[ Kurdî   English   Francais                                 PROLETER DEVRÝMCÝLER KOORDÝNASYONU (PDK)  13-04-2026 ]
{ komunistdunya.org }
   Açýlýþ_sayfanýz_yapýn  Sýk_Kýllanýlanlara_Ekle

 Site Menü
   Ana Sayfa
   Devrimci Bülten
   Yazýlar / Broþürler
   Açýklamalar
   Komünist Hareketten
   Ýlerici / Devrimci       Basýndan
   Kitap - Broþür PDF
   Sanat
   Görüþler

 Arþiv - Ara
   Arþiv
   Sitede Ara

 Ýletiþim
   Baðlantýlar
   Önerileriniz

_ _
{ }


_ _
{ Son Yazýlar }
Devrimci ve Demokrat...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Say...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
EMPERYALÝZM VE TÜRKÝ...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
_ _
{  PDK Devrimci Bülten - Sayý 40 (4) }
| Devrimci BültenKOMÜNÝST HAREKETÝN GENEL VE KRONÝK KRÝZÝ ÜZERÝNE (A.H.Yalaz) -2. Bölüm-

6. Kazanýlan mevziler savunulacak, teori geliþtirilecek ve örgütler hazýrlanacaktýr
“Eðer geçmiþe bir gözünle bakarsan tek gözün kördür; ama geçmiþi unutursan iki gözün de kördür” (Bir Rus atasözü)

Kazanýlan ideolojik, teorik ve pratik mevziler inatla savunulacaktýr
Genel olarak dünya komünist hareketinin, özel olarak Türkiye ve Kuzey Kürdistan komünist hareketinin içinde bulunduðu bugünkü durumun nedenlerini inceleyip açýða çýkarmak, anlamak ve dünya komünist hareketi söz konusu olduðunda on yýllardýr süren genel krizden baþarýlý bir çýkýþ yapabilmek için tarih teorisi, ekonomik teorisi ve politik teorisi söz konusu olduðunda Marksizm-Leninizm’in teorik temelleri ve baþlýca ilkeleri ödünsüz olarak, en büyük direnç ve inatla savunulmalýdýr. Marksizm-Leninizm’in teorik temelleri ve baþlýca ilkelerinin yeniden keþfedilmeleri gerekmiyor. Bu anlamda olmak üzere, sosyalist sýnýf savaþýmýnda (sosyalizm savaþýmýnda ) genel bir yol göstericiden yoksun deðiliz. Dahasý, teorik temellerden ve baþlýca ilkelerden daha fazlasýna, hem de çok daha fazlasýna, bu arada devasa boyuttaki dolaylý deneyime, politik savaþým mirasýna sahibiz.

Geçmiþ sorgulanacak ve saflar yeniden belirlenecektir
Kriz dönemleri  ayný zamanda fýrsatlar ve olanaklar yaratýr. Komünist devrimciler olarak kriz durumundan yararlanmasýný bilmeliyiz. Komünist hareket, varolmak, büyümek ve politikada ciddiye alýnýr bir devrimci-politik özne olmak istiyorsa eðer, geçmiþin sorgulanmasý zorunlu bir görevdir. Yenilginin ve krizin nedenlerinin araþtýrýlmasý ve tartýþýlmasý görevinden kaçýnýlamaz. Bunu yapmak ve sonuçlarýna katlanmak ya da göðüs germek zorundayýz. Geçmiþten, yalnýzca kendi örgütsel geçmiþimizden deðil, ama iþçi sýnýfý hareketi ve genel olarak devrimci hareketin, özel olarak da komünist hareketin geçmiþinden ders almasýný bilemezsek, sýnýf savaþýmý sertleþse ve genel devrimci dalga yükselse bile, krizden çýkamaz ve bir sonraki yenilgiyle randevulaþmýþ oluruz. Böylesi bir durumda, daha da aðýrlaþabilecek bir krizin bizi girdabýna alarak daha da aþaðýlara çekme olasýlýðý vardýr.

