplocular tarafýndan bilerek oluþturulmuþ bir durumdur.


Ergenekon Komplosu'nda imal edilen olaylarýn inandýrýcý olabilmesi için nasýl Taraf Gazetesi gibi bir gazete liberaller aracýlýðýyla oluþturulmuþ ise ayný þekilde 15 Temmuz gecesi de Doðan Medya'ya baðlý olan CNN Türk "imal edilen darbe"nin gerçekçi görünmesi için kullanýlmýþtýr.


Komplodaki olaylarýn sonucunda ortaya çýkan bilgilerin,istenilen biçime sokulabilmesi ve þiddetli bir þekilde kitlelerin bilincine gönderilerek, onlarýn yerleþik yargýlarý üzerinde baský oluþturabilmesi için, medya üzerinde tekelleþme zorunludur. Bu tekelleþme bir yandan kuvvetler ayrýlýðýnýn tamamen ortadan kaldýrýlmasýyla,öte yandan da bu durumun sonucu olan ve adýna "havuz sistemi" denilen ekonomik örgütlenme ile elde edilmeye çalýþýlmýþtýr.Bu durum dahi örgütlenen sistemin tepeden týrnaða faþist bir karaktere sahip olduðunu ortaya koymaktadýr.

 

Yukarýda aktarýlan pasajdaki kalýba uygun olarak,komplo ile oluþturulan bilgilerin kitlelere aktarýlmasýna daha yakýndan bakalým.Bu noktada bir örnek Ergenekon Komplosu'nda, bir örnek de 15 Temmuz Komplosu'nda verilecektir ve bir çok olay da ayný mantýða indirgenerek incelenebilir.


 Ergenekon Komplosu: 


a-Ýletiþim kaynaðý: Komplodaki olaylarla ilgili bilgiler medyaya,savcý iddianameleri, polis fezlekeleri ya da siyasetçilerin verdiði bilgilerden oluþur. Komploda medyanýn bilgi kaynaðý genellikle bu üç kanaldan oluþmaktadýr.Bu üç kaynak zaten hem komplonun planlayýcýlarý hem de uygulayýcýlarý olduklarý için, kaynaktan elde edilen bilgi baþtan itibaren sorunlu ve yanlýþ bir bilgidir. Örneðin "X isimli þahýsýn evinde þu kadar patlamamýþ bomba ele geçirildi." bilgisi medyaya polis fezlekesi aracýlýðýyla verilmiþ olsun. Bu bombalarýn X isimli þahýsýn evinden çýkmýþ olmasý, o bombalarýn onun olduðu anlamýna gelmemektedir.Bu bombalarýn onun bilgisi dýþýnda bazý kimseler tarafýndan yerleþtirilebileceði yani bir komplo olma ihtimali de sözkonusudur.

 

b-Mesaj: Komplocularýn medyaya verdiði bilgiler,medyada belirli bir mesajýn taþýyýcýsý haline getirilirler.Eðer X isimli þahýs bir muvazzaf ya da emekli asker ise hemen Ordu ile baðý aracýlýðýyla,bombalarýn arkasýnda "derin devlet" olduðu mesajý oluþturulur.Bu mesaj Ordu'nun ve "derin devlet"in geçmiþte yapmýþ olduðu olaylarla da desteklenilir.

 

c-Ýletiþim aracý: Oluþturulan bu mesaj bazý görüntü ve resimlerle de desteklenerek,insanlarýn bilinçlerinde mesajýn güçlü bir þekilde oluþmasý saðlanýr.Bu noktada görüntüler sesten daha etkili olduðu için,mesaja uygun görüntüler oluþturulur.Eðer X isimli þahýsýn bazý þüpheli görülen isimlerle görüntüsü,fotoðrafý ya da geçmiþte bazý aþýrý görüþlerinden kaynaklanan söz ve davranýþlarý varsa, onu artýk kimse kurtaramaz.

