[ Kurdî   English   Francais                                 PROLETER DEVRÝMCÝLER KOORDÝNASYONU (PDK)  14-12-2025 ]
{ komunistdunya.org }
   Açýlýþ_sayfanýz_yapýn  Sýk_Kýllanýlanlara_Ekle

 Site Menü
   Ana Sayfa
   Devrimci Bülten
   Yazýlar / Broþürler
   Açýklamalar
   Komünist Hareketten
   Ýlerici / Devrimci       Basýndan
   Kitap - Broþür PDF
   Sanat
   Görüþler

 Arþiv - Ara
   Arþiv
   Sitede Ara

 Ýletiþim
   Baðlantýlar
   Önerileriniz

_ _
{ }


_ _
{ Son Yazýlar }
Devrimci ve Demokrat...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Say...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
EMPERYALÝZM VE TÜRKÝ...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
_ _
{  Devrimci Bülten Sayý 68 (4) }
| Devrimci Bülten


PKK-KDP ÝLÝÞKÝLERÝ YA DA KDP'YÝ "KAZANMAK" (III)

K.Erdem


6-KDP Karþýsýnda Doðru Bir Çizgi Tutturamayan PKK Ýçin Kürdistan'da Zafer Mümkün müdür? 


Yukarýdaki analizlerimizden bunun mümkün olmadýðý sonucu çýkmaktadýr.  Ama bir de þu ihtimal vardýr: Emperyalist paylaþým savaþý ve bu savaþýn bütün dünya siyasetini birbirine baðlayan yapýsý, KDP'nin üzerine basmýþ olduðu zemini oldukça hassas ve kýrýlgan hale getirmiþtir. PKK'nin farklý güçler ve bloklar arasýnda manevra yapma yeteneði, bütün hatalarýna raðmen, onu KDP karþýsýnda zafere taþýyabilir.Dört parça Kürdistan'da  örgütlenen PKK'nin en önemli özelliði, savaþ yedeklerini yenileme kabiliyeti ve büyük bir coðrafyada ve ulusun farklý katmanlarý içerisinde geliþme gücüdür.Bu durum ona diðer hareketler karþýsýnda çok büyük bir avantaj saðlamaktadýr. 


PKK'nin yanlýþ bir çizgi izleyerek, çok büyük bir düþman cephesi karþýsýnda yalnýz kalmasý, onun Kürt Ulusu üzerinde bürokratik zoru arttýrmasý ve yukarýdaki avantajlý noktasýný en son sýnýra kadar zorlamasý kaçýnýlmazdýr. Bu durumda ayakta kalmasý mümkündür ancak tarihsel sonuçlarý bakýmýndan nitelik deðiþimine uðramasý da kaçýnýlmazdýr. Parti ve iktidar, bu süreci bürokratik yozlaþmaya uðramadan atlatamaz. Düþman cephesinin geniþliði ve ittifak sisteminin darlýðý ile nitelik deðiþimi arasýnda bir baðlantý vardýr. Bu iddialý analizim, Ekim Devrimi'nden çýkardýðým sonuçlara dayanýr. 


Ýþte yazýnýn baþýnda bahsettiðimiz "Establishement PKK" bu durum ile baðlantýlýdýr. Establishement PKK'den kastým, herþeye karþýn yanlýþ ittifak yapýsýndan dolayý, Ortadoðu kaosunu atlatan ve hatta belirli bir iktidarlaþma durumunu devam ettiren PKK'deki bürokratikleþme durumu ve bu temelde ortaya çýkacak olan yeni "yönetici kast"týr.Tarihsel olarak bu olanak da vardýr ve KDP ile yaþanacak olan ve geri dönüþü olmayan bir tarihsel kýrýlma, bu durumun baþlangýcýný oluþturabilir. Ayný durumu farklý bir biçimde Rusya'da, Nisan-Mayýs 1918'te baþlayan "Savaþ Komünizmi" politikasý ile Bolþevikler yaþamýþlardýr.Savaþ Konünizmi politikasý, Bolþevikleri bir vantuz gibi içerisine çekerek ve karþýsýndaki düþman cephesini daha geniþ ve katý hale getirerek, Bolþevikleri iç politikada sözde "devrimci terör"ün öne çýkarýldýðý ve bütün ara sýnýflarýn baský altýna alýndýðý ve istenmeyen politikalarýn tetiklendiði bir tarihsel girdaba sürükledi.


KDP ile yaþanacak bir tarihsel kýrýlma, KDP'yi daha fazla dýþ güçlere doðru itecek ve KDP bütün iç ve dýþ çabalarýný PKK'yi zayýflatmak ve onu altetmek için kullanacaktýr.Bu Kürt Ulusu için sadece bir garabet olacaktýr. Az yukarýda Cemal Yoldaþ'ýn kitabýndan aktardýðýmýz pasajlarýn birinde, Cemal Yoldaþ, PKK ile KDP-YNK savaþýnda Türk devletinin belirli bir süre kenarda beklediðini ve ne zaman ki, bu sonuncular  yenilmeye baþlayýnca savaþa direk müdahale ederek, KDP-YNK blokunu rahatlattýðýný belirtiyor.Herkes emin olsun ki, bu politika önümüzdeki süreçte de devam edecektir. Ama burada asýl gözebatmasý gereken "Kürt Tarihsel Trajedisi"dir. Kürt Ulusu'nun düþmanlarý, kenarda bekleyerek, Kürt Ulusu'nun birbirini yemesini izlemekte, bütün kesimleri birbirleriyle  savaþtýrarak (burada Türk devleti PKK'yi oyuna getirmiþtir,ki bunu yukarýda belirttik) ve zayýflatarak ,  sonra da kendisine baðlamak istemektedirler.


Bu manzara Kürdistan'da bir daha da tekrarlanmamalýdýr! 


Soruna biraz daha yakýndan bakarsak, sorunun daha da karmaþýk olduðunu görürüz. PKK KDP'ye karþý düþmanca bir politika geliþtirmezse dahi, ortada kalacak olan ve PKK'den uzak olan bir KDP, PKK'ye karþý düþmanca faaliyetler içerisinde olacaktýr/ olmak zorundadýr. Çünkü onun çýkarlarý bunu gerektiriyor. KDP'nin Kürdistan'da ve bölgede pasif kalmasý, bölge ile dünya ekonomisi ve politikasýnýn yapýsýndan dolayý mümkün deðildir.