Komünist hareketin içinde bulunduðu durumuna iliþkin olarak Ekim 1993’te þunlarý yazdým:

"Yeni bir ayrýþma ve yeni bir saflaþma artýk daha fazla geciktirilemez. Komünistlerin teori ve pratiklerini ipotek altýna alan teori, politika ve örgüt biçimleriyle kýran kýrana bir hesaplaþmaya giriþmekten kaçýnýlamaz. Deniz bitti. Durumu idare etme dönemi bitti. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma dönemi artýk geride býrakýlmalý. Ciddi bir irdeleme olmaksýzýn, geçmiþi neredeyse körü körüne savunma pratiðine son verme dönemi baþlamalý. Geçmiþe tutucu bir kýskançlýkla sarýlma döneminin yerini, geçmiþi devrimci eleþtirel yöntemle irdeleme ve sorgulama ve hatta yargýlama dönemi almak zorunda. Böylece sosyalist geçmiþin doðrularýna sahip çýkýlabilir ve yanlýþlar reddedilebilir. Ýyi olan alýnýr, kötü olan atýlýr. Sosyalist geçmiþimize bilimsel bir kýskançlýkla sahip çýkýlýr; anti-komünist saldýrýlara, hatalarýn, güçsüzlüklerin ve eksikliklerin bilincine varmanýn da verdiði bilimsel cesaretle, karþý konulur. Dönem, ne biçim altýnda kendini gösterirse göstersin, dogmatizme, tutuculuða, düþünsel kireçlenmeye, sözde miras savunuculuðuna ve taklitçiliðe karþý savaþ dönemidir. Bu dönemde sert iç mücadelelerden, örgütsel bölünmelerden, þu ya da bu biçimde suçlamalarla karþýlaþmaktan kaçýnmak komünistlerin iþi olamaz.

"Artýk yakýn geçmiþteki bölünmeler temelinde saflaþma dönemi de geride kaldý. Marksizm-Leninizm'in temel teorik ve taktik ilkeleri,dünya devriminin temel ve taktik sorunlarý temelinde yeni bir ayrýþma dönemi var dünya komünistlerinin önünde. Gerçekte bu dönem, bu süreç, kimsenin ilan etmesi gerekmeksizin, baþlamýþtýr. Özellikle Sovyetler Birliði, Doðu ve Orta Avrupa ve Arnavutluk'taki yüksek ölçekli depremlerden sonra."

"Dar örgüt çýkarlarýný ve hatta kimi kiþisel çýkarlarý büyük sosyalizm davasýnýn önüne çýkarmak komünistlerden uzak dursun. 'Düþman ne der' gibi gerekçelere yaþam hakký tanýmak, engel tanýmamasý gereken komünistlere yakýþmaz. Marksizm-Leninizm'i toplumsal bir bilim gibi deðil, bir yol gösterici olarak deðil, bir dogma olarak görmeye, onu donuklaþtýrmaya, katýlaþtýrmaya, sýk sýk olduðu gibi, boþ söz kalýplarý olarak yozlaþtýrmaya son vermeye cesaret etmek gerek. Devrimci bir teorik yenilenme, teorik ve politik bir rönesans zorunlu.

"Verileni olduðu gibi kabul etmemek; gerçeði araþtýrmak, bulmak ve açýklamak komünist ahlak gereðidir. Yanlýþlara, eksikliklere ve güçsüzlüklere göz yummak, onlarý geçiþtirmek; baþkalarýný ve kendini haklý çýkarmak için bahaneler aramak, yeni toplumun aynasý olmak iddiasýndaki yeni insanýn karakter özellikleri arasýnda olamaz. Bütün bunlar eski dünyaya, burjuva dünyaya aittir. Komünistler kendilerine karþý da samimi olmak zorundadýrlar. Özsaygýsý zayýf olan ya da bu saygýyý yitirmiþ olanlar yeni bir dünyanýn kurulmasýna önderlik edemezler. Lenin sonrasý sosyalist hareketin ve özel olarak Komintern döneminin irdelenmesi çalýþmasý, ayný zamanda, var olan komünist hareketin ahlak ve karakter bakýmýndan sýnavdan geçeceði bir çalýþma olacaktýr."

