[ Kurdî   English   Francais                                 PROLETER DEVRÝMCÝLER KOORDÝNASYONU (PDK)  13-04-2026 ]
{ komunistdunya.org }
   Açýlýþ_sayfanýz_yapýn  Sýk_Kýllanýlanlara_Ekle

 Site Menü
   Ana Sayfa
   Devrimci Bülten
   Yazýlar / Broþürler
   Açýklamalar
   Komünist Hareketten
   Ýlerici / Devrimci       Basýndan
   Kitap - Broþür PDF
   Sanat
   Görüþler

 Arþiv - Ara
   Arþiv
   Sitede Ara

 Ýletiþim
   Baðlantýlar
   Önerileriniz

_ _
{ }


_ _
{ Son Yazýlar }
Devrimci ve Demokrat...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Say...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
EMPERYALÝZM VE TÜRKÝ...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
_ _
{  Devrimci Bülten Sayý 69(6) }
| Devrimci Bülten

MESUT BARZANÝ’YÝ KÝM VE NÝÇÝN OYUNA GETÝRDÝ?

K.Erdem

 


Bir kaç günden beri, Irak Ordusu ve Ýran destekli Haþdi Þabi güçlerinin, baþta Kerkük olmak üzere, bir çok tartýþmalý bölgeyi, neredeyse hiç çatýþmadan ele geçirmesi üzerine bir çok deðerlendirme ve analiz yazýlarý yayýnlanmaktadýr. Güney Kürdistan’ýn askeri hezimetiyle uyumlu bir “ideolojik ve entellektüel hezimet” de yaþanýyor. Ýþin daha da ilginci, bu politik ve askeri hezimeti planlayanlarýn, Peþmerge Ordusu’nun geri çekiliþinden sonra da planlarýnýn istikrarlý bir þekilde devam ettiðidir ve Güney Kürdistan’da ortaya çýkan politik manzaranýn, tam onlarýn istediði yönde þekillenmeye baþladýðýdýr.


Güney Kürdistan Batý destekli psikolojik savaþ ile tanýþtý!


Bu oyunun (az ileride açacaðým) kim tarafýndan ve niçin oynandýðýný Mesut Barzani çok iyi biliyor. Onun hatasý “aðaçlardan dolayý ormaný görememiþ” olmasýdýr. Hiç kuþkusuz Mesut Barzani’nin kendi çapýnda akýllý bir hareket tarzý vardýr ve siyasi olarak yapmak istediði kendi ilkeleri ve idealleriyle uyumluydu. Kaldý ki, bundan sonra Güney Kürdistan’ýn izleyeceði temel politika da onun uzun yýllardan beri ortaya koymuþ olduðu çizgi üzerinden geliþecektir. Ama bir farkla: O olmadan.


Güney Kürdistan’da oynanan “küçük oyun” , aslýnda oynanan “büyük oyun”un bir parçasýdýr ve bu küçük oyunun büyük oyuna nasýl baðlandýðýný anlayabilmek için, büyük oyunu önce anlamak gerekmektedir.Ýþte “hezimet” sonrasý yapýlan analizlerde en büyük eksiklik budur. 


Hezimetin nedenleri ya YNK’ye baðlanmakta ya da kötü savunma hattýna baðlanmakta vs. Ama gözden kaçan bir nokta bulunmaktadýr: Mesut Barzani asla kumar oynayan biri deðildir ve önünü az çok görmeden bir politik adým atmaz. Peki referandum politikasýný niçin sonuna kadar savundu ve hangi güçlere güvenerek bu politikayý sonuna kadar götürmek istedi? Referandum politikasýnýn baþarýsýzlýðýnýn kendi politik sonu olduðunu bilmiyor muydu?


 Elbette biliyordu! Peki bu kadar riski niçin aldý? 


Mesut Barzani’nin hareket tarzýnda bir sorun yok. Önceden ne yapýyorduysa, onu yapýyordu. Bütün sorun, kendisinin neden olmuþ olduðu Güney Kürdistan iç politikasýnda yatýyordu. Batýlý güçler, Mesut Barzani’nin bölge politika vizyonuna az çok katýlýyorlardý ancak mevcut Güney Kürdistan iç politikasýný, uzun dönemli bir iþbirliði için oldukça sorunlu buluyorlardý,ki bu politik tablonun oluþmasýnda Mesut Barzani büyük rol oynamýþtý. Küçük oyun hem büyük oyuna bir “giriþ” hem de Güney Kürdistan iç politikasýný bir dizayn hareketidir.


