 |
komunistdunya.org |
 |
|
 |
Son Yazýlar |
 |
|
|
 |
PDK Devrimci Bülten - Sayý 46 (4) |
 |
 |
SOSYALÝST DEVRÝM VE ULUSLARARASI TEKELCÝ SERMAYE KARÞISINDA TUTUM SORUNU (III) (K. Erdem) 5- Savaþ Komünizmi ve Bürokratizmin Geliþmesi Bolþevik Parti (BP) ve Sovyet devleti içerisinde, bürokratizmin geliþmesi, güçlenmesi, ve oturmasý, Ekim Devrimi’nden sonra ortaya konulan yanlýþ politikalarýn yani BP’nin oportünist politikalarýnýn bir tür cezasý olmuþtur. Parti ve devlet içerisinde ortaya çýkan bürokratizm aslýnda bir sonuçtur. Daha önceleri yapýlan ideolojik, politik hatalar zincirinin en son halkasýdýr. Onun için bürokratizmin nedenlerini ve kökenlerini anlamak için onu ortaya çýkaran nedenlerin (ki yukarýda gördüðümüz gibi emperyalist dünya ekonomisi ve bunu anlamayan BP’nin yanlýþ ekonomi politikalarý) ele alýnmasý ve çözümlenmesi gerekliydi. Parti ve devletin bürokratik yozlaþmasý sorunu üç düzlemde ele alýnmasý ve çözümlenmesi gereken bir sorundur. Bu üç farklý düzlem de birbirleriyle içsel bir baðlantý halindedir ve biri diðerini koþullandýrýr. Bu noktada bizim izleyeceðimiz yöntem, Lenin’in “Ne Yapmalý?”da kullanmýþ olduðu yöntemdir. Bunca eleþtiriden sonra, Lenin’in yönteminin yine Lenin’in yapmýþ olduðu bir hatanýn açýklanmasýnda kullanýlmasý oldukça garip kaçabilir. Ancak bu mümkündür. Lenin, komünist hareketin tarihsel politik geliþiminin daha düþük biçimleri içerisinde karþýlaþtýðý ve doðru çözüme baðladýðý sorunun bir benzerini, politik hareketin daha yüksek ve karmaþýk biçimleri (proletarya diktatörlüðü) içerisinde çözüme baðlamada yetersiz kalmýþtýr. Lenin “Ne Yapmalý?”da hangi sorunu çözüme baðladý? Lenin, “Ne Yapmalý?”da, Rusya’da Komünist Partisi’nin oluþturulamayýþýnýn ve komünist hareketin politik sürekliliðini saðlayamayýþýnýn altýnda, komünist aydýnlarýn ideolojik olarak birbiri içerisine geçmiþ olan üç önemli teorik sorunu çözemediklerini ve bunlarý teorik olarak doðru çözemedikleri sürece de Komünist Partisi’nin tarihsel-politik örgütlendirilmesinin ise mümkün olamayacaðýný gösterdi. Peki Lenin’in “Ne Yapmalý?” da üç deðiþik düzlemde çözüme baðladýðý ve içiçe geçirdiði sorunlar nelerdi? Lenin komünist hareketin gerek Çarlýk devleti gerekse de kapitalizm karþýsýnda tarihsel olarak doðru bir þekilde konumlandýrýlabilmesi için herþeyden önce verili bir tarihsel anda onun teorik sorunlarýnýn yani hareketin tarihsel olarak içerisinde þekillendiði tarihsel zeminin doðru tanýnmasý gerektiðini belirtti. Bunun da tek bir yolu vardý: Düþünsel ya da teorik faaliyet. Komünist hareket kendisini çeviren ve içerisinde yeraldýðý toplumsal koþullarý doðru bilince çýkarmadan atacaðý politik ve örgütsel adýmlar isabetten yoksun kalacak ve belirli bir süre önünü göremeyen hareket, düþmanýn darbeleri altýnda gerileyecek, ezilecek ve daðýlacaktý. Zaten Lenin’in eserini yazdýðý yýllarda Rus devrimci hareketinin durumu buydu. 1898 yýlýnda partinin oluþturulmasý Çarlýk devleti tarafýndan feci bir þekilde bastýrýlmýþtý. Üstelik bir kez hareket bu daðýnýklýða itildikten sonra, hareketin önderleri içerisinde üstüne üstlük teoriye ve teorik faaliyete bir de küçümseme ile bakma hastalýðý belirdi ve sorunlarý büsbütün aðýrlaþtýrdý: “Þimdi zaman teori zamaný deðil, içeriði ekonomist-sendikalist (trade-unýon’cu) bir düzeye indirilen politik çalýþmanýn daha da yükseltilmesi, iþin bir tarafýndan tutulmasý zamanýydý!”, ”Gevezelik yerine iþ lazým!” vs. Kýsacasý küçük küçük varolan propaganda örgütleri bürokratlaþmýþ lider ve örgüt anlayýþýnýn kurbanlarý haline gelmiþlerdi. Varolan örgütlerin teorik düzeyi, komünist adýný hakeden hareketin düzeyine uymuyordu. Teorinin çok daha nitelikli bir þekilde tekrar kurulmasý ve düzeyinin yükseltilmesi, en azýndan hareketin tarihsel sürekliliðini garanti altýna alabilecek doðru bir düzeye çýkarýlmasý gerekiyordu. Teori bu olmasý gereken tarihsel düzeye çýkmadan ve hareketin politik ve örgütsel sorunlarýný anlaþýlýr bir þekilde çözmeden, komünist hareket, kendisini iþçi sýnýfýnýn kendiliðinden hareketinden kurtaramayacaktý. Hareketin kendiliðindenci geliþiminin neden olmuþ olduðu ya da egemen olmuþ olduðu politik ve örgütsel biçimler, “komünist” denen öncünün kendisinin ne yapacaðýný bilememesinin sonucuydu. Komünist öncü ne yapacaðýný bilmediði ama bu bilmeme de teorik olarak donanýmsýz olmanýn sonucu olduðu için, öncü, hareketin karmaþýklýðý içerisinde kaybolmuþ ve sonunda sýnýfýn kendiliðindenci eðilimine teslim olmuþtur. Çünkü sýnýflar mücadelesi maddenin yapýsý gereði boþluk tanýmamaktadýr:Ya biri üstün olacak ya da diðeri!
Ýþçi sýnýfýnýn kendiliðindenci eðilimi ise iþçi sýnýfý içerisinde kristalleþmiþ olan burjuva ideolojisinin bir baþka biçiminden baþka bir þey deðildi.