 

d-Alýcý: Alýcýlar geniþ seçmen ve halk kitleleridir.Ortalama bir bilince sahip olan bu kitleler,bilgilerin doðruluðuna hakim olamadýklarý için,kendilerine gönderilen bu mesajlarýn etkilerine açýktýrlar.Kendilerine gönderilen mesajlar kendi yargýlarýný hedef aldýklarý için belirli bir düþünme ve sorgulama sürecine sürüklenirler. Evinde bombalar bulunan X isimli Ordu mensubu þahýstan  dolayý ve  medyanýn bu olayý baþka görsel ve tarihsel bilgilerle iliþkilendirmesi sonrasýnda, bir kýsým kitlede Ordu'nun sürekli darbeci olduðu anlayýþý oluþmaya baþlar. Bulunan bombalardan Ordu'nun sürekli darbeci olduðu algýsýnýn yaratýldýðý aþamaya kadar bir çok bilginin eklendiði ve ham bilginin baþkalaþýma uðradýðý ve de bunun bilginin daðýtým sürecinde bu hale geldiði düþünüldüðünde, alýcý kitlenin bilgi daðýtým araçlarý tarafýndan nasýl belirli bir bilinç bozulmasýna uðratýlabildiði sonucu çýkmaktadýr.

 

e-Geri Besleme (Feedback): Bu psikolojik operasyonun ne kadar baþarýlý olup olmadýðý seçimlerde ve halkýn anlýk tepkilerinde (yürüyüþ,protesto, direniþ hareketlerine katýlma vs.)  belli olur.Kitleler verdikleri oylarla ya da anlýk tepkilerle kendilerine iletilen mesajlara karþý  olumlu ya da olumsuz bir tepki de vermiþ olurlar.X isimli Ordu mensubu þahýsýn evinde bulunan bombalardan sonra,Ordu'nun sürekli darbeci olduðu algýsýnýn oluþturulmasýndan sonra,bir kýsým seçmen kitlesi,Ordu ile ideolojik ve politik yakýnlýk içerisinde olan partilerden uzaklaþmaya baþlar ve seçimlerde onlarýn karþýsýndaki partilere oy vererek yeni bir tutum alýr.

 

Burada ilginç olan durum, ne X isimli þahýs ne de Ordu, iþin içerisinde olmadýðý halde  tam tersi bir sonuç nasýl ortaya çýkmaktadýr?


15 Temmuz Komplosu: 


a-Ýletiþim kaynaðý: 15 Temmuz Komplosu'nda bütün olaylarla ilgili açýklamalar ve bilgiler hep ayný merkezden yani Hükümet ve Cumhurbaþkaný tarafýndan verilmiþtir.Kimsenin bu kaynaktan verilen bilgileri sorgulama imkaný ve gücü yoktur.Ýletiþim kaynaðý, bizzat komplodaki olaylarý gizli güçleriyle  hazýrlayan kesimler tarafýndan verilmektedir. Örneðin TBMM'nin bombalanmasý olayý. Meclis'in bombalanmasý olayýný gerçekten kimin organize ettiðini (komplo için Hükümet ve Ordu'nun mu yoksa gerçekten Gülen Cemaati'nin mi?) bilen yoktur. Ama Hükümet bu olayýn Gülenciler tarafýndan yapýldýðýný ileri sürerek, belki de (ki bana göre kesin de!) kendi ürünü olan bu olayý, Gülenciler'in iþi diye dolaþýma sokuyor.


b-Mesaj: Peki bir yandan komplo ile üretilmiþ bir olay ve diðer yandan da Cemaat'e maledilen bu Meclis'in bombalanma olayý ile verilmek istenen mesaj nedir? Gülen Cemaati'nin halkýn iradesini temsil eden Meclis'i bombalayacak kadar halk düþmaný olduklarýný fiili bir olay ile halkýn bilinçlarine kazýmak! Böyle bir hareketin baþarý kazanmasý halinde halkýn baþýna neler geleceði noktasýnda halký paniðe ve dehþete düþürerek, Hükümet'in topluma bütün gerici müdahalelerini kolaylaþtýrmak ve meþru hale getirmek.


c-Ýletiþim aracý: Gerek Meclis'in bombalanmasý gerekse de komplodaki bütün olaylarý kitlelere taþýyan iletiþim araçlar ise görüntülü araçlar yani televizyonlar olmuþtur ve etki düzeyi yüksek olsun diye de bir kaç kanalýn açýk kalýnmasý saðlanmýþtýr.