Þimdi de kýsaca büyük oyunu analiz etmeye çalýþalým ve sonra da küçük oyunun bu büyük oyun ile kesiþme ve baðlantý noktalarýný ele alarak nasýl genel bir bütünlük oluþturduðuna bakalým.


Güney Kürdistan’daki baðýmsýzlýk referandumundan çok kýsa bir zaman önce yazmýþ olduðum “IKYB’de Baðýmsýzlýk Referandumu ve ABD’nin Ýran Politikasý” adlý makalede, baþta ABD ve Ýsrail olmak üzere, Batý’nýn baðýmsýzlýk referandumu üzerinden, Ýran ile Kürtleri genel bir çatýþmanýn içerisine çekerek, Ýran’ýn etrafýndaki çemberi daha da daraltmak ve onu daha da yýpratmak istediðini yazmýþtým. Mesut Barzani  Ýran rejiminin zayýflamasý ya da  düþüþüne destek vermenin karþýlýðý olarak da baðýmsýzlýk ve bu temelde de Batý’nýn güvenlik þemsiyesini elde etmek istemekteydi.


Mesut Barzani siyasi denklemi yanlýþ kurmamýþtýr. Belki de bu plan ile ona gelenler ABD ve Ýsrail’in ta  kendileridir.Irak’ta Kürtler nasýl Baas rejiminin düþüþüne destek vererek özerklik elde ettiler ise, ABD ile Ýsrail’in Ýran rejimini zayýflatma ya da devirme giriþimlerine Güney Kürtleri’nin destek vermesinin karþýlýðý da hiç kuþkusuz baðýmsýzlýk olacaktý. 


Donald Trump ve Benyamin Netanyahu’nun, baþta Suudi Arabistan olmak üzere, Körfez ülkeleriyle birlikte, Ýran’ý kuþatmaya çalýþtýðý ve bu yönde ciddi adýmlar attýðý bir dönemde, Güney Kürtleri’nin bu yeni politikaya göre pozisyon almasý, Mesut Barzani ve KDP’nin genel politik hareket tarzýyla uyumludur. Erdoðan dahi, Trump’un seçilmesiyle birlikte, bazý taktik adýmlar atarak, Ýran’ýn kuþatýlmasýna Türkiye’nin de katýlabileceði sinyallerini verdi. Bu noktada Batý ile Ýran arasýndaki çeliþkiler keskinleþirken, Mesut Barzani ile KDP’nin bu çeliþkiden yararlanmak istemesini doðal karþýlamak gerekir. Hatta PKK dahi uzun yýllardan beri ayný çeliþkiden yararlanan bir politika izlemektedir. Sorun burada deðil, sorun baþka yerde yatýyor.


Buradaki temel soru þudur: Batý (özellikle ABD ile Ýsrail) niçin Mesut Barzani’yi ileri sürdü ve sonra boþa düþürdü? 


Batý ama özellikle ABD ile Ýsrail, bir aldatma politikasý uyguladý ve bu aldatma politikasýnýn çok önemli politik amaçlarý bulunmaktadýr. Batý’nýn Kürtler üzerinden Ýran’a bir cephe açma politikasý yürürlükte olmakla birlikte, Batý bu cephenin açýlýþýný bir “test etmeye” de dönüþtürmüþ durumdadýr. Aslýnda “boþa düþürme” politikasý iyi analiz edildiðinde, bu politikanýn çok akýllý bir politika olduðu görülecektir.


Batý’nýn Mesut Barzani’yi boþa düþürme politikasýyla elde etmek istediðini maddeler halinde sýralamak gerekirse:

1-Batý açýsýndan Güney Kürtleri’nin baðýmsýzlýk talebi özünde haklý bir taleptir. Bu karþýlanmadýðý ve bu temelde Kürtler tatmin edilmediði taktirde, bölgede istikrarsýzlýk hep olacaktýr. Ýran rejiminin yýkýlýþýna Güney Kürtleri’nin destek vermesinin karþýlýðý da onlar açýsýndan baðýmsýzlýktýr. Ama Güney Kürdistan’ýn mevcut iç siyasi yapýsý, yarýn Ýran rejiminin yýkýlmasýndan sonra büyük bir istikrarsýzlýk kaynaðý olacaktýr. Mesut Barzani, Güney Kürdistan meclisini askýya alarak ve Baþkanlýk süresi dolmasýna karþýn Baþkanlýðý býrakmayarak, bir ulusun ve modern dünyanýn etrafýnda mutabakatýný kurduðu seçim sistemini yoketmiþtir. Mesut Barzani Güney Kürdistan’da fiiliyatta Tek Adam Yönetimi kurmuþ ve baðýmsýzlýk durumunda bu politik yapý devam ettiði taktirde, Güney’in parçalanmýþlýðý devam edecektir ve bu daðýnýklýk, Kürtler'in Ýran karþýsýnda saðlam bir cephe olmasýna engel teþkil edecektir. Hatta böyle bir durumda, Güney Kürdistan’ýn kendisi dahi yokolabilir. Mesut Barzani Güney iç siyasetinin týkanmasýnýn önündeki en büyük engeldir ve “boþa düþürme” politikasýyla “politik bir ölü”ye çevrilerek, iktidardan çekilmesi saðlanmak istenmektedir.


