 |
PDK Devrimci Bülten - Sayý 31 (4) |
 |
 |
TOPLUMLARIN BÝRBÝRLERÝNE EKLEMLENME SORUNU (K. ERDEM) Marx niçin kapitalizm öncesi toplum biçimlerini inceleme ihtiyacý duymuþ ve zamanýnýn büyük bir kýsmýný bu araþtýrmalara ayýrmýþtýr? Marx’ýn bu eski toplumlar üzerine olan araþtýrmalarý ile kapitalizm üzerine olan araþtýrmalarý arasýnda ne gibi bir baðlantý vardýr? Ýlk bakýþta hiçbir baðlantýnýn olmadýðý eski toplumlar üzerine olan araþtýrmalarýn sadece materyalist tarih anlayýþýný ispatlamaktan ve böylece öðretinin bilimsel yanýný güçlendirmekten baþka bir iþe yaramadýðý düþünülebilir. Ama Marx için, eski toplumlar üzerine olan araþtýrmalarýn baþka bir yönü yine vardý. O da kapitalizmin tarihsel yapýsýnýn çözümlenmesi ile ilgilidir. Marx gibi Engels de bu eski toplumlar üzerine olan çalýþmalara büyük önem vermekteydi. C. Schmidt’e yazdýðý 5 Aðustos 1890 tarihli mektubunda bu nokta ile ilgili olarak þöyle yazýyordu: “Oysa bizim tarih anlayýþýmýz herþeyden önce bir inceleme klavuzudur, yoksa Hegelci biçimde bir kurgulama aracý deðildir. Bütün tarih yeniden incelenmeli, farklý toplum oluþumlarýnýn varolma koþullarý, bunlara karþýlýk düþen, politik, hukuksal, estetik, felsefi, dinsel vb. görüþleri ortaya çýkarmadan önce, birer birer gözden geçirilmelidir. Þimdiye deðin bu yönden pek az þey yapýldý çünkü, pek az kimse bu iþe ciddi olarak sarýldý. Bu alanda büyük katkýlara gereksinme var;konu uçsuz bucaksýz ve ciddi çalýþan herkes çok þey baþarabilir ve kendisini gösterebilir. ” (1) Bugün de hala Engels’in yukarýda belirtmiþ olduðu durum geçerlidir ve bu nokta da hala daha çözümlenmeyi bekleyen bazý sorunlar vardýr. Örneðin toplumlarýn kendi içerisinde hangi özel biçimlerde geçmekte olduðu ve bu biçimleri koþullandýran temel ekonomik yasalar ve bunlarýn neden olduðu ideolojik, siyasal, hukuksal, estetik vs. biçimler tam olarak bilince çýkarýlmýþ deðildir. Biz yine Marx’a dönerek, onun geçmiþ toplumlarýn analizinden toplumun gelecekteki evrimi açýsýndan nasýl yararlanmak istediði sorununa gelelim. Marx’ýn bu noktada en büyük amacý, birbirini izleyen toplumlarýn, tarihsel bir süreklilik ve baðýntýlýlýk içerisinde birbirine nasýl eklemlendiðini ve bu eklemlenmenin en genel biçimlerini ortaya çýkarmaktý. Çünkü tarihsel materyalizmin yasalarý, bütün toplumlar için geçerlidir ve geçmiþte tarihsel hareketini tamamlamýþ toplumlardaki en genel evrim biçimlerinden hareket ederek, feodalizm-kapitalizm ve kapitalizm-komünizm arasýndaki geçiþ biçimlerine ulaþmak istiyordu. Marx bu nokta ile ilgili olarak þöyle yazýyordu: “. . . Bizim için çok daha önemli olan þey, yöntemimizin, hangi noktada tarihsel görüþ açýsýný getirmek gerektiðini ve burjuva ekonomisinin, üretim sürecinin salt tarihsel biçimi (abç)(yani özel biçimlerinden arýndýrýlmýþ genel biçim olarak-K. E. )daha önceki üretim tarzlarýna