Hareketin iþçi sýnýfýnýn kendiliðindenci eðiliminin bu burjuva biçiminden çýkarýlmasý için ilk yapýlacak þeyin teorinin üstün bir þekilde tekrar kurulmasý gerektiði açýktý. Ancak büyük bir entellektüel çaba gerektiren bu iþ, herhangi kiþiler tarafýndan layýkýyla yapýlamazdý. Bu iþin nitelikli çözümü ancak bu entellektüel faaliyeti kendisine meslek edinmiþ olan toplumun aydýn katmaný içerisinden (o da elbette hepsi deðil), kendisini ayýran ve kendi çýkarlarýný iþçi sýnýfýnýn tarihsel çýkarlarý ile özdeþleþtiren ve bu temelde kendisini burjuva aydýnlardan ayýran yani komünist bir aydýn katmanýnýn oluþumuyla olanaklýydý. Bu aydýn katmanýn profesyonel iþi entellektüel faaliyet olduðu için sanayi üretimi içerisinde ve bunun sonucu olan iþçi sýnýfý hareketi içerisinde organik olarak yer almýyorlar ve bundan dolayý da tarihsel ve toplumsal olarak kendi tarihsel bilincinin farkýnda olmayan iþçi sýnýfýnýn dýþýnda bulunuyorlardý.
Kaldý ki doðru teorinin oluþturulmasý dahi tarihsel bir iþti. Yani bir ya da bir kaç akýllýnýn “süper beyinlerinden” çýkan bir durum deðildi. Ancak aydýnlarýn bir çok kuþaðý kapsayan ve tarihsel olarak kuþaklarýn birbirine devrettiði ve bundan dolayý toplumsal ölçekte az çok bir hareket yarattýðý (aydýn hareketi) yani kendi tarihsel geliþiminin belirli bir noktasýnda ortaya çýkabilirdi. Bu da aydýn hareketinin ayrý bir toplumsal kulvar olarak toplumsal ölçekte varolduðu ve iþçi sýnýfý hareketi ile belirli bir süre kesiþmeden paralel geliþen ve hatta kesiþtiði zaman bile her iki tarafýn kendi baðýmsýzlýklarýný toplumsal ölçekte koruduðu bir durumu ortaya koyuyordu.
Ýþte iþçi sýnýfýna dýþarýdan aydýnlar tarafýndan komünist politik bilinç taþýma bu anlama geliyordu. Komünist aydýnlar bilimsel Marksizm aracýlýðý ile uluslararasý ve ulusal ekonomik ve politik sistemi analiz ettikten sonra, komünist hareketin bütün aþamalarýnda geçireceði evreleri genel olarak öngördükten ve bu temelde görevlerini ve araçlarýný doðru bir þekilde bilince çýkardýktan sonra, iþçi sýnýfýnýn ileri katmanýný bu komünist fikir ve politikaya kazanmasýný bilmeliydi. Hazýrlanan teorinin doðru olduðu az çok belirlendikten sonra, iþçi sýnýfýnýn ileri kesimlerinin burjuva politik sistem ile savaþým halinde kazanýlmasý ve bunun metod ve araçlarý sorununun çözülmesi kendisini dayattý. Bu, verili aþamada komünist siyasetin içeriðinin doðru belirlenmesi sorunuydu ve çözümü iþçi sýnýfýnýn ileri kesimlerinin komünist harekete kazanýlmasýnýn kilit sorununu oluþturuyordu.
Komünist hareketin burjuva politik sistem karþýsýnda doðru konumlandýrýlmasý bir çok düzeyden oluþan sorunlarýn doðru ele alýnmasýný gerektirdiðinden, Lenin, komünist hareketin teorik düzeyinin yükseltilmesi gerektiðine ve bu temelde de iþçi sýnýfýnýn kendiliðindenci bilinci ile komünist bilinç arasýndaki farký belirttikten sonra, komünist politikanýn içeriðinin doðru belirlenmesi gerektiðini belirtti ve bu sorunu ele aldý.
Rusya’da Ekonomistler, uzun zamandan beri politik mücadelelerinin merkezine ekonomik talepleri koymuþlardý ve politik taktik ve örgütsel araçlarýný da buna göre konumlandýrmýþlardý. Ekonomistler, iþçi sýnýfýnýn politik uyanýþýnýn ancak onu ilgilendiren ekonomik talepleri (ücretlerin yükseltilmesi, daha iyi iþ koþullarý vs. ) ileri sürmekle ve bunlarýn takipçisi olmakla gerçekleþeceðini ileri sürüyorlardý. Böylece farkýndan olmadan hareketi sendikal hareket düzeyine düþürüyorlardý.
Lenin, böyle bir politik mücadelenin asla Çarlýk devletini ve bir bütün olarak burjuva politik sistemi devirmeye götürmeyeceðini, bu tür bir politik mücadelenin doðasý gereði, devlet ve sistem ile uzlaþmaya ya da iþçi sýnýfýnýn sömürüsünün hafifletilmesi noktasýnda pazarlýða götüreceðini ve bunun da iþçi sýnýfýnýn tarihsel çýkarlarý ile taban tabana zýt olduðunu ileri sürdü. Ona göre yapýlacak þey politik mücadelenin merkezine ekonomik-sendikalist talepleri koymak deðil, Çarlýk devletinin devrilmesinin ve yýkýlmasýnýn ve bunun zorunluluðunun politik olarak gösterilmesi ve de propaganda ve ajitasyonun merkezine konulmasý sorunuydu. Bunun için ise suni olarak bazý politik durumlarýn teröristler gibi icat edilmesine gerek yoktu. Bizzat Çarlýðýn politik örgütlenmesi ve bu örgütlenmenin bastýrmýþ olduðu sýnýf ve katmanlarýn toplumsal durumu, hayatýn günlük akýþý içerisinde çeþitli politik sorunlar etrafýnda kendiliðinden ortaya çýkýyordu. Politik özgürlükler olmadýðý için iþçiler, öðrenciler ve halkýn diðer katmanlarý her gün Çarlýðýn kolluk kuvvetlerinden dayak yiyorlardý. Ezilen uluslarýn baðýmsýzlýk savaþlarý hergün acýmasýz bir þekilde bastýrýlýyordu. Köylüler büyük toprak aðalarý ve iþletmeler tarafýndan acýmasýzca eziliyorlardý. Çarlýk devleti emperyalist devletler ile utanç verici ekonomik ve politik anlaþmalar imzalýyordu vs.
Lenin Çarlýk devletinin politik temellerine dokunan politik sorunlar etrafýnda (Demokratik Cumhuriyet, Kurucu Meclis, Uluslarýn Kendi Kaderlerini Tayýn Hakký, Politik Özgürlükler, Büyük toprak mülkiyetinin kaldýrýlmasý, 8 saatlik iþgünü vs. ) komünist hareketin politik olarak mevzilendirilmesi ya da konumlandýrýlmasý gerektiðini belirtti.
Ama Çarlýk devletinin yýkýlmasý gerektiði çaðrýsýný yapan ve her fýrsatta bunu göstermek isteyen bir politik hareket politik sürekliliðini nasýl saðlayabilirdi? Çarlýk devleti böyle bir hareketi hemen ezmez miydi?