KDP'nin hem içte (özellikle YNK ile) hem de dýþtaki güçler ile iliþki geliþtirme biçimine baktýðýmýz zaman, onun nasýl karmaþýk bir politika izlediðini ve Kürdistan'ýn doðal zenginlikleri (özellikle petrol) ile jeopolitik konumunu (dýþ güçlere askeri üslerini açarak) kullanarak, dýþ güçlerle iliþkilerini nasýl güçlü tutmaya çalýþtýðýný görürüz. Dýþ ve iç güçler ile iliþkilerinde "taviz politikalarý"ný akýllý bir þekilde kullanmakta ve bu temelde etkili bir ittifak sistemi geliþtirmektedir. Bu etkili ittifak sisteminin önemli bir kýsmý PKK'ye karþý yönlendirilmiþtir.Bunun nedeni PKK'nin onda geliþtirmiþ olduðu korku ve þüphedir.


Kürdistan'ýn diðer parçalarýnda PKK geliþip ve güçlendikçe (örneðin Rojava) ve bunu KDP ile mesafeli bir þekilde yaptýkça, KDP bunu düþmanca bir geliþme olarak karþýlamaktadýr/karþýlayacaktýr. Nasýl bölge devletleri ile emperyalist devletler, PKK'nin YNK-KDP blokunu zayýflatmasýna hiçbir zaman kayýtsýz kalmayacaklarsa ve sürekli olarak bu sonuncularýn yanýnda yeralacaklarsa, ayný þekilde KDP de, PKK'nin Kürdistan'ýn farklý parçalarýnda geliþip,güçlenmesine kayýtsýz kalmayacak ve onu sýnýrlama ve de zayýflatmak için, PKK'nin düþmanlarýnýn yanýnda gizli ve açýk biçimde yeralacaktýr.Bu politikada ise sürekli kaybeden PKK olacaktýr. Bundan dolayý PKK'nin KDP karþýsýnda doðru bir tarihsel tutum geliþtirmesi zorunludur.


PKK'nin temel sorunu, KDP ile yakýnlaþýrken nasýl bir tutum izleyeceðini bilmemesidir. PKK KDP karþýsýnda tek bir politika bilmekte ve bunun dýþýnda bir politika geliþtirememektedir. KDP ile yakýnlaþma "taviz politikalarý" gerektirdiði için ve bu tavizler doðru bir ideolojik,siyasal ve stratejik perspektife baðlanamadýðý için, PKK sadece kendisine ýzdýrap etmektedir. PKK'nin KDP karþýsýndaki eksikliði ve hatasý, onun uluslararasý emperyalizm karþýsýnda konumlanma eksikliði ve hatasýndan (ki Bolþeviklerin de temel hatasý buydu) kaynaklanmaktadýr. Uluslararasý emperyalizme ve yine sosyalizme teorik olarak doðru yaklaþamayan PKK'nin KDP'ye yaklaþýmý da yanlýþ olacaktýr.PKK'nin KDP karþýsýndaki konumlanma sorunu, PKK'nin emperyalizm ve sosyalizm teorilerindeki eksikliklerinin bir tezahürüdür.


KDP ile YNK uluslararasý kapitalizme göbekten baðlý olduklarý için, PKK'nin bu güçlere her dokunmasý, onlar ile çýkarlarý içiçe geçmiþ olan bölge ve uluslararasý emperyalist güçleri ayný anda harekete geçirecektir. Bu durum bize bu sýnýflara karþý baþka bir yol izlememiz gerektiðini belirtmektedir. Uluslararasý kapitalizmin daha uzun yýllar ayakta kalacaðýný unutmamamýz gerekir ve bu nesnelliði gözardý ederek, KDP ve YNK'ye karþý uygulayacaðýmýz bütün politikalar hep tarihin duvarýna toslayacaktýr (nasýl bir yol izlenmesine sonra geleceðim). 


Hem bölge devletleri ve emperyalistler, PKK'nin KDP ile YNK'yi etkisiz kýlmasýna kayýtsýz kalmamakta hem de KDP PKK'nin Kürdistan'ýn farklý parçalarý üzerinde geliþmesine kayýtsýz kalmayarak, dýþ güçler ile ittifakýný sýkýlaþtýrmaya çalýþmaktadýr. Burada çift yönlü bir etkileþim sözkonusudur. Çünkü KDP dört parça Kürdistan'ý kendi doðal yayýlma alaný olarak görmektedir ve baþka bir gücün (PKK) bu alanda yayýlmasýný kendi tarihsel çýkarlarý üzerinde bir engel olarak görmektedir. Düþmanca niyetler ise düþmanca çýkarlarýn sonucunda geliþmektedir.


Artýk manzara nettir: Sorun Kürdistan'ýn birliði ya da kurtuluþu deðildir. Hem KDP hem de PKK, Kürdistan'ýn dört parçada birliði ve kurtuluþu için mücadele etmektedirler ve bu hedeflerini gizli tutmaktadýrlar. Sorun bu birliðin NASIL kurulacaðý sorunudur. PKK bölgenin demokratikleþtirilmesi ve Kürdistan'ýn etrafýnda bir "demokratik kuþaðýn" oluþturulmasý temelinde bu birliði gerçekleþtirmek isterken, KDP bölge ve uluslararasý güçlerin aralarýndaki çeliþkilerin keskinleþmesinden ve de bu temelde ortaya çýkan güç mücadelesinde belirli güçlerin yanýnda yeralarak bu hedefine doðru yolalmak istemektedir.Bundan dolayý KDP çok dikkatli ve titiz bir politika izlemekte ve de dýþ güçler ile iliþkilerine büyük önem vermektedir.


KDP'nin ABD, Ýngiltere, Ýsrail, Fransa, Almanya ve Türkiye ya da kýsaca Batý ile iliþkileri, onun politikasýnda temel bir yere sahiptir. Türkiye ile Batý'lý güçler arasýndaki stratejik ayrýþmaya karþýn KDP, her iki tarafla da iliþkilerini sürdürmeye dikkat etmiþ hatta birini diðerine karþý kullanarak, her iki tarafýn desteðini de sürekli kýlmasýný bilmiþtir. Bu kadar ince hareket edebilen bir partiyi Ýlkel Kürt Milliyetçiliði ile damgalamak, olsa olsa körlük olur.


