
"ÝMRALI NOTLARI" VE BARIÞ SÜRECÝ (I) (I) (PKK'nin Kandil Önderliði'nin Hatalarýnýn Eleþtirisi)
K.Erdem
I-Giriþ
7 Haziran 2015 Genel Seçimleri'nden kýsa bir süre sonra, PKK ile Türk Devleti arasýnda savaþýn tekrar baþlamasýyla birlikte, 2013 yýlýnýn hemen baþlarýnda ortaya çýkan Barýþ Süreci de son buldu. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve PKK tarafýndan adlandýrýlan Barýþ Süreci, Recep Tayyip Erdoðan ve AKP tarafýndan Çözüm Süreci (ilginç bir þekilde hem silahlý hem de barýþçýl çözümü çaðrýþtýrmaktadýr) olarak adlandýrýlmýþtýr.
Barýþ ya da Çözüm Süreci her iki taraf açýsýndan gerçekten neydi? Taraflar bu süreç sonuçlandýðý zaman, bu sürecin baþýnda hedeflemiþ olduklarý amaçlarýna ne kadar ulaþmýþlardýr?
Bu sorulara, R.T.Erdoðan ve AKP açýsýndan bir noktaya kadar cevap verebilmekteyiz. Ancak PKK sözkonusu olunca, bu sorulara yeterince cevap verememekteyiz ve bu noktada devrimci ile demokratik hareket içerisinde genel bir kafa karýþýklýðý sözkonusudur.
7 Haziran Genel Seçim sonuçlarýný tanýmayan Erdoðan, beþ ay sonra terör, tehdit ve þantaj ile halkýn önüne tekrar seçim sandýðýný koyup, koalisyona ihtiyaç kalmadan tekrar tek baþýna hükümet olma olanaðýný elde ettiði zaman, PKK Kuzey Kürdistan'da "Demokratik Özerklik" hamlelerini baþlattý ve Erdoðan ile devletin buna tepkisi sert ve katliamcý oldu.Bu aþamadan itibaren giderek savaþ, neredeyse "topyekün savaþ"a dönüþtü.
Demokratik Özerklik hamlelerinin baþladýðý ayný dönemde yani Kasým 2015'te, PKK'nin Kandil Önderliði Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan yani Sayýn Baþkan ile HDP Ýmralý Heyeti arasýndaki görüþmeleri, "Demokratik Kurtuluþ ve Özgür Yaþamý Ýnþa (Ýmralý Notlarý) adý altýnda Weþanen Mezopotamya Yayýnevi tarafýndan yayýnladý (Bu kitaba atýfta bulunurken biz kýsaca "Ýmralý Notlarý" diyeceðiz). Ýmralý Notlarý hem Barýþ ya da Çözüm Süreci'ni hem taraflarýn asýl amaçlarýný hem de bu süreç sonunda ortaya çýkan politikayý anlamamýz noktasýnda önemli ipuçlarý ve bilgiler içermektedir. Bundan dolayý, hem Barýþ Sürecini hem de sonrasýný Ýmralý Notlarý ýþýðýnda ele almak ve bu temelde analizler yapmak en doðru olanýdýr.
Ýmralý Notlarý, HDP Heyeti aracýlýðýyla, Sayýn Baþkan ile PKK'nin Kandil Önderliði arasýnda, devletin gözetimi altýnda bir iletiþimi konu aldýðý için "özel" bir kitaptýr. Nedeni hem Sayýn Baþkan'ýn hem de Kandil'in bu iletiþim sýrasýnda, doðal olarak ima yoluyla dolaylý bir iletiþim sistemi geliþtirmesi ve "PKK'nin ideolojik kodlarý üzerinden" anlaþmaya çalýþmalarýdýr. Bu durum taraflar arasýnda hem bir çok aksaklýðýn hem de yanlýþ anlamalarýn kaynaðýný oluþturmuþ ve PKK'de "yekpare düþünce" birliðinin oluþmasýna engel olmuþtur. Bu ise Kandil'in siyaset yapýþ tarzý üzerinde ciddi sorunlara neden olmuþtur.