 d-Alýcý: Komplolar ile yaratýlan bilgi ve mesajlarýn,  kitle iletiþim araçlarýyla etkilemek istediði kesimler ise büyük halk kitleleridir. "Darbe yanýlsamasý" komplocular tarafýndan fiili olaylarýn yaratýmý ile desteklendiði ve bu temelde yükseldiði için, inandýrýcýlýðý ve halkýn çeþitli kesimlerini etkilemede  etkisi yüksek olmaktadýr. "Fiili olaylar" ve bunlarýn görüntülü aktarýmý, kitlelerin bilinçlerindeki yerleþik yargýlarýn bozulmasý ya da sarsýlmasýnda her zaman büyük bir yere sahiptir.Çünkü kitlelerin inanmasýný kolaylaþtýrýr. Meclis'in bombalanmasý gibi bir çok olayýn ayný mantýk ve mesaj ile kitlelere aktarýlmasý, deyim yerindeyse kitlelerin ruhsal yapýlarýnýn belirli bir biçimde "iþgal" edilmesine neden olmuþ  ve onlarýn yönlendirilmesini kolaylaþtýrmýþtýr.


e-Geri Besleme (Feedback): Kitleler bu mesajlara tepkisini aidiyeti olduðu siyasi düþüncelere göre vermiþlerdir.Hükümet yanlýlarý sokaklara çýkarak ve eylem yaparak, muhalif kesimler ise pasifize olarak ve hükümete karþý mücadeleyi belirli bir süre askýya alarak vs.


Ýnsanýn bilgilenme sürecinde ilk elde ettiði bilgiler algý yoluyla elde ettiði bilgilerdir,ki bu bilgiler gerçekliðin kendisini oluþturmaktan uzak olan sýnýrlý bilgilerdir.Bunun nedeni bu bilgilerin duyu organlarýmýzýn sýnýrlý yapýsý üzerine oturmasýdýr.

 

"Dýþ dünyamýzdaki soyut/somut nesnelere iliþkin olarak algýladýðýmýz duyumsal (sensible) bilgi (information) algýlamadýr.

Algýlamayý duyumsal bir bilgilenme olarak tanýmladýðýmýzda, duyma, tatma, görme, koklama, dokunma duyularýndan oluþan beþ duyu organýmýz aracýlýðý ile ve bunlara ek olarak da hissetme duyusu yardýmý ile dýþ dünyadan bilgi edinme sürecinden söz etmiþ oluyoruz." (Prof.Metin Ýnceoðlu,a.g.e.s.68)

 

Kitle iletiþim araçlarýyla bilgilenen bir kiþinin kullandýðý duyu organlarý görme ve iþitmedir.Bu duyu organlarýyla algýladýðý bilgiler onun bilgilenmesinin temelini oluþturur ve kiþi bu algýnýn içeriðindeki bilgileri düþünme sürecine sokarak,kendi yargýlar dünyasýnýn süzgecinden geçirmeye çalýþýr ya da kendi yargýlarýný bu bilgiler aracýlýðý ile baský altýna alýr. O zaman bundan þu sonuç çýkar, algýnýn kontrolü ve yönlendirilmesi,onun içeriðini oluþturan bilginin oluþturulmasý ve örgütlenmesiyle mümkün olmaktadýr.

 

Böylece bir kiþinin algýsý dýþsal müdahaleler ile örgütlenebilir.Ama bu örgütlenme siyasal yapýnýn biçimi ile yakýndan baðlantýlýdýr.Demokratik bir siyasal yapý,kiþinin algý süreçlerinin tam bir kontrol altýna alýnmasýna engel teþkil eder. Ancak AKP'nin  alttan alta kuvvetler ayrýmýný ortadan kaldýrdýðý ve neredeyse hiçbir engelle karþýlaþmadan hareket ettiði faþist bir siyasal sistemde,kitlelerin algý süreçlerinin kontrolü daha fazla mümkündür.

 

Kiþiler algýlar aracýlýðýyla soyut ve somut bilgiler elde ederler.Bu soyut bilgiler içerisinde kendi yargýlarýna karþýtlýk oluþturan yargýlar da vardýr.Ancak kiþi, algý aracýlýðýyla kendisine aktarýlan karþýt yargýlarý kendi yargýlarýyla dengeleyebilir ve bundan dolayý yargýlarýný deðiþtirmez.Bir soyut yargýnýn baþka bir soyut yargý ile deðiþtirilmesi mümkündür ama ezici bir sonuç getirmez.Kiþi kendi yargýsýna soyut bir yargý ile karþý çýkýlmasýna hemen ikna olmaz.Onun ikna edilmesinde bu yeterli deðildir.Ýþte bu noktada Ergenekon ve 15 Temmuz komplolarýnýn önemli bir özelliðini görüyoruz.Komplocular kiþilerin yargýlarý üzerinde bir baský oluþturmak ve bunlarý kiþinin bilinç dünyasýnda geçersiz hale getirmek ve düþünme sürecinde iþlem dýþý býrakmak için, algýnýn içeriðini birbirini destekleyen iki temel bölüme ayýrmýþlardýr:Kendi soyut yargýlarýný komplolar aracýlýðý ile oluþturmuþ olduklarý bazý somut olgularla destekleyerek, kitlelerin  ikna olmalarýný saðlamaya çalýþmýþlardýr.

