 |
PDK Devrimci Bülten - Sayý 32 (3) |
 |
 |
KOMÜNÝST DEVRÝMCÝ SAVAÞIMDA GEREKSÝNÝMÝ DUYULAN NASIL BÝR PARTÝDÝR? (1) (A.H.YALAZ)
Devrimci Bülten’ in 31. Sayýsýnda yayýnlanan “Komünist Hareketin Sorunlarý, Görevleri ve Önceliklerine Genel Bir Bakýþ ve Öneriler” baþlýklý yazýda parti düþüncesinin hafife alýnmasýný da eleþtiri konusu yaptým. Orada, diðer þeylerin yaný sýra, partinin kuruluþu sorununun bazý dar anlamda örgütleri oluþturmaya yeterli sayýda kadroya sahip olma, program ve tüzüðün hazýrlanmasý ve nihayet kurucu bir kongrenin toplanmasý olarak ele alýndýðýna dikkat çektim.
Komünist olan örgütlerin yaný sýra, kendilerini komünist ya da sosyalist olarak tanýmlayan çok sayýda örgüt, deðiþen derecelerde olmak üzere komünist parti düþüncesini hafife alýyor, hatta reddediyor. Kimine göre, parti olarak, hele de açýk ideolojik eðilimi olan gizli bir sýnýf parti olarak örgütlenmek gereksizdir. Onlara göre, temel ideolojik eðilimler gibi, böylesi bir örgütlenme de artýk geride kalmýþtýr, tarih olmuþtur. Böylesine ‘dar’ örgütlenmelerin yerini yasal olarak kurulmuþ ve yasal olarak politika yapan partiler ve ‘geniþ’ toplumsal hareketler, ‘sivil toplum örgütleri’, vb. almýþtýr ya da almalýdýr. Bu, tek bir sözcükle, tasfiyeciliktir. Bütün bu safsatalar da, kapitalist sýnýfýn gerek tekil devletler düzeyinde, gerekse uluslararasý düzeyde en sýký ve merkeziyetçi olarak örgütlenme eðiliminin güç ve ivme kazandýðý, bu sýnýfýn tekelci kesiminin politik örgütlenme tekelini derinleþtirdiði, kapitalist devletin merkezi yapýsýný daha da güçlendirdiði tarihsel koþullarda, hem de toplumsal örgütlenme sorunlarýnda deðiþime ayak uydurma, ilerleme adýna savunuluyor.
Bu eðilime göre, Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da geniþ halk kitleleri politika deyince yasal olarak yapýlan politikayý; önderleri ve örgütleriyle herkesin gözü önünde olan partiler aracýlýðýyla yapýlan politikayý anlýyorlar. Evet, geniþ kitleler politika deyince, yanlýþ olarak yasal ve açýk parti ve diðer araçlarla yapýlan politikayý anladýlar ve anlýyorlar. Onlara göre politikacý, oldukça kirlenmiþ bir terim olarak, yasal particilik yapandýr. 12 Eylül 1980 askeri-faþist darbesi öncesi devrimci kabarýþ döneminde komünist devrimci ve demokrat devrimci savaþým yürütenler onlarýn gözünde politikacý deðil, devrimciydiler. (2) Komünistler bunun bilincindedirler, bilincinde olmalýdýrlar. Ama bunu saptamak, ona teslim olmayý gerektirmez. Politikada kitle kuyrukçuluðunu haklý çýkarmaz. Yapýlmasý gereken, her þeyden önce, iþçi sýnýfýna ve diðer emekçi kitlelere komünist devrimcilerin (ve demokrat-devrimcilerin) neden yasadýþý ve gizli olarak örgütlenmek ve çalýþmak zorunda kaldýklarýný, politikanýn yasadýþý olarak da yapýlabileceðini ve yapýldýðýný, komünist politikacýlýkla burjuva politikacýlýðý arasýndaki ilkesel farklýlýklar olduðunu açýklamak ve onlarýn bu bakýmdan politik olarak eðitilmelerine yardýmcý olmaktýr. Ýkinci olarak da gerek komünistlerin gerekse demokrat-devrimcilerin yasadýþý çalýþmayla yasal çalýþmayý birleþtirmek gerektiði düþüncesinde olduklarýnýn açýklanmasý ve gereðinin yapýlmaya çalýþýlmasýdýr. (3)
Devrimci politik karakterini koruyan komünist olma iddiasýndaki kimi küçük-burjuva sosyalist (demokrat-devrimci) örgütlere göre, gizli olarak örgütlenmiþ bir parti gereklidir. Ancak, onlarýn parti teorisine göre, komünist partisi az sayýda kadro tarafýndan da kurulabilir. Onlara göre önemli olan ideolojik-politik çizgidir. Parti kuracak ideolojik, politik ve örgütsel olgunluða ulaþýlýp ulaþýlmadýðý önemli deðildir ya da ikincildir.