Ýmralý Notlarý ýþýðýnda, Barýþ Süreci'ni ve bu sürecin Sayýn Baþkan tarafýndan ne anlama geldiðini ya da onun bu süreci nasýl ele aldýðýný analiz etmeden önce, Ýmralý görüþmelerinin rolü ve iþlevi üzerine kýsaca durmak gerekmektedir.
II- Ýmralý Görüþmeleri'nin Taraflar Açýsýndan Rolü ve Ýþlevi Neydi?
Barýþ Süreci devletin Sayýn Baþkan ile Ýmralý'da iliþkiye geçmesiyle baþlamýþtýr. Hükümet açýsýndan yasadýþý bir görüntü oluþmamasý için de HDP'li milletvekillerinden oluþan bir heyet Sayýn Baþkan, Kandil ve Hükümet ile Devlet yetkilileri arasýnda bir irtibat aðý kurmuþtur. Burada HDP heyeti aslýnda, Sayýn Baþkan'ýn çeþitli kesimlere mesaj ile düþüncelerini ve yine onlardan kendisine bunlarý ileten, bir tür "iletiþim aðý" gibi hareket etmiþtir. Ýþte HDP heyetinin bu "iletiþim aðý" rolü hem Erdoðan hem de Öcalan için farklý bir anlama sahipti ve her iki lider bu "iletiþim aðý"ný farklý stratejik amaçlar için kullanýyorlardý.
HDP heyetinin "iletiþim aðý" rolünün doðru ortaya konmasý için, Barýþ Süreci'nin taraflar açýsýndan ne anlama geldiðini kýsaca ortaya koymak gerekmektedir. Bu konuyu bundan sonraki bölümde ele alacaðýmýz için, þimdilik bu noktaya kýsaca deðineceðiz.
Hem Erdoðan ve AKP'nin hem de Sayýn Baþkan ve PKK'nin, Barýþ ya da Çözüm Süreci taktiðiyle hedefledikleri "gizli stratejik" amaçlarý vardý ve her iki taraf bu gizli stratejik amaca uygun olarak bu süreci ele alýyorlardý. Barýþ ya da Çözüm Süreci, iki ustanýn (Erdoðan ve Öcalan) bilek güreþidir ve kaybeden taraf büyük bir siyasal bedel ödeyecekti. Erdoðan kaybettiði taktirde, iktidardan düþerek ya demokratik bir devrim ortaya çýkacaktý (ki Öcalan'ýn amacý buydu) ya da iktidar AKP karþýtý demokratik olmayan bir kliðin eline geçecekti. Öcalan kaybettiði zaman ise, idam aracýlýðýyla tasfiye edilmesinden PKK'ye stratejik bir darbe vurulmasýna kadar gidebilecek olan olaylarý tetikleyecekti.
Her iki taraf "gizli bir stratejik" amaç ile hareket ettiði için, HDP heyetinin "iletiþim aðý" rolünü, bu "gizli stratejik" amaçlarýna uygun olarak ele alýyorlardý. Sayýn Baþkan bu iletiþim aðýna baþka bir rol yüklerken, Erdoðan baþka bir rol yüklüyordu. O zaman taraflarýn bu iletiþim aðýna kendi gizli stratejik amaçlarý doðrultusunda yükledikleri rollere ve bu temelde bu iletiþim aðýnýn iþlevini somut biçimleri içerisinde ele almak gerekmektedir.
Barýþ Süreci HDP heyetinin Ýmralý Görüþmeleri'nin önünü açmýþ ve bu görüþmeler de Sayýn Baþkan'ýn PKK üzerindeki etkisi ve otoritesini sürdürmesine hatta direk PKK'yi yönetmesine yolaçmýþtýr. O zaman ilk akla gelen soru þudur: Madem Erdoðan Öcalan ve PKK'yi tasfiye amaçlý hareket etmektedir niçin Öcalan'ýn PKK'yi direk yönetmesine izin vermiþtir?