KDP hem Batý ile hem de Türkiye ile ittifak iliþkilerini devam ettirerek ve zaman zaman bu güçleri birbirine karþý kullanarak, PKK karþýsýnda etkili bir ittifak sistemine sahiptir ve PKK'nin KDP'yi bu þekilde karþýsýna almasý, olsa olsa aymazlýktýr.


PKK KDP'den ayrý kaldýðý her durumda ister ona karþý düþmanlýk beslesin isterse de beslemesin, bir çok güç ile savaþ içerisine çekilme potansiyeline sahip olacaktýr. Bir PKK-Türkiye savaþýnda KDP, Türkiye'nin yanýnda açýk ya da gizli yeralacak, PKK'nin kaybedeceðinden emin olduðu her durumda açýk düþmanlýða geçecek ve YNK'yi de yanýna tam çekerek, PKK'ye karþý olan çemberi daraltmaya çalýþacaktýr.YNK'nin buna fazla dayanma gücü yoktur. Yine bir PKK-KDP direk savaþýnda, Türkiye ve Batý'lý güçler artý Ýsrail KDP'nin yanýnda direk yeralacaklardýr ve 1999 senaryosu tekrarlanacaktýr.


PKK'nin mevcut siyasetinin devam etmesi durumunda, PKK'nin Türkiye-KDP karþýsýnda ve yine bunlara YNK'nin de eklenmesi ile oluþacak bir düþman cephesi ile karþýlaþmasý mümkündür.Diðer güçler, Türkiye'nin Suriye'de ortaya çýkarmýþ olduðu hassas dengeden dolayý hareketsiz kalacaklardýr. Bütün mesele PKK'nin bu cephe karþýsýnda nasýl tutunacaðý sorunudur.


1990'lardaki "Býrakuji"ye geri dönelim ve sorunun þimdi baþka bir yönünü ele alalým ve daha sonra da PKK için "ikinci temel yasayý" çýkaralým. 


Yukarýda aktardýðýmýz pasajlarýn birinde Cemal Yoldaþ, üç cephede savaþan PKK'nin komuta yapýsýndaki bazý sorunlardan dolayý, Güney Savaþý'ndaki baþarýsýzlýktan bahsetmektedir. Ben ayný fikirde deðilim. Kendisinden kat be kat güçlü bir düþman karþýsýnda yenilmemiþ bir ordu güçlü ve güzel bir ordudur! Ferhat'ýn (Osman Öcalan), YNK-KDP'ye teslim olmasý bu gerçeði deðiþtirmez. Güney Savaþý'ndaki temel sorun komuta yapýsýndan kaynaklanmýyordu, bu komutaya haddinden fazla bir tarihsel görev yükleyen siyasi çizgiden kaynaklanýyordu. Bunun nedeni de yanlýþ bir uluslararasý gelenekten beslenen bir ideolojik yapýdan beslenen siyasi çizgiydi. Aslýna bakýlýrsa hepimiz yanlýþ bir uluslararasý geleneðin kurbanlarýyýz ve bunu ilk farkeden 1999 felaketinden sonra Baþkan oldu.


Nasýl yanlýþ bir askeri stratejinin olumsuzluðunu hiçbir olumlu taktik kapatamaz ise, ayný þekilde yanlýþ bir siyasi çizginin olumsuzluðunu hiçbir olumlu askeri strateji ve taktik yapý kapatamaz. Güney Savaþý'nda komuta yapýsý ne ne kadar olumlu ve baþarýlý  olursa olsundu yine de ortaya çýkan sonuca mani olamazdý. Mevcut koþullarda komuta yapýsý, kendisinden beklenenin en iyisini yapmýþtýr ve bu üst sýnýrýn üzerine çýkamazdý, çünkü izlenen siyaset yanlýþtý.


Fizikte nasýl maddelerin "esneme paylarý" ile "kýrýlma noktalarý" varsa, sosyal bütünlüklerde de ayný durum sözkonusudur. Bir hareketin yanlýþlýkla haddinden fazla bir tarihsel yükün altýna girmesiyle giderek esneme payý daralýr ve bu sýnýr zorlandýðý zaman da kýrýlma yaþanýr ki, savaþta bu bozgun olarak ortaya çýkar. Güney Savaþý'nda PKK'nin esneme payý giderek yokolmaya ve kýrýlma noktasýna doðru giderken, savaþ son bulmuþtur ama stratejik darbe geciktirilmiþ ve sonraya kalmýþtýr.


PKK'nin mevcut yanlýþ stratejik konumlanmasý, onun maddi ve manevi güçleriyle etrafýndaki düþman cephesi arasýnda büyük bir çeliþki oluþturmaktadýr. PKK'nin karþýsýndaki düþman güçleri, 1990'lardaki gibi onun maddi ve manevi düzeyini çok aþan bir düzeydedir ve Parti yanlýþ KDP politikasýndan dolayý,karþýsýndaki düþman cephesini kendi düzeyine uygun bir düzeye  getirememektedir.Bunun büyük bir darbeye götürmesi kaçýnýlmazdýr ve PKK'nin bu darbeyi durdurma gücü de  olmayacaktýr.


Bütün sorun þudur: PKK için doðru bir siyasi hesaplama yapabilmek için, ilkönce PKK'nin tarihsel güçlerini DOÐRU ölçmek gerekir ve NESNEL olarak belirlenen bu sýnýra dikkat ederek ve bu nesnel sýnýr ile uyumlu olacak þekilde iç ve dýþ iliþkileri doðru bir stratejik ve taktik yapý aracýlýðýyla kurmak gerekir.


Bütün sorun PKK'nin güçlerinin NASIL ÖLÇÜLECEÐÝ sorunudur. PKK'nin Kandil Önderliði'nin en büyük sorunu budur ve bu sorun çok karmaþýk bir sorundur ve sadece kýsaca ele alacaðým.Ama geçerken belirteyim ki, Baþkan'ýn Demokratik Konfederalizm anlayýþla bu sorun arasýnda bir iliþki vardýr.