"... Günü kurtarmanýn ve kötü anlamda kurnazlýðýn olgunluk, devrimci uyanýklýk ve büyük bir beceri sayýldýðý bir dönemde yaþýyoruz. Yakýn bir gelecek için de tünelin ucunda ýþýk görünmüyor. Dünya ve Anadolu komünist hareketinin bugünkü önderleri genel olarak gelecek vaat etmiyorlar. Dahasý komünist hareketin ideolojik atýlým yapma olanaklarýnýn önünde ciddi bir engel oluþturuyorlar. Genel bir yenilenmeden geçmesi gereken komünist hareket içinde öncelikle önder kadrolar ideolojik ve politik olarak sert biçimde sarsýlmaya gereksinim duyuyorlar. Statükoculuðu ve küçük-burjuva nitelikli var olaný koruma, büyük amaçlar için risk almama psikolojisi ve alýþkanlýðýný yýkmak için önderlerin yüksek ölçekli bir ideolojik ve politik depreme ya da deprem dizisine uðramalarý gerekiyor. Ýdeolojik düzeyde müdahalenin yaný sýra, devrimci bir iþçi sýnýfý hareketinin geliþmesinin zorlayýcý etkisine de gereksinme var." (Üçüncü Enternasyonal'i Oportünizm Tüketti, s. 6-8)    

Teorimiz ve örgütümüz gelecek büyük sýnýf savaþýmlarý için hazýrlanacaktýr    
Tarihsel deneyimlerden öðreniyoruz ki, yaþanýlan karanlýk dönemin yerini sýnýf savaþýmlarýnýn sertleþtiði politik bir yükseliþ dönemi, devrimci dalganýn kabardýðý bir dönem alacaktýr. Ama ne zaman? Bunu bilmiyoruz ve bilemeyiz; ama bilmemiz gereken bir þey vardýr ki, teorimizi ve örgütümüzü gelecek büyük politik sýnýf savaþýmlarý için sürekli olarak hazýrlamak ve hazýr tutmak zorundayýz.

Ýþçi sýnýfý hareketinin ve genel olarak devrimci hareketin, özel olarak da komünist hareketin “artýk daha geriye çekilecek yer yok” denilebilecek denli gerilediði bir yenilgi sonrasý dönemden geçtiðimiz bugünkü süreçte Marksizm-Leninizm’in temel ilkelerine sýkýca sarýlmak, onlarý savunmada katý olmak ve olanaklý olan her durumda komünist hareketin krizine, komünist organizmalar küçük ya da büyük olsun, örgütsel olarak müdahale etmek baþlýca görevlerden biridir.

Dönem zorlu ideolojik-teorik savaþýmýn olmazsa olmaz olduðu bir dönemdir. Bu savaþýmýn gereði gibi yürütülebilmesi ve istenen sonuçlarýn alýnabilmesi için komünist-devrimci teorinin yalnýzca savunulmasý deðil, sürekli olarak yeniden üretilmesi de zorunludur. Teorik üretim ve  yeniden üretim olmadýkça komünist hareketin ne  ideolojik-teorik krizinin ne politik-pratik krizinin aþýlmasý ne de devrimin teorik zemininin (iþçi sýnýfýnýn devrimci politik eylemine yol gösterici olacak bilimsel bir temelin) oluþturulmasý  olanaklýdýr. Sürekli teorik üretim! Bunu yapabilmek için yenilgilerden öðrenmesini bilmenin yaný sýra zamaný da iyi kullanmak gerekir.

Son derece zor olan bu iþ büyük bir sabýr gücüne sahip olmayý da gerektirir. On yýllarýn teorik yükünün ve yýkýntýsýnýn altýndan kýsa sürede kalkmak olanaklý deðildir. Kim ki, kimi teorik düzeltmelerle ve yama yapmakla bu iþin üstesinden geleceðini düþünüyorsa, ya teorik sorunlarýn aðýrlýðýnýn bilincinde deðildir, ya da kendi yeteneklerini aþýrý olarak abartan bir düþ severdir.
 