Bir çok kiþi bu durumu, "Öcalan'ýn Erdoðan ile anlaþtýðý"na ya da "her ikisinin anlaþtýðý" anlayýþýna yormuþlardýr. Öcalan ile Erdoðan'ýn anlaþmadýklarý ya da anlaþamayacaklarý artýk açýktýr. Ancak Barýþ Süreci ya da kendi adlandýrdýðý haliyle Çözüm Süreci taktiðiyle Erdoðan, tek zeki deðil ama akýllý bir lider olduðunu da gösterdi.Türk devletinin katý ve milliyetçi yapýsý, esnek taktik geliþtirmeye ve de bu temelde düþmanýný yýpratmaya engel olduðu için, Erdoðan devletin geleneksel siyasetinin dýþýna çýkarak, PKK karþýsýnda etkin bir konumlanma elde etmeyi baþardý.
Binlerce yýldan beri savaþ sanatýnýn büyük ustalarý, savaþta bir nokta üzerinde ýsrar etmiþlerdir. Savaþta düþmaný yenebilmek için, "düþmanýn stratejisine saldýrmak ve onu iþlemez hale getirmek gerektiðini" belirtmiþlerdir. Ama düþmanýn stratejisine saldýrabilmek ve onu iþlemez hale getirebilmek için ise, önce "onun stratejisinin deþifre edilmesi" gerekmektedir. Bunun ise tek bir yolu vardýr: Teorik bilgi ile doðru istihbari bilginin birleþtirilmesi.
Teorik ve istihbari bilgi de kendi içerisinde stratejik ve taktik olarak ikiye ayrýlýr. Taktik niteliðe sahip olan teorik ve istihbari bilgi, daha çok teknik bir yapýya sahiptir ama stratejiye ait olan teorik ve istihbari bilgi daha çok entellektüel bir yapýya sahiptir. Liderlerin ve hareketlerin bilinç durumlarýna göre, teorik ve istihbari bilginin birbirlerini tamamlamalarý farklýlýklar gösterir. Yüksek bir teorik donanýma sahip olan liderler, istihbari bilgiye az ihtiyaç duyarlar ve bu istihbari bilgileri daha çok kendi stratejik yapýlarýný kontrol ve düzeltme için kullanýrlar. Ortalama bir teorik yapýya sahip olan lider ve hareketler, teorik eksiklerini kapsamlý istihbarat bilgisi ile tamamlamaya çalýþýrlar ve bu ikisinin birlikteliðinden oluþan bir denge ile stratejilerini hazýrlarlar. Çok zayýf bir teorik yapýya sahip olan lider ve hareketler ise, büyük oranda istihbari bilgiye dayanarak stratejilerini oluþturmaya çalýþýrlar ve bunlarýn yenilmeleri ise hemen hemen kesindir.
Öcalan birinci tip lider grubuna aitken , Erdoðan ikinci tip lider grubuna aittir. Öcalan dokuz metrekarelik odasýnda , hiçbir istihbarata sahip olmadan tarihin en büyük ve cürretkar stratejilerinden birisini hazýrlamýþtýr. Ama Avrupa'dan Türkiye ve Ortadoðu'ya kadar olan alanda, geniþ bir istihbarat aðýna sahip olan PKK'nin Kandil Önderliði, yanlýþ bir strateji izleyebilmiþtir (Baþkan ve Kandil arasýndaki stratejik farklýlýk ileride kapsamlý ele alýnacak). Bu durum dahi teorik ve istihbari bilgi iliþkisini doðru anlamamýza yardým etmektedir.