Devrimci hareketler içerisinde çok yaygýn olarak yapýlan bir hata vardýr: Bir hareketin NESNEL gücü ile ÖZNEL gücü birbirine karýþtýrýlýr. Bundan dolayý hareketin öznel alandaki eksik ve hatalarý, yanlýþlýkla nesnel alandaki kaynaklara fazla yüklenerek kapatýlmaya çalýþýlýr. Özellikle PKK söz konusu olduðu zaman bu yanlýþlýk çok göze batmaktadýr, ki abartýlmasý halinde hareketin varlýðýný tehdit edecektir.


PKK'nin nesnel gücü, Kürt halký içerisindeki  emekçi sýnýflara dayanýr. Ama öznel gücü ise, bu emekçi sýnýflara yaslanarak oluþturmuþ olduðu siyasi ve askeri hareket tarzýna dayanýr.Bu tarz ise, Demokratik Konfederalizm perspektifine uygun olarak oluþturulmuþ olan STRATEJÝK DENGE KONUMU çizgisine dayanýr.Bu öznel konum, nesnel alandaki güçlerin korunmasý ve geliþtirilmesi için bulunan en etkili tarihsel konumlanmadýr. O zaman PKK'nin nesnel gücünün kaynaðý, Kürdistan'daki emekçi sýnýflardýr, öznel gücünün kaynaðý da Stratejik Denge Konumu'dur. Stratejik Denge Konumu'nun amacý, çok taraflý taktik iliþkiler sistemi ile PKK karþýsýnda geniþ bir düþman cephesinin oluþumunu önlemektir.Ama stratejik Denge Konumu'nun da doðru iþleyebilmesi için baþka parametlere ihtiyacý vardýr:

1- Doðru bir stratejik önceliðe (PKK'nin içinden geçtiðimiz süreçteki temel hatasý); 

2- Öznel (Stratejik denge konumu) ve nesnel (Hareketin kitle tabaný) güçlerin birlikteliðinden oluþan MAKSÝMUM CEPHE GENÝÞLÝÐÝ VE DERÝNLÝÐÝNÝN belirlenmesine.


Rojava devriminden sonra, bu devrimin PKK'nin siyasi ve askeri stratejisi üzerine etkilerini incelerken, PKK'nin Ortadoðu'da stratejik derinliðinin artmasýnýn sonucunda ortaya çýkan yedeklerinin, onun siyasi ve askeri stratejisi üzerinde de deðiþime neden olacaðýný ve bu temelde Rojava devriminden önce uyguladýðý "Ýki Yarým Savaþ"ý (Türkiye ve Ýran'a karþý verilen) , "Bir Buçuk Savaþ"a çevirebileceðini ve de giderek bunun tarihsel imkanlarýnýn oluþmaya baþladýðýný belirttim: 

"Gelecekte ortaya çýkacak bir Federatif Suriye,PKK'nin düþman cephesini daraltacaðý  ve bunla birlikte de Savaþ Yedeklerini çoðaltacaðý için, PKK'nin politik stratejisinin kapsamýný derinleþtirerek,politik hedeflerinin düzeyini yükseltecektir. Politik stratejideki bu deðiþim, askeri stratejinin deðiþimini de beraberinde getirecektir.

 

2004- 2011 arasý dönemde,PKK PJAK ile birlikte hem Ýran ile hem de Türkiye ile savaþtý.Bu savaþlarýn yapýsýna baktýðýmýz zaman, PKK ve PJAK'ýn Türkiye ve Ýran'a karþý tam seferber olmadýðý,her iki taraf ile Stratejik Savunma temelinde yürüttüðü  bir savaþtý.Buna "iki yarým savaþ" da denebilir. PJAK'ýn Ýran'a karþý savaþýnýn amacý,ABD-AB ve Ýsrail'in Türkiye'den uzaklaþtýrýlmasýna  ve bu temelde Türkiye'nin tecritine dönüktü.PKK'nin Türkiye ile yürüttüðü savaþ ise Demokratik Cumhuriyet temelinde Türkiye'nin burjuva demokratik dönüþümünü hedeflemekteydi ve bu temelde ABD-AB baskýsýný onun üzerinde kurmaya dönüktü. Bu politika PKK'ye düþman cephesini kendi içerisinde bölerek,uluslararasý kuþatmadan çýkmaya yardýmcý oluyordu.

 

Rojava devrimi ve Federatif bir Suriye ile PKK,uluslararasý kuþatmadan çýkarak,bölgede  bir tür Stratejik Saldýrý politikasýna denk düþen bir politika uygulama olanaðýna sahip olacaktýr.Bu stratejik saldýrý politikasýna uygun olarak da ya Ýran ya da Türkiye rejimlerinin tam yýkýmý hedeflenecektir. Bu politik stratejiye uygun olarak da daha önceki "iki yarým savaþ"  stratejisi "bir buçuk savaþ" stratejisine dönüþebilecektir.

 

"Bir buçuk savaþ" stratejisi,bir ülkeye karþý tam seferber olma ile diðerine karþý da Stratejik Savunma aþamasýnda kalarak bir yýpratma savaþý temelinde reform yapma baskýsý kurmak anlamýna gelir.Böylece Realpolitik'e uygun olarak, hiçbir kampa dahil olmadan,bu kamplarýn kendi aralarýndaki mücadeleden stratejik olarak yararlanma imkanýný verir.

 

Kürdistan ve Ortadoðu'daki geliþmeler, gelecekte  PKK'ye böyle bir politika geliþtirme olanaðý ve imkaný sunmaktadýr." (Kemal Erdem, Kürdistan'da Devrimci Savaþ ve PKK'nin Siyasi ve Askeri Stratejisinin Yapýsý Üzerine, Devrimci Bülten Sayý 55) 


Ben hala daha ayný noktadayým! 


PKK'nin mevcut güçlerinin kaplayacaðý cephe geniþliði ve derinliði, "Bir Buçuk Cephe"yi aþamaz. Bu da "Bir Buçuk Savaþ"a denk düþer. Bunun üzerinde bir cephe geniþliði ve derinliði, Stratejik Önceliði gerçekleþtirecek olan stratejik kuvvetlerden kesintiye neden  olacaðý için, stratejik kuvvetlerin yersiz ve zamansýz bölünmesine götürecektir.Bu da stratejik önceliðin gerçekleþmesini tehlikeye atarak, stratejinin farklý kuvvetlerinin ayrý ayrý kuþatýlmasýna ve darbelenmesine götürecektir.


