[ Kurdî   English   Francais                                 PROLETER DEVRÝMCÝLER KOORDÝNASYONU (PDK)  13-04-2026 ]
{ komunistdunya.org }
   Açýlýþ_sayfanýz_yapýn  Sýk_Kýllanýlanlara_Ekle

 Site Menü
   Ana Sayfa
   Devrimci Bülten
   Yazýlar / Broþürler
   Açýklamalar
   Komünist Hareketten
   Ýlerici / Devrimci       Basýndan
   Kitap - Broþür PDF
   Sanat
   Görüþler

 Arþiv - Ara
   Arþiv
   Sitede Ara

 Ýletiþim
   Baðlantýlar
   Önerileriniz

_ _
{ }


_ _
{ Son Yazýlar }
Devrimci ve Demokrat...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Say...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
EMPERYALÝZM VE TÜRKÝ...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
_ _
{  PDK Devrimci Bülten - Sayý 33 (4) }
| Devrimci BültenKOMÜNÝST HAREKETÝN GENEL TARÝHSEL YAPISI VE ÝÇ ÇELÝÞKÝLERÝ ÜZERÝNE (A. ÇELÝK)

Bütün özel biçimlerinden soyutlanmýþ olarak, komünist hareket,  tarihsel olarak nasýl bir yapýya ve çeliþkiler bütünlüðüne sahiptir?
   
Komünist hareketin bugün geldiði nokta açýsýndan, komünist hareketin geliþim ve bu geliþimin çeliþkili yapýsýndan ne anladýðýmýz sorunu, çok yakýcý bir sorun olarak komünistlerin önünde durmaktadýr. Komünist hareketin sorunlarýnýn belirlenmesi ve ele alýnmasý ancak bu sorulara doðru bir cevap vermekle mümkündür.
   
Komünist hareketin sýnýrlarýnýn olduðundan fazla geniþ ya da dar belirlenmesi, bir komünist örgüt ya da yapýyý, sürekli olarak bir aþýrý uçtan diðerine doðru sürükler. Hatta zamanla oportünist özelliklerin kazanýlmasýna yolaçar. Bu tür durumlardan kaçýnmak için, komünist hareketin geliþiminin bazý temel sorunlarýný doðru cevaplamak gerekmektedir. Bu sorunlar, üzerinden atlanýlacak ya da kaçamak cevap verilecek sorunlar deðildir. Sorunlarý görmemezlikten gelme ya da onlarýn üzerinden atlama, sadece sorunlarý belirli bir süre erteler ama sorun er ya da geç kendisini tekrar dayatarak çözümünü ister.

Komünist Hareket Homojen Bir Yapýya mý Sahiptir?
   
Bu sorunu iki düzeyde incelemek gerekir. Çünkü sorunun çeþitli düzeylerde görünümü özel haller içermektedir ve bu özel durumlar da çeþitli biçimlere yolaçmaktadýr.
   
Genel olarak komünist hareketi, burjuvazi karþýsýnda ele aldýðýmýz zaman yani onu baþka bir temel sýnýf ile karþýlaþtýrdýðýmýz zaman, bu haliyle homojen bir yapýya sahip olarak görünür. Ancak komünist hareketi, kendi iç yapýsý temelinde ele aldýðýmýz zaman yani onu “mikro” ölçekte incelediðimiz zaman, kendi içerisinde çeþitli düzey farklýlýklarýnýn olduðunu, bu düzey farklýlýklarýnýn da hareketin biçimine yansýdýðýný görürüz.
   
Komünist hareketin kendi içerisindeki çeþitli düzeyler nasýl ele alýnmalýdýr?
   
Hiç kuþkusuz bu çeþitli düzeyler, kendi içerisinde bir bütünlük oluþtururlar ve belirli bir mantýksal ve tarihsel iliþkiler ile birbirine baðlanmýþtýr. Aslýnda bu çeþitli düzeylerden birinin belirleyiciliði ya da otoritesi altýnda birbirlerine eklemlenmiþlerdir. Daha doðrusu normalinde böyle olmasý gerekir. Bu sorunun daha iyi anlaþýlmasý, ancak, sorunun geçmiþte tarihsel sonuca baðlanmýþ olduðu yerlerdeki (örneðin Bolþevik deneyimi somutunda) örneklerin incelenmesi temelinde olanaklýdýr.
   