nereden baðlandýðýný (abç)(Burasý çok þey ifade etmektedir. Kapitalizmin, önceki üretim tarzýnýn hangi aþamasýnda doðduðu ve tarihsel geliþimi içerisinde bu üretim biçimini hangi aþamada kendi egemenliði altýna aldýðýnýn anlaþýlmasý açýsýndan—K. E. ) açýklýða kavuþturmaktýr. Ama burjuva ekonomisinin yasalarýný geliþtirmek için üretim iliþkilerinin tarihini yazmak burada mutlaka gerekli deðildir. Gerçekte, kendileri tarih boyunca ortaya çýkmýþ iliþkiler olarak bu yasalarýn doðru anlayýþý ve tümden gelme zincir-lenmesi, bu sistemden önceki geçmiþi daima anýmsatan kýyaslamalara götürür (abç)---týpký örneðin ampirik verilerin doða bilimlerinde yaptýðý gibi. Bu anýmsatmalar, ayný zamanda bugünün doðru anlayýþýyla birlikte, geçmiþi anlamamýz için gerekli anahtarý bize verir:bu, bir gün ele almayý umduðumuz ayrý bir çalýþmadýr. ”(2) Marx’tan aktardýðýmýz bu pasaj, tarihsel materyalist düþünce açýsýndan oldukça derin bir içeriðe sahiptir. Çeþitli noktalardan bu pasajý analiz edersek eðer: 1-Üretim iliþkileri özel biçimlerinden (ilkel komünal, köleci, feodal, kapitalist ve komünist) ayrý olarak temelde ayný genel hareket yasalarýna sahiptirler. 2-Geçmiþteki toplumlarýn genel evrimine (bunlar tarihsel hareketini tamamlamýþ olduðu için daha yüksek düzeyde soyutlama yapabilme olanaðý saðlarlar) bakarak, geliþimlerinin tarihsel aþamalarýnda hangi koþullarda ve biçimlerde birbirlerine eklemlendiklerini çözümlemek, bize mevcut toplumun tarihsel yönünü görmek için teorik bir olanak saðlar. Ayný þekilde mevcut toplumun genel tarihsel evriminden yararlanarak da geçmiþ toplumlarýn genel evrimlerindeki ve birbirlerine eklem-lenmelerindeki teorik boþluklarý doldurabiliriz. Böyle ikili bir geçiþ, yani, hem geçmiþten çaðýmýza geçiþ hem de çaðýmýzdan geçmiþ tarihsel dönemlere geçiþ, materyalist tarih anlayýþýnýn temel prensiplerinin daha da geliþtirilmesi için önemli bir teorik metod saðlar. Kanýmca toplumlarýn birbirlerine eklemlenmelerinin belirli bir düzenliliði ve bunun da genel hareket prensipleri vardýr. Çeþitli toplumlardaki özel biçimleri ve bu biçimlerin tarihsel evrimini anlayabilmek için herþeyden önce bütün toplumlar için ortak olan en genel hareket biçimlerini bilince çýkarmak gerekir. Hareketin en yüksek biçiminde geliþtireceðimiz genel yasalar aracýlýðýyla ancak geçmiþ toplumlardaki çeþitli biçimleri ve bunlarýn tarihsel yerlerini doðru bir þekilde kavrayabiliriz. Marx, ilkel komünal toplumdan sýnýflý köleci topluma geçiþi incelerken, ayný zamanda amacý, sýnýflý toplumun nasýl ortadan kalkacaðýný teorik olarak bilince çýkarmaktý. Ýlkel komünal toplumun yavaþ yavaþ daðýlmasý ile birlikte deðer yasasýnýn nasýl yavaþ yavaþ toplum içerisine sýzmaya baþladýðýný ve böylece bütün toplumu egemenliði altýna aldýðýný açýklayarak, bunun ayný þekilde nasýl ortadan kalkacaðýný ve kalkýþýn biçimlerini anlamak istiyordu. Bu noktada toplumlar arasýndaki genel benzerlikler ve kýyaslamalar önemli ipuçlarý sunmaktadýr. 