O zaman þimdi PKK için ikinci temel yasayý çýkarýyoruz: Bir Buçuk Cephe'den daha fazla bir cephe geniþliði ve derinliðine sahip olan PKK ya zaman içerisinde büyük bir stratejik darbe yiyecektir ya da stratejik zayýflýðýný belirli bir bölgesel ve emperyalist güce tam yaslanarak yani baþka güçlere yedeklenerek kapatacaktýr.Bu ikincisi de bir tür stratejik darbe olacaktýr ancak "üstü örtülmüþ" bir stratejik darbe olacaktýr.


Þimdi elimizde PKK için geliþtirdiðimiz iki temel yasamýz var ve bu yasalar birbirleriyle iliþki içerisindedir.KDP ise bu iki yasanýn tam kesiþme noktasýnda bulunmaktadýr yani KDP karþýya alýndýðý zaman, cepheler "Bir Buçuk"un üzerine çýkmakta ama onun ile ortak taktik noktalar geliþtirildiði her durumda, bu cephelerin Bir Buçuk'a düþürülme olanaðý ortaya çýkmaktadýr. Bu durumu gözardý eden bir yaklaþým, PKK'yi felakete sürükleyecektir.


O zaman þimdi yapacaðýmýz þey basittir: Mevcut ve potansiyel cephelerin durumu ile PKK'nin gücünün en üst sýnýrýný karþýlaþtýrýp, her olasýlýðýn nasýl sonuçlanacaðýný kestirmek gerekir.


Bir soru ile analizimize devam edelim: Þu an PKK'nin kaç cephesi var ve bu cephelere hangi olasý cepheler eklenebilir? Maddeler halinde saymaya çalýþalým:

1-Kuzey Cephesi: Türkiye (Tam Cephe) 

2-Rojava Cephesi: IÞÝD (Özünde Batý Emperyalistleri ama IÞÝD içerisinde Türkiye ve müttefiklerinin hücreleri de bulunmaktadýr), Suriye'ye müdahale ile birlikte Türkiye ve cihatçýlar.Rusya Türkiye'yi "sopa" olarak kullanarak, PYD'nin etkisini daraltan bir siyaset izlemektedir ve nihayetinde Suriye-Baas Rejimi.(Tam Cephe) 

3- Rojhilat: Ýran ile olan ateþkese raðmen Rojhilat cephesi gergin bir yapýya sahiptir.Nedeni PKK'nin bu cepheyi, Rojava'da Batý Emperyalistleri ile iliþkilere baðlamýþ olmasýdýr.Rojava'nýn Batý'ya dayanarak az çok güvenli hale geldiði her durumda bu cephe aktif hale gelecektir.(Yarým Cephe) 

4-KDP:Diðer cephelerden farklý olarak bu cephe özünde bir ÝÇ CEPHEdir. PKK'nin KDP ile izlemiþ olduðu gerginlik politikasýnýn sonucunda ortaya çýkmaktadýr (Yarým Cephe) 

5-YNK: Þimdilik bir tehdit olarak görünmüyor ancak Ýran'ýn tehdit edildiði her durumda YNK ile iliþkiler gerginleþecek ve PKK'ye karþý üstünlüðün kurulduðu her durumda KDP'nin yanýna geçecek ve bir cephe açacaktýr.


Rusya PKK'nin Duhok Anlaþmasý üzerinden Batý'lý Emperyalistler ile "Kürt Koridoru" üzerinde anlaþmasýndan sonra, Türkiye ile Batý'nýn arasýný açmak için ya da açýk tutmak için, Türkiye'nin Suriye'ye müdahalesine yeþil ýþýk yakarak Rojava cephesini daha da büyütmüþtür. 7 Haziran Genel Seçimleri'nden sonra Kuzey'de savaþýn tekrar baþlamasý ile Rojava Cephesi'ne Kuzey Cephesi de eklenmiþ ve böylece "Ýki Tam Savaþ" durumu ortaya çýkmýþ ve bu durum stratejik kuvvetlerin bölünmesine neden olmuþtur.Bölünen kuvvetler ise stratejik sonuç alamazlar ve güçlerin genel erime durumuna neden olurlar. Bu erime KDP gibi yarým cephe durumuna sahip olan cephelerdeki güçleri cesaretlendirmekte ve diðer cephelerdeki güçler ile birlikte hareket etme eðilimini güçlendirmektedir.Böylece KDP ile olan Yarým Cephe de giderek Tam Cephe'ye dönüþecektir.Hatta Kandil'de PKK'ye büyük bir darbe vurulmasý durumunda, buralarýn baþka güçlerin eline geçmesini önlemek için Ýran,YNK ile birlikte buradaki boþluðu doldurmak için de harekete geçecektir.Nasýl IÞÝD'tan boþalan ya da boþalacak boþluðu doldurmak için güçler rekabet halindeyse, PKK'den boþalacak olan yerleri doldurmak için de farklý güçler arasýnda mücadele yaþanacaktýr.


Kýsacasý KDP karþýsýnda doðru bir tutum takýnamayan PKK,hatalarýyla  iki tam cepheyi üç tam cepheye çevirebilir ve bu sonuncu durum dördüncü cepheyi de tetikleyebilir. Bu  PKK'nin "Tarihin Prokrustes Yataðý"na gerilmesinden baþka bir þey deðildir. KDP ile iliþkiler deðiþmediði taktirde ortaya çýkacak olan durum da genellikle bu olacaktýr. KDP ile geçmiþten beri kurulan yanlýþ iliþkiler, PKK'nin kendi gücüne uygun bir þekilde cephe kurmasýna engel teþkil etmektedir.


Rojava devriminden sonra, PKK için geliþtirdiðim "Bir Buçuk Cephe" stratejisine uygun olarak, Kuzey (Türkiye) Cephesini (ki tam cephedir) Stratejik Öncelik olarak  yani bütün stratejik güçlerin bu cepheye yoðunlaþtýrýlmasý olarak belirledim. Baþkan da "Ýmralý Notlarý"nda savaþ Kuzey'de tekrar baþladýðý zaman gerekli gerilla sýnýrýný elli bin olarak koymuþtur. Bu dahi Baþkan'ýn stratejik önceliðini Kuzey'e verdiðini göstermektedir.Rojava cephesini de "yarým cephe" kabul ettim ve geri kalan "yarýmýn" da diðer Kürt hareketleri ile "ulusal kongre" görünümüne sahip olacak bir iliþki sisteminin geliþtirilmesi temelinde tamamlanmasýný önerdim.