Devrimci küçük-burjuva sosyalist örgütler, komünist/leninist parti teorisinin hafife alýnmasýnda yalnýz deðiller. Komünist ideolojik-politik karaktere sahip olan kimi örgütler (örneðin, MLKP ve TKÝP) onlara eþlik etmektedirler. Býrakýnýz iþçi sýnýfý içinde kitlesel baðlara sahip olmayý, daha iþçi sýnýfý hareketi içinde dikkate deðer bir politik güç olamayan komünist örgütler kendilerini parti olarak ilan etmekle, gerçekte parti kavramýna bilimsel olarak yaklaþma bilincine sahip olmadýklarýný ilan etmiþ oldular.
‘Komünist parti’ kavramý üzerine bir kez daha
Türkiye ve Kuzey Kürdistan iþçi sýnýfýnýn nasýl bir partiye gereksinimi var? Ýþçi sýnýfýnýn gereksinme duyduðu parti, onun politika sahnesine baðýmsýz bir politik güç olarak çýkmasýna yardýmcý olacak ve ona sosyalist ve demokratik savaþýmda önderlik edecek yetenekte bir partidir. Bu da marksist-leninist teoriyle ideolojik ve politik olarak silahlanmýþ komünist bir parti olabilir ancak. Proletaryanýn marksist-leninist komünist partisinin kurulmasý uzun bir partileþme sürecinin yaþanmasýný gerektirir. Partinin kuruluþu bir program oluþturmak ve bazý dar anlamda örgütleri oluþturacak kadar kadro edinmek sorunu deðildir. Komünist partisi, proletaryanýn bilimsel programý temelinde proletaryanýn en bilinçli azýnlýðýnýn (öncüsünün) örgütlenmesidir; bilimsel komünizm ile iþçi sýnýfý hareketinin birliðidir. Bu iki hareket birleþmeden, yani komünist bir iþçi hareketi oluþmadan ve proletaryanýn öncüsü komünizme kazanýlýp hücreler, komiteler, vb. biçimlerde politik olarak örgütlenmeden komünist partisi kurulmuþ sayýlmaz. Komünist partisinin bilimsel komünizmin iþçi sýnýfý hareketiyle kitlesel baðlar kurduðu, yani komünist iþçi hareketinin doðduðu koþullarda kurulabileceði görüþü leninist parti teorisinin temel taþlarýndan biridir. Bu nedenle, iki parti-öncesi komünist örgütün, Marksist-Leninist Komünist Parti (MLKP) ve Türkiye Komünist Ýþçi Partisi (TKÝP)’nin parti olduklarý savlarýna karþýn Türkiye ve Kuzey Kürdistan komünist hareketi hala partileþme sürecini yaþamaktadýr. Türkiye ve Kuzey Kürdistan komünist hareketi, bilimsel komünist teoriyle iþçi sýnýfý hareketine müdahale edip bu ikisini birleþtirerek, iþçi sýnýfýnýn en yüksek politik bilinçli, en iyi, en özverili, iþçi sýnýfý davasýna en baðlý üyelerini komünizme kazanarak hücreler, komiteler, vb. örgütlenme biçimleri içinde örgütleyerek yaþadýðý partileþme sürecini tamamlayacaktýr.