Marksizm-Leninizm, Marks, Engels, Lenin ve diðer komünistler tarafýndan ortaya konulduðu ve geliþtirildiði durumuyla korunamaz. Varolanla yetinmek olmaz. Bu tutuculuktur. Onun kullanýlmasý ve kullanýlýrken de, eksikliklerini giderme ve yanlýþlýklarýný düzeltme yoluyla geliþtirilmesi gerekir. Nasýl canlý organizmalar sürekli bir deðiþim içinde olduklarý için canlý iseler, yaþayan bir teorinin de yaþamýný sürdürebilmesi için deðiþmesi zorunludur. Deðiþime direnen teori anlama, harekete geçirme ve deðiþtirme yetisini yitirir. Marksizm-Leninizm’in deðiþmesi, onu o yapan teorik temellerinin ve temel ilkelerinin deðiþtirilmesi olarak anlaþýlamaz. Bu Eduard Bernstein’ýn ve onun izinden gidenlerin yöntemidir, toplumsallaþtýrýlmýþ üretim araçlarý temeline dayanan komünist bir toplumun iþçi sýnýfýnýn sosyalist diktatörlüðü yönlendiriciliðinde kurulmasýný savunan komünist devrimcilerin deðil. Komünist devrimciler olarak Marksizm-Leninizm’in yavaþ yavaþ ölmesine izin verecek miyiz?

Krize karþý komünist devrimci sinir merkezi
Lenin'in "Marksizmin Tarihi Geliþiminin Bazý Özellikleri Üzerine" baþlýklý yazýsýnda Marksizmde parçalanmaya (iç krize) iliþkin olarak belirttikleri,gerekli deðiþikliklerle birlikte,bugünkü duruma da uygulanabilir:

"... Sorunlarý laf kalabalýðýyla geçiþtirmeye çalýþmak kadar zararlý,ilkelere aykýrý bir þey olamaz.Bugün en önemli görevimiz,krizin derinliðini ve onunla savaþma gereðini anlamýþ bütün marksistleri bir çatý altýnda toplayarak, marksizmin teorik temellerini ve ana ilkelerini,burjuva etkisinden sýyrýlamayan 'yol arkadaþlarýnýn' çeþitli yönlerdeki sapmalarýna karþý savunmaktýr..." (Lenin, Karl Marx ve Doktrini, Bilim ve Sosyalizm Yayýnlarý, s.144)

"... bu parçalanmayý kaçýnýlmaz kýlan nedenleri anlamak ve onu önlemek için kararlý ve birlik içinde savaþmak,yaþadýðýmýz dönemin marksistlere yüklediði en önemli görevdir." (a.g.y.,s.145)

Verili durumda komünist hareketin en çok gereksinme duyduðu þey, en önemli örgütsel görev kronik kriz içinde yaþandýðýný kabul eden, krizin nedenlerini anlayan ya da en azýndan bunlarý araþtýran, sorular soran, komünist hareketin varolan görevlerini ve önceliklerini doðru saptayabilen komünistlerden oluþan, özellikle ideolojik-teorik olarak güçlü ve gizli örgütlenme sanatýnda görece ustalaþmýþ bir çekim merkezi örgütlemektir: komünist devrimci sinir merkezi!

PDK olarak sýnýrlý kadro gücümüzle komünist hareketin çok yönlü kriziyle boðuþmayý göze alýyoruz. Bu anlamda gözü kara ve inatçý komünistlerden oluþan, açýk ve ilan edilmiþ politik amaçlarý olan küçük bir komünist-devrimci politik propaganda örgütü olduðumuzu da unutmuyoruz. Komünist hareketin genel ve kronik kriziyle boðuþan ve boðuþma niyetinde olan bireylerin, çevrelerin ve örgütlerin varolduðunu da.

PDK olarak, sözü edilen türden bir çekim merkezinin orta ya da uzun erimde kurulabileceðinin bilincindeyiz. Komünist hareketin kriziyle uðraþma görevini verili durumda temel görevimiz olarak kabul ediyoruz. Komünist devrimci bir sinir/çekim merkezinin kurulmasý görevini komünist hareketin krizden çýkýþ sürecinin kavranacak halkasý  olarak saptýyoruz. Böylesi bir komünist devrimci çekim merkezinin kurulmasý için alçakgönüllü bir çalýþma içindeyiz. Böylesi bir görevin yerine getirilmesine katkýda bulunabilecek en küçük bir potansiyel enerjinin en verimli olarak kullanýlmasý gerektiðinin bilincindeyiz. Bu yönde atýlacak en küçük adým PDK’lý komünist-devrimcilerden gereken ilgiyi görecektir. Proleter Devrimci Köz’ün çaðrýsýna katýlýyorum: Bütün ülkelerin komünistleri birleþin!