Bu taktik PKK'nin Rojava'da Batý'ya elini-kolunu kaptýrmasýnýn önüne geçerek, Kuzey'de savaþ tekrar baþladýðý zaman, Rusya-Ýran-Suriye eksenine daha yakýn bir pozisyon almasýný kolaylaþtýracaktý. Zaten Baþkan da savaþ tekrar baþladýðý zaman, PKK'nin Ýran-Suriye ekseninde kalacaðýný belirtmiþtir. Ama 2014'ün sonunda PKK'nin Batý ile gizlice anlaþmasý, bu geçiþi imkansýz hale getirmiþ ve PKK'nin yapacaðý hamleyi, Erdoðan ve AKP yapmýþtýr. PKK'nin Rojava'da Batý ile anlaþmasý, Rusya-Ýran-Suriye ile Türkiye'yi yakýnlaþtýrmýþtýr. Bu yakýnlaþma ve KDP ile gerginlik, PKK'nin cephe geniþliðini neredeyse ikiye ve potansiyel olarak da üçe çýkarmýþtýr.


PKK mevcut politikasý ile savaþmýyor resmen intihar ediyor. "PKK arabasý" saate yüzyirmi kilometre hýzla tarihin duvarýna çarpmaya doðru gidiyor. Ne böyle devrimci siyaset ne de böyle savaþ olur! Bilimin temel ilkeleri ile çatýþan bir siyasi çizginin baþarý þansý yoktur. PKK'nin þu anki çizgisi bilimin bütün prensipleri ile çatýþma halindedir.


7-Ulusal Kongre Politikasý KDP'yi "kazanmak" için Niçin Yetersizdir? 


Buraya kadar yaptýðýmýz analizlerden sorunun özünün Ulusal Kongre'nin toplanmasý olmadýðý kendiliðinden anlaþýlýr. Sorun Ulusal Kongre'nin toplanýp-toplanmamasý deðil, PKK ile KDP ve YNK arasýndaki iliþkilerin tarihsel doðasý meselesidir.


PKK açýsýndan Ulusal Kongre politikasý, Kürt Ulusu'nun birliðini kurmaya dönük deðildir, KDP üzerinde baský oluþturmaya dönüktür.Bu dar bakýþ açýsý hem PKK'yi kýsýr bir politik döngüye hapsetmiþ hem de Kürt Ulusu'nun birliðinin önünde PKK'yi paradoksal bir þekilde engel haline getirmiþtir! 


Bu yanlýþ politikanýn nedenlerinin de yanlýþ kapitalizm ve sosyalizm analizi olduðunu ve KDP'nin de bu yanlýþ teorik çerçeve içerisine zorla sokulduðunu  yukarýda belirttik. Þimdi çok önemli bir soru sorarak ve cevaplamaya çalýþarak analizimize devam edelim: Gelecekte dört paraçada ortaya çýkacak baðýmsýz Kürdistan içerisinde KDP ile YNK ve de bu partilere benzer partilerin varolma haklarý var mýdýr yok mudur?  Sorunun anlaþýlmasý güç ise baþka þekilde sorayým: Birleþik bir Kürdistan içerisinde PKK ile KDP-YNK "barýþ içerisinde bir arada" (coexistence pacifique)  varolabilirler mi? 


Eðer bu soruya, tarihin dinamikleriyle uyumlu bir þekilde doðru  bir cevap bulabilirsek, Ulusal Kongre sorununu da doðru bir þekilde çözmüþ olacaðýz. Bütün sorun PKK'nin KDP ve YNK ile olan tarihsel sorunu nasýl çözeceðini bilmemesidir. Uluslararasý devrimci gelenek, KDP ile YNK'nin yokedilmesi gerektiðini emretmektedir, ki 1990'lý yýllarda PKK'nin yaptýðý budur. Ben baþka bir yolun olduðuna  ve uluslararasý devrimci geleneðin bu konuda yanlýþ olduðuna inanýyorum. 


Burada yeri gelmiþken Ekim Devrimi'ndeki bir baþka yanlýþa da geçerken deðinmek istiyorum. Ekim Devrimi'nden sonra, Rus siyasal hayatýnda, Kadetler'in (liberaller), Menþeviklerin , Sol ve Sað Sosyalist Devrimcilerin ve yine bu tipte bir çok siyasal yapýnýn tasfiye edilmesi ve Tek Parti Diktatörlüðü'nün oluþturulmasý yanlýþtý. Yanlýþ sosyalizm ve kapitalizm anlayýþýdýr ki, bu partilerin devrimden sonra tasfiye edilmelerine neden olmuþtur. Ayný þeyin Kürdistan'da olmasýna gerek yoktur ve bu Bolþevik bürokratik devrim anlayýþý yanlýþtýr.


PKK'nin Ulusal Kongre politikasý, özünde KDP'nin boðulmasý politikasý olduðu için, KDP bu politikaya direnmektedir ve bu bakýþ açýsý devam ettiði müddetçe de direnecektir. KDP'nin çýkarlarýný gözetmeyen bir Ulusal Kongre politikasý her zaman KDP tarafýndan reddedilecek ve KDP Ulusal Kongre zemini dýþýnda politika geliþtirecek ve de dýþ güçler de bunu istismar edecektir. En sonunda bu politikada kaybeden PKK olacaktýr.


Sorunun çözümü, gelecek Kürdistan içerisinde KDP ile YNK'yi kabul etmek, onlarýn dayanmýþ olduklarý sosyal sýnýflarýn çýkarlarýný bir noktaya kadar gözetmek, dört parça Kürdistan'a yayýlmalarýný kontrollü bir þekilde yönetmek, bütün bunlarý dýþ güçler ile iliþkilerinin zayýflamasý perspektifinde ele alarak, uzun yýllara yayýlan bir politika ile yavaþ yavaþ onlarý ulus içerisinde "eritmek" olmalýdýr. Kürdistan'da bunun dýþýnda kestirme bir yol sadece büyük bir felaket getirecektir.