 

Somut bir örnekle bu noktayý açalým.

 

Kemalist bir dünya görüþünü savunan bir kiþiye karþý þöyle bir yargý ileri sürülsün: "Kemalistler Türkiye'deki azýnlýklara düþmandýrlar." Bu kiþi bunu kabul etmeyecektir ve geçmiþte bir çok sorun olduðunu vs. kabul etse de giderek bunun deðiþmekte olduðunu belirterek, kendince bir çok argüman ileri sürerek bu yargýyý dengeleyecektir.

 

Ama bir Hrant Dink suikasti organize edilerek ayný yargý ileri sürüldüðü zaman iþin rengi hemen deðiþecektir. "Hrant Dink suikasti, Türkiye'de Kemalistler'in azýnlýklara düþman olduklarýnýn bir kanýtýdýr." þeklinde yargý ambalajlandýðý zaman,Kemalist bir kiþinin kendi  yargýlarýyla çeliþkiye düþmesi kaçýnýlmazdýr ve kiþi böyle bir somut olayla desteklenmiþ olan yargýyý kabul etmeye ve ikna olmaya daha yatkýndýr.

 

Komploda iþin püf noktasý,komplo yapýlacak kiþilerin, kitlelerin yerleþik yargýlarý ile karþýtlýk oluþturan yargýlar üreten olaylar (örneðin Meclis'in bombalanmasý gibi)  ile iliþkilenmesini saðlamaktýr ya da bu iliþkilenme algýsýný oluþturmaktýr.Çünkü bu onlarýn hem suçlanmasýnýn ve cezalarla bastýrýlmasýnýn hem de kitlelerin yönlendirilmesinin temelidir.Bu iliþkilenme durumunun oluþturulmasý da komplocularýn dolaylý kuvvetlerinin iki bölüme ayrýlmasýný zorunlu kýlmýþtýr: Direk kadrolar ve onlarla iþbirliði içerisinde olan ya da bu temelde yetiþtirilen geniþ bir ajanlar ordusu.Komplo dolaylý güçlerin bu iki kýsýmýnýn iþbirliði ve dolaysýz güçlerin de  bunlarýn faaliyetlerini örterek tamamlayan yapýsýna dayanmaktadýr.

 

AKP-Cemaat Ýttifaký'nýn komplolarýndaki iliþkilendirme algýsýnýn oluþmasýný saðlayan yöntemleri kýsaca þu þekilde özetlemek mümkündür:

1-Komplonun hedefinde bulunan kiþilerin yanýna ajanlar yerleþtirmek ve yerleþtirilen ajanlar aracýlýðýyla hedef kiþilerin bazý þüpheli konuþmalar yapmasýný ya da davranýþlarda bulunmasýný  saðlamak.Kanýt oluþturmasý için bunlarý telefon görüþmeleri,fotoðraf ve kamera kayýtlarý biçimine sokmak.

2-Hedef kiþilerin yanýna yerleþtirilen ajanlardan birisinin somut bir suça karýþmasýný saðlamak.Örneðin bir cinayet iþlemesi ve yalan ifadelerle komplonun hedefinde bulunan kiþileri bu cinayet iþinin içine çekmesi. (Örnek Danýþtay Saldýrýsý)

3-Suça karýþmýþ ajanlarýn,hedef kiþilerin bulunduðu yerelere gönderilmesi ve cep telefonu sinyallerinin kaydedilmesi.Hedef kiþiler ile ajanlarýn cep telefonu sinyallerinin birbirine yakýn yerlerde kaydedilmesi, suça karýþmýþ ajan ile hedef kiþinin beraber "gizli kapaklý iþler" çevirdikleri algýsýna neden olmaktadýr.

4-Ajanlar aracýlýðý ile hedef kiþilere iftira atma ve yalan tanýklýk ederek,belirli bir suçla iliþkilendirme algýsý oluþturma.