Bilimsel komünist anlamda ‘komünist parti’ kavramý iþçi sýnýfý hareketiyle kitlesel baðlar kurmuþ ve en ileri politik bilinçli iþçileri, iþçi sýnýfýnýn en bilinçli azýnlýðýný (öncüsünü) içeren bir toplumsal organizmanýn, bilimsel komünizm ile iþçi sýnýfý hareketinin sentezi olan komünist iþçi hareketinin bilimsel soyutlamasýdýr. Parti, der Lenin, “sýnýfýn en ileri unsurlarýnýn örgütü”dür (Marx, Engels, Lenin, Ýþçi Sýnýfý Partisi Üzerine, Sol Yayýnlarý,1979, s.309). Parti, sýnýf bilincine varmýþ iþçi sýnýfýnýn en üst politik örgütlenme biçimidir. Kavram olguyu yansýtmalýdýr. Kavram olarak ‘parti’ yansýtan ise buna denk düþen bir yansýtýlan olmalýdýr. Parti kavramýnýn kullanýlmasý sorununa komünist hareketin geliþme aþamalarý, komünist hareketin evrimi bakýmýndan yaklaþmak gerekir. Komünist hareket birçok aþamadan (bebeklik, çocukluk, ergenlik, yetiþkinlik ya da olgunluk - ki, bunun doruðu komünist hareketin kendi kendisini aþmasý noktasýdýr, gereksizleþmesi duraðýdýr - gibi) geçer. Her bir durumda onu içinde bulunduðu geliþme aþamasýna göre tanýmlamak gerekir. Komünist partisi, komünist hareketin yukarýda belirtilen temel özelliklerinden ikisine sahip olduðu aþamadaki tanýmýdýr. O, bilimsel komünist teori ve devrimci hareketin deneyleriyle donanmýþ en üst örgüt biçimidir. Parti adlandýrmasý böyle özelliklere sahip olan, yani partileþme sürecini tamamlamýþ komünist hareketin geliþme aþamasý için kullanýlmalýdýr. Özellikle de parti kavramýnýn böylesine hafife alýndýðý ve yozlaþtýrýldýðý ve dünya ve Türkiye ve Kuzey Kürdistan komünist hareketinin aðýr bir genel kriz geçirmekte olduðu tarihsel koþullarda.
Bolþevik Tipte Bir Sýnýf Partisi
Leninist parti teorisi yolumuzu aydýnlatmayý sürdürüyor ve Bolþevik parti modeli evrensel model olmaya devam ediyor. “Ne Yapmalý? Hareketimizin Can Alýcý Sorunlarý” ve “Bir Adým Ýleri, Ýki Adým Geri” baþlýklý yapýtlarý baþta gelmek üzere, Lenin’in parti sorununda yazdýklarý broþür ve makaleler hala baþvurulacak temel kaynaklar arasýndadýrlar. Lenin’den ve uluslararasý komünist hareket tarihinin en yetkin partisi olan Bolþevik Parti deneyinden öðrenmeyi ýsrarla sürdürmek gerekiyor. Uluslararasý iþçi ve komünist hareketinin en büyük eksikliði, Lenin’in önderlik ettiði Bolþevik Parti gibi partilerden yoksun olmasýdýr. Dünya kapitalist sisteminin baþlýca ülkelerinde birkaç tane Bolþevik Partimiz olsaydý dünyayý sarsmaz mýydýk? Aradan yüzyýla yakýn bir zaman geçmiþ olsa da hem leninist parti teorisi, hem de Bolþevik parti modeli komünist devrimcilerin ellerinde hala güçlü sýnýf savaþýmý araçlarýdýr. Evet, altyapý ve üstyapý düzeylerinde kapitalist toplum büyük deðiþimler geçirdi. Kapitalizm yüzyýl öncesinin kapitalizmi deðil. Ne kapitalist sýnýf ne de iþçi sýnýfý yüz yýl önceki sýnýfsal yapýlarýný ve özelliklerini aynen koruyorlar. Kapitalist toplumun diðer toplumsal sýnýflarý ve katmanlarý