Ulusal Kongre böyle bir tarihsel perspektife baðlandýðý zaman, PKK ile KDP-YNK iliþkileri demokratik seçim sistemi etrafýnda örülecek ve seçim sistemi iliþkilerin meþru tarihsel zemini haline gelecektir.Taraflar arasýndaki mücadele ideolojik ve politik araçlarla verilecektir.


PKK Kürdistan'ýn farklý parçalarýnda geliþip ve güçlenirken, Ulusal Kongre'ye daha fazla dayanabilecek ama bunu buradaki güçlerin çýkarlarýný gözetebildiði ve güçlendiði yerlerde bu partilerin çýkarlarýný da koruduðu zaman yapabilecektir. PKK Kürdistan geneline KDP ve YNK'yi yaymasýný bilmeli ve karþýlýðýnda onlarýn iktidar olduðu yerlerde, onlar ile eþit düzeyde siyaset yapma hakký elde etmelidir. Ulusun farklý sýnýflarýnýn bu içiçe geçiþi, belirli bir andan sonra, karþýlýklý baðýmlýlýða yolaçarak geri dönüþü imkansýz bir ulusal bütünün oluþumuna yolaçacaktýr.  


Okur dikkat ederse eðer, bu da KDP ile YNK'yi dýþ güçlerden tecrit etmedir ama özel türden bir tecrittir! 


Hem KDP'yi Ulusal Kongre'ye davet edip hem de onunla gerginlik politikasý izleyemezsin. Bu eþyanýn tabiatýna aykýrýdýr.Bu da bizi baþka bir konuya götürmektedir.


8- KDP'yi "Baðlayarak" mý Yoksa "Sýnýrlayarak" mý Tecrit Etmek Gerekir? 


PKK'nin çok doðru bir þekilde formüle ettiði gibi, Kürdistan devriminin temel stratejik problemlerinden bir tanesi, Kürt iþbirlikçilerinin tecriti sorunudur. Bilindiði gibi "tecrit etme" , bir þeyi  baþka birþeyden ayýrmadýr. Sözkonusu politik iliþkiler ise, iki güç arasýndaki ittifak iliþkilerinin yokedilmesi ve en azýndan bize daha yakýn olan gücün "tarafsýz" hale getirilmesidir.


Sorunu Kürdistan somutunda ele alýrsak eðer, sorun KDP ile YNK'nin dýþ güçlerden tecrit edilmesi ve tarafsýz hale getirilmesi sorunudur. Bu tarafsýzlýk yaratýlmadan, PKK stratejik önceliðini gerçekleþtiremeyecektir. Çünkü stratejik öncelik için gerekli güçleri toparlayamayacaktýr.Ýç cephenin durumu, buna engel olacaktýr.


O halde KDP ile YNK nasýl tarafsýz hale getirilecektir? 


Bu iki hareketin çýkarlarý doðru formüle edilmeden, bu iki hareketin tarafsýz hale getirilmesi mümkün deðildir. Bu iki hareket, tarihsel çýkarlarýný dýþ güçlere yaslanarak oluþturduklarý için, Kürdistan'da çýkarlarýnýn PKK tarafýndan tehdit edildiði her durumda dýþ güçlere doðru meyil etmektedirler. O zaman bu iki hareketin dýþ güçlere doðru kayýþlarýný önleyebilmek için, onlarýn Kürdistan'da bazý ekonomik, politik ve güvenlik kaygýlarýný gidermek gerekmektedir. Hatta tek bu kaygýlar giderilmemeli ama Kürdistan'ýn dört bir parçasýnda ortaya çýkacak fýrsatlardan bu hareketlerin de yararlanmasý için olanaklar yaratýlmalýdýr. Ulusal Kongre bu "paylaþýmýn" bir tarihsel zemini olabilir hatta olmalýdýr. Ama bu iliþkiler PKK açýsýndan nasýl bir mantýða dayanmalýdýr? 


PKK'nin  KDP ve  YNK karþýsýndaki "taviz politikalarý" sürekli olarak belirlediði Stratejik Önceliðe göre olacaktýr. Kürdistan'ýn herhangi bir parçasýnda elde etmiþ olduðu avantajý (örneðin Rojava), iç cephenin unsurlarýný (KDP ve YNK) , dýþ cephenin unsurlarýndan (örneðin Türkiye) ayýrmak için elden çýkaracaktýr. Hatta bu taviz politikasý daha ince taktiklerle de güçlendirilebilir. Örneðin KDP, bir yandan Rojava'ya çekilirken, Batý'ya yanaþmasý daha fazla cesaretlendirilir, YNK de Rojava'ya çekilirken Ýran'a doðru daha fazla yanaþmasý cesaretlendirilerek Türkiye'den uzaklaþtýrýlabilir. Yokeðer KDP hem Rojava'ya gelir hem de Türkiye ile iliþkilerini güçlendirirse, o zaman katý ve uzlaþmaz bir politika diðer ulusal güçler ile birlikte verilir, iþte o zaman KDP kendi içinde ve geri cephesinde sorunlar yaþamaya baþlar. Çünkü verilecek tavizler, KDP içerisinde "ikilem" yaratacak ve bu ikilem KDP'de büyük sorunlara neden olacaktýr. Tavizlere raðmen KDP Türkiye ile iliþkileri  ve PKK'ye karþý düþmanlýðý geliþtirirse, uzun dönemli kaybedecek olan o olacaktýr. Ýþin sýrrý sürekli "ikilem yaratmak"týr. Zaten Baþkan'ýn devrimci çizginin üzerine yerleþtirdiði liberal taktiklerin de amacý, PKK karþýsýndaki farklý güçleri taviz politikalarýyla ikileme sokarak, yekpare politikalarýný yoketmektir.


PKK'nin KDP ile YNK'yi ama özellikle de KDP'yi, hiçbir taviz vermeden "baðlama" taktiði, dýþ kapitalist dünyanýn güçlülüðü ve KDP'nin bu dýþ dünya ile olan yaygýn baðlarýndan dolayý mümkün deðildir.Kaldý ki bu iliþkiler, uzun zamandan beri oluþmuþ olan güçlü bir sermaye birikimi üzerine oturmakta ve bu sermaye birikimi emperyalist dünyanýn güçlü tekelleriyle (özellikle petrol) büyük bir içiçelik oluþturmaktadýr.Bundan dolayý PKK'nin KDP'yi cepheden karþýsýna almasý ve onu "baðlama" politikasý, baþarýsýzlýða mahkumdur ve bu baþarýsýzlýk PKK'nin yýkýmý ile eþanlamlý olacaktýr.