Teorik bilgi, daha çok bir hareketin tarihsel yapýsýný çözümlemeye yarar. Her hareketin toplumda temsil etmiþ olduðu sýnýf ya da katmanlarla baðlantýlý olarak, oluþturmuþ olduðu deðerler ve bundan kaynaklanan siyasi ve örgütsel sistemi bulunmaktadýr. Bu sistem belirli bir aðýrlýk merkezi gibi hareket eder ve hareketin taktik esneme ve manevra alanýnýn çapýný belirlemeye yarar. Ancak kapitalist toplumdaki yabancýlaþma olgusu, bu süreçleri tepetaklak ettiði için herþey çok karmaþýk bir yapýya sahip olur. Ýþte derinlikli teorik bilgi, bu yabacýlaþmayý azami derecede ortadan kaldýrarak,bunun altýndaki tarihsel gerçekliði ortaya sermeye yarar. Bu teorik bilgiye yeterince sahip olamayanlar ise, bu yabancýlaþma olgusunu, istihbari bilgiyi azami derecede kullanarak ortadan kaldýrmaya çalýþýrlar.
Kapitalist üretim iliþkileri tarafýndan yaratýlan yabancýlaþma olgusu, geleceðe dönük belirsizliði de arttýrýr.Stratejinin en önemli özelliði bu belirsizliðin yönetimidir. Her kim ki, kendi stratejisindeki belirsizliði azami derecede kendi stratejik çýkarlarý için yönetebilme baþarýsý gösterir, o savaþta kazanmayý hakeder.
Barýþ Süreci baþladýðý zaman, Sayýn Baþkan'ýn stratejik planý hazýrdý ve bütün yapmasý gereken, hareketin farklý stratejik parçalarýný (KCK Eþbaþkanlýðý, KCK Siyasi ve Askeri Yönetimi, HDP, HDK, DTK, DBP ve müttefikler) kendi stratejik planýna uygun olarak yerleþtirmek, biçimlendirmek ve stratejik hedefe uygun olarak birbirlerine baðlamaktý. Bunun ise tek bir yolu vardý:Barýþ Süreci aracýlýðýyla HDP Ýmralý Heyeti'ni kullanmak.
Sayýn Baþkan'ýn iþi çok zordu: Bir yandan kendi gizli stratejik hedefini saklamasýný bilmeliydi, öte yandan da bu gizli stratejik hedefe uygun olarak stratejik güçleri konumlandýrmalýydý. Üstelik bütün bunlar devletin bilgisi ve gözetimi dahilinde olacaktý. Buradaki asýl güçlük, Baþkan'ýn 2003- 2011 arasý uyguladýðý stratejik perspektifi deðiþtirmiþ olmasýydý ve yeni perspektifi ise Kandil'e devleti uyandýrmadan nasýl kavratacaðýydý. Ýleride göreceðimiz gibi Devlet, Baþkan'ýn asýl gizli stratejik hedefini deþifre etse dahi, Kandil'in Baþkan'ýn stratejik bakýþ açýsýna uygun ve yerinde atacaðý adýmlarla Erdoðan ve AKP tamamen köþeye sýkýþtýrýlmýþ olacaktý. Çünkü bir þeyi görmek tek yetmemektedir ama onu durduracak elemanlara da sahip olmak gerekmektedir, ki bazen bu elemanlar sadece düþmanýnýzýn hata yapmasýna baðlýdýr. Bu durumda insiyatif sizde deðildir. Barýþ Süreci baþladýðý zaman insiyatif PKK'deydi ve PKK AKP'den bir adým önde bulunmaktaydý. PKK'nin Kandil Önderliði, yaptýðý hatalar ile tek PKK'nin avantajlý durumunu yoketmedi ama AKP'yi bir kaç adým öne de geçirdi.