Komünist hareketin çeþitli düzeylerinden ne anlýyoruz?
   
Gerek doðada gerekse de toplumda, hiçbir oluþum, aniden ve birden bire ortaya çýkýp geliþmez. Bunun için belirli bir evrim þarttýr. Komünist hareketin tarihsel geliþimi de aynýdýr. Dünya komünist hareketinin tarihi ve genel tecrübesi göstermiþtir ki, herhangi bir ülkede, bir komünist hareketin geliþmesi ve olgun bir yapýya kavuþmasý ancak belirli bir tarihsel birikimin sonucunda ve bazý aþamalardan geçmekle olanaklýdýr.
   
Komünist hareketin tarihsel geliþimi içerisinde, bazen (hatta çoðu zaman) tarihsel-fiziksel geliþimi ile düþünsel geliþimi örtüþmemektedir. Bir komünist hareket uzun yýllar (örneðin 20-30 yýl) varolabilir ama olgun bir düzeyi yakalamayabilir.  Bunun en iyi örneðini Türkiye ve Kuzey Kürdistan  komünist hareketi vermektedir.  Yine bu noktada tarihi bir örnek olarak Rusya’da Marksizmin ortaya çýkýþý ve geliþimi verilebilir. Lenin “Sol Komünizm” adlý broþüründe, Rusya’da Marksizmin nasýl ortaya çýktýðýný þöyle belirtmiþtir:
“Rusya, marksizme---biricik doðru devrimci teoriye---, yarým yüzyýl boyunca geçirdiði eþi görülmemiþ sýkýntýlarýn ve özverilerin, eþi görülmemiþ kahramanlýklarýn acýlarý içinde, inanýlmaz enerji, feragatli araþtýrma,  inceleme, pratik deneyim, hayal kýrýklýðý, Avrupa deneyimiyle doðrulama, ve karþýlaþtýrma yoluyla ulaþmýþtýr. ”(1)
Komünist hareketin geliþimini ve bu geliþimin düzeylerini,  çocukluk,  ergenlik ve olgunluk dönemleri olarak belirtebiliriz. Bütün bu düzeyler durgun,  kopuk ve su geçirmez bölmeler olarak birbirinden ayrý deðildirler. Biri diðerini koþullandýrýr ve biri diðerine dönüþür.
   
Komünist hareketin çeþitli düzeyleri arasýndaki fark, kendisini hareketin ideolojik-politik ve örgütsel sorunlardaki ilkelere deðiþik yaklaþýmlarda gösterir.
   
Komünist hareketin çeþitli düzeyleri arasýndaki bu tarihsel farklar ve bu farklarýn birbirleriyle iliþkileri nasýl düzenlenmelidir?
   
Komünist bilimç geliþirken, alt biçimlerden üst biçimlere doðru bir evrim izleyerek geliþir. Yani komünist bilimcin doðuþu ve toplumsal hareket içerisinde beliriþi, hemen olgun bir biçim altýnda ortaya çýkmaz. Kendisini küçük-burjuvaziden ayýrmaya çalýþan komünist hareket, komünizmi önce sezgisel düzeyde yakalar. Belirli bir teorik ve pratik deneyimden sonradýr ki, komünist bilincin kendi içerisinde belirli bir tarihsel birikiminin belirli bir evresindedir ki, hareket kendi içerisinde bir sýçramayla (ama sýçrama da komünist hareket içerisinde hep sancýlý ve çatýþmalý olmuþtur) bir üst evreye geçiþ yapar. Örneðin Rus komünist hareketinin düþük biçimlerinden (bunu çocukluk olarak da anlayabiliriz), yüksek ya da olgun biçimine geçiþ, ”Ne Yapmalý?” gibi bir Marksist eseri ortaya çýkarmýþ ve 1899-1903 arasý gibi sancýlý daha sonra da Bolþevik-Menþevik ayrýþmasýna götürecek olan dönemin yaþanmasýna neden olmuþtur ki, bu dönem tarihte büyük bir iz býrakmýþtýr. Demek ki, komünist hareketin kendi içerisindeki bu düzey farklýlýklarý, komünist hareketin tarihsel yapýsý içerisinde bir çeliþki oluþturmakta, bu çeliþki de hareket içerisinde bir devinime yolaçmakta, bu devinim de hareketin ileriye doðru atýlýmýnda bir motor rolü oynamaktadýr.
   