Proleter Devrimciler Koordinasyonu (PDK) olarak örgüt sorunu üzerinde neden bu denli ýsrarla duruyoruz? Duruyoruz; çünkü, diðer þeylerin yaný sýra, amaçla araç (örgüt) arasýnda diyalektik bir iliþki vardýr. Amaca uygun düþen örgüt biçimi olmazsa amaca ulaþýlamaz. Yaþanýlan ve hedeflenen yönde ilerlemesi istenen süreç üzerinde gereken etki yapýlamaz. Sosyalist politik savaþýmda örgüt her þey demek deðildir; ama saðlam bir (gizli) örgütün yoksa kapitalizm koþullarýnda çalýþmanýn sürekliliðini saðlayamaz ve kendini yeniden üretemezsin. Genel olarak politikada, özel olarak devrimci politikada ciddiye alýnmaz ve baðlaþýklarýnla iliþkilerinde politik baðýmsýzlýðýný koruyamazsýn. Düþmanýný yenemez ve geleceði kuramazsýn.

PDK'nýn büyük bir örgüt olmasý, örgütsel sorunlarýnýn karmaþýklaþmasý, ya da kýsa veya orta erimde büyük bir örgüt durumuna gelme beklentisi içinde olmamýz vb. deðil bizi örgüt sorunu üzerinde böylesine ýsrarla durmaya iten. Temel çalýþma biçimi olarak propaganda çalýþmasýný seçen, daha doðrusu içinde bulunduðu geliþme aþamasý nedeniyle seçmek zorunda kalan ve henüz oldukça küçük bir politik örgüt olan PDK, amaçlarýný gerçekleþtirmek için olmazsa olmaz araçlardan biri olan örgüte, örgüt sorununa, dolayýsýyla örgüt teorisine büyük bir önem vermektedir. Bu sorunun tartýþýlmasý üzerinde, sýnýf savaþýmýnýn bugünkü düzeyi ve örgütsel sorunlarýmýz bunu gerektirdiði için deðil, geleceðe hazýrlandýðýmýz için ýsrar ediyoruz  Çok yönlü ve aðýr bir kriz içinde varlýðýný sürdürmeye çalýþan bir hareketin parçasý olan ve bu hareketin sorunlarýný kendi sorunlarý olarak gören PDK, sosyalist savaþýmýnýn gelecek büyük günleri için teorinin ve örgütün hazýrlanmasý gerektiði görüþündedir. Dönem, devrimin özellikle teorik hazýrlýðýnýn yapýlmasý gerektiði bir dönemdir. Teorik ve örgütsel olarak görece hazýr olan bir örgüt ya da hareket büyük toplumsal  hareketliliklerden devrim ve sosyalizm savaþýmý için en büyük ölçüde yararlanmasýný bilecektir.

Ýdeolojik-teorik savaþým, teorik yeniden üretim ve yeni kadrolarýn eðitimi ve örgütlendirilmesi ve genç kadro kuþaðýnýn deneyimli kadro kuþaðýyla  iyi bir harmanlanmasý yoluyla komünist hareketin krizine müdahale. Ýþte içinde yaþadýðýmýz dönemin komünist-devrimcilerin önüne koyduðu en önemli görev. Bu görev, komünist kadrolardan ve devrimci pratikten koparak gerçekleþtirilemez. . Bu görev, teoricilerle pratikçilerin ayrý yollardan yürüdükleri koþullarda yerine getirilemez. Komünist hareketin çok sayýda ve çok yönlü yeteneklere sahip olan bilim insanlarýna, özel olarak anmak gerekirse teorisyenlere gereksinimi vardýr, olumsuz anlamýyla akademisyenlere deðil.    