Erdoðan Barýþ Süreci ile bir yandan zaman kazanýrken, öte yandan da ileride savaþ tekrar baþladýðý zaman PKK'ye stratejik bir darbe vurmak için nasýl avantajlý bir stratejik konum elde edeceði üzerinde yoðunlaþýyordu. Sayýn Baþkan'ýn HDP Ýmralý Heyeti aracýlýðýyla dýþarýya gönderdiði ve yine dýþarýdan aldýðý kodlanmýþ bilgileri, kendi stratejik hedefine uygun olarak yorumlamaya çalýþýyordu. Erdoðan ve devletin, HDP Ýmralý Heyeti'nin "iletiþim aðý" üzerinden geçen bilgilerde aradýðý þeyleri kýsaca þöyle sýralayabiliriz: 1- Öcalan Türk devletine barýþ önerirken ve Türkiye'de politik mücadeleyi görünürde tamamen barýþçýl ve demokratik araçlar üzerine oturtmaya çalýþýrken gerçekte ne yapmaya çalýþýyordu? Öcalan'ýn "barýþçýl ve demokratik mücadele görünümü" altýnda "gizli bir ajandasý" var mýdýr yok mudur? Eðer var ise bu "gizli ajanda" nedir? Öcalan "barýþçýl ve demokratik mücadele görünümü"nü hangi gizli stratejik hedefi gerçekleþtirmek için aldatma aracý olarak kullanmaktadýr? Öcalan 2003 - 2011 arasý geliþtirmiþ olduðu stratejik perspektife ne kadar baðlýdýr yoksa bu perspektifi deðiþtirmiþ midir? Barýþçýl ve demokratik mücadele görünümü, yeni bir stratejik perspektifi saklayan bir "incir yapraðý" mýdýr? Erdoðan Öcalan'ýn dýþarýya vereceði talimatlarla,onun asýl niyetini öðrenmeyi hedeflemekteydi. Baþkan'ýn asýl niyetinin bilinmesi, Erdoðan'ýn ABD'den AB'ye,Rusya'dan Ýran ve Suriye ve de en önemlisi iç politikada atacaðý adýmlarýn belirlenmesi için zorunluydu.
2- Erdoðan HDP Ýmralý Heyeti'nin "iletiþim aðý" üzerinden, en azýndan Kandil ile Öcalan arasýndaki anlaþmazlýk noktalarýný ortaya çýkarmak ve Kandil'in Öcalan'ýn stratejik bakýþ açýsýný ne kadar anladýðý ve benimsediðini öðrenmek istiyordu. Öcalan ile Kandil arasýnda ne kadar bir ideolojik çakýþma ya da çakýþmama durumu olduðunu ve eðer bir örtüþmeme durumu varsa, bu durumun Öcalan'ýn olasý bir tecriti durumunda AKP'ye avantajlý bir konum yaratýp, yaratamayacaðýný bilmek istiyordu.
3-HDP'nin Öcalan'ýn stratejisi içerisinde gerçek yeri tam olarak nedir? HDP Öcalan'ýn iddia ettiði gibi, barýþçýl ve demokratik mücadelenin aracý mýdýr? Yoksa PKK'nin devrimci siyasetini ve silahlý kuvvetlerini sadece perdeleyen ve Türk siyaset sistemi içerisinde bir "Truva Atý" mýdýr?
4- Öcalan PKK, HDK ve HDP'yi Ýmralý'dan yönetirken, kaçýnýlmaz olarak bu kurumlardan kendisine bilgiler akacaktýr ve devlet bu bilgiler aracýlýðýyla en azýndan hareketin genel durumu hakkýnda bilgi sahibi olacaktýr.Erdoðan Barýþ Süreci'ni, kendisinin dýþarýya hiçbir bilgi vermediði ama karþýlýðýnda birçok bilgi almaya çalýþtýðý "tek kale bir maça" çevirmek istiyordu.