2-Mesut Barzani’nin sadece diplomasiyi kullanarak büyük bir kazaným elde etmesi, Batý politikasýnda pek kabul edilebilir bir politika deðildir. Türkiye’nin NATO’ya girmek için Kore’de nasýl büyük bir bedel ödemek zorunda kaldýðýný ve yine Ukrayna ile Gürcistan’ýn Batý’nýn güvenlik þemsiyesini elde etmek için ve kendilerini ispatlamak için nasýl Rusya ile çatýþmak zorunda kaldýklarýný hatýrlayacak olursak, Mesut Barzani’nin fazla bir bedel ödemeden, karþýlýðýnda baðýmsýzlýk elde etmek istemesini Batý kabul etmez. ABD ile Ýsrail, boþa düþürme politikasýyla Kürtler ile Þiileri ve yine Iraklýlarý düþman etmekle kalmadý ama Mesut Barzani sonrasý yeni liderlere (bunlar muhtemelen Neçirvan Barzani ile Kubat Talabani), bütün Güney Kürtleri’ni kendi etraflarýnda toplayacaklarý ve motive edecekleri “ulusal bir sorun” da oluþturdular. Kaybedilen yerlerin tekrar ele geçirilmesi artýk bir Kürt Ulusal sorunudur ve hiçbir lider bundan kaçamaz.Ama bu yerler için mücadele artýk Ýran ve etkisi altýndaki güçlerle mücadele demektir.Bu da kaçýnýlmaz olarak Ýran ile savaþ demektir.Kaldý ki bu kaybedilen yerleri yine ABD ile Ýsrail, IÞÝD aracýlýðýyla Güney’e vermedi mi? KDP ile YNK’nin tartýþmalý bölgelere yerleþmesinin önünü, IÞÝD aracýlýðýyla ABD ve müttefikleri açtý.Yoksa Güney’in böyle bir gücü yoktu ve Batý’nýn KDP ile YNK’yi bu yerlere yerleþtirmesi ise belirli bir plana göre olmaktaydý.

3-Bugün Irak Baþbakan'ý olan ve son tartýþmalý yerleri ele geçirme politikasý yürüten Haydar Abadi, IÞÝD’in Musul’u “aldýktan” sonra, Baðdat’a yaptýðý baskýdan sonra Baþbakan olmadý mý? Abadi’yi IÞÝD aracýlýðýyla Baþbakan yapan ABD’nin ta kendisi idi. ABD ve müttefikleri, aslýnda son hamle ile Irak sünnilerini giderek kendi içinde daha bütünlüklü bir hale getirerek, Irak’taki Þii nüfuzunu daraltmaktadýrlar.Tartýþmalý yerlerin ele geçirilmesini, Mesut Barzani’yi boþa düþürerek gerçekleþtiren ABD,Irak sünnilerinin Irak’ta ayaða kalkmasýna ve güçlenmesine yardým ederek, bu kesimlerle iliþkileri Saddam’ýn düþüþünden sonra deðiþtirmek istemektedir.Saddam’ýn devrilmesi sonrasýnda “direniþçi” olan bu kesimler, Ýran tehditi karþýsýnda “kazanýlmasý” gereken kesimler olarak artýk belirlenmiþtir,ki tartýþmalý yerlerin boþa düþürme politikasýyla Irak sünnilerine verilmesi,Batý’nýn bu kesimlerle kurmak istediði ittifaklýk iliþkisinin bir gereðidir. Kaldý ki, Iran karþýsýnda bu kesimin Irak’ta kazanýlmasý Batý için zorunludur.


4-Batý boþa düþürme politikasýyla, Güney Kürdistan’da hangi partilerin gerçekte nasýl hareket edeceðini açýða çýkardý. Kimin nasýl söz verdiðini ama pratikte nasýl davrandýðýný ve özellikle de kimin Ýran ile birlikte hareket ettiðini gördü. Bu kesimler önünüzdeki süreçte Güney Kürdistan politikasýnda tasfiyenin odaðýna yerleþtirileceklerdir. YNK içerisinde, Bafel Talabani’nin Ýran’a yakýn durmasý ve Kubat Talabani’nin KDP’ye yakýn durmasý dikkate deðerdir.