3-Marx, belirttiði doðru yöntemin izinden yürüyerek çalýþmalarýný sonuçlandýrma fýrsatýný bulamamýþtýr. Þayet Marx, bunu yapabilmiþ olsaydý, biçimlerinden soyutlamýþ bir þekilde ele almýþ olduðu burjuva toplumunun genel tarihsel evrimi üzerinde, yaþadýðý çaðýn hangi tarihsel momente tekabül ettiðini, böylece tarihsel kapitalizmin en uç sýnýrý ile yaþadýðý dönemin kapitalizmi arasýndaki tarihsel boþluðun nasýl olduðunu veya neye benzediðini, kapitalizmin çeþitli tarihsel aþamalarýnýn (klasik emperyalizm ve modern emperyalizm) varlýðýný genel hatlarýyla da olsa bilince çýkarabilecek vede böylece komünist teori için çok daha büyük analizler yapabilecekti. Marx’ýn izlediði yöntem doðru olmasýna karþýn, Marx’ýn bu yöndeki düþüncesinin derinleþmesine engel teþkil eden ve üstesinden gelinmesi gerçekten imkansýz bazý tarihsel koþullar vardý. Bunlar arkeolojinin daha fazla geliþmemiþ olmasý ve geçmiþ toplumlar ile ilgili bilgi ve bulgularýn yetersiz oluþuydu. Ama Marx’ýn bu çalýþmanýn yöntemini ve yönünü göstermesi dahi ondan sonra gelen komünist teorisyenlere büyük bir teorik miras niteliðindedir. Yeni toplumun üretici güçleri eski toplumun baðrýnda geliþirken, birinci olarak, eski toplumun en son biçimi içerisinde geliþir;ikinci olarak bu en son biçimin içerisinde üretici güçlerin en çok geliþmiþ olduðu toplumlar içerisinde geliþir. Yeni toplumun öðeleri, eski toplumun yanýnda önce yerel ve daðýnýk bir þekilde ortaya çýkar. Daha sonra bu parçalý ve daðýnýk yapýsýný merkezileþtirerek eski toplumu parçalamaya baþlar. Marx’ýn kapitalizm için belirtmiþ olduðu þu durum, komünizm de dahil bütün toplumlar için geçerlidir: “Sermayenin ilkin daðýnýk ya da yerel olarak, eski üretim tarzlarýnýn yanýnda ortaya çýktýðý, ama giderek bunlarý parçaladýðý ilk tarihsel biçim, sözcüðün gerçek anlamýyla manüfaktürdür (henüz fabrika deðil). ”(3) Manüfaktür niçin feodalizmin doðuþ ya da yükseliþ döneminde deðil de çöküþ döneminde ortaya çýkmýþtýr? Çünkü feodalizmin daha önceki dönemlerinde manüfaktürün ortaya çýkmasý için tarihsel koþullar mevcut deðildi. Kapitalizmin feodalizm içerisinden çýkýp geliþi doðru incelenirse þayet, komünizmin kapitalizm içerisinden çýkýþý için önemli teorik ip uçlarý saðlanabilir. Yine materyalist tarih anlayýþýnýn bu noktada geliþtireceði ilkeler, Sovyetler Birliði’nin incelenmesinde Marksist teorisyenlere önemli temel ilkeler saðlayacaktýr. Kýsacasý, toplumlarýn birbirlerine eklemlenme biçimlerini ve bunun temel prensip-lerini komünist teorisyenler bilince çýkarmak vede bunu komünist toplumun geliþi-mine uygulamasýný bilmek zorundadýrlar. Toplumlarýn tarihsel hareketine böyle yük-sekten bir bakýþ olmaksýzýn kaba hatalara düþmek kaçýnýlmazdýr.