gibi onlar da deðiþti ve deðiþiyorlar. Kapitalist toplum sürekli hareket durumunda olan bir toplum, dinamik bir toplum. Deðiþmeyen bir þey varsa o da deðiþmenin kendisidir. Söz götürmez olan odur ki, çaðdaþ kapitalist toplumun sosyo-ekonomik, politik ve kültürel yapýlarý son derece önemli deðiþimlere uðradýlar. Kapitalist ekonomik geliþme, özellikle geliþmiþ kapitalist toplumlarda, daha karmaþýk sosyal yapýlarýn ortaya çýkýþýna neden oldu. Ama öze iliþkin deðiþimlerle, biçime iliþkin deðiþimleri birbirinden ayýrmasýný da bilmek gerek. Kapitalist üretim biçimi insanýn insan tarafýndan sömürülmesi üzerine kurulmuþ olmasý temel özelliðini koruyor. Sermaye birikimi kapitalizmin özünü oluþturmaya devam ediyor. Çözülmesi durumunda insan toplumunun niteliðinin de deðiþmesine götürecek temel çeliþki hala emek-sermaye çeliþkisidir. Genel yaþam düzeyinin görece yükselmesi, politik özgürlükler alanýnýn görece geniþlemesi, vb. olgular sýnýf savaþýmýný toplumsal tabanýndan yoksun býrakmaz ya da bu tabaný daraltmaz. Sözün özü kapitalist toplumun iki temel sýnýfý hala karþý karþýya: üretim, ulaþtýrma, biliþim, iletiþim, vb. araçlarýnýn mülkiyetine sahip olan kapitalist sýnýf ile emek-gücünün sahibi olan iþçi sýnýfý.
Vurgulanmalýdýr ki, çaðdaþ kapitalist toplumu inceleme, anlama ve açýklama söz konusu olduðu sürece sýnýf analizi vazgeçilmez yöntem olma özelliðini koruyor. Kapitalist toplum sýnýf savaþýmý temeline dayandýðýna göre, sýnýf kavramý kapitalist toplumu çözümlemek ve anlamak için anahtar bir kavramdýr. Devrimci sýnýf savaþýmý, sömürülen ve ezilen toplumsal sýnýf ve katmanlarýn toplumsal ve politik kurtuluþlarý, açýkçasý tüm insanlýðýn kurtuluþu için anahtardýr. Çok yönlü olan ve insanlýðýn geleceði açýsýndan böylesine devasa önem taþýyan bir savaþýmýn örgütlenmesi gerekir. Böylesi bir savaþým varolan kapitalist devlet iktidarýný yýkmayý ve yerine sosyalist bir devlet iktidarýný kurmayý gerektirir. Biliniyor ki, kapitalist devletin üretim, bölüþüm ve dolaþým süreçlerinden çekilmesi, kimi iþlevlerini yerel örgütlere devrederek küçültülmesi sorunu, hem uluslararasý düzeyde, hem de ulusal düzeyde en çok tartýþýlan sorunlardan biri olmaya devam ediyor. Neo-liberal politik-ekonomik yeniden yapýlandýrmanýn bir unsuru olarak kapitalist devleti küçültmek demek, diðer þeylerin yaný sýra, onu daha da merkezileþtirerek baskýcý iþlevini güçlendirmek, organlarýnýn uzmanlýk derecesi daha yüksek, daha profesyonel bir baský aygýtý durumuna getirmek demektir. Ýþte böylesi tarihsel koþullarda daha da profesyonelleþen düþmana karþý profesyonel devrimciler örgütü tarafýndan yönetilen ve gizli örgütlenmeyi bir sanat gibi ele alan gizli komünist partisi önderliðinde savaþmak gerek. Kapitalist politik tekelciliðe karþý azami ölçüde merkezileþmiþ militan bir komünist partisi: Komünizm için savaþým yürütenlere gerekli olan iþte böylesi bir partidir.