5-Batý için Güney Kürdistan’ýn baðýmsýzlýðý, Ortadoðu’nun mevcut jeopolitiðiyle mümkün deðildir.Çünkü jeoplotik olarak çok sýkýþmýþ bir durumdadýr.Güney Kürdistan’nýn baðýmsýzlýðý, Batý için Ortadoðu’nun dizayn edilmesine baðlanan bir politika içerisine oturmaktadýr.Bundan dolayý, Batý Güney Kürdistan ile Rojava’yý birleþtirerek bir Kürdistan düþünmektedir. Böyle bir Kürdistan Batý’nýn desteðiyle hem daha dayanýklý olacak hem de az çok jeopolitik olarak sýkýþmýþ olmayacaktýr. Tartýþmalý yerleri Irak sünnilerine býrakan Batý, Rojava ile Güney Kürdistan’ý birleþtirme politikasýyla da Güney Kürtleri’ni tekrar okþamýþ olacaktýr ve kýrýlan grururlarýný tamir etmeye çalýþacaktýr. 


6-Güney Kürdistan ile Rojava’nýn birleþtirilmesi önünde Mesut Barzani bir engel gibi duymaktaydý. Çünkü Mesut Barzani’nin liderliðinde bir birliði, Rojava’lý Kürtler kabul etmeyeceklerdi. Ayný þekilde bu birliðin önünde PKK Yönetimi de engel olarak görülmektedir.Mesut Barzani’nin Güney Kürdistan iç siyasetinden tasfiyesini büyük ölçüde PKK’nin Kandil Önderliði’nin tasfiye politikasý izleyecektir.Kandil’in tasfiyesi Türkiye’nin Batý tarafýndan tatmin edilmesi için de zorunludur.


7-Batý’nýn boþa düþürme politikasýnýn politik amaçlarýndan bir tanesi de Türkiye’nin “elini görmek”ti. Daha önce yazdýðým ve adýný yukarýda andýðým makalede de  ayný tespiti yapmýþtým. Türkiye’nin Ýran ve ABD arasýnda denge politikasý izlediðini ama tam niyetini belli etmediðini ve bu sýrýn ise þu an Türkiye devletinin en büyük sýrý olduðunu yazdým. Batý “yapay baðýmsýzlýk” referandumu taktiðiyle, böyle bir durumda Türkiye’nin Ýran ile birlikte hareket edip etmeyeceðini anlamak istedi. Ama Erdoðan çok akýllý hareket ederek, elini göstermedi. Söylem düzeyinde Ýran ile yakýn açýklamalar yapsa da pratikte Ýran ile ortak adýmlar atmayarak “elini kapalý” tuttu.Türkiye Ýran ile deðil Irak Merkezi Yönetimi ile yakýnlaþarak ve hatta Irak Ordusu ile sýnýrlý bir þekilde hareket ederek, kendi denge politikasýna devam etmektedir.Bu noktada Batý’nýn aldatma politikasýný Türkiye yemedi.


8-Batý’nýn asýl hedefi Ýran olduðu için, Batý bu “yapay referandum” taktiðiyle  Ýran’ýn nüfuz alanýnýn daraltýlmasýna Ýran’ýn nasýl tepki vereceðini de ölçtü. Ýran direk mi müdahale edecekti yoksa dolaylý olarak mý müdahale edecekti. Batý’nýn amaçlarýndan bir tanesi de tartýþmalý bölgeler üzerinden Irak sünnileri ile Ýran ve Irak’lý þiileri karþý karþýya getirmekti. Ýran direk müdahale etmeyerek ve Irak Merkezi Yönetimi ile birlikte  hareket ederek ama özellikle de Irak sünnilerinin hassasiyetini gözeten bir politika izledi.Bu noktada da Batý’nýn politikasý aslýnda iþlemedi ama bu taktik,bu tür provokasyonlarýn, yani Irak sünnileri ile Ýran yanlýsý þiilerin karþý karþýya getirileceði provokasyonlarýnýn da devam edeceðinin bir göstergesidir.


Batý Emperyalistlerinin “yapay referandum” taktiðini kýsaca bu þekilde özetlemek mümkündür. Bu taktikle Mesut Barzani, Batý tarafýndan “mayýn tarlasý”na salýnan ve bölgedeki mayýnlarý patlatarak yerlerini gösteren ve gözden çýkarýlmýþ bir lider  gibi kullanýldý.Bu yukarýdaki sekiz maddelik analizin kýsaca da olsa bir kaç yerini açmak gerekmektedir.