DEVRÝMCÝ BÜLTEN’DEN OKURLARA Devrimci Bülten’i sürekli ve düzenli bir þekilde takip eden okuyucular, devrimci bir örgütün gerekliliði noktasýndaki vurgu ve ýsrarýmýzý kolayca farkedeceklerdir. Sürekli olarak ayný noktanýn öne çýkarýlmasý tesadüf deðildir. Çünkü komünizm, modern revizyonizm ve onun her türlü varyantý ile tek ideolojik ve siyasal düzeyde deðil ama örgüt noktasýnda da tamamen kopuþmalýdýr. Uzun zamandan beri, genel olarak devrimci hareket özel olarak da komünist hareket içerisinde, giderek yaygýnlaþan ve kökleþen yanlýþ bir anlayýþ sözkonusudur. Devrimci bir çalýþma denildiði zaman hemen devrimcilerin aklýna legal çalýþma gelmektedir:Legal politik gazete, sendika çalýþmasý, dernek ve kültürel çalýþma vb. Ve üstelik bu anlayýþ o kadar kökleþmiþtir ki, neredeyse devrimci hareket içerisinde bir politik kültür düzeyine yükselmiþtir ya da yükseltilmiþtir. Bir devrimci-komünist çalýþmaya nereden ve nasýl baþlanacaðý sorunu, sýradan bir sorun deðil bir ilke sorunudur. Çünkü inþaa edilecek binanýn nasýl bir temele oturacaðý ve gelecekte bu temel üzerine oturacak dev büyüklükteki kütlesel aðýrlýðý ne kadar kaldýrýp kaldýramayacaðý iyi sorgulanmalýdýr. Sistemin sýnýrlarý içerisinde ve yasal olan araçlar, özünde burjuva araçlardýr. Çünkü bu araçlar, politik sistemi devirecek bir devrimci politikanýn taþýyýcýsý olamazlar. Bu araçlarýn tarihsel olarak devrimci kapasiteleri sýnýrlýdýr. Devrimci çalýþmaya, bu araçlardan baþlayan bir politik hareket aslýnda daha iþin baþýnda kaybetmiþtir. Yasal alandaki bu araçlar, ancak yasadýþý ve gizli bir devrimci örgütün otoritesi ve yönlendirmesi altýnda olduklarý zaman devrimci bir politikanýn araçlarý olabilirler. Hareketin odaðýnda bu yasal araçlarýn yeraldýðý ya da pratik çalýþmasýnda bu araçlarýn aðýrlýðý altýnda ezilen bir hareket, potansiyel olarak küçük-burjuva eðilimlere de sürekli açýk haldedir. Ýçinden geçtiðimiz süreçte, komünizmin en temel görevlerinden birisi de, devrimci bir çalýþmaya yasadýþý ve gizli bir örgütten baþlanýlmasý gerektiði noktasý üzerinde ýsrarla durmak ve bunun propagandasýný yapmaktýr. Komünist hareketin geliþiminin her tarihsel aþamasýnda bu yasadýþý ve gizli örgüt de ayný þekilde sürekli geliþmeli ve yetkinleþmelidir. Hareketin toplmsal çapýnýn geliþmesine paralel olarak, bu devrimci örgüt de derinlemesine geliþmelidir. Yani bu devrimci örgüt statik bir yapýda deðil dinamik bir yapýda olup, hareketin her yeni aþamasýnýn gereklerine uygun olarak yeni biçimler almalýdýr. Komünizm, modern revizyonizme ve onun etkilerine tek ideolojik-politik düzeyde deðil ama örgütsel düzeyde de karþý koymasýný bilmeli ve bu revizyonist örgüt anlayýþýnýn temsilcilerini teþhir etmelidir. Çünkü Lenin’in de belirtmiþ olduðu gibi “Burjuvaziye karþý savaþýmda proletaryanýn örgütten baþka silahý yoktur. ” DEVRÝMCÝ BÜLTEN
|
 |
|
|
|