Komünist hareketin kendi içerisindeki bu düzy farklýlýklarý sýnýflý toplum varoldukça, varlýðýný sürdürecektir. Bu fark iradi olarak da ortadan kaldýrýlamaz.  Sadece komünistlerin bu sorunu doðru olarak ele almalarý ve çözümlemeleri gerekmektedir.

Yapýlmasý gereken þey, komünist hareketin genel tarihsel yapýsý içerisinde,  hareketin bütün düzeylerini bir tek biçim içerisinde birleþtirmektir. Ama bu herhangi bir þekilde birleþtirme deðil, hareketin düþük biçimlerinin, yüksek biçimlerin ideolojik-politik ve örgütsel otoritesini kabul ettiði ya da onun içerisinde “erimeyi” kabul ettiði, bir birleþtirme olmalýdýr. Bu ise hiçbir þekilde, zorlama ile olmayan, sabýrlý bir ideolojik mücadele ile hazýrlanýlacak olan, ayný zamanda çocukluk hastalýklarýnýn harekete pratikte verdiði zararlarý onlara kendi deneyim ve tecrübeleri temelinde gösterilen, zor ve karmaþýk bir süreç olacaktýr. Kýsacasý komünist hareketin en yüksek bilinç biçimlerinin otoritesi  ve yönlendirmesi altýnda, diðer düþük biçimlerin  harekete eklemlenmesi sözkonusudur. Aslýnda bu tek komünist hareket de görülen bir durum deðildir. Aþaðý-yukarý bütün toplumsal hareketlerde görülen ortak bir durumdur.
   
Bu noktada burjuva toplumunun örgütlenme yapýsýný örnek olarak alabiliriz. Gerçi Lenin’in de belirttiði gibi  her karþýlaþtýrma biraz topallar ama buna raðmen biz yine bu örneði verelim.
   
Burjuva toplumda bir birey, daha doðuþundan yani bebeklik aþamasýndan itibaren, toplumda yetiþkin ya da olgun insanlarýn denetim ve gözetimi altýnda yetiþmeye baþlar. Bireyin toplumsal geliþimi ve korunumu için yaratýlan bütün kurumlar hepsi tecrübeli ve deneyimli  kuþaklarýn denetiminde ve yönlendirmesinden oluþurlar.  Burjuva toplumunun kaderini ilgilendiren hiçbir toplumsal mekanizma ya da merci, tecrübesiz ve yeterli bilinç düzeyinde olmayan kuþaklarýn ellerine verilmemiþtir. Deneyimli ve tecrübeli kuþaklarýn yönlendirmesi altýnda, genç ve orta kuþaklar birbirine eklemlenmiþlerdir. 1Her birey ayný zamanda ömrünü tüketmekte olduðu için, bir kuþaktan diðer kuþaða geçiþte de bulunur,  bununla birlikte de bilinç yapýsýnda da bir geliþim ve dönüþüm yaþanýr. Ayný zamanda kuþaklar, genç biçimlerden, orta ve yaþlý biçimlere doðru da toplumsal akýþ halindedirler. Yani sürekli hareket halinde ve birbirlerini beslerler. Kuþaklar arasýndaki bu iliþkiler ve bunlarýn birliði, toplumun varolmasýnýn ve yeniden üretiminin zorunlu ve doðal bir koþuludur.
   