PDK, haklý olarak leninist örgüt teorisi olarak adlandýrýlan teorinin titizlikle irdelenmesi ve kapitalist sistemin ve sistem içinde yaþanan sýnýf savaþýmýnýn geçirdiði deðiþimler hareket noktasý olarak alýnarak geliþtirilmesi gerektiðini görüþündedir. Örgütlerin iþlev gördükleri toplumsal koþullar, sürekli olarak ve kimi dönemlerde köklü olarak deðiþiyor. Komünist örgütler bu deðiþimleri kendi örgütsel yapýlarýna yansýtmak ve kendilerini yeniden yapýlandýrmak zorundadýrlar.  Örneðin, gerek sermayenin örgütlenme biçimlerindeki gerekse iþçi sýnýfýnýn yapýsýndaki deðiþimler (sanayi sektöründen hizmet sektörüne doðru kayma gibi) leninist örgüt teorisini nasýl etkiler? Leninist örgüt teorisinde eskiyen öðe ya da öðeler var mýdýr, varsa ne ya da nelerdir bunlar? Bu teorinin hangi yönlerden geliþtirilmeye gereksinimi vardýr? Sözün kýsasý, toplumun ekonomik, toplumsal-sýnýfsal, politik ve kültürel yapýlarýndaki ve genel olarak politik savaþým teorisi ve pratiðindeki deðiþimler örgüt teorisine ve örgüt pratiðine yansýtýlmak zorundadýr.

Krize müdahalede teorik çalýþma - pratik çalýþma iliþkisi
Dünya komünist hareketinin krizi sorunu ele alýnýrken öncelikle onu analiz etmek gerekiyor: önce analiz, sonra sentez. Dünya komünist hareketinin krizinin analizi, olabildiðince ayrýntýlý olarak, onu bileþenlerine ya da ilgili alanlarýna ayrýlarak yapýlmalýdýr. Bir akým olarak Marksizm-Leninizm’in krizinden genel anlamda da söz edilebilir, tikel anlamda da. Marksizm-Leninizm’in genel krizi dendiðinde anlaþýlmasý gereken bir teorik-pratik akým olarak onun hem teorik ve hem pratik düzeyde kriz geçirmekte olduðudur. Baþka biçimde ifade edilecek olursa, söz ve tartýþma konusu edilen komünist hareketin ideolojik, teorik, politik ve örgütsel alanlarda geçirmekte olduðu krizdir. Son iki alandaki krizi “pratik kriz” baþlýðý altýnda toplayabiliriz. Marksizm-Leninizm teorik düzeyde bir kriz geçirmekte midir? Bu soruya olumlu bir yanýt veriliyorsa eðer, sorulmasý gereken diðer soru Marksizm-Leninizm’in teorik kriziyle pratik krizi arasýnda nasýl bir iliþki olduðudur. Bir düzeydeki krizin diðer düzeyi, þu ya da bu derecede etkilememesi düþünülemez. Bu nedenledir ki, bilme sürecinin göreli olarak iki karþýt yanýný oluþturan teori ve pratik  birbirinden ancak analiz kolaylýðý saðlamasý nedeniyle ayrý ele alýnabilirler. Eðer her iki düzeyde de kriz varsa bu iki  düzeyin birbirlerini nasýl etkiledikleri konusunda bir senteze ulaþmak gerekir.

Marksizm-Leninizm’in geçirdiði aðýr krizi anlamak, onun üstesinden gelmek için iþçi sýnýfý hareketi ve emekçi kitle hareketi ile haþýr neþir olmak gerekiyor. Onlarýn içinde olmak gerekiyor. Dünya ve yurt ölçeðinde pratik hareketin sorunlarýna ve ortaya attýðý sorulara çözüm ve yanýt üretmeye yönelik olmayan bir teorik çalýþma krizi atlatmaya yardýmcý olmaz. Hatta onu aðýrlaþtýrýr. Teorik çalýþma bir tarih araþtýrmasý ve yazýmý olmayacaksa eðer, bugünkü durumu baþlangýç noktasý olarak almalýdýr. Verili durumdan hareket etmelidir. Bu sosyalizmin sorunlarýný geçmiþe uzanarak araþtýrma vb. çalýþmasý  ile bir çeliþki oluþturmaz. Tam tersine, bu ikisi birbirini tamamlar. Marksist-leninist teori özel olarak içinde bulunulan kapitalist toplumu tanýmak ve onun bilgisine dayanarak onu tasfiye etmenin teorisidir. Yerine yeniyi kurmanýn teorisidir. Onun bu özelliði ýsrarla korunmalýdýr. Dünyayý deðiþtirme etkinliðine olabildiðince etkin olarak katýlmaksýzýn (bu  komünist hareketin her bir üyesi için  her günkü pratik mücadelede bizzat yer almak demek deðildir) krizden çýkýþý saðlayabilecek katkýlar (teorik düzeyde de) yapýlamaz. Marksizm’in kurucularýnýn,  olanaklý olan her durumda, politik mücadelenin içinde yer aldýklarý unutulmamalý.