Bolþevik tipte bir iþçi sýnýfý partisi böylesi bir savaþýmda en güçlü silahtýr. Kapitalizme ve politik gericiliðe karþý savaþýmda komünist devrimci bir parti olmazsa olmazlardan en önde gelenidir. Partisiz bir iþçi sýnýfý ve devrimci savaþým, kaptansýz, pusulasýz olmasý bir yana, tayfalarýnýn yýldýzlarýn da yol göstericiliðinden yoksun olduðu bir gemiye benzer. Ýþçi sýnýfýna ve kapitalizme karþý savaþým yürütebilecek devrimci potansiyele sahip olan herkese bir kaptan gerek. Kulaklarý saðýr edercesine yükselen bütün gereksiz olduðu savlarýna karþýn, komünist devrimci savaþýmý varmasý gereken limana baþarýyla götürebilecek böyle bir kaptan vardýr: Bilimsel komünist teoriyle donanmýþ iþçi sýnýfý partisi. Ýþte, gereksinimi duyulan parti, dar profesyonel devrimciler örgütü ve geniþ yerel örgütler aðýndan oluþan gizli ve merkezi olarak örgütlenmiþ bir partidir. Türkiye ve Kuzey Kürdistan komünist hareketinin geliþmesinin bugünkü aþamasýnda temel görevi böyle bir partinin kurulmasýdýr. Bütün görevler bu temel göreve baðlý olarak ele alýnmalý; ve, baþta kadro olanaklarý olmak üzere, bütün olanaklar bu temel görevin yerine getirilmesi için kullanýlmalýdýr.
Yapýlmasý gereken yüzyýl önce yazýlanlarý yinelemek ve yapýlanlarý taklit etmek deðildir. Lenin, Marx ve Engels’ in proletaryanýn parti olarak örgütlenmesi sorunundaki görüþlerini yaþadýðý tarihsel koþullara uygun olarak geliþtirerek yeni tipte bir proletarya partisinin ideolojik-teorik, politik ve örgütsel ilkelerini ortaya koymuþ ve bunlarý sürekli olarak geliþtirmiþ ve zenginleþtirmiþtir. Bugünün komünistleri de, özellikle komünist önderler, haklý olarak ‘leninist parti teorisi’ adýný taþýyan teoriyi, Marksizm-Leninizm biliminin yol göstericiliðinde, uluslararasý iþçi ve komünist hareketinin deneylerinin bilimsel çözümlenmesi temeli üzerinde yaþadýklarý tarihsel koþullara uygun olarak geliþtirmek ve zenginleþtirmek göreviyle karþý karþýyýdýrlar. Örneðin, partinin örgütlenme biçimlerini ve örgütsel iþleyiþini yeni ortaya çýkan koþullara göre geliþtirmek. Örneðin, gizli örgüt aygýtýný zayýflatmaksýzýn, komünist yeraltý örgütüne, eðer kurulmuþsa, partiye baðlý yasal ve yarý-yasal örgütler kurmak gibi. Politik gericilik ne denli güçlü olursa olsun, politik özgürlükler alaný ne denli dar olursa olsun, komünist hareket, ister parti olsun, isterse parti-öncesi örgüt, yalnýzca yeraltý çalýþmasýyla yetinemez. Sözün özü, deðiþen koþullara, devrimci hareketin yükseliþi ve düþüþünün komünist hareketin önüne koyduðu yeni örgütsel görevlere uygun düþen yeniden örgütlenme yapýlmalý; ama yeraltý örgütlenmesine dokunmaksýzýn. Yalnýzca utkun bir sosyalist devrim komünist partisinin yeraltý yaþamýna son vermesinin politik koþullarýný saðlayabilir.