Modern toplum, kuþaklarýn birbirlerinden farklý yapýlarýný korurken, her kuþaðýn toplum içerisindeki yerlerini düzenlerken, bir kuþaktan diðerine geçiþi ve bu geçiþin toplumsal örgütlenmesini de topluma zarar vermeyecek þekilde örgütlemektedir. Hem kuþaklarýn özerk bir yapýlanmalarý sözkonusudur hem de bu özerk yapýlarýn merkezi bir toplumsal sisteme baðlanmalarý sözkonusudur. (2)

Biz yine konumuza dönersek eðer, burada önemle altýný çizeceðim nokta þudur: Komünist hareketin çeþitli düzeyleri arasýndaki fark tarihsel bir fark olup, asla yok sayýlamazlar. Hele de komünist hareketin düzeyini, hareketin çocukluk biçimine uyarlama giriþimlerine ve bu yöndeki teorik ve pratik çabalara da þiddetle karþý çýkmak gerekmektedir.

Örneðin Rusya’da komünist örgüt ve çevreler, bir tek parti çatýsý altýnda birleþirlerken, bu örgüt ve çevreler hiçbir þekilde ayný nitelik düzeyinde deðildiler.  RSDÝP’in II. Kongresi’nde oluþan gruplarýn varlýðý dahi bunu kanýtlar. (3) Rus komünist hareketi içerisinde Ýskra örgütü, komünist hareketin olgun  düzeyini yansýtýyordu ve onun ideolojik-politik ve örgütsel  otoritesi altýnda, temelleri saðlam bir Rus komünist hareketi oluþabilmiþtir.

Bundan dolayý, komünist  hareketin tek bir hareket halinde birleþmesinden, hareketin olgun biçimlerinin otoritesi, denetimi ve yönlendirmesi altýnda diðer biçimlerinin bir bütünün parçalarý olarak varolmasýný anlýyoruz.

Türkiye Komünist Hareketinin Mevcut Tarihsel Yapýsý Ve Ýç Çeliþkileri
   
Az yukarýda, komünist hareketin düþük düzeyleri ile yüksek düzeyi arasýnda bir tarihsel farkýn bulunduðunu ve bu düzy farkýnýn kapatýlmasýnýn ya da yüksek düzey lehine silinmesinin ise muazzam bir toplumsal ve tarihsel çabayý gerektirdiðini belirttik. Þimdi de sorunun Türkiye Komünist Hareketi (TKH) somutunda nasýl göründüðünü incelemek gerekmektedir.
   
TKH’nin sorunu nedir?
   
TKH’nin sorunu, hareketin olgun düzeyinin geliþimi ve bunun tarihsel birikimi ve aðýrlýðý, hareketin düþük düzeyini kendisine baðlayacak bir toplumsal düzeyde ve etkinlikte henüz olmamasýdýr.
   
Ama kesin olan bir þey var ki, hareketin düþük biçimleri içerisinden örgüt, çevre ve birey olarak, kendisini ayýran ve komünist hareketin bir üst tarihsel düzeye sýçramasýnýn gerektiðine inanan bir eðilimin ya da damarýn  da, deðiþik geleneklerden gelerek, hareketin düþük biçimlerinin yanýnda cýlýz da olsa geliþmeye baþladýðýdýr. Hareketin olgun biçimlerini yansýtan bu cýlýz ve güçsüz damarýn geliþmesi ve toplumsal niceliði ile birlikte ideolojik-politik ve örgütsel varlýðýný geliþtirmesi, hareketin çocukluk düzeyleriyle de bir çekiþmenin ve sancýlý bir sürecin hem habercisi ayný zamanda hem de taþýyýcýsýdýr.
   
Komünist hareket geliþiminin ilk dönemlerinde (1975-1980 arasý) nasýl küçük-burjuva popülizmine karþý büyük bir ideolojik-politik ve örgütsel mücadele yürütmüþ ise, içinden geçtiðimiz süreçte de bu dönemdeki mücadeleye benzer bir mücadeleyi, kendi özel koþullarý içerisinde hareketin çocukluk biçimlerine karþý vermelidir. TKH’nin popülizmden ayrýlýþ ve kopuþ sürecinde vermiþ olduðu o büyük mücadelenin komünist hareketin tarihinde hep büyük ve onurlu bir yeri olacaktýr.  TKH’nin gelecek kuþaklarý, o döneme ve o dönemin komünist kadrolarýna çok þey borçludurlar ve hareketin geliþiminde zorunlu bir tarihsel evre olan bu dönemin kazanýmlarý korunmadan ve onlardan yararlanmadan asla hareket daha yüksek bir tarihsel düzeye çýkamaz.
   