Olabildiðince ayrýntýlý iþbölümü yapýlmaksýzýn  görevler gereði gibi yerine getirilemez. Komünist hareket herkesin her iþi yaptýðý, yapabildiði iþbölümü tanýmayan bir organizma deðildir. Diðer þeylerin yaný sýra, teorik çalýþma yapabilecek bilgi birikimi ve özelliklere ("yeteneklere" de denilebilir) sahip olanlar arasýnda yapýlacak iyi düþünülmüþ ve verimli bir iþbölümü zorunludur. Teorik çalýþma ne kadar ilerletilirse, teori ne kadar geliþtirilirse, Lenin'in " 'Halkýn Dostlarý' Kimlerdir?"de vurguladýðý gibi, komünist hareketin pratik çalýþmasý da o kadar hýzlý büyür, güç kazanýr.

Teorik çalýþma - pratik çalýþma iliþkisinde komünistler için öncelik ikincisindedir. Teorik çalýþma pratik çalýþma için yapýlýr,onun hizmetindedir. Ama pratiðin önü de teori tarafýndan sürekli olarak aydýnlatýlmalýdýr. Teoriye maddi bir güç kazandýracak olan pratiktir. Önünü  ve olabildiðince uzaðý görebilmek için de sürekli olarak geliþtirilen ve zenginleþtirilen teori de  olmazsa olmazdýr.

7.Sonsöz Yerine

Marksizm-Leninizm'in temel ilkelerine dayanýlarak yapýlan her eleþtirinin, arayýþýn vb. destekçisi olmak gerekir. Yaþanýlan süreçte, arayýþ giriþimlerini, devrimci konumda kalmak önkoþuluyla, anlayýþla karþýlamak gerek. Devrimci olarak kalýndýðý sürece arayýþ çabalarýnda kötü niyet aranmamalý. Marksist-leninist otorite ya da otoritelerin olmadýðý, komünist hareketin tarihinin en aðýr krizini yaþadýðý tarihsel koþullarda arayýþ içinde olmak, o güne kadar var olaný, bazen aþýrýya da kaçarak, eleþtirmek anlayýþla karþýlanmalýdýr. Devrimci bir arayýþ içinde olmayý son derece normal, haklý ve gerekli sayarým. Komünist hareketin on yýllardýr süren çok yönlü krizi koþullarýnda baþkasý da olamaz. Her þeyin yolunda gittiðini düþünmeyenlerin sorular sormalarý, sorunlarý gündeme getirmeleri, çözümler önermeleri kadar yerinde olabilecek baþka ne olabilir ki? Marksizm-Leninizm'i devrimci eleþtirel biçimde kullananlara, devrimci bir arayý içinde olanlara, "buna ne gerek var?", "sorunlara çözüm üreten ya da üretme yeteneðinde olan somut teori ya da teoriler var; marksist-leninist teori dünya ve ülke sorunlarýna, iþçi sýnýfý hareketi ve sosyalist hareketin karþý karþýya bulunduðu sorunlara yanýt verebilecek düzeyde sürekli olarak zenginleþtiriliyor, yeniden üretiliyor" diye karþý çýkmak olanaksýz.