Lenin, Çarlýðýn böyle bir hareketi hemen ezmek isteyeceði gerçeðini kabul etti. Ancak bunun bertaraf edilebileceðini, bunun için ise komünist hareketin örgütsel yapýsýnýn doðru bir temele oturtulmasý gerektiðini belirtti. Doðru bir örgütsel yapý ve bu yapýnýn doðru politik taktik ve strateji ile sevk ve idaresi, hareketin ezilmesini önleyeceði gibi, sürekliliðini de garanti altýna alacaktý. Lenin’in bu noktada komünist hareketin politik yapýsý içerisine sokmuþ olduðu örgütsel ilkeler ve metodlar, Clausewitz savaþ okulunun Marksizm içerisine dikkatli bir sokuluþudur. Lenin “Ne Yapmalý?”yý yazdýðý zaman, Clausewitz’in “Savaþ Üzerine” ve “Çarpýþma Teorisi” adlý kitaplarýný okumuþ olmasý kuvvetle muhtemeldir. Çünkü komünist örgütü bir “savaþ örgütü” biçiminde konumlandýrýyordu. Özellikle de “Devrimciler Örgütü” bölümünde bu çok açýktýr.
Lenin’e göre örgütsel yapý, politik stratejiyi (Çarlýðýn devrilmesi) ve taktikleri (kitleleri Çarlýðýn yýkýlýþý anlayýþýna çýkaracak bütün araç ve yöntemler) izlemelidir ve bunlarý gerçekleþtirecek nitelikte ve kuvvette olmalýdýr. Politik hareketin Çarlýðý devirecek düzeye çýkarýlmasý, bunu gerçekleþtirecek aracýn da ayný þekilde yetkinleþtirilmesini gerektiriyordu. Lenin’e göre Ekonomistler, örgütlerini Çarlýk karþýsýnda yanlýþ konumlandýrýyorlardý. Aslýnda örgütün bu yanlýþ konumlandýrýlmasý, onlarýn politik anlayýþlarýnýn sonucuydu. Yani Çarlýðý aslýnda devirmek istemeyen, onunla dolaylý olarak uzlaþma arayan bir siyasetin sonucuydu ki böyle bir politik anlayýþ devrimci bir örgüt yaratmak istemezdi çünkü buna gerek yoktu.
Devrimci bir örgütü ancak devrimci hedefleri olan bir politik hareket yaratabilirdi. Onun için Ekonomistler, örgütsel yapý ve araçlarýný reformlara göre ayarladýlar ve buna göre konumlandýrdýlar. Bu konumlama Clausewitz’in “Geniþ Düzen (Tertibat)” dediði bir konumlanmaydý. Politik hareket, ekonomist-sendikalist hareket zemini üzerinde yükseldiði için ve onun araçlarýný kullandýðý için kendisini “Geniþlemesine” göre örgütlüyordu. Daha fazla iþçi sýnýfýný kucaklama adýna legal araçlara sýkýca sarýlýyor ve bu legal araçlara sýkýca sarýldýkça da kendisini sabit ve hareketsiz kýlýyordu. Legal araçlarýn sabit ve hareketsiz oluþu hem tek bir politik çalýþma biçimine neden oluyor hem de devlet tarafýndan erken kuþatýlmasýna neden oluyordu. Bu tür bir savaþýmda insiyatif devletteydi. Çünkü örgütler politik ve örgütsel çalýþmalarýnýn ana gövdesini legal alan ve araçlar üzerine oturtmuþlardý. Bu durum örgütlerin manevra olanaklarýný tamamen yoketmiþti. Radikal politik talepler ileri sürdükleri andan itibaren Çarlýðýn sert ve þiddetli karþýlýðý hemen geliyordu. Üstelik de devlet bunu hemen yapmýyordu. Örgütü belirli bir oranda çözdükten sonra darbenin ne zaman ve nereye ve de nasýl indireceðine kendisi karar veriyordu. Örgütlerin kadrolarýnýn asýl gücünü legale yýðdýðýný bildiði için zaman zaman örgütlerin bazý kadrolarýný hapse atarak hýrpalýyor ve çalýþmalarýnýn düzeyini düþürüyordu. Yani kadro ihtiyacý her seferinde örgütün en yakýcý sorunu oluyordu. Örgütler “muharebe alanýna” her zaman taze kuvvet sürme sýkýntýsý içerisindeydiler ve bunu sürekli kýlmakta zorlanýyorlardý. Böylece kadro ve zaman sýkýntýsý bütün politik ve örgütsel yapýyý esir almaya baþladý. Az sayýda kadro çok iþin altýna girmek zorunda kaldý. Örgüt içerisinde bazý örgütsel ilkeler “lüks” görünmeye baþladý.
Çarlýk devletinin savaþýmýn insiyatifini elinde bulundurmasý ve örgütleri istediði anda sýkýþtýrmasý ve darbeler indirmesi (çünkü örgütlerin politik ve örgütsel konumlarý buna olanak veriyordu), örgütlerin hantal ve hareketsiz yapýlarýndan dolayý bütün gövdelerinin ezilmesiyle sonuçlanýyordu. Kadro ve zaman sýkýntýsý örgütlerin en acil ihtiyacý haline gelmiþti ve sempatizanlardan hýzla devþirilen ve devletin karþýsýna çýkarýlan kadrolar gerekli formasyondan yoksundu. Bu durum zamanla “Ýlkel Çalýþma” denen ve amatörlüðün bütün hareketi sardýðý ve kemirdiði bir duruma dönüþtü.
Ama örgütler tarihsel olarak bir kapana da sýkýþmýþlardý. Devletin darbeleri örgüt içerisinde huzursuzluk yarattýðý için önder kadrolara olan eleþtiriler ve güvensizlik artmaya baþlamýþ ve sorunlarýn tartýþýlmasý örgütlerin tabanýnda ve kadrolar içerisinde giderek örgütlerin tavanýna dayatýlmaya baþlandý. Ama bütün güçlerini devlet ile mücadeleye ve kitle çalýþmasýna ayýrdýklarý için örgüt yöneticileri örgütler içerisinde “tartýþma ile zaman kaybedilmesini” istemiyorlardý. Kaldý ki tartýþmalar belli bir düzeye ulaþtýktan sonra, örgütsel bölünmelere yolaçabilirdi (genellikle olan buydu) ve bu da zaten kadro ve zaman sýkýntýsý çeken örgütleri daha da zayýflatabilirdi. Bundan dolayý zamanla örgüt içerisinde, ilk baþlarda þu ya da bu þekilde varolan demokratik ortamlar giderek ortadan kalkmaya ve bununla birlikte de bürokratik merkeziyetçilik güçlenmeye baþladý. Çarlýk devleti örgütler ile alay ediyordu. Kendi içerisinde demokrat olamayan örgütlerin Çarlýk devletini yýkýp demokratik bir cumhuriyet kuramayacaðýnýn propagandasýný yapýyordu.