Son dönemdeki geliþmeler, Batý’nýn Güney Kürdistan ve Rojava eksenli olarak Ortadoðu politikasýný geliþtireceklerini göstermektedir.Güney Kürdistan ile Rojava’nýn gelecekte birleþtirilmesiyle hem Ýran hem de Suriye rejimleri baský altýna alýnmýþ olacak ve buradan baþlanarak bu iki rejim yýkýlmaya çalýþýlacaktýr. Güney Kürdistan iç siyasetinin  yeniden dizayn edilmesiyle, Rojava’nýn belirli dereceye kadar güvenli hale getirilmesi (Rakka operasyonu gibi) arasýnda bir iliþki söz konusudur.


PKK’nin Kandil Yönetimi, Rakka operasyonundan sonra, ABD’nin Türkiye ile anlayabileceðini Salih Müslim aracýlýðýyla Eylül ayýnda kamuoyuna deklare etti: 

“Müslim, ABD'nin Rojava'daki varlýðý ile ilgili olarak, "Þu an var olan Amerikalý merkezler geçici bir süre için buradalar. Amerikalýlar savaþtaki gerekli uzman ve danýþmanlýklarý gereði buradalar. IÞÝD sonrasý süreç için de herhangi bir anlaþma veya söz yoktur" dedi.


Rakka operasyonu sonrasýnda ABD'nin kendi çýkarlarý için Türkiye ile anlaþbileceðini iddia eden Müslim, "Ama bunun için de tedbirlerimizi aldýk. Federal Suriye için bizim açýk projelerimiz var. Kim kiminle anlaþýyor, bizim için önemli deðil. Her zaman da kendimizi koruyabiliriz" diye konuþtu.


ABD ile siyasi hiçbir anlaþmalarýnýn olmadýðýný belirten Müslim, sadece IÞÝD ile mücadelede uluslararasý koalisyon ile birlikte hareket ettiklerini söyledi.” (https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201708081029603826-salih-muslim-abd-rakka-operasyon-turkiye/) 


PKK’nin amacý, ABD ve müttefikleriyle Rojava’yý güvenli hale getirerek, Rusya aracýlýðýyla ve Suriye Merkezi Yönetimi ile anlaþarak, Suriye’de federatif bir yapý çerçevesinde iktidar olabilmektir.PKK Batý’nýn Rojava’daki askeri varlýðýný sonlandýrmayý ise, Rusya ile yakýnlaþarak gerçekleþtirmek istemektedir. Çünkü Batý’nýn bu askeri varlýðýnýn hukuki temeli yoktur ve Suriye halký ve ulusu bunu istemediði zaman, IÞÝD sonrasý dönemde iþgalci gibi görünecektir. Ýþte tam da bu taktiði boþa çýkarmak için Batý, Güney Kürdistan ile Rojava’yý birleþtirerek ve her iki parçayý da Irak ve Suriye’den kopararak kendi varlýðýný güvence altýna almak istemektedir.


Bu politikayý PKK istememektedir ve bundan dolayý,PKK’nin Kandil yönetimi ya politik olarak teslim olacak ya da tasfiye politikasýnýn odaðýna yerleþtirilecekler, ki PKK’nin Kandil Yönetimi bu gerçeði bilmektedir.PKK büyük bir bedel ödemeden Rusya ve Suriye cephesine nasýl geçecek? Kandil’in ne gibi önlemler aldýðýný ve bu önlemlerin yeterli olup olmayacaðýný, bekleyip göreceðiz.


Büyük bir ihtimalle ABD, Kandil’in tasfiyesini Türkiye’nin Ýran politikasýnda kendi yanýna çekilmesi için kullanmak isteyecektir.Kandil’in tasfiyesi ve ABD’deki Rýza Sarraf yargýlamasý bir yandan Türkiye’nin en azýndan hareketsiz tutulmasý için kullanýlacak, öte yandan PYD’nin PKK’den kopartýlmasý için kullanýlmaya çalýþýlacaktýr.


Donald Trump’un ABD Baþkaný seçilmesinden sonra uyguladýðý dýþ  politikada, Henry Kissinger’in “parmak izleri”ni bulmak mümkündür. Trump’un dýþ politikada  danýþmaný Kissinger’dir ve Kissinger’in bir çok adamý yönetimde bulunmaktadýr.Son boþa düþürme politikasýnýn mimarýnýn da o olduðundan kuþku yoktur. Trump’un dýþ politik vizyonu büyük oranda Kissinger tarafýndan þekillenmektedir ve bu onun asla hafife alýnmamasý anlamýna gelmektedir.


|
_ _