Genel bir çekim gücü olan teori ya da teoriler yok. On yýllarýn birikmiþ sorunlarý son derece aðýr. Ne teorik ne de pratik olarak, on yýllardýr çekim merkezi olabilecek odak ya da odaklar var. Doðru dürüst teori üretimi yok, vb. Komünistler, diðer þeylerin yaný sýra, üretememe krizi geçiriyorlar. Çok eskiden, 20. yüzyýlýn ilk on yýllarýnda, sosyal bilimlerde ve politikada, özellikle teorik ve pratik yaratýcýlýk söz konusu olduðunda,  öncü konuma sahip olanlar ve düþün dünyasýnda gündem belirleyici olanlar marksistler ya da Marksizm adýna hareket edenler olurdu. Bu dönem çok gerilerde kaldý.  On yýllardýr teorik çöllerde yönümüzü bulmaya çalýþarak dolanýp duruyoruz ve zaman zaman da serap görüyoruz. Böylesi bir durumda insanlarýn bir çýkýþ yolu arayýþý içine girmeleri deðil, girmemeleri anormaldir.Böylesi bir konumu bir daha ne zaman yakalayacaðýz? Ýþte, yanýtlanmasý gereken sorulardan biri de budur. Hiç kimse ne kendini, ne de baþkalarýný aldatsýn ya da oyalasýn.
 
Dünya komünist hareketinin içinde bulunduðu durumda iyi niyetli çýkýþ yolu arayýþlarýna karþý sekter tavýr takýnmak ancak kendi durumundan hoþnut olanlarýn iþi olabilir. Her þeyin yolunda gittiði, zaferden zafere koþulduðu düþüncesi var olan sorunlarýn görülmesi, teorinin geliþtirilmesi ve sorunlarýn çözümü için kullanýlmasý çalýþmasýnda olumsuz yönde, hem de devasa ölçüde, etkiledi. Türkiye'de de böyle oldu. Komintern dönemindeki egemen hava ve dünya devriminin kaderinin Sovyet devletinin kaderine ve Sovyetler Birliði'nde sosyalizmin kuruluþuna baðlanmasý bu açýdan özellikle dikkate deðerdir.

Arayýþ içinde olmak yeni baþtan baþlamak demek deðildir. Arayýþ çalýþmasýnda yol göstericiden yoksun olmak demek deðildir. Arayýþ çabalarý içinde hatalar da yapýlacaktýr. Önemli olan en az ve en az zarar verici hatalar yapmaktýr. Krize yol açan nedenler ve karþý karþýya bulunulan sorunlar bilimsel bir çözümleme konusu yapýlacaklarsa eðer, Marksizm-Leninizm her yönüyle eleþtirel yaratýcý biçimde kullanýlmalýdýr. Yol gösterici vardýr. Sorun bu yol göstericinin ýþýðýnda doðru yolu bulabilmektir. Arayýþta kullanýlacak yol gösterici temel düþünceler (ilkeler) sorunu muðlaklaþtýrýlamaz ya da alacakaranlýkta býrakýlamaz. Hiç deðilse bu bakýmdan zihin açýklýðýna sahip olunmalý. Marksist-leninist olma iddiasýnda bulunanlar, marksist-leninist teorinin özünü ve temel ilkelerini tartýþma konusu yapmazlar. Örneðin, proletarya diktatörlüðü ilkesini tartýþma gündemine getirmezler. (Burada, bu diktatörlüðün nasýl anlaþýlmasý ve örgütlenmesi gerektiði üzerinde durmak gerekmiyor.) Çok ve aðýr zarara yol açabilecek hatalardan sakýnmak için Marksizm-Leninizm'in temel ilkelerini kullanmak ve komünist hareketin mirasýnýn olumlu ve olumsuz unsurlarýndan/yönlerinden öðrenmesini bilmek zorunlu.

Komünist hareketin genel ve kronik krizi irdelenir ve tartýþýlýrken birçok þey belki yeniden keþfedilmek zorunda kalýnacaktýr. Gerekiyorsa çok gerilere de gidilir. Geçmiþte gereken ilgiyi görmemiþ tezler ve teoriler de olabilir; ama, ciddiye alýnabilir bir çýkýþ yolu arayýþý için, kabul edilmek zorundadýr ki, baþlangýç noktasýndan yoksun deðiliz. Krizin dev dalgalarýyla boðuþurken kýlavuzsuz ya da pusulasýz deðiliz. Yeter ki, onu kullanmasýný bilelim.

Devrimci Bülten Sayý 40 Devamý...

|
_ _