Çarlýk devleti ile yanlýþ politik mücadele yürüten devrimci örgütler, varolan tabaný kaybetmeme kaygýsýyla bürokratik örgütlere dönüþtüler. Örgüt içerisinde demokrasiye az çok müsahama etmeye baþladýklarý zaman ise ya yönetimde kalmalarý imkansýz hale gelmeye baþlýyordu ya da örgütler bölünüyorlardý. Demokrasi ile örgüt yönetiminde kalma artýk birbirleriyle uyuþamaz duruma gelmiþti ve ikisinden birisinin tercih edilmesi gerekiyordu. Zamanla da bürokratik yönetim kendisine uygun kadrolar yarattý ve örgütün bütün bünyesini ele geçirdi ve de bu durumdan rahatsýz olan ve arayýþ içerisinde olan kadrolar ayrýlmaya baþladýlar. Aslýnda bu durum Çarlýk devleti karþýsýnda devrimci örgütlerin yanlýþ ideolojik, politik ve örgütsel çizgilerinin sonucuydu.
Lenin sorunu ideolojik ve politik ilkeler düzeyinde çözdükten sonra bu doðru ilkeleri doðru örgütsel ilkeler ile birleþtirmeye çalýþtý. Lenin’e göre, Rus devrimci hareketinin Çarlýk devleti karþýsýndaki örgütsel konumlanýþý Geniþ Düzene (Tertibat) tekabül ediyordu ve bundan dolayý yanlýþtý. Devrimci hareket, kitleler içerisinde Çarlýðýn yýkýlýþýnýn propagandasýný ve ajitasyonunu yaparken, devletin kolluk güçlerinin kendisine fazla yaklaþmasýný önlemeliydi. Önemli olan devrimci örgütün ana gövdesinin ezilmesini engellemekti. Devlet örgütün parçalarýný yoketse dahi ana gövdeyi koruyan hareket, politik çalýþmayý sürekli kýlabilirdi.
Ama ana gövde nasýl korunacaktý?
Ekonomistler’in Geniþ Düzen kurmalarý, ana gövdenin hemen kuþatýlýp ve ezilmesine neden oluyordu. Çünkü legal araçlara zamansýz el attýklarý için hareketsiz ve sabit kalýyorlardý, bu da devletin örgütleri kuþatmasýný ve ezmesini kolaylaþtýrýyordu. Lenin aslýnda ileri sürdüðü örgütsel ilkeler ile devrimci hareketin ama özellikle de komünist hareketin Geniþ Düzen’den Derin Düzen’e geçmesi gerektiðini ileri sürdü.
Aslýnda Rusya’da devrimci hareket politik ve örgütsel olarak yanlýþ mevzilenmiþti. Kendi tarihsel konumuna uygun olmayan strateji ve taktikler kullanýyordu. Geniþ Düzen’i kullanan ordular, Stratejik Saldýrý düzeyinde olan, kaderi tayýn eden yerde ve zamanda sayýsal üstünlüðü elinde bulunduran (Þubat ve Ekim 1917’deki gibi) ve düþman ordularýnýn ana gövdelerini kuþatmak ve imha etmek için geniþ bir açýya ihtiyaç duyan ve bu durumdan dolayý bütün güçlerini ayný anda savaþa süren ordulara özgü bir düzendi. Hiç kuþkusuz böyle bir zaman da gelecekti ama bu düzen þimdi uygulanamazdý. Bundan dolayý devrimci hareketin tarihsel ve toplumsal düzeyi ile kullandýðý araç ve metodlar birbiriyle çeliþki halindeydi ve bu durum hareketi yiyip bitiriyordu.
Lenin, devrimci hareketin Çarlýk devleti karþýsýnda güçsüz olmasýndan dolayý iþe Stratejik Savunma ile baþlamasýnýn zorunlu olduðunu ileri sürdü. Stratejik savunma biçiminde hareket eden komünist hareket, her þart altýnda ana gövdesini korumasýný ve geliþtirmesini bilmeliydi. Bunun için ise devletin bu ana gövdeye yaklaþmamasý gerekliydi. Bunu ise ancak bu ana gövdeyi gizli tuttukça ve bu gizliliði sürekli kýldýkça yapabilirdi.
Ama bu ana gövde nasýl gizli tutulacaktý?
Lenin hareket Derin Düzen biçiminde kurulduðu ve mücadele araç ve yöntemlerini buna göre ayarladýðý zaman bunun mümkün olabileceðini ileri sürdü.
Stratejik savunmada, saldýrýcýnýn yani Çarlýk devletinin vurucu güçlerinin etkisini ve þiddetini düþürmek için Derin Düzen gerekliydi. Çünkü Geniþ Düzen’in aksine Derin Düzen, sabit noktalarý azami derecede en aza indirgeyen, hareketli noktalarý azami derecede en yükseðe çýkaran ve bunu akýcýlýk, sürat ve sürpriz ile birlikte büyük bir gizlilik ile birleþtiren düzendi. Böylece saldýrýcýnýn sabit üslere saldýrýsýný kolaylaþtýran Geniþ Düzen’in aksine saldýrýnýn konsantrik (merkezsel) karakterini azami derecede zayýflatan, saldýrýyý bir noktadan ziyade hareketli üslerden dolayý (çünkü profesyonel devrimci kadrolar sürekli hareket halindeydiler) bir çok noktaya ayýran, bölen Derin Düzen hem zamaný uzatarak zaman kazanmaya hem de düþmanýn moral güçlerinin azar azar tükenmesine ve de karþý-saldýrýlar ile de zayýflatýlmasýna neden olacaktý.
“(...) savunmacý hiçbir þart altýnda, çok geniþ bir cephenin dezavantajýnda tehlikeye atýlmak istemeyecektir. Bundan dolayý, geniþ bir cephenin kýsýmlarýnýn tersine, hiç bir zaman hareketsiz kalmayacak, yedek güçleri daha fazla elde edebilecektir. ” (K. V. Clausewitz, La Théorie de Combat, Economica Yayýnlarý, s. 79)
Lenin Profesyonel Devrimciler Örgütü (PDÖ)’nü, Çarlýk devleti karþýsýnda daha dar bir cephe anlayýþý içerisinde ama derin bir düzende kurdu. Ama böyle bir düzende örgütlenen örgüt için devlet daha fazla seferber olmak zorundaydý. Daha önce geniþ bir düzende ve sabit noktalar oluþturan ve bundan dolayý hantal olan örgüt anlayýþýnda, devlet aþaðý-yukarý ne kadar güç ayýracaðýný biliyordu. Ama þimdi bilemiyordu. Çünkü politik ve askeri savaþýmýn insiyatifi devrimci harekete geçiyordu. Gizli, hareketli ve akýþkan olduðu için, nerede ortaya çýkýp ve kaybolacaðýný þimdi bu PDÖ karar veriyordu. Hareketli ve akýcý oluþu ister istemez devletin bütün güçlerinin harekete geçmesine neden oluyordu.
“Savunmacý çok küçük bir cephe ile yetindiði ve daha büyük bir derinliði hedeflediði sürece yani çarpýþma biçiminin doðal eðilimini izlediði zaman, saldýran karþýt bir eðilime sahip olacaktýr: Olabildiði ölçüde cephenin geniþlemesine çalýþmak yani rakibi olabildiði ölçüde kuþatmak. ” (Clausewitz, a.g.e.s. 79)
Lenin, PDÖ’yü, sürekli hareket halinde olan, gizlilikte uzmanlaþmýþ, düþman ile cepheden çarpýþmayý seçmeyen tam tersine zayýf olduðu zaman hep manevra yapan, politik, örgütsel ve askeri çalýþmasýný planlamaya dayandýran bir yapý olarak düþündü.