Bu noktada, TKH’nin mevcut tarihsel durumu ile ilgili olarak þöyle diyebiliriz: TKH, hareketin çocukluk ya da ergenlik aþamasýndan, olgunluk aþamasýna geçiþin sancýlarýný yaþamaktadýr.
   
Makalenin son bölümünde yanlýþ anlaþýlmalara yol açan bir sorunu ele alýp çözümlemek ya da aydýnlýða kavuþturmak gerekmektedir.
   
Bir çok kiþi grup ya da örgüt, A. H. YALAZ’ýn  Devrimci Bülten’in 29. sayýsýnda yayýnlanan “Komünist Harekette Zihinsel Devrim Zorunluluðu ve “Komünist Kimdir” Sorusu” makalesinden hareketle, komünist hareketin sýnýrlarýnýn belirlenmesinde,  aramýzda ilkesel bir ayrýlýðýn olduðunu belirtmektedirler. YALAZ sözkonusu olan makalede MLKP,  TÝKB,  TÝKP,  DPG (MAYA) ve PDK gibi örgüt ve gruplarý komünist gördüðünü belirtmiþtir. Bundan hareketle bazý çevreler þunlarý ileri sürmektedirler:
a-Madem ki bu örgüt ve çevreler komünisttirler niçin bir tek örgütsel çatý altýnda birleþmemektedirler?
b-Peki nasýl oluyor da daha önce K. ERDEM’in oportünist olarak belirttiði MLKP, TÝKB, TÝKP, DPG gibi örgütler (4) YALAZ tarafýndan komünist olarak nitelenmektedirler, bu çeliþki nasýl açýklanmaktadýr?
   
Öncelikle þunu belirtmek gerekir, YALAZ ilgili makalesinde, komünist hareketi, içerisindeki çeþitli düzey farklýlýklarýný bir kenara býrakarak, genel yapýsý ve çerçevesi temelinde ele almýþtýr. Daha sonra Devrimci Bülten’in 31.  sayýsýnda,  komünist hareketin kendi içerisinde varolan düzey farklýlýklarýna deðinerek,  komünist hareketin çocukluk dönemini ve bu dönemin hastalýklarýndan komünist hareketin kurtulmasý gerektiðini belirtmiþtir:
“Kendilerini proletaryanýn komünist partisi olarak ilan eden iki komünist politik örgütün (DÝPNOT:Marksist-Leninist Komünist Parti-MLKP ve Türkiye Komünist Ýþçi Partisi-TÝKP-) iddialarýna karþýn, Türkiye ve Kuzey Kürdistan komünist hareketi, 1920 yýlýnda Türkiye Komünist Partisi’nin kuruluþuyla ilk partileþme sürecinin sona erdiðini kabul edersek, yeniden partileþme sürecini yaþýyor. Önderlerinin genel olarak orta yaþlý komünist kuþaða ait olmalarýna, bütün olgunluk savlarýna karþýn, ideolojik, politik ve örgütsel olarak hala çocukluk aþamasýndan geçiyor. (DÝPNOT:Türkiye ve Kuzey Kürdistan hareketinin (ön) ergenlik aþamasýnda olduðu da söylenebilir. Doðal yaþla ideolojik-politik ve örgütsel yaþ arasýnda büyük bir aralýk, hatta uçurum bile olabileceðini görmek isteyenler Türkiye ve Kuzey Kürdistan komünist hareketine baksýnlar. Orada dolaysýz bir öðretmen bulacaklardýr.) Bu nedenle de bu aþamanýn hastalýklarýndan kurtulabilmiþ deðil. Örneðin kendine parti unvaný verme bir yana, yalnýzca kendini komünist görme gibi. Teorik bir gerekçe de bulunmuþa benziyor: komünist partisi kurulunca parti-dýþý komünist gruplarýn varolma koþullarý hem tarihsel, hem de pratik olarak ortadan kalkar. ”(2)(abç)