5-Komplonun hedefinde yeralan kiþilerin faaliyet yürüttükleri derneklere ajanlar yerleþtirerek,normal dernek toplantýlarýný "gizli örgüt faaliyeti" havasýna sokmak ve ajanlarýn yalan tanýklýðý ile bunu güçlendirmek.

6-Hedef kiþiyi suçlayacak sahte somut kanýtlarý ya önceden yerleþtirmek ya da polis aramasý sýrasýnda gizlice yerleþtirerek oldu-bitti yapmak.

7-Geçmiþte AKP-Cemaat Ýttifaký'nýn iþlediði bazý suçlarý, ajanlarýn yalan tanýklýðý ile komplonun hedefindeki kiþilere yükleyerek,bu suçlarýn faillerinin bunlar olduðu algýsýný oluþturmak.

8-Suça bulaþtýrýlan ajanlar ile hedefteki kiþiler arasýnda iliþki saðlayacak nesneler elde etme: Kartvizit,el yazmasý notlarý vs.

9-Sanýklarýn lehine olacak delilleri toplamama,yok sayma ve bilirkiþi raporlarýný mahkemeden saklama.

10-TÜBÝTAK ve Adli Týp'ta bilirkiþileri ayarlayýp,sahte dokümananlarýn sahteliðini saklamaya yönelik rapor yazýlmasýný saðlama.

11-Devlet imkanlarýný kullanarak sahte evrak düzenleme ya da varolaný sahtecilikle komploda  delil olacak þekile sokma.

12-Gerçek ve suç içermeyen belgeleri,sahte ve suç içeren belgelerle birbirine karýþtýrarak ve birleþtirerek,suç unsuru barýndýrdýðý algýsýný oluþturma.(Örnek Balyoz Davasý)

13-Geçmiþte "Derin Devlet"in kirli ve yasadýþý eylemlerini ve bu noktadaki bazý þüpheli kiþileri,komplodaki eylemlerden birisi ile iliþkilendirerek, komplodaki suç algýsýný güçlendirme.(Örneðin Veli Küçük olayý)

14-Toplumda itibar sarsacak suçlara bulaþma algýsý oluþturma. (Deniz Kuvvetleri Komutanlýðý'ndaki Fuhuþ ve Casusluk olaylarý gibi)

15-Gayri müslimlere ve azýnlýklara  yönelik bazý izleme ve fiþleme faaliyetlerini, bu kesimlerin fiziki tasfiyesine kadar geniþletme algýsý oluþturma.(Hrant Dink suikasti ve Zirve Yayýnevi katliamý'ndaki gibi)

16-Gerçek bir olaydan hareket ederek ve buna dayanarak hayali bir senaryo üretmek ve ajan tanýklar aracýlýðý ile bu senaryoyu güçlendirerek, hedef kiþilerin bu olayla þu ya da bu þekilde iliþkisi olduðu algýsýný oluþturmak.

17-Polis fezlekelerini ve savcý iddianamelerini,sahte evrak ve deliller,ajan tanýklar ve hayali yorumlar ile birleþtirerek,hedef kiþilerin suçla iliþkilendirme algýsýný oluþturmak.

 

15 Temmuz Komplosu'ndaki olaylarla Cemaat'in iliþkilendirilmesi de Ergenekon Komplosu'ndaki iliþkilendirme mantýðýnýn aynýsý olup, yalnýz burada olaylar çok kýsa bir zaman dilimi içerisinde cereyan etmiþtir.


Son dönemlerde medyaya düþen bazý olaylar 15 Temmuz Komplosu'nun nasýl organize edildiðine ve nasýl uzun süre bu komplonun üzerinde devletin çalýþtýðýna ýþýk tutmaktadýr.


Hükümet ve Ordu'nun 15 Temmuz "sahte darbesi"nde ajanlar büyük rol oynamýþlardýr.Bu komplodaki ajanlar iki türlüdür: Cemaat'ten devþirilen ajanlar ve Cemaat'e sokulan ajanlar.Çünkü ajanlar "sahte darbe"nin Cemaat ile iliþkilendirilmesinde önemli bir role sahiptirler ve "darbe"nin inandýrýcýlýðýný kitleler nezdinde arttýrýrlar.Aslýnda konvonsiyonel savaþlarda bu bir "savaþ hilesi"dir. Psikolojik Savaþ'ta da bu bir savaþ hilesi olarak hizmet görmektedir.