Erdoðan savaþ sanatýnýn doðasýna uygun olarak, bir yandan Öcalan'ýn stratejisini çözmeye çalýþýrken öte yandan da bu stratejiye nasýl saldýracaðýný planlýyordu. Baþkan ise bu durumu biliyordu! Ýleride göreceðimiz gibi, Barýþ Süreci'nin baþlamasýndan kýsa bir süre sonra Erdoðan, Kandil'in hatalarý sayesinde aradýðý elemanlara sahip olmaya baþladý.
Peki Sayýn Baþkan açýsýndan HDP Heyeti'nin "iletiþim aðý" rolü ne anlama geliyordu? Onun bu heyet aracýlýðýyla elde etmek istediði þeyleri kýsaca þöyle sýralayabiliriz: 1- Öcalan'ýn Erdoðan'ýn stratejisini çözme diye bir derdi yoktu çünkü bu iþi yaklaþýk üç-dört yýldan beri (ileride buna AKP-Gülen Cemaati'nin Ergenekon Komplosu temelinde deðineceðim) yani 2010- 2011'de yapmýþtý. Baþkan'ýn Demokratik Ulus kitabý ile HDK ve HDP'nin kuruluþunu anlayanlar, onun gerçekte ne yapmak istediðini anlarlar! Barýþ Süreci özelde Erdoðan ve AKP'yi genelde ise Türk faþist diktatörlüðünü yýkma süreci olacaktý. Biraz Mao'cu bir terminoloji kullanýrsak eðer, Baþkan bir elini HDP üzerinden devlete uzatýrken ve onun aracýlýðýyla devleti yýpratýrken, diðer elini KCK aracýlýðýyla yumruk yapýp, stratejik darbeyi vurmak için bekliyordu. KCK "yumruðu", HDP "tokalaþma"sýný zorunlu olarak izleyecekti aksi taktirde, devleti yýkým süreci gerçekleþemeyecekti (Detaylarýný ileriki bölümlerde ele alacaðýz). Ýþte Baþkan, bu stratejiye uygun olarak hareketin bütün parçalarýný, HDP Heyeti aracýlýðýyla biçimlendirmek ve birbirlerine baðlamak istiyordu.
2- Baþkan HDP Heyeti aracýlýðýyla, bu stratejiye uygun olarak, genel olarak KCK'yi ve özel olarak da KCK Eþbaþkanlýðý'ný,KCK Baþkanlýk Konseyi'ni ve KCK Yürütme Komitesi'ni biçimlendirmek istiyordu.
3-Yine HDP Heyeti aracýlýðýyla, HDP ile HDK'yi özellikle seçimlerde ve legal örgütlenmede baþarýlý olmasý için biçimlemeye çalýþýyordu. Ýleride de göreceðimiz gibi bu nokta , onun stratejisi için çok önemliydi.
4-Baþkan HDP Heyeti'ni devlet ve hükümet yetkilileri ile görüþmelere göndererek, devlet ve hükümet hakkýnda dolaylý bilgi toplamaya ve kendisine yaklaþýmlarýnýn düzeyini ölçmeye çalýþýyordu.
5- Öcalan HDP Ýmralý Heyeti üzerinden bazý kodlanmýþ mesajlarý, ima yoluyla, "devlete çatma" görünümü altýnda, Kandil'deki PKK önderliðini sert eleþtiri görünümü altýnda ve hatta onlara sitem ederek vermek istiyordu. Kandil'e direk veremeyeceði mesajlarý, bazen analojiyi kullanarak bazen de tarihten örnekler vererek yapmaya çalýþýyordu.
6-Ve nihayetinde HDP Heyeti aracýlýðýyla, siyasetin ve toplumun farklý kesimleriyle iliþki geliþtirerek, bu kesimlerin tepkilerini ölçüyordu.
III-Barýþ Süreci Gerçekten Neydi?