Yasal ve yasadýþý örgütlenme diyalektiði tartýþma konusu olduðu sürece, politik gericilik koþullarýnda örgütlenen ve politik çalýþma yapan komünist devrimcilerin görevi, komünist devrimci çalýþmanýn güvenliðini ve sürekliliðini en çok güvence altýna alan, dolayýsýyla açýða çýkarmak ve yok etmek bakýmýndan kapitalist devletin iþini en çok zorlaþtýran gizli komünist örgütler, gruplar, çevreler, vb. kurmak ve/veya varolan komünist örgütlenme biçimlerini gizli örgütlenme sanatýnýn gereklerine göre yeniden örgütlemektir. Komünistler gizli çekirdekleri saðlamlaþtýrmalý, güçlerini iþçi sýnýfý içinde, özellikle de en büyük kapitalist iþletmelerde çalýþan iþçiler arasýnda çalýþmaya ayýrmalý ve en önemli iþçi merkezlerinde komünist hücreler, komiteler, vb. kurmalýdýrlar. Komünist hareketin ideolojik-teorik, politik ve örgütsel olarak olgunlaþmasýna yardýmcý olacak ve iþçi sýnýfýný yeni bir devrimci yükseliþe hazýrlama görevini en iyi biçimde yerine getirecek örgütlenme politikasý izlenmelidir. Her türlü yasal örgütlenme biçimlerinden (sendikalar, dernekler, vb.) azami ölçüde yararlanmanýn yollarýný bulmaya ve özellikle iþçi sendikalarý içinde yasadýþý çalýþmayla yasal çalýþmayý birleþtirmeye çalýþmalýdýrlar.
Her þey gizli komünist partisinin kurulmasý için!
Devrimci Bülten Sayý 32, Devamý...
(1) Devrimci Bülten’ in 26. Sayýsýnda da yayýnlanan “Yayýn Organý – Örgüt Diyalektiði” baþlýklý yazýda, gizli olarak çýkarýlan merkez yayýn organý ile gizli örgüt arasýndaki iliþki baðlamýnda komünist devrimci savaþýmda gereksinimi duyulan örgütün nasýl bir örgüt olduðu sorununu ele almýþtým. Okura o yazýyý da okumasýný öneririm.
(2) Burada bir anýmý okurla paylaþmak isterim. 12 Eylül 1980 öncesi dönemde yürüttüðüm politik kitle çalýþmalarýnda , politika deyince yasal partiler aracýlýðýyla yapýlan politikanýn anlaþýlmasý yanlýþ bilincine karþý savaþým amacýyla, kendimi ve yoldaþlarýmý komünist politikacýlar olarak tanýmlardým. Ýþçi-emekçi semtlerinden birinde ilginç bir tepkiyle karþýlaþmýþtým. Kendimi “komünist politikacý” olarak tanýmladýðýmda, orta yaþlý bir iþçinin sözleri hala kulaklarýmda yankýlanýr: “Estaðfurullah sizler devrimcisiniz”.
(3) Türkiye ve Kuzey Kürdistan’daki geçmiþin devrimci (örneðin, TDKP ve Devrimci Yol), bugünün sosyal-reformist olan örgütleri (örneðin, EMEP ve ÖDP) gizli örgütlenmiþ parti düþüncesinden kopuþun iki ders alýnasý örneðini sunuyorlar. Bunlardan geçmiþin Devrimci Yol’ u, küçük-burjuva devrimci sosyalist karaktere sahip olduðu dönemde bile gizli örgüt düþününe oldukça yabancýydý.
|
 |
|
|
|