Bir somut örnek, 15 Temmuz Komplosu'nun iç yüzünü ortaya sermeye yeter. Örneðin Cemaat'in "Ordu Ýmamý" olarak lanse edilen Adil Öksüz olayý. Bütün göstergeler, Adil Öksüz'ün devlet tarafýndan ajanlaþtýrýldýðý ve onun gibi bir çok üst kadronun ajanlaþtýrýldýðý ve bununla birlikte Cemaat'in içerisine devletin ajanlarýnýn yerleþtirildiði ve de bu devþirilen ajanlar ile "baþarýsýz bir darbe" için devlet tarafýndan düðmeye basýldýðýný göstermektedir.


Adil Öksüz'ü koruyan, bizzat 15 Temmuz Komplosu'nu tezgahlayan AKP-Ordu ittifakýdýr.Bu ittifak devþirilen ajanlar ve kendi ajanlarýyla, bir çok "darbe eylemleri" gerçekleþtirmiþ (Meclis'in bombalanmasý, Özel Kuvvetler'in bombalanmasý, uçaklarýn alçaktan uçurulmasý, televizyonlarýn basýlmasý,çeþitli yerlere askerlerin gönderilerek tutulmasý vs.) ve bu eylemlerin Cemaat ile iliþkilenmesini saðlamaya çalýþmýþlardýr. Bu "darbe eylemleri" de iletiþim araçlarýnýn tam kontrolü sayesinde, halka karþý psikolojik harekata dönüþtürülmüþlerdir.


Komplo ile oluþturulan iliþkilendirme algýsý, bilginin toplumsal daðýtým alanýna yani medya alanýna ulaþtýðý zaman,burada kitleleri yönlendirmek için psikolojik operasyonun unsurlarýna dönüþür.Bu noktada kitlelerin bazý fikirlere doðru yönlendirilmeleri için de bazý teknikler kullanýlýr.

 

AKP-Cemaat Ýttifaký'nýn Ergenekon Komplosu'ndaki yönlendirme tekniklerini de kýsaca þu þekilde ifade etmek mümkündür:

1-Yürütme'nin baþý aracýlýðýyla yönlendirme.Bizzat Recep Tayip Erdoðan ve AKP'nin üst düzey kadrolarý ve yine Gülen Cemaati'nin üst düzey kadrolarý Ergenekon Komplosu'nda direk taraf olarak yönlendirme yapmýþlardýr.

2-Komplocular ittifak yaptýklarý bir kýsým liberal aydýnlar (Oral Çalýþlar,Hasan Cemal, Cengiz Çandar,Ahmet Altan vs. gibi) aracýlýðýyla yönlendirme algýsý oluþturmaya çalýþmýþlardýr.

3-Medyadaki "psikolojik harpçi" unsurlarýn kullanýlmasýyla yönlendirme.Sahte belgeleri özellikle bir kanaldan medyaya sýzdýrarak ve bunlarý manþetlere taþýyarak ve de yorumlarla güçlendirerek yönlendirme.Örnek Mehmet Baransu.

4-Komplonun tezlerini ya da mantýðýný güçlendirecek þekilde kitaplar yazýlmasýný saðlayarak yönlendirme.(Örnek Melik Duvaklý,Mehmet Baransu, Þamil Tayyar vs.)

5-Genel yayýn yönetmenleri ve köþe yazarlarý aracýlýðýyla yönlendirme.Özellikle Yürütme tarafýndan gazete sahipleri baský altýna alýnarak,gazetelerin ve televizyonlarýn haber içerikleri komplonun mantýðýný güçlendirecek þekilde düzenlenerek yönlendirme yapýlmaktadýr.

6-Bir çok internet sitesi kurarak ve ayný yönde komplonun haberlerini vererek algýnýn yönlendirmesini saðlamak.(Örneðin Kontrgerilla,Aktif Haber vs. gibi onlarca ve yüzlerce site.)

7-Savcý iddianameleri yoluyla yönlendirme.

8-Zaman zaman ortaya çýkan ve kaybolan unsurlar aracýlýðýyla yönlendirme.

9-Bilgi kirliliði oluþturarak yönlendirme.

10-Adli Týp,Tübitak ve MÝT gibi kurumlarýn hazýrladýðý raporlar aracýlýðýyla yönlendirme.

11-Gizli tanýklar aracýlýðýyla yönlendirme.