Barýþ Süreci "yeni tipte bir devrim" anlayýþý temelinde ortaya çýktýðý için anlaþýlmasý güç olmuþtur. Devrimci hareketin "klasik devrim anlayýþý", Barýþ Süreci gibi taktik yaklaþýmlarý anlamak için bir handikap oluþturmaktadýr (yeni devrim tipinin ilkelerini bundan sonraki bölümde ele alacaðýz).
Barýþ Süreci hem Erdoðan hem de Öcalan için ne anlam ifade etmekteydi?
Erdoðan için Barýþ Süreci bir tür nefes molasý iþlevine sahipti ve ayný anda bir çok düþman güç ile karþýlaþmamak için yaptýðý bir manevraydý. 2013'ün baþlarýna gelindiðinde, Erdoðan hem iç hem de dýþ politikada sýkýþmýþ durumdaydý. Suriye'de Esad rejimini devirme giriþimi tek baþarýsýzlýða uðramamýþtý ama Kürtlerin Temmuz 2012 devrimi ortaya çýkmýþtý.Yine ayný þekilde, Batý ile Suriye'de anlaþmazlýða düþmüþ ve Batý'lý güçler Esad'ý hemen devirme giriþiminden vazgeçmiþlerdi. Ýç politikada Gülen Cemaati, Kemalistler ve PKK önderliðindeki Kürt Hareketi ile çeliþkiler keskinleþmiþ ve AKP bir tür kuþatýlmýþlýk ile karþý karþýya kalmýþ ve de üstelik bir çok seçim tarihi de yaklaþmýþtý.PKK ile ateþkes içte ve dýþta oluþan kuþatmayý yarmak ve yeni bir atýlým yapmak için zorunluydu. Ancak böyle bir ateþkesin tehlikeleri de vardý. Devrimci ve demokratik hareketin büyümesine ve faþist rejimin temellerinin kayýp gitmesine de neden olabilirdi. Erdoðan bir yandan Gülen Cemaati ve Kemalistleri öte taraftan da devrimci ve demokratik hareketi bastýrma görevi ile karþý karþýyaydý. Bunun için ise bütün güçler ile ayrý ayrý karþýlaþmasý gerekmekteydi, ki PKK ile ateþkes ya da Barýþ Süreci Erdoðan için bu iþlevi görecekti.
Öcalan için ise Barýþ Süreci, faþist diktatörlüðü devirmek için gerekli güçlerin toplanmasý süreciydi. Daha önce yazdýðým bir makalede bu konuya kýsaca þöyle deðinmiþtim: "Barýþ Süreci'ni Sayýn Öcalan, genel olarak faþist diktatörlüðü ve özel olarak da Erdoðan ve AKP iktidarýný yýkmak için gerekli güçlerin toparlandýðý bir dönem olarak ele alýyordu. Barýþ Süreci, Erdoðan ve AKP'nin ve de bununla birlikte faþist Türk devletinin yýkýlma sürecidir. Dýþarýdan bakýldýðý zaman çok paradoksal görünmesine karþýn, Barýþ Süreci hem Öcalan açýsýndan hem de Erdoðan açýsýndan birbirlerini tasfiye sürecidir ve iki lider bu gerçeði çok iyi bilmektedirler." (Kemal Erdem, 16 Nisan ve Sonrasý, Devrimci Bülten sayý 67, www. komunistdunya.org)
Barýþ Süreci Sayýn Baþkan için faþist diktatörlüðü devirmek için gerekli olan siyasi ve askeri güçlerin toplanmasý sürecidir. Ama herhangi bir þekilde deðil, özel bir þekilde ve özel bir politik amaç doðrultusunda güçlerin toplanmasýdýr. Devrimci ve demokratik hareketin güçlerinin bu toplanma biçimini anlamak için, Öcalan'ýn önderlik etmiþ olduðu ve evrensel bir yapýya sahip olan "yeni devrim tipi"ni kavramak gerekir. PKK'nin Kandil Önderliði'nin hatalarý, iþte bu yeni devrim tipini anlayamamadan kaynaklanmaktadýr.
|