Bu PDÖ, politik çalýþmanýn geliþmesiyle ve yeni düzeyler kazanmasýyla çalýþmalarýný da (yani görev ve hedeflerini) hareketin tarihsel düzeyine uygun olarak geliþtirecekti. Propaganda ve ajitasyon çalýþmasýný yürütmekle ve bu temelde iþçi sýnýfýnýn ileri katmanlarýyla gizli bir þekilde iç içe geçmekle kalmayacak ama ayný zamanda zamaný geldiðinde, kentlerde de devletin kolluk güçlerine karþý bir gerilla savaþýný da örgütleyecek ve buna önderlik edecekti. Lenin aslýnda bu PDÖ’yü hep düþmana karþý silahlý mücadele verecek düzeye yükselebilecek (politik savaþýmýn en yoðunlaþmýþ biçimi olarak) bir politik-örgütsel oluþum olarak düþündü. 1905 devrimi bunu kýsa bir zaman sonra kanýtladý. Bu PDÖ’nün bir kýsmý, 1905 yýlýnda, toplumsal koþullar oluþunca (elbette daha önce kendisi de buna sýký ve disiplinli bir þekilde hazýrlandý) Partizan Savaþlarý denen savaþlarýn baþlatýcýsý ve planlayýcýsýnýn ana unsurlarý oldular. Böylece tarihsel geliþimi içerisinde, bir çok biçimden (silahlý propaganda ve ajitasyon birlikleri, korsan sokak gösterileri hazýrlayýcýlarý, kamulaþtýrma operasyonlarýnýn ana unsurlarý vs. ) geçtikten sonra uygun toplumsal koþullarda Þehir Gerillalarý’na dönüþtüler.
Lenin 1905 devriminin deneyimini incelerken bu konuya þöyle deðinir:
“Gerilla savaþý kitle hareketinin gerçek bir ayaklanma haline ulaþtýðý bir zamanda ve içsavaþtaki büyük ‘kavgalar’ arasýndaki süre oldukça uzadýðýnda ortaya çýkan, kaçýnýlmaz bir çarpýþma biçimidir. ” Lenin, Gerilla Savaþý, s. 56, Tüm Zaman Yay. )
Böylece PDÖ, geliþiminin belirli bir anýndan sonra silahlý savaþým görevi temelinde kendi içerisinde bir uzmanlaþmaya ve iþbölümüne uðradý ve de bu temelde de þehirlerde devlete karþý hareketli gerilla savaþýnýn ana unsurlarýný oluþturdu. (1) Ama PDÖ’nün bu yüksek noktasý, kendisinden önceki aþamalarýn oluþturulmasýna ve gereði gibi örgütlenmesine dikkat etmeden (stratejik savunma, derin düzen, ana gövdenin gizliliði, hareketlilik ve sabit noktalarýn yokedilmesi vs. ) imkansýzdýr.
Ama PDÖ’nün düþman karþýsýnda dayanabilmesi için tek ana gövdenin gizliliði, hareketli oluþu ve derin düzen kurmasý yetmiyordu. Bunu baþka bir ilke ile tamamlamasý gerekiyordu. O da politik çalýþmanýn ve PDÖ’nün sürekliliðini saðlamak için, politik çalýþmanýn bütün noktalarýnda ortaya çýkan yeni güçlerin (ki bunlarýn bir kýsmý önemli yedekler haline gelirler) bir kýsmýný PDÖ’ye akýtmak ve böylece onu taze kuvvetler ile sürekli beslemekti. Ama bu yedeklerin PDÖ’nün çalýþma düzeyine çýkarýlmasý için belirli bir zamana ve güvenli bir mekana ihtiyaç vardýr.
Yedekler düþman ile savaþ halinde olunan cephede istenildiði gibi yetiþtirilemezler. Onun için cephenin geri hatlarýnda ve özellikle de düþmanýn ateþ menzilinin dýþýnda güvenli bir alanda formasyonlarýný tamamlamalýdýrlar.
“Her tertibatýn arkasýnda, cephe gerisinde bulunan yedekler, kumandanlar vs. Ýçin korunmuþ bir alana ihtiyacýmýz vardýr. Eðer bunlar üç cepheden bombalanýrlarsa görevlerini yerine getiremezler. ” (Clausewitz, a.g.e.s. 74)
Lenin Bolþevik “Genelkurmayý” ve Parti Okulu’nu Çarlýk devletinin uzanamayacaðý bir yerde Batý Avrupa’da kurdu. Bir yandan parti önderleri kendi ideolojik eksikliklerini Batý Avrupa’nýn geliþmiþ kültür seviyesi ve buradaki zengin teorik kaynaklardan yararlanarak gideriyorlardý; bir yandan da PDÖ için gerekli olan yedekleri güvenli bir þekilde gerekli düzeyde eðitme imkanýný buluyorlardý.
Böylece Lenin’in ileri sürmüþ olduðu PDÖ fikri ve örgütün düþman karþýsýndaki mevzileniþ düzeni ve þekli ve de kullanmýþ olduðu taktikler, daha önceki devrimci hareketin (Ekonomistler) çok önemli bir eksiðinin giderilmesine neden oluyordu. Düþman bu PDÖ’yü ayný anda bir bütün olarak kuþatamýyor ve ezemiyordu. Her zaman kuþatýp ve ezdiði kýsým onun bir parçasýydý sadece. Eskideki devrimci hareketin uyguladýðý geniþ ve yüzeysel düzen ve kullanýlan taktikler, devrimci hareketin hemen kuþatýlýp ve ana gövdenin ezilmesiyle sonuçlanýyordu. Ama Lenin’in PDÖ ve onun savaþým biçimi ayný anda kuþatýlmayý ve ezilmeyi engellediði için politik savaþýmýn sürekliliðini saðlýyordu ve PDÖ güçlerini hiçbir zaman düþman karþýsýnda ayný anda kullanmýyordu hep ardarda kullanýyordu.
Bolþevik Parti, Çarlýk devleti karþýsýndaki cephe düzenini, hareketli, dar ve derin bir biçimde kurduðu için, eylemlerinin zamanýna ve yerine de kendisi karar verdiði için, eylem için gerekli gücün dýþýnda baþka bir gücü eylem alanýna sürmüyordu ve fazla kuvvetleri belirli bir zaman eylem dýþýnda tutarak ve yeri geldiði zaman eyleme sokarak güçlerini ekonomik bir þekilde kullanýyordu.