12-Soruþturma dosyalarýnýn kanunlara aykýrý bir þekilde medyaya sýzdýrýlmasýyla yönlendirme.

13-Tarafsýz gibi duran ama aslýnda taraf olan kaynaklar aracýlýðýyla yönlendirme. (Örneðin Mehmet Eymür ve Taraf Gazetesi)


15 Temmuz Komplosu'nda da yönlendirme, baþta Cumhurbaþkaný Recep Tayyip Erdoðan ve hükümet kadrolarý olmak üzere, yandaþ denilen medya ve Ordu'nun üst kesimleri tarafýndan gerçekleþtirilmiþ ve darbenin sürpriz etkisi ile þaþkýna dönen CHP ve bu partiye yakýn aydýnlar da, bu psikolojik harekatýn altýnda ezilerek, istemeden de olsa bu psikolojik harekatýn peþine takýlmýþlardýr.

 

Böylece halký kuþatan ideolojik,politik ve kültürel kurumlar birbirine baðlanarak, istenilen yönde "toplumsal algýnýn þekillendirilmesi" saðlanmaya çalýþýlmýþ ve bu algý þekilleniþi, Ergenekon Komplosu'nda seçimler aracýlýðýyla fazla oy elde etmeye baðlanmýþ, 15 Temmuz Komplosu'nda da OHAL'in elde edilmesine ve bu temelde ülkenin KHK'lar ile yönetilmesine ve de bütün muhalefetin bastýrýlmasýna baðlanmýþtýr.

 

Ýþte Ergenekon ve 15 Temmuz Komplosu, komplocularýn kendi yargýlarýný, komplolar aracýlýðýyla organize ettikleri somut olaylarla destekledikleri ve bu temelde kitlelerin bilinçlerini baský altýna aldýklarý psikolojik bir savaþa dayanýr.

Bu psikolojik savaþta dramaturjinin bazý kurallarý da kullanýlmýþtýr.Zaten psikolojik bir savaþ temelinde hareket eden bir politik hareketin, dramaturji gibi psikoloji ile yakýn baðý olan bir bilimi kullanmamasý tuhaf olurdu.

 

Normal bir drama eserinde,senaristin ve yönetmenin sürekli olarak seyircileri esere baðlamak için geliþtirdikleri bazý yöntemler sözkonusudur. Bunlardan ilki seyircinin temel karakter ile özdeþleþmesini saðlamaktýr yani seyirciyi temel karakterin yanýna çekecek iyi taktikler geliþtirmektir.Temel karakterin yanýna çekilen seyirciyi bundan sonra  korkutabilirsiniz,üzebilirsiniz, hayal kýrýklýðýna uðratabilirsiniz ve ona sürprizler yapabilirsiniz.Bu noktada temel karakterin insancýl yönlerini, kötü karakterin de insancýl olmayan yönlerini öne çýkarýrsýnýz.

 

Genellikle drama eserlerinin baþlarýnda temel karakter,kötü karakterin komplolarý tarafýndan kötü bir dramatik duruma sokularak maðdur edilir.Bu fiziki de olabilir manevi de olabilir,bazen her ikisi de olabilir.Bu maðduriyet seyircilerin temel karakter ile özdeþleþmesi için zorunludur.Seyirci artýk temel karakterin olaylarý tersine çevirmesi beklentisi içinde olacak ve onunla bu yolda özdeþleþecektir.Kendi maðdur konumunu deðiþtiren ve kötü karakteri yenen temel karakter eserin sonunda kahraman olacaktýr.

 

Gerçek yaþamda ama özellikle siyasette bu özdeþleþme, drama eserinden farklý olarak temel karaktere somut bir desteðe de dönüþebilmektedir.Örneðin kendisine darbe yapýlan bir harekete ya da lidere, kitleler gösteriler düzenleyerek, seçimlerde ona oy vererek ve hatta silahlý direniþe kadar giden araçlarla destek verebilirler.

 

Önce Ergenekon Komplosu'nda AKP-Cemaat Ýttifaký, daha sonra 15 Temmuz Komplosu'nda da AKP, kendi komplolarýyla önce kendilerini  "maðdur" pozisyonuna sürüklemiþler ve sonra da sözde bu maðduriyetten mücadele yoluyla kurtulan kahramanlara dönüþmek istemiþlerdir.Bu yoldaki mücadelede de adým adým kitlelerin farklý kesimlerini kazanan bir strateji geliþtirmiþlerdir.


|
_ _