PKK'nin KDP'ye sert ve katý bariyerler koymasý, KDP'nin PKK'ye karþý düþmanlýðýnýn asýl nedenini oluþturmaktadýr. PKK Ulusal Kongre içerisinde ve güçlü bir tavizler sistemi aracýlýðýyla ve ulusun farklý güçleri arasýnda bir tür DENGE siyaseti izleyerek (1815'ten sonra Avrupa'da Napolyon'un yenilmesinden sonra ortaya çýkan Viyana Kongre Düzeni'nde Avusturya Baþbakaný Metternich'in yaptýðý gibi), pekala güçlü bir Kürt Ulusal Siyaseti'nin ortaya çýkmasýný saðlayabilir. PKK'nin Ulusal Kongre içerisinde özellikle KDP ile YNK arasýnda konumlanarak ortaya çýkaracaðý ve Kürt iç siyasetindeki denge siyaseti, farklý güçlerin dizginlenmesine ve onlarýn zararlý eðilimlerinin törpülenmesine neden olacaktýr. Artýk sloganýmýz bellidir: Yaratýcýlýk , Yaratýcýlýk ve daha fazla Yaratýcýlýk! 


PKK'nin sert ve katý "baðlama" siyasetinin, akýllý bir taviz politikasýyla ortaya çýkacak olan "sýnýrlandýrma" politikasýyla deðiþtirilmesi, KDP ile YNK'nin PKK'nin etki çemberi içerisinde kalmasýna ve bu hareketlerin, PKK'nin stratejik önceliklerini gerçekleþtirmeye çalýþýrken, doðru bir þekilde yönetilmelerine neden olacaktýr.


Taviz politikalarýnýn merkezinde olduðu "sýnýrlandýrma" politikasý olmadan ne Ulusal Kongre'nin ortaya çýkmasý ne de PKK'nin KDP ile YNK karþýsýnda tutunmasý mümkün deðildir. PKK bu sonucularý karþýsýnda tutunabilse dahi, nitelik deðiþimine uðramadan Ortadoðu kaosundan çýkmasý mümkün deðildir.


PKK'nin akýllý bir taviz politikasýyla ortaya çýkaracaðý Ulusal Kongre ve bu Kongre'nin odaðýnda uygulayacaðý akýllý DENGE siyaseti, Türkiye ve Ýran rejimlerinin yýkýmýný beraberinde getirecek, bu iki ülkede ortaya çýkacak olan demokratik düzenler ile sýký ittifak Irak ve Suriye'de demokratik yapýlarýn oluþumunu kolaylaþtýracak ve de Kürdistan'ýn etrafýnda ortaya çýkacak olan bu demokratik yapýlar, içeride KDP ile YNK gibi hareketlerin dýþ güçler ile iliþkilerini tamamen bitirerek, onlarýn ulusun genel çýkarlarý içerisinde erimelerine , direndikleri her durumda da demokratik güçler tarafýndan etkisizleþtirilmelerine neden olacaktýr.


Ýþte Baþkan'ýn Demokratik Konfederalizmi özünde  budur! 


9-Sonuç 


Bu yazýnýn giriþinde, bu yazýnýn ana temasýný, PKK'nin KDP'yi kazanma potansiyeli ya da olanaðýnýn olup-olmamasýnýn ortaya çýkarýlmasý olarak belirlemiþtik. Þu ana kadar ki analizlerimizden, bu sorunun az-çok çözülmüþ olduðunu ileri sürebiliriz. 


PKK'nin KDP'yi kazanma potansiyeli ve olanaðý bulunmaktadýr. Eðer bu durum gerçeðe dönüþmüyorsa, bunun nedeni PKK'ye egemen olan ve olumsuz  bir uluslararasý gelenekten beslenen yanlýþ bir ideolojik þekillenmeden kaynaklanmaktadýr. Bolþevizm PKK'ye güçlü bir parti yaratmasýný saðlamýþtýr ama sýnýflar arasýndaki tarihsel iliþkilerin yanlýþ kurulmasýna neden olmuþtur.


PKK ile KDP arasýndaki yanlýþ tarihsel iliþkilerin ve bugün KDP'nin PKK'ye karþý olan olumsuz ve yer yer düþmanca yaklaþýmý, PKK'nin geçmiþten günümüze kadar olan zaman dilimi boyunca, KDP'ye karþý uygulanýþ olduðu yanlýþ politikalarýn sonucunda ortaya çýkmýþtýr. Baþka bir deyiþle PKK, KDP'nin bugünkü olumsuz politikasýndan sorumludur.Bu durum ona, iliþkilerin yeni bir tarihsel zemine oturtulmasý için daha fazla insiyatif alma görevini yüklemektedir.


PKK KDP ve YNK ile iliþkilerini, bu hareketlerin gelecekteki Birleþik Kürdistan'da tarihsel çýkarlarýný belirli bir dereceye kadar garanti altýna alan bir tarihsel ve politik çerçeveye oturtmadan, Ulusal Kongre politikasýný saðlýklý bir þekilde hayata geçiremeyecektir. Kürdistan'da güçlü bir Ulusal Kongre ortaya çýkmadan, Kürdistan üzerinde çekiþen dýþ güçlerin ama özellikle de Türkiye ve Ýran'ýn Kürdistan üzerinde etkilerinin yokedilmesi ve bu temelde Ortadoðu devriminin kapýlarýnýn açýlmasý mümkün deðildir.


PKK'nin KDP'yi kazanmasýný bilmediði,  Ulusal Kongre'yi onun üzerinde sadece baský unsuru olarak kullandýðý politikasý devam ettiði müddetçe, KDP'nin bu politikaya saldýrgan bir þekilde karþýlýk vererek, Kürdistan'da tarihsel bir yarýlmanýn ortaya çýkmasý hemen hemen kaçýnýlmazdýr ve bu politikanýn PKK açýsýndan felaketle bitmesi büyük bir olanak dahilindedir.




|
_ _