BP’nin Çarlýk devleti karþýsýndaki bu ideolojik, politik, örgütsel ve askeri konumlanýþý, politik savaþýmýn sürekliliðini gerçekleþtirdiði andan itibaren çok önemli bir özelliðin ortaya çýkmasýna neden oldu: Politik çalýþmanýn sürekliliði taze güçleri kitle içerisinden çýkarýyor ve PDÖ ve partinin diðer çalýþmalarý için yedekler haline getiriyor ve PDÖ’nün düþman karþýsýndaki “kan kaybýný” sürekli kapatýyordu. Baþka bir þekilde ve kaba bir benzetme ile PDÖ’nün “kadro cari açýðý” (tuhaf bir benzetme olduðunu kabul ediyorum), politik çalýþmanýn ortaya çýkardýðý daha büyük oranlardaki yedekler tarafýndan tek nicelik olarak deðil ama nitelik olarak da kapatýldýðý için artýk bir sorun teþkil etmiyordu. Bu komünist politikanýn üretkenliðinin yükselmesinden kaynaklanan bir durumdu. Nasýl bir ülkenin cari açýðý, ekonomisinin üretkenliðinden dolayý, belirli bir dönem sonunda elde etmiþ olduðu yüksek gelirler sonucunda dönüp ülkenin cari açýðýný kapattýðý sürece, bu kaynaðý elde ettiði müddetçe bir krize yolaçmýyorsa, iþte BP’nin kadro açýðý da partiye akan yeni kuvvetlerden dolayý bir krize ya da örgütün iradesinin parçalanmasýna neden olmuyordu. Düþman karþýsýndaki bu düzen, parti içerisindeki demokrasinin aksatýlmasýný ya da yokedilmesini gerektirmiyordu. Çünkü BP gücünün üzerinde bir çalýþmanýn altýna girmiyordu ve bundan dolayý da bütün güçlerini düþman karþýsýnda tüketmiyordu. Bunun nedeni politik savaþýmýn insiyatifini kendi eline almýþ olmasýydý. Kadro ve zaman sýkýntýsý BP’nin ensesinde sürekli kendisini hissetiren ve bütün örgüt yapýsýnýn bozulmasýna neden olan bir durum teþkil etmiyordu. Elbette bu sýkýntý her zaman vardý ama örgütün iç bünyesini ve onun temel iþleyiþini tehdit edecek düzeye yükselmiyordu. Ama daha önce Ekonomistler zamanýnda kadro ve zaman sýkýntýsý her zaman büyük bir sorundu ve örgütlerin bürokratlaþmasýnýn altýnda da bu yatýyordu. Devlet ile geniþ bir tertibat kurarak savaþan örgütler, cephenin geniþliðinden ve bundan dolayý da devletin onlarýn gücünden daha fazla güç cepheye yýðmalarý karþýsýnda ve güçlerinin sürekli erimesi karþýsýnda yeni güçler ortaya çýkarýp cepheye süremiyorlardý ve o tertibat ve savaþým biçimiyle de süremezlerdi de. Bundan dolayý örgütler ülkenin çok küçük bir yerine hapsoldular ve dar bir alanda, çalýþmanýn düzeyinin nicelik ve nitelik olarak düþük bir biçimi içerisinde birbirleriyle uðraþan ve kontrol altýnda olan politik yapýlar haline geldiler. Lenin buna yerellik adýný verdi. Bu politik ve örgütsel durumun en önemli sonucu, sekter ve bürokrat liderlerin ortaya çýkmasý oldu. Ýlginçtir bu liderlerin hiçbiri 1903-1917 arasý BP’ye yaklaþmadý ve ondan sürekli uzak durdular. BP’nin önder ve bu önder kadrolarýn altýnda bulunan kadrolarý bu “hastalýklý” liderlerin dýþýndaki kadrolardan oluþtu. Bu durum tesadüf olmasa gerek!
Partinin ana gövdesini bu PDÖ’nün yüksek düzeyde geliþmiþ niteliði temelinde örgütleyen BP çok önemli baþka bir sorunu da doðru çözmeyi baþardý. Örgütlerin ezilmesinde illegal ve gizli alan ile legal alan arasýndaki iliþkiler ve bu iliþkilerin yanlýþ ele alýnýþý (yanlýþ politik ve örgütsel konumlanýþtan dolayý) ve uygulanýþý temel bir yere sahipti. Ýllegal çalýþmanýn legal çalýþma ile doðru birleþtirilmesi, iþçi sýnýfýnýn ve halkýn daha deðiþik katmanlarý içerisinde politik güç olmanýn da temel halkasýný oluþturduðundan, bu iki çalýþma biçiminin doðru birleþtirilmesi büyük önem arzediyordu.
Ýllegal politik çalýþma ile legal politik çalýþma farklý örgüt biçim ve araçlarý üzerine oturduðu için aralarýndaki farkýn sürekli korunmasý, farklý örgüt biçim ve araçlarýn birbirinin yerine ikame edilmesinin engellenmesi (Ekonomistler’de olan genellikle buydu yani farklý örgüt biçim ve araçlarýnýn birbirinin yerine ikame edilmesiydi) ve bu iki çalýþma biçiminin politik hareketin genel yapýsý içerisinde doðru yerlerinin ve oranlarýnýn belirlenmesi temel bir sorundu. Burada bütün sorun, partinin illegal örgütü ve politikasý ile legal örgütü ve politikasý arasýndaki “politik ve örgütsel açýnýn derecesinin” ayarlanmasý sorunuydu.
Ekonomistler’in Çarlýk devleti karþýsýndaki yanlýþ politik ve örgütsel konumlanýþý, zamanla illegal ve legal örgüt arasýndaki açýnýn tamamen kaybolmasýna ve silinmesine ve de bundan kaynaklanan yanlýþ ve zamansýz araç ve metodlarýn kullanýlmasýna götürüyordu. Ýllegal ve legal örgüt arasýndaki açýnýn tamamen kaybolmasý, Çarlýk devletinin “ateþ menzili” içerisinde, illegal ve legal örgütün yatay birleþtirilmesine ya da zorunluluktan kaynaklanan birbirinden kadro alýþ-veriþine götürüyordu. Belirli bir zaman sonra kadrolarýn içerisinden çýkamadýklarý ve kontrol edemedikleri ve de tamamen içerisinde kaybolduklarý bir örgütsel çalýþmanýn ortaya çýkmasýna neden oluyordu ki, Çarlýk devletinin politik hareketi kuþatmasý ve ezmesini de kolaylaþtýrýyordu.