Aktardýðýmýz bu pasajda da çok açýk bir þekilde görüldüðü gibi, YALAZ da komünist hareketin çeþitli düzeyleri arasýndaki tarihsel farký belirtmektedir. Yani komünist hareketi kendi içerisinde homojen bir yapý olarak düþünmemekte,  onu, çocukluk, ergenlik ve olgunluk dönemleri olarak ayýrmakta ve çocukluk döneminin hastalýklarýna karþý da mücadele vermenin gerekli olduðunu belirtmektedir. Bu noktada yani komünist hareketi ele alma noktasýnda ilkesel bir ayrýlýk sözkonusu deðildir.
   
Daha önceleri bizim yaptýðýmýz hata þuydu:Komünist hareketin çocukluk eðilimlerini temsil eden örgüt ve çevrelerden vede onlarýn ideolojik, politik ve örgütsel eðilimlerinden kendimizi özenle ayýrýrken, (ki bunda bir anormallik yoktur), komünist hareketin sýnýrlarýný dar tutarak, komünist hareketi tek olgunluk düzeyinin eðilimleri temelinde ele alýyorduk. Hareketin çocukluk düzeylerini ve belirtilerini ise, komünist hareketin tarihsel çerçevesinin dýþýnda ve tamamen küçük-burjuva tarihsel alan içerisinde görüyorduk. Bu ise komünist hareketin çocukluk eðilimini temsil eden örgüt ve çevreler ile bütün karþýlýklý etkileþimin reddini,  dolayýsýyla da beraberinde sekterizmi getiriyordu. Hareketin çocukluk eðilimlerine tepki, bizi bir baþka olumsuz uca sürüklüyordu. Ýþte tam da bu nokta da YALAZ’ýn olumlu müdahalesi geldi.
   
Hareketin tarihsel sýnýrlarýnýn böyle dar tutulmasý hiç kuþkusuz tehlikeli sonuçlar doðuracaktýr ve hareketin olgun biçimlerini, çocukluk biçimlerinden tamamen kopararak, hareketin atomize olmasýna yolaçacaktýr. Halbu ki, ancak,  komünist hareketin ortaya çýkmakta olan olgun biçimleri, genel olarak komünist hareket içerisindeki çocukluk hastalýðýnýn temellerini kazýyarak, genel olarak komünist hareketi daha saðlam ve doðru bir yola sokmanýn önderliðini yapabilirler.
   
Bu noktada komünist hareketin olgun biçimlerini temsil eden çevre, grup ya da örgütler, hareketin çocukluk eðilimini temsil eden çevre, grup ya da örgütler ile maksimum derecede yakýnlaþma taktiðini, onlarýn içerisinde asla erimeden ve baðýmsýzlýðýný kaybetmeden izlemeli; partinin oluþumuna giden yolda ne bu düzeyler arasýndaki farklarý yapay olarak ortadan kaldýrmalý ne de onlarýn birbirinden tamamen kopmasýna izin vermelidir. Gerektirdiði yerde, çeþitli geçici ve ara örgütlenme biçimleri oluþturarak vede ideolojik mücadeleyi ön plana çýkararak, çocukluk hastalýðýnýn eðilimlerini bertaraf etmeye götürecek ve böylece hareketi bir üst tarihsel evreye yükseltecek olan mücadelenin genel olarak strateji ve taktiðini hazýrlamalýdýrlar.
   
Ýçinden geçilen süreçte  komünist hareketin ve bu hareketin önder kadrolarýnýn unutmamasý gereken en önemli nokta þudur: Komünist hareketin genel ideolojik, politik ve örgütsel çizgisi,  asla hareketin çocukluk eðilimlerinin düzeyine indirgenmemelidir.


|
_ _