Lenin’in partinin merkezine oturttuðu PDÖ, ayný zamanda illegal ve legal örgüt arasýndaki açýlarýn doðru oranlarýnýn saptanmasýna ve sürdürülmesine de olanak veriyordu. Güçlü, gizli ve illegal bir ana gövdesi olmayan bir parti bu açýlarý hiçbir zaman doðru ayarlayamazdý. Lenin ve BP, “düþmanýn ateþ menzili içerisinde” illegal ve legal örgüt arasýndaki yatay örgüt iliþkilerini yoketti ya da en aza indirgedi. Her iki alan kendi içerisinde birbirinden büyük oranda baðýmsýz bir þekilde hareket ediyordu. (2)
Ýllegal ve legal örgütün çalýþmasý ve birbirine baðlanmasýnýn planlanmasý, Çarlýk devletinin ulaþamayacaðý bir alanda (bu genellikle Avrupa’ydý) yapýlýyordu. Parti merkezi böylece, illegal alanýn legal alana yine legal alanýn illegal alana ne kadar yaklaþýp ne kadar yaklaþmayacaðýna bir çok faktörü deðerlendikten sonra karar veriyordu. Örneðin kitlenin kendiliðinden kabarmasýnýn en üstte olduðu ve devrimin öngününde bu iki alan arasýndaki açýlar birbirine çok yakýndýr. Devletin terörünün ve baskýlarýnýn en üstte olduðu ve devrimci hareketin büyük bir saldýrýya maruz kaldýðý dönemlerde bu iki alan arasýndaki açýlar da daha fazla açýktýr.
BP’nin bu üstünlüðü (ki PDÖ’nün yaratýlmasýnýn sonucudur) onun kuþatýlmasýný ve ezilmesini zorlaþtýrýyordu. Düþmanýn ateþ menzili içerisinde kesiþmeyen ve birbirine paralel ve merkez ile dik açý biçiminde kurulan ve hareket eden ve de merkez aracýlýðý ile birbirini tamamlayan bu çalýþma biçimi, illegal ve gizli ana gövdeyi (PDÖ’yü) legal örgütler aðý ile çevreleyerek ayný zamanda ana gövdeyi derinlerde korumaya da yol açýyordu.
Birbirlerine paralel ve merkez ile dik açý biçiminde kurulan illegal ve legal örgütlerin oluþturmuþ olduðu komünist hareket, politik iktidar karþýsýnda genel politik açýyý da giderek açmaya baþladý. Böylece cepheyi geniþlemesine ve derinlemesine geliþtirdi. Üstelik bu cepheyi, müttefikleriyle iliþkilerini belirli bir düzeyde tutarak daha da geniþletti. Çarlýk devleti, BP’nin ve devrimci hareketin cepheyi giderek daha da geniþletmesi karþýsýnda önce zorlanmaya daha sonra da çaresiz kalmaya baþladý. Gerek 1905 devriminde gerekse de Þubat 1917’de devletin güçlerinin büyük bir bölümü cephede olduðu için devrimci hareketin politik açýlarý daha da açmasýna ve politik savaþýmý yoðunlaþtýrmasýna dayanamadý ve devrimci hareketi durdurmak için daha fazla þiddete ve baskýya baþvurdu. Sonunda kendi güçleri ile karþýsýnda oluþturmuþ olduðu düþman cephesi (içeride ve dýþarýda) arasýndaki oranlar tamamen bozuldu ve toplumsal güçleri karþýsýndaki cepheyi ayný anda yenmeye yetmedi. I. Dünya Savaþý’nda Çarlýk Rusya’sýnýn tamamen Paslavizm faþizmine kaymasýnýn altýnda devletin tarihsel ve toplumsal temellerinin daralmasýnýn payý büyüktür. Daha önce Ekonomistler döneminde devrimci hareketi tarihsel kapana sýkýþtýran Çarlýk devletinin kendisi ayný kapana sýkýþmýþtý. Artýk demokratik bir açýlým yapamazdý çünkü böyle bir politik açýlým iktidarýn kaybedilmesine götürürdü. Bir sýnýf politik iktidarý kendisi býrakmayacaðýna göre yapacaðý tek þey, geniþleyen ve derinleþen düþman cephesini, zor ve þiddet araçlarýyla daraltmaya ve yarmaya çalýþmaktýr. Toplumsal güçleri buna yetmediði zaman da kaçýnýlmaz bir þekilde yýkýlýr.
Bütün bunlarýn Rusya’da içsavaþ döneminde ortaya çýkan bürokratik yozlaþma ile ne alakasý var denilecek belki. Ama çok alakasý var. Teorisyen farklý fenomenlerde bulunan ortak yasayý bulup çýkarandýr. Rus komünist hareketinin Ekonomizm’den kurtarýlmasý ve Çarlýk devleti karþýsýnda doðru konumlandýrýlmasý ile Poletarya Diktatörlüðü’nün emperyalist sistem karþýsýnda doðru konumlandýrýlmasý arasýnda prensip olarak genel bir iliþki vardýr.
Lenin politik hareketin düþük biçimleri içerisinde sorunu çözmeyi bildi ve bu temelde Rus komünist hareketini doðru bir politik yörüngeye yerleþtirebildi ama proletarya diktatörlüðü döneminde yani politik hareketin daha yüksek ve karmaþýk biçimleri içerisinde sorunun içerisinde kayboldu. Bu aslýnda ayný zamanda BP’nin tarihsel olarak baðrýnda barýndýrmýþ olduðu eksikliklerin ve yanlýþlýklarýn da dýþa vurumu olmuþtur.
Peki Lenin’in ve BP’nin proletarya diktatörlüðü dönemindeki eksiklikleri ve hatalarýnýn temel kaynaðý neydi? Ya da baþka bir þekilde sorarsak, Rusya’da proletarya diktatörlüðünü (Sovyet sistemini) uluslararasý emperyalist sistem karþýsýnda neden doðru konumlandýramadýlar?
Rusya’da bürokratizmin geliþmesini sadece örgütsel biçim ve araçlarda aramak ve buna indirgemek büyük bir hatadýr. Lenin yukarýda gördüðümüz gibi, partinin inþaasý sorununu tek örgütsel soruna indirgememiþti. Örgüt noktasýnda yapýlan hatalarýn temel ideolojik ve politik ilkelerde yapýlan hatalarýn kaçýnýlmaz bir sonucu olduðunu ortaya koymuþtu. Rus devrimci hareketi içerisindeki örgüt sorununun ancak “iþçi sýnýfýnýn kendiliðindenci bilinci ile komünist bilinç” ve yine “politik çalýþmanýn kapsamý”nýn doðru belirlenmesi sonucunda ortaya çýkacaðýný belirtmiþti.
Ýþte proletarya diktatörlüðü döneminde de bürokratizm sorununun doðru anlaþýlabilmesi için daha önce birbirine baðlý geliþen iki temel düzeyde (ideolojik ve politik) sorunlarýn doðru ele alýnmasý gereklidir. Proletarya diktatörlüðü döneminde Lenin ve BP’nin yapmýþ olduðu hatalar, Rusya’da proletarya diktatörlüðünün uluslararasý emperyalist sistem karþýsýndaki yanlýþ konumlandýrýlmasýndan (bu da elbette dünya sosyalist devrimi ile iç içe geçen bir durumdu) kaynaklanmaktaydý. Bu hatanýn nedeni ise Lenin ve BP’nin uluslararasý emperyalist sistemi teorik olarak doðru ele alamamýþ olmalarýnýn sonucudur.
Çoðu zaman Lenin’in emperyalizm teorisi, emperyalizmin en iyi Marksist eleþtirisi olarak ileri sürülür. Oysa bu yanlýþtýr. Lenin’in emperyalizm broþürü, ortaokul ya da lise öðrencilerine yazýlmýþ bir el kitabý gibidir ve kapitalist hareketin yüksek biçimlerini (Genel kar oraný ve biçimleri sorununu, kredi ve fiktif sermayenin hareketini, uluslararasý rezervlerin hareketini ve kambiyo kurlarýný, emperyalist ekonomi içerisinde ortaya çýkan temel iþbölümü ve bunun biçimlerini vs. ) bir kenara býrakmýþtýr. Bunlarý bir kenara býraktýðý için de Rus ekonomisinin emperyalist ekonomi ile iç içe geçme biçimini yeterince bilince çýkaramamýþtýr. Rusya’da uzun zamandan beri, bütün sýnýflarýn birbirleriyle aralarýndaki tarihsel iliþkiler, Rus ekonomisinin emperyalist dünya ekonomisi ile kurmuþ olduðu tarihsel iliþkiler aracýlýðý ile kuruluyordu. Daha doðrusu Rusya’da sýnýflarýn maddi varlýðýný sürekli üreten ve diðer sýnýflar ile iliþkilerini ayarlayan Geniþletilmiþ Ölçekte Yeniden Üretim, uluslararasý emperyalist ekonominin Geniþletilmiþ Ölçekte Yeniden Üretimi’ne baðýmlý hale gelmiþti ve onun aracýlýðý ile kendisini varediyordu. Proletarya diktatörlüðü, Rus ekonomisinin emperyalist ekonomi ile oluþturmuþ olduðu bu dengeyi yok sayamazdý. Çünkü proletarya, proletarya diktatörlüðü döneminde müttefikleriyle iliþkilerini, onlarýn tarihsel ve toplumsal çýkarlarýnýn az çok tatminini, emperyalist ekonomi ile kurulan bu dengeyi gözeterek ve koruyarak doðru ayarlayabilirdi.
Emperyalist ekonominin tarihsel doðasýný ve onun ile iliþkili olan Rus ekonomisinin tarihsel doðasýný yanlýþ kavrayan Lenin ve BP, daha önce kýsaca özetlediðimiz yanlýþ ekonomi politikalarý uyguladýlar. Bu yanlýþ politikalar Rus ekonomisini anýnda felç olmaya götürdü ve bunun sonucunda proletarya müttefiði yarý-proletaryanýn ve onun aracýlýðý ile de küçük-burjuvazinin toplumsal hareketlerini proletarya diktatörlüðü sistemi içerisinde kontrol altýna alamadý. Yarý-proletaryanýn ve küçük-burjuvazinin toplumsal talepleri ancak Rus ekonomisinin az çok dinamizmi temelinde saðlanabileceðinden ama bu sonuncusu da emperyalist ekonomi ile ince bir dengeyi gerektirdiðinden, emperyalist sistem ile doðru bir diplomasi ile doðru politik ve ekonomik açýlarý kuramayan BP, içeride proletarya diktatörlüðünün toplumsal temellerini, yarý-proletarya ve onun aracýlýðý ile küçük-burjuvaziyi (3) tamamen kaybederek daralttý. Ýþte partinin ve devletin yapýsýndaki bürokratik bozulma, parti ve devletin kendi tarihsel ve toplumsal gücünü aþan görevlerin altýna girmiþ olmasýnýn sonucu olarak ortaya çýkmýþtýr. Yanlýþ politikalar sonucunda, parti ve devletin altýna girmiþ olduðu görevler ile ellerindeki araçlar arasýnda toplumsal ölçekte bir orantýsýzlýk ortaya çýkmýþtýr. Bu orantýsýzlýðýn sonucunda ortaya çýkan farkýn kapatýlmasý için de örgütsel araçlarýn kendi doðalarýný aþan bir þekilde kullanýlmalarý durumu ortaya çýkmýþtýr.
Altýna girilen görevler ile araçlar arasýndaki orantýsýzlýk, örgütsel araçlarýn ve bunlarýn kullaným metodlarýnýn “abartýlmasýna”, ona zorla deðiþik “merkezi” (bürokratik) biçimler dayatýlmasýna yolaçmýþtýr. Parti ve devlet karþýsýndaki düþman cephesinin büyümesi ve geniþlemesi, parti ve devletin de buna göre geniþlemesini ve bu geniþlemeden kaynaklanan merkezileþmeyi dayatýyordu. Ancak eldeki araçlar, toplumsal temelin daralmasýndan dolayý (müttefiklerin kaybedilmesinin sonucu olarak) azaldýðý için giderek geniþleyen düþman cephesini karþýlamaya yetmiyordu. Bu noktada yapýlacak tek þey, eldeki kýsýtlý araçlarýn geniþliðini ve derinliðini (ki bunun oranlarýný düþman cephesinin geniþliði ve derinliði belirler), bürokratik bir þekilde, yani karar ve yetki mekanizmalarýný küçük bir azýnlýðýn elinde azami derecede merkezileþtirerek geliþtirmektir.
Bu bürokratik merkezileþme, örgütsel yapýya geçici bir üstünlük saðlar. Nedeni karar mekanizmalarýný küçük bir azýnlýðýn eline vererek, zamandan tasarruf ederek, eldeki gücü süratli bir þekilde kullanarak güçlerin ekonomik kullanýmýna neden olmasýdýr.
Demokratik Merkeziyetçilikde karar mekanizmasý Kongre’dir ve Kongre belirli kurallar çerçevesinde iradesini yani yetkisini küçük bir azýnlýða (Merkez Komitesi (MK) ya da Halk Komiserleri Konseyi (HKK)) devreder. Bürokratik Merkeziyetçilikte, karar ve yetki MK ve HKK’de birleþmiþtir. Kongre’nin biçimi korunmasýna karþýn demokratik içeriði söndürülerek baþka bir içerik (bürokratik) ile doldurulmuþtur.
Yanlýþ ideolojik, politik ve örgütsel nedenlerden dolayý kapana sýkýþan ve kendi nesnel konumunu aþan görevlerin altýna giren (partinin inþaasý sorununda bu fenomeni gördük) her örgütte (propaganda örgütü, parti, devlet vs. ) demokrasinin sýnýrlarýnýn daralmasý nesnel bir zorunluluk yani maddi ihtiyaçlarýn bir sonucu olarak ortaya çýkmaktadýr.
Devrimci Bülten Sayý 46, Devamý...
(1) Bu noktayý doðru anlamak gerekir.Bütün PDÖ gerillalara dönüþmedi.Konuyu daðýtmamak için buraya girmiyorum. (2) Elbette burada partinin oluþtuðu ve devrim için büyük kitlelerin kazanýlmasý için seferber olunan dönemi kastediyoruz.Partinin oluþturulmasý döneminde genellikle politik ve örgütsel çalýþmanýn aðýrlýk merkezi, illegal ve gizli örgütün yaratýlmasýna dönüktür ve buna ayrýlýr. (3) Küçük-burjuvazi noktasýnda ne demek istediðimizi bundan sonraki bölümde ele alacaðýz.
|
 |
|
|
|
 |
|
 |
|